Etiket: Velayet

  • Reha Muhtar ile Deniz Uğur’un velayet davasına açıklamalar damga vurdu

    Oyuncu Deniz Uğur’un eski eşi gazeteci Reha Muhtar’a ikiz çocuklarının velayeti almak için açtığı davanın bugün görülen duruşmasında, Uğur aylık 30 bin TL’lik iştirak nafakası talebinden vazgeçti. Reha Muhtar dava sonrası, “Çocuklarımı etkileyecek hiçbir şey söylemem. Onları annelerine karşı doldurmam” derken Deniz Uğur ise “Kızım bana diyor ki seni özledikçe bakıcıma sarılıyorum. Ben onun mutlu olmasını istiyorum” ifadesini kullandı.

    Oyuncu Deniz Uğur, 7 yaşındaki ikiz çocuklarının velayeti alabilmek için Reha Muhtar’a İstanbul Aile Mahkemesi’nde dava açmıştı. Davanın bugünkü duruşmasına, davacı Deniz Uğur ile davalı Reha Muhtar ve avukatları katıldı. Gizli görülen duruşmada, Deniz Uğur’un tanıkları dinlenirken, salonda zaman zaman bağrışma seslerinin yükseldiği duyuldu. Duruşmada Deniz Uğur’un çocukları için istediği 30 bin TL’lik nafakayı Reha Muhtar ve avukatının maddi çıkar olarak nitelendirilmesi üzerine, Deniz Uğur’un istediği nafakadan vazgeçtiği öğrenildi. Deniz Uğur’un avukatının gizli görülen davada ’gizlilik kararı’nın kaldırılmasını istediği ancak mahkemenin gizliliğin devamı karar verdiği belirtildi. Duruşma gelecek celse Reha Muhtar’ın 3 tanığının dinlenmesi için ertelendi.

    Reha Muhtar duruşmanın görüldüğü mahkemenin koridorunda kısaca soruları yanıtlayarak, “Bir doktora gidilmesi talebi vardı, o talebi reddetti mahkeme. Anneyle ilgili tek bir kelime konuşmayacağım bu mahkeme boyunca. Çocuklarıma bu kötülüğü yapmayacağım” dedi.

    Duruşma sonrası Muhtar ve Uğur adliye dışında karşı karşıya geldi. Taraflar yan yana gelmekten kaçınırken, Reha Muhtar koşar adımlarla yaptığı açıklamada, “Hiçbir konuyu tartışmamayı, konuşmamayı, ego konusu yapmamayı öğrendim. Çocuklarımı etkileyecek hiçbir şey söylemem. Onları annelerine karşı doldurmam. Annelerinin aleyhine olabilecek hiçbir kelimeyi çocuklarıma etmem. Çocuklar 3,5 yıldır tenis oynuyorlar. Geçen sene nereye gidiyorlarsa 50 metre yanındaki yere gidiyorlar. Değişen bir şey yok” şeklinde konuştu.

    Deniz Uğur: “Kızımın mutlu olmasını istiyorum”

    Deniz Uğur ise avukatıyla birlikte adliye karşısındaki meydanda bir açıklama yaptı. Uğur’un konuşmaktan çekindiği gözlenirken avukatı Abidin Şahin “Dosya kapsamında bizim talebimiz doğrultusunda konulmuş gizlilik kararı vardır. Gizlilik kararının kaldırılmasını talep ettik. Mahkeme bu talebimizi yerinde bulmadı. Kararı reddetti. Gizlilik kararı devam ediyor. Çocukların velayeti anneden alınıp babaya verilmişti. Bu 2011’de İstanbul mahkemelerinde derdest bir dava varken Beykoz mahkemelerinde görülen bir dava ile anneden alınıp babaya verilmiştir. Biz bu velayetin yeniden anneye verilmesini talep ediyoruz. Bu dava kapsamında çocukların velayetinin anneye verildiği takdirde 15’er bin TL’den 30 bin TL iştirak nafakası talebimiz vardı. Bu talebimizden vazgeçtik. Yargılama sürüyor” diye konuştu. Deniz Uğur ise sorularını cevaplandırmazken, “Benim tek amacım, kızım bana diyor ki seni özledikçe bakıcıma sarılıyorum. Ben onun mutlu olmasını istiyorum” diyerek avukatıyla birlikte adliyeden uzaklaştı.

    Olayın geçmişi

    Gazeteci Reha Muhtar, ikizlerinin annesi Deniz Uğur 2010 yılında protokol imzalayarak ayrılmışlardı. Protokol gereği ikiz çocuklar Mina Deniz ve Poyraz Deniz’in velayetinin 18 yaşına kadar babaları Reha Muhtar’ da kalmasında anlaşılmıştı. Ayrıca protokolde anne Deniz Uğur’un çocuklarını istediği zaman Muhtar’ın yalısında görebileceği hatta yalıda iki gün kalabileceği maddesi de yer almıştı. Geçtiğimiz aylarda oyuncu Deniz Uğur bu protokole itiraz etmiş ve çocuklarının yanında kalmasını istemişti. Bunun üzerine İstanbul Aile Mahkemesi’nde dava açılmıştı.

  • Caner Erkin’in Asena Atalay’a açtığı velayet davası başladı

    Caner Erkin, oğlu Çınar’ın velayetini alabilmek için Asena Atalay’a açtığı davanın ilk duruşması gergin başladı. Duruşmada Erkin’in avukatları gizlilik kararı isterken, Atalay’ın avukatı bu talebin reddini talep edince hakim, “Bu dava 70 milyonun velayet davası gibidir” diyerek her iki tarafa da tepki gösterdi.

    Beşiktaşlı futbolcu Caner Erkin’in, oğlu Çınar Erkin’in velayetinin eski eşi Asena Atalay’dan alınarak kendisine verilmesi için açtığı davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul Aile Mahkemesi’nde görülen duruşmaya davacı Caner Erkin katılmadı. Davalı Asena Atalay ise avukatıyla birlikte duruşmada hazır bulundu.

    Duruşmanın başlamasıyla birlikte Erkin’in avukatları, dosyada gizlilik kararı alınmasını isterken, Atalay’ın avukatı yapılan haberlerin müvekkilini toplum önünde kötü bir anne gibi gösterdiği gerekçesiyle duruşmaların aleni olarak yapılmasını istedi.

    Bunun üzerine Erkin’in avukatı tepki göstererek, Atalay hakkındaki haberleri biz yaptırıyormuşuz gibi itham var dedi. Hakim ise iki tarafı da uyararak, “Ben iki tarafın da duruşmada şov yapmasına izin vermem. Bu velayet davası 70 milyonun velayet davası gibidir” ifadesini kullandı.

    Duruşma hakimi önce Erkin’in avukatları tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesini okudu. Dilekçede, tarafların ortak çocukları Çınar Erkin’in okul hayatının Asena Atalay’ın ihmali nedeniyle sekteye uğradığı bildirildi. Atalay’ın hamileliği döneminde kendini düşünerek zayıflama hapları kullandığı ve çocuğun sağlığını riske attığı, çocuğunun özel günlerinde dahi yanında bulunmadığı iddia edilen dilekçede, “Davalı direk dansı olarak adlandırılan pornografik danslar yapıp sosyal medyada paylaşmıştır. Çocuk bakıcı evinde bırakılarak ihmal edilmiştir. Çocuğun para aracı olarak kullanıldığını düşünüyoruz. Davalı kötü alışkanlıklara sahiptir. Annedeki velayetin kaldırılarak çocuğun velayetinin babaya verilmesini talep ediyoruz” denildi.

    “Caner Erkin çocuğunu görmeye dahi gelmiyor”

    Hakim daha sonra Atalay’ın avukatının dosyaya sunduğu cevap dilekçesini okudu. Cevap dilekçesinde ise tarafların anlaşmalı olarak boşandığı, Erkin’in velayet davasını Atalay’ı yıpratmak için açtığı iddia edildi. Erkin’in mahkemenin belirlediği günlerde dahi çocuğunu görmeye gitmediği, çocuğun genel masraflarını bile karşılamadığı öne sürüldü. Erkin’in, mahkemece belirlenen 10 Bin TL’lik yoksulluk nafakasını ödemediği, bu nedenle Atalay’ın icra takibi başlattığı kaydedilen dilekçede, “Davacı baba çocuğun bakımına katılmadığı gibi annenin icra takiplerine aşırı tepki göstererek sosyal medyada yıpratıcı suçlamalarda bulunup toplum nezdinde anneyi küçük düşürmüştür. Erkin, yeni evlendiği Şükran Ovalı ile ilk tanıştığı gün Çınar Erkin ile birlikte çektiği videosunu sosyal medyada paylaşarak toplum önünde Ovalı’nın çok iyi bir anne olduğu izlenimi oluşturmaya çalışmıştır. Kendi annesi varken çocuğunun başka bir kadınla aynı evde yaşaması kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.

    “Bu dava müvekkilin canını yakmak için açılmıştır”

    Erkin’in dava dilekçesinde bahsettiği zayıflama hapları konusuna da cevap verilen dilekçede, “Müvekkilim hamileliği süresince sağlıklı beslenmiş, sporunu yapmış, sağlıklı bir hamilelik geçirmiştir. Müvekkil çocuğunu 22 ay boyunca emzirmiştir. Emziren bir annenin çocuğuna bakmadığı, ağladığında kalkmadığı iddiaları doğru değildir. Müvekkil ayrıca Çocuk Aile ve Gelişim Vakfı yönetimde olup, başkalarının çocuklarıyla ilgilenen annenin kendi çocuğuyla ilgilenmediğini söylemek müvekkile hakarettir. Müvekkil boşandıktan sonra kendini çocuğuna adamıştır. Her şeyden önce çocuğunu düşünmektedir. Bu dava müvekkilin canını yakmak için açılmıştır. Davanın reddini istiyoruz. Aleni yargılama yapılması müvekkilin lehinedir” denildi.

    Davacı tarafın gizlilik talebini reddeden mahkeme, tanıklarını bildirmeleri için taraflara süre verdi. Duruşma ertelendi.

    Duruşma sonrası açıklama yapan Asena Atalay, Erkin’in dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyerek “Gerçek er ya da geç ortaya çıkacak” dedi.

  • Yargıtay’dan ortak velayet kararı

    Çocuksuz Bırakılan Babalar Derneği Başkanı Selman Ali Işık, babalara müjde gibi olan kararda ortak velayet kararının verildiğini söyledi. Yargıtay’ın verdiği kararda Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre ‘Velayet eşlerden birine verilebilir’ kararı düşmüş oldu.

    1985 yılında insan haklarını ve hürriyetlerini korumaya dair sözleşme kapsamında ‘Eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliği bitmesi halinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir’ kararıyla artık anne veya babalar çocuklarının sağlık bilgileri, veli toplantısı gibi konularla ilgilenebilecek.

    Çocuksuz Bırakılan Babalar Derneği Başkanı Selam Ali Işık, “Çocuksuz bırakılan babalar ve çocuk hakları derneği olarak 1 sene önce faaliyete girdiğimizde çocukların bir eşya gibi tek taraflı ebeveyne mahkum edildiğini her platformda her bulunduğumuz yerde söylemiştik. Bunun için insan hakları ve çocuk hakları sözleşmeleri ek 7 nolu protokollerin neden devreye girmediğini her defasında sorguladık. Anca dün aldığımız bir haberle 2. Yargıtay Hukuk Daire Başkanlığı yeni bir içtihat yayınlayarak uluslararası sözleşmeleri baz almıştır ve TMK’nın 326. artık baypas edilmiştir. Bu haberden sonra artık çocuklarımızla eşit şartlarda görüşme hakkı tanınmıştır. Sağlıklarıyla, eğitimleriyle ilgilenme hakları tanınmıştır. Ancak bundan sonraki süreç kanun daha yeni değiştiği için takibimiz olacaktır. Velayet davalarını takip ederek asıl elzem olan ortak velayetin uygulanması için yeni bir mücadele yolu çıkmıştır bize. Yaşadığımız zorluklar, Sağlık Bakanlığından e-nabız üzerinden kendi çocuğumla ilgili sorunları bilgisayar ortamında görmek istediğimde bana cevaben 3 kişi olduğumu velayet sahibi olmadığımı dile getirmiştir. Farklı üyelerimiz çocuklarının eğitimlerinde veli toplantılarına gidemediklerini okula alınmadıklarını ve 3. Şahıs olarak görüldüklerini bizlere ifade ediyorlar. Bu kanunlar birlikte bu sistem artım değişmiş oluyor. Artık çocuklar tek ebeveynle büyümek zorunda kalmıyor. Çocuklar artık eşit şartlarda anne ve babasını ortak haklarıyla büyüyeceklerdir. Artık sağlıklı nesiller yetişmesi için mücadelemiz devam edecek. 2. Hukuk Daire Başkanı 20.02.2017 tarihinde vermiş olduğu içtihatla velayette devrim niteliğinde 1985 yılından bu yana görülmeyen ortak vilayeti artık anne ve babalar ortak şekilde alabilecekler” dedi.

  • Anadolu Velayet Gençliği Topluluğu’ndan ASİMDER’e Ziyaret

    Anadolu Velayet Gençliği Topluluğu üyeleri, Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Merkezi’ni ziyaret ettiler.

    Dernek faaliyetleri hakkında ziyaretçilere bilgi veren ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, sürgün ve katliamlara maruz kalan bir ailenin torunu olduğunu ve yaşadığımız bölgede 1915-1920 yılları arasında Ermeni çetelerinin katliam yapmadığı ev ve aile kalmadığını belirtti. Dünya çapında yürüttükleri çalışmalarla sözde Ermeni soykırımı iddialarının haksızlığını ortaya koymaya çalıştıklarını ifade eden Gülbey “Biz dernek olarak uluslararası arenada sürüldüğümüz, katliama maruz kaldığımız ve mallarımızın talan edildiği Ermenistan’ı tanımıyoruz. Çünkü o topraklar kadim Müslüman Türk topraklarıdır. 100 yıllığına Rusya tarafından dönemin Azerbaycan yöneticileriyle baskı altında yapılan anlaşmayla Ermenilere kiraya verilmiştir. Ermeniler de arkalarına Rusya’yı alarak o bölgede yaşayan Müslüman Türk ve Kürtleri sürgün etmişlerdir. Bunun yüzünden ASİMDER olarak sözde Ermenistan’ı tanımıyoruz, eninde sonunda ata toprağımız Revan’a döneceğiz” dedi.

    Iğdır’da gençliğin durumu ve sosyal aktivitelerini inceleme kapsamında şehrin aktif dernek ve kuruluşlarını ziyaret etmenin yanı sıra şehrin başlıca sorunlarına çözüm önerileri noktasında gençlik olarak yardımcı olmak amacında olduklarını belirten Anadolu Velayet Gençliği Topluğu Koordinatörü Mehdi Taştan ise, “Iğdır’da gençliğin kültürel ve maneviyatta bir çöküş içerisinde olduğunu, bu konuda ise dernek ve teşkilatların acil olarak önlem alarak bu kayıp olan gençliği topluma yararlı bir fert durumuna getirerek kahve ve internet salonlarında çıkartmalıdırlar. Bölgemizde aktif çalışma yapan ASİMDER’in sözde Ermeni soykırımı meselesinde göstermiş olduğu başarılı çalışmaları gibi bu konuda da öncü olmasını bekliyor ve istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Ziyaretin sonunda ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, Iğdır Anadolu Velayet Gençliği Topluluğu üyelerine Ermeni çetelerinin bölgede yaptığı katliamları içeren tarihi kitaplar hediye etti.