Etiket: Vazgeçmedi

  • Okumuş çocuklar geleneklerinden vazgeçmedi

    Aydın’ın Karpuzlu ilçesine bağlı köylerde düğünler halen asırlar öncesinin geleneklerine uygun olarak yapılıyor. Odun kırma ve bayrak asma törenleri ile başlayan düğünler bir hafta devam ediyor. Özellikle okuyup memur olan gençler düğünlerini geleneklere uygun olarak yapıyor.

    İlçeye bağlı Ulukonak ve Tekeler Mahallesi’nde yaşayan ve her ikisi de öğretmen olan çift düğünlerini geleneklere uygun olarak yaptırdı. Karpuzlu ilçesine bağlı kırsal Ulukonak Mahallesi’nde yaşayan ve İstanbul’da öğretmenlik yapan Osman Balman, kendisi gibi öğretmen olan ve kırsal Tekeler Mahallesi’nden hemşerisi İkbal Barman’ı istetti. Öğretmen oğullarını İkbal Hanım’ı isteyen Emir-Mehmet Barman çifti gençlerin isteği üzerine düğünü de asırlar öncesinin geleneklerine uygun şekilde yaptı.

    “Odun kırma geleneği yeniden canlandırıldı”

    Elektrikli ve tüplü ocakların kullanılmaya başlaması ile unutulmaya yüz tutan ‘odun kırma’ geleneği öğretmen gençlerin düğününde yeniden hayat buldu. Tüm yemeklerin odun ateşinde yapıldığı dönemlerde odluğu gibi köyün ileri gelenleri düğün başlamadan önce merkepleri ile dağa gidip dağdan düğün yemeklerinin pişirileceği odunları toplayıp merkeplere sararak köye taşıdılar. Davul zurna eşliğinde karşılanan odun getiricilere damadın annesi tarafından kumaş hediye edilirken, odunların gelmesinin ardından köyde bayrak dikim töreni yapıldı.

    “Asırlık gelenek, gençlerin devam ettirsin”

    Karpuzlu ve çevresinde ‘Odun kırma’ geleneği olarak bilinen bu uygulamanın elektik ve tüplü ocakların icadından sonra unutulmaya yüz tuttuğunu belirten köyün sakinlerinden 73 yaşındaki İsmail Uysal, “Bu gelenek asırlardır devam eden bir gelenek. Her düğün öncesi odun kırma ve bayrak dikme törenleri yapılır. Düğün yemeklerinin yapılacağı odunlar dağlardan düğün yerine taşındıktan sonra bayrak dikilir. Ardından da bir hafta boyunca düğün devam eder” diye konuştu.

  • Giovanni Guidetti: “Bu takım asla vazgeçmedi”

    VakıfBank Antrenörü Giovanni Guidetti, play-off serisinde dördüncü maçta geri döndüklerini söyleyerek, “Ölecek miydik yoksa kurtulacak mıydık buna karar vermemiz gerekiyordu. Bu takım asla vazgeçmedi” dedi.

    Vestel Venus Sultanlar Ligi Play-Off mücadelesi son maçında Eczacıbaşı VitrA ile karşılaşan VakıfBank, müsabakayı 3-0 kazanarak seriyi 3-2 tamamladı ve şampiyonluğunu ilan etti. Şampiyonluk maçından sonra açıklamalarda bulunan VakıfBank antrenörü Giovanni Guidetti, şampiyonluktan dolayı mutlu olduğunu söyleyen İtalyan antrenör, “Kaç yıldır VakıfBank’ta olduğumu hatırlamıyorum. Kaç senedir Eczacıbaşı gibi mükemmel bir ekiple oynadığımızı, kaç senedir finallerde olduğumuzu hatırlamıyorum. Bu takım sezon içinde çok inişler ve çıkışlar yaşadık. Sonuçtan oldukça mutluyum. Eczacıbaşı gibi müthiş bir takıma karşı inanılmaz mücadele ettik ve sonunda gülen taraf biz olduk” şeklinde konuştuk.

    “Bu takım asla vazgeçmedi”

    İtalyan çalıştırıcı, Play-Off serisinde 2-1’den geri döndüklerini aktararak, “Dördüncü maçtan önce ölmek üzereydik suyun altındaydık adeta. Ölecek miydik yoksa kurtulacak mıydık buna karar vermemiz gerekiyordu. Bu takım asla vazgeçmedi. 2-1’den geri döndük ve kurtulduk. Özellikle bütün oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum. Özellikle kaptanımız Gözde’ye teşekkür etmek istiyorum onunla çalışmak gururdu. İstanbul’daki son maçıydı. Kulüpteki lig için son maçıydı ve çok güzel bir oyun sergiledi” açıklamasını yaptı.

    Guidetti, VakıfBank’ta hedefin değişmeyeceğini ifade ederek her kupayı kazanmak istediklerini söyledi.

  • Yazma tutkusundan hiç vazgeçmedi

    Avukat-Yazar Abbas Karakuş, yoğun ilgi gören Gökyüzü Hala Mavi üçlemesinin ilk iki kitabı Deşifre Edilmiş Bir Yürek ve Bir Hayata Dokunursan romanlarının ardından serinin üçüncü kitabı olan Ce’nin Yolu’nda okurlarına bir sürpriz hazırlıyor.

    Diyarbakır Ergani’de geçen çocukluk yıllarında mevsimlik işçi olarak çalışan, babasına inşaat işlerinde yardım eden Abbas Karakuş yazma tutkusundan hiç vazgeçmedi. Hukuk Fakültesi’nde okurken yayımladığı Gözkapağı Direnişleri ile edebiyat dünyasına adım atan Karakuş, ikinci kitabı İnsan İnsan İle İnsan’ı yayınladı. Sonra sırasıyla Yalnızlık Uzaktaki Sevgili ve Gündoğumunu Beklerken kitapları geldi. Bu süreçte hukuk fakültesini bitirerek Avukatlık yapmaya başlayan Karakuş, aynı zamanda Gökyüzü Hala Mavi üçlemesini kaleme almaya başladı. Serinin ilk kitabı Deşifre Edilmiş Bir Yürek ve ikinci kitabı Bir Hayata Dokunursan romanları Son Kitap etiketiyle yayınlandı. Karakuş, üçlemenin son kitabı olan Ce’nin Yolu’nu İzmir Kitap Fuarı’nda okurlarla buluşturmaya hazırlanıyor.

    İnşaatlarda sıvacı tarlada mevsimlik işçi

    İlk ve ortaokul yıllarında babası Sıvacı Ramazan’ın yanında inşaatlarda sıva yaptığını aktaran Karakuş, “Sabahları okula gidip öğleden sonraları babamla birlikte sıva yapıyordum. Yaz aylarında ise rahmetli annemle birlikte mevsimlik işçi olarak çalışmaya gidiyorduk. Önce Adana’da 40 gün pamuk tarlası çabalıyordum. Sonra Konya’da kimyon ve yeşil mercimek hasadına gidiyordum. Son olarak da Sakarya’ya fındık toplamaya gidip yaz tatilimi aile bütçesine katkı koyarak geçiriyordum. Yövmiye hesabı çalıştığımız için ne kadar kalabalık gidersek bizim için o kadar iyi oluyordu” dedi.

    Liseyi birincilikle bitirdi

    Mevsimlik işçi olarak çalışmaya gittiği şehirler dışında Ergani’den ilk defa ayrıldığını dile getiren Karakuş, “Üniversite sınavını kazanıp İzmir’e geldim. İkinci sınıfa geçtiğimde, okulun devam zorunluluğu olmadığı için, para kazanabilmek için bir tanıdığım vasıtasıyla Kadıköy’de Park ve Bahçeler’de taşeron firmada işçi olarak çalışmaya başladım. Bu süreçte ikinci kitabım için para biriktirmeyi umuyordum. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Bir yıl boyunca karın tokluğuna çalışmış oldum. Kitap yazma serüveni yüzünden Ankara’da sokakta bile kaldım” şeklinde konuştu.

    “Mahsun Kırmızıgül’ün senaryolarına çok uygun”

    Avukatlık mesleğine devam ederken yazma tutkusundan da asla vazgeçmeyen Abbas Karakuş, sözlerini şöyle sürdürdü, “Bir Hayata Dokunursan romanımın kurgusunu sinema filmine uygun yaptım. Değerli yönetmemiz Mahsun Kırmızıgül’ün bu kitabımı senaryolaştırmak isteyeceğini düşünüyorum. Onun senaryolarına baktığım zaman bu kitabın ona çok uygun olduğuna inanıyorum. Bu kitabı kendisine ulaştırmayı düşünüyorum. Kitap o zaman hak ettiği yeri bulacaktır.”

    Sırada “Ce’nin Yolu” var

    Karakuş, üçlemenin son kitabı olan Ce’nin Yolu’nu kaleme aldığını, İzmir Kitap Fuarı’na yetiştireceğini belirterek, “Konusu hakkında bilgi vermek istemiyorum. Ama ilk iki kitabı okuyanlar için sürprizlerle dolu olduğunu söyleyebilirim” dedi.

  • İki bacağını kaybetti hayallerinden vazgeçmedi

    Geçtiğimiz yıl Manisa’nın Soma ilçesinde bir tırın altında kalarak iki bacağını birden kaybeden 17 yaşındaki liseli Mizgin Çaça azmiyle hayata tutundu. Her insanın bir engelli adayı olduğunu gösteren ve yaşadıklarıyla örnek teşkil eden Çaça, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda İHA’ya yaşadığı acı dolu bir yılı anlatarak, “Her insan bir engelli adayıdır. Engel olmayın.” dedi.

    7 Mart 2016 tarihinde arkadaşlarıyla birlikte okuldan eve dönerken Gaziosmanpaşa Caddesi’nde şoförler odası yanındaki İhsan Kutlusoy Sokak’a dönüş yapan bir tırın altında kalan Mizgin Çaça Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ne ağır yaralı olarak kaldırıldı. Burada yapılan müdehaleler sonrasında Mizgin’in iki bacağı kurtarılamadı ve diz üstünden kesildi. 16 yaşında bir anda trafik kazasıyla hayatı kararan Linyit Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Mizgin buna rağmen yaşama sevincini ve azmini kaybetmedi. Geçen bir yılda dayanılmaz acılar çeken Mizgin Çaça psikolojik tedavilerin yanısıra aile ve arkadaşlarının candan desteği ile bu zor zaman içerisinde bir nebze olsun hayata tutunarak okuluna geri döndü.

    Hayatını karartanlardan hesap sorulmasını istiyor

    16 yaşında hayatının baharında şehir içersinde tırın girmemesi gereken sokakta ayaklarından olduğunu belirten Mizgin Çaça, “Benim çok güzel hayallerim vardı. Ama bu hayallerim o tırın altında yok oldu gitti. Geçen bu süreçte beni bacaklarımdan eden sorumlular hakkında dava bile henüz başlamadı. Eğer bu ülkede adalet varsa benim için de tecelli edecektir. Ben daha 16 yaşında bir tekerlekli sandalyeye mahkum olduğum zaman beni bu hale koyan insanlar gülüp eğlenirken ben hergün hastane köşelerinde ’ayaklarımı istiyorum’ diye ağlıyordum. Adaletin benim için de çalışmasını istiyorum. Ben arkadaşlarımla sürekli vakit geçiremiyorum. Sürekli hastane köşelerinde olmak istemiyorum. Adalet çalışıyor var, ancak benim için neden yok gibi.” dedi.

    Ailesinin çabalarıyla protezlerine kavuştu

    İnşaat işçisi babasının kira olan evlerinin yanısıra 3 kardeşiyle birlikte ağır aile külfetinin yanında maddi desteği olmamasına rağmen canını dişine takarak kendisine protez taktırdığını belirten Mizgin, “1 yıl boyunca sürekli hastanelerdeydim gençliğimi yaşamam gereken yerde günümü hastanelerde geçiriyorum. Yinede hayat enerjimi kaybetmedim Yaşadıklarıma rağmen mutluyum. Yaşam enerjimi kaybetmedim. Protezlerim takıldı. Şu anda alıştırma aşamasındayım. Zamanımın çoğu tekerlekli sandalye ile geçiyor. Protezlerime alışma süreci biraz zor olacak. Adımlarımı atmaya başladım. Arkadaşlarımın ve ailemin bu konuda desteklerini görmezden gelemem. Okulumu da çok seviyorum. Herkes çok yardımcı oluyorlar. Hepsine minnettarım.” diye konuştu.

    “Her insan bir saniye sonra engelli olabilir”

    Her insanın bir engelli adayı olduğunu belirten Mizgin, “Ben 16 yaşıma kadar hiçbir engeli olmayan biriydim. Ancak bir gün her insan benim gibi bir engelli olabilir. Ancak yaşamak çok güzel. Kader de diyebiliriz. Bu yüzden engellilerin hayatlarını zorlaştırmayalım. Engel olmayalım. Engelleri hep birlikte aşalım. O ana kadar hiçbir engeli olmayan bir insandım. Birdenbire saniyeler içersinde tüm hayallerim alt üst oldu. Zor günler geçirdim. Psikolojik tedaviler oldum. Arkadaşlarım, ailem, okulumun büyük destekleri oldu. Herkes bir engelli adayıdır. Bize acıyan gözlerle bakmayın kaldırım kenarlarına araç park etmeyin. Emin olun bu ah vah etmenizden daha faydalı olacaktır. Biz engelli değiliz, bize engeli olmayan insanlar engel oluyorlar. Yollarımızı kapatıyorlar, haklarımızı işgal ediyorlar. Sonrada engelli olan biziz. Bizi engelliymiş gibi yapan sizsiniz. Siz ne biliyorsunuz ki bir saniye sonra bizim gibi olmayacağınızı. Biz sizlerden çok daha güçlüyüz. Bunlara rağmen hayata direnip savaşıyoruz.” dedi.

  • Polis indirmekten, o çıkmaktan vazgeçmedi

    Kocaeli’de yeni Valilik binasının yakınındaki AVM’ye ait reklam tabelasına daha önce 2 kez çıkan bir şahıs, sabah saatlerinde aynı yerde intihar girişiminde bulundu.

    Olay, İzmit Necmettin Erbakan Köprüsü’nün yakınında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 15 Mart 2016 ve 28 Ocak 2016 tarihlerinde bir AVM’nin reklam tabelasına çıkarak intihar girişiminde bulunan I.C., maddi sıkıntılar yaşadığı iddiasıyla aynı yere çıkarak intihar girişiminde bulundu. Vatandaşı reklam panosunda gören vatandaşlar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine kısa süre içerisinde gelerek şahısın yanına çıkan polis ekipleri, I.C.’yi ikna ederek tabeladan indirdi. Reklam tabelasından indirilen I.Ç., tedavi edilmek üzerine sağlık görevlilerine teslim edildi. Tedavisinin ardından I.Ç. sorgulanmak üzere polis merkezine götürüldü.