Etiket: Vekilden

  • CHP’li vekilden Bakan Avcı’ya yanıt

    Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın Eskişehir’deki 3. üniversite açıklamaları üzerine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, bir basın toplantısı düzenledi.

    CHP Eskişehir İl Başkanlığı binasında düzenlenen basın toplantısına, partililer de katıldı. Eskişehir’e yapılması beklenen 3. üniversite konusundaki açıklamalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın Eskişehir’deki konuşmasına değinen Utku Çakırözer, şahsi için bir şey istemediğini söyledi. ’Hayır’ oyu kullanacak olan vatandaşlara Bakan Avcı’nın haksızlık ettiğini aktaran Çakırözer, “Eskişehir halkımızın teveccühü ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapmakta olan 6 milletvekilinden biri olan, aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanı olan sayın Nabi Avcı’nın, 16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliğine ilişkin bazı değerlendirmeleri basınımıza yansıdı. Sayın Bakan Avcı, ’Eskişehir aldığı hizmetleri de hesaba katarak oy kullanacaktır. Kör değildir, nankör hiç değildir’ diyor. Yani sayın Avcı 16 Nisan’da ’Hayır’ oyu kullanacak, sadece Eskişehirlilerimiz için değil, aslında tüm hayır oyu kullanacak yurttaşlarımız için kör ve nankör yakıştırmalarını kullanmış ya da uygun görmüş oluyor. En azından bu değerlendirmelerden bizim kamuoyunun çıkardığı sonuç bu. Bu hem hayır oyu kullanacak vatandaşlarımıza, hem vatandaşlarımıza çok ağır bir haksızlık, hem de siyasetten önce de kendisini tanımaktan mutluluk duyduğum sayın Avcı’ya hiç yakıştıramadığım bir söylem. Öte yandan Eskişehir halkımızın yapılan hizmetlere bakarak oy kullanacağı değerlendirmesi de, yine Eskişehirlilerimize yapılan bir başka haksızlık, yakışmayan bir söylem. Sayın Bakan neyi ima etmektedir? ’Hayır’ çıktığında kör ve nankör olarak nitelendirdiği Eskişehir halkı artık hizmet alamayacak mıdır? Sayın Bakan’ın sonradan kendisinin de üzüldüğüne inanıyorum. Bu ifadelerini tekrar gözden geçirecektir. Referandumda ne oy kullanırsa kullansın, tüm Eskişehirlileri rahatsız edecek olduğuna inandığım bu sözlerini düzeltmeye davet ediyorum” dedi.

    “Bunun bir şovla alakası yok”

    Eskişehir’de kurulması planlanan 3. üniversite konusuna da değinen Milletvekili Utku Çakırözer, olayın şovla bir alakasının olmadığını anlattı. CHP grubunun mecliste yapılan oylamada üniversite kurulması için el kaldırdığını ifade eden Çakırözer, “Geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme getirdiğimiz Eskişehirimize 3. üniversite kurulması konusundaki kanun teklifimiz ve teklifin Adalet ve Kalkınma Partisi grubunun oylarıyla TBMM’den reddedilmesiyle ilgili de sayın Bakan Avcı’nın değerlendirmeleri basına yansıdı. 3. üniversiteye sahip çıkılması konusu, bu şehrin ihtiyaçlarına sahip çıkma meselesi. Kim buna sahip çıkıyorsa, biliyorsunuz Eskişehir’e kim bir taşın üstüne taş koyarsa ona saygımız vardır. Genelde bu Teknoloji yani 3. üniversite, dönemin başbakanının 2011’deki seçim öncesi vaadi ile anımsanır. Nitekim bende geçen hafta mecliste yaptığım konuşmada particilik vesaire yapmadan, bu talebin başta Eskişehir sanayicisi ve girişimcisinin olmak üzere, tüm Eskişehirlilerin ortak talebi olduğunu vurguladım. ’Gelin birlikte bu müjdeyi halkımıza verelim’ dedim. Sayın Bakan diyor ki, ’Reddedilen 3. üniversite değil, 3. üniversite üzerinden şov yapma ve gündem oluşturma girişimi. Utku Çakırözer benim mektepten kardeşimdir. Onu üzmek istemem ama çocukça bir girişim’ diyor. Sayın Bakan’ın şahsımla ilgili değerlendirmelerine bir şey söylemek istemiyorum. Ama daha önemli bir hususu vurgulamak isterim. Ben mecliste konuşma yaparken, şahsım adına hiçbir şey istemedim. Eskişehirliler adına bu hakkı kullandım. ’Gelin, bu bir türlü çıkarılamıyor, vaat ediyorsunuz yapılamıyor, bakın paketten de çıkarttınız. Gelin bunu hep birlikte çıkaralım’ dedim. Oylandığı zaman biz bu üniversitenin kurulması için el kaldırdık. Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilleri de kurulmaması için el kaldırdı. Bunun için bunun bir şovla alakası yok” şeklinde konuştu.

    Sözlerinin sonunda Bakan Avcı’ya seslenen Çakırözer, şu ifadeleri kullandı:

    “Ben bir kere daha söylüyorum. Benim indirdiğim kanun teklifini kabul etmedi AKP grubu. Ancak sayın Gaye Usluer’in kanun teklifi şu anda meclis gündemindedir. Ben sayın Bakan’ın benimle ilgili ya da bu teklifle ilgili küçümseyici ifadelerini Eskişehirlilerimizin takdirine bırakıyorum. Bakan Avcı’nın basına yansıyan son sözleri umut verici. ’Evet biz çıkaracağız bunu’ diyor. Eğer samimiyseler, yeni bir seçimi beklemesinler. Referandum var, yok demesinler. Meclis şu anda referanduma kadar kapalı ama ’Yeni bir seçim gelsin, arefesinde Eskişehir’in mahallelerinde biz teknoloji üniversitesi üzerinden oy toplayacağız’ demesinler. Eskişehir’in gündeminden bu tartışmayı bir an önce çıkaralım. Eskişehir’e 3. üniversitemizi hep birlikte koyalım. Geçen hafta hep birlikte bu müjdeyi verebilirdik. Yazık oldu.”

  • CHP’li vekilden TBMM Genel Kurulunda kürsüde maskeli eylem

    ANKARA (İHA) – CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, kürsüde maskeli eylem yaptı.

    CHP, Ankara Maltepe’ de eski havagazı fabrikasının yıkılması ve asbestli kalıntıların mahkeme kararı beklenmeksizin kaldırılmasına ilişkin araştırmanın yapılması amacıyla grup önerisi verdi. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir önerge hakkında konuştu. Emir, Ankara’da 4 gündür çok önemli bir çevre faciası yaşandığını savunarak, “Bu, sadece çevre faciası değil, asbesti soluyan insanlar açısından da son derece tehlikeli hastalıkların başlangıcı anlamına geliyor. Asbest son derece güçlü bir zehirdir, akciğer kanseri yapar, mezotelyoma yapar ve ‘asbestozis’ dediğimiz akciğer hastalığını yapar ve bunların hepsi de ölümcüldür” ifadelerini kullandı.

    Arazinin hızlı yıkılmasını sorgulayan Emir, “Buranın içerisinde 350 ton asbest var. Hava gazı fabrikası yapılırken, eski teknoloji olduğu için yalıtım malzemesi olarak asbest kullanılmış ve o 350 ton asbestin usule uygun olarak sökülmesi gerekiyor .

    Bunun ötesinde, buradaki asbest ne yapılıyor belli değil. Onun da yönetmeliğe uygun giderilmesi gerekiyor. Orada düzenli olarak ölçüm alınmış olması gerekiyor. Şimdi, Mimarlar Odası oradan ölçüm aldırdı ve tehlikeli oranda asbest olduğu ortaya kondu. Siz bunlara inanmayabilirsiniz, biz inanıyoruz ama biz daha çok, gözümüzle gördüğümüze inanıyoruz. Yani, orada gözümüzle gördüğümüz bir vakıa var, 350 ton asbest hiçbir kurala uyulmaksızın sökülüyor. Dolayısıyla, atmosfere yayıldığını kabul etmek zorundayız. Eğer Melih Gökçek, bizi asbest olmadığına dönük ikna etmek istiyorsa, oradan akredite laboratuvarlar eliyle alınmış ölçümleri göstermek zorunda, bizi bu konuda tatmin etmek zorunda” dedi.

    Emir kürsüde yaptığı konuşma esnasında maske taktı.

  • CHP’li vekilden silah çektiği iddialarına suç duyurusu

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu, Manisa’nın Salihli ilçesinde bir vatandaşı tehdit ettikten sonra silah çektiği iddialarıyla ilgili Salihli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

    Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşayan Gürol Hoşgör’ün geçtiğimiz Pazar günü CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu tarafından silah çekilerek tehdit edildiğini iddia etmesi üzerine basına yansıyan haberlerin ardından CHP’li Mazlum Nurlu, iddia sahibi Gürol Hoşgör hakkında “Yalan beyanda bulunma ve iftira atmak” suçlamasıyla Salihli Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdi. Milletvekili Nurlu tarafından yapılan suç duyurusunda şu ifadelere yer verildi:

    “05 Şubat 2017 günü arkadaşlarımla birlikte Fenerbahçe-Beşiktaş maçını izledikten sonra saat 23.10 sıralarında evime gitmek üzere Belediye Caddesi’ndeki İstanbul Pastanesinin önüne park etmiş olduğum aracıma doğru gitmek için Salihli Vakıfbank’ın ara sokağından yürüyerek hareket ettim. Sokağın sonuna doğru caddeye yaklaşık 20 metre kala bana göre sokağın solunda, köşede, birisinin bana arkası dönük vaziyette iki kişinin ayakta durdurduklarını gördüm. Ben yürümeye devam ederken, yüz cephesi benden yana olan kişi sağ elini havaya doğru kaldırarak benden tarafı gösteren bir işaretle önündekine benim duyamayacağım bir ses tonuyla bir şeyler söyledi. Bu işaret ve fısıltı sonrası arkası bana dönük olan kişi, yönünü bana doğru döndü ve ardından her ikisi de acele ve şüphe uyandıran tavırlarla 1 metre kadar yürüyerek cadde cephesinin köşesinde beklemeye başladılar. Onların bu şüphe uyandıran hal ve tavırlarından dolayı önce durakladım ve sokağın sağına doğru çekildim. Bu arada arka tarafımdan da bir saldırı olabileceği endişesiyle geriye bakarak sokağın gerisini de kontrol ettim ve tahmini 1 dakika kadar gitmelerini bekledim. Bu kadar beklememe rağmen sessizce orada dikilmeye devam ettiler. Bu sessiz bekleyiş karşısında son zamanlarda sivil vatandaşlarımıza ve CHP milletvekillerine karşı fiili ve silahlı saldırıların yoğunlaşması ve yine basında ve sosyal medyada da partimiz milletvekillerine karşı yürütülen linç kampanyası ve milletvekillerine suikast yapılacağı haberleri ve bunların sıkça konuşulması nedeniyle ’acaba bana yönelik bir saldırı hazırlığı mı yapıyorlar?’ endişesini duydum. Gece yarısı loş karanlık bir sokak içinde, üstelik aracıma çok yakın bir mesafede tanımadığım bu kişilerin birisinin bir el hareketi ile birden bana doğru dönmesi ve beni görünce sokaktan şüpheli tavırlarla caddeye çıkışları ve yaklaşık 1 dakika kadar beklememe rağmen hareketsiz bekleyişleri nedeniyle, bu kişilerin hal ve tavırlarından tedirgin olarak olası bir saldırı ihtimaline karşı tedbiren, kendimi koruma amaçlı olarak ruhsatlı tabancamın namlusuna mermiyi sürdüm ve yeniden belime koyarak yürümeye devam ettim. Sokağın sonuna gelince yönümü onlara doğru dönerek tanıdığım birileri mi diyerek dikkatlice baktım. Ancak tanıdığım simalar değildi. İçlerinden birisi ’iyi akşamlar vekilim’ diye seslenince bende konuşmadan sadece başımla selamlayıp aracıma doğru yöneldim. Bu sırada köşedeki büfeci ile de karşılaştık ve selamlaştık. Devamında 8-10 metre ileride bulunan aracıma binip kapıyı tam kapatmak üzereyken bu iki kişiden birisinin adapsız ve laubali bir ses tonuyla ’bu mu lan vekil dediğin selam bile almıyor’ dediğini duydum. Bunun üzerine camı açarak bana iyi akşamlar diyen kişiyi yanıma çağırdım. Geldiğinde ’Arkadaşını ikaz et, üslubuna dikkat etsin’ diyerek uyardım. Bu kişi de ’Tamam vekilim özür dilerim ben uyarırım’ diyerek yanımdan ayrıldı. Aracı 5-6 metre kadar ileriye hareket ettirdim ki ikaz etmesini istediğim yanındaki kişi uzaktan yine aynı laubali bir ses tonuyla ’Ne diyor lan o’ deyince aracı durdurup sert ve öfkeli bir ifadeyle her ikisini de çağırıp, ’Ortalık zaten karışık terbiyesizlik yapmayın adam gibi defolun evinize gidin yoksa beni polis çağırmak zorunda bırakmayın’ diyerek her ikisini de sertçe azarladım ve olay yerinden ayrılarak evime geldim. Olayın özeti ifade ettiğim gibidir. Benim bu kişileri tehdit ettiğim iddiaları kesinlikle doğru değildir. Ben halen 26. dönem Manisa milletvekili olarak görev yapıyorum. Son zamanlarda CHP milletvekillerine yapılan saldırılar hepimizin ve kamuoyunun malumudur. Bu kişilerin şüphe uyandıran hal ve tavırlarından endişe duyduğum ve tedirgin olduğum için ve olası bir saldırıda kendimi koruyabilmek için, tedbir olarak silahımın namlusuna mermiyi sürdüm ve geri belime koydum. Benim bu kişilerle herhangi bir tanışıklığım bile yoktur. Sadece ikinci konuşmanın sonunda ’Polis çağırmak zorunda bırakmayın’ diyerek her ikisini de oldukça sert bir tonda azarlamıştım. ’Polis çağırmak zorunda bırakmayın’ sözünü söylememdeki amaç laubali ve saygısız tavırlarına devam etmemeleri ve oradan uzaklaşmalarını sağlamak içindi. Sonuç olarak, ben bu olayda hakkımda şikayetçi olan kişilere karşı herhangi bir silahlı tehditte bulunmadım. Olay yerini gören kameralar incelendiğinde, onları uzaktan görünce durakladığım ve sokak içinde 1 dakika civarında tedirgin bir vaziyette bekleyişim ve mermiyi namluya sürdükten sonra yeniden belime koyuşum açıkça görülecektir. Yapılan bu şikayetin birinci ihtimali olarak, benim polise müracaat edeceğimi düşünerek sanki suç bastırırcasına yapılan bir şikayet olabileceğini düşünüyorum. İkinci ihtimal olarak bu kişilerin birileri tarafından birtakım vaatlerle kışkırtılarak bu tartışmanın aleyhimize yönelik bir siyasi propaganda malzemesi yapılmak amacının olabileceğini de düşünüyorum.”

    CHP’li Mazlum Nurlu, iddia sahibi Gürol Hoşgör hakkında “Yalan beyanda bulunma ve iftira atmak” suçlamasıyla soruşturma açılmasını, hakkında şikayette bulunan kişilerin olay akabinde kim ya da kimlerle görüştüğünün belirlenmesi bakımından bugüne kadar yaptıkları arayan-aranan şekilde telefon görüşme kayıtlarının soruşturma dosyası içine alınmasını, çıkan görüntülerin çekim kayıtlarının nerede ve kimlerin hazır bulunduğu bir ortamda alındığının sorulmasını, olan geçtiği 14. Sokak ve Belediye Caddesi İstanbul Pastanesi önünü gösteren kamera kayıtlarının soruşturma dosyasına alınmasını talep etti.

  • AK Partili vekilden Bozüyüklülere sevindirici haber

    AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Bilecik’in Bozüyük ilçesinde TOKİ konutlarından ev sahibi olmak isterken mağdur olan vatandaşlarla ilgili yaşananlara kayıtsız kalamayacaklarını belirterek, TOKİ arazisinin müsait olduğunu, sosyal konut anlamında 2+1 dairelerden ne kadar talep olursa çok hızlı bir şekilde yatırım yapılıp teslim edileceğini söyledi.

    Milletvekili Eldemir yaptığı açıklamada, “Bozüyük’te 2014 yılında TOKİ Genel Müdürlüğü tarafından 2’inci etap TOKİ konutları yapılmaya başladı. 2016 yılının Eylül ayında da konutlar teslim edildi. Kalan konutların satışı noktasında TOKİ bu konuda değişik yollara başvurarak konutları satmak için gayret sarf etti. İlçemizde de bu konutlara gerekli talep bir yılda ancak toplanabildi. Bunların satışıyla ilgili olarak da kamuoyundaki dezenformasyonlarla birlikte satış hızı düşük idi. Sonuç itibariyle dairelerin teslim edilmeye başladığı tarihten bugüne kadar daha önce satış sözleşmesi imzalayıp da satış akdini tamamlayamayan 14 tane hemşehrimizin boşalan yerleriyle alakalı olarak da TOKİ tarafından açık satış ilanına çıkıldı. TOKİ’nin yapmış olduğu bu ilan neticesinde vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz, bu satışın gerçekleşeceği banka şubesi önünde kuyruk oluşturmaya başlamış. Aslında bu beklenen bir durum değil. Daha önceki ilanlarda bu konutlar uzun süre bekleyip satılmamasına rağmen birden oradaki konutların güzelliği ve işlevselliği ve şu anda oturan hemşehrilerimizin de oradaki rahatlığı göz önünde bulundurulunca burada bir talep patlaması oldu. Geçen Perşembe gününden itibaren hemşehrilerimizin banka önünde kuyruğa girmiş olduklarını öğrenmiş olduk. Bu tabi ki üzücü bir durum. Zor şartlar altında kış ikliminde eksi 15 derece hava sıcaklığı yaşanıyor. Ama insanlar başını sokabilecekleri bir daire alma umuduyla da orada sıkıntı çekip beklemişler. O arada buradaki sıralamada da sıraya giremeyenlerde de, hatta 14 daire olmasına rağmen daha fazla vatandaşımız kuyrukta bekleyerek acaba biri vazgeçer mi, ondan sonraki zamanda bize hak tanınır mı umuduyla çok sayıda vatandaşımız beklemiş. Bunun akabinde TOKİ’ye gelen şikâyetler sonucu TOKİ bir sonuca karar vermiş. Buradaki sıkıntıyı sıralama ile değil, müracaat edenler arasında kura çekimi olacağına karar verilmiş. Bu süre zarfında bizleri de arayanlar oldu. Evimizde hastamız var, çalışıyorum, gelemiyorum gibi sebeplerden dolayı bekleyemediklerini belirttiler. Bu gibi durumlar ve TOKİ’ye gelen şikâyetler doğrultusunda TOKİ Başkanı Sayın Ergün Turan Bey ile görüştük. Burada taleple ilgili ciddi anlamda istek ve arzu var. Biz bu arzuları yerine getirmek durumundayız” dedi.

    “Buradaki hemşehrilerimizin bir taraftan bu hava şartlarında sırada beklemeleri, bir taraftan talepte bulunanların olmasına kayıtsız kalamayız” diyen Eldemir, “Sağ olsun TOKİ Başkanımız bize arazinin müsait olduğunu, sosyal konut anlamında 2+1 dairelerde ne kadar talep olursa çok hızlı bir şekilde yatırım yapılıp teslim edileceği noktasında söz verdi. Bundan sonra şunu takip edeceğiz. Bir milletvekili olarak bize düşen şudur; burada bankaya yapılan müracaat sayısına bakıp, ondan sonra TOKİ ile görüşüp burada konut temin etmek isteyenlerin önünü açacağız. Kimsenin en ufak bir tereddüdü olmasın, her türlü şartı zorlayarak hemşehrilerimize daire yapıp onları konut sahibi yapma arzusundayız” diye konuştu.

  • Murat Boz’a CHP’li vekilden suçlama, AK Parti’li vekilden destek

    CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, sosyal medya üzerinde yayınladığı video ile anayasa değişikliği teklifine ‘Evet’ diyen ünlü pop müziği sanatçısı Murat Boz’u hayırsız evlat olmakla suçladı. AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu ise Murat Boz’a memleketi Ereğli’den hiçbir tepki olmadığını belirterek kendisini tebrik ettiğini söyledi.

    Çin’in Beijing Guoan takımının formasını giyen Burak Yılmaz anayasa değişikliğini öngören referandum öncesi sosyal medya üzerinde başlayan ‘Evet’ kampanyasına katılarak “Güçlü bir Türkiye için ben de varım. Murat Boz kardeşim sen de var mısın?” sözlerini içeren videosunu paylaştı. Ünlü şarkıcı Murat Boz’da Burak Yılmaz’ın çağrısı üzerine sosyal medya üzerinden kendisi çektiği ve “Burak selam, çağrını aldım. Güçlü bir Türkiye için ben de varım. Abdülkadir sen de var mısın?” sözlerini içeren video paylaştı.

    “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili bir itirazımız yok”

    Kdz. Ereğli ilçesinde doğup büyüyen ünlü şarkıcı Murat Boz’un bu paylaşımına sinirlenen hemşehrisi CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş ise kendisini hayırsız evlat olmakla suçladı. Konuşmasında anayasa referandumunu eleştiren Demirtaş, “Türkiye’nin 93 yıllık rejimi değiştirebilecek bir anayasa değişikliğini referanduma götürme kararı aldı meclis. Anayasalar tabii ki değiştirilebilir, kutsal metinler değillerdir. Ancak, anayasalar toplumsal mutabakatla ve uzlaşmayla gerçekleşir. MHP’nin küçük bir desteği ile bir anda Türkiye’nin gündemine geldi ve bu anayasa taslağı halktan gizlenerek geçirilmeye çalışıldı. Dolayısıyla bu toplumsal mutabakatla gelen bir anayasa teklifi değil. Millet meclisini tabelaya dönüştüren, milletvekillerini bankamatik memuru haline getiren, hiçbir işlevi olmayan kurum haline getiren bir teklif bu. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili bir itirazımız yok. Milletimizden onay alan herkes bu yetkilere sahip olacak. Ama Allah geçinden versin Sayın Erdoğan da bir fani. O da bir gün hak vaki bulacak. Ondan sonra ne olacak? Burada bizim eleştirdiğimiz kişi değil, Sayın Erdoğan değil. Biz sistemi ve rejim değişikliğini eleştiriyoruz” dedi.

    Murat Boz’a ‘Hayırsız evlat’ suçlaması

    Kdz. Ereğlili Murat Boz’un anayasa değişikliği teklifini desteklemesine tepki gösteren CHP Milletvekili Demirtaş, kendisini hayırsız evlat olmakla suçladı. Demirtaş, “Şimdi böylesine önemli bir değişiklik konuşulurken sanat ve spor dünyasından bazı sporcu ve sanatçılar ‘Evet’ oyu vereceklerini açıkladılar. Bunlardan biriside bizim Ereğlili hemşehrimiz Murat Boz. Kendisini başarılı, tüm Türkiye’ye kendisini kabul ettirmiş sevilen bir sanatçı. Fakat ailesine baktığımızda Murat Boz’un babası sosyal demokrat, cumhuriyetçi, Atatürkçü bir baba. Annesine baktığımızda öğretmen bir anne. Bu güne kadar binlerce cumhuriyetçi, Atatürkçü, demokrasiye bağlı öğrenciler yetiştirmiş bir anne. Böyle bir anne ve babanın evladının biz ‘Hayır’ demesini beklerken ‘Evet’ oyu vereceğini açıklaması Ereğli’deki hemşehrilerinin tepkisine neden oldu. Bizimde tepkimize neden oldu. Çünkü binlerce cumhuriyetçi, Atatürkçü, demokrasiye bağlı öğrenciler yetiştiren bir annenin evladının da bu yönde hareket etmesini beklerdik” dedi.

    “Kendisinin ‘Hain evlat’ demek istemiyorum, bu yanlış olur ama hayırsız evlat olduğunu düşünüyoruz” diyen Demirtaş, “Hemşehrileri olarak kendisine hayırlı bir evlat olmasını tavsiye ediyoruz. Kendisi inşallah bu kararından vazgeçer ve döner. Atatürk Cumhuriyeti’ne, demokrasiye ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine sahip çıkar diye düşünüyorum. Buradan sizin vasıtanızla Murat Boz’a sesleniyorum; inşallah kendisi hayırlı bir evlat olur” dedi.

    Çaturoğlu “Murat Boz’u tebrik ediyorum”

    AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu ise anayasa değişikliği referandumuna destek veren şarkıcı Murat Boz’a Ereğli’den hiçbir tepki olmadığını belirterek, kendisini tebrik ettiğini söyledi.

    Çaturoğlu gazetecilere yaptığı açıklamada, “Referandumda evet diyenler de olacaktır, hayır diyenlerde olacaktır. Fakat bizim büyük bir ekseriyetin evet diyeceğini düşünüyoruz. Biz hiçbir zaman hayır diyenleri antidemokratlıkla, satılmışlıkla suçlamadık. Şimdi burada mevkidaşım Ünal Demirtaş’ın değerlendirmelerine katılmadığımı beyan etmek isterim. İnsanlar ister sanatçı, ister sporcu, isterse sıradan vatandaşlarımız olsun istedikleri düşünceyi demokratik kurallar içerisinde istedikleri şekilde beyan etmekte hürdürler. Murat Boz kardeşimiz kanaattini ‘Evet’ yönünde kullanmıştır. Kendisini tebrik ediyorum. Daha güçlü, ayakları daha sağlam yere basan bir Türkiye için bunu benimsemiştir. Evet dediği için maalesef linç kampanyalarına uğramıştır. Ben öncelikle kendisini hayırsız evlat olmakla suçlayanlara demokrat olmalarına davet ediyorum. Bu insanların kendilerini ifade ettikleri görüşleridir. Mahalle baskısının ne kadar güçlü olduğunu da burada görüyoruz. Hep karşı tarafı mahalle baskısı yapmakla suçlayanların bu tür şeylerle nasıl mahalle baskısı yapmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bir insanın evet demesi onun demokratlığını ortaya koyarken onu ihanetle, satılmışlıkla veya hayırlı evlat olmadığını söyleyenlerin ne kadar demokrat olmadıklarını gösteren bir durumdur” dedi.