Etiket: Veriyor

  • Türkiye’deki Z kuşağı paradan çok çalışacağı şirketteki teknolojiye önem veriyor

    Dünya çapında 17 ülkede 12 binden fazla lise ve lise sonrası okullara devam eden öğrencilerle yapılan çalışma, Türkiye’de gelecek neslin beklentilerine ışık tuttu. Sonuçlara göre, Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 86’sı en son teknolojilerle çalışma konusunda ilgi göstererek tüm dünyadaki akranlarını geride bıraktı.

    Teknoloji odaklı bir düşünce yapısı geliştiren Z kuşağı (1996 ve sonrası doğanlar), iş dünyasına yeni bir soluk katmaya hazırlanıyor. Dell Technologies’in 17 ülkede 12 binden fazla lise ve lise sonrası okullara devam eden öğrencilerle gerçekleştirdiği küresel araştırmaya göre, 1996 yılından sonra doğan ve Y Kuşağının ardından gelen Z Kuşağı, derin bir evrensel teknoloji anlayışının yanı sıra teknolojinin çalışma ve yaşama biçimlerimizi dönüştürme potansiyelinin de farkında.

    Araştırmanın Türkiye sonuçlarını değerlendiren Dell EMC Türkiye Genel Müdürü Sinan Dumlu, 1996 ve sonrasında doğan, yakın gelecekte çalışan an kitleyi oluşturacak Z jenerasyonun beklentilerini ve fikirlerini araştırmak istediklerini vurgulayarak ortaya çıkan çarpıcı sonuçlar hakkında bilgi verdi.

    Türkiye’deki Z kuşağı için para değil teknoloji önemli

    Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 86’sının en son teknolojilerle çalışma konusuna ilgi gösterdiğini aktaran Dumlu, “Türkiye’de araştırmaya katılan gençler paradan çok çalıştığı şirketteki teknolojiye önem veriyor. Aynı oran ABD’de sadece yüzde 66. Burada Türkiye diğer ülkelerden ciddi bir şekilde ayrılıyor” dedi.

    Türkiye’deki Z neslinin teknoloji okur yazarlığında kendisine yüzde 47 oranla güvendiği söyleyen Dumlu, “Yüzde 47 diyor ki; ‘Ben teknoloji okur-yazarlığında çok iyi bir durumdayım. Aynı oran İngiltere’de yüzde 30, dünya ortalamasında ise yüzde 33” şeklinde bilgi verdi.

    Dumlu, araştırmada bir diğer önemli noktayı şu şekilde belirtti: “Bizim açımızdan önemli noktalardan birisi de veri analizlerini ve sonuçlarını değerlendirmeydi. Türkiye’deki gençlerin yüzde 32’si veri analizinde ve bunları değerlendirmekte mükemmel olduğunu düşüyor. Aynı oran dünya ortalamasında yüzde 23, ABD’de yüzde 19 seviyesinde bulunuyor. Bu da bizim için ilginç olan sonuçlardan birisiydi ”diye konuştu.

    Ebeveyn ya da arkadaşlardansa sosyal medyaya güveniyoruz

    Açıklanan araştırma sonuçlarına göre dünya çapında Z jenerasyonu, ilk kez bir şey yapmaya ihtiyaç duyduklarında değişik gruplardan tavsiyeler almayı tercih ediyorlar. İngiltere’de ebeveynlere ya da daha yaşlı insanlara danışılırken, Fransa’da arkadaşlara güveniliyor. Türkiye’de ise Z jenerasyonu ilk kaynak olarak ve iş yerinde bir ihtiyacı olması durumunda YouTube videolarını tercih edeceğini belirtiyor.

    Türkiye’deki Z Kuşağı teknolojiyi geliştiren taraf olmak istiyor

    Ülkemizdeki Z kuşağının yüzde 57’si dünya ortalamasını aşarak araştırma ve geliştirme gibi teknolojinin geliştirildiği alanlarda, yüzde 35’i IT gibi teknolojinin uygulandığı alanlarda, yüzde 42’si ise siber güvenlik gibi teknolojinin olması gerektiği gibi kullanılmasını sağlayan alanlarda çalışmak istediğini söylüyor.

    Teknoloji yeteneklerimize güveniyoruz ama tecrübe istenmesinden endişe ediyoruz

    Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 57’si, okuldan mezun olduğunda işe girerken çalışanlarda aranan teknoloji yetenekleri konusunda kendine güveniyor. Fransa’da bu oran yalnızca yüzde 40. Ancak Türkiye’deki her iki Z jenerasyonuna dahil olan gençten biri okul bitip, işe başladığında çalışmadan tecrübe edinmek mümkün olmadığı halde çalışanlardan tecrübe istenmesinden endişe ediyor.

    Makinelerle birlikte çalışacağımızı düşünüyoruz

    Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 53’ü insan ve makinelerin entegre bir ekip olarak çalışmasını bekleyerek bu alanda dünyanın en iyimser kitlesini oluşturdular. Bununla birlikte Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 43’ü 2030 yılında müşteri hizmetleri işinin yerini teknolojiye bırakacağını düşünüyor.

    Veri güvenliğini en çok biz önemsiyoruz ama en az biz dikkat ediyoruz

    Teknolojiyi kullanırken kişisel verinin güvenliği Türkiye’deki Z jenerasyonu için (yüzde 61) dünya ortalamasının (yüzde 44) üzerinde önem taşırken, sosyal medya paylaşımlarına dikkat etmede (yüzde 61) ortalamanın (yüzde 72) gerisinde kalıyor.

    İş arkadaşlarımızla telefonda iletişim kurmayı tercih ediyoruz

    Araştırma Türkiye’deki Z kuşağının çalışma ortamında öncelikli iletişim yolu olarak telefonla görüşmeyi tercih ettiğini ortaya koydu. Buna göre araştırmaya katılan gençlerin yüzde 38’i iş arkadaşı ya da yöneticisiyle telefonda iletişim kurmayı tercih ettiğini söylerken, dünya ortalaması yalnızca yüzde 21. ABD’de bu oran yüzde 11’e kadar düşüyor. Dünyadaki Z jenerasyonun yüzde 43’ü, ABD’deki aynı jenerasyonun yüzde 47’si yüz yüze görüşmeyi tercih ederken, Türkiye’de bu oran sadece yüzde 31.

    Alınan bilgiye göre söz konusu araştırma Dell Technologies tarafından görevlendirilen bağımsız bir araştırma firması gerçekleştirilirken Ağustos – Eylül 2018 arasında dünya çapında 17 ülkede lise ve lise sonrası okullara devam eden öğrencilerin sorulan sorulara verdiği cevaplarla oluşturuldu.

    Anket 12 dile çevrilerek 16-23 yaşları arasındaki 12 binden fazla kişi tarafından tamamlandı. Önümüzdeki yıllarda iş gücüne katılacak olan Z kuşağından öğrencilerin, teknoloji ve iş dünyası ile ilgili mevcut yaklaşımları ve düşünceleri hakkında somut bilgi toplamak amacıyla gerçekleştirilen araştırma, aynı türdeki en büyük çalışmalardan biri olarak bulunuyor.

  • Türk sanatına gönül vermiş iki arkadaş, eski kitaplara yeniden hayat veriyor

    Geleneksel Türk sanatlarına gönül vermiş iki arkadaş, Eyüpsultan’da açtıkları Yansımalar Sanat Atölyesi’nde rutubet, mantar ve kitap kurtlarından tahrip olmuş eserleri restore ederek yeniden hayat veriyor.

    Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü mezunu Mediha Albayrak ve Nagehan Çakar Başargan, üniversite yıllarında başlayan arkadaşlıklarını iş hayatlarına da taşıdı. Hayallerinin peşinden giderek kendi atölyelerini açan iki arkadaş, Eyüpsultan’daki Yansımalar Sanat Atölyesi’nde üç yıldır el yazması kitaplar, hat levhalar vb. tüm eserlerin restorasyonunu geçekleştiriyor.

    “Bu işi en çok bu semte yakıştırdık”

    Bir yıl hocalarının atölyesinde çalıştıktan sonra Yansımalar Sanat Atölyesi’ni açmaya karar verdiklerini söyleyen Mediha Albayrak, “Öncesinde kalem işleri yaptık; Çekmeköy Av Köşkü’nün restorasyonunda bulunduk, Gönül Kahvesi zincirlerinin tüm Türkiye genelinde kalem işlerini yaptık. Sonunda Eyüpsultan’da kendi atölyemizi açtık. Birçok arkadaşımız Kadıköy ve Moda’da kendi işini kurarken, biz Eyüpsultan’da açmayı istedik, çünkü bu işi en çok bu semte yakıştırdık. Daha sonra evlendik ve Eyüpsultan’a yerleşmeye karar verdik” şeklinde konuştu.

    “Daha çok koleksiyonerlerle çalışıyoruz”

    Daha çok koleksiyonerlerle çalıştıklarını belirten Nagehan Çakar, “Koleksiyonerler kitaplarını bize getiriyorlar biz de onları kurtarmaya çalışıyoruz. Yanıklarını tedavi ediyoruz, hastalıkları temizliyoruz, hasar görmüş, zedelenmiş yerleri onarıp sonrasında da eksik kalan tezhiplere devam ediyoruz. Bu işte çok ciddi bir açık vardı. Biz de kendimizi bu alanda geliştirdik. Atölyemizde işlerimiz iyi gitti. Hatta evde de kendimize çalışma odası yaptık. Bir işi elinize aldığınızda o işi en kısa sürede bitirmek istiyorsunuz. Koleksiyonerler de verdikleri bir işi iki yıl sonra almak istemiyorlar, çünkü o da heyecanla, verdiği işin bir an önce tamamlanmış halini görmek istiyor. O yüzden aynı iş üzerinde iki kişi çalıştığımızda daha çabuk bitiyor. Eyüpsultan Belediye Başkanı Remzi Aydın’a da desteklerinden dolayı teşekkür ederim” dedi.

    Restorasyon süresi esere göre değişiyor

    Yapılan restorasyon süresinin eserin yıpranmışlığına göre değiştiğini vurgulayan Mediha Albayrak, “Daha önce benzer bir eseri restore ettiyseniz aşağı yukarı belli bir teslim tarihi söyleyebiliyorsunuz ama genelde tarih vermiyoruz. Bu bizim elimizde olan şeyler değil. Kağıdı çaya yatırıyorsunuz ve rengini bazen bir bazen de iki haftada tutturabiliyorsunuz. Yine eserin yapıldığı döneme uygun kağıt bulmanız gerekiyor. Bu kağıtları da sahaflardan ya da antikacılardan temin edebiliyorsunuz. Bazı kitaplar çok yıpranmış oluyor, dolayısıyla işlem süresi de daha uzun sürebiliyor” diye konuştu.

  • 70 yıldır çamura şekil veriyor

    Çanakkaleli 78 yaşındaki seramik ustası İsmail Bütün, babasının yanında öğrendiği mesleğini 70 yıldır sürdürüyor.

    Çocukluğunda babasının yanında mesleği öğrenmeye başlayan İsmail Bütün, 14 yaşında seramik tornalarında çalışmaya başladı. 16-17 yaşlarında da kalfa oldu. İsmail Bütün, bir zamanlar dünyaca meşhur olan Çanakkale seramiğini canlandırarak yeniden hayat vermeye çalışıyor. Bir dönem dünyanın hemen her yerine gönderilen Çanakkale seramiğinden hediyelik eşyalar, Anı Eşya Üretim Merkezi’nde yeniden canlandırılmaya çalışılıyor. Çocuk yaşta başladığı seramik işini ilerleyen yaşına rağmen sürdüren İsmail Bütün, “Baba mesleği. Onun yanında öğrendim. Hem babam, hem ustamdı. Ben 78 yaşındayım. 8 yaşımdan beri bu mesleğin içindeyim. Çanakkale seramikleri yapıyoruz. Testiler, mangallar, tabaklar, yani Çanakkale seramiğine hitap eden bütün objeleri yapıyoruz” diye konuştu.

    ‘Çanakkale seramiğini plastik yok etti’

    Eskiden porselen ve plastiğin olmadığını belirten Bütün, “Çanakkale seramiğini de plastik yok etti. Çünkü plastik sanayii ilerledikçe halk plastik kaplar kullanıma başladı. Çanakkale toprak mamulleri, seramik işleri gerilemeye başladı. Tabii atölyeler de sıkıntıya düştü. Bir de bu mesleği yok eden, atölyelerin şehir dışına atılması oldu. Şimdiki gibi vesait yoktu, oraya gidip gelmek zor oluyordu. Ustalarımız da yaşlı. Bu şekilde yok oldu gitti” dedi.

    Çamuru şekillendirmede kalıp kullanmadıklarını ifade eden Bütün, “Bizim işimiz el sanatı. Çamurumuz Menemen’den geliyor, oradan alıyoruz. Burada işleyerek seramik yapıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Şampiyon yüzücü yaşam mücadelesi veriyor

    Rize’de meydana gelen olayda il derecesinde yüzme dalında birincilik kazanmış olan 14 yaşındaki Ebrar Meral, yolun karşısına geçmeye çalışırken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı.

    14 yaşındaki sporcunun kazası geçtiğimiz gün akşam saatlerinde merkeze bağlı Taşlıdere Mahallesi’nde meydana geldi. Trabzon’da gerçekleşecek Türkiye Yüzme Şampiyonası için Rize’de bulunan olimpik yüzme havuzunda antrenman yapan genç sporcu çıkışta yoldan karşıya geçmek için trafik lambasının önünde bekledi. Kendisine yeşil ışık yandığında yolun karşısına geçmeye çalışan Ebrar’a kırmızı ışık ihlali yaptığı iddia edilen bir araç çarptı.

    Kaza sonrası olay yerindeki vatandaşlar sağlık ekiplerine haber verdi. Genç sporcu ambulansla Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ebrar’ın tedavisi yoğun bakım ünitesinde devam ettiği ve sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

    Yaşam mücadelesi veren genç sporcu Trabzon’da başlayacak olan Türkiye Yüzme Şampiyonası’nda kentini temsil etmeye hazırlanıyordu.

  • Ormandan topladığı mantarı yiyen vatandaş yaşam savaşı veriyor

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde ormandan topladığı mantarı yiyen bir vatandaş yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor.

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde yaşayan evli ve iki çocuk babası olan Osman Sezer (49), mantar toplamak için ormanlık alana gitti. Farklı türde mantar topladıktan sonra evine dönen Sezer, akşamına ise mantar yemeği yaptı. Yemeğin ardından fenalaşan Sezer, akrabaları tarafından Ödemiş Devlet Hastanesine kaldırıldı. Osman Sezer’in hastanede midesi yıkanırken hayati tehlikesinin sürdüğü kaydedildi.

    Öte yandan mantar yemeğini evde sadece Osman Sezer’in yediği öğrenildi.