Etiket: Vakfından

  • Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfından lise hamlesi

    Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfından lise hamlesi

    1986 yılında kurulan Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfı; Atatürk Üniversitesinin gelişmesine ve güçlenmesine, eğitim, öğretim, araştırma ve yayın faaliyetlerinin desteklenmesine katkı sunmaya devam ediyor.

    Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfı; yerli ve yabancı öğretim üyelerinin Erzurum’da görev almalarının sağlanmasından milli duygulara sahip insanların yetiştirilmesine, kültürel faaliyetlerin teşvik edilmesinden başarılı ya da ihtiyaç sahibi öğrenci ve personeline maddi ve manevi imkânlar sağlanmasına kadar birçok alana yönelik destek faaliyetlerini sürdürüyor.

    Kalkındırma Vakfı, Atatürk Üniversitesi Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi kapsamında yürütülen faaliyetlere önemli katkılar sağladığı gibi, özel vakıf okullarında yeni nesil üniversite yapısına uygun olarak Büyük Aile Modeli Sistemini uygulamaya başladı. Ayrıca Özel Vakıf Okulları ile Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi arasındaki iş birliği süreçlerine yönelik kurumsal yapı çalışmaları da devam ediyor. Bu çalışmaların tamamı planlı ve sistematik olarak bir proje çerçevesinde yürütülüyor. Söz konusu sistematik çalışmaların bir parçası olarak, Özel Vakıf Okulları bünyesinde bulundurduğu anaokul, ilkokul ve ortaokulun yanı sıra lise yapımı çalışmalarına başlandı. 2018 yılında temeli atılan ve 16 derslikten oluşan Fen ve Anadolu Lisesi şeklinde planlanan lise, 14 bin m2 alan üzerinde yükselmeye devam ediyor.

    Hayırsever İş Adamı Sıtkı Alp, Lisenin yapımına da katkı sağladı

    Özel Vakıf Okullarının eğitim hayatına başlamasında önemli katkıları bulunan Arı Eğitim Kurumları ve Çankaya Üniversitesinin kurucusu Sıtkı Alp, lisenin yapımına da destek sunmaya devam ediyor.

    2020-2021 eğitim-öğretim döneminde açılması hedeflenen lisenin aynı zamanda şehrin nitelikli okul ihtiyacının karşılanmasına da katkı sunması bekleniyor.

    Sıtkı Alp daha önce de kız öğrencilerin barınma sorununa büyük ölçüde yardımcı olan 200 kapasiteli Süheyla-Sıtkı ALP Kız Yurdu ve kapalı otopark inşaatını tamamlayarak üniversite yönetimine teslim etmişti.

    “Ülkemizin 2023 Eğitim Vizyonuna Uygun Adımlar Attık”

    Eğitim sistemimizde gerçekleştirilmesi düşünülen dönüşüm alanlarının tespiti ile bu dönüşümün kapsamını belirleyen 2023 Eğitim Vizyonu Çalıştayına katıldığını hatırlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Çomaklı, bu vizyon çerçevesinde lise hamlesinde bulunduklarını ve ülkemizin eğitim açısından çizilen yol haritasına uygun bir adım attıklarını ifade etti.

    Yine eğitim ve öğretimin temel taşlarından olan okul öncesi eğitimin önemine değinen Rektör Çomaklı, bu kapsamda vakıf bünyesinde bir de kreşin yapımının devam ettiğini, yakın zamanda lise gibi kreşin de öğrenci kabulüne başlayacağı bilgisini paylaştı.

    Vakıf Anlayışı, Alan El ile Veren Eli Buluşturuyor

    Kurulduğu tarihten itibaren önemli çalışmalara imza atan Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfının birçok farklı alanda hizmetlerini sürdürdüğünü ifade eden Rektör Çomaklı, Yeni YÖK vizyonu ve Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi çerçevesinde önemli çalışmaların altına imza attıklarını dile getirdi.

    Osmanlı’da eğitim, sağlık, sosyal yardım, diyanet, bayındırlık gibi bütün yardımların vakıflar tarafından yapıldığına dikkat çeken Rektör Çomaklı, bu kültürün geleneğimizde olduğunu ve Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfı aracılığı ile devam ettiğini belirtti.

    Toplumsal ilişkilerde yardımlaşma ve dayanışma ruhunun güçlendirilmesi ve sosyal sermayenin artırılabilmesi için inşa edilen vakıf müesseselerinin geçmişten günümüze gündelik hayatın vazgeçilmez toplumsal kurumlarından birisi olduğunu vurgulayan Rektör Çomaklı, vakıf anlayışının söz konusu duygu ve düşünceler ekseninde yüzyıllar önce insan odaklı hizmet anlayışını geliştirmiş ve “alan el” ile “veren eli” buluşturan bir medeniyet örneği oluşturduğunu söyledi.

    2016’dan Bugüne Toplam Bin Öğrenciye Burs Verildi

    Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfının da sosyal dayanışmayı güçlendiren, toplumsal ihtiyaçları karşılayan ve diğer yandan doğrudan ya da dolaylı olarak ekonomik katkı sağlayan faaliyetlerde bulunduğunu vurguladı.

    Özellikle temel bilimler ve fen bilimleri alanlarında başarılı olan öğrencilerin Atatürk Üniversitesini tercih etmesini sağlamak ve maddi durumu yeterli olmayan 310 öğrenciye destek olmak amacıyla her yıl burs verildiğini, verilen burslara gönüllülük esasına dayalı şekilde akademisyenlerin de katkı sunduğunu aktaran Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, yine vakfa ait Özel Okulların 1000 öğrenci kapasitesi ile eğitim ve öğretime devam ettiğini; şehit ve gazi çocukları ile başarılı ya da dar gelirli aile çocuklarından 20’sine ücretsiz eğitim imkânı sağlandığını yine yapılan seviye tespit sınavlarında başarı göstererek dereceye giren öğrencilere çeşitli indirimler uygulandığını dile getirdi.

    Kalkındırma Vakfı, 148 Kişiye İş İmkânı Sağlıyor

    Üniversitenin farklı birimlerinin araç ve eleman ihtiyaçlarının imkanlar ölçüsünde karşılandığını, fakülte ve diğer birimlerin düzenlemiş olduğu kongre, sempozyum, panel gibi programlara destek verilmesinin yanında dereceye giren akademisyenlere teşvik ödüllerinin verildiğinin altını çizen Rektör Çomaklı, Ramazan aylarında tespit edilen personellere gıda yardımı yapıldığını, öğrencilere iftar yemeği verildiğini ve üniversitemizin çeşitli birimlerinde istihdam edilen 30 vakıf çalışanı ve şirketinde çalışan 118 personeli ile toplam 148 kişiye iş imkânı sağlandığı bilgilerini paylaştı.

    Bu faaliyetlerin geçekleşmesinde birçok hayırseverin emeği olduğunu belirten Prof. Dr. Çomaklı; kurulduğu günden itibaren Vakıf Başkanlığını yürüten bütün değerli Rektörlere, Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerine, vakıfta görev alan idareci ve diğer çalışanlara, desteğini esirgemeyen kişi ve kurumlar ile emeği geçen herkese teşekkür etti.

  • Güneş Vakfı’ndan Nevruz açıklaması

    Güneş Vakfı’ndan Nevruz açıklaması

    Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Nevruz Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.

    Balkanlardan Sibirya Bozkırlarına kadar aynı coşkunun adının Nevruz olduğunu belirten Ceylan açıklamalarında şu ifadelere yer verdi.

    “Türk Milleti olarak; baharın gelişini simgeleyen, doğanın uyanışını gösteren ve sıcaklığın toprakla buluşmaya başladığına işaret eden Nevruz Bayramı’nı heyecan içinde kutlamanın sevincini yaşıyoruz.

    Türk Milleti, Nevruz’la birlikte yeni ve umut dolu günlerin geleceğine inanmış ve bu çok önemli kültürel gerçeği bugüne kadar korumuş ve yaşatmıştır. Bu kutlu bayram; asırlardan beridir bereketin, beklentilerin, huzurun ve mutluluğun başlangıcı olarak kabul edilmiş ve tekrar ederek günümüze kadar ulaşmıştır.

    Türk Milleti’nin hem ata hem de ana yurdunda baharın müjdecisi olarak ayrıcalıklı bir yeri bulunan Nevruz Bayramı; kardeşliğin, neşenin ve hoşgörünün de kaynağı olmuştur. Balkanlar’dan Sibirya bozkırlarına kadar uzanan büyük bir coğrafyada kutlanan Nevruz Bayramı’nın, geçmişle bugün arasında önemli bir kültürel köprü olduğu şüphesizdir. Doğanın yeniden uyanışının ve canlanışının simgesi, baharın ilk günü olan Nevruz, Türk Dünyası’nın her köşesinde kutlanmaktadır.

    Aynı ülkülere odaklanmış, aynı hayallere dalmış, aynı acıya dayanmış, birlikte gülmüş, birlikte ağlamış, kıtalar arasında zafer naraları atmış, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar derin izler bırakmış Büyük Türk Milleti, Nevruz’a çok önemli anlamlar yüklemektedir.

    Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar gönüllerin coşkusu, yüreklerin heyecanı, kalplerin huzuru Türk’ün bahar bayramıyla daha da güçlenmiş ve eşsiz güzelliklerini hepimize sunmuştur.

    Gerçekte Nevruz; birlik ve beraberliğin gür ateşini körüklemekte, fitne ve nifaka geçit vermemektedir. Temennimiz, baharın uyanışını ve müjdesini haber veren Nevruz’un milletimizi çepeçevre kuşatan belaların ve felaketlerin yok olması için vesile olmasıdır.

    Tüm bunlarla birlikte Nevruz’un son yıllarda kısır politik bir kavram kargaşasına konu edilerek amacından saptırılmaya çalışıldığı görülmektedir. Türk Dünyasının müşterek bayramı, birlik ve beraberlik yansıması olan böylesine anlamlı bir günün, birlik ve bütünlüğümüze kastedici hamlelere araç olarak kullanılması gayreti, bu bayramın bütünleştiriciliğine zarar veremeyecektir.

    Milletimizin birliğini ve beraberliğini simgeleyen Nevruz Bayramı; zaman zaman bölücü mihraklarca kasıtlı bir şekilde yorumlanarak, ihanet gösterilerine alet edilmek istenmektedir. Bu itibarla, Türk Milleti’ne yönelik kurulan tuzaklar ve yapılan tahrikler her yanda hız kazanmaktadır. Bilinmelidir ki, Nevruz’u rezil emelleri için bir fırsat olarak kollayan, bölünmenin, ayrışmanın provalarını yapan, kanlı eylemlerinin üstünü insan hakları ve özgürlük kamuflajıyla kapatmaya çalışan mihrakların; Türk Milletinin birlikte ve kardeşçe yaşama konusundaki irade ve kararı karşısında, tükenmekten başka bir çareleri olmayacaktır!

    Baharın müjdesini, zehirli eylemlerin ve küstahça meydan okumaların bir aracı olarak görenler ve buna içten içe destek olanlar mutlaka hak ettikleri cevabı alacaklardır. Beraber ağlayıp, birlikte gülen; bayram günlerinden, yas tutulan dönemlere kadar her şeyi birlikte paylaşan ve yaşayan aziz millet fertleri hiçbir şart altında ayrılıkçı emellere geçit vermeyecektir.

    Son olarak devletimizin yetkili mercilerinin; bu kutlu bayrama gölge düşürmeye çalışacak, çeşitli provokatif eylemlerle milletimizin huzurunu kaçırmaya yeltenebilecek hainlere karşı gereken tedbirleri alması gerekir. Unutulmamalıdır ki toplumun birliğine ve beraberliğine kastedebilecek bu tür eylemlerin muhatabı doğrudan devletimizin yetkili organlarıdır. Özellikle üniversitelerde yapılanan bölücü grupların bu bayrama gölge düşürme amaçları boşa çıkarılmalıdır.

    Türk’ün bayramını Türk’e zehir etmeye kalkanlara gerekli cevaplar devletimizin yetkili organlarınca verilmeli ve Nevruz Bayramı milletimiz içinde bir ayrıştırma vesilesi yapılmamalıdır.

    Bu duygu ve düşüncelerle Türk Dünyasının ortak bayramı olan Nevruz Bayramını en içten dileklerimle kutlarım”

  • Güneş Vakfı’ndan 12 Mart mesajı

    Güneş Vakfı’ndan 12 Mart mesajı

    Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, 12 Mart Erzurum’un kurtuluşunun 101’inci yıl dönümü vesilesi ile bir mesaj yayınladı.

    Erzurum’un Kurtuluş’unun Cumhuriyet’e giden yolda atılmış en önemli adımlardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Ceylan, “Türk tarihinde müstesna bir yeri olan dadaşlar diyarı Erzurum, Birinci Dünya savaşı sırasında çok büyük acılara, büyük katliamlara ve vahşetlere maruz kalmıştır. Düşman işgalinden kurtuluşu uğruna halkımız, kadınıyla, erkeğiyle, genç yaşlı demeden, insanlık tarihinde eşine nadir rastlanan zulme ve vahşete karşı birlik olmayı başarabilmiş, kanlarını, canlarını feda ederek amansız bir mücadele vermiştir.

    İşgal yıllarında Erzurum ve bölge insanı Ermeni, Taşnak ve Hınçak çeteleri tarafından kabul edilemez işkencelerle hunharca katledilmişlerdir. Bu zor günlerde Anadolu insanı onurun, gururunu, din, vatan, millet ve bayrak sevgisini hiç kaybetmemiştir. İmkânsızlıklara ve zorluklara rağmen ülkesini memleketini terk etmemiş, çetelere ve işgalcilere karşı kahramanca mücadele etmiştir. Tarih 12 Mart 1918’i gösterdiğinde ise Erzurum işgalden kurtulmuş ve 23 Temmuz 1919’da yapılacak olan kongreye giden yolu açmıştır. Erzurum’un kurtuluşundan bir yıl sonra ise Erzurum kongresi yapılmış ve bağımsızlığa giden yolda önemli bir adım atılmıştır. Tüm bu vesileler ile vatanı uğruna canlarını seve seve feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, Erzurum’un bu gururlu gününü kutluyorum.” diye konuştu.

  • Güneş Vakfı’ndan Hocalı Katliamı ile ilgili basın açıklaması

    Güneş Vakfı’ndan Hocalı Katliamı ile ilgili basın açıklaması

    Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, tarihte kara bir leke olarak bilinen Hocalı Katliamı ile ilgili basın açıklamasında bulundu.

    Açıklamasında Ceylan şu ifadeleri kullandı.

    “Bugün bile duyduğumuz zaman içimizde aynı acıyı aynı hüznü yaşatan kanlı katliam olarak bilinen, bundan tam 27 yıl önce 26 Şubat 1992 tarihinde yaşanan olay Türk toprağı Dağlık Karabağ Bölgesinin Hocalı Kasabasında yaşandığı için tarihte Hocalı Katliamı olarak isimlendirilmiştir. Yapılan bu Ermeni vahşeti 21. Asrın en büyük acılarından birisi, en büyük nefreti, en büyük felaketi ve en büyük insanlık ayıbı olarak tarihe geçmiştir.

    Ermenilerin Hocalı ve çevresinde yaptıkları saldırılar, 1988 yılında, Sovyetler dağılmadan önce başlamıştı, ancak 1992’de doruk noktasına ulaştı. Saldırıların en acımasızı Hocalı’ya yapıldı. 25-26 Şubat’ta şehre giren Ermeniler ve Ruslara ait 366. motorize piyade alayı, hiçbir ayırım yapmadan, 106’sı kadın, 63’ü çocuk 70’ten fazlası yaşlı olmak üzere 613 Azerbaycan Türk’ünü katletti. Binlerce insan, vatanlarını terk etmek zorunda kaldı. Tüm bu yaşanan insanlık dışı olaylar karşısında dünya susuyor.

    Fakat onlar sanıyor ki, bizler sussak mesele kalmayacak, Hâlbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyor ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak, Hâlbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.

    Güneş Vakfı olarak bizlerde hiçbir zaman soydaşlarımıza şeref yoksunları tarafından hayâsızca yapılan bu katliam karşısında susmayacağız. Unutmasınlar ki aziz milletimiz soydaşlarımızın şerefine, hayatına ve varlık haklarına kast etmeye cüret eden Ermenileri lanetle ve nefretle hatırlayacaktır. Bu vesileler ile katledilen bütün soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz.”

  • Türk yardım vakfından tsunaminin vurduğu Endonezya’ya yardım

    İHH İnsani Yardım Vakfı, Endonezya’da yaşanan tsunami felaketi sonrası bölgeye yardım gönderdi. İlk etapta felaketten etkilenen 7 bin 500 kişiye yardım edildiği aktarıldı.

    İHH İnsani Yardım Vakfı, Endonezya’nın Sumatra ve Cava Adası arasında yer alan Sunda Boğazı’nda meydana gelen ve 429 kişinin hayatını kaybettiği tsunami felaketi sonrası bölgeye iyardım ulaştırdı. İlk etapta felaketten etkilenen 7 bin 500 kişiye yardım edildiği aktarıldı. Yapılan yardım kapsamında mağdurlara barınak malzemesinin yanı sıra gıda ve hijyen paketi dağıtıldı.