Etiket: Verimi

  • Yeni nesil gübre ile Türk tarımının verimi artacak

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu üyesi, ziraat mühendisi Enis Hekimoğlu, tarımda kullanılabilecek gübreler arasına yeni nesil gübrelerin de dahil edilmesiyle birlikte Türkiye’nin tarım ürünlerinde marka bir ülke olma yolunda büyük bir avantaj yakaladığını söyledi.

    Hekimoğlu, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, tarım sektörü için gübrenin en önemli girdilerden birisi olduğunu belirtti. Tarımda kalitenin artırılması, birim alandaki kayıpların azaltılarak yüksek verime ulaşılması adına yaklaşık 4 yıldır ilgili komitelerin verdiği desteklerle MTSO olarak çalıştıklarını kaydeden Hekimoğlu, yeni nesil gübre kullanımına yönelik yaşanan sıkıntıları TOBB’un da desteğiyle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na taşıdıklarını, bakanlığa bağlı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ile de konuyu uzun süredir çalıştıklarını ifade etti. Hekimoğlu, bu kapsamda tarımda kullanılan organik, mineral ve mikrobiyal kaynaklı gübrelere dair yönetmeliğin yayınlandığını hatırlatarak, tarımda kullanılabilecek gübreler arasına yeni nesil gübrelerin de dahil edilmesiyle birlikte Türkiye’nin tarım ürünlerinde marka bir ülke olma yolunda büyük bir avantaj yakaladığını söyledi. Yeni teknolojiye haiz organomineral, biyolojik, organik ve mikrobiyal gübrelerin kullanımının yaygınlaştırılması adına yürüttükleri bu çalışmaların sonuç getirdiğini memnuniyetle takip ettiklerini belirten Hekimoğlu, başta Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba olmak üzere, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü bürokratlarına yakın işbirlikleri için sektör adına teşekkür ettiklerini söyledi.

    “Gübre sektöründe 4.0’a adım atılmıştır”

    Yeni yönetmelikle birlikte sürdürülebilir tarım adına da önemli bir adım atıldığına dikkat çeken Hekimoğlu, “Yeni nesil gübrelerin kullanılmasıyla Türkiye’de gıda güvenliğinin artırılması yanında çevreyi koruyarak topraklarda yüzyıllarca bitkisel üretim yapılabilmesine de imkan sağlanmıştır” dedi. Türkiye’de yıllardır AB’ye bağlı gübre yönetmeliğinin uygulandığını hatırlatan Hekimoğlu, “MTSO olarak Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ile ciddi çalışmalar yürüttük. Türkiye bitkisel üretimine ve Türk çiftçisine daha az kimyasal kullandırarak bitkisel üretimde hak ettiğimiz potansiyeli performansa çevirmek için yürüttüğümüz çalışmaların meyvesini topladık. Yeni yönetmelikle Türkiye gübre sektöründe 4.0’a adım atmıştır” diye konuştu.

    “Topraklarını koruyan Türkiye yüzyıllarca üretim yapabilir”

    Bu yönetmelikle Türkiye’nin topraklarını, yeraltı sularını koruyarak, toprakların verimliliğini, canlı faunasını kaybettirmeden insanlık var olduğu sürece Anadolu’nun değerli topraklarında kendi bitkisel üretimini yapabileceğini vurgulayan Hekimoğlu, aynı zamanda uluslararası pazarda ihracatta da daha fazla söz sahibi olunabileceğini anlattı. Yeni çeşitlerin ıslahı, yeni nesil sulama yöntemleri, entegre kontrollü üretim yöntemleri ve bitki beslemenin günümüzdeki en iyi teknolojileri ve aynı zamanda tarımın en önemli sermayesi bilginin kullanılmasıyla Türk tarım sektörünün hak ettiği yere ulaşacağını ifade eden Hekimoğlu, MTSO olarak çalışmaları bu vizyonla sürdürdüklerini söyledi.

    Türk tarım sektörü için yalnızca Mersin özelinde değil Türkiye genelini ilgilendirecek birçok başlıkta çalıştıklarını kaydeden Hekimoğlu, “Bu çalışmalarda başta Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın, ona bağlı araştırma enstitülerinin, üniversitelerimizin, özel sektörle birlikte işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu yayınlanmış olan bu yönetmelik bir kez daha göstermiştir” ifadelerini kullandı.

    “Yeni Yönetmelik üretim ve kullanımı yaygınlaştıracak”

    Yeni nesil gübreler olarak adlandırılan mikrobiyal ve organomineral gübrelerin kullanımının, üretimi ve dolayısıyla da uluslararası yeni bitki besleme teknolojilerinin yatırımların da Türkiye’de yapılması ve Türkiye üzerinden Akdeniz Havzası ile Ortadoğu’ya ihracatının önünün açılacağını dile getiren Hekimoğlu, şöyle konuştu: “Türkiye bundan sonra organik üretimde eskisinden daha fazla söz sahibi olacaktır. Yeni nesil gübrelerde Türkiye klorsuz, nitratsız, ağır metal içermeyen ve dünyanın en düşük tuz indeksine sahip gübrelerinin ülkemizde daha çok kullanılmasının avantajlarını yakalamış oluyor. Bu sebeple Türkiye’deki gıda güvenliğinin gerçekten sağlanması ve ihracat pazarlarında Türkiye’nin tarım ürünlerinde marka bir ülke olmasının yolu daha da kolaylaşıyor.”

    “Gübre Kanunu’nu bekliyoruz”

    Yönetmeliğin ardından Türkiye’nin gübre kanununun çıkmasını beklediklerine de değinen Hekimoğlu, “Sektörün gübrenin ithalatından ya da üretimden tüketiciye ulaşıncaya kadar altyapı aksaklıklarının giderilmesi ve kaliteli gübrelerin Türkiye pazarına hakim olması için yönetmeliğin ötesinde gübre kanununa kavuşmasını arzuluyoruz. Bu konuda Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nda çalışmaların devam ettiğini biliyoruz. Özel sektörün sesine kulak verip çözüm odaklı yürütülen çalışmalar için bir kez daha teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Prof. Dr. Mustafa Türkmen: “Hem verimi artırıyor hem de hastalıklara karşı koruyor”

    Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Türkmen, son yıllarda Türkiye’de devlet teşvikiyle üretimi ve kullanımı giderek yaygınlaşan solucan gübresinin tarımsal alanda faydalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

    Sağlıksız bir toprağın, sağlıksız ürün ve sağlıksız ürünün de sağlıksız bir insan olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Türkmen, bunların önüne geçmenin tek yolunun ekolojik, doğal, organik tarımla doğal organik ürünler yetiştirmek ve tüketmek olduğunu ifade etti. Türkmen, “Doğal organik ürünler üretmek için, toprağa doğal organik gübreler uygulayarak topraktaki organik madde miktarını artırmak, bu şekilde toprağın doğal yapısına, doğal canlılığına kavuşmasını sağlamak gerekir. Organik gübre olarak hayvan dışkıları, kompost ve solucan gübresini sayabiliriz. Çok çeşitli enzimlerin açısından zengin olan sölem sıvısı solucanların mide bağırsak sitemlerinden geçmesidir. Açık bir ifadeyle solucan gübresi, solucanların hayvan gübresi, kompost karışımını yeyip sindirdikten sonra çıkardıkları dışkı olduğu için bitkiler tarafından daha çok tercih edilir. Solucan gübresi her türlü tarımsal alanlarda kullanılmaktadır. Solucan gübresindeki enzimler toprakta bulunan ama bitkilerin kullanamadığı besin elementlerini kullanılır ve faydalı hale getirir” dedi.

    “Solucan gübresi verimi artırırken, hastalıklardan da koruyor”

    Solucan gübresinin bitkilerin verimini artırdığı gibi çeşitli bitkisel hastalıklardan da koruduğunu anlatan Prof. Dr. Türkmen, “Solucan gübresinin üretim aşamasında hiçbir kimyasal işleve tabi tutulmadığı için yüzde yüz doğaldır. Doğal olması önemli bir tercihtir. Bitkiye zararlı olan mikroorganizmaların zararlı etkilerini ortadan kaldırır. Ürün verimini en az yüzde 30 artırdığı belirlenmiştir. Yine bitkinin yanma, donma gibi iklimsel koşullara ve küf gibi hastalıklara karşı direncini artırmaktadır. Ayrıca solucan gübresi gibi doğal gübreler daha kaliteli ürünler elde etmeyi sağlıyor ve ürünlerin raf ömrünü artırıyor. Dolayısıyla sağlıksız bir toprak, sağlıksız bir ürün demektir. Sağlıksız ürün de sağlıksız insan demektir. Sağlıklı beslenmek için yapılacak olan en başta bitkilerimizi doğal olarak beslememiz gerekmektedir” diye konuştu.

    Solucan gübresinin kullanımı yaygınlaşıyor

    Giresun’da 120 bin solucanla başlayıp bugün 30 milyon solucanla günlük 2,5 ton solucan gübresi üretimi yapan Ahmet Ceylan ise, bölgedeki üreticilerin solucan gübresini yeni yeni kullanmaya başladığını ifade ederek, giderek kullanımının yaygınlaştığını söyledi.

    Ceylan, solucan gübresi kilosunun 1 lira ile 4 lira arasında değiştiğini de hatırlattı.

  • Zeytin verimi üreticiyi sevindirdi

    12 milyonun üzerinde zeytin ağacı varlığıyla Türkiye’nin önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezleri arasındaki Edremit Körfezi’nde hasat sezonuna başlanan şu günlerde üreticiler verimli bir yıl geçirdiklerini söylüyor.

    Doğal sızma zeytinyağı ve yeşil çizik zeytin üretiminde dünya çapında üne sahip olan Edremit Körfezi’nde bulunan 12 milyonun üzerindeki zeytin ağacı hasat edilmeye başladı. Beklenen yağmurların geçtiğimiz hafta yağmasıyla birlikte yağlanma olgunlaşma dönemini tamamlayan zeytin daneleri, bu sezon da üreticileri mutlu etti. Geçtiğimiz yıl zeytin danelerinin olgunlaşma döneminde beklenen yağışların gecikmesi nedeniyle üreticiler yüzde 50 oranında ürün kaybı yaşayarak hüsrana uğramıştı. Bu yıl dalları zeytinlerle dolup taşan zeytin ağaçlarının hasat dönemine girilirken, çevre illerden çağrılan zeytin tayfaları ilk hasadı gerçekleştirmeye başladı. Bayan yevmiyesi 50, erkek yevmiyesi de 80 liradan açılan zeytin toplama döneminde binlerce işçi, Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran ilçelerine bağlı zeytin tarlalarında zeytin topluyor.

    Az yağmur alan küçük oranda zeytin arazisi haricinde yüzde 90 oranında beklenilenin üzerinde rekolte ile karşılaşan üreteciler, geçtiğimiz yıl yaşadıkları maddi çöküntüyü bu yıl telafi etmek istediklerini söyledi. Zeytinyağı fiyatlarının son yıllarda zam görmemesi nedeniyle alım fiyatlarının düşük olmasından yakınan bazı üreticiler, yetkililerden fiyatların artırılmasını istedi.

    Havran ilçesindeki zeytin üreticisi Şaban Arık, yaptığı açıklamada, “Bu sene yılın ilk zeytinlerini toplamaya başladık. Çevre il ve ilçelerden gelen tayfalarımızla hasat yapmaktayız. Bütün yaz, bölgedeki sulama alanlarından ağaçlarımızı suladık. Ağaçlarımızın akımlarını yaptık. Yağmur da son hafta yağınca verim iyi oldu. Şu günlerde sofralık zeytin topluyoruz. Önümüzdeki zamanlarda yağlık zeytinleri tam anlamıyla toplayacağız. Zeytinin çok yada az olması çok önemli değil. Hayırlı bir sezon diliyoruz öncelikle. Yeter ki zeytinin pazarı olsun. Alıcı bizi mutlu etsin” dedi.

    Yevmiyeli zeytin toplayıcısı Gülşen Soydan ise, her sabah Balıkesir il merkezinden minibüs ile sabah 07.00’de Havran’a gelerek zeytin toplamaya başladıklarını söyleyerek, “Kırmalık ve yağlık zeytin topluyoruz. Bu sene zeytinler iri ve verim çok güzel. İnsan çokluğuna göre her gün çok sayıda ağacı hasat ediyoruz. Göründüğünden daha zor bir iş zeytin hasadı. Rabbim, hayırlı, bereketini bol eylesin. Herkesin emeğinin karşılığını Allah verir. İyi bir sezon diliyorum” diye konuştu.

    Zeytin tayfaları, yüzyıllardır vazgeçemedikleri sırıklarla, zeytin hasat taraklarıyla ve modern zeytin silkme makineleriyle hasat yaparken, uzmanlar, zeytin ağaçlarının sırıkla hasat edilmemesi yönünde üreticileri uyarıyor.

  • Nanoteknolojik sensörler verimi arttıracak

    İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), biyomedikal ve savunma sanayinde kullanılacak yeni cihazlar için nanomalzemeler geliştiriyor. TÜBİTAK-3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında destek alan İEÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özge Sağlam, metrenin milyarda bir küçüklüğünde aygıtları oluşturan nanoteknolojinin Türkiye’de daha verimli kullanılması için çok fonksiyonlu nanometre kalınlıkta sensörler üretecek.

    Çalışması hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Sağlam, nanoteknolojinin günümüzün ve geleceğin en önemli ve en çok yatırım yapılması gereken önde teknolojilerden biri olduğuna dikkat çekti. Yrd. Do. Dr. Sağlam, “Nanoteknoloji, metrenin milyarda bir küçüklüğündeki aygıtlar ve bu aygıtlarda kullanılan nanomalzemelerin üretimi üzerinedir. Bu sayede çok fonksiyonlu ve yüksek hassasiyetli cihazlar geliştirerek, birçok işi aynı anda yapabilecek ürünler geliştirebiliyoruz. Proje kapsamında geliştirilecek nanoaygıt sayesinde düşük enerji içeren kızıl ötesi ışınlar kullanarak daha verimli ve hassas şekilde çalışan çok fonksiyonlu sensörler üreteceğiz. Bu sensörler, savunma sanayinden biyomedikale dek çok farklı alanlarda kullanabilecek. Gözle görülmeyen bu sensörler, örneğin pasaportlardaki kimlikler için kullanılan mürekkebin içine yerleştirilebilecek, sahteciliğin önüne geçilebilecek. Aynı anda sağlıkta elektrik, manyetik alan, sıcaklık ve pH gibi değerlere hassasiyeti olan sensörlerle, biyomedikal alanda kullanılan görüntüleme ve analiz yapan ayrı cihazlar tek bir cihazda toplanabilecek. Çok geniş bir çalışma alanında bu sensörlerden yararlanabileceğiz” dedi.

    “Yeni özellikler yüklenen sensörler geliyor”

    Yeni nesil sensörlerin manyetik, elektrik alan, sıcaklık ve PH’ye duyarlı olduğunu, böylece led, oled ekranlarda, biyomedikal ve savunma sanayinde etkin kullanılabileceğini aktaran Yrd. Doç. Dr. Sağlam, projesinde farklı tipte frekans yükselten nanomalzemelerin diğer yöntemlerden farklı olarak katman katman birleştiren bir yöntemle çalışacağını kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Sağlam, böylece yeni özellikler kazanan nanofilmlerin yeni sensörlerin üretilmesinde yer alacağını ifade etti.

  • Altıntaş’ta 2 bin 500 ton patates verimi bekleniyor

    Kütahya’nın en verimli tarım arazilerinin olduğu Altıntaş İlçesinde patates hasadı başladı.

    Arpa, buğday ve nohut hasadında bu yıl rekor verim alan Altıntaş ilçesinde yeni başlayan patates hasatında 2 bin 500 ton verim beklendiği açıklandı.

    “Çiftçilere alternatif gelir kaynağı olma yolundaki patates ,çiftçilerimize umut aşılıyor” diyen Altıntaş İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Fatih Yıldız, ’’Bu yıl yaklaşık 600 dekar alanda üretilen patatesten 2 bin 500 ton ürün elde edilebileceği öngörülmektedir. İlçemizde uygun iklim ve patates için temiz toprak yapısı ile kaliteli patates ürünü elde edilebilmektedir.

    Şu an hasadın yeni başlaması nedeniyle fiyat oluşmadığını ancak kilogram fiyatının toptan 60-70 kuruş, perakende 1 TL ile 1 TL 25 kuruş arasında beklenmektedir’’ diye konuştu. YD -EFE)