Etiket: Vaazı

  • Cuma vaazı polisten

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, halkı hırsızlık ve dolandırıcılık konularında bilgilendirmek için kapı kapı dolaşan Toplum Destekli Polislik (TDP) Büro Amirliği ekipleri, bu kez cami cemaatini bilgilendirdi.

    TDP görevlileri, telefonla dolandırıcılık olaylarında mağdur olanlar arasında çok sayıda öğretmenin de bulunduğuna işaret ederek, son dönemde “FETÖ terör örgütüne kaydınız var, o kaydı silelim” şeklindeki yalanlarla dolandırıcılık yapıldığını söyledi. Polis memuru Ahmet Talak tarafından cuma namazı öncesinde Turgutalp Camii’nde cemaate dolandırıcılık ve hırsızlık olayları hakkında bilgi verildi. Minbere çıkarak cemaate ikazda bulunan Ahmet Talak, “Bir bilim adamı, suçu bir deneyle açıklıyor. Yeni bir otomobili bir varoşa koyuyor, üç ay sonra araca bakıldığında kimsenin o araca dokunmadığı görülüyor. 6 ay sonra kelebek camının, 9 ay sonra ise otomobilin bütün camlarının kırıldığı, aracın parçalandığı görülüyor. Bu olaydan, küçük düzensizliklerin olduğu yerde büyük düzensizliklerin baş gösterdiği neticesine varılıyor. Emniyet olarak küçük düzensizlikleri büyümeden önlemeye çalışıyoruz. Mesela metruk bir binada güvenlik açığını tespit ettikten sonra, yıkılması gerekiyorsa, gerekli yerlere başvurup yıkılmasını sağlıyoruz” dedi.

    İnegöl´de telefonla birçok kişinin dolandırıldığının altını çizen Talak, “Dolandırılanlar içerisinde öğretmenler de var. Bu, insanların polisle iletişim halinde olmayışından kaynaklanıyor. Polisin işleyişini bilmeyenlerin sayısı yüksek. Müdürümüz eşini telefonuna hatun diye kayıtlamış. Dolandırıcılar bir yabancı program aracılığıyla müdürümüzün telefonunda kayıtlı olan hatun ismini alıyorlar. Farklı bir numaradan hatun arıyor şeklinde bir arama yapıyorlar. Müdürümüz telefonu açıyor, bir erkek sesi geldiğini fark ediyor. Telefondaki kişi kendisinin polis olduğunu söylüyor. Önce polislerin eşinin yanında olduğu intibaını veriyorlar. Sonra telefona telsiz sesleri iletiliyor. Bu seslerden sonra FETÖ terör örgütü ile bir bağlantınız görüldü, hesaplarınız inceleniyor şeklinde ifade kullanıyorlar. O sırada panik sağlanıyor. Derken telefona sahte savcı geçiyor. Sahte savcı, kendisinin savcı olduğunu söyleyerek, para talebinde bulunuyor. Yatıracağınız para 3 gün içerisinde geri ödenecektir deniyor. Bu şekilde İnegöl’de 70 kişi dolandırıldı” dedi.

    Talat, facebook hesapları çalınarak da insanların dolandırıldığını anlattı. Kredi kartı dolandırıcılıklarından da bahseden Talak, “Kredi kartlarınızı kullanırken dikkat edin. Kredi kartlarının ön ve arka yüzeyini kopyalan kişiler sizi başka bir gün dolandırıyorlar. Sizi 155 veya bankacı olarak arıyorlar. Polis kimseyi 155 olarak aramaz, sadece mevcut sabit numaradan arar” şeklinde konuştu.

    “155 kaygısı olmasın”

    İnsanların emniyetten korktuğunu ifade eden Talak, “İnsanlar polisi aramaktan çekiniyor. Ben deşifre olurum, karakola giderim, hakim, savcı karşısına çıkarım diyerek aramaktan çekinenler oluyor. Bu çok yanlış. Emniyet yönetmeliğinin 37. maddesine istinaden, 155´i arayanın adı, soyadı ve bilgilerinin gizli tutulması esastır. Kesinlikle deşifre edilmeyeceksiniz. Gizli tutulduğunuz için bu bilgilere ne navcı ne de polis ulaşabilir. Güneydoğuda hendekler kazılıyor, insanlar bu konuda kaygılı olmasa hendeklerin kazıldığını polise söyleyebilir” dedi.

  • Adana İl Müftüsünden Rakı Festivali Vaazı

    Adana İl Müftüsü Arif Gökce, cuma namazı öncesi verdiği vaazda geçen günlerde Adana Valisi Mustafa Büyük’ün yasaklaması üzerine “Kebap-Şalgam” adı altında düzenlenen rakı festivalinin iki cami arasında düzenlenmesine tepki gösterdi.

    Adana’da son 10 yıldır rakı festivali adı altında Ulu Cami, Yağ ve Memiş Paşa Camisi arasında kalan tarihi Kazancılar Çarşısı ve Büyüksaat çevresinde yapılan festival bu yıl Adana Valisi Mustafa Büyük’ün “izin vermem” demesi üzerine Kebap-Şalgam Festivali olarak geçen cumartesi günü yapıldı. Bu sırada festivali basan 6 kişi, “Sizin hiç Allah korkunuz yok mu” diyerek pompalı tüfekle havaya ateş açtı. Gözaltına alınan 6 kişiden Mehmet P. tutuklandı.

    Adana İl Müftüsü Arif Gökce de, bugün cuma vaazında tartışma konusu olan festivale yer verdi. Gökce vaazında şunları dile getirdi:

    “Allah’ın kitabında haramdır dediği şeyleri işlemek karşılığında cürüm dediğimiz günah ortaya çıkar. Biz bugün artık böyle ufak tefek cürümlerden vazgeçtik. Şimdi öyle günahlar işliyoruz Allah’ın haram dediği işlere. Öyle bir kapıları aralıyoruz ki aklın hayalin durur. Dünyaya açıldık elhamdülillah. Ne yaptık? İçki kumar şeytanlık işleridir diyor Kur’an. Kumar ve içki şeytanın tek işidir. Bundan uzak durun. Uzaklaşın uzaklaşın eğer yıkılmak eğer zor durumda kalmak istemiyorsanız salih bir topluluk olmak istiyorsanız bunlardan uzak durun. Bir gün gazeteyi açtım baktım bir haber. Haberde diyor ki Dünya Rakı Festivali. Nerede? Adana’da. Nerede? Ulu Cami ile tarihi Yağ Camisinin arasında yani ecdadın şu şehri kurmak için onun altına imzasını attığı imzasını koyduğu mührünü bastığı maneviyat şehri iman şehri, İslam şehri, Kuran şehri, peygamber şehri diye mührünü bastığı Adana.”

    Gökce, vaazında ayrıca şu ifadeleri kullandı:

    “Meydan okuyorsunuz meydan. Niye? Allah’ın şeytanın bir işidir uzak durun uzak durun uzak durun demesine uzak durmuyorsunuz. Dünyayı buraya toplayarak bu maneviyat şehirlerinden bu iman İslam şehirlerinde bu laneti yapıyorsunuz.”