Etiket: Vericidir”

  • TBMM Başkanı Şentop: “Hakaret sözlerinin bir milletvekilinin ağzından çıkmış olması esef vericidir”

    TBMM Başkanı Şentop: “Hakaret sözlerinin bir milletvekilinin ağzından çıkmış olması esef vericidir”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, “Hakaret sözlerinin bir milletvekilinin ağzından çıkmış olması esef vericidir. Kınıyorum” dedi.

    TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bir televizyon kanalında yayınlanan programda, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına karşı gerçekleştirilen hakaret söylemleri hakkında sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. TBMM Başkanı Şentop, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Ordumuz; milletimizin gözbebeğidir. Bu millet bazı konularda ihtilaf edebilir ama ordumuz söz konusu olunca tek yürek olur. Milletimizin hiçbir ferdi ordumuza hakaret etmez, ettirmez. Hakaret sözlerinin bir milletvekilinin ağzından çıkmış olması esef vericidir. Kınıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Erdoğan: “Esed’in görevde kalmasını savunmak insanlık adına utanç vericidir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin’deki G20 Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında Suriye’de öldürülenlerin sayısının 600 bini aştığını kaydederek, “600 bin insanın öldürüldüğü bir yerde hala katil Esed’in görevinde kalmasını, durmasını savunmak bana öyle geliyor ki insanlık adına bizler için utanç vericidir” dedi.

    Çin’in Habgzhou kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Hangzhou Kongre Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Mülteci sorunu konusunda iyi bir sınav verilemediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Topraklarında 3 milyon Suriyeli ve Iraklıyı şu anda barındıran bir ülke olarak Türkiye, bu konunun en önde gelen muhataplarından biridir. 3 milyon mülteciye ev sahipliği yaparken bizim şu ana kadar yaptığımız harcama 12 milyar doların üzerindedir. Bunun yanında STK’larımızın yaptıkları harcamaları da ele aldığımızda 25 milyar dolara ulaşmaktadır” dedi.

    Geçen seneki Antalya Zirvesi’nde Suriye’de güvenli bölge oluşturulması konusunu gündeme getirdiklerini hatırlatan Erdoğan, “‘Bu 95 kilometre uzunluğunda, 40 kilometre kuzeyden güneye olmak üzere bir güvenli bölge oluşturmak suretiyle burada mülteci sorununu çözebiliriz, onları burada iskan edebiliriz’ diye ısrarla söyledik. Şimdi bu zirvede de bütün dostlarımıza bu konuyu açtık, kendilerine bunu söyledik. Hatta sadece o güvenli bölgede değil, aynı zamanda şu anda Türkiye’de değişik vilayetlerde bulunan Suriyeli mültecilerin iskanıyla alakalı çalışmaları da yapmak üzere hükümetimiz faaliyetlerine devam ediyor. Prensipte hemen hiç kimsenin karşı çıkmadığı bu teklifin hayata geçirilmesi konusunda üzüntüyle belirtmeliyim ki hiçbir ülke somut bir adım atmamıştır. Tam tersine Suriye krizi yeni ülkelerin sahaya inmesiyle daha da içinden çıkılmaz bir hal almıştır” diye konuştu.

    Suriye krizinin bir yandan ülke içinde can kayıpları ve terör örgütlerinin faaliyetlerini, diğer yandan da tetiklediği sığınmacı dramıyla dünyanın kanayan yarası olmayı bugün de sürdüğüne vurgu yapan Erdoğan, “Batı ülkelerinin, bilhassa sığınmacı sorununda takındıkları güvenlikçi ve hatta ırkçı tavır insanlık adına utanç vericidir. Şu an itibariyle Suriye’de öldürülenlerin sayısı 600 bini aşmıştır. 600 bin insanın öldürüldüğü bir yerde hala katil Esed’in görevinde kalmasını, durmasını savunmak bana öyle geliyor ki insanlık adına bizler için utanç vericidir. Mazlumlara kucaklarını açmaları gereken ülkelerin tam tersine sınırlarını kapatma telaşına girmelerini ibretle seyrediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu meselenin külfet paylaşımı ve insani duyarlılıklar temelinde çözümü için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz. Türkiye, dışarıdan yardım gelse de gelmese de bu ev sahipliğini yapmaya devam edecektir. Suriye’den gelenlere de Irak’tan gelenlere de din, dil, ırk ayırımı yapmaksızın bu ev sahipliğini yapmaya devam edecektir, devam ediyoruz. Sorunun temeline inilmeden yani Suriye başta olmak üzere bölgedeki krizler çözülmeden mülteci meselesinin de kalıcı şekilde geride kalması mümkün değildir” şeklinde konuştu.

  • Obama: “Mültecilere Müslüman Hristiyan Ayrımı Yapmak Utanç Vericidir”

    ABD Başkanı Barack Obama, IŞİD’in Müslümanları kesinlikle temsil etmediğini belirterek, IŞİD’in kaynaklarını kesmek için Suriye güçlerine destek verdiklerini ve mülteci sorununda din ayrımı yapmanın utanç verici olduğunu söyledi.

    ABD Başkanı Barack Obama, Antalya’daki G-20 Zirvesi sonrası düzenlediği basın toplantısında IŞİD ile ilgili bir stratejilerinin olduğunu ve Suriye güçlerine destek verdiklerini ifade ederek, “Yaptıklarımız göz önüne alınca bir askeri stratejimiz var. IŞİD’e baskı yapmayı hedefliyoruz hava saldırılarıyla birlikte. Sahaya yardım ve eğitim veriyoruz. Suriye güçlerine destek veriyoruz IŞİD’in kaynaklarının kesilmesi için. Satmaya çalıştıkları petrolü kesmeye çalışıyoruz. Kısa süre önce bu sivilleri öldüren bir haini öldürdük. Onları hedef alıyoruz. Askeri açıdan biz yaptıklarımızı arttırmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda sahada etkin ortaklar arıyoruz. Daha fazla özel güçler gönderiyoruz. Terörle mücadele içinse bu göreve geldiğimden beri bu tür saldırılardan endişeliydik. ABD hükümeti devamlı olarak bütün terör örgütlerine karşı çok sağlam ve devamlıdır” dedi.

    “ASKERLERİN SAHAYA İNMESİ DÜŞÜNCESİ YANLIŞTIR”

    Paris saldırısından sonra genellikle sorunlu bölgelere asker gönderilmesi gerektiği yönünde söylemler olduğunu ifade eden Obama, bu tutumların yanlış olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Paris’in ardından gelen süreçte farklı bir şey yapılmasını söyleyenleri dinlediğimde zaten bizim yaptığımız şeyleri söylüyorlar. Büyük sayıda Amerikan askerlerinin sahaya inmesi gerektiğini söylediler. ABD en büyük askeriyeye sahiptir. Ve sadece benim fikrim değil ve bana yakın danışmalarım bunun yanlış olacağını söylüyor. Askerlerimiz Musul’a, Rakka’ya giremeyeceğinden değil, IŞİD’i temizleyemeyeceğinden değil ama daha önce gördüğümüz durumun tekrarlayacağını göreceğimizdendir. Diyelim ki 50 bin askeri Suriye’ye gönderdik, o zaman Yemen’de bir terör saldırısı olunca oraya da mı göndereceğiz? Yani bir strateji devamlı ve sürdürülebilir olmalıdır. IŞİD hedeflerini hedef almak ve sahasını kısıtlamak ve alt yapılarını engellemek Suriyeli, Iraklı ve Kürt güçlerini desteklemek, sınırların güvenliğe alınması ve IŞID üzerinde bir baskı kurulması bu bizim stratejimizdir. Şu anda hem Irak hem de Suriye’de varlığımız bulunuyor. 65 ülkeyi IŞID’e karşı savaşmaya ikna ettik. BM’de terörle mücadele stratejisinden bahsettim. Bu konuda daha fazla çalışması gereken ülkelere baskı yaptık. IŞİD gibi bir örgütün, bu tür radikal ideolojiye sahip örgütün Batı’ya saldırma kapasitesini görmek, bu savaşta kendi ülkelerine döndüklerince ciddi bir tehdit oluşturacaklardır. Şunu anlayınız lütfen, eğer birkaç kişi kendilerini öldürmeye hazırlarsa birçok insanı öldürebilirler. Yani sofistike değildirler, ellerindeki silahları çok güçlü değil, kendilerini öldürmeye hazır olmaları, birilerini bulmak ve bu saldırıları önlemek gerçekten çok önemli koordinasyon gerektiriyor.”

    “IŞİD’in hilafet söylemi onları çok çekici yapıyor”

    IŞİD’in hilafetçi söylemlerinin onları çekici hale getirdiğini ifade eden Obama, “IŞİD’in hilafet söylemi onları çok çekici yapıyor. Radikallerin Suriye’ye yayılmalarını durduruyoruz dediğimiz zaman bunu yaptığımız sürece onların da gittikçe işleyen bir devlet olduklarını söylemeleri zorlaşacak. Bu da bizim bu terör örgütüne akan yabancı savaşçıları azaltmamıza yardımcı olacak. Paris’teki saldırıları yapmak isteyenlerin sayısı sonuçta azalacak” dedi.

    “PARİS SALDIRISIYLA İLGİLİ BİZE İSTİHBARAT GELMEDİ”

    Kendisine istihbarat kaynaklarından sürekli bilgi geldiğini ancak Paris saldırısı öncesinde Fransa’yı uyaracak herhangi bir bilgi gelmediğini ifade eden Obama, “Her gün bize gelen bazı tehdit raporları var. Her birkaç haftada bir güvenlik ekibimle birlikte bu tehditleri görüyorum. Paris’teki saldırıyla ilgili bize bir bilgi gelmemişti. Fransız yetkililere bildirebileceğimiz bir bilgi gelmedi. Paris saldırıyla ilgili bir bilgiye sahip olduğum söylenemez” dedi.

    “SAVAŞA İNSAN GÖNDEREMEM”

    Acının bitmesini istediklerini ve sadece doğru stratejiyi uyguladıklarını söyleyen ABD Başkanı Obama, “Benim tek istediğim acıyı bitirmek ve ABD vatandaşlarını güvenli tutmak. Benim yapmadığım şey, siyasi kazanç sağlayacak bir hareket yapmaktır. Ben savaşa gönderdiğim insanlardan bacağı sakat birisini görünce savaşa insan gönderemem. Beni güçlü gösterecek ama müttefiklerimizi korumayacak bir stratejiyi uygulayamam, bunun için çok meşgulüm. Biz bir yere asker gönderdiğimizde askerlerimiz ölüyor, aileleri zarar görüyor, ülkemiz yüzlerce milyar dolar harcıyor ve biz düşünmeden böyle bir hareket yapamayız. Bizim yaptığımız strateji doğru

    olandır” diye konuştu.

    “IŞİD KESİNLİKLE MÜSLÜMANLIĞI TEMSİL ETMİYOR”

    IŞİD’in Müslümanları temsil etmediğini ve bu konunun G-20 Zirvesi’nde görüşüldüğünü de vurgulayan Obama, “Bundan çok bahsettik. Terör mağdurlarından çoğu Müslüman. IŞİD kesinlikle Müslümanlığı, İslam’ı temsil etmiyor. Hiçbir şekilde Müslümanlığın çoğunluğunun bakış açısını temsil etmiyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu defalarca söyledi. Müslüman ülkelerin başkanları da bunu söyledi. Yani bu Paris’te yaşanan hain saldırıları İslam’la eşdeğer gören görüş yanlıştır. Şu andaki en kötü terör örgütleri gerçek Müslümanlar adına konuştuklarını iddia edenlerdir” dedi.

    “MÜLTECİLERE MÜSLÜMAN HRİSTİYAN AYRIMI YAPMAK UTANÇ VERİCİDİR”

    Mülteciler konusunda ellerinden geleni yaptıklarını belirten Obama, Türkiye’nin özellikle bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını söyledi. Mültecilere yardım konusunda din ayrımı yapan bazı ülke başkanlarını da eleştiren Obama, “Suriye’yi terk eden insanlar terörden en fazla zarar gören ve zarar görmüş masum insanladır. Anne baba ve yetim çocuklar, bizim bu insanlara kalplerimizi kapatmamamız lazım. Bu insanlar şiddete maruz kalmıştır. İnsanlık olarak bizim görevimiz bu insanlara yardım etmektir. Biliyorum ki Avrupa’nın kaynaklarına bir baskı yaratıyor ve en büyük katkıyı Türkiye sağlıyor. Bizim de üzerimize düşeni yapmamız lazım. Hıristiyanları alalım Müslümanları almayalım, özellikle liderlerden böyle bir şey duyunca bir savaştan kaçan insanı böyle bir şeye tabi tutmak, özellikle bunu öneren kişilerin geçmişte böyle durumdan geçmiş olmaları gerçekten utanç vericidir. Biz dini sınavlar yapmayız. O nedenle bizim liderlerin özellikle de sesini duyuracak konumda olanların bu tür argümanlara destek vermemeleri lazım. Bizden farklı olanları öldürmüyoruz. Böyle söylemleri de güçlendirmek istemiyoruz. Bizim ulusumuz farklı inançlardan oluşan insanlardan oluşuyor ve biz herkese kucak açarız” şeklinde konuştu.