Etiket: Vakfının

  • Furkan Vakfı’nın kayıt dışı yapılanmasına operasyon

    Adana’da kurucu başkanı Alparslan Kuytul’un “vakıf faaliyeti adı altında kuruluş amacı dışında anayasal düzene karşı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kamu güvenliğine karşı faaliyet yürütme ve suç örgütü kurma” suçundan tutuklu yargılandığı Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’na bu kez Adana merkezli 10 ilde kayıt dışı ekonomi yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’na 30 Ocak’ta “vakıf faaliyeti adı altında kuruluş amacı dışında anayasal düzene karşı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kamu güvenliğine karşı faaliyet yürütme ve suç örgütü kurma” suçundan 33 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, kurucu başkan Alparslan Kuytul’un da aralarında bulunduğu 28 vakıf yönetici ve üyesi gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 28 şüpheliden aralarında vakfın kurucu başkanı Alparslan Kuytul’un da bulunduğu 5’i tutuklanmıştı.

    “Milyonlarca kayıt dışı para tespit edildi”

    Polis ilk yapılan operasyonda ele geçirilen evrak ve dijital belgelerde yaptığı incelemede vakfın milyonlarca lirayı kayıt dışı olarak topladığını ve nereye gittiğinin belli olmadığını tespit etti. Bu tespit üzerine polis bugün şafak vakti Adana merkezli Elazığ, Ankara, Samsun, Gaziantep, Konya, İzmir, Hatay, Kahramanmaraş ve İstanbul’da 27 adrese eş zamanlı baskın yaptı. Yapılan baskında aralarında vakfın 10 il sorumlusunun da bulunduğu 23 zanlı gözaltına alındı. Sorgulanmak üzere emniyete getirilen zanlıların sorgusu devam ediyor.

  • Furkan Vakfı’nın ev görünümlü kaçak yurtlarını polis ortaya çıkardı

    Adana’da kurucu başkanı Alparslan Kuytul’un “vakıf faaliyeti adı altında kuruluş amacı dışında anayasal düzene karşı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kamu güvenliğine karşı faaliyet yürütme ve suç örgütü kurma” suçundan tutuklu yargılandığı Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın 6 kaçak yurdu kapatıldı. Sosyal medyadan kapatılan yerlerin yurt değil de ev olduğu yönünde yayınlar yapılınca polis yaptığı çalışmada, bu yurtlara ailelerin yerleştirildiği ve bu kişilerin de örgüt elemanı olduğunu ortaya çıkardı.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’na 30 Ocak’ta “vakıf faaliyeti adı altında kuruluş amacı dışında anayasal düzene karşı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kamu güvenliğine karşı faaliyet yürütme ve suç örgütü kurma” suçundan 33 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, kurucu başkan Alparslan Kuytul’un da aralarında bulunduğu 28 vakıf yönetici ve üyesi gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 28 şüpheliden aralarında vakfın kurucu başkanı Alparslan Kuytul’un da bulunduğu 5’i tutuklanmıştı.

    6 gizli barınma merkezleri çıktı

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü; ‘Suç Örgütü Soruşturması’ kapsamında İçişleri Bakanlığı’nca 31 Mart’ta geçici olarak kapatılan, Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da ‘kayyum’ atanan Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın özel olarak yetiştirdiği kız ve erkek öğrenciler için kentin en merkezi 6 noktasında gizli barınma merkezleri oluşturduğu ortaya çıktı.

    Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce görevlendirilen bir müfettiş ile polis, Furkan Vakfı’na ait olan yurtları tek tek tespit edip, bunları rapor haline getirdi. Söz konusu rapor üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, kapsamlı bir soruşturma başlatıp, ilçe milli eğitim müdürlükleriyle de ortak bir çalışma yürüttü.

    2012 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne herhangi bir yurtlarının bulunmadığı yönünde bildirimde bulunan Furkan Vakfı’nın, 2013 yılında ‘kaçak’ olduğu tespit edilen yurtları, eşyalı olarak her biri yıllığı 3 bin liraya kiraya verilip, kontratların yapılarak, buralara ‘ev’ izlenimi verilip, kapatılmasının engellendiği belirlendi. Vakfa ait olan bu binalar için tam bir gizlilik içinde hareket edildiği, hatta öğrencilerin bir dizi tedbir aldığı ortaya çıktı.

    Polis, alınan tüm bu tedbirlere rağmen, 6 Nisan’da harekete geçti. Seyhan’a bağlı Yeşilyurt, Bahçelievler, Karasoku ve Ulucami mahallelerinde 5, Çukurova’ya bağlı Huzurevleri Mahallesi’nde bir olmak üzere toplam 6 kaçak öğrenci yurdunda kalan öğrenciler önce tahliye edildi, sonrasında da zabıta ekipleri ev görünümlü kaçak yurtları tek tek mühürledi.

    Sosyal medyadan yurt değil ev ve sokakta kaldık algısı

    Operasyondan sonra örgütün, kamuoyunda ‘algı’ oluşturmak için aileleri, küçük çocukları ve hatta ezanı bile kullandıkları ortaya çıktı. Örgütle bağlantıları tespit edilen bu kişilerin, sosyal medyada yayınlanan video görüntülerinde; “Sokakta kaldık” diyerek, duygu sömürüsü yaptıkları belirlendi. Polis, o görüntülerden yola çıkarak, Furkan Vakfı’nın algı operasyonunu da boşa çıkarttı.

    Buna göre; örgüte ait ‘kaçak yurtlar’ ile ilgili olarak 4 Şubat 2018 tarihinde söz konusu adreslere gidip, buraların ‘yurt’ olarak kullanıldığını tek tek tespit etti. Polisin bu hamlesi üzerine Furkan Vakfı ile bağlantıları tespit edilen aileler, operasyondan sadece 1.5 ay önce ikametlerini yurtların olduğu adreslere taşıyıp, sanki burada yaşıyormuş gibi bir izlenim oluşturdu.

    Özellikle Zarife K.’nin, henüz 8 yaşında olan kızına ağlıyor numarası yaptırıp, kendisi de sanki onu teselli ediyormuş gibi bir izlenim oluşturduğu, eşi Ahmet K.’nin de o anları cep telefonuyla kayda aldığı ortaya çıktı. Çiftin sosyal medyada yayınladıkları ve hatta ezan sesini bile kendi amaçları doğrultusunda kullandıkları tespit edildi. Özellikle Ahmet K.’nin örgüt içinde aktif olduğu ve 3 ayrı olayda kaydının olduğu öğrenildi.

    Yapılan incelemelerde de Zarife ve Ahmet K. çiftinin biri erkek 3 çocuğuyla daha önce Tellidere Mahallesi’nde yaşadıkları yönünde bildirimde bulunmalarına rağmen, 26 Şubat 2018 tarihinde kaçak yurdun bulunduğu Huzurevler Mahallesi’ndeki Sadakat Öğrenci Yurdu olarak gösterilen adreste yaşıyor gibi sahte bir bildirimde bulunup, söz konusu yurda, bir ailenin yaşadığı ‘ev’ görünümü vermeye çalıştıkları da belirlendi. Ayrıca Ahmet K.’nin 22 Nisan 2017 tarihinde Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı üyeleriyle birlikte Atatürk Parkı’nda polise saldırdığı, bu nedenle görevli memura görevini yaptırmama ve mukavemette bulunmaktan işlem yapıldığı da ortaya çıkı.

    Yine örgütle bağlantısı tespit edilen Ömer K. adlı bir kişinin de sosyal medyada paylaştığı videolarda, “Burası ev, yurt değil. Bizi sokağa atıyorlar” yönünde algı oluşturmaya çalıştığı tespit edildi. Ömer K.’nin daha önce Döşeme Mahallesi’nde yaşarken, polisin düzenlediği operasyondan sadece 9 gün önce kaçak olarak faaliyet gösteren yurdun bulunduğu yeri ikametgah adresi olarak gösterip, buraya ‘ev görünümü’ verdiği öğrenildi.

    Ayrıca ev dedikleri yerlere polislerin baskın yaptığı sırada konferans salonları devasa mutfaklar ve buzhaneler ortaya çıkartıldı. Buzhanede binlerce kilo et, kavurma ve sucuklar olduğu görüldü. Bu tür yerlerin ve yiyeceklerin normal bir evde olmayacağı belirtildi.

  • Başkan Cömertoğlu Birlik Vakfının konuğu oldu

    Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Birlik Vakfı tarafından düzenlenen konferansa katıldı.

    Başkan Cömertoğlu, “Yerel Yönetimde İnsan Kalitesi” konulu konferansta öncelikle Arapgir ilçesinin sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikler hakkında bilgiler verdi. Programda konuşan Birlik Vakfı Malatya Şube Başkanı Sadi Ergül, “Birlik Vakfımızdan içeri giren herkes vakıf üyesidir. Vakıf ibadullaha ait olan bir mülkün Allah yolunda harcanmasıdır. Arapgir’in çok özelliği var. Dolayısıyla tarihine, doğaya ve kültürüne sahip çıkan, yöresel ürünleri destekleyen kıymetli Başkanımız çok büyük hizmetler yapıyor. Kendisine çalışmalarından ötürü müteşekkiriz” dedi. Birlik Vakfının önemli hizmetler yaptığını belirten Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu ise, ” Kurucuları olan Cumhurbaşkanımız ve Meclis Başkanımızdan Allah razı olsun. Çok kısa zamanda güzel hizmetler yaptılar. Bu millete hizmet etmek büyük bir şeref, sizler hem hizmet ediyorsunuz, hem de kendi işlerinizi yürütmeye çalışıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    Başkan Cömertoğlu konferansta, “Kaliteli insan işiyle, boş insan kişiyle uğraşır.Sizler boş insanlardan değil kaliteli insanlardan olmayı kendinize yeğleyin. Bunu yaptığınız sürece çevreniz tarafından daima sevilen ve sayılan bir insan olursunuz” dedi.

    Konferansın sonunda Başkan Cömertoğlu’na katılımlarından dolayı bir de plaket takdim edildi.

  • Prof. Dr. Özden, Güneş Vakfı’nın konuğu oldu

    Güneş Vakfı’nın düzenlemiş olduğu Geleneksel Cuma Konferanslarının bu haftaki konuğu “Türk-İslam Düşünce Tarihinde Eleştirel Bakış” isimli sunumuyla, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haci Ömer Özden oldu.

    Prof. Dr. Özden tenkitçi yaklaşımı açıklayarak sözlerine başlarken, tenkitçi yaklaşımı sadece olumsuz yönde değil de olumlu yönde de algılamamız gerektiğini söyledi. Eleştirel bakış açısının tarihimizde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Özden, Göktürkler’e kadar gittiğimizde devlet yöneticilerinin eleştiriye açık olduğunu, bir meclisleri olduğunu ve burada her türlü konunun enine boyuna tartışıldığını verilecek kararların olumlu veya olumsuz yönlerinin eleştirildiğini görüyoruz dedi. Özden bu temelde alınan kararların daha sağlam olduğunu söyledi.

    Özden konuşmasına İslamiyet’in kabulü ve İslam bilginlerinin düşünce temellerinden bahsederek devam etti. toplu olarak İslamiyet’i kabulümüzün 10. Yüzyıla dayandığını fakat bu tarihten önce bireysel kabullerin olduğunu söyledi. “Farabi’nin ailesi, 800’lü yılların başlarında Horasan civarlarında Müslümanlığı kabul etmiştir, bu tarihlerden biraz daha öncede kültür tarihimizin önemli temsilcilerinden Harezmî Müslümanlığı kabul etmiştir” diyen Özden konuşmasına devam ederken İbn-i Sina’ya yapılan eleştirilerden bahsetti. Özden, “İbn-i Sina’yı Aristo’yu takip etmekle ve Aristo’nun fikirleri haricinde kendine özgü bir düşünce üretememekle eleştirmişler. Bu bağlamda yapılan eleştirilere “hiçbir düşüncenin temelsiz olduğunu düşünemeyiz, Aristo hiç kimseden bir şey öğrenmeden mi Aristo oldu diye bakacak olursak görüyoruz ki Aristo’nun önünde Tales, Anaksimenes, Pitagoras, Sofistler, Sokrates, Platon vardır yine onların etkilendiği Mısır, Babil medeniyetleri vardır. Demek ki hiçbir şeyden etkilenmeksizin saf bir fikir yoktur, her fikir bir başka fikirle beslenir gelişir” dedi.

    Özden İbn-i Sina’nın Aristo’nun düşüncelerinden etkilendiğini hiçbir zaman inkâr etmediğini fakat yeri geldiğinde Aristo’nun düşüncelerini yerden yere vurduğunu bunun en önemli sebeplerinden birinin de kültür farklılığı olduğunu, birisi çok tanrılı bir inancın kültürü diğeri ise tek tanrılı bir inancın kültürü olduğunu söyledi.

    Özden İslam tarihi bilginlerinde eleştirel bakışın gelişiminden bahsederek bu yaklaşımın Cumhuriyet dönemine kadar olan tarihi süreci konuşmacılara samimi bir sohbet havasında anlattı. Medrese eğitimlerinin önemine vurgu yapan Özden “Medreselerde yapılan eğitimde her bilim dalı ile ilgili dersler veriliyordu, şu an içinde bulunduğumuz eğitim sistemi gibi tek bir bilim dalına odaklanıp kalınmıyordu. Medreselerden büyük âlimlerin çıkmasının sebebi de budur” dedi.

    Konferansın ardından Güneş Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, vermiş olduğu kıymetli bilgiler dolayısıyla Prof. Dr. Haci Ömer Özden’e teşekkürlerini ileterek katılım belgesi ve vakfın yayınlarından III. Uluslararası Türk Şöleni Bildirileri kitabını takdim etti.

  • Mustafa Alkan İhlas Vakfı’nın Ankara Temsilcisi oldu

    İhlas Vakfı’nın Ankara’da bulunan yurtlarında idarecilik ve eğitimcilik vazifelerini yürütmekte olan Mustafa Alkan, vakfın Ankara temsilciliğine getirildi.

    Yurt içi ve yurt dışında 43 yıldır yaptığı birçok hizmetin karşılığı olarak, Bakanlar Kurulu Kararı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile ‘Kamu Yararına Çalışan Vakıf’ statüsü kazanan İhlas Vakfı, Ankara temsilciliği görevine Mustafa Alkan’ın getirildiğini duyurdu.

    İhlas Vakfı’ndan yapılan açıklamada, ‘Kamu Yararına Çalışan Vakıf’ statüsünün kazanılması ile vakıf olarak önemli bir sorumluluk alındığı ifade edilerek, “Bu sorumluluk dahilinde; ülkemize ve milletimize daha iyi hizmetler sunabilmek için başkentimiz Ankara’da yeniden yapılanmaya gidilerek Ankara temsilciliğimize Mustafa Alkan atanmıştır” denildi.

    Mustafa Alkan Kimdir?

    1966 yılında Çorum’da doğan Mustafa Alkan, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Bilgisayar Mühendisi olarak uzun yıllar başta İhlas Holding bünyesindeki bilişim şirketleri olmak üzere Türkiye’nin önde gelen birçok kuruluşlarında Ankara Bölge Müdürlüğü vazifelerini yürüttü. İhlas Vakfı’nın İç Anadolu Bölge Koordinatörlüğünde çalışmalarına devam eden Alkan, Osmanlıca eserler ile ilgilenmekte olup; İngilizce bilmektedir. Alkan evli ve iki çocuk babasıdır.