Etiket: vakalarında

  • Kahramanmaraş’ın korona vakalarında düşüş

    Kahramanmaraş’ın korona vakalarında düşüş

    Kahramanmaraş’ta geçtiğimiz aylarda yüksek seviyelerde olan korona virüs vakalarında düşüş yaşanmaya başladı.

    Maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına riayet edilen Kahramanmaraş’ta, hastaneye gidip test yaptıranların sayısında azalma yaşandığı öğrenildi. Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi Yörükselim Ek Hizmet Binası Covid-19 test bölümünde herhangi bir sıra yada bekleme olmazken, test ve vaka sayılarının azaldığı öğrenildi.

    Buse Naz Demirci isimli bir hasta, “Ben test vermiştim daha önce negatif çıkmıştı bu kez yine vermek istedim, akciğer testi yaptırdım” derken, bir sağlık çalışanı ise, “İnsanlar biraz daha dikkat etsin belirtilen pandemi kurallarına uysun” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Konya, Sivas, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te vaka artışı düşmeye başladı” demişti.

  • Kanada Başbakanı Trudeau, Covid-19 vakalarında yaşanan artış nedeni ile endişeli

    Kanada Başbakanı Trudeau, Covid-19 vakalarında yaşanan artış nedeni ile endişeli

    Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ülke genelinde son günlerde korona virüs salgınında vakaların hızla artmasından dolayı endişeli olduğunu dile getirerek, “Hepimizin isteyeceği son şey bu baharda olduğu gibi sonbaharı da evde geçirmek” dedi.

    Korona virüs salgını birçok ülkede yeniden etkisini arttırmaya başladı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau bugün yaptığı açıklamada, ülke genelinde son günlerde korona virüs salgınındaki vaka sayılarında yaşanan artışa dikkat çekti. Başbakan Trudeau, vaka sayılarında yaşanan artış nedeni ile endişeli olduğunu ifade ederek, vatandaşlara maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymaları çağrısında bulundu. “Hepimizin isteyeceği son şey bu baharda olduğu gibi sonbaharı da evde oturarak geçirmek” ifadelerini kullanan Trudeau, ayrıca hükümetin odak noktasının durumu kontrol altında tutarak sağlık sistemine aşırı yüklenmeyi önlemek ve Kanadalıları güvende tutmak olduğunu açıkladı.

    Kanada Halk Sağlığı Sorumlusu Teresa Tam ise ülkedeki vaka oranlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Şu anda yaşadığımız şey, ilk tırmanıştan ve yükselen dalgadan oldukça farklı. Son haftalarda gördüğümüz şey, özellikle dört büyük eyaletteki (BC, Alberta, Ontario, Quebec) vakalarda yavaş ama istikrarlı bir büyüme oldu. Yani bu ilk dalganın başlangıcında sahip olduğumuz çok hızlı bir tırmanma veya büyüme değil. Şu anda elimizden gelen her şeyi yapabileceğimiz bir durumdayız. Sağlık sistemini yönetilebilir bir seviyede tutmak için yalnızca kişisel olarak değil, aynı zamanda toplum olarak dikkatli olmayız” ifadelerini kullandı.

    Covid-19 vakalarındaki artışın grip mevsimiyle aynı zamana denk geldiğini belirten Tam, vatandaşlara grip aşısı olmaları çağrısında bulundu.

    Kanada’nın en kalabalık eyaleti olan Ontario’da Covid-19 vakalarının ortalaması sadece 3 haftada ikiye katlandı. Ontario’nun günlük vaka sayısı son 3 gündür 200’ün üzerinde seyrederken, bu durum Haziran başından bu yana bir ilk oldu. Ontario’da son 24 saatte 313 yeni vaka tespit edildi.

    Kanada’da toplam korona virüs vaka sayısı 136 bin 972’ye, hayatını kaybedenlerin sayısı 9 bin 172’ye ulaştı.

  • Belçika’da korona virüs vakalarında artış

    Belçika’da korona virüs vakalarında artış

    Belçika’da son 24 saatte 261 yeni korona virüs vakasının tespit edildiği belirtildi.

    Belçika’da korona virüs vakalarında artış yaşanıyor. Belçika Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, ülke genelinde son 24 saatte 261 yeni korona virüs vakası tespit edildiği kaydedildi. Açıklamada, son 7 günde kayıtlara geçen günlük vaka sayısında yüzde 46 artış görüldüğü ifade edildi. Son verilerle birlikte ülkedeki toplam vaka sayısı 6 bin 499’a yükselirken, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 5 artarak 9 bin 800’e ulaştı.

    Öte yandan, son 24 saatte 6 bin 234 vaka kayıtlara geçtiği Rusya’da 124 kişi salgın nedeniyle hayatını kaybetti. Böylece ülkedeki toplam vaka sayısı 765 bin 437’ye hayatını kaybedenlerin sayısı 12 bin 247’e ulaştı.

  • ABD’de intihar vakalarında %30’a varan artış yaşandı

    ABD Hastalık Kontrolü ve Önlenmesi Merkezi (CDC) tarafından yayınlanan raporda ABD genelinde yaşanan intihar vakalarında ülke genelinde ortalama %30’a varan artış yaşandığı tespit edildi. 1999 yılından 2016 yılı sonuna kadar toplanan verilere dayanan raporda ABD’de sadece bir eyalet dışında tüm eyaletlerde intihar sonucu ölüm vakalarında yaşanan artışın salgın olarak görülmesi gerektiği ve sadece bir akıl sağlığı problemi değil halk sağlığı problemi olarak ele alınması gerektiği belirtildi.

    Kuzey Dakota Eyaletinde 2014-2016 yılı arasında yaşanan artış %57 seviyesine ulaşırken en çok intihar oranı 100 bin kişide 29.2 kişi ile Montana’da gerçekleşti. ABD’nin 52 eyaletinden sadece Nevada’da intihar oranı belirtilen tarih aralığında %1 gerilerken, ABD genelinde 2016 yılında intihar rakamı yaklaşık 45 bin kişi olarak belirlendi. Bu rakam aynı yıl içerisinde cinayetlerde hayatını kaybedenlerin iki katına tekabül ediyor. İntihar aynı zamanda yaş aralığı 15-34 olan grupta en büyük ikinci ölüm sebebi.

    CDC Müdür Başyardımcısı Anne Schuchat verilere yönelik yaptığı açıklamada “Çok rahatsız edici. Artışın genele yayılan doğası, bir eyalet hariç tüm eyaletler, problemin hemen hemen tüm topluma yayıldığını gösteriyor” dedi.

    10 yaş ve üzeri grupta birçok eyalette artışın %30’un üzerinde gerçekleştiği raporda özellikle iç kesimde bulunan eyaletlerde artış %38 ila %58 arasında, Kuzey Batı eyaletlerinde %31 ila %37 arasında gözlemleniyor.

    Raporda ayrıca toplam intihar vakalarının %54’ünün daha önce bir akıl sağlığı problemine ait kayı bulunmadığı bilgisi dikkat çekiyor.

    Akıl Sağlığı Ulusal Enstitüsü Başkanı Joshua Gordon, bu rakamın intihar eden kişilerin büyük bölümüne daha önce tıbbi bir tanı konulmadığını gösterdiğini söyleyerek “Bu bana onların ihtiyaçları olan yardımı almadıklarını gösterir” dedi. Gordon ayrıca intihar oranları erkek ve azınlıklar arasında en yüksek olduğunu belirterek bu grupların psikolojik yardım alma konusunda daha isteksiz olduğunu ifade etti.

    Amerikan İntihar Önleme Vakfı Tıp Başkanı Christine Moutier sorunun çözümü için intihara diğer büyük sağlık sorunları olan AIDS ve kanser gibi yaklaşılması gerektiğini belirterek “Her şey insanlara neyi öğretmemiz gerektiği ile başlıyor. Ayrılıklarla, iş stresi ile nasıl başa çıkılacağı gibi” dedi.

    Raporunda başlıca üç intihar sebebini ilişki problemleri (%42), geçmişte yaşanan veya yaklaşmakta olan kriz (%29) ve uyuşturucu kullanımı (%28) olarak açıklayan CDC internet sitesinde intiharın önlenmesi için eyalet ve topluluklar tarafından yapılabilecekleri şu şekilde sıraladı;

    • İntihar riski olan kişilerin belirlenmesi ve desteklenmesi

    • Kişilere problem çözme becerileri kazandırarak ilişkilerde, işte, sağlıkta ve diğer konularda oluşacak problemlerle başa çıkılmasının sağlanması

    • Güvenli ve destekleyici çevrenin sağlanması. İlaçların ve silahların kilit altında tutulması gibi.

    • İnsanların birbirine bağlılık hissedeceği ve yalnızlıktan kurtulabileceği aktiviteler düzenlenmesi.

    • İntihar riski altında bulunan insanları bir araya getirerek efektif bir akıl ve beden sağlığı sistemi oluşturulması

    • Zor durumda olanlara fırsat tanıyacak geçici opsiyonların geliştirilmesi

    • Yakınlarını intihar sonucu kaybetmiş kişilere destek olunarak bu kişilerin intihara meylinin önlenmesi.

  • Aydın : “Çernobil Nükleer kazasından sonra Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalarında artış görülmedi”

    Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Trabzon Şubesi Başkanı ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Aydın, Çernobil’e bağlı olarak Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalarında korkulduğu gibi bir artış olmadığını belirterek “Nihai raporlar 5-6 sene önce yayınlandı. Çernobil’e bağlı kanser oranlarında korkulduğu gibi bir artış olmadı” dedi.

    26 Nisan 1986 tarihinde Ukrayna Pripyat şehrinin 14.5 km kuzeybatısında bulunan Çernobil Nükleer Santrali’nde yapılan bir deney sırasında meydana gelen patlamanın ardından 32. yıl geçtiğini hatırlatan Aydın, Karadeniz Bölgesi’nde beklendiği gibi kanser vakalarında bir artış olmadığı belirtti. Aydın, en fazla kanser vakalarının 1945 yılındaki Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalardan sonra Japonya’da yaşandığını söyledi.

    Aydın, “1986 yılında Çernobil nükleer santral kazası meydana geldi. Akut patlamanın etkisiyle binlerce insan öldü ve çevre boşaltıldı. Yedi tane reaktörü olan Çernobil Nükleer Santrali’nin, dördüncü ünitesinde patlama oldu ve daha sonra da 7 ünitenin üç ünitesi patladı. Bir müddet bu dünyadan saklanıldı o zamanki kapalı Sovyet rejimi nedeniyle. Daha sonra İskandinav ülkelerinde, Avrupa’da radyasyon artışı uzaydan tespit edilince Sovyet rejimi bunu açıklamak zorunda kalmıştı. Kazanın oluşturduğu akut etkiye bağlı bir çok insan öldü ve daha sonra da insanlık, 1945 yılındaki Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından sonra oluştuğu gibi bir çok kanser vakalarının artacağından korkuldu. O zamanın atmosferin hava hareketleri nedeniyle bütün radyasyon daha çok doğuya değil de Ukrayna’dan kuzeye ve batıya doğru yayıldı. Bir kısmı da güneye ve Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesi ve Trakya kısmen radyasyondan etkilendi. Hiçbir tecrübesi olmayan bir durumda yakalandık. Çok amatörce hareketler yapıldı, o zamanki hükümet bunu iyi yönetemedi. Basında bayağı üzerine gitti. Hiçbir bilimsel temeli olmayan önlemler alınmaya çalışıldı, çaylar denize döküldü, fındıklar imha edildi” dedi.

    “Korkulduğu gibi kanser artışı olmadı”

    Bölgede beklendiği gibi kanser artışı olmadığına dikkat çeken Aydın, “Radyosyonun akut etkisi dışında bu nükleer santral kazalarında aşırı radyasyon alımına bağlı insanlarda en sık kemik iliği kanserleri, lösemi, çocukluk çağı kanserleri, tiroit kanserleri bunlarda artış beklenir. Ne zaman bu artış beklenir? 5-10 yıl sonra artışlar gözlenir. Ancak solit tümör dediğimiz diğer kanser türlerinde en yüksek oran 15-20 yıl sonra radyosyana maruz kalmada oluşur. Bu temel bilgiler doğrultusunda Dünya Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu olsun, ulusal kanser enstitüsüleri olsun, Dünya Sağlık Örgütü olsun çok büyük çalışmalar yaptılar, tedbirler aldılar. Çok şükür bu çalışmalar sonunda beklendiği gibi Çernobil’e bağlı kanser artışı bizim bölgemiz dahil olmadı. Nerede oldu, sadece Ukrayna’da Çernobil’e yakın 130-150 bin nüfusu içine alan bölgede özellikle tiroit kanserleri, çocukluk çağı kanserlerinde artış oldu. Nihai raporlar 5-6 sene önce yayınlandı her hangi bir korkulduğu gibi artış Çernobil’e bağlı olmadı. Daha önce nükleer enerji santral kazası değil de Atom bombalarına bağlı Japonya’da çok büyük artışlar olmuş. Gerek o bombaların akut etkisine bağlı gerekse daha sonra yıllar sonraki kanser artışlarına bağlı bir çok insan hayatını kaybetmiş. Yani bölgemizde gözle görülür bir artış olmamıştır” diye konuştu.