Etiket: Vahşi

  • Denizli’de Vahşi Cinayet

    Denizli’de bir kadın kimliği belirsiz bir kişi tarafından başına taşla vurularak öldürüldü. 52 yaşındaki kadını öldüren kişi, daha sonra kadını su kuyusuna ellerini ve ayaklarını bağlayarak attı.

    Olay Denizli’nin Güney ilçesi Kurtalan Mahallesi Yaylak Mevkii’nde akşam saatlerinde meydana geldi. 15 koyununu otlatmak için yaylaya çıkan 52 yaşındaki Kübra Acar’ın koyunları bir süre sonra geri döndü. Kübra Acar’ın kaybolduğunu düşünen yakınları kısa süreli aramanın ardından durumu jandarma ekiplerine bildirdi.

    Jandarma’nın ardından AFAD da olay yerine gelerek arama çalışmalarına katıldı. Bu sırada yaylada kan izlerine rastlanılması ve kan izlerinin takibinin ardından 52 yaşındaki kadının bir su kuyusuna atıldığı ortaya çıktı. Bunun üzerine olay yerine Denizli Büyükşehir Belediye İtfaiye ekipleri de çağrıldı.

    Kimliği belirsiz bir kişi tarafından başına taşla vurularak öldürülen ve atıldığı su kuyusunun üzerine çok sayıda taş atılan talihsiz kadının cesedinin çıkarılması çalışma başlatıldı. AFAD ve itfaiye ekipleri yaşlı kadını çıkarmak için ilk olarak su kuyusundaki suyu tahliye etmeye çalıştı. Ardından kadını öldüren kişi tarafından su kuyusuna atılan onlarca taşı çıkarmaya çalışan ekipler, su kuyusunun dar olmasından dolayı zor anlar yaşadı. 5 saate yakın süren çalışmanın ardından talihsiz kadının cesedi su kuyusundan çıkarıldı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından ceset otopsi yapılmak üzere Pamukkale Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Kübra Acar ile aynı mahallede oturan Muhammet Konca büyük üzüntü içinde olduklarını belirterek, “Kadın koyun güderken oldu olay. Yukarı kısımda başlayan boğuşma neticesinde her yerde kan lekeleri olmuş. Kadını öldürdükten sonra sürükleye sürükleye su kuyusuna getirip atmış. Üstüne de taş yığmış. Çok fazla taş atılmış üzerine. Bu çok vahşi bir cinayet” dedi.

    Evli ve iki çocuk annesi Kübra Acar’ın ölümüyle ilgili çalışma başlatan jandarma ekipleri R.O. isimli bir şahsı gözaltına aldığı kaydedildi.

  • Çiftlikteki Vahşi Cinayeti Polis Aynı Gün Çözdü

    Adana’da çiftlikte bekçilik yapan bir kişiyi kafasına satırla vurduktan sonra eli ve ayağını bağlayıp öldüren zanlı, 24 saat dolmadan yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Yüreğir ilçesine bağlı Havutlu Mahallesi’nde 1 Şubat günü meydana geldi. Çiftlik çalışanlarından biri sabah çiftliğe geldiğinde bir aracın yakıldığını, kasanın olduğu kapının kırılıp içeri girildiğini fark edince çiftliğin bekçisi Yusuf Bolat’ı (61) aramaya başladı. Ancak çalışan Bolat’ı bulamadı. Bolat’ın telefonunun da kırılıp yere atıldığını gören çalışan daha sonra çiftlikten portakal bahçesine çıktığında Bolat’ın kanlar içinde yerde yattığını gördü. Hemen polisi ve sağlık ekiplerini aradı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Bolat’ın alnında ve kafasının arkasında ense kısmına yakın yerde satır kesiği olduğunu, ayrıca elinin ve ayağının bağlı olduğunu ve hayatını kaybettiğini belirledi.

    Olay yeri inceleme ve cinayet büro amirliği ekipleri olay yerine gelerek inceleme başlattı. Yapılan incelemede çiftliğe girip bekçiyi öldüren şahsın Bolat’ı bağladığı ipi çiftliği bilmeden bulmasının imkansız olduğunu tespit ederek, cinayeti çiftliği bilen birinin işlediği üzerinde durdu.

    Polis hemen çiftlik sahibi Sedat Aslan ile görüştü. Yapılan görüşmede Bolat’tan önce çiftlikte bekçilik yapan R.K.’nin (47) işten çıkartıldıktan sonra para istediğini, 70 günlük parasını verdiğini ancak buna rağmen alacağı olduğunu ileri sürdüğü olaydan birkaç gün önce para istemeye geldiğini kendisinin de vermeyince “Bunun bedelini ödeyeceksiniz” diyerek tehdit ettiğini onun yapmış olabileceğini söyledi. Bunun üzerine polis R.K.’nin evine baskın yaptı. Yapılan baskında R.K.’nin Bingöl’e gitmek için evden ayrıldığı, ailesini ve çocuklarını da olaydan bir gün önce Bingöl’e gönderdiği, evli kızının Adana’da kaldığı belirlendi. Polis evli kızının evine yaptığı baskında da R.K.’nin olaydan sonra kızının evine geldiği ve burada kanlı kıyafetini değiştirip kızına verdiği ortaya çıktı. Polis daha sonra otogarda önlem alarak R.K.’nin Bingöl’e gitmesini önledi. Polis dün akşam üzeri Sarıhamzalı Mahallesi’nde R.K.’nin bulunduğu yeri tespit ederek yaptığı operasyonda yakaladı. R.K. verdiği ifadesinde, çiftlikte bekçilik yaptığını ancak bir süre sonra işten çıkartılıp alacağının verilmediğini belirterek, “Alacağımı istedim beni kovdular. Ben de bunun için gece çiftliğe girip kasayı soyup alacağım olan 5 bin 200 lirayı almak istedim. Ancak bekçi Yusuf buna karşı çıktı. Ben Yusuf’a seninle işim yok çekil dedim. Ancak o bana bıçakla saldırdı. Beni elimden yaraladı. Ben de bunun üzerine sandalye ile kafasına vurup daha sonrada satır ile kafasına iki kez vurarak yaraladım. Aldığım iple de elini ve ayağını bağlayıp portakal bahçesine götürüp kapıyı kapattım. Sonra da çelik kasanın bulunduğu yeri açtım ancak kasayı açamadım. Aslan’a zarar vermek için aracı yakıp kaçtım” dediği öğrenildi.

    Zanlı ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlı, sevk sırasında basın mensuplarına pişman olduğunu, suçlunun çiftlik sahibi olduğunu söyledi.

  • Kurtulmuş: “Barbar Ve Vahşi Bir Saldırı”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Diyarbakır’da karne dağıtımı sırasında yapılan saldırının vahşice olduğunu belirterek, “Bütünüyle insanlık dışı, barbar ve vahşi bir saldırıdır” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ordu’da katıldığı bir programda Diyarbakır’da karne dağıtımı esnasında bir okula gerçekleşen saldırıya değindi. Terör örgütünün bazı kesimlerin maşası olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Terör örgütünün hiçbir siyasi hedefi olduğunu zannetmiyorum. Bu terör örgütü bir yerlerden emir almış, tamamıyla maşa görevi görüyor, tamamıyla Türkiye’nin dirliğini birliğini hedef alıyor ve Türkiye’nin ileri gitmesine olanak sağlayacak ne varsa ona karşı düşmanlık yapıyor. Madem siyasi bir amaç uğruna çalıştığınızı söylüyorsunuz Allah aşkına okullardan ne istiyorsunuz? Okullarda o zor şartlar altında okuyan, okumaya devam eden öğrencilerimizin hayatına niye kast ediyorsunuz. Bu insaf mıdır, vicdan mıdır, akıl mıdır? Oradaki çocuklar da Kürt çocukları değil mi? Oradaki çocuklar da insan evlatları değil mi? Bu kadar haksız, bu kadar adi, bu kadar aşağılık bir saldırıyı hiçbir insani terazi tartmaz. Dolayısıyla terör örgütü başından itibaren yaptığı büyük yanlışlardan bir tanesini daha bugün karnelerin dağıtıldığı bir günde böylesine vahşi bir saldırıda bulunmuş olmaları her şeyi bütün açıklığı ile ortaya koyuyor. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Ben bütün öğrencilerimize geçmiş olsun diliyorum” diye konuştu.

    “SİYASET YAŞATMAK, TERÖR ÖLDÜRMEK ÜSTÜNE KURGU YAPAR”

    Saldırının bütünüyle insanlık dışı, barbar ve vahşice olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Bu saldırı sadece orada bir tek okula, bir tek okulun önündeki karne almak isteyen öğrencilere yapılmış bir saldırı değildir, bütün Türkiye’ye yapılmış bir saldırıdır, bütün insanlığa yapılmış bir saldırıdır. Bunlar isterler ki çocuklar cahil kalsın, bunlar ister ki okullar olmasın, bunlar isterler ki hastalanan insanlar hastaneye gitmesin. Onun için hastaneye roket atarlar, onun için okulları yakarlar. Bunlar isterler ki insanlar camiye gidip ibadet etmesin. Yani insanları bir araya getiren bütün kurumlara saldırırlar. Bütünüyle insanlık dışı barbar, vahşi bir saldırıdır. Telin ediyoruz ve azıcık insanlık duygusu taşıyan herkesi de bu vahşi saldırıyı kınamaya davet ediyoruz. Sadece yaralılarla bu saldırı atlatılmış gözüküyor. Bu saldırıya bütün dünyanın karşı çıkmasını isteriz. Terör örgütünün propagandasına takılıp, Türkiye üzerine algı operasyonu yapanlar acaba Türkiye’de okula atılan bombadan sonra çok sayıda insanın mı ölmesi lazım ağızlarını açıp da bir protesto etmeleri için. Burada herkesin içeride ve dışarıda siyaset zemininde insanlarla muhatap olan herkesin gerçekten en yüksek perdeden telin etmesini temenni ediyoruz ve bekliyoruz. Terör örgütü ile siyaset arasındaki temel farkta budur. Siyaset insanları yaşamak ve yaşatmak üzerine kurgusunu yapar, terör ise insanları öldürmek ve ölmek üzerine kurgu yapar” şeklinde konuştu.

    “TÜM PARTİLERİ YÜKSEK SESTEN SALDIRIYI KINAMAYA DAVET EDİYORUM”

    Yapılan saldırının tüm siyasi partiler tarafından yüksek sesle protesto edilmesi gerektiğini aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:

    “Siyasetin amacı insanları yaşatmaktır. Amacı bu olan bütün siyasi partilerin, bütün siyasi görüşlerin amacı ölmek ve öldürmek olan terör örgütlerine karşı çok yüksek sesle görüşlerini ifade etmesi lazım. Daha büyük bir saldırı olmasını mı bekliyorlar. Ufacık çocuklarımız böylesine hain bir saldırının maalesef muhatabı oldular. Bütün partileri yüksek sesten, yüksek tondan bu saldırıyı kınamaya davet ediyorum.”

  • Vahşi Doğaya Yem Bıraktılar

    Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ve Kahramanlar Offroad Kulübü üyeleri tarafından, yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı nedeniyle aç kalan vahşi ve sokak hayvanlarına yem bırakıldı.

    Kahramanmaraş kent merkezine 15 kilometre uzaklıkta bulunan Ahir Dağı Karagöl mevkiinde aç kalan yaban hayvanlarına yem bırakan ekipler, vatandaşların kış mevsiminde sofralarında artan yemekleri çevreyi kirletmeden sokak hayvanlarına ulaştırmasını istediler.

    Yemek fabrikaları ve lokantalardan aldıkları yemekleri doğada aç kalan hayvanların beslenmesi için harekete geçtiklerini kaydeden Kahramanlar Offroad Kulübü Başkanı Baki Arpasatan, “Ahir Dağı’nın Karagöl mevkiindeyiz. Burası yazın yaylacıların geldiği konakladığı evler var. Bu bölgede yaban hayvanlarının dışında evcil hayvanlarda yer almaktadır. Bu anlamda hayvanların yemlere çabuk ulaşabileceği bir nokta olarak tespit ettik. Büyükşehir belediyemizin öncülüğünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

    Kahramanlar Offroad Kulübü üyeleri ise vatandaşlara kış aylarında sokak hayvanlarına sahip çıkması noktasında tavsiyelerde bulundular.

  • Vahşi Cinayetin Zanlısı Damat Çıktı

    Adana’da 8 yıldır felç olduğu için yatalak olan ve ailesi düğüne gittiği sırada başı çekiçle ezilerek vahşice öldürülen Selami Çilingir’in katil zanlısı damadı çıktı.

    Olay Seyhan ilçesine bağlı Karakuyu Mahallesi 92001 Sokak’taki 41 numaralı evde 15 Kasım 2015 tarihinde meydana geldi. İddiaya göre, geçirdiği beyin kanaması nedeniyle felç olan ve 8 yıldır yatalak yaşayan Selami Çilingir (54), eşi ve çocukları Mersin’in Tarsus ilçesinde bir yakınlarının düğününe gittiği sırada kafasına çekiçle vurularak öldürülmüş halde karısı Nadiye Çilingir (55) tarafından bulundu. Eşinin yardım çığlıklarını duyan köylüler olay yerine geldi. Eve yakın yerde oturan damadı İsmail Çilingir de (36) sesi duyarak eve gelip kayınbabasını kucaklayarak gelen ambulansa koydu. Ancak sağlık görevlileri şahsın öldüğünü tespit etti. Bu arada olayın haber verilmesiyle Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Bürosu ekipleri, eve gelerek inceleme başlattı. Cinayet dedektifleri yaptıkları incelemede kapı ve pencerelerde zorlama olmadığını, eve anahtar kullanılarak girildiğini ve ev içinde bulunan kasadaki paranın ve altının alınmadığını tespit etti. Öldürülen Selami Çilingir’in kimseyle bir düşmanlığının bulunmadığını ve maddi durumunun iyi olduğunu öğrenen polis, diğer bilgileri de birleştirince cinayetin miras yüzünden işlenebileceği ihtimali üzerinde yoğunlaşmaya başladı.

    YAKLAŞIK 100 KİŞİNİN İFADESİ ALINDI

    Cinayet dedektifleri hemen özel bir ekip oluşturup 7 gün 24 saat mahallede bulunmaya başladı. Dedektifler miras üzerine yoğunlaşarak pay alabilecek herkese şüpheli gözüyle bakmaya başladı. Bir yandan suç aletini bulabilmek için ev etrafından bulunan ot ve çalıları kestiren polis, bir yandan da köyde bulunan yaklaşık 100 kişiyle görüşme yaptı. Suç aletini bulamayan polis, verilen ifadeleri değerlendirmeye aldı. Öldürülen Selami Şahin’in en küçük kızı Özlem Çilingir’in (30) kocası İsmail Çilingir de şüpheli olarak ifadesi alındı. Polis herkesin ifadesini aldıktan sonra ifadeleri karşılaştırdığında, damadın çelişkili ifadeler verdiği ve nerede olduğunu ispatlayamadığı görüldü.

    ÖLDÜRÜP EVE GİTTİ, DUŞ ALDI, FİLM İZLEDİ

    Olaydan sonra duş alıp kıyafetlerinin yıkanması şüphelerin İsmail Çilingir üzerinde yoğunlaşmasına neden oldu. Bu nedenle katil zanlısı ikinci kez gözaltına alındı. 3 gün gözaltına kalan İsmail Çilingir çapraz sorguda suçunu itiraf etti. Cinayeti miras yüzünden işlediğini söyleyen İsmail Çilingir, “Kayınbabam ve kaynanam evlatları arasında ayrım yapıyordu. Kayınbabam bundan 4-5 ay önce dolmuş hatlarını oğlu Aziz’in üzerine yaptı. Ben kayınbabamın bakımına hastaneye getirip götürülmesinde hep yardımcı oldum. Kaynanamdan maddi yardım istedim beni tersledi. Olay günü ben düğüne gitmedim. Kahvede otururken ailemin araçla önümden geçtiğini gördüm. Gittiklerinden emin olunca motosikletle birlikte kayınbabamın yan evinin oraya gittim. Orada bulunan keseri aldım ve eldiven giydim. Kimse beni görmesin diye yüzüme kar maskesi taktım. Ayakkabı içerisinde bulunan anahtarla evi açtım. Kayınbabam uyuyordu. 3 kere keseri kafasına vurdum. Keseri, eldiveni ve kar maskesini fosseptik çukuruna attım. Sonra eve gelerek çocuklarla birlikte televizyon izledim. Sonra öldüğü haberi gelince eve gidip yardımcı oldum. Çok pişmanım” dediği öğrenildi.

    CENAZESİNİ GÖMDÜ, YAS TUTTU

    Bu arada katil zanlısının ifadesinde, cenazenin hastaneye götürülmesi için yardımcı olduğunu da belirterek, “Sabaha kadar evin orada bekledik. Adli tıpa cenazeyi götürdük. Daha sonra cenazeyi alıp mahalle mezarlığına gömdük. Ben kendi ellerimle gömdüm kayınbabamı. Daha sonra da tekrar taziye evine gelerek 3 gün boyuna yas tuttum. Kimse benden şüphelenmedi” dediği belirlendi.

    Polis ifade doğrultusunda evin yanında bulunan fosseptik çukurunda delil araması yaptı. Belediyenin vidanjörünü getirten polis fosseptik çukurunu tamamen boşaltarak katil zanlısının attığı çekiç, kar maskesi ve eldivenlere ulaştı.

    Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen İsmail Çilingir, tutuklandı.