Etiket: Verdiği

  • Adana merkezli 10 ilde yapılan “Son Alo” operasyonunda tutuklanan telefon dolandırıcısı Kemal Gözüaçık’ın Whatsapp’tan yaptığı telefon görüşmesinde elemanlarına verdiği dolandırıcılık önerileri ortaya çıktı

    Adana merkezli 10 ilde yapılan “Son Alo” operasyonunda, kendilerini polis, savcı ve asker olarak tanıtarak 252 vatandaşın 15 milyon lirasını dolandırmak istediği iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanan 49 kişiden biri olan Kemal Gözüaçık’ın Whatsapp’tan yaptığı telefon görüşmesinde dolandırıcılık önerileri ortaya çıktı

    Adana Emniyet Müdürlüğüne bağlı Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, ’Son Alo’ ismiyle Adana merkezli İstanbul, Ankara, Eskişehir, Edirne, Gaziantep, İzmir, Mersin, Osmaniye ve Şanlıurfa’da 73 adrese 5 Nisan günü şafak vakti operasyon düzenledi. Operasyonda, telefonla aradıkları kişilere kendilerini jandarma, savcı ve polis olarak tanıtıp terör örgütleri ile kandırarak para isteyip dolandırıcılık yaptığı iddia edilen 1’i kadın 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan telefon dolandırıcılarının arasında parayı elden alanlar ile hesaplarını kullandıranlar da olduğu öğrenildi. Operasyonda zanlıların sahte çağrı merkezi kurup buradan vatandaşı 155 polis imdat, 156 jandarma imdat, banka ve GSM şirketlerinin müşteri hizmetlerinden arıyormuş gibi yaptığı ya da bilgisayarlara kurulan özel programlarla herhangi bir numaradan arama imkanı buldukları tespit edilmişti. Sorgularının ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 49’u tutuklanmış 3’ü serbest kalmış gerisi ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

    Sahte polis sosyal medyadan vatandaşı dolandırmak için pazarlık yapıyor

    Tutuklanan Kemal Gözüaçık’ın Whatsapp’tan yaptığı görüşmenin ses kaydı ortaya çıkı. Ses kayıtlarında Kemal Gözücaçık’ın bir süre önce kandırıldıktan sonra 50 bin lira veren Ayşe Yazgan’dan parayı aldıktan sonra polis tarafından yakalanan Yunus Gemci ile görüştüğü belirlendi.

    Kemal Gözüaçık ile Yunus Gemci’nin konuşmaları şöyle:

    Kemal Gözüaçık: “Kardeşim, Çavuş seninle gerekeni konuşmuştur. Ben üç yıldır çalışıyorum, aslında Çavuş ile değil, onun büyük ağabeyi Mehmet ile ama o da içeride. Biz şimdi burada bayağı bir iş yaptık. Benim adamı aldılar, benim adam içeride. Haberlere falan çıktı, duymuşsundur belki. Ben senin adını çok duydum kardeş. Ben Mustafa’nın eniştesiyim. Mustafa bu işleri bıraktı, artık yapmıyor. Çavuş, “Yunus, çıktı. Senin yanına gelsin” dedi. Ben zaten yüzde 10’a falan çalışmıyorum. Yüzde 25’ten aşağıya çalışmıyorum. Eğer tamam dersen kardeşim, yarın arkadaşlar Adana’ya başlayacaklar. Eğer tamam der ve gelirsen, sabah Adana’da buluşalım. Sen de içeriden çıkmışsın, durumları biliyorsun. Benim adama 12 bin lira avukat parası verdim. O da benim kadar kazandığı halde. Sen tamam dersen, “Gelirim ağabey” dersen, kimseyle muhatap etmiyoruz. Sadece sen ve ben. Yüzde 12.5 senin, yüzde 12.5 benim. Yarı yarıya kardeşim, ne alırsak yarı yarıya. Kesinlikle risk yok. İki gündür bana iş verdiler; cuma ve perşembe. “Eve gir” dediler, girmedim. Niye? Kamera var kardeşim ben girmem. Seni de göndermem. Kameralı yerde herhangi bir iş alamadık. İsterse bir trilyon olsun, sana kimse bir şey diyemez. Biz alamadığımız sürece kimse bize bir şey diyemez. Sana bir şey diyen olursa telefonu kapat, “Ağabeyi arayın” de. Risksiz yapacak kardeş, risk yok. Bu saatten sonra cezaevinde yatılmaz yani. Tamam dersen kardeş, sabah erkenden Adana’da buluşalım. Çünkü adamlar sabah Adana’ya başlıyor. Olay böyle kardeşim. Kafana yatarsa gel kardeş sabah başlayalım. Çünkü beni aradılar ve; “Sabah oraya gidiyoruz” dediler. Çavuş’u aradım, onun haberi var. Bu konuştuklarımızı da hemen sil telefonundan kardeşim. Tamam dersen, sabah erkeden Adana’da ol. Çünkü ben de başka şehirden geleceğim Adana’ya. Çünkü olduğumuz şehirde çalışmayalım. Anladın mı?”

    Yunus Gemci: “Tamam ağabey, bana her türlü uyar. Bu gece binerim Adana otobüsüne veya istersen benim motosikletle geleyim, “İşimize yarar” dersen. Ya da yorulma motor bulup geleyim.”

    Kemal Gözüaçık: “Hiç motorla falan gelme. Sen akşamdan bin. Sabah 9’da Adana’da ol ki. Ben de Adana’da olacağım. Beraber başlayalım kardeşim. Dediğim gibi kimse yok sen ve ben. Ne alırsak yarı yarıya kardeşim, tamam mı? Zaten adamlar bizi o yüzden istiyor. Çünkü bugüne kadar yanlış yapmadık. Benim eleman yakalandı. Bir milyon 150 bin lira ile yargılanıyor, 14 ayrı dosyadan şimdi. Ne aldıysak kuruşu kuruşuna verdik paralarını kardeş. O yüzden bize güveniyorlar. Senin için de; “Çok sağlam. İsim vermedi, gitti yattı. Paramızı da senin gibi teslim etti” dediler. Bana da cezaevinden Çavuş’un ağabeyi haber yollamış, “Kemal, birilerini bulsun çalışsın” diye. Sen de “Tamam” diyorsun, sabah 09.00’da Adana’da ol. Beraber Adana’da buluşalım kardeş. Hiç motorla falan uğraşma çünkü motor daha çok dikkat çekiyor. Sen dediğim gibi sabah gel. Kimse bizi zorlayamaz. Alırsak alırız, alamadıysak da kimse çıkıp da “Alamadılar” diyemez. Çünkü adamlar beni biliyor yani. Ne işlerini aldım, sen de almışsındır muhakkak. Biz, ikimiz; kafa dengi insanlar gibi çalışacağız. Sen sabah erkenden Adana Otogarı yakınlarında ol, başka da bir şeye karışma kardeşim. Yüzde 25’i bizim ve dediğim gibi yüzde 12.5 olarak paylaşacağız. Bu konuşmaların hepsini sil kardeşim.

    Yunus Gemci: “Tamam ağabey, Allah razı olsun. Ben geliyorum o zaman sabah. Görüşürüz o zaman Allah’ın izniyle. Allah’a emanet ol.”

  • Başkan Aydın Kalkan: “12 Mart milletimizin İstiklal Marşı ile emperyalistlere muhtıra verdiği tarihtir”

    Eğitim Bir Sen Kayseri 1 No’lu Şube tarafından İstiklal Marşı’nın 97. Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Başkan Aydın Kalkan, “12 Mart milletimizin İstiklal Marşı ile bütün emperyalistlere karşı muhtıra verdiği tarihtir” dedi.

    Eğitim Bir Sen Kayseri 1 No’lu Şube tarafından Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonunda ‘Kahramanlık Şiirleri ve Ezgi Gecesi’ program düzenlendi. Program Kuran-ı Kerim tilaveti, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.

    Açılış konuşmasını yapan Eğitim Bir Sen Kayseri 1 No’lu Şube Başkanı Aydın Kalkan, İstiklal Marşı’nın bir direnişin yemini olduğunu söyledi. Başkan Kalkan, “Milletimizi dize getirecek yanılgısı olan işgalci devletlere bir meydan okumadır. İstiklal Marşımızın önemi hayatımızda ki fonksiyonu bizim varlık temelimiz olmasıdır. İstiklal bizim vazgeçemeyeceğimiz, varlık şartlarımızın başında gelmektedir. İstiklal Marşı daha Cumhuriyet kurulmadan milletin varlığı ve bağımsızlığının kurumsal yapısı olan mecliste 12 Mart 1921’de bütün mebusların katıldığı genel kurulda görülmemiş bir bilgi ve tezahürat ile kabul edilmiştir. Bu marş en az 100 yıldır devam eden ve çözüm sürecinin ardından bütün mahkûmiyet, mahrumiyet ve tarihi bir silkinişle karşı koyup emperyalizme meydan okumanın en net ve açık ifadesidir. İstiklal Marşı en zalim ve işgallerle haçlı emperyalizminin darmadağın edip tarihten silmek istediği milletimizin derlenip toparlanarak muhteşem bir direnişle zafer elde etmesinin destanıdır. Bu anlamda İstiklal Marşı bir yeniden kıyamın, kurtuluşun ve en geniş mutabakat metninin bir varoluş manifestosudur. İmanın ve inanç kardeşliğinin, haksızlığa boyun eğmeyecek, teslim olmayacak ve birlik beraberliğin direniş yeminidir” diye konuştu.

    Program yapılan konuşmalar ve şiir dinletileri ile sona erdi.

  • THY’nin Boeing ve Airbus’a verdiği uçak siparişleri kesinleşti

    Türk Hava Yolları, Eylül 2017 döneminde Boeing ve Ocak 2018 döneminde Airbus firmaları ile uçak satın alma konusunda imzalanan niyet anlaşmaları çerçevesinde siparişlerin kesinleştiğini duyurdu. Buna göre THY, 50 adedi kesin ve 10 adedi opsiyon olmak üzere toplamda 60 adet geniş gövde uçak satın alınmasına karar verdi.

    Türk Hava Yolları Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı özel durum açıklamasında, uçak üreticileri Boeing ve Airbus’a verilen uçak siparişlerinin kesinleştiğini duyurdu. Açıklamada, “Ortaklığımız Yönetim Kurulunca, geniş gövde uçak ihtiyacının temini kapsamında 2019 yılında 6 adet, 2020 yılında 14 adet, 2021 yılında 10 adet, 2022 yılında 12 adet, 2023 yılında 11 adet ve 2024 yılında 7 adet olmak üzere, 50 adedi kesin ve 10 adedi opsiyon olmak üzere toplamda 60 adet geniş gövde uçak satın alınmasına karar verilmiştir. Buna göre, Boeing firmasından 25 adet kesin, 5 adet opsiyon toplam 30 adet B787-9 tipi yolcu uçağı ve Airbus firmasından 25 adet kesin, 5 adet opsiyon toplam 30 adet A 350-900 tipi yolcu uçağı satın alınacaktır” denildi.

    Airbus’ın en yeni geniş gövdeli uçağı olan A350-900’ler için imzalar, Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un huzurlarında düzenlenen törenle, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı ile Airbus CEO’su Tom Enders tarafından Paris’teki Elysee Sarayı’nda atılmıştı. 787-9 Dreamliner satın alma görüşmelerine ilişkin mutabakat zaptı ise, Boeing ve Türk Hava Yolları arasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler‘in (BM) 72. Genel Kurul görüşmelerine katılmak üzere gerçekleştirdiği Amerika Birleşik Devletleri gezisi esnasında Eylül 2017’de imzalanmıştı.

    “Bugün niyet imzalarını resmiyete dökmüş bulunuyoruz”

    Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı, kesinleşen uçak siparişlerine ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz Eylül ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın çok değerli destek ve katılımlarıyla New York’ta, dünyanın en modern teknolojiye sahip uçaklarından biri olan 787-9 Dreamliner’ı filomuza katmak için Boeing ile bir ön mutabakat zaptı imzalamıştık. Yine aynı şekilde bu yılın Ocak ayında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron’un değerli iştirakleriyle, A350-900’ü filomuza katmak adına Airbus ile karşılıklı iyi niyetimizi beyan etmiştik. Bugün, bu niyet imzalarını resmiyete dökmüş bulunuyoruz” ifadelerine yer verdi.

    THY’nin hedefleri doğrultusunda yeni uçakların önemli rol oynayacağına dikkat çeken Aycı, “İnşası tamamlandığında transfer merkezimiz olarak hizmet verecek olan Yeni Havalimanındaki geniş gövde ihtiyacımızı karşılamaya yönelik oldukça önemli bir girişim olarak addettiğimiz Boeing siparişi, Cumhuriyetimizin 100. yılında filomuzu daha da güçlendirecek ve yolcularımızın memnuniyet düzeyini çok daha üst seviyelere taşıyacak olan büyük bir adım. Aynı şekilde Airbus firması ile kesinleştirdiğimiz siparişimiz, sadece Türk Hava Yolları’na değil, ülkemiz havacılık sektörüne de büyük kazanç sağlayacaktır. Attığımız bu adımların, ülkemizin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi, Türk Hava Yolları’nın istikrarlı yükselişine büyük bir ivme katmakla kalmayıp, aynı zamanda Türk Sivil Havacılığı için de oldukça önemli bir katma değer olacağına dair tam inancımızla, haklı bir mutluluk yaşıyoruz” dedi.

  • Psikiyatristin verdiği ilaçla yoğun bakımlık olan genç kızdan sevindirici haber

    Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melike Cengiz, cildinde yaygın döküntü, deri bütünlüğünün yüzde 40’ı bozulan ve hayati tehlikesi bulunan 16 yaşındaki lise öğrencisi H.Ü.’nün yoğun bakımdan normal servise alındığını bildirdi.

    Antalya’da makine teknisyeni Cem Ü. ile özel eğitim kurumunda idareci Dilek Ü. çiftinin tek çocuğu lise 2. sınıf öğrencisi H.Ü.’ye, geçen ay sınav kaygısı nedeniyle gittiği özel hastanede, psikiyatri doktorunun verdiği ilaçlar iddiaya göre yan etki yaptı. İlk önce kulağının arkasında başlayan kızarıklıklar, kısa sürede yanıklara dönüşerek, genç kızın tüm vücudunu sardı

    Bunun üzerine 18 Ocak günü Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin yoğun bakım servisine alınan H.Ü.’nün tedavisinde mutlu sona gelindi. Tüm vücudunun yandığı ileri sürülen H.Ü.’de yüzde 40 deri kaybı olduğunu söylenmişti. 20 günlük yoğun bakım tedavisinin ardından genç kız normal servise alındı.

    Prof. Dr. Melike Cengiz, hastanın sağlık durumu hakkında açıklamalarda bulundu.

    H.Ü.’nün yaklaşık 20 gün önce cildinde yaygın döküntü, yanığa benzer deri bütünlüğünün yüzde 40’ını kaybedecek kadar lezyonlarla hastaneye başvurduğunu hatırlattı.

    “20 gün ileri tedavi uygulandı”

    Hastanın önce serviste değerlendirildiğini durumunun ciddileşmesi nedeniyle yoğun bakım ünitesine alındığını anlatan Prof.Dr. Cengiz, “Yüzde 40-50 arasında derisinde tamamen soyulma, yanık gibi değerlendirebileceğimiz bir lezyon vardı. Vücudunun yüzde 90’ınında da döküntülerle hastayı takip ettik. Hastada organ yetmezliği gelişmesi açısından çok ciddi riskler mevcuttu. Hastaya ilaca ya da enfeksiyonlara bağlı olarak gelişen bağışıklık sisteminde birtakım farklılıklar nedeniyle oluşmuş olduğunun teşhisi konuldu. Yoğun bakım ünitesinde ileri tedaviler yapıldı. Bu tedaviler sırasında günlük bazen iki üç saati bulan pansumanlar, organ destek fonksiyonları, organlarının desteklenmesi için gerekli tedaviler uygulandı. Gözün ve bazı yumuşak dokuların korunması için hem yapay hem de insan kaynaklı koruyucular kullanıldı.”dedi.

    “Yaraların tamamı kapandı”

    Bu şekilde 20 gün civarında pansuman ve tedaviyle hastanın servise çıkabilecek duruma getirildiğini vurgulayan Prof.Dr Melike Cengiz, “ Hastamızın yaralarının tamamı kapandı. Su anda hiçbir açık yarası yok. Vücudundaki döküntüler ortadan kayboldu. Yürüyebiliyor, konuşabiliyor. Daha önce bir yudum bir su bile içemiyordu, çünkü ağzının içinde de son derece ciddi yaralar vardı. Bugün her istediğini yiyip içebiliyor.”ifadelerine yer verdi.

    “Bir iki ay içinde normal hayatına dönecek”

    Enfeksiyonları nedeniyle başlanılmış olan antibiyotik terapisine devam edileceğini kaydeden Prof.Dr. Cengiz, “ Bunun dışında kullanmak zorunda olduğu herhangi bir ilaç bulunmuyor. Son derece iyi bir şekilde hastamızı taburcu etmenin mutluluğu içindeyiz. Genç bir hasta, bu yoğun tedaviler sayesinde sağlığına kavuştu. Yiyememekten, içememekten, ağrılardan çok sıkıntılıydı. İyileşememe kaygıları çok fazlaydı, şu an için halsiz bir miktar yine güçsüz olmakla birlikte öncesine göre çok daha iyi. Organ fonksiyonları, bedensel fonksiyonları noktasında tam olarak normale geldi. Fakat güçsüz, kuvvetsiz, bir miktar hastanede kalması gerekiyor. Bir kaç ay içerisinde tamamen normale dönebilecek. Bir iki hafta içinde evinde olur. Artık hayati tehlikesi yok.”dedi.

    “Güneşe çıkabilir, denize girebilir”

    Hastanın vücudunda ciddi bir iz kalmayacağını belirten Prof.Dr. Cengiz,” Hafif bir deri koyuluğu dışında bir iz yok vücudunda. Vücudunda tırnak kadar bile yara yok. Rahatlıkla denize girebilir, güneşe çıkabilir.”dedi.

  • Başkan Alıcık öğrencilere verdiği sözü yerine getirdi

    AYDIN (İHA) – Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, okul ziyaretleri programı kapsamında Şehitler Ortaokulu’na gitti.

    Yarıyıl tatili öncesi öğrencilere spor odası ve okulun çevre düzenlemesinin yapılması için söz verdiğini hatırlatan Alıcık, söz konusu çalışmaların tamamlandığını belirtti.

    Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, okul ziyaretleri programı kapsamında Şehitler Ortaokulu’na giderek öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi.

    Yarıyıl tatili öncesi öğrencilere okulun çevre düzenlemesi ve spor odası yapılması için söz veren Başkan Alıcık, “Öğrencilerle bir araya gelmeyi ve onlarla fikir alışverişinde bulunmayı seviyorum. Gençlerimizin, çocuklarımızın fikirlerini çok önemsiyorum. Bir o kadar daha önemsediğim konu ise onların eğitimi. Göreve geldiğim günden bu yana Nazilli Belediyesi olarak okullarımıza sayısız yatırım yaptık. Birçok projeyi ve çalışmayı üstlendik. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin taleplerini elimizden geldiğince yerine getirdik. Yarıyıl tatili öncesi öğrencilerimizin bir takım istekleri vardı. 2 hafta gibi kısa bir sürede onlara verdiğimiz sözleri yerine getirdik. Dün olduğu gibi bugün de geleceğimiz olan öğrencilerimizin yanındayız” ifadelerini kullandı.