Etiket: Veren

  • 3 kişiye hayat veren mimar adayı Aslıhan toprağa verildi

    Antalya’da yolun karşısına geçmeye çalışırken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Aslıhan Kocapınar, Kuşadası’nda toprağa verildi. İç Mimarlık bölümü öğrencisi genç kızın ailesi kızlarının vasiyeti üzerine 2 böbreğini ve bir karaciğerini bağışlamış ve genç kızın organları 3 kişiye umut olmuştu.

    Kuşadası’ndaki kaza, dün akşam saatlerinde Antalya Dumlupınar Bulvarı üzerinde bulunan bir kavşakta meydana gelmişti. Kazada, Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Bölümü 2. sınıf öğrencisi Kuşadalı Aslıhan Kocapınar’a (20), ders çıkışında evine gitmek üzere kavşaktan yolun karşısına geçmek isterken bir araç çarpmıştı. Kazada ağır yaralanan üniversite öğrencisi genç kıza ilk müdahaleyi yoldan geçen vatandaşlar yapmış, vatandaşların çağrısı ile olay yerine gelen 112 ekiplerinin müdahalesinin ardından Akdeniz Üniversitesi Hastanesine kaldırılan genç kız, 1 günlük yaşam savaşını kaybetmişti. Birçok hayali ve çalışmaları olduğu öğrenilen Kuşadalı genç kızın ölümü okul arkadaşlarının yanı sıra Kuşadası’nda da tüm sevenlerini yasa boğmuştu.

    Gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı

    Antalya Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsinin ardından genç üniversite öğrencisinin cenazesi dün akşam ailesinin ikamet ettiği Kuşadası’na getirilerek, Devlet Hastanesi morguna kaldırılmıştı. Trafik terörüne kurban olan genç kız için bugün Kuşadası Ege Mahallesi’ndeki Mehmet Akkuş Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Son yolculuğunda okul arkadaşları da otobüslerle Antalya’dan Kuşadası’na gelerek sınıf arkadaşlarını son yolculuğunda yalnız bırakmadı.

    Cenaze töreni sırasında Aslıhan Kocapınar’ın annesi Ayşe Kocapınar’ın ve sınıf arkadaşlarının gözyaşları yürek burktu. Anne Ayşe Kocapınar, yakınlarının yardımıyla ayakta güçlükle durdu. Aslıhan Kocapınar, öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

    3 kişiye hayat verdi

    Bu arada üniversite öğrencisinin anne ve babası, kızlarının vasiyeti üzerine organlarını bağışlama kararı aldı. Karar doğrultusunda genç kızın bir karaciğeri İzmir’de bulunan 28 yaşında bir gence nakledildi. İki böbreğinin ise Antalya’da bulunan 2 kişiye verilmek üzere işlemler başlatıldı.

    Kocapınar’ın 2 böbreğini ve bir karaciğeri bağışlanırken, babası Okan Kocapınar, “Aslıhanımız öldü, başka Aslıhanlar ölmesin. Kızımın vasiyetini yerine getirdik ve organlarını bağışladık. Daha önce annesiyle yaptığı bir sohbet sırasında, ‘Anne öldüğüm takdirde organlarımı bağışlayın’ demiş. Biz de onun vasiyetini yerine getirdik” dedi.

    Baba Okan Kocapınar, sürücünün adli kontrol kararıyla serbest bırakıldığını da hatırlatarak, “Biz onu vicdanımızda mahkum ettik” dedi. Anne Ayşe Kocapınar ise “Kızımın yaşamını yitirdiği Antalya’da üniversite önündeki bu yola bir an önce üst geçit yapılmasını istiyoruz. Başka çocuklar ölmesin” diye konuştu.

  • KAYSO Başkanı Büyksimitci, Enflasyonla Mücadeleye Destek Veren Sanayicileri Ziyaret Etti

    Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, ’Enflasyonla Topyekûn Mücadele’ kapsamında kampanyaya destek veren sanayicileri firmalarında ziyaret etti.

    Sanayicilerin zor zamanlarda daima devletinin yanında olduğunu belirten KAYSO Başkanı Büyüksimitci, “Ülkemizin zorlu bir sınav verdiği bu süreçte sanayicilerimiz üzerine düşen sorumluluğun farkındalar. Programa inanarak ilk günden beri milli bir duruş sergileyen, ‘Biz de varız’ diyerek bu seferberliğe destek olan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum” dedi. Ülke genelinde başlatılan enflasyonla mücadele programına toplumun tüm kesimlerinin sahip çıkması gerektiğini kaydeden Başkan Büyüksimitci, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da çağrısına uyarak KAYSO olarak bu süreci sahiplendik ve üyelerimizin en geniş şekilde katılımı için çalışmalarımızı yaptık. Üyelerimizin de mücadeleye sahip çıkması ve geniş bir şekilde katılım göstermesi bizleri memnun etmiştir” diye konuştu. Kayserili sanayiciler olarak programa sonuna kadar katkı sağlayacaklarını açıklayan Başkan Büyüksimitci şunları söyledi;

    “Hükümetimiz tarafından alınan ekonomik tedbirlerin yanı sıra toplumun tüm kesimlerinden geniş katılımlı bir destek gelmesi bu mücadelenin başarıyla sonuçlanacağını gösteriyor. Bugüne kadar olan sıkıntıları nasıl bertaraf ettiysek omuz omuza vererek enflasyonu da bertaraf edeceğiz. Bu konuda da Kayserili sanayiciler olarak elimizden gelen her türlü katkıyı sağlayacağız.”

    Ziyarete KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet İlgü ve İlhan Baloğlu ile birlikte Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Abdullah Oğuzbaş ve Ahmet Gümüşcü’de katıldı. KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci ziyaret ettiği firmalara enflasyonla topyekûn mücadele afişleri bıraktı.

  • Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Esen: “Hak mücadelesi veren bir hareketiz”

    Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen Mardin Şubesinin Olağan Kongresinde konuşan Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, “Yerelden başlayıp küresel ölçeğe yaydığımız politikaları daha da derinleştirmek için kısır söylemlerden, çokluk gururundan kurtulup, tıpkı ilk günkü gibi tevazu ile hak bilincimizle hareket etmek durumundayız. Biz, hak mücadelesi veren, emeği önceleyen ve adil paylaşımı talep eden bir örgütüz. Bu yüzden daha yürünecek çok yolumuz, aşılacak çok engelimiz var” dedi.

    Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen Mardin Şubesi’nin Olağan Kongresi’nde divan başkanlığı yaptı. Tek liste olarak gidilen seçimde Eyüp Değer, güven tazeledi.

    “Memur-Sen, çeyrek asrı aşan tarihiyle, yeni bir anlayışın, yeni bir paradigmanın sendikal hayattaki karşılığıdır” diyen Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, “Çatışmacı, çözümsüzlüğe odaklı ve çözümsüzlükten beslenen sendikal anlayışa karşı çözüm odaklı, milletin inancıyla ve dini değerlerle çatışan anlayışlara karşı inanç ve medeniyet değerlerimizle uyumlu, milletin yararını esas alan özgün ve özgür bir sendikacılığın temsilcisidir” diye konuştu.

    Çeyrek asırlık bir tarihi geride bıraktıklarını vurgulayan Mehmet Emin Esen, “Geride bırakılan bu tarih, vesayetle, darbelerle, baskılarla mücadele tarihidir. Millete yabancı resmi ideolojiyle her düzeyde ve zeminde bir hesaplaşmanın tarihidir. Kalemle, sözle, duruşla ve gerektiğinde sahada canı pahasına verilmiş bir mücadelenin tarihidir. Eski Türkiye’nin yerine yepyeni bir Türkiye kurma çabalarının tarihidir. Sendikacılığa çağ atlatan tarihtir” ifadelerini kullandı.

    “28 Şubatın zemheri soğuğunu yaza çevirdik”

    Memur-Sen’in, dik duran kadrolarıyla üyeye, ülkeye, yerküreye karşı sorumluluklarını bihakkın yerine getirdiğini belirten Esen, “Tarihi yürüyüşünü her menzilde kazanımlarla, üretimlerle, övünçlerle taçlandırmaktadır. Gözbebeğimiz, Eğitim-Bir-Sen’imiz, alanında lider bir sendikadır, lider kadroların sendikasıdır. Eğitim-Bir-Sen’imiz Büyük Memur-Sen ailesinin omurgasıdır, kalbidir. Hep birlikte gün geldi 28 Şubat’ın zemheri soğuğunu yaza çevirdik. Gün geldi darbecilerle, 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz’la omuz omuz mücadele ettik, mahkemelerde hesaplaştık, sahada özgürlüğün kavgasını verdik” diye konuştu.

    Esen sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Emek örgütleri olarak sadece emeğin ve alın terinin değerini yükseltmek ve hakkını savunmakla mükellef değiliz. Aynı zamanda milletin, ümmetin ve insanlık için barış, huzur, adaletle kurulu bir dünyanın inşası için mücadele etmekle de mükellefiz. Gerek Türkiye’de gerekse de bütün dünyada olan bitenlere gözümüzü kapatmadık, kapatmıyoruz. Suriye, Haiti, Kobani, Bayırbucak, Doğu Türkistan, Filistin ve daha nicesi bizim ilgi alanımızda, destek hattımızda oldular hep. Irkçı mezhepçi çevrelerin faşist saldırılarına maruz kalan üç buçuk milyon Suriyeli muhacirle kardeşliğin teminatı olduk. Gerek Eğitim-Bir-Sen ve gerekse de Memur-Sen olarak tecrübe ve birikimlerimizi yeni bir dünya mümkün diyerek bütün dünyayla paylaştık. 5 kıtaya gittik. Yüzlerce ülke sendikasını Türkiye’de konuk ettik. Yetiştirdiğimiz onlarca uzman sendikacı üzerinden kardeşlik ve dayanışma köprüleri kurduk. Uluslararası sempozyumlar, forumlar ve programlarla küresel çapta buluşmalar ve tecrübe paylaşımları gerçekleştirdik. Başımızı hep dik ve çıtayı hep yukarıda tuttuk. Bu bizim vizyonumuzu ve misyonumuzu gösteriyor.”

    Birle yola çıkıp milyonların aşıldığını, şimdi yeni sorumluluklarla kuşanıldığını aktaran Esen, “Her yeni durum yeni tedbirler, yeni politikalar gerektirir. Bütün bu politikaları geliştirmek için de geçmişe dair muhasebe, geleceğe dair öngörü becerisi geliştirmeliyiz. Zaman zaman eski tartışmaların ısıtılıp önümüze konulduğuna şahit oluyoruz. Bizim için en tehlikeli konulardan biri budur. Biz artık belirlenen değil belirleyen bir örgütüz. Dolayısıyla sorumluluğumuz da bu noktada yoğunlaşıyor. Fakat bazı yerlerde bazı tartışmalara şahit oluyoruz. Maalesef inancımıza örfümüze geleneğimize uymayan ’çokluk gururu’ bizi bir kısır döngünün içine çekiyor. Oysa az önce dediğim gibi her yeni durum yeni tedbirler gerektirir. Onun için yerelden başlayıp küresel ölçeğe yaydığımız politikaları daha da derinleştirmek için kısır söylemlerden, çokluk gururundan kurtulup, tıpkı ilk günkü gibi tevazu ile hak bilincimizle, hareket etmek durumundayız. Çokluk gururu bizi körleştirir. En yakınımızı dahi göremeyiz bu yüzden. Biz çok değiliz, biz hak mücadelesi veren, emeği önceleyen ve dahi bir yönüyle hak mücadelesi verirken bir yönüyle de adil paylaşımı talep eden bir örgütüz. Bu yüzden daha yürünecek çok yolumuz, aşılacak çok engelimiz var. Onun için birbirimize daha fazla sarılmalıyız, daha fazla farklı fikirlere açık olmalıyız. Belki farkındayız, belki de değiliz, ama yeni bir dünya kuruluyor. Biz bu dünyanın neresinde olacağız, bir düşünün” diye konuştu.

    Esen, sendikaların şube seçimlerine ilişkin ise, “81 ilimizde, kazananı her zaman millet, teşkilatlarımız ve kamu görevlileri olan kongrelerimiz yapılıyor. İşte bu kongreler aynı zamanda bir muhasebe dönemleridir. Biz gerek fert fert gerekse örgütümüz bakımından bu kurulan yeni dünyada nasıl politikalar geliştireceğiz ve bu geliştirdiğimiz politikaları yerelde ve genelde kimler uygulayacak sorularının cevaplarını arıyoruz. Bu kongreleri böyle değerlendirelim. Şunu da hatırlatmak isterim ki; bu makamlar kişisel ikbal için değil milletin istikbali için bizlere emanet edilmektedir. Bu binalar, arabalar, mali imkanların tümü emanettir ve gözümüz gibi korumakla mükellefiz. Şeffaf, hesap verilebilir bir şekilde çalışmamız gerekmektedir. Sorumluluğu devreden arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi, devralan ve devam eden arkadaşlarımıza ’hayırlı olsun’ dileklerimizi sunuyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Esnafa sahte para veren şahsı vatandaşlar yakaladı

    Isparta’da alışveriş yaptığı iş yerlerinde sahte para kullanan şahıs çevredeki esnaf ve vatandaşlar tarafından yakalanarak polise teslim edildi. Polisin yaptığı araştırmada şahsın 2 iş yerinde 200 TL’lik sahte banknot kullandığı ortaya çıkarken, olayla ilgili 1 şüphelinin daha arandığı öğrenildi.

    Edinilen bilgiye göre, Davraz Mahallesi’ndeki köy garajı civarında bir büfeye giden H.K. 200 TL sahte banknot ile alışveriş yaptıkları esnada vatandaşlar tarafından yakalandı. H.K.’nın yanındaki henüz ismi belirlenemeyen şahıs ise kaçtı.

    Yakalanan H.K. daha sonra polise teslim edilerek, gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahsın sorgusunda 2 iş yerinde 200 TL’lik sahte banknot kullandıkları tespit edildi. Polis ekipleri tarafından yapılan Genel Bilgi Taraması (GBT) sorgulamasında H.K.’nin 3 ayrı suçtan arandığı ortaya çıktı. Öte yandan, olayla ilgili diğer şüphelinin arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

  • Akılara durgunluk veren hırsızlıkta büyük hüsran

    Meksika’da bir alışveriş merkezindeki ATM’leri soymaya çalışan hırsızlar kullandıkları bombanın boya saçması sonucu çaldıkları parayı boyaya buladı. Hırsızlar planladıkları paranın yarısını alıp kaçtı.

    Meksika’nın Villahermosa bölgesindeki Tabasco kentindeki bir alışveriş merkezinde akılara durgunluk veren bir hırsızlık vakası yaşandı. Alışveriş merkezindeki iki ATM’yi soymayı planlayan 6 hırsız önce binanın beton duvarını kırdı, daha sonra ise 1 metre çapında bir delik açtı. Uygun şartları oluşturduktan sonra ATM cihazlarını zorlayan hırsızlar ilk cihazı patlatmakta başarılı oldu. Birinci ATM’den 3 milyon peso çıkaran hırsızların ikinci girişimi ise hüsranla sonuçlandı. Çünkü hırsızların kullandığı bomba bir çeşit boya içerdiğinden ve ikinci ATM’yi patlattıklarında boya tüm paralara bulaştı. Paranın kullanılamaz hale geldiğini anlayan hırsızlar ilk ATM’den aldıkları 3 milyon peso ile birlikte kaçtı.

    Olay hakkında soruşturma başlatıldı.