Etiket: Verdiği

  • Bakan Avcı, Okuma Grubu Öğrencilerinin Verdiği Panele Katıldı

    Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Aksaray’da eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sami Güçlü’nün yöneticiliğini yaptığı okuma grubunun hazırladığı ‘Mehmet Akif Ersoy Bir Dava Adamı’ konulu panele katıldı.

    Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa katılan Bakan Avcı, okuma grubu öğrencilerinin verdiği paneli can kulağı ile dinledi. Öğrenciler, Mehmet Akif Ersoy’un hayatından kesitler anlattı.

    Burada bir konuşma yapan Bakan Avcı, Mehmet Akif Ersoy’un büyük ve önemli bir şair olduğunu belirterek, “Bir kere daha şunu hissettim. Hemen hemen bütün yazarlar için söylenebilir, şairler için söylenebilir ama Akif için özellikle söylenebilir. Tekrar tekrar okumalarda daha önce hiç karşılaşmadığınız veya fark etmediğiniz, belki öylesine görüp geçtiğiniz bir takım özellikleri müteakip okumalarınızda görüyorsunuz. Onun için aslında özellikle Akif gibi büyük şairlerin, yazarların okuyucu yaşları da var. Yani gençken okuduğunuz zaman başka bir Akif var, orta yaşta okuduğunuz zaman başka bir Akif ve daha ileri yaşlarda okuduğunuz zaman veya dinlediğiniz zaman başka bir Akifler var. Ama kaya gibi sağlam bir irade, bir karakter. O anlamda bir değişkenlikten değil, bizim Akif’i anlamamızdaki değişiklik katmanlarından söz ediyorum. Bu katmanlar zaman içerisinde değişik ortamlarda, değişik yaşlarda kendini açmaya başlıyor. Ben de bugün sizleri dinlerken yeni katmanlarımın açıldığını hissettim ve onun için sizlere çok teşekkür ederim. Bu okuma grupları projesi doğrusu gerçekten Milli Eğitim Bakanlığı olarak çok müteşekkir olduğumuz bir proje. 18 vilayette devam eden bu okuma grupları faaliyetinin inşallah 81 vilayete teşvik edilmesi için zaten okuma grupları temsil heyeti ile daha önce bakanlığımızın bir görüşmemiz oldu. Mutabık da kaldık. İnşallah bunu daha yaygın bir hale getirmek için bizler de Milli Eğitim Bakanlığı olarak elimizden geleni yapacağız. Bir yazarın böyle külliyatıyla, onunla ilgili yazılanları da ihtiva edecek şekilde okunmasının ne kadar bereketli bir okuma türü olduğunu ben kendi öğrencilik ve öğretmenlik hayatım zamanlarından biliyorum. O bakımdan gerçekten şimdi sizi dinlerken 60 yaşın Akif’i, size uzak bir yaşın Akif’i olarak bir özelliğini de ben buradan zikretmek istiyorum. Bu benim gençliğimde fark etmediğim bir Akif. Akif aynı zamanda mahzun bir adam. Şimdi Akif’in daha sonra çokta güzel bestelenmiş olan ‘ezelden aşinanım ben ezelden hem zebanımsın’ şiiri, artık şiir demekte yetmiyor. O bestesi ile öyle de güzel bütünleşti ki, onu dinlediğiniz zaman işte o hüznü Allah’a olan Akif’i de görüyorsunuz” dedi.

    Okuma grupları yöneticisi olan eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sami Güçlü ise, emeklerinin karşılığını izleme fırsatı bulduklarını belirterek, “Bizim için gerçekten güzel bir gün. Emeğimizin karşılığını öğrencilerimizde izleme imkanı bulduğumuz bir gün. Bu emeğin de toplumumuzun geniş bir kesimi tarafından öğrencilerimizin velileri ve Aksaray’da okuyan, çok çeşitli liselerden gelen öğrencilerimiz tarafından da izlendi. Emeğin kaybolmayacağına inanırım. Belki biraz geç gelir. Hatta belki bu dünyada da gelmez. Ama mutlaka karşımıza çıkacağına inanırım. Dünyanın çalışkan insanların elinde döndüğüne de inanırım. Bir şey yapmanın, kendi küçük dünyamızı değiştirmeye etkili olacağına da. Ve bu dünyadaki nasibimizin de emek ve gayretlere bağlı olduğunu. Dolayısı ile mütevazi bir çalışma. Yani kitlesel bir eğitim değil. Büyük eğitim sistemimizin içerisinde bir nokta gibi. Karınca kadar mütevazi. Ama hayatta da ferdi çalışmaların çok belirleyici olduğuna inanırım. Dünyayı değiştiren gelişmelerin devrimlerle, büyük inkılaplarla çok olmadığına, bunun bazı istisnaları hariç ferdi gayretlerin sonucu ortaya çıktığına inanırım” dedi.

    Programa Aksaray Valisi Şeref Ataklı, AK Parti Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu, AK Parti Milletvekili Doç. Dr. Mustafa Serdengeçti, Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı, AK Parti İl Başkanı Abdulkadir Karatay, daire müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

  • Bakan Kılıç, UEFA’nın Galatasaray’a Verdiği Men Cezasını Değerlendirdi

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, UEFA’nın, Galatasaray’ı finansal fair play kriterlerini yerine getirmediği gerekçesiyle Avrupa kupalarından 1 yıl men etmesiyle ilgili olarak, “Görüldüğü gibi uluslararası kurullar bu noktada hiç esneklik göstermiyor. İnşallah en kısa süre içerisinde toparlarlar ve Galatasaray tekrar Avrupa’daki yolculuğuna devam eder” dedi.

    Bakan Çağatay Kılıç, TRT Spor’da katıldığı programda UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu Yargı Komisyonu’nun, Galatasaray’ı finansal fair play kriterlerini yerine getirmediği gerekçesiyle UEFA organizasyonlarından 1 yıl men etmesini değerlendirdi.

    Sarı-kırmızılı kulübün UEFA’dan aldığı men cezasından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getiren Bakan Çağatay Kılıç, “Bu ceza, herkesin sorumluluğunu iyi bilmesi ve bu noktada da ortaya doğru bir çabanın konulmasının ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Maalesef bir kulübümüz 1 yıl Avrupa’dan men cezası aldı. Üzücü bir durum. Umut ediyorum ki geleceğe yönelik olarak da yapılması gereken çalışmaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur” diye konuştu.

    FENERBAHÇE – BEŞİKTAŞ DERBİSİNDE YAŞANANLAR

    Spor Toto Süper Lig’deki şampiyonluk yarışının Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında devam ettiğini belirten Bakan Çağatay Kılıç, derbide yaşananlarla ilgili olarak, “Türkiye’de yıllarca futbolda, spor camiasının içerisinde bulunan, birçok sporcuya destek olmuş, yol göstermiş bir spor insanı hakkında kim olursa olsun, hakaretvari hiçbirimizin kabul etmediği bir takım sözler söyleniyor. Bunu hiçbirimizin kabul etmemesi gerekir. Bunun bahanesi de yoktur. Ben zaten bunu hiçbir kulübümüzün ve yöneticimizin kabul edeceğini düşünmüyorum. Taraftar olarak takımını desteklemek için orada bulunduğu sırada bu tip bir saldırıya maruz kaldığını düşünenlerin de sesini çıkarması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “AVRUPA’DAKİ KULÜPLERİN DE AYNI ŞEKİLDE TAKİP EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

    Bakan Çağatay Kılıç, çalışmaları son aşamaya gelen kulüpler yasasını, “Spor camiasının, kulüplerinin kendi yönetimlerinin daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağı bir yasa” olarak tanımlarken şunları söyledi:

    “Bu uzun zamandır konuşulan müzakere edilen bir şey. Neden müzakere ediliyor? Demek ki futbolumuzun yönetim tarzında bazı eksikliler hissediliyor ki bu sürekli olarak dile getirilen ve istenilen bir şey. Bugün ki yapıda bir eksiklik olduğu anlamına geliyor ve bunun üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Şunu bilmemiz gerekiyor; işin en önemli noktası kulüplerimizin finansmanı. Bu finansman sağlanırken yöneticilerin üzerindeki sorumluluk veya sorumsuzluklar… Bu yapı yönetilirken ortaya koyulan artı eksi durumlar… Bunlar zaten UEFA’nın ortaya koymuş olduğu mali fair-play diye adlandırdığı kriterlerde var. Bu kriterlere uymayanlarla alakalı olarak zaten Avrupa müsabakalarında yaptırım söz konusu. Dolayısıyla zaten sizi o noktaya zorunlu olarak itiyorlar, bunun ortada olduğu kesin, bunun değerlendirilmesi lazım ve bundan kaçış yok. UEFA’nın da bu kriterleri uygularken tüm ülkelerdeki spor kulüplerine de eşit şekilde yanaşması gerektiği noktasında takibimiz var. Bizim bazı kulüplerimizde mali durumlarla ilgili sıkıntılar olabilir ama Avrupa’nın farklı ülkelerindeki kulüplerde de olabilir. Onların da aynı şekilde takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kuralların içerisinde olacağı ve aynı zamanda spor camiasının, kulüplerinin kendi yönetimlerinin daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağı bir yasa. Bir borcun olduğu, bu borcun yüksek olduğu ve bunun yönetilmesi gerektiği kesin. Geleceğe yönelik olarak da bunun tekrar etmemesinin sağlanması gerekiyor.”

    “ASLA BİR HİBEDEN SÖZ ETMİYORUZ”

    Bakan Çağatay Kılıç, herhangi bir borcun hibe edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını vurgularken, “Yanlış bir algılama oldu, biz asla bir hibeden söz etmiyoruz. Altını çizerek söylüyorum, herhangi bir şekilde bir borcun, bir takım farklı finans kuruluşlarıyla alınabilecek olan bir krediyle ödenmesi, sonra hibe edilmesi gibi bir şey yok. Bunu açıkça söylüyorum, karşılıksız herhangi bir şeyin yapılması söz konusu değil. Bunun haricinde belli kurumlarla da değil. Yani bu yönetilmesi gereken finansal bir borç. Bunun yönetilmesi gerekirse, bunun içerisinde yapılması gereken finansal çalışmalar neyse tabi ki bakılır ve bizim de verebileceğimiz destek neyse bakılır ve değerlendirilir. Ama asla devletin üstlenmesi gibi bir şey söz konusu değil” şeklinde konuştu.

    “AMATÖR BRANŞLARDAKİ VERGİ YÜKÜNÜ KALDIRACAĞIZ”

    Bakan Çağatay Kılıç, amatör branşlardaki vergi yükünün kaldırılacağının altını çizerek, “Bu konuyla ilgili olarak Maliye bakanlığımızla da görüştük. Kulüplerimizin amatör branşlardaki vergi yükünü kaldırma noktasında mutabık kaldık. Sayın Bakanımız Naci Ağbal da bu anlamda desteğini dile getirdi. Kulüplerle bu konuda bir görüşmemiz oldu. Onlar da vergi yükü kaldırıldığı zaman rahatlayacaklarını söylediler. Bu şekilde onlara doğrudan bir kaynak yolu açmış olacağız. Kulüplerimiz inşallah daha rahat olacaklar. Bunun dışında kulüplerimize maddi destek de veriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

  • HDP’nin Efkan Ala Hakkında Verdiği Gensoru Önergesi Kabul Edilmedi

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, yürütülen terörle mücadelenin vatandaşların her türlü durumunun dikkate alınarak yapıldığını belirtti, vatandaşı dikkate almayan hiçbir yöntemi terörle mücadelede kullanmayacaklarını söyledi.

    HDP grubu tarafından verilen “Sokağa Çıkma Yasağı Uygulanan Yerlerde Meydana Gelen Yaşam Hakkı İhlalleri Konusunda Gerekli Tedbirleri Almadığı ve Sokağa Çıkma Yasaklarıyla Sorunların Derinleşmesine Zemin Hazırladığı İddiasıyla İçişleri Bakanı Efkan Ala Hakkında Bir Gensoru Açılmasına İlişkin Gensoru Önergesi” görüşmelerinde söz alan İçişleri Bakanı Efkan Ala, terörle mücadele kapsamında bu zamana kadar 8 ilçede operasyonlar yapıldığını, şuanda 4 ilçede sokağa çıkma yasağının uygulandığını kaydetti.

    “Terörle mücadele ederken bizim vazgeçilmezlerimiz var, bunlardan birisi mutlak suretle terör Türkiye’nin gündeminden çıkacak” açıklamasında bulunan Efkan Ala, vatandaşla terörist ayrımının yapıldığını söyleyerek, “ Vatandaşlarımızın hiçbir zarar görmemesi için bazı idari tedbirler alınacak, bunların başında sokağa çıkma yasağı geliyor. Biz sokağa çıkma yasağını vatandaşlarımız zarar görmesin iye alıyoruz” dedi.

    Kürtlerin bir PKK sorunu olduğunun altını çizen Bakan Ala, “Bu terör sorunu olmasa biz reformları konuşuyor olacaktık. Belediye araçları çukur kazıyor, içinden silahlar çıkıyor, biz bunun gereğini yapıyoruz. 20’ye yakın belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı. Sandıktan oy alanları milletin bu derdine bir çare getirmesi lazım” diye konuştu.

    Operasyonların uzun sürmesi eleştirilerine de cevap veren Ala, “Biz vatandaşların her türlü durumunu dikkate alarak bu mücadeleyi yürütüyoruz da onun için uzun sürüyor. Biz vatandaşı dikkate almayan hiçbir yöntemi terörle mücadelede kullanmadık, bundan sonra daz kullanmayız. Belediyenin araçları hizmet yapacağına çukur kazmış. Bunları gördük gereğini yaptık” şeklinde konuştu.

    HDP tarafından Bakan Efkan Ala hakkında verdiği gensoru gündeme alınmadı.

  • HDP’nin Bakan Müezzinoğlu Hakkında Verdiği Gensoru Önergesi Kabul Edilmedi

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kazılan çukurlara, tuzaklanan bombalara, kurşunlanan ve yakılan ambulanslara rağmen bölge halkına verilen sağlık hizmetlerinin engellenemediğini söyledi.

    HDP tarafından, “Sokağa Çıkma Yasağı Uygulanan Yerlerde Kişilerin Yaşam Haklarının Korunmasına Yönelik Gerekli Tedbirleri Almadığı ve Sağlık Hizmetlerinde Aksamalara Sebebiyet Verdiği İddiasıyla Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Hakkında Bir Gensoru Açılmasına İlişkin Gensoru Önergesi” görüşmelerinde söz alan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, zırhlı ambulanslarla, tahrip edilen hastanelerle, fedakar sağlık görevlileri ile hizmet veren bir bakanlık olarak böyle bir gensoruya muhatap olmalarının bir ironi olduğunu söyledi.

    Verilmesi gereken kamu hizmetlerinin terör nedeni ile engellendiğini kaydeden Bakan Müezzinoğlu, Türk bayrağının gönderden indirilmeye çalışıldığının altını çizdi. Bakan Müezzinoğlu, yaşanan süreç içinde bölgede verilen sağlık hizmetlerini anlatarak, “Sokağa çıkma yasağı olan bölgelere merkezden yöneticiler gönderdik. Bürokratlarımız bölgede bulundu, yapılan çalışmaları yerinde takip ettik. Sağlık hizmetlerinin koordinasyonunu sürdürdük. Kriz yönetimini etkin bir şekilde gerçekleştirdik. Sağlık hizmetlerini yerinde inceledik, yaralıları ziyaret ederek halkımızla durum tespiti yaptık” dedi.

    “Kent merkezlerine kazılan çukurlara, yakılan, kurşunlanan ambulanslara rağmen bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimi engellenemedi” diyen Müezzinoğlu, “Verilen sağlık hizmetlerinden rahatsız olan terör örgütleri ve destekleri sağlık çalışanlarımızı da hedef almıştır. Bu süreç içinde 5 sağlık çalışanımız şehit edildi. 25 ambulans ve ekibimize silahlı, molotoflu ve roketatarlı saldırı olmuştur. Üç devlet hastanemize toplam 30 roketatarlı saldırı yapılmıştır, 15 ambulans ekibimiz teröristler tarafından alıkonulmuştur. 5 ambulans ekibimiz çatışma arasında kaldı, 9 ambulansımızın tıbbi cihaz ve ekipmanları gasp edilmiştir” diye konuştu.

    Sağlık çalışanlarına seslenerek, “Fedakar sağlık ordumuzun kahramanları olan sevgili kardeşlerim, canınızı dişinize takarak, 7 gün 24 saat esasına göre yaptığınız hizmetleri görmezden gelen ve şuanda bu konuşmayı yapmamıza neden olan iftiraları, kötü niyetli suçlamaları dikkate almayın” ifadelerini kullanan Müezzinoğlu, “Burada insan haklarından bahsedenlerin insan haklarını hiçe saydıklarını görüyoruz. Teröre karşı yapılan mücadele meşru müdafaadır. Terör örgütü en ağır bedeli Kürt kökenli vatandaşlarımıza yaşatıyor. Ülke adına, millet adına, bayrak adına yemin edenleri yeminlerine sadık kalmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

    HDP’nin verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması önerisi yapılan oylama sonrasında kabul edilmedi.

  • İzmir’de Emanet Verdiği Arabasını Amasya’da Tanıyamadı

    İzmir’de cenazesi olan bir tanıdığına emanet verdiği arabasının birkaç gün içinde gelmemesi üzerine polise başvuran adam, Amasya’da polisin bulduğu aracını tanımakta güçlük çekti.

    Edinilen bilgiye göre, yol denetimi yapan Amasya Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ‘dur’ ihtarına uymaması üzerine peşine düştüğü araç Üçler Mahallesi civarında durduruldu. Sürücüsü C.A.’nın gözaltına alındığı aracın yapılan plaka ve şase sorgulamasında İzmir’in Bayraklı ilçesinden çalıntı olduğu belirlenirken yapılan aramada bir pompalı ruhsatsız av tüfeği ve tüfeğe ait 21 adet fişek ile 2 kartuş bulundu.

    110 promil alkollü olduğu belirlenen C. A.’nın üzerine başka plaka takıldığı da belirlenen aracı tanıdığı Osman A.’dan ‘cenazem var. Araba lazım’ diye aldığı öğrenildi. İzmir’den Amasya’ya gelip aracını teslim alan Osman A. teybi değiştirilip jantları ve alt kısmı başka renge boyanan aracını tanımakta güçlük çekti.