Etiket: Vazgeçilmez

  • Kaymakam Yüzer: “Siyasi partiler demokratik yönetimin vazgeçilmez unsurlarıdır”

    Kapaklı Kaymakamı Mehmet Yüzer, ilçedeki iktidar ve muhalefet partisi temsilciliklerini ziyaret ederek, fikir alışverişinde bulundu.

    Kapaklı’nın 3’ncü Kaymakamı olarak 9 Ocak günü görevine başlayan ve geçen süre içinde ilçe halkını hem ağırlayan, hem de mahallere giderek ziyaretler gerçekleştiren kaymakam Yüzer, ilçedeki parti teşkilatlarını da ziyarete başladı. Kaymakam Yüzer, AK Parti Kapaklı İlçe Teşkilatını ziyaret etti. Kaymakam Yüzer’i İlçe Başkanı Salih Bezgin ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı.

    CHP İlçe teşkilatını da ziyaret eden Yüzer, İlçe Başkanı Kenan Seçkin ve yönetim kurulu üyeleri ile görüş alışverişinde bulundu. Son olarak Milliyetçi Hareket Partisi’ni yeni merkezinde ziyaret eden Kapaklı Kaymakamı Mehmet Yüzer “Siyasi partiler demokratik yönetimin vazgeçilmez unsurlarındandır. Demokrasi de muhalefet de iktidar gibi elzemdir” dedi.

  • (Özel Haber) Ramazan ayının vazgeçilmez lezzeti kahke

    Gaziantep’te sadece Ramazan ayında yapılan sofraların vazgeçilmez lezzeti Halep kahkesi, yine sofralardaki yerini aldı.

    Türkiye’nin gastronomi turizmi alanında önemli bir itici gücü haline gelen Gaziantep, farklı lezzetleriyle Ramazan sofralarına zenginlik katıyor. Gaziantep’te sadece Ramazan ayında yapılan Halep kahkesi, sahur ve iftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti olmaya devam ediyor. Un, şeker, mahlep ve sıvı yağ ile yapılan kahkeye vatandaşlar, damakta bıraktığı tat ve özel aroması nedeniyle yoğun ilgi gösteriyor.

    Kahke yapan simitçi Murat Türkoğlu, kahkenin Ramazan’a özgü olduğunu belirterek, “Sadece Ramazan ayında çıkıyor. İçinde şeker, tuz, yağ, bunlar var. Genelde vatandaşlar çay ile yerler, çok lezzetli oluyor. Ramazan’da kahkeye yoğun ilgi oluyor” diye konuştu.

    Kahke almaya gelen vatandaşlar ise, özellikle iftardan sonra çay ile yediklerini ve çok lezzetli olduğunu, sadece Ramazan’da kahkenin yapıldığını söylediler.

  • Çocukların vazgeçilmez lezzeti leblebi tozu kurabiye oldu

    Eskiden mahalle bakkallarında satılan ve çocukların adeta ellerinden düşürmeyip keyifle yediği leblebi tozu, artık Eskişehirli bir girişimci tarafından farklı bir lezzette sunuluyor.

    Yıllar önce çocukların vazgeçilmez lezzeti olan leblebi tozu günümüzde yeni nesil tarafından pek ilgi görmese de, kurabiyelerin içine katılarak farklı bir tat oluşturdu. Eski zamanlardan, çocukluğumuzu anımsatan, “aman konuşma, boğazına yapışır” denilen leblebi tozu şimdilerde daha farklı alanlarda daha çok ilgi görür hale geldi. Bu sevilen toz, artık kurabiyelere, dost sohbetlerine, kadınların günlerine misafir oluyor.

    Eskişehir’de 2016 yılında patentini dahi alıp leblebi tozundan kurabiye yapan Murat Shafii, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır yaptığı unlu mamul üretiminin ardından şimdi sadece bu işi yapmaya yöneldi. Girişimci Shafii, leblebi tozunu kurabiyede özellikle yeni nesillere bu şekilde tanıtarak o tadı almalarını sağladıklarını söyledi. 80 ve 90’lı yıllarda bakkallarda dahi satılan ve çocukların en güzel tat aldığı leblebi tozunun artık unutulmaya başlandığını, bundan dolayı da leblebi tozunu değerlendirmek amaçlı böyle bir kurabiye yaptıkları belirten Shafii, “Buna Talkan kurabiyesi diyoruz. Çocukken, leblebi tozuna şeker katılıp onu yerdik, onun adına talkan denirdi. Tam da kurabiyeye benzemiyor. Bizimki farklı, patentini aldığımız bir ürün. Uzun çalışmalar sonucu, ARGE’sini yaptığımız, geliştirdiğimiz, bayağı bir emek harcadığımız, sadece bizde olan, güzel bir ürün. Taklitleri var, ama onlar un kurabiyesi şeklinde, bizimkisi un kurabiyesi şeklinde değil” dedi.

    “Tok tutma özelliği olduğu için sahurda yenebilir”

    Bu kurabiyenin leblebiden dolayı doğal, sağlıklı olduğunu ve tok tutma özelliği bulunduğunu dile getiren Murat Shafii, “Kurabiyemizde glikoz kullanmıyoruz, trans yağ yoktur. Çocuklar, bayanlar, özellikle hamile kadınlar bunu afiyetle yiyebilirler. İçinde leblebi olduğu için mideye faydası vardır. Vücudunun direncini arttırır. Tok tutma özelliği olduğu için sahurda yendiği zaman acıkmayı engeller. Sağlıklı bir besindir” ifadelerini kullandı.

    Bu ürünün patentini aldıklarını ve vatandaşların merdiven altı, etiketsiz ürünlere dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Shafii, “Patentini aldığımız halde nerede yapıldığı belli olmayan, etiketsiz merdiven altı üretimler var. vatandaşları da buradan uyarmak istiyoruz, etiketsiz, nerede yapıldığı belli olmayan ürünlere dikkat etsinler. Sağlık açısından bu tür ürünleri tüketmesinler. Bizim Tarım Bakanlığımızdan iznimiz, patentimiz var. Uzun zamandır yaptığımız bir ürün, sırf bu ürünü yapıyoruz. Başka bir alanımız yok. Düzgün bir şekilde vatandaşlara sunuyoruz” şeklinde konuştu.

    “Eskişehir’e has bir ürün olma yolunda ilerliyor”

    Vatandaşlar tarafından çok beğenildiğini ve Eskişehir’e has bir ürün olma yolunda ilerlediğini anlatan Shafii, “Odunpazarı bölgesinde turistler tarafından bu kurabiyemiz çok rağbet gördü. Eskişehir’e has bir ürün olma yolunda, elimizde geldiği kadar müşterileri memnun etmek, ağız tadına hitap etmek için bu ürünü geliştirdik. Herkes çok memnun, geçmişe döndüğünü, çocukluğunu hatırladığını söylüyor. Biz de bundan keyif alıyoruz. Vatandaşları geçmişe bir yolculuk yaptırıyoruz diyebiliriz. Geçen sene piyasaya çıktı, bu sene yavaş yavaş tutulmaya başladı. Şehir dışından da talepler var. İstanbul, Ankara, diğer iller olsun kargoyla yolluyoruz” diye konuştu.

    Eskiden leblebi tozu olarak tüketilen, şeker katıldığı için Talkan ismi verildiğini belirten Murat Sahfii şunları söyledi;

  • Bakan Zeybekci: “AB’ye üyelik vazgeçilmez değil”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Nasıl son 30 yılda dünya büyümesinin en önemli motorlarından birisi Çin ise önümüzdeki yılların dünya ekonomisinin en önemli lokomotifi Afrika olacaktır. Türkiye ile Rusya için de en çok işbirliği yapılabilecek alan Afrika olarak görüyorum. Tabi ki Suriye en önemli hedef olarak görüyorum” dedi. Bakan Zeybekci, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda ise “Avrupa Birliği standartlarını tutturduktan sonra birliğe tam üye olmuşuz, olmamışız bizim için önemli değil, olmayabiliriz de” ifadelerini kaydetti.

    Antalya Belek’te düzenlenen Türkiye-Rusya Medya Forumu’nun açılış konuşması yapan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, daha sonra Türk ve Rus basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

    Rus gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Zeybekci, Akkuyu Santrali’nin 20 milyar dolarlık, maliyeti çok yüksek bir proje olduğunu ve bugün gelinen noktada projeyle ilgili problemin görünmediğini, santralin gerçekleştirilmesiyle ilgili siyasi iradenin devam ettiğini vurguladı.

    “İki ülke arasındaki ticaret hacmi 100 milyar dolara nasıl çıkaracak?” sorusuna Bakan Zeybekci, “Türkiye dünyanın en büyük hurda ithalatçısı. Diğer taraftan da dünyanın en büyük çelik, inşaat demiri ihracatçısı. Orada da ilk 3’de yer alıyoruz. Diğer taraftan Rusya demir-çelik sektörüyle ilgili cevherden üretim, ara mamüle kadar olan bölümde de dünyada sayılı ülkelerden bir tanesi. Rusya’nın metalurji sektörünün en önemli avantajlarından biri olan enerjiyi bünyesinde barındıran en önemli ülkelerinden birisi. Hammadde var, yeraltı zenginliği, enerjiyle ilgili büyük avantajı var. Diğer taraftan da bu sektörde çok büyük pazarlama ve son ürün haline getirebilecek olan kabiliyete sahip olan Türkiye var. Türkiye, Avrupa’nın en büyük otomotiv üreticisi ülkelerinden birisi. Bu sektörde dünyada ilk 5’e gidiyoruz. Bu da iki ülke arasında yapabileceği en önemli işbirliği alanlarından. Ağır iş makinelerinde yapılan görüşmeler var. Seracılıkta bu teknolojiyi Rusya’ya götürmek için çalışma başladı. Tataristan’da büyük bir alanda bir Türk firması farklı bir teknolojiyle seracılıkla ilgili yatırımlar yapılıyor” cevabını verdi.

    “AB’ye üyelik vazgeçilmez değil”

    “Avrasya Gümrük Birliği ve Şangay 5’lisi ile nasıl bir işbirliği öngörüyorsunuz?” sorusuna Bakan Zeybekçi şu cevabı verdi:

    “Türkiye, dünyada Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ilişkisi olan tek ülke. Ama bizim Avrupa Birliği ile aşkımız ben doğduğumda başlamış. Avrupa Birliği’ne tam üyelik gibi bir süreç başlamış. Yaklaşık 54 yıldır devam ediyor. Bizim için Avrupa Birliği’ne tam üye olmak vazgeçilmez bir hedef değil. Bizim için stratejik hedef, asıl önemli olan Avrupa Birliği standartlarını tutturmak. Demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükler, şeffaflık, denetim ve tüm bağlamlarda. Türkiye bu anlamda 15 Temmuz’da çok farklı bir moda geçti. İnsanlarının bedel ödediği demokrasisi önünde Türkiye farklı bir şeye geçti, evrensel standartlarının önde giden ülkelerinden biri haline geldi. Avrupa Birliği standartlarını tutturduktan sonra birliğe tam üye olmuşuz, olmamışız bizim için önemli değil. Olmayabiliriz de.”

    “Terör riski her yerde var”

    Bakan Zeybekçi Türkiye’deki terör tehdidi ile ilgili ise şu bilgileri verdi:

    “Terör, Türkiye’nin değil dünyanın problemidir. Bu tehlike, risk her yerde var. Türkiye’nin turizm merkezleri dediğimiz ülkenin yüzde 80-90’ı olan ülkeler dünyanın en güvenli yerlerinden olduğunu dostlarımız söylüyor. Algıyla ilgili yaptığımız çalışmalar var.”

    Türkiye’nin dünyada G20 ülkeleri arasında yatırım fonu olmayan tek ülke olduğuna değinen Bakan Zeybekci, “Rusya’nın iki önemli fonu var. En son Liderler Zirvesinde de Türk-Rus ortak yatırım fonu kurulması konuşuldu. Ne olacak, hangi alanlarda faaliyet gösterecek bu? Şartımız iki tarafın birlikte karar verdiği ’Şu proje desteklensin’ dendiği proje desteklenecek. Bu projeyi Türk ya da Rus firması tek başına yapabilir. Ama asıl tercih ettiğimiz Türk ve Rus firması bir araya geldiğinde bir iş yapacağız zaman Rusya’da, Türkiye’de ya da üçüncü bir ülkede bu fon rahat devreye girecek. Yatırım teşvik sistemimizde ülke sınırlamamız yok. Bütün ülkeler destek kapsamında yararlanabilir” dedi.

    Suriye konusunda Rusya ile Türkiye’nin olmazsa olmazının toprak bütünlüğü olduğuna vurgu yapan Bakan Zeybekci, “İki ülke Suriye konusunda birbirine yakın bir noktada buluşabilen bir politikaya sahip. Suriye’de barışın sağlanması ve halkın kendi yönetimini belirlemesi konusunda iki ülke arasında mutabakat var. Suriye’de bu mutabakat olmadığı halde şuanda yapılanların yapılması da söz konusu olmaz. Suriye ile ilgili birkaç ay öncesine göre çok daha pozitif beklentilerimiz var” diye konuştu.

    “Dünya ekonomisinin lokomotifi Afrika olacaktır”

    “Ortak yatırımın fonu için üçüncü ülke Suriye olur mu?” şeklindeki sorusuna Zeybekci, “En önemli hedef o coğrafya. Orayı yıllardan bu yana yerle yeksan edilen bir coğrafya olarak görüyoruz. Afganistan, Irak, Suriye, Körfez ve hatta Afrika. Nasıl son 30 yılda dünya büyümesinin en önemli motorlarından birisi Çin ise önümüzdeki yılların dünya ekonomisinin en önemli lokomotifi Afrika olacaktır. Türkiye ile Rusya için de en çok işbirliği yapılabilecek alan Afrika olarak görüyorum. Tabi ki Suriye en önemli hedef olarak görüyorum. Rusya ve Türkiye için Suriye’nin tekrar ayakları üzerine doğrulması, Irak’ın yeniden inşası en önemli hedeflerimizden biri olacak.” yanıtını verdi.

    Konuşmaların ardından Bakan Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’ye çeşitli hediyeler verildi.

  • Siirt Mutfağının Vazgeçilmez Lezzeti Büryan Kebabı

    Siirt’te gece saatlerinde hazırlanarak daha gün ağarmadan satışa sunulan büryan kebabına her geçen gün talep artıyor.

    Bir dönem tescil girişimi nedeniyle Siirt ve Bitlis arasında sahiplenmeye kadar varan tartışmaya rağmen büryan kebabı Siirt’te bir başka lezzetle hazırlanıyor. Bahçelievler Mahallesi Hükümet Caddesi’nde bir lokantada büryan ustası olarak çalışan Murat Kayaalp’ın hazırlayıp servis ettiği büryan kebabına sabah erken saatlerinde büyük rağbet gösteriliyor.

    Büryan kebabının, geceleri özel kuyularda kuzu etinin pişirilmesiyle hazırlandığını belirten Kayaalp, sabah 05.00’te taze büryan yemek için lokantalara gelenlerin sayısında artış olduğunu, il dışından hatta ülke dışından arayıp büryan siparişi verenlerin olduğunu söyledi.

    Siirt 56 Ürününü Araştırma Geliştirme Tanıtım ve Rehberlik Derneği Başkanı Vehip Emrah ise, son dönemde yapılan tanıtım faaliyetleriyle 16 ilde Siirt etiketi altında büryan kebabının satıldığını söyledi. Emrah ayrıca, Siirt’te de 10’u aşkın lokantada özel oluşturulmuş 3 metre derinliğinde ve 1 metre çapındaki kuyularda gece saat 02.00 sularında yakılan odun ateşinde 2 ile 3 saat, kemiklerinden sıyrılarak hazırlanan büryanın, Siirt mutfağının vazgeçilmez lezzeti arasında olduğunu söyledi.