Etiket: Verilsin

  • Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneği bütün eğitim çalışanlarına verilsin”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneği bütün eğitim çalışanlarına verilsin”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, her yıl eğitim-öğretim yılı başında ödenen “Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği”nin hizmet sınıfı ayrımı yapılmadan tüm eğitim çalışanlarına verilmesini talep etti. Geylan, “966 bin 114 öğretmenimize ödenek verebilen MEB bütçesi için 81 bin 771 personele de hazırlık ödeneği verilmesi ciddi ek bir külfet getirmeyecektir” dedi.

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, her yıl eğitim-öğretim yılı başında ödenen “Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği”nin hizmet sınıfı ayrımı yapılmadan tüm eğitim çalışanlarına verilmesini talep etti. Konuya ilişkin açıklama yapan Geylan, “Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’tan beklentimiz MEB’de bir ilke imza atarak eğitim öğretime hazırlık ödeneğini bütün eğitim çalışanlarına ödenmesini sağlamasıdır. 966 bin 114 öğretmenimize ödenek verebilen MEB bütçesi için 81 bin 771 personele de hazırlık ödeneği verilmesi ciddi ek bir külfet getirmeyecektir. MEB Strateji Geliştirme Başkanlığınca hazırlanan 2019 Yılı İdari Faaliyet Raporu’na göre MEB’in toplam personel sayısı 1 milyon 27 bin 885’tir. Buna 22 Haziran 2020’de göreve başlayan 20 bin öğretmen de dahil değil. Kurum personelinin 946 bin 114’ü eğitim öğretim hizmetleri sınıfında yer alıyor. 81 bin 771 personel ise avukatlık, sağlık, yardımcı hizmetler, teknik ve genel idare hizmetleri sınıflarında istihdam ediliyor” ifadelerini kullandı.

    Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği’ne ilişkin talebi her toplu sözleşme sürecinde gündeme getirdiklerini ifade eden Geylan, “Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği’nin brüt bir maaş tutarında ve hizmet sınıfı ayrımı yapılmadan MEB ve Yükseköğretim personelinin tamamına ödenmesini içeren talebimizi her toplu sözleşme sürecinde olduğu gibi son yapılan 2019 yılı toplu sözleşmesinde de gündeme getirdik. Ayrıca Türk Eğitim-Sen’in yetkili olduğu dönemde Milli Eğitim Bakanlığı ve sendikamız arasında gerçekleştirilen Kurum İdari Kurulu Çalışma Raporu’nda her yıl eğitim öğretim yılı başında ödenen Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği’nin uygun ölçeklerle tüm eğitim çalışanlarına ödenmesi hususunda görüş birliğine varılmıştı. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu kararın yasalaşması için herhangi bir çalışma yapılmadı. Sayın Bakan Selçuk’tan beklentimiz, ödenek konusunda alacağı yeni karar ile eğitim çalışanlarını bir bütün olarak gördüğünü göstermesidir” açıklamasını yaptı.

  • Yörsan için ‘Çoğunluk hisseleri eski sahiplerine verilsin’ önerisi

    HAYKOOP Başkanı Faruk Özen yakın geçmişte konkordato ilan eden Yörsan Gıda için öneride bulundu. Özen, “Edindiğimiz bilgiler Yörük ailesinin tekrar firmaya talip olduğu yönündedir. Eğer firma tekrar Yörük ailesine geçerse, buna en çok süt veren köylüler ve bizler sevineceğiz. Başta devletin ve bankalar olmak üzere bu konuda müdahil olan tüm tarafların Yörük ailesine tüm kolaylığı sağlaması gerekmektedir” dedi.

    Geçtiğimiz aylarda konkordato ilan Yörsan Gıda için Balıkesir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği (HAYKOOP) Başkanı Faruk Özen, konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Süt üreticilerini temsil eden kuruluşlardan biri olan HAYKOOP’un Başkanı Faruk Özen, “Yörsan Balıkesir’in en büyük ekonomik değerlerinden biridir.” Başlığı ile yaptığı açıklamada HAYKOOP Başkanı Faruk Özen Adı Balıkesir ile özdeşlemiş olan Yörsan’ın bu duruma düşmüş olmasından duyduğu üzüntüyü belirtti ve açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Balıkesir’de 1979 yılından bugüne faaliyet gösteren Yörsan firması Yörük Ailesi yönetiminde süt üreten köylü için güven kapısı olarak görülmüştür” dedi.

    Yörsan’ın süt piyasasında fiyat ve ödeme politikası belirlemede söz sahibi olmuş ve hiçbir zaman üreticiyi mağdur etmediğini sözlerine ekleyen Özen, “2014 yılında Abraaj Capital’e satıldığı gün sadece Balıkesir’in değil Türkiye’nin en büyük süt entegre tesisleri arasına adını yazdırmıştır. Ancak Abraaj Capital’e satılan Yörsan, bugünden sonra alışılagelmiş çizgisinden uzaklaşmış ve kendisine hammadde üreten köylüye ödemelerini vaktinde yapamamıştır. Buna rağmen bizler de dâhil olmak üzere yarım asırlık marka değerine güvenerek elbet düzelir düşüncesi ile süt vermeye devam ettik. Geldiğimiz son noktada firma konkordato ilan etti. Binlerce süt üreticisi tedirgin. Süt piyasasında belirgin bir sıkıntı olduğu bu dönemde Yörsan firmasının sektörden çekilmesi asla düşünmediğimiz bir konudur” ifadelerini kullandı.

    “Yörsan çoğunluk hisseleri eski sahiplerine verilsin”

    HAYKOOP Başkanı Faruk Özen Yörsan’ın yeniden Türk markası olarak yoluna devam etmesi ve eskiye dönmesi için şu öneride bulundu: “Edindiğimiz bilgiler Yörük ailesinin tekrar firmaya talip olduğu yönündedir. Eğer firma tekrar Yörük ailesine geçerse, buna en çok süt veren köylüler ve bizler sevineceğiz. Başta devletin ve bankalar olmak üzere bu konuda müdahil olan tüm tarafların Yörük ailesine tüm kolaylığı sağlaması gerekmektedir. 15 milyon TL’den fazla alacağı olan köylüler ve süt üreticileri umutlarını muhafaza etmektedirler.”

  • CHP’li gençlerden Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrı: “Feodal odaklı siyasete son verilsin”

    Beşiktaş’ta toplanan bir grup CHP’li genç, parti içi sorunlar üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetime “feodal odaklı siyasete son verilsin” çağrısı yaptı. İlçe başkanı tarafından darba uğradıklarını ve partiden atılmakla tehdit edildiklerini öne süren eski CHP Beşiktaş Gençlik Kolları Başkanı Seçkin Aybar, “Taleplerimiz gerçekleştirilmediği sürece parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır” dedi.

    Beşiktaş’ta bir grup CHP’li genç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine “feodal odaklı siyasete son verilsin” çağrısı yaptı. Küçük Kartal Heykeli önünde toplanan grup, ellerinde “Gençlerin önünü açın”, “Hak, hukuk, adalet”, “CHP’yi gençler yönetsin”, “Gençleri partiden atamazsınız” yazılı dövizlerle slogan attı. Grup adına basın açıklaması yapan eski CHP Beşiktaş Gençlik Kolları Başkanı Seçkin Aybar, hak, hukuk, adalet aradıklarını belirterek, “Bizler çocukluğumuzdan beri sokaklarda sosyal demokrasi için mücadele eden gençler olarak bugün ne yazık ki partimizin ana kademe yönetimleri tarafından sürekli olarak dışlanmaktayız. CHP’nin milyonlarca seçmeninin ısrarlı gençleşme talebine rağmen partimizin İstanbul’daki yönetim kademeleri memleketçilik, lobicilik ve delege ağalığı üçgenine sıkışmış durumdadır. Genel başkanımızın parti içi demokrasi çabaları belirli odaklar tarafından sürekli engellenmektedir. Biz bugün burada yönetim kademeleri tarafından darp edilen bütün gençleri temsilen bulunuyoruz. Biz bugün burada bütün gençliğini bu partinin bir oy daha fazla kazanabilmesi için harcamış parti emekçileri için bulunuyoruz. 2019 gibi Türkiye’nin en kritik seçimlerine doğru giderken parti kadrolarımızın gençler tarafından oluşturulması gerekmektedir. Gençliğe yer vermeyen yapılar çürümeye mahkumdur” dedi.

    “Disiplin sopası gösterilerek, partiden atılmakla tehdit ediliyoruz”

    Aybar, “1 milyon 200 bin üyemizin sadece yüzde 9’unun 30 yaşın altında olduğu bir ortamda OHAL döneminde 200 üniversiteli genci örgütleyip partimize üye yapmışken bizleri partiden atmaya kalkışanlar, gençlik düşmanları olarak tarihe geçmektedirler. Bizler akrabacılık, memleketçilik, mezhepçilik, rantçılık gibi feodal ve bireysel odaklı siyaseti değil, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri ışığında laik, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir anlayışı savunan gençleriz. Beşiktaş’taki örgütlü mücadelemiz ne yazık ki İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetim kurulunu tedirgin etmektedir. Gençler olarak İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetimi tarafından darp edildiğimiz yetmiyormuş gibi bir de il yönetim kurulu kararıyla disiplin sopası gösterilerek partiden atılmakla tehdit ediliyoruz. Bugün bizleri partimizden ihraç etmeye kalkanlar, bu partinin büyümesinden rahatsızlık duyan, üniversitelerin siyasete girmesinden korkan teslimiyetçi yönetim anlayışıdır. Bizler bu ülkenin ve bu partinin geleceği olarak partimizde gençlerin hiçbir şekilde baskı görmesini istemiyoruz” şeklinde konuştu.

    “Parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır”

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak taleplerini anlatan Aybar, “Bu doğrultuda gençlerin önünün açılmasını her fırsatta vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan taleplerimiz var. Bir; partinin üyelik sistemi sıfırlansın. İki; delege ağalığı sona ersin. Üç; feodal ilişkiler odaklı siyasete son verilsin. Dört; yönetim kademelerinin en az yarısı kadınlardan ve gençlerden oluşsun. Beş; gençler için her ilçede ücretsiz eğitim akademileri kurulsun. Bu taleplerimiz gerçekleştirilmediği sürece örgütlü mücadele ve parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır. Gençlere disiplin sopası gösteren anlayışı reddediyoruz. Bizleri partiden atmaya kalkışan İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetim kurulunu, onlara ortak olarak bu kararı alan il yöneticilerini istifaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    Basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.

  • ’’Milletvekili Yüksel’in ismi hastaneye verilsin’’

    Kalp krizi geçirerek 55 yaşında hayatını kaybeden Ak Parti Gaziantep Milletvekili Abdülkadir Yüksel’in isminin yeni yapılan hastaneye verilmesini isteyen vatandaşlar kampanya başlattı.

    Milletvekili Yüksel’in memleketi olan Şanlıurfa’dan yoğun göç alan Perilikaya, Vatan, Güzelvadi, Barak ve Çıksorut Mahallelerinde yaşayan vatandaşlar, bölgeye yapılan Perilikaya Devlet Hastanesine Abdülkadir Yüksel Devlet Hastanesi isminin verilmesini istediklerini belirtti.

    Sosyal medya üzerinden kampanya başlatan vatandaşlar çoğunluk tamamlanınca ilgili kurumlara dilekçe ile de başvuracaklarını belirterek, “Abdülkadir Yüksel bize çok hizmet etti, memlekete bu şekilde faydalı olan bir insanın unutulmaması için bölgemizde inşaatı devam eden hastaneye isminin verilmesini istiyoruz’’ ifadelerini kullandı.

  • “Tüm İş Kazaları Önlenebilir, Yeter Ki Eğitimler Verilsin”

    Yaklaşık 5 milyon adam-saatlik iş günü kayıpsız çalışma gerçekleştirmeyi başardıklarını belirten Philsa İşletmeler Direktörü Dominique Voegeli, “Yeterli önlemlerin alınması ve eğitimlerin verilmesi durumunda tüm iş kazalarının önlenebileceğine inanıyoruz” dedi.

    İş sağlığı ve güvenliği konusunda 4 milyon 900 bin adam-saatlik kayıpsız iş gününe imza atarak bu alandaki önemli kuruluşlardan biri olan Philsa İşletmeler Direktörü Dominique Voegeli, iş kazaları konusunda mükemmelliğe ulaşmanın yolunun insan kaynağı ve teknolojiye yatırım yapmaktan geçtiğini söyledi.

    İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası nedeniyle açıklama yapan Voegeli, 20 yıldan fazla süredir ülke ekonomisine katkı sağladıklarına değinerek, “Kuruluşumızdan bu güne kadar Türkiye’de faaliyet sürecimizde; yatırımlarımızı, ihracat hacmimizi ve kaliteli insan kaynağımızı artırırken, iş sağlığı ve güvenliği her zaman şirket olarak ilk odağımız oldu. Biz iş kazalarının tümünün yeterli önlemlerin alınması ve eğitimlerin verilmesi durumunda önlenebileceğine inanıyoruz” dedi.

    ÇALIŞAN KATILIMI VE FARKINDALIĞIN GELİŞMESİ EN ÖNEMLİ HEDEFİMİZ

    İş sağlığı ve güvenliği konusunda şirket olarak önleyici yaklaşımı benimsediklerini ifade eden Voegeli, “Philsa, olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda sürekli iyileştirmeye odaklandık. Bizim için öncelikten de öte, temel değerlerimizden biri olan iş sağlığı ve güvenliği konusunda önleyici yaklaşımı benimsiyoruz. Bu nedenle, çalışanlarımıza yönelik çok kapsamlı eğitimler düzenliyoruz. Çalışan katılımının iş sağlığı ve güvenliği konusundaki tüm aksiyonların en değerli öğesi olduğunu düşünüyoruz. Çalışanlarımızın farkındalıklarının sadece işyeri ile sınırlı kalmaması, iş dışındaki yaşamlarında da bu konuda bilinçli olmaları gerektiğine inanıyor, ‘güvenli yaşam’ bilincinin artması için çalışıyoruz” dedi.

    İş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmaları teşvik etmek için etkin şekilde kullanılan ‘Davranış Odaklı İş Güvenliği’ ve ‘İş Güvenliği Liderliği’ programları uyguladıklarını ve çalışanlara yönelik kapsamlı ve periyodik eğitimler düzenlediklerini anlatan Voegeli, “Bu eğitimlerin içerikleri arasında; ‘Davranış Odaklı İş Güvenliği’, ‘Yöneticiler İçin İş Güvenliği’, ‘İş Güvenliği Liderliği’, ‘İş Ekipmanlarının Güvenli Kullanımı’, ‘Güvenli Sürüş Tekniği’, ‘Alt İşveren İş Sağlığı ve Güvenliği’, ‘Acil Durum Yönetimi’, ‘Etiketleme-Kilitleme Sistemi’, ‘Makine Güvenliği’, ‘Herkes için Ergonomi’, “Elektrik Güvenliği’ gibi konular buluyor. Üretim sahasındaki çalışanlarımızın eğitiminin yanı sıra ofis çalışanları için de ofis ergonomi programı ile sağlıklı yaşam çalışmalarını hayata geçirdik” diye konuştu.

    Önümüzdeki döneme dair öncelikli hedefleri arasında, çalışanların kişisel farkındalık ve katılımlarını en üst seviyelere çıkarmak olduğunu dile getiren Voegeli, “Davranış odaklı iş güvenliği yaklaşımı ile her çalışanın, kendisinin ve çalışma arkadaşlarının güvenliğinden sorumlu bir iş sağlığı ve güvenliği lideri olarak gelişmesini sağlamak, en yüksek güvenlik standartlarına sahip üstün teknolojik donanımdaki ekipmanları şirkete kazandırmak ve iş güvenliğine yatırım yapmaya devam etmek kararındayız” dedi.