Etiket: Verdiği

  • Amcasının verdiği böbrek hayatını kurtardı

    Diyarbakır’da amcasının verdiği böbrekle hayata tutunan genç kadın, evlendikten 2 yıl sonra dünyaya getirdiği erkek çocuğuna kendisini tedavi eden doktorun ismini koydu.

    Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastaneleri Böbrek Nakli Merkezi’ne 6 Eylül 2012’de böbrek yetmezliği rahatsızlığıyla başvuran 20 yaşındaki Mensure Kirici, tedavi olmaya başladı. Zor bir süreçten geçen Kirici için doktorlar uygun böbrek aramaya başladı. Babasının böbreğinin zayıf gelmesi üzerine bu kez amcası devreye girerek yeğenine böbreğini verdi. Ameliyat olduktan sonra hayatına devam eden Kirici, eşiyle çocuk sahibi olmaya karar verdi. Tedavisi devam eden Kirici eşiyle beraber hastaneye gelerek durumu doktorlarına anlattı. Genç kadın, doktor kontrolünde çok zor bir süreç atlatarak sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Kirici eşiyle beraber dünyaya gelen çocuğuna tedavi süreci boyunca her an müdahaleye hazırda bulunan hastanenin nakil merkezi sorumlusu ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu’nun ‘Ali Kemal’ ismini koydu.

    Nakil merkezi sorumlusu ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu, ekibi adına çok mutlu olduğunu ve hastanın 2012 yılında kronik böbrek yetmezliğiyle müracaatta bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Kadiroğlu, “Canlı dönerden nakli gerçekleşti. Belli bir tedavi sürecinden sonra hastamız gebe kalmak istedi. Bu süreci başlattık. Daha sonra hastamız geçen hafta sezaryen doğum yaptı. Kronik böbrek yetmezliği bu hastalar için yaşamın bittiği bir kader durumu değildir. Böbrek nakli gibi son derece güzel ve konforlu tedavi modelitesi vardır. Bununla beraber hastalar normal yaşamlarına devam ediyorlar” dedi.

    “Ailem karşı geldi ama ben inat ettim”

    Eşine tedavi süresinde yardım eden Ümit Kirici ise, ilk görüştükleri andan itibaren eşinin böbrek nakli ameliyatı geçirdiğini kendisine söylediğini belirterek, “Böbrek rahatsızlığı dışında bir sıkıntısı olmadığını söylemişti. Ben de taktiri ilahi dedim. Kimin başına ne gelecek kimse bilmez. Allah ne kadar ömür verirse biz de bunu yaşarız. Aileme durumu anlattım. Görücü usulü ile konuştuk ve anlaştık. Sonra ailem sordu herhangi bir sıkıntısı var mı diye? Ben de ameliyat geçirdiğini söyledim. Ailem sonra böbrek ameliyatı geçiren bir insanın yarım olduğunu söyledi. Elinden bir şey gelmez ve annelik görevini yapamaz dediler. Pişman olacağımı söylediler ancak ben Allah’ın önümüze çıkaracakları şeylerle yaşamak istedim. Ailemin tepkileri devam etti. Düğün gününe kadar gelmemeye karar verdiler. Gelip engel olmaya çalıştılar. Ben inat ettim. Son dakika düğüne geldiler. Düğünde tepkileri oldu bize bizim davetiyelerimiz çöplerde çıkıyordu” diye konuştu.

    “Her insan böbrek nakli olabilir. Kimse umutsuzluğa kapılmasın anne olamam diye”

    Böbrek ameliyatı olan ve ardından 2 yıl sonra bir erkek çocuk dünyaya getiren Mensure Kirici da, ailesinin eşini çok sevdiğini ve evliliğe ikna olduğunu anlattı. Kirici, “Gerçekten mutlu oldum. Ailem hiç izin vermedi onu bırakmama. Doktorlarımın sayesinde oldu bunlar. Kimse umutsuzluğa kapılmasın anne olamam diye. Her insan böbrek nakli olabilir. Önemli olan alıcıdır verici normal hayatına devam ediyor” şeklinde konuştu.

  • (Özel haber) Sığınmacıların bebeklerine verdiği anlamlı isim

    Memleketlerindeki savaştan kaçıp Eskişehir’e gelen Irak’lı Elselim ailesi, yeni doğan bebeklerine ‘Ömer Recep Tayip Erdoğan’ ismini verdi.

    Evleri ve dükkanları DAEŞ tarafından yıkılan Elselim ailesi, yakınları ile birlikte zor şartlar altında Türkiye’ye geldi. Bir tanıdıklarıyla görüşmek için Eskişehir’e gelen sığınmacılar, kenti sevdikleri için buraya yerleşme kararı aldı. Eskişehir’e yaklaşık bir yıl önce yerleşen ve aynı çatı altında yaşayan Iraklı aileler, zor bir hayat sürüyor. Burada maddi yardım alamayan aileler, komşuların desteği ile geçinmeye çalışıyor. Türkiye’yi sevdiklerinin dile getiren aileler, terör olayları bitinceye kadar memleketlerine dönmeyeceklerini söylüyor.

    Kalabalık mülteci grup içinde yaşayan Velid ve Engem Elselim çiftinin yaklaşık 15 gün önce erkek çocuğu oldu. Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ı çok seven aile, 5’inci bebeklerine isim aramaya başladı. Bir süre isim düşünen aile, 15 Temmuz gecesi ülkenin seyrini değiştiren Şehir Ömer Halisdemir ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın ismini birleştirerek bebeklerine vermeye kararı aldı. Yeni doğan bebeklerine ‘Ömer Recep Tayip Erdoğan’ ismini veren aile, sadece kendilerinin değil, bütün tanıdıklarının Türkiye’ye minnettar olduklarını söyledi. Zor şartlarda yaşayan aile, kış mevsimi girmeden kendisine yapılacak olan yardımları bekliyor.

    Şehit Ömer Halisdemir ve Cumhurbaşkanının ismini birleştirdiler

    Bebeğin amcası Abdulkadir Hatim Hamza Elselim, ailece olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çok sevdiklerini söyledi. Yeni doğan bebeklere bu yüzden anlamlı bir isim vermek istediklerini aktaran Elselim, şehit Ömer Halis Demir’in ismi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın ismini birleştirdiklerini ifade etti.

    2 aile bir evde 15 kişi kalıyor

    Aileye yardım eden ve elinden geldiği kadar maddi destek çıkmaya çalışan Türk komşuları Hasan Hüseyin Seçen isimli vatandaş ise, kalabalık olduğu için Iraklı ailelere kimsenin ev vermek istemediğini söyledi. Ailelerin Ankara ikametinde olduğu için Eskişehir’den yardım alamadıklarını aktaran Seçen, “Şu anda bu evde 15 kişi var ve iki aile bunlar. 11 çocuk var, önümüz kış bunların oduna, kömüre, gıdaya ihtiyacı var. Bunlar biraz karşılanırsa en azından biraz rahatlayacağız. Özellikle de ben rahatlayacağım. Ankara’dan kimlik aldıkları için, resmi olarak Eskişehir’den yardım yapılamıyor. Bu yardımlar, Ankara’da yapılabiliyor sadece. Bu yüzden de biz elimizden geldiği kadar yardım etmeye çalışıyoruz” dedi.

  • Ürüne verdiği zarar sigorta kapsamına alınan yaban domuzuyla mücadeleye ilginç çözüm önerisi

    AK Parti Antalya İl Teşkilatı’nın Serik’te yaptığı Tarım Komisyonu Toplantısı’nda gündeme gelen ürüne zarar veren domuzla mücadeleye karşı ilginç bir öneri geldi. Domuzla mücadele konusunda önlem alınması ile ilgili bir çalışma ya da öneri olup olmadığı sorulan Antalya Tarım İl Müdürü Ahmet Dallı, domuzla mücadele hakkında doğaya çakal salıverilmesini önererek böyle bir çalışma yapılabileceğini söyledi. AK Parti Antalya Milletvekili Hüseyin Samani de önlem çalışmaları yapılırken doğanın ekolojik dengesinin bozulmamasına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

    Antalya Milletvekili Hüseyin Samani, Antalya nüfusunun büyük çoğunluğu tarımla uğraştığını veya ilgili yan iş kollarıyla uğraştığını tarımdan kazandığını ifade etti. Samani, “İnsanların büyük çoğunluğu tarımla uğraşıyorsa bizler de buna duyarlı olmalıyız. Tarım komisyonumuzun daha önce Antalya’da yapmış olduğu toplantıya katılmıştım çok verimli geçmişti. Bizim için iki şey önemli. Öncelikle kaliteli üretim önemli. Üretilen mallar pazara gelene kadar da kalitesi korunmalı. Sigorta yaptırmak önemli. Ancak ürün sigortalama konusunda beklediğimiz seviyeye ulaşamadık. Su olmadan hayat olmaz, tarım olmaz. DSİ bizim için çok önemli. Onun için toplantıya DSİ Bölge Müdürü de davet edildi. Bu suyun araziye ve bitkiye ulaşması önemli. Toprağımızı korumamız lazım, onun için erozyonla sel felaketi ve benzeri konularla mücadele çok önemli. Bu da DSİ’nin görevi. Yine TARSİM de çok önemli. TARSİM’den sigorta yapan çiftçilerin primlerinin yarısını devlet ödüyor. Biz de bir felaket olduğu zaman muhalefet burayı hemen afet bölgesi ilan edelim diyor. Oraya afet ilan edildiğinde kendilerine bir fayda sağlamayacağını bilmiyorlar. Afet bölgesi ilan edilen yerlerin değeri düşüyor. Dünyanın hiçbir yerinde nerde bu devlet nerde bu millet denmiyor. Çekiyor telefonunu sigortasını arıyor. Sigorta işlemini yapıyor, zararını karşılıyor. Bizim bu seviyeye gelmemiz için mutlaka sigorta yaptırmalıyız. Bunu da TARSİM’den sigorta yaptırmaları gerekir. TARSİM kanunu bizim dönemimizde çıktı. Fakat TARSİM’de henüz arzuladığımız noktaya gelemedik. Bu yüzden sigortacılığımızı geliştirmemiz lazım. Geçen yıl zor bir sezon geçirdik hep beraber Antalya olarak Rusya krizinden dolayı zor bir sezon geçirdik. İnşallah bu sezon Rusya başta olmak üzere birçok ülke ile girişimlerimiz devam ediyor. FETÖ darbe girişimine rağmen iyi bir sezon geçireceğiz. Üretimde çok iyiyiz. Antalya’da birçok yerlerde ziyaretlerde bulunarak çiftçilerimizle ve üreticilerimizde yaptığımız görüşmelerde. Yaban domuzundan mahsullerinin zarar gördüğünü bu konuda yardım istediklerini belirttiler. Bizde domuzdan zarar gören çiftçilerin ürünleri sigorta kapsamına alınmasını sağladık. Domuzdan zarar görmemesi için çiftçilerimizin ürünlerini sigorta kapsamına almaları gerekmektedir” dedi.

    Yaban domuzu problemi

    Bu güne kadar yapılan toplantılarda öne çıkan en önemli sorunların ne olduğu ile ilgili soruları da cevaplayan Antalya Milletvekili Samani, başta krizlerden kaynaklanan pazarlama sıkıntısı olduğu gibi doğal afet veya bazı bölgelerde de domuzdan kaynaklanan zararlar gibi başka nedenlerden sorunların bölge bölge değiştiğini söyledi. Samani, domuz zararının da sigorta kapsamına alındığını hatırlatırken, domuzla mücadele konusunda önlem alınması ile ilgili bir çalışma ya da öneri olup olmadığı sorusuna da Tarım İl Müdürü Ahmet Dallı ilginç bir öneri sundu. Dallı, domuzla mücadele hakkında doğaya çakal salıverilmesini önererek böyle bir çalışma yapılabileceğini söyledi. Samani de önlen çalışmaları yapılırken doğanın ekolojik dengesinin bozulmamasına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    AK Parti Antalya İl Teşkilatı’nın her ay bir ilçede yaptığı Tarım Komisyonu Toplantısı bugün Serik ilçesinde yapıldı. Boğazkent Mahallesi’nde bulunan Sensitive Premium Otel de yapılan toplantıya AK Parti Antalya Milletvekili Hüseyin Samani, Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık, AK Parti İl Başkan yardımcıları Cüneyt Doğan, Osman Dirican, Tarım İl Müdürü Ahmet Dallı, DSİ Antalya Bölge Hayrullah Coşkun, TARSİM Bölge Müdürü Mustafa Değer, Serik İlçe Başkanı Hazan Kozan, AK Parti diğer ilçe teşkilatları tarım komisyonu üyeleri katıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vekalet verdiği kurban Tanzanya’da kesildi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Diyanet Vakfı’na (TDV) vekalet verdiği kurbanlardan biri de Tanzanya’nın özerk bölgesi Zanzibar’da kesildi. Milli Güreşçi Rıza Kayaalp’in de yer aldığı programda kesilen kurban, Zanzibar’da ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

    Türkiye Diyanet Vakfı, Tanzanya’da Türk halkının verdiği 10 bin 500 hisse kurbanı keserek ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Diyanet Vakfı’na verdiği 3 kurban hissesinden biri de Tanzanya’nın Zanzibar özerk bölgesinde kesildi. Kurban kesilirken Türkiye’den kurban hissesi veren vatandaşların isimleri tek tek okundu. Milli Güreşçi Dünya Şampiyonu ve Olimpiyat ikincisi Rıza Kayaalp de kurban kesim programına Diyanet Vakfı gönüllüsü olarak katıldı.

    TDV gönüllüsü olarak Tanzanya’ya giden Milli Güreşçi Rıza Kayaalp, geçen yıl olduğu gibi bu yılda Türkiye Diyanet Vakfı gönüllüsü olarak Tanzanya’ya geldiğini belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türk halkının bağışladığı kurbanları burada mazlumlara ulaştırmaya geldik. Benim amacım burada gönüllü olarak halkımızın bağışlamış olduğu kurbanların yerlerine ulaştırılmasına vesile olmak ve bunları görüp halkımıza iletmektir. Bunları burada gördük. İnşallah halkımızın yapmış olduğu kurbanları kabul olur. Bunların huzuru içerisinde olsunlar. Gerçekten de ülkemiz güçlü oldukça, ülkemizin eli mazlumların üzerinde olacaktır, onların koruyucusu olacaktır. Duyarlı halkımızın bundan sonra da yapacağı yardımlarıyla dünyanın birçok ülkesindeki mazlumlara bu yardımların ulaşmasını temenni ediyorum, tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı kutluyorum” dedi.

    TDV Tanzanya’da 10 bin 500 kurban hissesini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı

    TDV Kurumsal İletişim Müdürü Kerim Küçüksarı ise “Şuanda Tanzanya’nın Zanzibar özerk bölgesindeyiz. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere vakfımıza emanetlerini ulaştıran milletimizin kurbanlarını keserek ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Gönül kazanma seferberliği olan bu Kurban Bayramı’nda İslam kardeşliğinin yaşanması için vakfımıza desteklerini esirgemeyen başta Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm milletimize gönülden teşekkürlerimizi iletiyoruz. Tüm milletimizin vermiş olduğu kurban vekaletini isim isim okuyarak kesip ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Şuanda Tanzanya’da 10 bin 500 kurban hissesini keserek ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız” diye konuştu.

    Kurban kesimi sırasında Milli Güreşçi Rıza Kayaalp, kurban yere yatırılırken küçük bir tehlike atlattı.

  • Borç verdiği kalfasını öldüren şahsın yargılanmasına başlandı

    Bursa’da aralarında alacak-verecek meselesi olduğu iddiasıyla kalfasını öldüren şahsın yargılanmasına başlandı.

    Olay, 15 Haziran Çarşamba günü merkez Osmangazi ilçesi Çırpan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çırpan Mahallesi’nde iş yeri bulunan Levent B. (46), aralarında alacak-verecek meselesi bulunan berber Kadir Alınca’nın (35), Darmstad Caddesi’nde bir oto kiralamacıya girdiğini gördü. Bu sırada Alınca’ya yetişen Levent B., şahsı bacağından, kolundan ve sırtından bıçakladı. 112 ekipleri tarafından Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Alınca yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    “6 bin lira verdim”

    Alınca’yı öldürmek suçundan hakkında müebbet hapis istemiyle dava açılan Levent B.’nin davası Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Mahkemede ifade veren Levent B., “Ben kuaför işletiyorum. Kadir Alınca da benim yanımda çalışıyordu. Birlikte bir oto kiralamacıdan hasarlı araç alacaktık. Ardından aracı tamir ettirip satacaktık. Bu amaçla kredi kartımdan 6 bin lira çekerek, Kadir’e verdim. Arabayı kurban bayramına yetiştireceğini söyleyerek beni oyaladı. İş yerime geldiği sırada uyuşturucu içiyordu. Olaydan 6 ay önce Kadir beni iş yerimin bitişiğine çağırdı. Bana, ’Beni şikayet edersen seni gömerim’ dedi. Bu hususta şikayetçi oldum ve dava açıldı. Ardından çay ocağından bıçak aldı. Bana küfürler etti. Ben iş yerime kaçtım. Ben kendimi kurtarmak için bodruma indim” dedi.

    “Bakışlarından ve kelimelerinden dolayı bıçağı aldım”

    Olay gününü anlatan Levent B., “Uğur A. ile çay bahçesinde oturuyordum. Kadir çay ocağının yan tarafından daha kolay geçilmesi yerden geçmedi. Daha dar alandan geçerek bana doğru bir şeyler söyledi. Ardından da araca doğru gitti. Ben bakışlarından ve kelimelerinden dolayı bıçağı aldım. Maktülün arkasından gittim. Bu sırada Kadir beni görmediği halde küfürlü bir şeyler söylemeye devam ediyordu. Şoför kapısı yerine torpidonun bulunduğu kapıya yönelince bir şeyler çıkartacak diye korktum. Koluna doğru bıçağı salladım. Ancak Kadir o sırada hareket edince sırtına geldi. Sonra boğuşmaya başladık. Bana tekme atmaya çalıştı. O sırada bıçak maktülün bacağına da geldi. İş yerine gittim ve polise haber verilmesini söyledim. Sonrada bıçağı iş yerine bırakıp, polis gelince teslim oldu” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.