Etiket: Vakalar

  • SP Van İl Başkanlığı’ndan artan vakalar için acil önlem çağrısı

    SP Van İl Başkanlığı’ndan artan vakalar için acil önlem çağrısı

    Saadet Partisi (SP) Van İl Başkanı Özay İlhan, korona virüs nedeniyle kentte artış yaşanan vakalar için acil önlem çağrısında bulundu.

    Parti binasında basın mensuplarıyla bir araya gelen SP Van İl Başkanı Özay İlhan, bu haftaki gündemlerinin korona virüs salgınında artan vakalar olduğunu açıkladı. İl Başkanı İlhan, Sosyal İşler Başkanlıklarının korona virüs salgının başladığı ilk günden itibaren pandeminin seyri ve etkileriyle alakalı çalışmaları yakından takip ettiğini belirtti.

    Van ilinin korona virüsten en çok etkilenen illerden birisi olduğunu ifade eden Başkan İlhan, “Doğu Anadolunun cazibe merkezlerinden biri olan Van ne yazık ki ilgili yetkililerin yeterli önlem almaması sonucu vaka sayısı birden iki katına çıkmış olup vaka artış hızı sıralamasında 81 il arasında ilk sıralara çıkmıştır. Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın 10 Eylül 2020 tarihinde Van ziyareti sonrası yaptığı basın açıklamasında: ‘Son ay Van’da vaka sayımızda yüzde 100’e varan, son hafta ise yüzde 17 oranında artış yaşandı. Van da yatak doluluk oranı yüzde 53, yoğun bakım doluluk oranı yüzde 74, solunum cihazı doluluk oranı ise yüzde 25’tir’ şeklinde basın açıklaması yapmış ve bu açıklamayla tedbirsizliğin geldiği boyutu da dikkat çekmiştir” dedi.

    İlhan, yaptıkları araştırmalar sonucunda Van’daki vakaların artış gerekçesi olarak; yasakların kalkmasıyla beraber AVM’ler, kurumsal marketler gibi halka açık yerlerde tedbirler yetersiz kalmakla beraber bu tür yerlerde ilk günlerdeki denetimlerin uygulanmadığını ileri sürdü. İlhan, “Halk otobüsleri, minibüs, taksi vb. toplu taşıma araçlarında vatandaşlar doluluk sebebiyle ayakta yolculuk etmektedir. Maske takılması ile ilgili yeterli derecede kontrol yapılmamaktadır. Hasta yakınları ile ilgili filyasyon çalışmaları yeterince yapılmamaktadır. Hastalara ilaç verilerek evde tedavi şeklinde baştan savma bir tedbir uygulanmaktadır. Evdeki hastaların dışarıyla temaslarının kontrol altına alınmasına ilişkin herhangi bir tedbir mevcut değildir” diye konuştu.

    Van’da hızla artan vakalar için acil önlemler alınması gerektiği çağrısında bulunan İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Van’daki yoğun bakım hastaları için immün plazma bağışı konusunda ciddi bir eksiklik söz konusudur. Yapılması gereken Kızılay başta olmak üzere sağlık kuruluşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve basın yayın organlarımız aracılığıyla covid-19 geçirmiş ve yeterli şartları taşıyan vatandaşların Kızılay’a başvurması ve immün plazma bağışı yapması konusunda teşvik edilmelidir. Vatandaşlar gerek çevrelerinden gerek sosyal medyada immün plazma bağışı konusunda çağrı yapmaktadır. Daha önce de belirttiğimiz gibi ilimizde çürümeye terk edilmiş adliye lojmanları pandemi süresi boyunca hastanelerin ek binası şeklinde Sağlık Bakanlığının hizmetine sunulmalıdır. Filyasyon çalışmaları daha sıkı denetimler altında ele alınmalı gerekirse gönüllüler de bu sürece dahil edilmelidir. Halkın yoğun olarak kullandığı alanlar denetim altına alınmalıdır. Kamu personeli ve özel sektörde çalışanlar mümkün olduğunca evden çalışmalı. Kurum ve kuruluşlardaki hizmetler zaruri sayıda personelle dönüşümlü olarak verilmeli mesai başlangıç ve bitişleri farklı saatlere alınarak şehir merkezindeki yoğunluk azaltılmalıdır. Pandemi yönetimi şeffaf olarak bilimsel veriler ışığında halkın ve sağlık çalışanlarının sağlığını koruyarak yürütülmelidir.”

  • Kütahya’da vakalar artınca düğün, nikah, nişan organizasyonları yasaklandı

    Kütahya’da vakalar artınca düğün, nikah, nişan organizasyonları yasaklandı

    Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik Beldesi ve Beyköy Mahallesi’nde korona virüs (Kovid-19) salgınındaki ciddi artış yaşanması üzerine nikah, sünnet, nişan, düğün gibi toplu organizasyonların 24 Ağustos tarihine kadar yasaklandığı açıklandı.

    Geçtiğimiz haziran ayında, yine Tepecik beldesinde düğün alışverişi öncesi iki aile arasında toplu olarak yenen yemeğin ardından korona virüs tespit edilen 9 kişiden bir kadının, daha sonra da başka bir akrabasının nişanına katılması nedeniyle 45 kişiye Kovid-19 testi yapılmıştı. Tepecik Beldesi ile Beyköy Mahallesinde korona virüse yakalananlarda ciddi artışlar yaşanması üzerine, İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla vatandaşların bir araya geldiği nikah, sünnet, nişan, düğün gibi organizasyonlar 24 Ağustos tarihine kadar yasaklandı.

  • Hüyük’te artan vakalar sebebiyle iki hafta süreyle pazar kurulmayacak

    Hüyük’te artan vakalar sebebiyle iki hafta süreyle pazar kurulmayacak

    Konya’nın sıfır vakalı ilçeleri arasında iken son günlerde artan korana virüs (Covid-19) vakaları sebebiyle Hüyük ilçesinde, ilçe merkezi ve dış mahallelerde kurulan halk pazarlarının belediye tarafından toplum sağlığının korunması amacıyla iki hafta süreyle faaliyete kapatıldığı bildirildi.

    Hüyük Belediye Başkanlığından yapılan açıklamada, Perşembe günleri kurulan ilçe merkezindeki pazar ile dış mahallelerde farklı günlerde kurulmakta olan pazarların korona virüse karşı alınan önlemler çerçevesinde iki hafta süreyle faaliyetine ara verildiği belirtildi. Hüyük’te pandemi sürecinde de pazar yeri aynı önlemler kapsamında yaklaşık bir ay süreyle kapalı kalmış, Haziran ayı içerisinde yapılan düzenlemeler sonrasında yeniden açılarak yöre halkına hizmet vermeye başlamıştı.

  • Leblebicioğlu: “Basına Yansıyan Vakalar Mevsimsel Grip”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye Bilimler Akademisi(TUBA) Asil Üyesi Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, son zamanlarda yaygın olarak görülen gribin domuz gribi değil mevsimsel grip olduğunu söyledi.

    Son zamanlarda görülmekte olan grip hakkında vatandaşların yanlış fikirlere kapıldığını söyleyen Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, son zamanlarda yaygın olarak görülen gribin domuz gribi olmadığını, mevsimsel grip olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu yaptığı açıklamada, “Şu anda ortamda bulunan gribe, mevsimsel grip diyoruz. Domuz gribi bir kaç yıl önce salgın sırasında bu etkenin domuzlardan bulaşması sonrasında domuz gribi olarak adlandırılmıştı ve hatta o dönem buna Meksika gribi de denilmişti. Ama daha sonra bu grip her yıl görülen H1N1 dediğimiz mevsimsel grip haline gelmiştir. Bugün basına yansıyan vakalar mevsimsel griptir” dedi.

    “BU İKİ GRİBİ DE BİRBİRİNDEN AYIRMAK LAZIM”

    Bu grip vakaları özellikle; ateş, halsizlik, kas ağrısı ve öksürük gibi şikayetlerle ön plana çıktığını dile getiren Leblebicioğlu, “Bu hastalığın bir diğer adı da ’paçavra’ hastalığıdır. Hastalar yürümekte ve günlük işlerini yapmakta zorlanabilirler. Halsizlikten dolayı. Bu hastalık sıklıkla nezle dediğimiz hastalıkla karıştırılabilir. Nezle daha çok burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma gibi şikayetlerle devam eder. Nezlede ateş olmaz. Bu iki gribi de birbirinden ayırmak lazım. Bir kişi yıl da en fazla bir defa grip geçirebilir. Nadiren bu sayı artabilir. Ama bir kişi yılda birden fazla nezle olabilir” şeklinde konuştu.

    “AŞIYLA YÜZDE 70 ORANINDA BİR KORUNMA SAĞLANABİLİR”

    Grip hastalığının ağır seyreden bir hastalık olduğunu söyleyen Leblebicioğlu şöyle devam etti: “Yaşlılarda, küçük çocuklarda, hamile ve bağışıklığı baskılanmış tedavi gören hastalarda ağır seyredebilir. Vakalara baktığımızda da bu hastalığın bu tür risk faktörü olan hastalarda görüldüğünü görüyoruz. Bu hastalıktan korunma da koruyuculuk yüzde 100 değildir. Ama insanların aşı olmaları önerilir. Özellikle yaşlı kişilerin, bağışıklığı baskılanmış ve sağlık çalışanlarının aşı olması önerilir. Aşıyla yüzde 70 oranında bir korunma sağlanabilir. Erken dönemlerde de ilaçlarla bu tedavi yapılabilir.”

    “KESİNLİKLE AVUÇ İÇİNE HAPŞIRILMAMALI”

    Grip ve nezlenin genelde kışın görülen hastalıklar olduğunu ifade eden Leblebicioğlu, “Bu tür hastalar öksürük ve aksırıkla hastalığı çevreye bulaştırma durumları var. O nedenle mutlaka öksürürken ağızlarını kapatmaları gerekir. Eldiven veya peçete kullanılmalı. Kesinlikle avuç içine hapşırılmamalıdır. Eğer öyle bir durum söz konusu olursa eller hemen yıkanmalıdır. Eller yıkanmadığı takdirde bu mikroplar sağa sola saçılabilir. Ya da ilk karşılaştıkları kişilerle tokalaştıklarında bu mikropları onlara da bulaştırabilirler” diye konuştu.