Etiket: Varken

  • HSK üyesi Köseoğlu: “15 Temmuz’da 16 bin hakim savcımız varken şimdi 20 binlere ulaşacağız”

    BALIKESİR (İHA) – Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Üyesi Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, “Ülkemizin başına gelenler başka bir ülkede yaşansaydı adliye mekanizması felç olurdu. Ama bizim 15 Temmuz’dan itibaren hiç durmadan işleyen bir yargımız var. Bu başarı bizim hakim ve savcılarımızın özverili çalışmalarının sonucudur. Mevcut hakim ve savcı sayısı 15 Temmuz’da 16 bin civarındayken bugün 20 bine ulaşacağız” dedi.

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan On Yedi Eylül Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu’nun açılışı dolayısıyla program düzenlendi. Rektörlük Konferans Salonu’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, On Yedi Eylül Üniversitesi’nin yeni tanıtım filmi olan “Sen, Umut Ol!” mottolu tanıtım filminin gösterimiyle devam etti. Tanıtım filminin ardından Adalet Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ertan Demirkapı kısa bir teşekkür konuşması yaptı. Doç. Dr. Demirkapı’nın ardından Rektör Prof. Dr. Süleyman Özdemir, programın açış konuşmasını gerçekleştirdi.

    “15 Temmuz’da 16 bin hakim savcımız varken şimdi 20 binlere ulaşacağız”

    Rektör Prof. Dr. Süleyman Özdemir’in açılış konuşmalarının ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Üyesi Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu Adalet Meslek Yüksekokulu’nun açılış dersini gerçekleştirdi. Köseoğlu, “Ülkemizin başına gelenler başka bir ülkede yaşansaydı adliye mekanizması felç olurdu. Ama bizim 15 Temmuz’dan itibaren hiç durmadan işleyen bir yargımız var. Bu çok büyük bir başarı. Bu başarı bizim hakim ve savcılarımızın özverili çalışmalarının sonucudur. Hakim ve savcılarımızın meslek bilinci ve ülke sevgisi ile bu travmayı çok şükür atlattık. Bu süreçte, bir takım ihraçlar yaşanmasından dolayı personel eksikliği söz konusu oldu ancak nicel olarak çok şükür bu eksikliğimizi tamamladık sayılır. Mevcut hakim ve savcı sayısı 15 Temmuz’da 16 bin civarındayken bugün 20 bine ulaşacağız. Ancak elbette önemli olan yalnızca nicelik değil. Bizler bu sayıyı iyileştirmemizin ardından, nitelik artırmaya yönelik çalışmalarımıza da ağırlık verdik. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeliğim vesilesiyle çeşitli adliyelere gidiyorum ve orada yardımcı personel ihtiyacı ciddi olarak belirtiliyor. Bu yıl bu ihtiyacın 5 bin 200 kadarı karşılanacak. Önümüzdeki yıllarda da bu alım devam edecek. Bir ülkede nitelikli adalet hizmeti verilebilmesi için öncelikli olarak nitelikli personel ihtiyacının karşılanması gerekmektedir. Bu bağlamda adalet meslek yüksekokulları ve mezunları devreye giriyor. Şu an Bakanlığımızda 2 bin 369 adalet meslek yüksekokulu mezunu çalışan bulunmakta. Bu sayı yetersiz ve bunu artırmamız gerekiyor. Ve bu sizin gibi öğrenciler sayesinde olacak. Unutmayın ki, bilgi bir şekilde elde edilir ancak “adalet” kavramını içselleştirmeniz bu eğitimde edineceğiniz en önemli kazanım olacaktır. En yakınınızla ilgili bir işlem yapacak bile olsanız adaletten asla ayrılmamalısınız. Ayrıca mutlaka hukuk eğitiminin temeli olan muhakeme yeteneğini edinmeniz ve etik değerleri içselleştirmiş olarak kendinizi yetiştirmeniz gerekmektedir. Kanunları ezberleyerek hukuk eğitimi olmaz. Hukuk, muhakeme ve yorum demektir. Sözlerimi fazla uzatmadan yeni akademik yılın hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

    Program Rektör Prof. Dr. Süleyman Özdemir’in, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Üyesi Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu’na günün anısına plaket ve hediye takdim etmesinin ardından gerçekleşen toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

    Gerçekleşen açılışa Bandırma Kaymakamı Günhan Yazar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Üyesi Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Garnizon Komutan Vekili Albay Fehmi Çakır, Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yeniçeri, Adalet Komisyonu Başkanı Kadriye İlhan, adalet camiasının değerli mensupları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, üniversitemizin akademik ve idari yönetimi ile Adalet Meslek Yüksekokulu öğrencilerimiz katıldı.

  • (Özel haber) Vizesi varken uçağa alınmayan damat düğününü kaçırdı

    Yurt dışında yaşayan eşi ile evlenmek için gün sayarken, bir anda uçak firmasının azizliğine uğrayarak vizesi olmadığı gerekçesiyle uçağa alınmayan damat düğününü kaçırdı. Türkiye’de nikah kıymak zorunda kalan mağdur çiftin, özel uçak şirketine dava açmaya hazırlandığı öğrenildi.

    Yaklaşık bir yıl önce eşiyle Almanya’da tanışan Salih Aktaş, bir müddet sonra eşine evlenme teklif etti. Hamide Gözgü Aktaş (42) ile Salih Aktaş hemen nikah kıymak ve düğünlerini Almanya’da yapmak istedi. Evlilik için gün sayan ve hazırlıklarını yapan gelin Hamide Aktaş, Almanya’da nikah tarihini de aldı. Salih Aktaş da Türkiye’den eşinin yanına gitmek için nikah işlemlerini tamamladı. Tüm işlemlerini hallederek Almanya’nın yolunu tutmak için İstanbul Atatürk Havalimanına giden Aktaş, eşine kavuşmasına saatler kala hayal kırıklığına uğradı.

    Düğününe yetişemeyerek kaçırdı

    Elinde Yunanistan Konsolosluğundan aldığı schengen vizesi (schengen ülkelerinde seyahat edebilme hakkı tanıyan vize) olan Aktaş, pasaport polis noktasından geçti ancak uçak firmasına takıldı. Tam uçağa binecekken, kapı bekleme noktasında özel bir uçak firma yetkilisinin kendisine ‘Siz uçuş yapamazsınız, vizeniz bitmiş’ sözleriyle neye uğradığını şaşırdı. Hemen konsolosluk yetkililerine başvuran Aktaş’a, yetkililer uçuş izni ile birlikte vizesinin olduğunu söyledi. Uçağa alınmayan ve Almanya’ya gidemeyerek düğününü kaçıran Aktaş, hem maddi hem de manevi tazminat davası açmaya hazırlanıyor. Düğününe yetişemeyen ve mağdur olduğunu belirten Aktaş, engellerin sonunda eşini çağırarak nikahını da Türkiye’de kıydı.

    “Pasaport polisinden geçtim, firma yetkilisi almadı”

    Eşi ile İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Sarnıç’ta nikah kıyan Aktaş, “Ben bu nikahımı Almanya’da yapacaktım. Eşimle Türkiye’de yapmak nasip oldu. Schengen vizem varken haksızlığa uğradım. İkinci ayın 17’sine kadar vize sürem vardı. İzmir’den İstanbul’a uçtum, İstanbul’dan polis pasaport noktasını geçtim. Ancak uçağa alınmadım, vizemin geçtiği gerekçesiyle mağdur oldum. Eşim buraya geldi, hala mağdurluk yaşamaktayım” dedi.

    “Konsolosluk ‘problem yok’ dedi”

    Uçağa alınmayınca hemen konsolosluğa gittiğini belirten Aktaş, “Hakkım varken haksızlığa uğradım, vizem varken ‘vizen yok’ denildi ve uçağa alınmadım. Hemen konsolosluğa geldim. Konsolosluk ‘Herhangi bir problemin yoktur, uçabilirsin’ dedi. Eşimin buraya gelip de nikahımızın burada olması daha bir başka oldu. Eşime teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “Almanya’da nikah için randevu alıp hazırlık yapmıştı”

    Eşinin Almanya’da her şeyi hazırladığını ve bir görevli yüzünden nikahını kaçırdığını dile getiren Salih Aktaş, “Eşim de Almanya’da bütün randevuları almıştı, hazırlığı yapmıştı. Ben buradan bütün belgelerim hazırlamıştım. Maddi değil de manevi olarak sıkıntı oldu. Eşimin bir anda buraya gelmesi, bu sıkıntılar stres yaşadı. Hala bunun stresinde ve sıkıntısındayız. O firmaya dava açacağım. Elimde hakkım varken, haksızlığa uğradığım için bunun peşini bırakmayacağım” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’de evlenmek zorunda kaldık”

    Aktaş’ın eşi Hamide Gözgü Aktaş da “Almanya’da hazırlık yapmıştım. Eşim gelemedi o yüzden ben Türkiye’ye gelmek zorunda kaldım. Burada nikahımızı kıyıyoruz, mutluyum” dedi.

    Schengen vizesi veren Yunanistan Konsolosluğu yetkilileri de Salih Aktaş’ın olay günü daha 21 gün daha vizesi olduğunu ve yurt dışına çıkma hakkının olduğunu söyledi.

  • Milletvekili İrgil: “Organize Sanayilerde 743 Boş Parsel Varken Tarım Alanına Batı OSB Yapmak Yanlış”

    Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, Batı OSB konusunda 4 bakana soru önergesi verdi.

    Milletvekili İrgil, Batı OSB konusunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Orman ve Su işleri Bakanı Veysi Eroğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’nın cevaplaması talebiyle meclise soru önergesi sundu. İrgil, Işık’a yönelik önergede, “743 adet boş parsel kaç hektarlık alanı kapsamaktadır? Batı OSB’nin tarım alanı olduğu bakanlığınız tarafından doğrulandığına göre, Batı OSB’nin kurulmak istendiği bu alan 5403 Sayılı Toprak ve Arazi Kullanım Kanununa göre mutlak kuru tarım arazileri ve DSİ’nin sulama proje sahası içindedir. Bakanlığınız bu kanunu hiçe mi saymaktadır? Tarım alanlarının yok olmayacağı varsayımı üzerinden organize sanayi bölgesi kurmak doğru mudur? Tarım alanlarının yok olmayacağının garantisi nedir?” dedi.

    İrgil, Orman ve Su işleri Bakanı Veysi Eroğlu’na yönelik önergesinde ise şunları sordu:

    “Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Karacabey Belediyesi sınırları içinde kalan bu alanın OSB yeri olarak işlenmesinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın da onayı gereklidir. Bu bağlamda, Yer Seçimi Komisyonu üyesi olan bakanlığınız, yüzde 100’ü tarım alanı olan Batı OSB’nin yer seçimi işlemini onaylamış mıdır? Batı OSB tarım alanı olduğuna göre, kurulmak istendiği alan 5403 Sayılı Toprak ve Arazi Kullanım Kanununa göre mutlak kuru tarım arazileri ve DSİ’nin sulama proje sahası içindedir. Bakanlığınız bu kanunu hiçe mi saymaktadır? Tarım alanlarının yok olmayacağı varsayımı üzerinden organize sanayi bölgesi kurmak doğru mudur? Tarım alanlarının yok olmayacağının garantisi nedir?”

    Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Karacabey Belediyesi sınırları içinde kalan bu alanda arsa satışlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce yürütüldüğünü hatırlatan İrgil, Bakan Sarı’ya verdiği soru önergesinde ise, Batı OSB olarak sınırları belirlenen bu bölgeden son üç yıldır kimlerin arsa satın aldığını sordu.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Karacabey Belediyesi sınırları içinde kalan bu alanın OSB yeri olarak işlenmesinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın da onayının gerektiğine dikkat çeken İrgil, Bakan Çelik’e yönelik önergesinde, “Yer Seçimi Komisyonu üyesi olan bakanlığınız, yüzde 100’ü tarım alanı olan Batı OSB’nin yer seçimi işlemini onaylamış mıdır? Batı OSB tarım alanı olduğuna göre, kurulmak istendiği alan 5403 Sayılı Toprak ve Arazi Kullanım Kanununa göre mutlak kuru tarım arazileri ve DSİ’nin sulama proje sahası içindedir. Bakanlığınız bu kanunu hiçe mi saymaktadır? Tarım alanlarının yok olmayacağı varsayımı üzerinden organize sanayi bölgesi kurmak doğru mudur? Tarım alanlarının yok olmayacağının garantisi nedir?” dedi.

  • Myp Lideri Yılmaz: “Sevgili Bahçeli, Kazanma Şansı Varken Kongreyi Toplamalı”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, “Sevgili Bahçeli, Kazanma şansı varken kongreyi toplamalı. Aziz dostum mahkeme kararını beklerse kesin kaybeder” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaparak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye kongreyi toplama çağrısında bulundu. Yılmaz yaptığı açıklamada, “Devlet Bahçeli’ye karşı tabanda giderek artan bir nefret dalgası vardır. Bu dalga büyüyerek devam ediyor. Bahçeli bir an önce kongreyi toplayarak mahkeme kararına işi bırakmamalıdır. Bu gidişat Bahçeli’nin siyasi hayatını uğursuz biçimde sonlandırmasına vesile olabilir” dedi.

    “AKŞENER BAHÇELİ NEFRETİNİN ÜRÜNÜ”

    Yılmaz, yaptığı açıklamada “Aslında Doğru Yol Partisi milletvekili ve sonrasında AK Parti kurucuları arasında yer alarak boy gösteren Meral Akşener tam bir Bahçeli nefretinin ürünü olarak ortaya çıkmış bir genel başkan adayıdır. MHP tabanı Bahçeli gitsin de kim gelirse gelsin mantığına sürüklenmiş durumdadır” diye konuştu.

    “BAHÇELİ ,MAHKEME KARARINI BEKLEMEKLE HATA YAPIYOR”

    “Devlet Bahçeli bir fırsatı kaçırmaktadır” diyen Ahmet Reyiz Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bana göre Bahçeli, Mahkeme kararını beklemeden ’hodri meydan’ demesini becerebilmelidir. Boşuna kendine karşı nefreti körüklemektedir. Eğer kongreye mahkeme kararı ile gidilirse Bahçeli için en küçük bir şans dahi kalmayacaktır. Bahçeli için en ideal fırsat ve şans mahkeme öncesi kongreyi toplamaktır.”

  • Çakıcı’nın Avukatları: “Öcalan’ın Bile Yanında 5 Kişi Varken, Çakıcı Yalnız Kalıyor”

    Alaattin Çakıcı’nın avukatı Hakan Yalçıntuğ, Çakıcı’nın, Edirne F tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 15 kişilik bir kısımda tek başına kaldığını belirterek, Abdullah Öcalan’ın bile yanında 5 kişi olduğunu söyledi.

    Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan Alaattin Çakıcı, dün Edirne Adliyesine gelerek ifade verdi. Alaattin Çakıcı’nın avukatı Hakan Yalçıntuğ, Çakıcı’nın, Edirne F tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 15 kişilik bir kısımda tek başına kaldığını belirterek, “Abdullah Öcalan’ın yanında 5 tane mahkum arkadaşı bulunurken, Alaattin bey tek başına cezasını infaz etmektedir. İzole edilmektedir, bunun da insan hakları ihlali olduğu görüşündeyiz. Ama Alaattin bey bununla ilgili hiçbir şekilde bir talepte de bulunmamıştır” dedi.

    Hakan Yalçıntuğ, Çakıcı’nın, Tekirdağ F tipi cezaevinde yaşanan olaylarla ilgili Cumhuriyet Savcılığına ifade verdiğini söyledi. Yalçıntuğ, müvekkilinin ifadesinde hiçbir yalana başvurmadığını ifade etti. Çakıcı’nın ifadesini dile getiren Av. Yalçıntuğ, “Yalan iki yerde söylenebilir, bir savaş alanında, bir de yuva kurtarmak amacıyla. Her türlü şeyi doğru anlatmıştır. Kırıkkale’den Edirne Cezaevine gelene kadar, psikolojik baskı altında olduğunu, psikolojik savaş verildiğini belirtmiştir. Burada hukukun uygulanmasını talep etmiştir, müvekkilim tahrik edildiğini devamlı baskı altında olduğunu söylemiştir. Herkes adına hukukun uygulanmasını istemektedir. Cezadan korkmamaktadır bunu belirtmektedir” şeklinde konuştu.