Etiket: Varsa

  • Şehidin “Nasipte varsa döneriz sevdiklerimize” yazısı yürekleri dağladı

    KASTAMONU (İHA) – Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin’de sürdürdüğü Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit düşen Uzman Çavuş Arif Demirel’in sosyal paylaşım sitesi hesabından yaptığı “Nasipte varsa döneriz sevdiklerimize” yazısı yürekleri dağladı. Ayrıca nişanlı olan şehidin 30 Ağustos gününe düğün tarihi aldığı öğrenildi.

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye’nin Afrin bölgesinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı’nda çıkan çatışmada şehit düşen 24 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Arif Demirel’in Kastamonu’nun İnebolu ilçesi Dibek köyündeki evine şehit ateşi düştü. Şehit Demirel’in köyde yaşayan annesi Serpil ve babası Aydın Demirel ile 2 kardeşine acı haber İnebolu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner ve askeri yetkililer tarafından yanlarındaki sağlık ekipleri kontrolünde verildi. Arif Demirel’in akrabaları, çevre köylerde yaşayan vatandaşlar, İnebolu’daki sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, esnaflar ve vatandaşlar ailenin acısını paylaşmak için köye akın etti.

    30 Ağustos günü evlenecekti

    Şehit Uzman Çavuş Arif Demirel’in geçtiğimiz Eylül ayında nişanlandığı ve 30 Ağustos 2018 tarihine nikah günü aldığı öğrenildi.

    “Nasipte varsa döneriz sevdiklerimize, görev başlasın”

    Öte yandan Şehit Uzman Çavuş Arif Demirel’in 5 Kasım 2017 tarihinde İzmir’in Bornova ilçesindeki askeri birliğinden Afrin’e göreve giderken sosyal paylaşım sitesindeki yaptığı paylaşım ise yürekleri dağladı. Şehit Arif Demirel’in “Nasipte varsa döneriz sevdiklerimize, görev başlasın” yazısı yazdığı görüldü.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Nerede bize yönelik bir taciz varsa bir gece ansızın vurabiliriz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023 Gençlik Şurası’nda yaptığı konuşmada, “Nerede bize yönelik bir taciz varsa, bir gece ansızın vurabiliriz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Gençlik Kolları tarafından Küçükçekmece Yahya Kemal Beyatlı Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2023 gençlik şurasına katıldı. Şuraya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda genç katıldı. Gençleri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz dirilişinin kahramanı gençleri selamlıyorum. Bir asır önce olduğu gibi bir kez daha yedi düvelin ve onların beslediği terör örgütlerinin üzerine geldiği bir dönemde tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek istiklalini ve istikbaline sahip çıkan gençlerimizi selamlıyorum. Bu vatan topraklarımızı kimsenin bölmeye gücü yetmeyecektir. Bölmeye çalışanların üzerine, hep beraber bizler de Gabar’da, Tendürek’te, Cudi’de, Kandil’de F-16 olur oraya doğru gideriz. Nerede nasıl bir çalkalanma varsa, nerede bize yönelik bir taciz varsa bir gece ansızın vurabiliriz. Acaba birileri izin verir mi? Artık yok. Geçti o işler. Bizimle stratejik ortak olanlar bizim de hukukumuza saygı duydukları takdirde, biz onlara saygı duyarız” dedi. Gençlere öğütler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz siz olun gençliğinizi öldürmeyin. Bir tek anınız boş geçirmeyin. Zirvede bir gençlik istiyoruz. Biz inancına, maneviyatına sahip çıkan bir gençlik istiyoruz. Biz aklıselim sahibi bir gençlik istiyoruz” dedi. Hizmet sevdasıyla bu yola çıktıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Bizler bu yola koltuk sevdasıyla ,makam sevdasıyla değil hizmet sevdasıyla çıktık. Gençlerden korkan, yerine gençleri bırakmaya kokan, bunu düşünenlerden değiliz. Vakti saati geldiğinde sizler aziz milletimizin emaneti olan bu görevleri devir alacaksınız. Devam eden kongrelerde seçilenlerin önemli bir kısmının gençlik kollarından yetişme olduğunu hamd olsun memnuniyetle görüyoruz. Yarın belediye başkanlığı ve milletvekilliği seçiminde de böyle olacaktır. Günü geldiğinde inşallah dimdik, gençler daha yüksek irtifayla gelecek. İlerde cumhurbaşkanlığı makamında sizlerden biri olacak. 2023 ve 2071 vizyonlarımız hepsi sizin için. Bu fırsatları çok iyi değerlendirin. Mücadeleden korkmayın kendinizi asla küçümsemeyin. Gençler bilesiniz ki, bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir milleti kurtarır. Haklı olduğunuza inandığınız mücadelede yardımcınız, yardımcımız Allah’tır. Böyle bir hazırlığa, alt yapıya sahip olmadığınızda yola çıktığınızda, hüsrana uğramanız kaçınılmazdır. Ben sizlere güveniyorum. Damarlarınızda akan o deli kanın hakkını vereceğinize inanıyorum. Bu can bu tende olduğu müddetçe yanınızda olmaya devam edeceğim” dedi. Türkiye olarak genç nüfustan övündüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizdeki iş gücü yedi milyon 775 bin kişi artmıştır. Bizim ölçümüz başkalarının ne olduğu değil kendi gençlerimizin istihdam oranın mümkün olan en üst seviyeye çıkarmaktır. Gençlerimiz, memur olmakla değil girişimci olmakla ilgilenmeleridir. Vaktinizi ne olacak bizim halimiz diyerek kötümser bir psikolojiyle değil, sosyal medyada öldürmek yerine kendinizi geliştirerek değerlendirmelisiniz. Kaderin üstünde bir kader vardır. Tuttuğunu koparan bir gençlik lazım o gençliği de karşımda görüyorum”dedi. Dil öğrenmenin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler bir başka önemli husus dil öğrenmektir. En az bir yabancı dil öğrenmenizi bekliyorum. Mutlaka en az ikinci bir dili öğrenin. Hedeflerimize sadece memleketimizde oturup kendi dilimizi konuşarak ulaşamayız. Osmanlıcayı en azından yüzünden okumanıyı bilmeniz gerekiyor. 600 yıllık belgelere Fransız kalırsanız, Fransızca bilmeniz bir işe yaramaz. Finansal okur yazarlığın, matematiğin altını çizmek istiyorum. Eğer sayılarla aranız iyi olmazsa iş hayatında başarılı olamazsınız. Yönetilen değil, yöneten bir gençlik istiyoruz. 2023 kutlamaları için önemli hazırlıklar yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023 ’te kalıcı bir iz bırakma için çok iyi bir şekilde değerlendirmek gerek. 2023 kutlamaları için ciddi hazırlık yapıyoruz. 2023 kutlamalarına sahip çıkmanızı istiyorum” dedi. Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlik yıllarına ait fotoğraflarının bulunduğu bir barkovizyon gösterisi yapıldı.

  • Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: “Nerede mağdur varsa ona el uzatmaya çalışıyoruz”

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Birçok kurumumuz gittikleri yere renk, dil, din ayırt etmeden, nerede bir mağdur varsa, ona bir şekilde el uzatmaya çalışıyor” dedi.

    Hayrat Vakfı’nın Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlediği ve 590 öğrencinin sertifika almaya hak kazandığı Osmanlıca Kursu sertifika törenine katılan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Bizim medeniyetimiz Osmanlı gittiği her noktaya şefkati, hoşgörüyü, vicdanı, asaleti, ilmi, adaleti, hakkı götürmüştür. Bugün de insani diplomasi adı altında sürdürdüğümüz faaliyetlerimiz esasen temelinde hiçbir şeyin istismar zeminine yaslanmıyor. Bunu niçin söylüyorum, TİKA, AFAD, Kızılay, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz ve burada adını sayamayacağım birçok kurumumuz gittikleri yere renk, dil, din ayırt etmeden nerede bir mağdur varsa, ona bir şekilde el uzatmaya çalışıyor. Çünkü niye? Bizim esasımız bu, bizim kodlarımız bunlardan ibaret. Bugün Myanmar’da hala TİKA’mız var. Haiti’de de var. Rengine, dinine bakmadan nerede mazlum, mağdur var orada biz varız. Bu bizim tarihten gelen özelliğimiz ve karakterimiz” dedi.

    Bir başka coğrafyada insan hakları, özgürlüklerin arkasına saklanan devletlere gönderme yapan Çavuşoğlu, “Sonra adeta kendi putunu yiyen durumuna düşmek bir acziyet göstergesidir. Bu devletler nereye demokrasi ile insan haklarıyla, özgürlükle ve bunun bayraklaştırarak gittiyse orada kaos olmuştur. Orada kan var, orada gözyaşı var. Farkımız bu. Biz yaşatan, biz ihya eden, biz inşa edeniz. Bunu yaparken de hiçbir emperyal düşüncesi olmaksızın sadece Allah’ın rızasını güderek bunu yapanlarız” diye konuştu.

    Ne zaman Arakan’da zulüm hadiseleri yaşanmaya başladığında çok sayıda telefon ve mesaj aldığını ifade eden Çavuşoğlu, “Sosyal medya üzerinden telefonla arayarak onlarca arkadaşımız ‘ne duruyorsunuz, ne yapmamız gerekiyorsa bizde varız” diyerek bizi bu yola şevk etti. Bu yola sevk eden insanımıza sahibiz biz” şeklinde konuştu.

    Öğrenilen Osmanlıca ile beraber işin köküne vakıf olmak gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, “Öğrenmiş olduğunuz Osmanlıca Türkçesi ile beraber, işin köküne vakıf olmak üzere nereye, ne zaman, ne şekilde, hangi çerçevede gidildiğini arşivler üzerinden okumalısınız. Ancak o zaman Osmanlıcayı öğrenmiş olmanız bir anlam ifade eder. Yoksa ‘Ben Osmanlıcayı öğrendim’ demek bir şey ifade etmez. Önemli olan öğrendiğinizi, bildiklerinizle amel etmelisiniz. İşte o zaman Osmanlı’nın, geçmişin arşivine giderek okuyarak ve bunları anlatarak kendinize ve çevrenizdekilere faydanız olur” dedi.

    Program sertifikaların takdimi ile sona erdi.

  • Gözlerinizde kızarıklık varsa ihmal etmeyin

    Acıbadem Adana Hastanesi Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Rana Altan Yaycıoğlu, kırmızı gözün en sık rastlanan sebeplerinden biri olan konjonktivitin, göz yüzeyinin enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıktığını belirterek, herhangi bir kızarıklık ortaya çıktığında acilen doktora başvurulması gerektiğini söyledi.

    Yaycıoğlu, toplumda geniş salgınlara yol açarak iş gücü ve üretim kayıplarına neden olabilen bu sorunun gözlerde oluşturduğu kızarıklık, şişlik ve kaşıntı gibi rahatsızlıkların yanı sıra, uzun dönemde bağışıklık sistemi sekelleri nedeniyle görme kalitesinde kalıcı azalmaya yol açabileceğini kaydetti.

    Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Rana Altan Yaycıoğlu, gözlerdeki kızarmanın yanı sıra yol açtığı batma ve yaşarma gibi sorunlara değinerek, “Hastanın yaşam kalitesinin ciddi oranda düşmesine neden olan enfeksiyöz konjonktivitler, göz kliniklerine yapılan başvurular arasında ilk sıralarda yer alıyor. Gözün ön yüzeyi ile kapakların iç yüzeyini örten ve dışarıdan şeffaf olarak görülen zar yapısındaki dokunun iltihaplanması sonucu ortaya çıkan konjonktivitler, tedavi edilmediği taktirde aylarca sürebildiği gibi, gözde kalıcı astigmat gibi geri dönüşümsüz hasarlara neden olabiliyor. Bununla birlikte hastalar hekime başvurmaktansa reçetesiz ilaç ya da damla kullanmayı tercih ederek ciddi hata yapıyor” dedi.

    Prof. Dr. Rana Altan Yaycıoğlu, yanlış kullanılacak bir ilacın gözde geri dönüşü olmayan göz tansiyonu, katarakt, ilaçlara direnç gibi son derece önemli problemlere yol açtığını belirtti.

    “Bulaşma riski haftalarca sürüyor”

    Çocuklarda bakteriyel, yetişkinlerde ise viral konjonktivitlerin daha sık görüldüğünü söyleyen Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Yaycıoğlu, “Virüslere bağlı konjonktivitlerde enfeksiyon sebeplerinin başında ise adenovirüsler geliyor. Çevresel etkenlere dirençli olması açısından önem taşıyan adenovirüsler oda ısısında haftalarca kalabildiği için bulaşma riski de artıyor. Sıklıkla el ve göz teması ile solunum damlacıkları yoluyla bulaşan adenovirüsler, vücuda burun, boğaz veya göz yoluyla giriyor. Bulaşıcılık ateş ve faranjit gibi bulgular ortaya çıkmadan önce 2-12 gün süren kuluçka evresinde başlıyor ve sonrasında da 2-3 hafta devam edebiliyor. Aile içinde diğer bireylere bulaşma riski ise yüzde 10-50 arasında değişiyor. Bu nedenle hastanın çevresindekilerin de hijyen kurallarına çok dikkat etmeleri önem taşıyor” diye konuştu.

    “Tek taraflı başlayıp diğer göze geçiyor”

    Virüsün kendi içinde farklı alt tipleri bulunduğunu ve enfeksiyonun sebebi olan tipine göre hastalığın ciddiyetinin değişebileceğini ifade eden Yaycıoğlu, “Ateş, farenjit, rinit ve kulak önünde şişlikle birlikte başlayan konjonktivit, sıklıkla tek taraflı ortaya çıkıyor, 1-3 gün içerisinde diğer tarafa geçiyor. Adenovirüslere bağlı enfeksiyonların, enfeksiyöz evre ve bunu takip eden enflamatuar evre olmak üzere iki basamaklı olarak ilerliyor” dedi.

    Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Rana Altan Yaycıoğlu, hastalığın yaklaşık ilk iki haftasını oluşturan enfeksiyöz evrede yaşanılanları şöyle anlatıyor: “Hastalar şiddetli yabancı cisim hissinden şikayet ediyor ve gözün iç kenarından başlayan ağrının dış tarafa doğru ilerlediğini söylüyor. Bunu kapaklarda belirgin şişlik, gözlerde sulanma, kaşınma, ışık hassasiyeti, ağrı ve bulanık görme takip ediyor. Benzer bulgular 2-7 gün sonra diğer gözde kendini gösterebiliyor. Bazen göz içerisinde zar oluşumu da ortaya çıkabiliyor ve ilaç tedavisine rağmen şikayetler 10-15 gün boyunca tüm şiddetiyle devam edebiliyor. Enflamatuar evre ise enfeksiyondan 15-20 gün sonra başlıyor ve bu evrede gözün önünde saydam tabakasında lekelenmeler gelişiyor. Bazı hastalarda haftalar hatta yıllar boyunca devam edebilen bu lekelenmeler, saydam tabakanın yüzeyinde düzensizliğe ve ışık dağılmasına yol açarak görmede azalmaya neden olabiliyor.”

    “Tedavi boyunca hijyen kurallarına dikkat şart”

    Adenovirüslere bağlı konjonktivitin kesin bir tedavisi bulunmadığını ve belli bir seyir izleyen hastalığın üç hafta içerisinde kendiliğinden düzeldiğini belirten Yaycıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Geleneksel olarak akut adenoviral enfeksiyonda elleri yıkamak, soğutulmuş tek kullanımlık suni gözyaşları, gözde kızarıklık ve sulanma geçene kadar ev dezenfeksiyonu uygulamak yarar sağlıyor. Suni gözyaşları, soğuk uygulamalar hastanın şikayetlerinin azalmasına yardımcı olabiliyor. Aynı zamanda göz doktorunun önereceği ilaçların da düzenli olarak kullanılması gerekiyor. Hastalığın etkin bir tedavisi veya aşısı olmadığı için korunma yöntemlerinin büyük önem taşıyor. Kişilerin mümkün olduğunca çevrelerindekilerle mesafelerini korumaları, tokalaşma, sarılma, öpme gibi selamlaşma jestlerinden kaçınmaları, damlalarını koymadan ve koyduktan sonra sık sık ellerini yıkamaları, tek kullanımlık kağıt peçeteleri tercih etmelerinde yarar görülüyor.”

  • Bahçeli: “Bir bildiği varsa Bolu Dağı’ndan İstanbul’a doğru giderken milletimle paylaşsın”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Bir kişi yargılanırken, henüz karar verilmemiş ama Maltepe Cezaevi’nde özel yer, üç oda hazırlanıyor” sözlerine yönelik, “Bunun yorumlanacak bir tarafı yok. Üç oda nasıl, kimler için tanzim edilmiş. Bir bildiği varsa Bolu Dağı’ndan İstanbul’a doğru giderken milletimle paylaşsın” dedi.

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, MHP Genel Merkezi’nde partililerle bayramlaşma töreninin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Bir kişi yargılanırken henüz karar verilmemiş ama Maltepe Cezaevi’nde özel yer, üç oda hazırlanıyor. Çünkü o kişinin mahkum edileceği önceden biliniyor, ne kadar ceza verileceği önceden biliniyor ve ona göre yer hazırlanıyor” sözlerine ilişkin soruya Bahçeli, “Bunun yorumlanacak bir tarafı yok. Üç oda nasıl, kimler için tanzim edilmiş. Bir bildiği varsa Bolu Dağı’ndan İstanbul’a doğru giderken milletimle paylaşsın” yanıtını verdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “YPG’ye silah yardımı devam ederse faturasını silah yardımı yapanlara keseriz” açıklamalarına yönelik ise Bahçeli, ”Doğru bir çıkış, alkışlasaydı yadırgardım” ifadelerini kullandı. Meral Akşener’in yeni parti kuracağına ilişkin soruya da Bahçeli, şu cevabı verdi:

    “MHP’nin gündeminde böyle bir konu yok. Özgürlük var, isteyen istediği şeyi yapabilir. İster bağda yürür, ister dağda yürür, isterse siyasette yürür. Onların bileceği iştir.”

    Bahçeli, Türkiye ve Almanya arasındaki G-20 Zirvesi konusununda ise şu açıklamada bulundu:

    “Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Almanya’dan daha etkilidir. Türkiye ile oyun oynamaya kalkmasınlar. Geçmiş dönemler askıda kaldı. Geleceğe bakıyoruz. Gelecekte de Türkiye vardır. Belki Almanya, Avrupa Birliği olmayacaktır.”