Etiket: Varlık

  • Himmet Karadağ: ’Varlık Fonuna devredilen şirketlerin stratejilerinde değişiklik yok’

    Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, Turkcell ve Koç Holding hisselerinde çarşamba günü yaşanan anlık düşüşün algoritma kaynaklı olduğunu söyledi.

    Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, CEO Club toplantısının açılış konuşmasını yaptıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Karadağ, Turkcell ve Koç Holding hisselerinde çarşamba günü yaşanan anlık düşüşün algoritma kaynaklı olduğunu, işlemin nereden yapıldığının belirlenip SPK’ya iletildiğini belirtti.

    İşlemlerden kaynaklı yatırımcının zararı olduğunu belirten Karadağ, “Borsa olarak almak isteyenlerin taleplerini toplayıp satmak isteyenlerle eşleştiriyor. Diyelim ki 5 TL’den işlem gören Turkcell hissesini 8 TL’den almak için algoritma girmişsin. Sistem çalışmaya başlamış, biz o noktada ne yapabiliriz veya 10 TL’lik hisseyi 5 TL’den satarım diye emir girmişsin. Borsa olarak bunu benim engellemem gerekiyor mu? Hayır. Belli fiyat seviyelerinde yukarı ve aşağı yönlü dalgalanmalar olduğunda sistemi aşırı oynaklığa karşı korumak için devre kesicilerim var. Bizim açımızdan sistemik bir risk değil” diye konuştu.

    “Varlık Fonuna devredilen şirketlerin stratejilerinde değişiklik yok”

    Borsa İstanbul’un Varlık Fonuna devrine ilişkin soruya ise, “Hükümetin kararı. Varlık Fonu yüzde 100 devlet şirketi. Devrolunan şirketler itibariyle şu an stratejilerde bir değişiklik yok aynı şekilde devam edeceğiz. Varlık fonunda mümkün olduğunca kurumsal yönetim, ölçek ekonomisi anlamında maksimum katkıyı varlık tarafındaki şirketlerimize sağlamaya çalışacağız. Çalışmalar devam ediyor. Varlık fonu, sermaye piyasaları ve borsaya hem sinerji katacak hem de çok güzel menkul kıymetler getireceği için maksimum oranda destekliyoruz” açıklamalarında bulundu.

    Kör havuz uygulamasına ilişkin soruya Karadağ, “Nisan ayı başında borsada kör havuz uygulaması kaldırılacak” diye cevap verdi.

    Forex’e kumar benzetmesi

    Forex düzenlemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karadağ, “Yapılan iş sağlıklı bir iş mi sağlıklı bir gelir kaynağı mı? Sermaye piyasasında nitelikli yatırımcılarım yüzde 95’in üzerinde kayıp ve memnuniyetsizlikle sonuçlanıyorsa o işlem sağlıklı bir işlem değildir. Benim vadeli işlem ve opsiyon borsam var. Hedge amacıyla, kurumsal metadolojilerle yapılarsa tamam ama Forex’in kumardan çok bir farkı yok. Kumar güdüsüyle yapılan işlemler sermaye piyasamıza uymuyor” diye konuştu.

  • Hazine Müsteşarı Çelik: “Varlık Fonuna devredilen varlıklar bize ilave yük değil”

    CEO Club Finans Zirvesi’ne katılan Hazine Müsteşarı Osman Çelik, Varlık Fonuna aktarılan kuruluşların Hazine’yi etkilemediğini söyledi. Çelik, Kredi Garanti Fonunu da piyasaları rahatlatacak, özel sektörün önünü açacak bir iksir olarak nitelendirdi.

    Hazine Müsteşarı Osman Çelik, Vodafone Türkiye’nin ana sponsorluğunda, düzenlenen CEO Club Finans Zirvesine katıldı. Çelik, Kredi Garanti Fonununun (KGF) piyasaları rahatlatacak, özel sektörün önünü açacak, istihdamı, yatırımı teşvik edecek, finans piyasalarını heyecanlandırıp bankaların kredi verme iştahını artıracak bir iksir olarak nitelendirdi.

    “Varlık Fonuna devredilen varlıklar bize ilave yük değil”

    Kürsü konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hazine Müsteşarı Osman Çelik, bir muhabirin “Varlık Fonunun kurulmasının ardından Hazine bütçesine gelen temettü gibi o tarafa gidecek, bu sizin iç borçlanmanızı artıracak bir şey mi?” sorusuna, borçlanma politikasında herhangi bir değişiklik öngörmediklerini söyleyerek, “Buradan gelecek olan yük yaklaşık 1 milyar lira civarında. Bizim toplam 133 milyar liralık borçlanma programımız vardı, bu yapı içerisinde bizi etkileyecek bir rakam değil bu. Varlık Fonuna devredilen varlıklarımızın bu anlamda herhangi bir ilave yük getirmesi söz konusu değil” dedi. “

    Çelik, başka bir muhabirin “Dış borçlanmada size rakip olmayacak mı? Hazinenin yapmadığı neyi yapacak?” sorusu da o yapının gelecek günlerde daha net görüleceğini ifade ederek, dış borçlanmada herhangi bir sorunlarının olmadığını söyleyerek cevapladı.

    “Dış borçlanmayla ilgili herhangi bir endişemiz yok”

    Çelik, son 2 ayda çok önemli bir borçlanmanın gerçekleştirildiğini dile getirerek, “Bu borçlanmaları, piyasaların zor olduğu ve borçlanma ile ilgili kaygıların oluştuğu dönemde gerçekleştirdik. Yıl boyu toplam dış borçlanma hedefimiz 6 milyar dolardı. Bunun aslında yarıdan fazlasını 2 ayda gerçekleştirmiş durumdayız. Dış borçlanmayla ilgili herhangi bir endişemiz yok. İç borçlanma ile ilgili de düzenli olarak programımız dahilinde sürdürüyoruz. Uluslararası piyasalardaki zorluklara rağmen hem maliyet hem de vade olarak çok uygun koşullarda borçlanmamızı yapıyoruz. Bize düzenli olarak gelmesi planlanan kaynak olarak 1 milyar liralık temettü vardı, o da toplam bütçe ya da Hazinenin borçlanma programı içerisinde çok önemli bir rakam değil” diye konuştu.

    “Varlık Fonumuz yoğun çalışma içerisinde”

    Hazine Müsteşarı, Hazineden giden varlıkların toplam rakamına ilişkin şunları söyledi: “Zaten piyasada da çıktı. Aktif büyüklükleri olarak baktığımızda yaklaşık 160 milyar dolar civarında, özkaynak büyüklüğü olarak baktığımızda 35 milyar dolar civarında bir varlığa tekabül ediyor. Varlık Fonumuz yoğun çalışma içerisinde. Önümüzdeki günlerde 3 yıllık bir stratejik planlarını açıklayacaklar. Nasıl bir yöntem izleyeceklerini hep birlikte göreceğiz. Temel amaç dile getirildiği gibi bu varlıkları menkul kıymetleştirerek önümüzdeki dönemde önemli, taze kaynağı yurt dışından yurt içine çekmek ve büyük projelerin finansmanında da bu kaynağı kullanabilmek”.

    Çelik, muhabirin Vakıflar Genel Müdürlüğünün Vakıfbank’taki payının Hazineye devrine ilişkin sorusuna da çalışmaların tamamlandığını, bununla ilgili kanuni düzenlemenin gerektiğini aktararak, “Biz sıcak bakıyoruz ama kanuni süreç tamamlanmadı” dedi.

  • Bakan Kaya: “İstiyoruz ki kadınlarımız her alanda varlık göstersinler”

    Kadın Tedarikçiler Sergi ve Forumu’nda konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, son 15 yılda kadınlar adına yapılan yasal düzenlemelerin AB raporlarında reform niteliğinde değerlendirildiğini açıklayarak, “İstiyoruz ki kadınlarımız her alanda varlık göstersinler” dedi.

    Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) ortak kuruluşu Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) tarafından her yıl düzenlenen Kadın Tedarikçiler Sergi ve Forumu WVEF (Women Vendors Exhibition and Forum), Türkiye Kadın Girişimciler Derneğinin (KAGİDER) işbirliği ve Ekonomi Bakanlığının desteğiyle İstanbul’da başladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve bir bankanın ortak sponsorluğunda, kadın girişimcilere uluslararası pazarlarda yeni iş fırsatları sağlamak amacıyla gerçekleştirilen etkinliğe Türkiye’nin yanı sıra aralarında Meksika, Çin, Nijerya, Fildişi Sahilleri ve Gana gibi ülkelerin bulunduğu 50’ye yakın ülkeden tekstil, bilişim teknolojileri ve turizm sektöründe faaliyet gösteren 300 kadın tedarikçi katıldı. KADİGER Başkanı Sanem Oktar’ın ev sahipliği yaptığı etkinliğe, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de katılımlarıyla destek verdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya ile Belediye Başkanı Şahin açılışta konuşma yaptı.

    “Kadının toplumda daha fazla söz sahibi olduğunu görüyoruz”

    Etkinliğin açılışında konuşan Bakan Kaya, kadınların istihdam konusunda eskisinden daha iyi bir konumda bulunduğuna ve girişimciliğin kadınların doğasında olduğuna vurgu yaparak, “Eşit imkan ve fırsatlara ulaştığı takdirde kadınların başaramayacağı, üstesinden gelemeyeceği hiçbir iş yoktur. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadının istihdamdaki payını, toplumda daha fazla söz sahibi olduğunu görüyoruz. Bu konudaki her türlü çabayı, gayreti ve özveriyi önemli ve değerli buluyorum. Bu alanda atılan her adımı yürekten destekliyorum. İyi gözlemleme, detayı yakalama, sabırlı olma ve etkili iletişim gibi, iyi bir girişimci olmak için aslında temel özellikler kadınlarımızın doğasında zaten var. Bu nedenle kadınlarımızın girişimci potansiyelini daha etkili bir şekilde ortaya çıkarmalıyız” dedi.

    Türkiye’deki yasal düzenlemelerin AB ilerleme raporlarına yansıması

    Son yıllarda Türkiye’de hayata geçirilen, kadınların toplumsal statüsünü iyileştirmeye yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa Birliği ilerleme raporlarına da yansıdığını belirten Kaya, “Türkiye olarak son 15 yılda kadın hakları ve kadınların toplumsal statüsünün güçlendirilmesi alanında çok ciddi mesafeler aldık. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Türkiye’ye genelde eleştirel bakmayı alışkanlık edinmiş Avrupa Birliği ilerleme raporlarından birinde aynen şöyle diyor: ‘AK Parti iktidarının kadın hakları ve kadınların toplumsal statüsünün iyileştirilmesi adına hayata geçirdiği yasal düzenlemelerin her biri birer reform niteliğindedir.’” diye konuştu.

    “İstiyoruz ki kadınlarımız her alanda varlık göstersinler”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak kadınların her zaman destekçisi olduklarını ve olmaya devam edeceklerini ifade eden Bakan Kaya, konuşmasını “Bakanlık olarak, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliğinde yürüttüğümüz çalışmaları çok önemsiyoruz. Biliyoruz ki donanımlı, lider, girişimci kadınlar içinde bulundukları toplumu da dönüştürüp güçlendirecekler. Daha çok sayıda kadını girişimci olarak iş hayatında görmek en büyük dileğimiz. İstiyoruz ki kadınlarımız her alanda varlık göstersinler, başarılarıyla her alanda göz doldursunlar” ifadeleriyle tamamladı.

    “Kadından al malı, memleket kazanmalı”

    Bakan Kaya’nın ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de girişimci kadınlara hitap etti. Konuşmasında kadınların güç birliği yapmasının önemine vurgu yapan Şahin, “Meseleyi masaya koyup, merkeze alıp bunun üzerine gücünüzü birleştirdiğinizde, zaman iş birliği ve koordinasyon zamanı. Şu işbirlikçiler bir araya geldiği zaman yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını, aşamayacağımız hiçbir engelin olmadığını, ulaşamayacağımız hiçbir hedefin olmadığını düşünüyorum ve ‘Kadından al malı, memleket kazanmalı’ diyorum” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından, etkinlikte rol alan önemli isimler sahneye davet edilerek, hatıra fotoğrafı çektirildi. Bugün açılışı yapılan etkinlik yarın akşam sona erecek.

  • Metin Feyzioğlu’ndan “Varlık Fonu” değerlendirmesi

    Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, bazı şirketlerin Varlık Fonuna devredilmesini eleştirdi.

    Aydın Barosu tarafından düzenlenen Anayasa Değişikliği Ve Başkanlık Sistemini Tartışıyoruz” konulu panele katılmak üzere kente gelen TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, gündemle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Aydın Baro Başkanı Av. Gökhan Bozkurt ve konuk baro başkanlarının eşlik ettiği Feyzioğlu, Varlık Fonuna devir işlemlerini eleştirerek, “Varlık Fonuna devir tam da bu anayasa değişikliğiyle ne olacağının habercisi değil aslında ta kendisidir. Milletin alın terinin ürünü olan o servet biz özel hukuk tüzel kişisine teslim ediliyor. Devri yapılan tüm değerler milletindir” dedi.

    Feyzioğlu, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştirdi ve değişikliğin Türkiye’nin hayrına olmayacağını iddia etti. Feyzioğlu, belirledikleri “Hayırda umut var” sloganını tekrar ettikten sonra katılımcılarla birlikte üzerinde ‘Hayır’ yazılı bardaktan su içerken poz verdi.

  • Prof. Dr. Güneri Akalın: “Varlık Fonu’ manipülasyonlara karşı koruma olabilir”

    Birçok devlet kuruluşunun devredildiği Varlık Fonu’nu değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güneri Akalın, Varlık Fonu’nun yabancı kaynaklı ekonomik manipülasyonlara karşı koruma fonksiyonu olarak görebileceğini belirtti.

    Son günlerde ekonomi gündemini meşgul eden Varlık Fonu’nun amacı, kapsamı, yapacağı olası icraatlar halen tartışılıyor. Son olarak PTT, THY, BİST, ÇAYKUR ve BOTAŞ gibi birçok önemli kamu iktisadi teşebbüsünün (KİT) de devredildiği Varlık Fonu’na akademik bir bakış açısı getiren İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güneri Akalın, Varlık Fonu’nun özellikle yabancı kaynaklı ekonomik manipülasyonlara karşı koruma fonksiyonu görebileceğini belirtti.

    Mega projeler Fon’dan finanse edilecek

    Varlık Fonu’nun devlet tarafından, başta 3’üncü Havalimanı, Gelibolu 1915 Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatları gibi büyük ölçekli projeleri finanse etmek için kurulduğunu anımsatan Prof. Dr. Akalın, “Bugün bakıldığında Türkiye’de bir tasarruf açığı sorunu var. Varlık Fonu’nun kurulması bu sorunun üstesinden gelmeyi de amaçlıyor. Fon’a devredilen KİT’ler bütçe dışına alınarak bu kuruluşların getirdiği kârla mega projelerin tek elden finanse edilebilmesi ve KİT’lerin tek bir çatı altında toplanması da düşünülüyor olabilir” dedi.

    “Senet ihracıyla gelir üretebilir”

    Fon’un çalışma sisteminin ve yapacaklarının henüz netleşmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Akalın, “Bu fon vasıtasıyla gelir ve kâr ortaklığı senetleri veya hisse senetleri çıkarılarak halka, özel sektöre ve yurt dışına satılarak gelir kalemleri yaratılmaya çalışılıyor da olabilir. Bundan başka, faiz geliri elde etmek istemeyen muhafazakâr kesimin yastık altında tuttuğu mevduat ve altın gibi enstrümanlarının yine bu tip senet satışıyla veya sukuk gibi enstrümanlarla ekonomiye kazandırılarak kaynak yaratma çabası da olabilir. Zira başarısız olan katılım bankalarından sonra bu kesime hitap edebilecek bir yatırım aracı pek yok. Ayrıca, fona aktarılan bazı KİT’lerin zarar ettiğini göz önünde bulundurursak, bu KİT’lerin, özelleştirilmeden önce tekrar kâr elde eden şirketler haline getirilmesi, ardından da bunların özelleştirilmesinden elde edilecek gelirle yine büyük projelerin finanse edilmesi hedefleniyor olabilir” ifadelerini kullandı.

    “Petrol zengini ülkelerde sık görülüyor”

    Varlık Fonu’ benzeri kuruluşların daha çok bütçe fazlası veren ülkelerde olduğuna, Türkiye gibi bütçe açığı sorunu yaşayan bir ülkede bu gibi bir oluşumun anlamsız olduğuna dair yaklaşımlara da kısmen katıldığını ifade eden Prof. Dr. Akalın, “Bir ülkede bütçe açığı sorunu varsa orada tasarruf açığı sorunu var demektir. Nitekim tasarruf açığının bir ayağı bütçe açığı ise bir ayağı da özel sektör yatırım ve tasarruf açığıdır. Varlık Fonu’na benzer oluşumlar, özellikle petrol zengini diyebileceğimiz ülkelerde görülüyor. Bundaki amaç da petrolün getirdiği kaynağın daha sonraki nesiller tarafından da kullanılabilmesidir. Yani petrol gelirleriyle fonda biriken meblağ, petrol bittikten sonra gelecek nesillerin yine belli bir refah düzeyinde yaşaması amacıyla kullanılır” açıklamalarında bulundu.

    “Erbakan’ın ‘kamu bankaları havuzu’ sistemine benziyor”

    Prof. Dr. Akalın, Türkiye’de geçmişte Varlık Fonu’na benzer uygulamaların olup olmadığı konusunda ise şunları söyledi: “Varlık Fonu’nu geçmiş dönemlerde eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın düşündüğü ‘kamu bankaları havuzu’ sistemine benzetebiliriz. Ancak 80’li yıllarda ANAP hükümetlerinin kurduğu fonlarla ilişkisi ise sadece isminin fon olmasından kaynaklanıyor. ANAP döneminde geliştirilen fonlar, özel konularla ilgiliydi. Savunma Sanayii Fonu, Konut Fonu gibi Şimdiyse devletin bütün büyük yatırımları Varlık Fonu’ndan karşılanacak. Tabii bu fona alınan KİT’lerin kârlılıkları ne düzeyde olacak, ne kadar yatırımlar yapacaklar, kâr ortaklığı senedi ihraç edecek mi, sukuk veya başka değerli kâğıtlar çıkaracak mı, bunları şimdiden öngörmek biraz zor. Dolayısıyla zaman içinde Varlık Fonu’nun işleyişini gördükçe her şeyi daha net gözlemleyeceğiz”

    Manipülasyonları engellemek için mi?

    Borsa İstanbul’un da Varlık Fonu’na devredilmesinin dikkat çekici olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akalın, “Bilindiği üzere Türkiye’de gerçekleştirilen ekonomik manipülasyonların en önemli kaynaklarından biri borsa idi. Yabancı kaynaklar belli dönemlerde hızla borsaya girip, belli dönemlerde hızla çıkarak ekonomide dalgalanmalara sebep olmaktalardı. BİST’in Varlık Fonu’na devredilmesiyle bu gibi art niyetli hamle ve manipülatif hareketlere engel olunmasının amaçlanması da kuvvetle muhtemeldir. Varlık Fonu’nun bu gibi alanlarda bir çeşit koruma mekanizması olarak işlev görmesinin amaçlanıyor olması da ihtimal dâhilinde” şeklinde konuştu.