Etiket: Verin”

  • Tatile çıkacak anne adayları bu önerilere kulak verin

    Yaz aylarında hamile kadınların en sık merak ettiği, “Tatil yapmak, seyahate çıkmak sakıncalı mı ve nasıl beslenilmeli” sorularına Özel Ümit Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Seda Deniz Işıklar açıklık getirdi.

    Özel Ümit Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Seda Deniz Işıklar, gebelik döneminde tatile çıkmak, seyahat etmek ve beslenme konularında merak edilenler hakkında bilgi verdi. Ciddi bir şikayeti ve riskli bir durumu olmayan her hamileye ruhsal ve fiziksel olarak kendilerini daha iyi hissetmeleri açısından tatile çıkmasını önerdiklerini belirten Dr Deniz Işıklar, gebelik döneminde seyahatin bir sakıncasının olmadığını, ancak hamilelerin uzun süre hareketsiz kalmalarıyla birlikte kan dolaşımın yavaşlamasının kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olabileceğini, bu nedenle de seyahat sırasında sık aralıklarla dinlenmelerini, mola vermelerini ve hareket etmekten kaçınmamalarını önerdi. Uzun seyahatlerde en konforlu ulaşım aracının uçak olduğunu bunun da hamilelerde bir risk oluşturmadığını ifade eden Işıklar, “Yine de seyahate çıkacak olan her hamile öncesinde doktoruna giderek bir kontrolden geçmeli” dedi.

    Hijyen önemli

    Seyahate ve tatile çıkacak olan hamilelerin gidecekleri yerde olası bir durum karşısında ulaşabilecekleri bir sağlık kuruluşu olmasına dikkat etmeleri gerektiğini, seyahatleri süresince sıvı alımına özen göstermeleri gerektiğini ifade eden Işıklar, hamilelerde yüzmenin faydalı olduğunu, özellikle de 20 dakikalık yüzmenin kadını rahatlatacağını kaydetti. Tatilde hijyene dikkat etmenin anne ve bebek sağlığı açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Işıklar şu önerilerde bulundu:

    “Özellikle de havuz yerine biz denizin tercih edilmesini, deniz suyunun havuzdan daha hijyen olduğunu söylemek isterim. Yüzdükten sonra anne adayı ıslak mayo ile kalmamalı. Mayosunu değiştirmeli ve kurulanmalıdır. Bu enfeksiyona karşı önemli bir korunmadır. Güneşlenme konusunda ise, yüksek faktörlü koruyucu krem kullanmakla birlikte gölgede güneşlenmeye dikkat edilmesi gerekiyor.”

    BU BESİNLERE DİKKAT

    Beslenme konusunda da önemli açıklamalarda bulunan Işıklar konuya şu şekilde açıklık getirdi:

    “Yaz dönemlerinde ishal vakaları artış gösterdiği için hamilelerimiz beslenmelerine her zamankinden daha fazla özen göstermeli. Besin olarak her zaman taze ve hijyenik besinler tercih edilmeli. Suyu çok içmek atlanmaması gerekilen bir husus. Öğünleri sıklaştırmak, hamilelik öncesinde yenilen öğün miktarından daha az ama daha sık aralıklarla öğün alımı önemli. Konserve, hazır gıdalar, fast food tarzı besinlerin yanı sıra, gazlı ve asitli içecekler, sigara, alkol uzak durulmalı. Günde iki fincan çay ya da bir fincan Türk kahvesi içilebilir. Süt ve süt ürünleri, taze yeşil yapraklı besinler, et yumurta düzenli tüketilmeli eksik edilmemeli. Özellikle de balık tüketimine önem verilmeli. Haftada en az bir defa muhakkak balık yemek her açıdan oldukça faydalı. İlk 3 aylık dönemde ceviz badem gibi besinler tüketilmeli. Öğün atlamaktan kaçınılmalı. Bir de gebeler ve doğum yeni doğum yapan kadınlar için en önemli faktör dinlenmektir. İyi ve kaliteli alınan bir uygun dinlenen bir vücut kadını zinde tutan en önemli faktördür.”

  • İmplant ile diş eksikliğine son verin

    İmplantın son yıllarda çok konuşulur hale geldiğini ve güvenilirliğini artık ispatlamış olduğunu söyleyen Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, “İmplant, çene kemiğine yerleştirilen diş boşluğu olan bölgelere konulan özel titanyum vidadır” dedi.

    İmplant, bir dişin eksikliğinden bütün dişlerin eksikliği durumlarda kullanıldığını belirten Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, “Eskiden bir diş çekildiğinde köprü yapılıyordu yani aradan bir diş çekildi, dişin önünden ve arkasından birer diş aşındırılıyor ve 3 tane diş kaplanılıyor veya daha fazla diş çekildiyse daha fazla diş kaplanıyor buna köprü deniliyor. Köprünün en büyük dezavantajı dişin önündeki ve arkasındaki yani boşluğun önündeki ve arkasındaki destek dişler aşındırılarak zarar görüyor. Dişler aslında kendini taşımak için yaratılmış. Diş kendinden büyük ağırlığı taşıdığı durumlarda yorulur hale geliyor ve seneler zarfında giderek yorulup dişin etrafında kemik eriyor ve o dişlerde aslında çekilecek hale gelebiliyor. Bu sebeple köprü diş yaptırmak yerine implant diş yaptırmak en doğrusudur. Bazı durumlarda köprü yapılamayacak durumlarla da karşılaşılabilir. Serbest sonlu vakalarda köprü yapılamaz yani, kişinin önden arkaya kadar dişleri yok ise mecburen takıp çıkarmalı protezler yapılması gerekir veya implant yapılmak zorunda kalınıyor. Takıp çıkartılan protezler insanın hayat kalitesini önemli oranda düşürüyor. İmplantın bulucusunun çok önemli bir sözü var; ’Artık kimse gece yatarken dişlerini bardağın içerisine koymayacak.’ Gerçekten bu çok önemli bir konudur. Sadece çok yaşlı bireylerde dişler dökülmüyor, günümüzde 25-30 yaşındaki bireylerinde dişlerinde eksikler olduğu görülebiliyor. Bu bireylerin psikolojisi çok önemli oranda etkileniyor. Psikolojisinin yanında hayatla, insanlarla iletişimi ve yemek yiyememesi kişiye büyük sorunlar yaşatabiliyor. İmplantlar sayesinde bu gibi sorunlardan kurtulabiliyoruz. İmplant, kaybettiğiniz dişin yerine doldurmak amaçlı çene kemiğinize yerleştirilen yapay diş köküdür. Dişini veya dişlerini kaybeden hastanın var olan dişlerine zarar vermeden implant diş ile beraber protez dişler ile desteklenmektedir” ifadelerini kullandı.

    İmplant yaptıracak kişinin dikkat etmesi gereken 3 önemli konu

    Kışlaoğlu, implant yaptıracak kişinin dikkat etmesi gereken üç konunun olduğunu belirterek, “Birincisi hekim seçimi. İmplantı yapacak kişinin konusunda bilgili, becerili ve daha öncesinde birçok vakasının olması lazım bu yüzden implant yaptırmaya karar verdiğinizde çok dikkatlice araştırıp doğru diş hekimini bulmanız gerekmektedir. İkincisi ise, hekimin kullanmış olduğu implant markasıdır. Ülkemizde ve dünyada yüzlerce implant sistemi var. Yurtdışında bazı insanlar tamirhanelerde implantlar üretiyorlar. İmplant titanyum esanslı bir malzemedir. Titanyum doğada bulunan uygun bir materyaldir. Bunu insanlar kendi şartlarına göre işleyip implant adı altında piyasaya sürüyorlar. Ancak implantın yüzeyi çok önemli yani titanyumun ne ile kaplandığı. Günümüzde bazı özel malzemeler var çok özel yöntemlerle kaplanıyor ve iyileşme süresi çok çabuk oluyor bunun yanı sıra vücudun kabul etme süresi çok çabuk olabiliyor. Bu implantların uzun dönemde başarısı çok yüksek oluyor. İmplantın geometrisi de çok önemli yani kemiğin içerisine nasıl giriyor, yivlerinin yerleşik şekli nasıl, üzerine takılan diğer parçalar nasıl bunlar çok önemlidir. Bu yüzden kendini ispatlamış, sertifikalı ve dünyaca kabul edilmiş bir ürün kullanılması gerekmektedir. Diğer üçüncü konu ise, implant yaptırmak istediğinizde planlama çok önemlidir. Planlama konusunu dikkate alınmaz ise çok büyük problemler ortaya çıkar. Kişi tedavisinde geri dönülmez bir yola girer. İmplant yapılacak vakalara çok detaylı bir planlama yapılması şarttır. Günümüzde 3 boyutlu implant planlama yöntemi çıkmıştır. İmplant uygulamasına başlamadan özel tomografiler çekilir ve bütün çene bilgisayar ortamında aktarılmış olur. Bilgisayar ortamında nerede ne kadar kemik var, nereden hangi damar ve sinir geçiyor 3 boyutlu olarak döndürerek bakılıp ona göre implantları planlamak gerekmektedir. İmplantlar standart ürünler değil bunların boyları ve çapları var. Yani hangi bölgeye hangi boyda, hangi bölgeye hangi çapta implant uygulanacağı bu yöntemler sayesinde belirlenir. Aynı zamanda aks çok önemli yani birden fazla implant konulacaksa, implantlar mümkünse birbirine paralel olması gerekiyor ki üzerine gelen yükleri eşit dağıtabilsin. Eğer bir implant sağa bir implant sola bakıyorsa bu implantlar tutmuştur, vücut kabul etmiştir ama üzerine diş yapmak mümkün değildir. Bu yüzden planlama konusu oldukça önemlidir. 3 boyutlu Bilgisayar destekli implant planlaması yapılarak, implantlar bilgisayar ortamında yerleştiriliyor ve bu planlama ile özel bir şablon elde edilmiş olur. Bu şablonla beraber ağza şablon oturtularak implant işlemine başlanabilir. Şablon içerisinde implantların delikleri ve açıları belli olmuş olur. Bu şekilde yapılan planlanmış durum kişiyi rahat ettirecektir” diye konuştu.

    İmplant tedavisinde ağız hijyeni

    İmplant yaptıran kişilerin kesinlikle ağız hijyenine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Kışlaoğlu, “Doğal diş bakımı yeterli olmaktadır ancak implantın ömrü açısından diş ipi kullanımı ve ağız duşu kullanılmasında da fayda vardır. Yaptırdığınız implantların uzun ömürlü olmasını istiyorsanız bakımını düzenli olarak yapmanız gerekmektedir” dedi.

    İmplantın garantisi var mıdır?

    Kışlaoğlu, birçok implant üretici firmaları implantlarına kırılma vs. gibi hasarlara karşı en az 5 yıl bazılarının ise ömür boyu garanti verdiğini söyledi.

  • Sessiz Çığlığa Kulak Verin

    Eskişehir Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Eğitim Koordinatörü Semra Onal, sıcak geçen yaz aylarında sussuz kalan sokak hayvanları için vatandaşların kapı önlerine bir kap su, bir kap yemek bırakması konusunda çağrıda bulundu.

    Yükselen hava sıcaklıkları nedeniyle bir çok sokak hayvanı susuzlukla karşı karşıya kalabiliyor. Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalabilen sahipsiz sokak hayvanları, tüylerinin de etkisiyle sıcağı daha da yoğun halde hissedebiliyor. Hayvanların yaz döneminde yaşadıkları zor şartlar nedeniyle, Eskişehir Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Eğitim Koordinatörü Semra Onal, vatandaşlara çağrıda bulunarak, kapı önlerine bir kap su bir kap yemek bırakılmasını istedi .

    “İNSAN ZULMÜNE KARŞILIK UZUN SÜRELER AÇ KALIYORLAR”

    Onal, sokak hayvanlarının yaz ve kış aylarında ayrı sorunlarının meydana geldiğini belirterek, “Kedi ve köpekler oruç tutmuyor, ya da onların tuttuklarına oruç denmiyor. Onların yaptıkları oruç üstü bir şey ve insan zulmüne karşılık uzun süreler aç kalıyorlar. Yaz aylarında su bulamıyorlar, kışın yiyecek bulamıyorlar. Sürekli Ramazan, sürekli oruç. Özellikle bu sıcak yaz günlerinde unutmayın kapınızın önüne ‘Bir kap su, bir kap yemek’ koyun, onları aç ve susuz bırakmayın. Konan su ve mama kaplarını ‘Buraya alışmasınlar’ diyerek toplamayın, toplayanlara engel olun, yaşam hakkına değil. Hayvanların yaşam haklarına saygı duymamak en büyük günahlardandır. Bu, insanın ebedi hayatında Cehenneme atılma sebebidir” ifadelerini kullandı.

    “KÖPEK VE KEDİLERİN FİZİKSEL VE HAVA ŞARTLARINA GÖRE SUSUZLUĞA DAYANIKLIKLARI 48 SAAT İLE BİR HAFTA ARASINDADIR”

    Kedi ve köpeklerin diğer hayvanlar gibi uzun süre susuzluğa dayanamadıklarını anlatan HAYTAP Eğitim Koordinatörü Semra Onal, şunları söyledi;

    “Köpek ve kedilerin fiziksel ve hava şartlarına göre susuzluğa dayanıklıkları 48 saat ile bir hafta arasındadır. Belki de insana çok yakın oldukları için öyle yaratıldılar. Ayrıca İslam, Müslümanın dikkatini, ‘Hayvana azap ve işkence, onu hakkından mahrum etme, korkutup ürkütme ve zor işlerde yorma, ahirette azaba müstahak eden davranışlar olduğu gibi, hayvana merhamet etmek ve şefkatle davranmak da bir tür ibadet ve Allah’a yakınlıktır’ gibi hususlara da çeker. İslam’ın hüküm fermanı olduğu coğrafyalarda kurulan sosyal müesseselerde de hayvanların özel bir yeri vardır. Eski vakıf kayıtlarında hasta hayvanların tedavisine ayrılmış özel vakıflar bulunmaktadır, yine yaşlı ve çalışmaktan aciz hayvanların serbestçe otlamaları için vakıf arazileri tahsis edilmiştir. Medeniyet tarihimizde, yaşlanmış, çalışamaz hale gelmiş ve sahipleri tarafından terk edilmiş atlar için vakıflar vardır, söz konusu hayvanlar ölünceye kadar oralarda otlarlardı. Yine kediler için kurulmuş vakıflar vardı, oralarda sabah akşam kedilere yiyecek hazırlanırdı.”

  • Uyku Problemine Bu Besinlerle Son Verin

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, sağlıklı beslenme ve rahat bir uyku geçirmek için uyumadan önce tüketilen yiyeceklere ve içeceklere çok dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

    Gebze Medical Park Hastanesinden Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, metabolizmanın çalışmasının gıda alımına bağlı olduğu gibi, sağlık açısından önemli bir yeri olan uykunun da alınan gıdaların niteliğiyle ilişkisi bulunduğunu belirterek, “Kan basıncını ve nabzı düşüren kimi gıdalar metabolizmayı yavaşlatarak uykuya yardımcı olurken, bazıları ise metabolizma ve beyin aktivitesini artırarak uykuyu zorlaştırıcı etkiye sahiptir. Yapılan bazı çalışmalar, beyinde serotonin sentezini uyaran triptofan isimli bir aminoasidin ve yüksek seyreden melatoninin düzeylerinin uykunun kaliteli, dinlendirici, rahat olmasına neden olduğunu açıkça belirtiyor. Doğada melatonin içeren besin sayısı az iken triptofan hemen hemen birçok hayvansal ve bitkisel besinde bulunmakla birlikte kaliteli uyku için belirli miktarlarda alınması faydalıdır” diye konuştu.

    Süt, Ceviz, Muz, Ahidudu ve Yulaf’ın düzenli olarak gün içerisinde ve yatmaya yakın yemenin, beyinde seratonin düzeyini artırarak melatonin içerdikleri için rahatlamaya yardımcı olacağını söyleyen Uzman Diyetisyen Küçük, daha sonra şunları söyledi:

    “Süt: Özellikle kaliteli protein içeriği ve triptofan aminoasidinden zengin olması uyumaya yardımcı olmaktadır. Uyumadan önce ılık içilen sütün triptofan içeriği daha yüksek olacağından sizi hızla uykuya dalma pozisyonuna geçirebilecektir.

    Ceviz: Doğal melatonin kaynağı olan ceviz yine uyku için size yardımcı olabilir. Akşam yemeğinden sonra 1 çay bardağı kadar yemek yeterlidir.

    Muz: Serotonin ve melatonin hormonlarının salınımlarını artırmasının yanı sıra içerdiği magnezyum ve potasyum ile kasların gevşeyip, rahatlamasını sağlar.

    Ahududu: Çok nadir bir dönemde tazesini yakalayabildiğimiz ahududuyu taze veya dondurulmuş olarak tüketebilirsiniz. Akşam yatmadan önce 1 kase ahududu sizi yatıştıracak ve uykuya hazırlayacaktır.

    Yulaf: Kaliteli bir uyku için önemli olan kalsiyum ve magnezyum mineralini içeren yulaf, aynı zamanda içerdiği melatonin hormonu sayesinde kaliteli bir uyku ile vücudun yenilenmesini sağlar.”

  • Piezo Cerrahisi İle Ağrılara Son Verin

    Op.Dr.Bülent Koç, uzun yıllardır burun estetiği sonrasında görülen ödem, morluk ve ağrıların, Piezo Cerrahisi ile artık mazide kaldığını söyledi.

    Rinoplasti Merkezi’nden Op.Dr.Bülent Koç, “Burun estetiği dünyada ve hatta ülkemizde en sık yapılan estetik operasyonların başında geliyor.Burun insan yüzünde en dikkat çeken en önemli organdır.Burunda var olan bir problem kişinin psikolojisini de bozabilir.Sosyal hayatını çekilmez hale getirebilir” dedi.

    Burun estetiği ile burnun tepeden tırnağa her şeyinin değiştirilebileceğini anlatan Op.Dr.Bülent Koç, “Burun kemeri varsa burun kemeri alınır. Genişse daraltma yapılabilir. Dar ise genişletilebilir. Uzunsa kısaltılabilir veya kısa ise uzatılabilir. Basık bir burnun basıklığını giderebilir veya çıkık bir burnu biraz daha basık hale getirebilirsiniz. Burun estetiğinde gelişen teknoloji ile yeniliklerde hayatımıza girmektedir.Bunlardan biri de ’Piezo Burun Estetiğidir’. Burun estetiğinde tampon, morluklar, ağrı gibi sorunlarda bu operasyonla tarih oluyor. Uzun süren operasyonlardan ziyade artrık ses dalgalarıyla kısa süren zamanda mükemmel bir buruna kavuşmak mümkün” diye konuştu.

    Son zamanlarda adından sıkça söz ettiren bu yeni yöntemin tüm bilinmeyenleri hakkında bilgiler veren Op. Dr. Koç, “Uzun yıllardır bunun estetiği sonrasında görülen ödem ve morluklar artık mazide kalıyor. Günümüzde hala burun kemikleri çekiç ve keski kullanarak kesilmektedir.Fakat bu yeni yöntem ile bütün bunlara son veriyoruz. ‘Piezo Rinoplasti’ İle hem daha başarılı sonuçlar elde ediliyor hem de hasta konforu artıyor dedi.’ Göz altı morluklarını ve şişliklerini de en aza indiren bu yöntem burun estetiğinin geleceği olarak görülüyor.

    Ayrıca kemik dokusunda yapılan düzgün kesiler sayesinde kemik daha iyi şekillendiri­lerek istenilen estetik başarıya daha fazla yaklaşılıyor. İşlem yapılırken çevredeki sinir ve damar yapıları neredeyse hiç zarar görmeyerek eskisi kadar orijinal ve sağlıklı kalmaktadır. Böylece uzun dönemde kemik yapınız çok sağlıklı kalarak yıllara ve darbelere karşı daha dayanıklı oluyor. Çok kısa zamanda iyileşme sağlanarak günlük yaşantınıza, işinize de daha çabuk dönebiliyorsunuz. Artık burun estetiği sonrası birkaç günde günlük yaşantınıza ve işinize dönebiliyorsunuz” dedi.