Etiket: Verilen

  • Türkiye’de ilk kez verilen arabuluculuk eğitimi adlî reforma katkı sağlayacak

    Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından ilk defa açılan Alternatif Uyuşmazlık Çözümü (ADR) yüksek lisans programına destek gelmeye devam ediyor. Uluslararası Tahkim Kurulu (CIArb) Genel Sekreteri Anthony Abrahams, üniversiteyi ziyaret ederek, yüksek lisans öğrencilerinin dersine girdi.

    Bursa Uludağ Üniversitesi’nin ilk defa bu yıl hayata geçirdiği arabuluculuk eğitim programlarına her kesimden destek geliyor. Alternatif Uyuşmazlık Çözümü adıyla açılan yüksek lisans programına destek vermek ve bu alanda eğitim alan öğrencileri bilgilendirmek isteyen CIArb Genel Sekreteri Anthony Abrahams, BUÜ’yi ziyaret etti. Öğrencilerle bir araya gelen Genel Sekreter Abrahams seminer verdi. Abrahams, üniversite bünyesinde açılan programın kendisini ve kurumunu son derece memnun ettiğini söyledi. Abrahams, Türkiye’de ilk kez bir üniversite bünyesinde hayata geçiren programın arabuluculuk ve tahkim alanında ciddi kazanımlar sağlayacağını vurguladı.

    Türkiye’de ilk kez kurs olarak verilmeye başlayan ADR eğitimlerinin Eylül ayında yüksek lisans programına dönüştürülmesinin büyük bir başarı olduğunun altını çizen Abrahams; “Bu durum hem CIArb hem de Uludağ Üniversitesi için bir dönüm noktasıydı ve bu 18 aylık iş birliğinin ve sıkı çalışmanın doruk noktası oldu. Ayrıca iki kuruluş ve BTSO arasında gelişen yakın ilişkiyi kutlamak için bir fırsat sunuyor. CIArb olarak dinamik ve ileriye dönük bir şehir olan Bursa’yla birlikte olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

    Program Başkanı ve BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce ise programla birlikte Türkiye’deki adalet reformuna katkı sağlamayı hedeflediklerinin altını çizdi. Prof. Dr. Mehmet Yüce, “Ülkemiz için gerek kamu gerekse özel sektörde hızla büyüyor. Uzman yetiştirilmesine duyulan ihtiyaç gittikçe artmaktadır. Alternatif Uyuşmazlık Çözümü taraflar arasında anlaşmazlık yaşanması halinde, bu hususun giderilmesi ve tarafların karşılıklı olarak üzerinde anlaştıkları ve kabul ettikleri çözüm ya da çözümleri bulmaya yardımcı bir süreçtir” diye konuştu.

  • Tofaş’ta işine son verilen 97 işçi fabrika önünde eylem yaptı

    Tofaş Türk Otomobil Fabrikası, Me-Par ile arasındaki anlaşmayı fes edince 97 taşeron işçi, işsiz kaldı.

    Türkiye’nin otomotiv devi Tofaş, Me-Par ile yaptığı anlaşmayı fes edince işsiz kalan 97 kişi fabrika önünde eylem yaptı. Banttan inen araçları otoparka çekmekte görevli olan çalışanlar, işlerine son verilmesine tepki gösterdi. Kriz bahane edilerek işten çıkarıldıklarını belirten işçiler, haklarının geri verilmesini istedi. Tofaş Fabrikasında 2014 yılından beri görev alan işçiler adına açıklamada bulanan TÜMTİS Bursa Şube Başkanı Özdemir Arslan, “Sendikamız toplu iş sözleşmesi yapılması için yasal müracaatlarını yaptı. Bu işçiler Me-Par nakliyattan sigorta oldukları için, Me-Par ile Tofaş arasında bir iş sözleşmesi yapıldı. Tofaş bu işçilerin çalışma ortamını ortadan kaldırıyor. Bu 97 kişinin yaptığı iş için Tofaş kendi elemanlarını yerleştirdi” dedi.

    Arslan, “İşçilerin hakları Türkiye Anayasası tarafından koruma altına alınmış olsa da, iş verenler çeşitli sebepleri bahane göstererek işçilerin görevlerine son verebiliyor. Eş ve çocukları için ekmek parası kazandıkları imkanı ortadan kaldırıyor. Bu işçiler 1 ayı aşkındır ücretlerini alamıyor. Buradan çıkarılırken, hiçbir şekilde kendilerine bilgilendirilme yapılmadı. 1 ay süresince bu işçiler içeride boş bekletildi. Ancak bu süreçte TOFAŞ’ta her dakika banttan araba inmeye devam ediyor. Bu arabalar başkaları tarafından parka çekiliyor. Bu insanların hak ettikleri kıdem tazminatlarının ne şekil ödeneceğinin bilgisi yok. Bu insanların hakları işverenlerin iki dudağı arasında olmamalıdır” diye konuştu.

    Yapılan açıklamadan sonra fabrikanın önünden olaysız bir şekilde ayrılan işçiler yetkililerin biran önce harekete geçmesini ve gereken incelemeyi yapmasını istedi.

  • Prof. Dr. Erol Ulusoy: “Avukat olmayanlara verilen temsil hakkı hukuki kırık çıkıkçıları doğurur”

    Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi’nde kabul edilen İstanbul Bildirgesi’ni değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Ulusoy, bildirgede geçen ‘avukat olmayanların da davalarda tarafları temsil edebilmesi’ önerisini, “Bu ilke uygulanırsa ‘hukuki üfürükçüler’ türer, bu da adil yargılanma ilkesini zora sokar” şeklinde değerlendirdi.

    Yargıtay’ın öncülüğünde 11-12 Ekim tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ‘Yargıda Şeffaflık’ konulu 4. Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi’nde kabul edilen İstanbul Bildirgesi’nin ‘hukuk eğitimi almamış olan kişilerin de davalarda tarafları temsil edebilmesinin önü açılmalıdır’ ifadelerini içeren üçüncü maddesi tartışmalara neden oldu. Konuyu değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Ulusoy, böyle bir uygulamanın gelmesinin ‘hukuk üfürükçülerini ve hukuk kırık-çıkıkçılarını’ doğuracağını ifade etti. Prof. Dr. Ulusoy, “Nasıl ki mimarlık ofisi, doktor muayenesi bulunmayan yerlerde mimar, doktor olmayanlar izin alarak mimarlık, doktorluk yapamıyorlarsa, avukatlık ofisi bulunmayan yerlerde de avukat olmayanlara bu izin verilemez. Bu ilke kabul edilirse tedavi için doktoru değil, kırık-çıkıkçıyı, üfürükçüyü tercih eden vatandaşlarımız gibi hukuki yardım için avukatı değil, ‘hukukun kırık-çıkıkçılarını, hukukun üfürükçülerini’ tercih eden vatandaşlarımız ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.

    “Hukuki kaosa yol açabilir”

    Avukatları ilgilendiren bir konunun avukatların bulunmadığı bir toplantıda ele alınmasını doğru bulmadığını belirten Ulusoy, “Bildirgenin üçüncü maddesinin son fıkrasının son cümlesinde, ‘Uygun hallerde mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir’ şeklindeki ilke, sadece Yargıtay’ın tek başına kabul ettiği bir ilke değil, zirveye katılan farklı ülke yüksek yargı temsilcilerinin ortaklaşa kabul ettiği bir ilkedir. Ancak bu ilke hayata geçirilirse hukuki bir kaosa yol açılabilir. Zira böyle bir durumda mahkemelerimiz her başvuruyu ciddi ciddi değerlendirip, her isteyene ‘avukatlık’ yapma izni verebilir. Bunun aksine hareket edecek bir mahkemeyi ülkemizde bulmamız zor. Bu insanların davaya ciddi bir katkıda bulunamayacağının yanında, aksine yargılamayı yavaşlatacaklarını ve adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından birisi olan makul sürede yargılanma hakkının da sık sık ihlal edileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “Uzman avukatlık hayata geçirilmeli”

    Aynı ilke içinde hukuki yardıma ihtiyacı olan dava taraflarının kamu yararı için avukat tarafından temsil edilmesini teşvik etmenin de yargının sorumluluğu altında olduğunun kabul edildiğini hatırlatan Ulusoy, “Asıl bu ilkenin bir an önce hayata geçirilmesi hukuk sistemimiz açısından elzemdir. Bunun yanında vatandaşın daha kaliteli hukuk hizmeti alabilmesi ve davaların daha hızlı çözülmesi için ‘uzman avukatlık’ kurumu, Yargıtay’ın iş yükünün azalabilmesi için de ‘Yargıtay avukatlığı’ kurumu bir an önce kurulmalı. Yüksek yargının öncelikleri bu noktalar olmalı” dedi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi olarak mezunlarının hakimlik ve savcılıktan ziyade daha çok avukatlığı tercih ettiğini ifade eden Ulusoy, “Öğrencilerimizi hakimlik ve avukatlık mesleğine hazırlamak için zorunlu hukuk derslerinin yanında ek özel dersler ve seminer, sempozyumlar, bilimsel çalışmalarla destekleyerek, vatandaşlarımıza iyi bir hukuki hizmet vermeleri için yetiştirmekteyiz. Mezun ettiğimiz öğrencilerimizden sadece avukat olanlara ’sınıf arkadaşlarınızdan hakim olanlar izin verirlerse avukat olmayanlar da karşınızda diğer tarafı temsilen dava takip edebilecek’ demek zorunda kalmamalıyız” diye konuştu.

  • Sınav soruları verilen FETÖ sanığına 2 yıl 6 ay hapis cezası

    AYDIN (İHA) – Aydın’da, sınav soruları kendisine verilerek komiser yardımcılığı sınavını kazanan eski bayan polis, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Sorular kendisine verilerek komiser yardımcılığı sınavını kazanan ve bunu “Soruları verdiler, sınavları öyle kazandık” diyerek itiraf eden eski polis memuru Hülya K. hakkında Aydın 2 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar açıklandı. Meslekten ihraç edilen, hakkında açılan dava kapsamında tutuklanıp bir süre önce tahliye edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü sanığı Hülya K., terör örgütü üyeliğinden 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. İtirafçı olan Hülya K., hakkında etkin pişmanlık uygulandığı belirtildi.

  • Ailesi tarafından kayıp ilanı verilen gencin intihar ettiği ortaya çıktı

    Trabzon’da 3 gündür kayıp olan 24 yaşındaki genç, bugün 1 Nolu Beşirli Mahallesindeki bir fındık bahçesinde ağaca asılı halde bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, Ömer Sefa Yavuz isimli 24 yaşındaki genç 3 ekim 2018 günü evine gelmeyince ailesi tarafından polise ve jandarmaya bilgi verilerek kayıp olduğu bildirildi. Yavuz’un resimleri de bastırılarak kayıp ilanı her yere asıldı. 3 gündür ailesi ve güvenlik güçleri tarafından her yerde aranan kayıp gençten bugün kötü haber geldi.

    Ortahisar ilçesi 1 Nolu Beşirli mahallesinden polis ekiplerine gelen ihbarda bir gencin fındık bahçesinde iple kendisini boynundan asılı halde görüldüğü bildirildi. İhbar üzerine bölgeye giden Olay Yeri İnceleme ekipleri, bahçede ağaca asılı vaziyette bir erkek cesedi ile karşılaştı. Yapılan incelemede gencin 3 gündür aranan Ömer Sefa Yavuz olduğu ortaya çıktı. Yapılan incelemenin ardından Yavuz’un cenazesi otopsi yapılmak üzere Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, olayla ilgili inceleme sürüyor.