Etiket: Vaka

  • Vaka tartışmalarında konu çocuk psikolojisi

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi(HKÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü, bu yıl ikincisi düzenlediği “Vaka Tartışmaları” ile çocuk psikolojisini ele aldı. HKÜ Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşen programda alanında uzman bilim insanları psikolojik bir vakayı ele alarak konuyu çok yönlü değerlendirdi.

    Alanında Uzman Konuşmacılar

    Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan sempozyumun açılış konuşmasını yapan, HKÜ Rektör V. Prof. Dr. Edibe Sözen “Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümümüz bugüne kadar sayısız etkinliğe imza attı. Birbirinden değerli bilim insanlarımızı ağırlayarak alana katkıda bulunan çalışmalar yaptılar. Bölümümüze teşekkür ederim. Değerli konuşmacılarımızın sunacakları bilimsel verileri ve konuları merakla bekliyorum. Bu yüzden programı dikkatle takip edeceğim’’ ifadelerini kullandı.

    Sempozyuma konuşmacı olarak Uzman Klinik Psikolog Hülya Akkaya Yılmaz, Hasan Kalyoncu Üniversitesinden Doç. Dr. Ş. Senem Başgül, İstanbul Üniversitesinden Uzman Klinik Psikolog T. Burak Toprak, Marmara Üniversitesinden Emekli Uzman Psikiyatri Hemşiresi Selma Hasanoğlu ve İstanbul Medeniyet Üniversitesinden Doç. Dr. Vahdet Görmez katıldı.

    Çocuk Psikolojisini Etkileyen Kavramlar

    Bireylerin geçmişinde yer alan olayların, yakın çevresinden veya ailesinden bilgi alınarak incelenmesi yoluyla hastalığa ilişkin ipuçlarının ele alındığı vaka tartışmalarında, konuşmacılar tarafından çocukları psikolojik yönden etkileyen kavramların sunumları yapıldı. Bir çocuk vakanın davranışlarının incelendiği çalışmayı sunan konuşmacılar, okulda ve aile yaşamında sinirli ve asabi olan çocuğun toplumsal analizini katılımcılara bilimsel olarak anlattı.

    Psikolojik bir vakanın alanında uzman konuşmacılarla tartışıldığı sempozyumda, bir çocuğun okul hayatında ve evde nasıl davrandığını analiz eden çalışmalar katılımcılara sunuldu.

    Katılım ve ilginin yoğun olduğu gözlemlenen sempozyum sonunda, katılımcılar merak ettiği soruları konuşmacılara yöneltti. Soru cevap kısmının ardından konuşmacılara plaket takdim edildi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

  • Sağlıkta 4 yılda kayıt altına alınan şiddet vaka sayısı 60 bin

    Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş, düzenlediği basın toplantısında 4 yılda sağlıkta şiddetin sayısının 60 bin olduğunu belirterek, “Cezaların caydırıcı niteliğinin mutlaka güçlendirilmesi, hastanelerin güvenlik önlemlerinin artırılması gerekiyor” dedi.

    Memur-Sen Genel Başkanı ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş basın mensuplarıyla bir araya gelerek, açıklamalarda bulundu. Sağlık-Sen’in, milletin sağlığı ve huzuru için gece gündüz çalışan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını temsil eden bir sendika olduğunu belirten Memiş, sağlık çalışanlarının sorunlarını tespit ederek çözüm önerileri geliştirdiklerini ve birçok kazanıma imza attıklarını söyledi.

    “16 yılda iş yükü en az 3 kat arttı”

    Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş toplantıda yaptığı açıklamada, “16 yılda iş yükü en az 3 kat arttı. Ama istihdam edilen sağlık çalışanı sayısı maalesef bir kat arttı. Sağlık hizmetlerinin kalitesinde gelişmiş ülke standartlarını yakalamış durumdayız. Oysa diğer ülkelerle kıyasladığımızda ülkemizde 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 183 iken bu OECD oranlarında 339’dur. Hemşire sayısı 273 iken OECD ortalamasında 890’dır. Kişi başına müraacat toplam sayısı ülkemizde 8.6 iken bu oran OECD bu oran 6.8’dir Yani OCDE ülkelerinin ortalamasının yarısı kadar hekim sayımız 3’te biri kadar sağlık çalışanı sayımızla daha çok hastaya daha yoğun bir sağlık hizmeti ile karşı karşıyayız. Sağlık alanında istihdam oranına baktığımızda OECD ortalamasında 3’te bir düzeyinde bulunuyoruz. Ülkemizde sağlık alanında KPSS sınavına giren aday sayısı 659 bin 482 sağlık çalışanı KPSS sınavı ile memur olmak istiyor. Bu adaylardan 154 bin 332’sinin hemşirelik bölümü mezunudur. Ülkemizde sağlık personeli konusunda ciddi açık varken, bu anlamda sağlık çalışanı alım sayılarının yetersiz olması nedeniyle sağlık hizmetlerini yürütmekle karşı karşıyalar. Sağlık Sen olarak diyoruz ki istihdam politikaları konusunda yeni politikalar geliştirilmeli, sağlık çalışanı sayısı arttırılmalı hem sağlık hizmetlerinin iyi verilmesi hem de sağlık çalışanlarının iş yükünün azaltılması konusunda adımlar biran önce atılmalı” dedi.

    “Sağlıkta şiddet sona erdirilmeli”

    Sağlık hizmetlerinde memnuniyet artarken şiddet olaylarının arttığını söyleyen Memiş, Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2013-2017 yılları arasında kayıt altına alınan şiddet vakası sayısının 60 binin üzerinde olduğunu vurguladı. Bunun 18 bininin fiziksel şiddet olduğunu dile getiren Memiş, hekimlerin en çok şiddete uğrayan meslek mensubu olarak öne çıktığını belirtti. 42 binin üzerinde de sözel şiddet vakası yaşandığını ifade eden Memiş, “Sağlık-Sen olarak yaptığımız şiddet araştırmasında, meslek hayatı boyunca 11 ve daha fazla kez fiziksel veya psikolojik şiddete uğrama oranının sağlık çalışanları arasında yüzde 30 seviyesinde olduğunu tespit ettik. Sağlıkta şiddeti önleme adına bugüne kadar önemli düzenlemelere gidildi. Beyaz Kod sisteminin devreye girmesi, şiddete uğrayan sağlık çalışanlarına hukuki destek verilmesi, Sağlık Bakanlığının şiddet davalarına müdahil olması, tutuklu yargılama ve cezai müeyyidelerin artırılması gibi bir takım düzenlemeler oldu” diye konuştu.

    Cezaların arttırılmasını talep etti

    Tutuklu yargılamanın bazı sorunlar nedeniyle uygulanamadığının altını çizen Memiş, cezaların caydırıcı niteliğinin mutlaka güçlendirilmesi, hastanelerin güvenlik önlemlerinin artırılması, şiddet uygulayanlara acil sağlık hizmetleri hariç SGK’dan 6 ay hak mahrumiyeti getirilmesi gibi önerilerinin şiddetin önlenmesinde caydırıcı olacağına inandıklarını belirtti. 350 bin sağlık çalışanının yıpranma payı hakkından faydalanmaya başladığını belirten Memiş, “Taleplerimiz var. Yıpranma payının geçmişe dönük olması tüm çalışanları kapsaması 5 yıla 1 olarak verilmesi noktasındaki taleplerimizi gerekli yerlere iletiyoruz. 4 yıldır verilen mücadele neticesinde elde ettiğim bu kazanım çok önemlidir. Ama bu işin peşini bırakmadık. İnşallah tüm sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde geçmişe dönük olacak şekilde yıpranma payını verecek şekilde çalışmalar yapacağız. Bu anlamda da özellikle siyasi iradeyi sağlık çalışanların hakkını daha adil verilmesi noktasında tekrardan masaya yatırarak bu konudaki eksiklikleri gidermelerini buradan ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Bakan Soylu: “kentsel dönüşüm bir vaka ise insanlar da bir vakadır”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kentsel dönüşümün memleketin en önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu belirterek, “Ama kentsel dönüşüm bir vaka ise insanlar da bir vakadır. Buradaki vatandaşlarımızın talepleri de bir vakadır” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tabakhane Kentsel Dönüşüm kapsamında yıkımına başlanan Pazarkapı ve Çarşı Mahallelesi’ndeki esnaflarla sabah kahvaltısında buluştu. Esnafların taleplerini dinleyen Bakan Soylu daha sonra bir konuşma yaptı. Bir takım değişimlerin yapılmak zorunda olunduğunu kaydeden Bakan Soylu, “Özellikle kentsel dönüşüm bizim memleketimizin en önemli ihtiyaçlarından birisidir. Ama kentsel dönüşüm bir vaka ise insanlar da bir vakadır. Buradaki vatandaşlarımızın talepleri de bir vakadır. Bizim yönetici olarak yapmamız gereken çözüm üretecek adımları zorlamaktır. Biz bunu zorlayacağız. Bu konuda bir endişeniz olmasın” şeklinde konuştu.

    Referandum bittiği günden itibaren yarım gün bile dinlenmemiz söz konusu olmadığını dile getiren Bakan Soylu, “Aynı şekilde devam ediyoruz. Şehrimiz ve ülkemiz için adımlarımızı aynı şekilde atıyoruz. Bu konuda bu yeni ortaya çıkan sistemin Türkiye’ye hangi zenginlikleri, nasıl yenilikleri, nasıl büyük değişimleri, milletimizin yarına ait o özlemlerini, hayallerini ve ülkemizin büyümesini hep birlikte göreceğiz. Bunun en büyük nimeti bu milletin verdiği reyle, oyla ve iradeyle olmasıdır. Yeni sistemde göreceksiniz bu tip organizasyonların daha fazla olmasını sağlayacağız. Yeni sistemin getireceği adımlar Türkiye’de demokrasiyi güçlendirecektir” ifadelerini kullandı.

    Bakan Soylu konuşmasının ardından düğün konvoyundan inen Mustafa Sağır-Zehra Yılmaz çiftiyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Bakan Soylu damada 3 çocuk tavsiyesinde bulundu.

  • Dünya markası Alvimedica’dan canlı vaka uygulaması

    Türkiye ve Dünya pazarında sektörün en önemli tıbbi cihaz üreticilerinden ’Alvimedica’ Antalya’da gerçekleşen Ulusal Girişimsel Kardiyoloji Kongresi’nde, diyabetik hastalarda operasyon sonrası daralmayı daha da azaltan Cre8 Evo stentini ünlü girişimsel kardiyolog Antonio Colombo ile tanıttı.

    Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) ve TKD Girişimsel Kardiyoloji Birliği tarafından düzenlenen 24’üncü Ulusal Uygulamalı Girişimsel Kardiyoloji Kongresi, Antalya’nın Kemer ilçesindeki Beldibi Tatil Merkezi’nde bulunan bir otelde yapıldı.

    Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Koroner Anjiyografi Laboratuvarı’nda yapılan operasyondan ilk kez canlı yayınlarda yapılarak gerçekleştirilen kongrede, yurt dışından ve yurt içinden girişimsel kardiyoloji alanında önemli çalışma ve uygulamaları olan bilim adamları ile operatörler bir araya geldi. Kongrede, girişimsel kardiyoloji alanında var olan yöntemler ve yeni yöntemler ele alındı.

    “Dünya markası”

    Her yıl dünya pazarına tıbbi cihaz üretimi ve yeni buluşlarıyla önemli katkıda bulunan Alvimedica, özellikle şeker hastaları için geliştirdiği cihazlarla tıp dünyasında ses getiriyor. Kongrede Alvimedica, alanın globaldeki önemli medikal cihaz üreticilerinden biri olarak AR-GE çalışmalarının sonucunda geliştirdiği ürünlerini sergilediği standı ile yer aldı ve büyük ilgi gördü.

    “Canlı vaka ile tanıtıldı”

    Alvimedica diyabet hastaları için inovatif stent mimarisini geliştirdiği Cre8 EVO ilaçlı stent ürünü dünyaca ünlü girişimsel kardiyolog Prof. Dr. Antonio Colombo tarafından canlı vaka sırasında implant edildi.

    Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden canlı olarak gerçekleştirilen vaka yayınında, orta yaşlardaki bir hastaya Colombo, Türk doktorlarla birlikte Cre8 EVO stentini başarıyla uyguladı. Genç meslektaşlarının sorularını da cevaplayan Prof. Dr. Colombo, yeni stendin şeker hastalarının yaşam kalitesini yükselteceğini vurguladı.

    “Şeker hastalarında daha iyi çalışıyor”

    Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton, tıp dünyasına kazandırdıkları yeni stentin implant edilmesini izleyerek Türk ve yabancı doktorlarla bilgi paylaşımında bulundu.

    Alaton, yeni ürünleri ile gurur duyduklarını belirterek, “Girişimsel kardiyolojinin pop starı Antonio Colombo, canlı vaka ile bu ürünümüzü kullandı. Bu stenttin özelliği diyabetik hastalarda daha iyi çalışıyor olmasıdır. Klinik araştırmayla bu stenti dünya çapında ispat ettik. 55 ayrı merkezde klinik araştırması yapılacak. Türkiye’de de kullanılmaya başlanacak. Doktorlarımıza büyük bir rahatlık sağlayacak. Diyabet hastaları zor hastalardır ve dünyada diyabet artıyor. Bu stentimiz yurt dışında kullanılıyor, Türkiye’de de kullanılmaya başlanılacak” dedi.

    “Türkiye’den ihraç etmek istiyoruz”

    Daha çok ülkeye ihracat yapmayı hedeflediklerini vurgulayan Alaton, “Ama özellikle Türkiye’de Çatalca’daki fabrikamızdan daha çok ihracat yapmayı istiyoruz. Dünya çapında olan stentimizin teknolojisini Türkiye’ye taşımak ve Türkiye’de üretmek ve buradan ihraç etmek en büyük hedefimizdir. Türk mühendisleriyle bunu yapmamamız için hiçbir engel yok” diye konuştu.

    “Kalp kapakçığı çalışmaları”

    Alaton, kalp kapakçığı üretiminin çok komplike bir iş olduğunu belirterek, “Çok uzun süren bir proje. Ön çalışmalar yapıldı. Hayvanlarda denemelerimiz devam ediyor. Hem aortik hem de mitral valv kapakçığımız var. Çok büyük yatırım ve zaman gerektiriyor inşallah onu da yapacağız” dedi.

    “Daha çok ihracat ve istihdam hedefi”

    Babasının 80 yaşında kurduğu şirketi daha da büyütmek için çaba sarf ettiğini ifade eden Alton, “Ülkemize bir değer katması için babam bu şirketi kurdu. ‘Türkiye’den kilogramı 3-4 dolar değil, kilogramı 100 bin dolarlık mal satabiliriz’ düşüncesiyle ve bunu ispat etme hissiyle bu medikal cihaz şirketini kurdu. Fakat teknolojimiz yetmediği için İtalya’dan karbon kaplama şirketini satın aldık. İş böylece dünya standardında oldu. Biz Türkiye’de daha çok üretmek istiyoruz. Daha çok kişiye istihdam sağlamak istiyoruz. Babamın da büyük düşüncesi buydu. Bende bunu gerçekleştirmek için çalışıyorum” diye konuştu.

    “2017 daha iyi olacak”

    Her geçen yıl Türkiye’de üretim kapasitesini artırdıklarının altını çizen Alaton, “Türkiye nüfusundan dolayı ve bulunduğu konum nedeniyle önemli bir ülke. Yatırımcı için her zaman büyük bir potansiyel vaat eden ülke. Bizde doğru sektördeyiz. Sağlık sektörü savaş bile olsa devam eder. Çok büyük sermaye gerektirdiğinden bir çok şirketin yatırım yapmadığı bir alan. Biz bu alanda yatırım yapıyoruz, farkımız bu. Allah bir kapıyı kapatırsa diğerini daha büyük açıyor diye düşünüyorum. Dolayısıyla ülkemiz içinde iyi bir sene olacağını ümit ediyor ve buna inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

    “Yeni stent şeker hastaları için önemli”

    Prof. Dr. Ömer Göktekin, diyabetik hastalarda, diyabet olmayan hastalara göre stent takıldıktan sonra damarlardaki daralma oranın biraz fazla olduğunu aktardı. 6 ay veya 1 yılık sonraki kontrollerde normal stentlerde yüzde 8-10 daralma olabildiğini dile getiren Prof. Dr. Ömer Göktekin, “Bu daralma oranı, şeker hastalığı olunca biraz daha yüksek yüzde 15’lere tırmanıyor. Bugün kongrede diyabeti olan hastalarda özel bir stent olan Cre8 EVO’yu koyduk. Bu stentin diğer stentlere oranla diyabetli hastalarda daha iyi olduğunu gördük. Bundan sonraki diyabetli hastalarda stent seçiminde çalışma sonuçları önemli olacak. Bu takip süresinde bu stentle damarda daha az daralma olduğunu görüyoruz bu önemli bir avantaj” dedi.

    “3 önemli avantajı var”

    Milano San Raffaele Hastanesi Girişimsel Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Antonio Colombo ise Cre8 EVO’nun diğer stentlerden 3 önemli farkı olduğunu vurguladı.

    Prof.Dr. Colombo, “Yeni stentin mevcut pazardaki stentlerden birinci farkı polimersiz olmasıdır. İlaç dağılımını pazardaki stentlerde biz ya polimerle yada polimersiz şekilde yapıyoruz. Cre8 EVO’nun farkı polimersiz olması nedeniyle ilaç salınımını kontrollü bir şekilde yapıyor. Yine ilacımız amphilimus içinde organik yağ asidi olduğu için diyabetik hastalarda da daha fazla etkili. Ürünün dizaynı diyabetik hastalara uygun hale getirilmiş. Diyabetik hastaların lezyonları diğer hastalara göre daha zorlu lezyonlar. Bu sebepten strat aralıkları yaklaştırılarak stent platformu daha esnek hale getirildi” dedi.

    “Daralmayı düşürüyor”

    Diyabetik hastaların damarlarının stent takıldıktan sonra diğer hastalara göre daha fazla tıkandığına değinen Prof.Dr. Colombo, “Yeni stentimizde bu tıkanma sonuçları açısından baktığımızda daha gelişmiş bir teknoloji var. Restonoz(tekrar tıkanma) yüzde 20 oranında. Fakat bu yine de yeterli değil. Cre8 EVO’nun alt grup çalışmalarına baktığımızda diyabetik hastalarda bu restonozyonun yüzde 15’lere düştüğünü görüyoruz. O nedenle bu yeni stentin diyabetik hastalarda daha etkili olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

    “Küçük ama önemli gelişmeler”

    Colombo şöyle konuştu:

    “Bu stentin en önemli özelliği radyal dayanıklılığı bozmadan aynı zamanda esnek olmasıdır. Zaten diyabetik hastalar gibi önemli lezyonları sahip hastalarda bu durum oldukça önemli. Bugüne kadar girişimsel kardiyoloji alanında yapılan gelişmeler çok büyük adımlardı. Ama şuanda daha küçük adımlarla yavaş ilerliyoruz. En büyük adım eriyebilen stentlerin gelişmesidir.Bu sektörü etkin hale getirecektir. Şuandaki mevcut ilaçlı stentlerin antitrambotik olması, daha esnek olması teknik olarak geliştirilmesi küçük ama önemli adımlardır.”

    Colombo, Türk hekimlerinin de girişimsel kardiyoloji alanında başarılı bulduğunu sözlerine ekledi.

  • Yoğun Kar Yağışı 112’nin Vaka Sayısını 2 Kat Artırdı

    Bartın’da 4 gün süren ve hayatı olumsuz etkileyen yoğun kar yağışı nedeniyle 112’ye yapılan başvuru sayısı iki katına çıktı. Hastaların evlerinden alınması için ekipler zaman zaman UMKE’den yardım aldı.

    Normal süreçte günde ortalama 60 başvurunun yapıldığı Bartın Acil Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü’nden 4 günde 485 vatandaş hizmet aldı. 112 ekiplerinin yaralı hastaları kurtarma çalışmaları da personeller tarafından anbean kameraya kaydedildi. Çekilen görüntüler, 112’nin çalışma zorluğunu bir kez daha ortaya serdi. Konuyla ilgili veriler Bartın Sağlık Müdürlüğü tarafından paylaşıldı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İl Özel İdare’nin acil durumlara 31.12.2015 – 03.01.2016 tarihlerinde yoğun kar yağışı nedeniyle normalde günlük 112 acil sağlık hizmetleri vaka sayısı 60 iken bu dönemde günlük ortalama 120 vakaya ulaşılmış, tüm vakalara ulaşılmış fakat hava muhalefeti nedeniyle bazı vakalara 4-5 saati bulan gecikmeler olmuştur. Alınan tüm hastalar acil olmayıp bu hastalardan acil sırasına azami ölçüde riayet edilerek vakalar alınmıştır. Acil olmayan çağrılara da plan dahilinde ambulans hizmeti verilmiştir. Toplamda 4 günlük sürede 485 vakaya ulaşılmıştır. Paletli ambulansla 31 vakaya, UMKE ekibi ile 28 vakaya ulaşılmıştır. Bu dönemde 3 doğum hastası nakli gerçekleştirilmiş, herhangi bir sorun yaşanmamıştır. Aynı dönemde 28 diyaliz hastası alınarak kamu ve özel sektörde diyaliz ünitelerine bırakılmıştır. 4 günlük bu dönemde toplamda 15 ekip ile 24 saat esasına göre hizmet verilmiştir. Tüm olumsuz şartlara rağmen ambulans ekiplerimiz özveriyle hizmetlerini yürütmüşler ve kırsalda Özel İdare ekipleri ile koordine halinde çalışılmış ve sorunlar azami ölçüde giderilmiştir. Ambulans arızalarında ve lojistik destekte teknik ekiplerimiz ve sanayi esnafımız mesai gözetmeksizin destek vermişlerdir. Özellikle paletli ambulans kırsalda yoğun kar olan bölgelerde etkin şekilde kullanılmış ve sağlık hizmetlerinin etkin şekilde verilmesine katkı sağlamıştır. Devlet hastanesinin iki acil servisi, ilçelerdeki ilçe hastanelerimizin acil servisleri ve Kurucaşile’deki entegre birimimiz 24 saat esasına göre çalışmışlar ve sağlık hizmetinde herhangi bir aksama yaşanmamıştır. Zaman zaman kadın doğum ünitesine vatandaşların ulaşımında sıkıntılar oluşmuş, belediye yetkilileri ile görüşülerek sorun çözülmüştür.”

    112 ekiplerinin yaralı hastaları kurtarma çalışmaları da personeller tarafından anbean kameraya kaydedildi. Çekilen görüntüler, 112’nin çalışma zorluğunu bir kez daha ortaya serdi.