Etiket: Vardır”

  • Numan Kurtulmuş: “Bundan sonrasında Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm”

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Bizim güçlü bir Türkiye olma mecburiyetimiz var. Türkiye’nin sağdan soldan emir ve yardım alan bir ülke olma ihtimali yoktur. Bundan sonrası için Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm vardır” dedi.

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen “Küresel Kriz ve Yeni Türkiye’nin Vizyonu” isimli toplantıya katıldı. Nev Mekan’da düzenlenen toplantıya Başkanvekili Numan Kurtulmuş ile birlikte Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen katıldı. Gençlerle sohbet eden Numan Kurtulmuş, gençlerin merak edilen sorularını yanıtladı.

    “Birleşmiş Milletlerin değişmesinin vakti geldi”

    Birleşmiş Milletlerle ilgili konuşan Toplantı da konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Biz neredeyse 30 yıldır hep bunu konuşuyoruz. Dünya sistemi bir şekilde yenilenmeli. Saraybosna’daki o katliamlardan yana bunları konuşuyoruz ama şimdi dünyanın gündemine geldi. Çok açık söylüyorum, biz belki görmeyeceğiz ama sizler göreceksiniz. Artık doğru söz insanlık tarihinin gündemine gelmiştir. Birleşmiş Milletlerin değişmesinin vakti geldi, bunu inşallah hep beraber önümüzdeki dönemde göreceğiz. Türkiye’nin vizyonu diyoruz ya Türkiye’ye de dünya sisteminin revize edilmesi reforme edilmesi, değiştirilmesi için çok büyük sorumluluklar düşüyor. Allah razı olsun sayın cumhurbaşkanımız da her platformda bunu gündeme getiriyor.

    “Ülkelerin Gayrisafi Milli Hasıla doğrultusunda pay ayırmaları zorunlu hale getirilmelidir”

    Türkiye’nin göçmenlere yaptığı yardımların ortada olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “Türkiye gayrisafi milli hasılaya kıyasladığınız zaman insani yardımlar bakımından dünyada birincidir. TİKA, AFAD, Kızılay ve diğer kurum ile kuruluşlar üzerinden yapılan yardımlar ortadadır. Afrika’nın içlerinden Asya’nın en uzak noktasına Arakanlı mültecilere Allaha çok şükür yardım ulaştırıyoruz. Ancak bunun sadece ülkelerin kendi seçimlerine bırakmadan, ülkelerin gayrisafi milli hasılaları oranında insani yardım konusunda pay ayırmaları Birleşmiş Milletler tarafından zorunlu hale getirilmelidir. Birleşmiş Milletler olmak istiyorsa soğuk savaşla ilgili değil, her ülke gayrisafi milli hasılasının binde biri kadar, binde yarımı kadar insani yardıma ayırsa dünyada ne göçmen, ne açlık meselesi kalır” şeklinde konuştu.

    “3. Dünya Savaşı ekonomik savaş olarak başladı”

    Dünyadaki sistemde gelenin noktanı tehlike arz ettiğini söyleyen Numan Kurtulmuş, “Dünya sisteminde gelinen nokta bütün saydıklarımızın ötesinde bir vahamet tehlike arz ediyor. Soğuk savaş geride kaldı. Şimdi maalesef son 7-8 yıldır, dünya ölçeğinde bölgesel olarak başlayan bütün dünyaya yayılan büyük bir tehditle karşı karşıyayız. Abartısız söylemeliyim ki, 3. Dünya Savaşı ekonomik olarak başladı. Bir tarafta Çin’in olduğu, bir tarafta ABD’nin olduğu arada da Avrupa’da devletlerin bir şekilde bu yelpazeye doğru çekilme gayretlerini bir şekilde gücünü ortaya koymaya çalışacağı bir döneme giriyoruz. Bu savaş denemesi vekalet savaşları üzerinde Ortadoğu’da denendi” diye konuştu.

    “DEAŞ diye bir örgüt olmasaydı, Suriye paramparça edilmezdi”

    Suriye’deki olaylara değinen Numan Kurtulmuş, “Arap Baharının hemen arkasında vekalet savaşlarının hemen arkasında Suriye’de ben maşayı kullanacağım, elimi ateşe sokmayacağım. Suriye’nin şehirleri canım Halep, Hamas canım şehirler yıkılsın, yıkın şehirleri Musul’u, Kerkük’ü yerle bir olsun. Ben vekalet savaşlarıyla vekillerimi kullanacağım. Birinin adı DEAŞ, ötekinin adı PYD, PKK, ötekinin ki başka bir şey. Sadece şu soruyu sorsanız vekalet savaşlarının hainliğini anlarsınız. Ne olduğu da DAEŞ denilen bu topluluk, bir zamanlar 90 bine yakın silahlı gücü olduğu tahmin ediliyordu. Nasıl oldu da birkaç ay içerisinde dünyanın dört bir tarafından savaşçılar getirildi ve ellerinde dünyanın en büyük ordularında bulunan ölüm silahları bu insanlara verilerek terör örgütü haline getirildi. Eğer DEAŞ diye bir şey olmasaydı Suriye’nin paramparça edilmesi mevzubahis olmazdı. DEAŞ diye bir şey olmasaydı Irak’ın bu kadar parçalanması söz konusu olmazdı” ifadelerini kullandı.

    “Bundan sonrasında Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm”

    Türkiye’ye karşı yapılan kur operasyonuyla ilgili konuşan Numan Kurtulmuş, “Türkiye’ye karşı yapılan kur manipülasyonunda, Türkiye’nin güçlü bir ülke olmasını hazmedemeyenlerin yaptığı manipülasyondur. Ama bundan da öte bir anlamı var. Türkiye üzerinden maalesef Amerika’da yönetimi ele geçiren bazı çevreler bütün dünyaya ayar vermek, bütün dünyaya tarafınızı belli edin diyorlar. Özellikle gelişmekte olan ülkelere, bu ticaret savaşları dünyayı meşgul edecek. Bizim güçlü bir Türkiye olma mecburiyetimiz var. Türkiye’nin sağdan soldan emir ve yardım alan bir ülke olma ihtimali yoktur. Bundan sonrası için Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm vardır” diye konuştu.

  • Doğru: “Tarım Kredi Kooperatifleri’nin yenilenmeye ihtiyacı vardır”

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, çiftçiler için çok önemli bir kuruluş olan Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri’nin organizasyonunda yenilenmeye gidilmesi gerektiğini söyledi.

    Tarım Kredi Kooperatifleri’nin üreticilere çok önemli destekler sağladığını ifade eden Doğru, “Bu kuruluşta nakliye ve hamaliye giderleri hariç aynı markalı üre gübresinin kilosu 1 lira 30 kuruş. Her hangi bir gübre bayiinde nakliye ve hamaliye dahil 1 lira 26 kuruş. Kooperatifçilik, bütün girdilerin ortak alınarak; ortak almanın getirdiği güç ve sinerji ile fiyatları aşağıya çekmek, üretim maliyetlerini de azaltarak karlılığı arttırmak için oluşmuş bir birlikteliktir” dedi.

    “Türkiye’nin en büyük gübre alıcısı”

    Türkiye’de tüketilen gübrenin yaklaşık yüzde 35’inin Tarım Kredi Kooperatifleri’nin üzerinden pazarlandığını belirten Doğru, “Bu kuruluş, Türkiye’nin en büyük gübre alıcısı konumunda, çok büyük bir güçtür. O zaman pazarlığı ve organizasyonu daha iyi yapıp, gübre fiyatlarını aşağıya çekebilir. Böylece sektördeki diğer gübre fiyatlarını da regüle eder. Ama gerçek fiyatlara bakacak olursak hal böyle değildir” diye konuştu.

    “Tarım Bakanlığı’nda gündeme getiriyoruz”

    Türk tarımında özellikle küçük çiftçilere finansal destek sağlayan Tarım Kredi Kooperatifleri’nin değerini her fırsatta gündeme getirdiklerini vurgulayan Doğru, “Bu kuruluş, hazinenin verdiği destekle bu paraları çiftçiye düşük faizli kredi olarak veriyor. Ama girdilere bakacak olursanız; serbest piyasada satılan girdi fiyatları kooperatiften daha ucuz. Burada bir mantıksızlık var. Organizasyonda veya yönetimde bir yanlışlık var. Bu konuyu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın gündemine getiriyoruz, daha da getirmeye devam edeceğiz. Bu organizasyonda yenilemeye veya işlevsel bir reforma gidilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Organizasyon tekrar gözden geçirilmelidir”

    Kooperatifin personel ve şube sayısının daraltılabileceğini söyleyen Mutu Doğru, şunları kaydetti;

    “Bugün artık Türkiye eski Türkiye değildir. Lojistik imkanlarımız ve yollarımız çok gelişti. Gübre bir merkezden alınıp istenen köy veya kasabaya gübre rahatlıkla ulaştırılabilir. Belki de bu organizasyonu yenileyerek maliyetleri aşağıya çekmek lazım. Bunun için de sanırım Tarım Bakanlığında topyekûn bir reforma gitmek lazım ki çiftçinin girdi maliyetlerini düşürebilelim. Tarım Kredi Kooperatifleri çok büyük miktarlarda yem de pazarlıyor. Yem girdi fiyatlarını dahi regüle edebilecek bir güçtedir. Ama maalesef piyasanın üstünde girdileri çiftçilere satıyor. Bu organizasyonu tekrar gözden geçirip, değiştirmek gerekiyor.”

  • THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı: “Yasaklar kaldırılmak için vardır”

    Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı bir süre önce ABD ve İngiltere uçuşlarına getirilen cep telefonundan büyük elektronik cihazların kabinde alınmaması yasağı ile ilgili açıklama yaptı. İlker Aycı, yaptığı açıklamada, “Yasaklar kaldırılmak için vardır” dedi.

    Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, gazetecilerle bir araya geldi. THY’nın son durumu ve uçakların kabinine getirilen elektronik yasağı hakkında bilgiler veren Aycı, “Yasaklar ortadan kalkmak içindir. Eninde sonunda yasaklar kalkacaktır. Kazanan insanların serbest seyahat özgürlüğü olacaktır” dedi.

    “Kadiju bebeği ileride çalışanımız olarak aramızda görmek istiyoruz”

    THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, THY uçağında kabin görevlilerinin ellerinde dünyaya gözlerin açan Kadiju bebeğe ve ailesine bir jest yapmak istediklerini söyledi. Kadiju bebek için en güvenli yerin Türkiye ve THY olduğunu kaydeden Aycı, ”Öncelikle muhteşem bir doğum hadisesi gerçekleşti uçağımızda. Büyük bir gurur duyuyoruz. Bebeğin ve annenin sağlıklı olmasında tüm emeği geçen arkadaşlarımı çalışanlarımı tebrik ediyorum. Elbette bir jest düşünüyoruz. O bebek bizim uçağımızda dünyaya geldi.Umarım o bebeğin eğitimi ve daha sonra da iş hayatına başladığında Türk Hava Yolları’nı tercih etmesi onusunda elimizden geleni yapacağız ve uçağımızda meydana gelen bir bebeği ileride pilot, teknisyen ya da kabin memuru olarak aramızda görmek bizi çok mutlu edecek” dedi.

    Kadiju bebeğin ailesinin de istemesi halinde Türk vatandaşlığına geçmesi konusunda gerekli girişimlerde bulunacaklarını ifade eden Aycı, ”Kadiju bebeğin doğumu sırasında kabin ekibimizin yaptığı müdahale ve gösterdiği insancıl yaklaşım dünyanın dört bir köşesinde çok olumlu karşılandı. Onlarca kişiden kutlama mesajları aldım. THY’nin imajına çok olumlu bir katkısı oldu” diye konuştu.

    “Referandum’dan “Evet” çıkması ülkemiz ve şirketimiz için hayırlı olsun”

    Konuşmasında referandum sonuçlarına da değinen Aycı, “Referandum sonrası “Take off”a hazırlanıyoruz demiştik. Referandum sonrası “Evet” çıkması, hem ülkemiz için hem şirketimiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Ben mutluyum. Ülkemizin demokrasiye olan inancını bir kere daha gösterdiği bir referandum oldu. Hoşgörü ve barış içerisinde güzelliklerle dolu bir referandum yaşandı.Bu anlamda bütün dünyada bunu açık bir şekilde gördü. Çıkan sonuç ülkeme hayırlı ve uğurlu olsun. Biz şuan da gündeminde geride kalmasından sonra ülkemizde değişimi en iyi şekilde en güzel şekliyle hep birlikte yaparak daha güzel bir ülke inşa etmek yönünde güçlü bir adım daha attık. Bu anlamında THY olarak ülkede istikrar devam ettiği sürece demokratik anlamda insanlar fikirlerini böyle ifade edip netice çıktıktan sonra buna da saygı gösterildikten sonra inanıyorum ki aşılamayacak hiç bir engel kalmayacak. THY’nin önü de açıktır. İstikrarın ülke de devam ediyor oluşunun güzel tarafı da elbette yatırımcılar istikrar severler. Ülkeme daha çok yatırımcı gelecek. Ülkeme daha çok ziyaretçi gelecek. Yeniden ziyaretçi sayıları daha önce olduğu gibi artış trendine gireceğini turizmin daha güçlü toparlanacağını turizmin toparlanmasıyla seyahat turizmin toparlanacağını bende düşünüyorum. Zira istikrar ekonomimiz için çok lazım bir şey. Özellikle gençlerimizin istihdam edilebilmesi için çok lazım bir şey. Yatırımlarımızın devam etmesi çok önemli bir şey. Bundan sonra gündemimin bu konuda ürettiğimiz politikaları stratejileri en iyi şekilde uygulayarak ülkemizde devam eden istikrardan en iyi şekilde yararlanmak olacaktır. Hayırlı uğurlu olsun ülkemize. Referandum neticeleri de hayırlı uğurlu olsun. Güzel bir yaz mevsimi bizi bekliyoruz. Görüyorsunuz ki Nisan ayında yolcu sayımız giderek artıyor. Nisan-Mayıs ayındaki yolcu sayıları görülmeye başladı. Toparlanmanın iyileşmenin ayak sesleri önümüzdedir” dedi.

    “ABD ve İngiltere yolcularımıza laptop dağıtacağız”

    ABD ve İngiltere uçuşlarına getirilen cep telefonundan büyük elektronik cihazların kabinde alınmaması yasağı nedeniyle yolcularının mağduriyetini önlemek için uçak içinde laptop dağıtacaklarını söyleyen Aycı, “Elbette öncelikle onlar kabin içi eğlence sisteminin en şekilde onlara sunmaya çalışıyoruz. Kabin içinde ki yaşanan yolcu deneyimin en noktalara getirmek için hizmet kalitemizde yenilikler yapıyoruz Bu yenilikleri birer birer devreye sokuyoruz. Bunları önümüzde ki günlerde görecek sayın yolcularımız. Kendilerine laptop verme konusunda çalışmalarımız neticelenmek üzere. Yine Business’da bize laptop verenlere laptop sunacağımız gini Economy Class’da da bize laptoplarını teslim edenlere ücretsiz internet sağlamak gibi çalışmaları sürdürüyoruz. Bize laptoplarını teslim edenlere en güvenilir ve konforlu bir biçimde taşımak gibi ve onlara teslim etmek gibi azami gayret gösteriyoruz .O konu ki operasyon mükemmeliğini adım adım arttırıyoruz . Bu konudaki yolcularımızın sabrına teşekkür ediyorum. THY’i tercih ettikleri için teşekkür ediyorum. Gözüken o ki rezervasyonlarda ki yolcu sayılarımızda Nisan ayında artış trendindedir. Mayıs’ta ileri rezervasyonda artışlar gözlenmektedir. Bu iyi haberlerin ayak sesleridir” dedi.

    “Eninde sonunda yasaklar kalkacaktır”

    Bu yasakların eninde sonunda yumuşayacağını gevşeyeceğini ve tamamen ortadan kalkacağını söyleyen Aycı, “Bununla ilgili yetkili makamlarla çalışıyoruz. Bu konuda ki gerekli tüm birimlerle gerekli çalışmaları yürütüyoruz. Önümüzde ki günlerde meydana gelecek bu tip yeni adımların hayatı kolaylaştıracağını ve bizim önümüzü açacağını düşünüyoruz. Ayrıca yurtdışındaki gerekli ilgili makamlar ve ilgililerle muhataplarımızla görüşmeye her seviye devem ediyoruz. Bu anlamda gerekli yumuşamaları gerekli adımları atabilmeleri konusunda biz tüm adımları atıyoruz bize destek veren tüm ilgili makamlara tüm ilgili yöneticilere çok teşekkür ediyorum. Yolcularımıza da bunları önemsemeden bizimle uçmalarına devam etmelerinden dolayı ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Yolculuk deneyiminin en mükemmel olması için hem kabinde hem yolcu hizmetlinde hem havalimanlarında tüm çalışanlarımızın tüm arkadaşlarımızın azami gayretle yolcularımıza gösterdikleri ilgiden dolayı onlara da teşekkür ediyorum. Havalimanındaki polisimize teşekkür ederim. Başbakanlığımıza teşekkür ediyorum.İstanbul Emniyet Müdürümüze teşekkür ediyorum. Havalimanı müdürümüze teşekküre diyorum. Çok büyük bir özveriyle çalışmalar devam ediyorum. Havalimanı işletmecimize teşekkür ediyorum. Hayatımızı kolaylaştırmak için çok büyük adımlar atıyorlar. İş ortaklarımızla birlikte en iyisin yapmaya çalışıyoruz. Merak etmeyin benim görüşüm başlangıçla söylediklerimle aynı. Bu tarz irrasyonel kararların uzun süre yaşayabileceğini düşünmüyorum. Bu kararlar eninde sonunda yumuşayacak gevşeyecek ve tamamen ortadan kalkacaktır. Çünkü arkasında bir rasyonellik yok. Uygulama biçiminin getirdiği eşitsizlikler var. Rekabete taraf olmak var. Şimdi bir tarafta güvenlikleri korursunuz ama öbür tarafta eşitlik ilkesinden ayrılmasından. Serbest piyasa ekonomisinin işlediği bir dünya da bir sürü ticaret anlaşmalarıyla serbest piyasanın dünya da önünün açılmaya çalışılırken bu tip hamlelerin ne tür sonuçlar doğuracağını herkes biliyor. O açıdan daha fazla konuşmak istemiyorum. Bu tür rasyonel kararların ortadan kalkacağını ve normalleşme doğru adımların atılacağını düşünüyorum. Yasaklar ortadan kalkmak içindir. Eninde sonunda yasaklar kalkacaktır. Kazanan insanların serbest seyahat özgürlüğü olacaktır” dedi.

    “Kupayı bir Türk takımının alması beni mutlu eder”

    Turkish Airlines EuroLeague’de Final Four oynayan 3 Türk takımından birinin kupayı alması kendilerini çok mutlu edeceğini söyleyen Aycı, “Fenerbahçe ile birlikte Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş’ta şuanda Final Four’dalar. Hep birlikte Final Four’a da girsinler. Kupayı bir Türk takımının almasından mutluluk duyarım. Geçen sene Fenerbahçe kılpayı kaçırmıştı. Çok üzülmüştük. İstanbul’u almayı hedeflemiştik. Hamdolsun İstanbul’da yapılacak dörtlü final. Umarım ama Fenerbahçe ama diğer takımlarımız kazanır. Bizde büyük bir gururlar onlara kupayı almasını seremoniye katılır onları alkışlarız. Kupa geldiği ülkede kalır inşallah. Kendi ana hapımızı kendi transfer merkezimizi ve İstanbul’umuzu daha büyük dünyada ki transit yolların merkezi haline getirmek ve dünyada ki transit yolların geçtiği burada dinlendiği burada değişiklik yaptığı burada kaldığı burada gerek sağlık turizmi kültür, kongre turizmi, ticaret, finans, aradığı tarih her şeyi bulabileceği bir ülkeyiz. İstanbul’umuzu ülkemizi anlamlı bir hale getirmek için biz özellikle Pakistan’dan gelen yolculara transit uzun uçuşlarında bizi tercih etmeleri halinde ücretsiz konaklama veriyoruz. Business’ a 2 gece Ekonomi sınıfına 1 gece şeklinde uygulamalarımız var. Stopover’ları bir geceleri iki geceleri yaymayı düşünüyoruz. Önümüzde Suudi Arabistan var. Orta Doğu’dan da Asya’dan gelene yolcularımıza bu kapıyı açıyoruz. Hem otelcilerimizle iş birliği yaparak, İstanbul gerekli makamlara sektörümüzde ki otoritelerle işbirliği yaparak İstanbul’un ve Türkiye’nin daha iyi pazarlanması, ziyaretçi sayımızın arttırılması konusunda üzerimizde düşen tanıtım sorumluluğun ve bir havayolu şirketi olarak hissedarlarımıza olan sorumluluğun yanı sıra bu görevlerimizde yerine getirmeye çalışıyoruz. Yeni çalışmalarla bunları destekliyor olacağız. İstanbul şehir turları

    veriyoruz. Yeni kampanyalarımızı açıklamıştık. Bunları da sürdürüyoruz“ dedi.

  • Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu: “16 Nisan günü Türk milletinin bayramı vardır”

    Zonguldak’ta düzenlenen “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” isimli söyleşide konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “16 Nisan günü Türk milletinin bayramı vardır” dedi.

    Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Şemsi Denizer Toplantı Salonu’nda “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” isimli söyleşi düzenlendi. Söyleşiye Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun yanısıra Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum ile Psikiyatri Uzmanı Doktor Semih Dikkatli de katıldı. Emeğin başkenti Zonguldak’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Metin Feyzioğlu, “Bir şeyleri bu millet yapmaya başladı. Bu millet birlikte yapıyor. Hep beraber yapıyoruz. 16 Nisan’da işçinin, emekçinin, memurun, emeklinin, öğretmenin, öğrencinin, gencin, kadının, çocuğun, Türk milletinin bayramı vardır. Bu bir siyasi parti toplantısı değil. Bu bir siyasi parti çalışması asla değil. Öyle olsaydı zaten biz burada olmazdık. Ben bir siyasi parti adına gelmedim. Türkiye bugün olduğu durumdan çok daha güvenli, çok daha huzurlu, refah içinde emeğin hakkının ödendiği, adaletin, eşitliğin sağlandığı, hakça bölüşümün sağlandığı, üretimin olduğu, özgür bir ülke haline gelsin. Tek gayemiz budur. Bu anayasa değişikliğinin biz gelmesini istemedik. Gelmemesi için uğraştık. Geri çekilmesini talep ettik. Ama madem ki geldi, o zaman bunun hayrını yaşamamız lazım” dedi.

  • Erdem; “Kadın elinin değdiği her yerde ve her işte başarı vardır”

    AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanınmasının 82’nci yılı ve Kadın Hakları Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, mesajında; “Türk toplumunun gelişip yükselmesinde kadınlarımızın katkısı büyüktür. Tarihimiz, büyük adamları ve nesilleri yetiştiren analarımızın örnekleri ile doludur. Birleşmiş Milletlerin 1952 yılında Uluslararası bir sözleşme ile getirebildiği, kadınlara seçme ve seçilme hakkını, Türk kadınları pek çok Avrupa kadınından çok önce bu hakka sahip olmuştur. 5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı ise sadece 17 idi. Kadınlar seçme/seçilme hakkına Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de 1971 yılında kavuştular. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınlarımızın her alanda ileri bir seviyede olmasını arzu ederek bütün dünya ülkelerinden önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk Kadınına tanımıştır.

    15 Temmuz alçak darbe girişimi sırasında kullandığı kamyonla darbeye direnen vatandaşları taşıyan 50 yaşındaki Şerife Boz bir kez daha Anadolu kadınının direniş ruhunu gözler önüne sermiştir.

    Bu güne kadar memleketi ilgilendiren hiçbir konu da kadınlarımız kayıtsız kalmamıştır. Tarihe baktığımızda Kurtuluş Savaşı’nda Çanakkale’de, 28 Şubat’ta, 15 Temmuz’da bir kadın mücadelesi vardır. Ülkemizin ve milletimizin bekası için canını ortaya koyan kahraman kadınlarımızı rahmetle yâd ediyorum.

    Kadın elinin değdiği her yerde ve her işte başarı vardır, kalite vardır, saygınlık vardır. Kadınlarımızın toplum hayatının her aşamasında etkin rol almasını sağladığımızda, ülkemizin gelişmesi hızlanacak, toplumumuzun saygınlığı daha da artacaktır.

    Bu vesileyle; Türk kadınının seçme ve seçilme hakkına kavuşmasının 82. yılında başta ülkemiz olmak üzere dünyadaki tüm kadınların annelik sıfatıyla sahip oldukları kutsiyetin farkına varılmasını ve uğradıkları her türlü haksızlığın, şiddetin son bularak toplum içinde eşit bireyler olarak yer almalarını temenni ediyor, Şefkatin ve özverinin simgesi olan kadınlarımıza başarı, sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum” ifadelerini kullandı.