Etiket: varis

  • Varis problemine dikkat

    Dermatoloji Uzmanı Doktor Fulya Tezel, genellikle kadınların şikayetçi olduğu varisler kadınlarda da erkeklerde de görülebildiğini söyledi. Dr. Tezel, “Genellikle 50 yaşın üzerinde yaygındır. Varis olan bölgelerdeki damarlar gözle görülecek kadar belirginleşir ve varise sahip olan kişileri rahatsız eder. Toplardamarlar üzerinde oluşan deformasyonlar bu görünümün daha da rahatsız edici duruma gelmesine sebep olur” diye konuştu.

    Ülkemizde 10 milyondan fazla kişide görüldüğü tahmin edilen bu cilt rahatsızlığı konusunda değerlendirmelerde bulunan Dermatoloji Uzmanı Doktor Fulya Tezel, “Varis, toplardamar duvarlarının zayıflaması sonucu bu duvarların kalıcı şekilde genişlemesine verilen addır. Bu genişleme sonucu damarlar yüksek miktarda kanla dolar ve dışarıdan görünen mavi-mor ya da kırmızı renk oluşur. Kadınlarda daha yaygın görünen varis, kontrol altına alınmaz ve tedavi edilmezse ağrıya neden olur” dedi.

    Dermatoloji Uzmanı Doktor Fulya Tezel, varis belirtileri konusunda ise şunları kaydetti; “Bacaklarda mavi-mor renkte şişlikler oluşması, ayakta durdukça ağrı olması ve artması, çabuk yorulma, bacaklarda ağırlaşma, şişlik ve uyuşukluk, gece krampları ve kaşınma varisin belirtileri arasındadır. İlerlemiş vakalarda ayak bileği çevresinde yaralar oluşabilir. Çok ilerlemiş varis vakalarında hafif darbe sonucu, hatta bazen darbe olmadan kanamalar görülebilir. Varis oluşturan birçok sebep vardır. Bunların arasında en yaygınlarından biri kalıtsal faktörlerdir. Ailesinde varis rahatsızlığına sahip birinin olması, kişinin varis sahibi olma ihtimalini arttırır.

    Hormon dengesizlikleri, diğer cilt rahatsızlıklarında olduğu gibi varisin de sebepleri arasındadır. Hamilelik ve doğum kontrol kullanımı varis oluşumunun sebeplerindendir. Bu sebeple kadınlarda daha fazla görülür. Hamilelikte oluşan varisler doğumdan birkaç ay sonra kendiliğinden geçebilme ihtimaline sahiptir, bunun dışında kalan sebeplerde varis oluşumu kalıcıdır ve tedavi edilmelidir.

    Uzun süre ayakta durmak ve oturmak da varis oluşumunu hızlandırır. Meslekleri gereği uzun süre ayakta duran insanlarda varis problemi daha sık olmaktadır.

    Bunlar dışında kalan sebepler menopoz, yaşlanma, obezite, yüksek topuklu ayakkabı giymek, uzun süreli kabızlık, bacak kaslarının zayıflaması olabilir.

    Varisi önlemek için bol bol yürüyün, hareketsiz kalmamaya özen gösterin, hareketsizlik durumunda ayaklarınıza pompa etkisi sağlayacak egzersizler yapın, fazla kilolarınızdan kurtulmaya çalışın, topuklu ayakkabılardan çok rahat ayakkabıları tercih edin ve kabızlıktan korunmak için yüksek lifli besinler tüketin.

    Erken fark edilen varislerde, varis oluşumunu engellemek için varis çorabı kullanılabilir ancak bundan yeterli fayda alınmaz ve ağrılar artmaya devam ederse varis tedavilerine başlanması gerekir.

    Varis tedavi yöntemlerinden en etkili olanlardan biri lazerle yapılan kılcal damar tedavisidir. Bu tedavi yönteminde küçük damarlara ani ve yüksek ısı verilir, büyük damarlara da müdahale edilir ve kirli kan atılır. Bu işlem lokal anestezi kullanılarak yapıldığından hasta herhangi bir acı hissetmez ve tedavi sonrası günlük hayatına devam edebilir.”

  • Bursa’da 60 bin liralık ’Varis’ operasyonu

    Bursa’da jandarmanın yaptığı operasyonda, narkotik madde arama köpeği Varis, 60 bin lira değerinde uyuşturucu buldu.

    Bursa İl Jandarma Komutanlığı, 34 plakalı bir araçla uyuşturucu madde ticareti yapılacağı istihbaratını aldı. İstihbarat Şube Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ile Orhangazi İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından operasyon yapıldı. Bursa-Yalova kara yolunda seyir halinde olan 34 plakalı araç Orhangazi’nin Gedelek Mahallesi mevkiinde durduruldu. Jandarma ekipleri ve narkotik madde köpeği Varis’in aramlarında söz konusu araç içerisinde yaklaşık 60 bin TL değerinde 995 gram plaka halinde esrar ele geçirildi. Cumhuriyet savcısının talimatı ile araçta bulunan 4 şüpheli gözaltına alınırken, olayla alakalı tahkikat sürüyor.

  • Varis problemine dikkat

    Op.Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, kadınlarda varis problemine dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.

    Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, “Varis, çoğunlukla bayanlarda görülen ve artık her yaştan insanın karşısına sıklıkla çıkabilen çağın hastalığı diye adlandırabileceğimiz bir hastalıktır. Varis, çeşitli nedenlerle toplardamarların işlevini yitirerek uzaması, genişlemesi ve kıvrıntılı hale gelmesi durumudur. Varis sıklıkla bacaklarda görülür. Bunun nedeni toplardamarlar kirli kanı kalbe taşımaya çalışırken bir taraftan yer çekimi etkisine maruz kalırlar. Ayakta uzun süre kalındığında bu etki nedeniyle toplardamarlarda aşırı bir basınç oluşacaktır. Artan basınç toplardamarların kapakçıklarında bozulmaya ve işlevini kaybetmesine neden olmaktadır” dedi.

    Varis’in meydana gelmesinde bilinen en önemli faktörün ailesel yatkınlık olduğunu ifade eden Op.Dr. Yılmaz, “Bunun yanında ileri yaş, obezite, sigara kullanımı, dar kıyafetler ve topuklu ayakkabı giyilmesi ve uzun süre ayakta çalışma zorunluluğu olan meslek grupları risk altındadır. Özellikle kuaförler, öğretmenler, tezgahtarlar, eczacı ve kalfaları bu meslek gruplarına örnektir. Ayakta uzun süre hareketsiz kalmak toplardamar basıncını çok yüksek tutacağı için varise davetiye hazırlar. Varis hastalığı genel anlamda insanların yaşam konforunu olumsuz etkileyen estetik görünümde de sorun yaratan bir hastalıktır. Çok küçük çaplı örümcek ağı şeklinde kılcal damarlardan daha büyük çapta cilt yüzeyinde çok rahat görülen kabarık lezyonlara kadar varis hastalığı tanımına girer. Dışarıdan göz ile görülen hiçbir damar lezyonu olmasa bile varise sebep olan toplardamarda yetmezlik görülebilir. Bu hastalar ayakta kaldıkça ağrı, ayak bileğinde şişlik, ayak tabanında yanma, gece krampları gibi şikayetler ile baş etmek zorunda kalırlar. Ailesel yatkınlığı olmayan hastalarda dahi en çok meslek hastalığı olarak görülmektedir. Ayakta uzun süre çalışmak zorunda olan meslekler en yüksek risk grubundadır. Bayanlarda dar kıyafetler ve yüksek topuklu ayakkabı kullanımı yine en sık varis sebebidir. Varis hastalığını artıran veya oluşturan birebir etkili gıda yoktur. Ancak genel olarak yağlı ve şekerli beslenme ve bunun sonucu olarak aşırı kilo alınması varis oluşumunu tetikler ve hızlandırır. Ayrıca sigara ve alkol kullanımı yine varis oluşumunda çok etkili faktörlerden biridir. Bayanlarda daha fazla görüldüğü için dar kıyafetler giymek ve yüksek topuklu ayakkabı kullanmakta varis oluşumunda etkilidir. Varise iyi geldiği söylenen gıdalar arasında başlıca bol yeşillikli salata, kiraz, böğürtlen gibi kırmızı meyveler sayılabilir. Ekmek tercih edilecekse mutlaka tam buğday, kepekli ekmek tercih etmek gerekir” diye konuştu.

    Varis teşhisinde kullanılan en temel tanı yönteminin doppler ultrasonografi olduğunu kaydeden Op.Dr. Yılmaz, “Dopplerde varise sebep olan damarın genişliğine ve kaçak seviyesine bakılarak teşhis edilir. Varisin hangi aşamada olduğunu bize gösteren ve çok kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Tedavi de: varis tedavisin temel prensibi varise sebep olan damarın ortadan kaldırılması, devre dışı bırakılmasıdır. Çünkü bu damar işlevi yitirmiş ve vücuda zarar vermektedir. Bu amaçla tedavi prensibi açık cerrahi ve kapalı yöntemler olarak ikiye ayrılabilir. Açık cerrahide kesi uygulanarak damar komple çıkartılır. Kapalı yöntemlerde ikiye ayrılır; ısıya dayalı yöntemler ki bunun en çok bilinenleri lazer, radyofrekans, buhar gibi yöntemlerdir. Bu yöntemlerin tamamında kesi uygulanmadan damar içerisine yüksek ısı verilerek damarın yakılması amaçlanır. Son zamanların en popüler ve tercih edilen tedavi yöntemi olan Venablock yönteminde ise damarın her iki duvarının birbirine yapıştırılması yöntemidir” ifadelerini kullandı.

    Venablock yönteminin varis tedavisinde gelinen son nokta olduğunu belirten Dr. Yılmaz, “Yüksek teknoloji içeren tamamen milli ve yerli kaynaklar ile üretilen biyolojik bir yapıştırıcı kullanılarak yaklaşık 3 dakika da varisi tamamen ortadan kaldırabilen bir yöntemdir. Bu yöntemde damarın içine ultrasonografi yardımı ile iğne ile girilerek özel bir katater kullanılarak damar içine biyolojik yapıştırıcı ilaç uygulanır. Çok hızlı bir şekilde damarın birbirine yapışarak ortadan kaybolduğu görülür. Bu yöntemin diğer kapalı yöntemlerden farkı ısıya dayalı olmadığı için anestezi gerektirmez, işlem sonrası elastik bandaj ve varis çorabı kullanımı gerektirmez” şeklinde konuştu.

  • Hamilelik varis riskini artırıyor

    Op. Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, hamileliğin varis riskini artırdığını söyledi.

    Medical Park Ankara Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, “Anne adaylarının hamilelikte sık karşılaştığı problemlerin başında varisler geliyor. Bu durum anne adaylarının güzelliğini tehdit etmekle birlikte sağlık açısından da problemlere sebep oluyor” dedi.

    Hamilelik sorunlarının kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini ifade eden Op. Dr. Yılmaz, “Ancak hamilelikte oluşan varisler birçok bayanın derdi. Varis yüzeysel toplardamarın özelliğini yitirerek fonksiyon gösterememesi ve vücuda zarar vermesi ile seyreden bir hastalıktır. Hamilelik varise zemin hazırlayacak nedenlerden biridir. Çünkü anne karnındaki bebeğin ihtiyaçlarının karşılanması için kan hacmi belirgin şekilde artar. Bu nedenle de bacaklarda oldukça biriken kan miktarı meydana gelir. Kan miktarı artışına bağlı olarak damarlar genişler ve kalp damar sisteminde kanın geriye yani ayaklara doğru kaçmasını engelleyen kapakçık sistemi kapansa dahi kanın geri kaçmasına mani olamaz. Engellenemeyen bu durum nedeniyle ince damarlar belirgin hale gelir, sonrasında da damarlar varisleşmeye başlar. Diğer yandan hamilelik hormonu progesteron da varis oluşmasında önemli rol oynar. Progesteron damar duvarlarını gevşeterek daha kolay genişlemelerine sebep olur. Ailevi yatkınlık söz konusu ise yine varis oluşması kaçınılmazdır. Varis hamile bayanların birçoğunda meydana gelebilir. En çok diz arkasında ve baldır bölgesinde oluşur” diye konuştu.

    “Hamilelik sonlanana kadar varis çorabı giyilmesi ve hareketsiz kalınmaması gerekiyor”

    Varis oluştuktan sonra yani damar genişleyip reflü oluştuktan sonra müdahale gerektiğini kaydeden Op. Dr. Yılmaz, “Hamilelik döneminde haliyle kilo artışına bağlı olarak variste ciddi bir artma beklenmektedir. Ancak doğacak bebeğe zarar vermemesi için kesinlikle ilaç kullanılmaz. Hamilelik döneminde yapılabilecek tek şey hastanın varis çorabı kullanması ve mümkün mertebe egzersiz yaparak hareketsiz kalmamasıdır. Hamilelik dönemi bitene kadar bebeğe zarar vermemek birinci önceliğimiz olmalıdır. Bu dönemde anestezi kullanmadan uyguladığımız venablock yöntemi de dahil hiçbir müdahaleyi tavsiye etmiyoruz. Anestezi ve ilaç kullanılmasa dahi bir ameliyat stresi oluşacağı için ve bu stresin bebeğe zarar vermemesi için müdahale önermiyoruz. Hamilelik sonlanana kadar varis çorabı giyilmesi ve hareketsiz kalınmamasını öneriyoruz. Ayrıca bacak bacak üstüne atılmamalı ve sandalyede otururken baldırın sıkışması önlenmelidir. Ayrıca hamilelik öncesi kişide varis mevcutsa varislerini kontrol ettirmek için mutlaka kalp damar ve cerrahi uzmanına gitmeli. Çünkü var olan varis hamilelik boyunca daha da artış göstereceği için ön tedbir alınması gerekir. Bu sayede varis problemi yaşamadan hamilelik mümkün hale gelebilir” açıklamalarında bulundu.

  • Varis sağlığı tehdit ediyor

    Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Binali Mavitaş, varisin kadınlarda kozmetik bir problem olmaktan çok sağlığı tehdit eden önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, kadınlarda, erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülen varislerin obezite, hareketsizlik ve sigara kullanımı gibi nedenlerle tetiklendiğine dikkat çekti.

    Memorial Dicle Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Binali Mavitaş, varis ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Varisin, kirli kanı kalbe taşıyan toplardamarın aşırı genişlemesine bağlı olarak oluştuğuna dikkat çeken Mavitaş, “Toplardamarlar, kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan kapakçıklar içerir. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınç, bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru kaçak yapmasına sebep olur. Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar genişler, uzar ve büklümlü, yeşil-mavi renkli bir görüntü ile varisler oluşur” dedi.

    “Bacaklardaki kaşıntı varis belirtisi olabilir”

    Varisin genellikle, uzun süre ayakta durmak, ayakları sarkıtarak hareketsiz oturmak, gebelik, şişmanlık ve toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar nedeniyle ortaya çıktığını anlatan Mavitaş, “Gece ayaklarda ağrı hissedilmesi, kramplar, kaşıntı, kıllanmada azalma, ciltte renk değişikliği ve yara oluşması varisin en belirgin bulgularıdır. Varisin kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla görülmesinin temel nedeni genetiktir. Kadınlarda hormon dengesinin farklı oluşu, gebelik ve günlük yaşamda ayakta hareketsiz kalma, obezite, kullanılan doğum kontrol haplarının toplardamar tıkanıklıklarını tetikleyici yan etkilerinin olması gibi bazı faktörler de kadınlarda görülme sıklığını artırmaktadır” diye konuştu.

    “Her varis cerrahi müdahale gerektirmiyor”

    Son dönemde kalp ve damar cerrahisindeki teknolojik gelişmelere paralel olarak, varis tedavisinde uygulanan yöntemlerin de farklılık gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Mavitaş, şunları kaydetti:

    “Geçmişte, çok önemli bir damar olan ‘safen venin’in tamamen çıkarılarak yapıldığı ameliyatların yerini günümüzde daha koruyucu yöntemler almıştır. Ayrıca varis tedavisinde, mikrocerrahi, lazer fototerapi, skleroterapi ve köpük tedavisi gibi cerrahi olmayan müdahaleler de sıkça uygulanmaktadır. Dengeli ve kalorisi az besinler tüketilmekle beraber; düzenli olarak yüzmek, yürüyüş gibi bacaklarımızı çalıştıracağımız sporlar tercih etmek, ev işi yaparken bacak hareketleri yapmak, gün içinde aralıklı olarak bacakları dinlendirmek ve gece yatarken bacaklar hafif yüksekte kalacak şekilde uyumak varis riskini en aza indirmektedir. Ayrıca varis oluşumunu ve ilerlemesini tetikleyeceği için obezite ve sigaradan da uzak durulmalıdır.”