Etiket: VEREM

  • Öğrencilere ‘Verem’ Semineri

    Samsun’un Çarşamba ilçesinde bulunan Mustafa Kemal Ortaokulu’nda öğrenim gören öğrencilere Çarşamba Toplum Sağlığı Merkezi tarafından “verem” konulu seminer verildi.

    Çarşamba İlçesi Mustafa Kemal Ortaokulu öğrencilerine verem hastalığı konusunda bilgilendirme yapıldı. Çarşamba Toplum Sağlığı Merkezi Verem Birimi görevlilerinden Tülay Yıldızbaş, ortaokul öğrencilerine verdiği bilgilerde verem hastalığına ilişkin hayati önem taşıyan bilgiler aktardı.

    Öğrencilerin sorularının cevaplanması ve yapılan sunumların ardından toplantı son buldu.

  • Görülme Ve Ölüm Oranı Düşse De Verem Dünya İçin Hala Büyük Tehlike

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2015 Raporu’na göre, verem (tüberküloz) hastalığının dünya genelindeki görülme ve ölüm oranı düşse de halen çok yüksek olduğuna dikkat çekti. Kemik, “2014 yılında dünya genelinde 9,6 milyon yeni vaka ve 1,5 milyon tüberkülozdan ölüm olduğu tahmin edilmektedir” dedi.

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Kemik, ‘69. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası’ dolayısıyla yazılı bir açıklama yaparak, halkı verem hastalığına karşı uyardı. Veremin, hava yolu ile bulaşan bakteriyel bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Kemik, veremin, insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olmasına rağmen halen tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak önemini koruduğuna işaret etti.

    “2014’TE DÜNYADA 1,5 MİLYON TÜBERKÜLOZDAN ÖLÜM OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR”

    Dünyada ve Türkiye’de veren vakalarına ilişkin rakamsal verileri paylaşan Kemik, “DSÖ Küresel Tüberküloz 2015 Raporu’na göre, dünya genelinde tüberküloz görülme oranı, sıklığı ve ölüm oranları düşmektedir. Buna rağmen küresel tüberküloz yükü halen çok yüksektir. 2014 yılında dünya genelinde 9,6 milyon yeni vaka ve 1,5 milyon tüberkülozdan ölüm olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye genelinde 2005 yılında verem savaş dispanserlerine kayıtlı toplam tüberküloz vaka sayısı yaklaşık 21 bin iken, 2014 yılında vaka sayısı 13 bin 378’e düşmüştür” ifadelerini kullandı.

    Tüberküloz vakalarının, özellikle de bulaştırıcılığı en fazla olan yayma akciğer tüberkülozu vakalarının (balgamında verem mikrobu tespit edilmiş vakalar) başarı ile tedavi edilmesinin, tüberküloz kontrolünde en önemli noktalardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Kemik, vereme yakalananların aileleri ve diğer temaslılarının da verem savaş dispanserlerine davet edilerek kontrol edildiklerini dile getirdi. Bulaştırıcı olan hastaların yakın çevresindekilere koruyucu ilaç verildiğini, hasta olduğu tespit edilenlerin ise tedavilerine başlandığını kaydeden Kemik, hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı: “Verem hastalığının genel belirtileri arasında halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, çocuklarda kilo alamama, akciğer tüberkülozunda öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı ve nefes darlığı şikayetleri görülebilmektedir.”

    “UZUN SÜREN ÖKSÜRÜKTE VEREMDEN ŞÜPHELENİLMELİ”

    İki-üç haftadan uzun süren öksürük görülmesi durumunda veremden şüphelenilmesi gerektiğinin altını çizen Kemik, “Bu tür şikayetleri olanların en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmesi gerekmektedir. Çocukları veremden korumak için doğumdan 2 ay sonra BCG aşısı uygulanmaktadır. Verem aşısı Aile Sağlığı Merkezlerimiz ve Toplum Sağlığı Merkezlerimiz Verem Savaş Dispanseri Birimlerinde (VSD) ücretsiz olarak yapılmaktadır. Toplumu veremden korumanın en etkili yolu ise bulaştırıcı verem hastalarının erkenden bulunması ve tedavi edilmesidir. Ülkemizde verem hastalığının teşhis ve tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tüberküloz ve dirençli verem hastalarının tedavisinde kullanılan birinci ve ikinci seçenek tüberküloz ilaçları, Bakanlığımızca temin edilerek ücretsiz olarak hastalara verilmek üzere sağlık kuruluşlarına dağıtılmaktadır” dedi.

    Veremin hava yoluyla bulaşan, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu kaydeden Dr. Kemik, veremden korunmak için dikkat edilmesi gerekenleri de söyle sıraladı: “Erken tanı, doğru ve etkin tedavi ile hastalıktan korunmak mümkündür. Verem hastalığından korunmak ve sevdiklerimizi korumak için bazı kurallara dikkat etmemiz gerekir. Öksürürken mutlaka ağzınızı kapatınız. Kullandığınız mendilleri çöp kutusuna atınız. Ellerinizi sabunla yıkayınız. Bulunduğunuz ortamı havalandırmaya özen gösteriniz. Verem hastalığının belirtilerini hissettiğinizde en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. Verem tedavisi gören bir kişi, ilaçlarını belirli bir süre düzenli olarak kullandığında hastalığın bulaştırıcılığı ortadan kalkar. Düzenli tedavi olmayan hastalar ilaca dirençli hale gelir ve hastalığı ilaca dirençli olarak bulaştırırlar.”

  • Verem Haftası Etkinlikleri

    Kilis’te, Verem Haftası 3-9 Ocak 2016 tarihleri arasında düzenlenen 69. Verem haftası etkinlikleri çerçevesinde program düzenlendi.

    Eğitim ve Propaganda Haftası etkinliklerinin çerçevesinde Verem Savaş İl Koordinatörü Dr. Safinaz Dila Külekçioğlu, Hemşire Ayşe Sapan ve Röntgen Teknisyeni Salih Adıgüzel’in Halk Sağlığı Müdürlüğümüze bağlı Toplum Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezinde görevli sağlık çalışanlarına ve Mehmet Uluğcan Ortaokulunda yaptıkları sunum ile başlamıştır.

    69. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası kapsamında Verem Savaş Dispanserimizde görevli ilgili personellerimiz tarafından Verem Hastalığı ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve farkındalığın arttırılması amacıyla sempozyum ve konferanslar düzenlenecek.

  • Uzmanlardan Verem Uyarısı

    Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Necla Hare Kurt, verem hastalığının günümüzde etkili olmadığı gibi bir izlenimin yanlış olduğunu vurgulayarak, tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanan bir hastalık olduğuna dikkat çekti.

    Veremin çoğunlukla akciğerlerde ortaya çıkan bir hastalık olduğunu, nadir de olsa diğer organları tutabildiğini ancak genellikle akciğer veremi olarak bilindiğini kaydeden Medical Park Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Necla Hare Kurt, “Bu bakteri vücuda girdikten sonra hemen hastalık oluşturmayabilir. Vücut direncinin düşmesi gibi çeşitli sebeplerden dolayı bu bakteri daha sonra vereme neden olabilir” dedi.

    SOLUNUM YOLLARINA DİKKAT

    Verem mikrobunun insan vücuduna çeşitli yollardan girebileceğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Necla Hare Kurt, “Solunum yolları bunların başında gelir. Sağlığımıza dikkat etmemek, aşırı yorgunluk, üzüntü, grip veya diyabet gibi vücudun direncini azaltan durumlar da hastalık ihtimalinin artmasına neden olur. Hastalığın çeşitli belirtileri olmasına rağmen en önemli belirtisi uzun süren öksürük ve kanlı balgamdır. Ayrıca verem hastalarında ilk aylarda yavaş, ilerleyen zamanlarda hızlı zayıflama, halsizlik, yorgunluk, geceleri terleme ve hafif ateş gibi belirtilerde gözlenir” diye konuştu.

    DÜZENLİ İLAÇ KULLANAN KİŞİLERİN HASTALIĞI BULAŞTIRMA RİSKİ AZALIR

    “Verem hastalığı en çok tanı konulmamış ya da ilaç kullanmayan kişilerin yakın çevrelerine bulaşır” diyen Uzm. Dr. Necla Hare Kurt, “Verem solunum yoluyla, hastalığı taşıyan kişilerin hapşırması, öksürmesi, konuşması esnasında havaya yaydıkları mikropların hastalık taşımayan kişiler tarafından solunması ile bulaşır. Ortak çatal, kaşık ve eşyaların kullanımından bulaşma olmaz. Tanı konulup, ilaç başlanan ve ilaçlarını düzenli kullanan hastaların verem hastalığını bulaştırma ihtimali çok azalır” şeklinde konuştu.

    Verem hastalarının hekimler tarafından verilen ilaçları düzenli olarak kullanması gerektiğinin altını çizen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Necla Hare Kurt, ”Verem hastalığının tedavisinde kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. Fakat hastanın da dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Hasta beslenmesine dikkat etmeli, bağışıklık sistemini güçlü tutmalı, kendini yormamalı, dinlenmeye özen göstermelidir. Verem tedavisi uzun sürelidir ve doktor gözetiminde olması gerekir. Hastalığın tedavi süresi ise en az 6-9 aydır. Doktor tarafından verilen tedaviye uyulmadığı takdirde hastalık ölüm ile sonuçlanabilir‘’ açıklamasında bulundu.

    VEREMDEN KORUNMA YOLLARI

    Son olarak Verem hastalığından korunma yollarından bahseden Uzm. Dr. Necla Hare Kurt, şu bilgileri verdi:”Veremden korunmak için artık günümüzde aşı kullanımı yaygındır. 2 aylıkken ve 7 yaşında verem aşısı uygulanır. Çevresinde veya ailesinde verem hastası olanlar kontrol altında olmalı, gerekli tetkikler yapılmalıdır. Düzenli yaşam, sigara, alkol, madde bağımlılığının bırakılması, temizliğe önem vermek, yeterli beslenme hastalığın kontrol altına alınması ya da başlamaması için önemlidir. Verem hastalığı geçirmiş birinin tekrar olmaması diye bir durum söz konusu değildir. Aynı önlemleri bu kişilerde almalı ve hayatına dikkat etmelidir. Verem bütün toplumu tehdit eden bir hastalıktır. Bu konuda çevremizi bilgilendirmek, verem hastalarına destek olmak, tedavi olmasına teşvik etmek hepimizin görevidir.”

  • Öğrenciler Verem Hastalığını Öğrendi

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, aylık kültür-sanat etkinlikleri kapsamında Veremle Savaş Haftası dolayısıyla ‘Verem Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır’ konulu konferans düzenledi.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Veremle Savaş Haftası dolayısıyla düzenlenen ‘Verem Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır’ konulu konferans, Kültür Merkezi Lale Salonu’nda gerçekleştirildi. Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Tuğba Göktalay tarafından verilen konferansta, verem hastalığının ne olduğu, nasıl bulaştığı ve tedavi yöntemi ile ilgili bilgiler verildi. Lise ve dengi okullarından öğrencilerin katıldığı konferansta Yrd. Doç. Dr. Tuğba Göktalay, verem hastalığının en çok akciğer olmak üzere lenf bezleri, böbrek, kemik ve beyini de tutabileceğini söyledi. Dünyada her yıl 9 milyon insanın bu hastalığa yakalandığını kaydeden Göktalay, her yıl 1,3 milyon insanın verem hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Yaklaşık 1 saat süren konferans sonunda Göktalay, öğrencilerin sorularını da yanıtladı.