Etiket: Uzmanı

  • Sosyal Medya Uzmanı Burak Torun’dan İşletmelere Uyarılar

    Sosyal Medya Uzmanı Burak Torun, sosyal medya aracılığıyla yapılan her bir çalışmanın etkisinin geleneksel reklam çalışmalarından çok daha etkin ve kalıcı bir özelliğe sahip olduğunu söyledi.

    Sosyal Medya Uzmanı Burak Torun, günlük hayatta büyük ölçüde etkili olan sosyal medya hakkında açıklamalarda bulundu. Sosyal medyanın reklama göre daha kalıcı bir niteliğe sahip olduğunu ifade eden Torun, “Çok para harcadığınız bir reklam bazen boşa gidebilirken, sosyal medyada örneğin Facebook sayfanızı beğenen biri, beğenisini geri almadığı sürece yayınladığınız her türlü içeriği görecektir” dedi. Torun, sosyal medyanın en önemli özelliklerinden birinin hızlı etkileşim olduğunu belirterek, “Sosyal medya aracılığıyla yapılan her bir çalışmanın etkisi geleneksel reklam çalışmalarından çok daha etkin bir şekilde olmasının yanı sıra, daha kalıcı bir özelliğe sahiptir. Müşteriyle birebir iletişim halinde olmak, müşteri tarafından her an ulaşılabilir olmak hiç kuşkusuz marka imajına çok olumlu bir ivme katmaktadır. Bu ikili iletişim, işletmeler ve müşteriler arasında sadakat kültürünü kazındırmanın yanı sıra, işletmeler açısından reklam giderlerini de minimum seviyeye indirmektedir. Tüketicilerin ürün hakkında ne düşündüğünü sosyal medya aracılığıyla an be an görülebilmesi, yine sosyal medyanın işletmelere sunduğu en büyük avantajların başını çekiyor” şeklinde konuştu.

    “MÜŞTERİLER AÇISINDAN HAYLİ ÖNEM TAŞIYOR”

    Sosyal Medya Uzmanı Burak Torun, şöyle devam etti:

    “İşletmeler yayınladıkları bir iletiye saniyeler içinde cevap alabilirken, aynı zamanda tüketicinin nabzını da ölçebilme imkanına sahip olabiliyor. İşletmeler, sosyal medya sayesinde müşterileriyle bağlantı içinde olup, onların olumlu ya da olumsuz yorumlarından yola çıkarak tedbirlerini alabilmektedirler. Sosyal medyanın her kesimden insanların gündelik yaşamının vazgeçilmez bir parçası olduğunu düşündüğümüzde, şirketlerin bu mecrada var oluşu hiç kuşkusuz kar maksimizasyonu sağlamanın yanı sıra marka değerinde de bir artışa vesile olmaktadır. Bu nedenle işletmelerin bilinçli birer sosyal medya kullanıcısı olmalarını hem kendi hem de müşterileri açısından bir hayli önem taşıyor.”

  • Japon Deprem Uzmanı: “Marmara Denizi’nde Bulunan Adalarda Uzun Zamandır Deprem Olmadı”

    Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki, İstanbul’da 30 sene içinde 7,4 büyüklüğünde bir deprem olabileceğini belirterek, “Özellikle Marmara Denizi’nde bulunan adalarda uzun zamandır deprem olmadı. Burada deprem olabilir diye söylüyorum. Kısa bir süre önce yapılan araştırmalar da bunu gösteriyor” dedi.

    Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Afetine Hazır mıyız” konferansına konuşmacı olarak katılan Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki, dünyadaki en şiddetli depremin 9,7 olarak ölçüldüğünü söyledi. İzmit’te meydana gelen depremin İstanbul Avcılar’da büyük hasara neden olduğunu hatırlatan Moriwaki, “Uzak olan bir yerin depremden az etkilenmesi gerekir. Bölge, deprem merkezine uzak olmasına rağmen burada yıkım oldu. İstanbul’da yapılan inşaatlardan çıkan topraklar bir yere dökülüyor, dolgu yapılıyor, sonra da dolgu üzerine evler yapılıyor. Zeminin durumuna göre inşaat yapmak lazım. Türkiye’de şimdiye kadar en büyük deprem 7,9 şiddetinde meydana geldi. Genel olarak 7,4 Japonya ile karşılaştırdığımızda çok fazla değil. Depremde bakıyorsunuz bir bina yıkılmış, yanındaki ise ayakta. Bunlar aynı zeminde olmasına rağmen inşaat sırasında yetersiz malzeme kullanılması böyle bir sonucu meydana getiriyor” dedi.

    “81 İLİN 55’İ DEPREM KONUSUNDA TEHLİKELİ SINIFINDA”

    Moriwaki, 1999 Marmara depreminden sonra Türkiye’de yapı denetimi konusunda önemli uygulamaların başladığını, kontrol şirketlerinin kurulduğunu dile getirerek, “2001’de 19 il pilot bölge seçildi. Türkiye’de 81 ilin 55’i deprem konusunda tehlikeli sınıfında yer alıyor. Japonya da aynı. Biz iki millet olarak aynı acıyı yaşıyoruz. Yaşanan acıları unutmamak lazım. 18 milyon yapı varsa yüzde 67’si kaçak. Kontrolsüz olduğu için inşaatlar standartlara uygun olmuyor. Van depreminde benim için çok acı bir şey oldu. Orada bir arkadaşımı kaybettim. O binada daha önce iyileştirme yapılmış ama bu sadece bir makyaj. Orası Bayram Otel” diye konuştu.

    “İSTANBUL’DA 30 SENE İÇİNDE DEPREM OLABİLİR”

    Moriwaki, Türkiye’nin 6 plakadan, Japonya’nın ise 4 plakadan oluştuğunu belirterek şunları söyledi:

    “Japonya’da daha çok deprem oluyor ve sayısal olarak fazla. Japonya’nın arazisi Türkiye’nin yarısı kadar ama nüfusu daha fazla. Japonya’da en şiddetli deprem 9,7 şiddetinde olurken, Türkiye’de ise 7,9 şiddetinde. Türkiye’de depremin sayısı az ama ölümler fazla. Japonya’da ise depremler fazla ama ölümler az. Türkiye’de deprem haritasına bakıldığında İstanbul’da 30 sene içinde deprem olabilir. Buradaki deprem 7,4 büyüklüğünde olacağı tahmin ediliyor. Araştırmalar bunu gösteriyor. Özellikle Marmara Denizi’nde bulunan adalarda uzun zamandır deprem olmadı. Burada deprem olabilir diye söylüyorum. Kısa bir süre önce yapılan araştırmalar da bunu gösteriyor. Depremi durdurmak mümkün değil. Japon ve Türk insanı bunu kabul etmeli.”

    Konferans sonrası Karabük Vali Yardımcısı Abdullah Acar tarafından Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki’ye çeşitli hediyeler ve plaket takdim edildi.

  • ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ekrem Ünal:

    Erciyes Üniversitesi ile Talas Belediyesi tarafından ortaklaşa ‘Nadir Çocukluk Çağı Hastalıklarının Resimlerle Tanıtım Sergisi’ düzenlendi. Sergide konuşan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ekrem Ünal, “Türkiye’de yaklaşık 4 bin çocuğun nadir görülen hastalıklardan mağdur olduğunu biliyoruz” dedi.

    Sabancı Kültür Sitesinde düzenlenen sergiye Erciyes Üniversitesi Rektör Vekili Hamza Çakır, İl Sağlık Müdürü İsmail Kılıç, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ekrem Ünal, öğrenciler ve davetliler katıldı. Sergide konuşan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ekrem Ünal, “Bizim buradaki amacımız çocukluk çağında görülen nadir hastalıklara toplumun dikkatini çekmek. Bunlar tıbbın yetimleri olarak addediliyorlar. Çok nadir görüldüğü için milletin dikkatinden çıkıyor. Biz doktorlar ve hastalar bunun çok büyük sıkıntısını çekiyoruz. Dünyada çok sayıda hastanın bu hastalıklardan mağdur olduğu, bunların tedavilerinin altyapılarının bilinmediğini biliyoruz. Türkiye’de yaklaşık 4 bin çocuğun nadir görülen hastalıklardan mağdur olduğunu biliyoruz. Burada bunun bilincine varılması için bu sergimizi açtık” diye konuştu.

    Sergiye hastaları olan Mehmet Öztürk’ün de katıldığını belirten Ünal, “Mehmet’in hastalık teşhisinde Almanya’da Münih Üniversitesi ile birlikte ortaklaşa çalışma yapılarak hastalığın tanısı konulup arkasından kemik iliği nakli yapılarak kendisi hayat tutundu. Artık düzenli olarak kan alma alışkanlığından kurtuldu. İşte bizde bunların anlatılması için bu sergiyi kurduk” ifadelerini kulandı.

    Primer İmmün yetmezliği ile doğan ve bu hastalık nedeniyle kemik iliği nakline ihtiyaç duyan Mehmet Öztürk’te (4) sergiye babası Mustafa ve annesi Beyhan Öztürk ile birlikte katıldı. Sergide konuşan Mehmet Öztürk’ün babası Mustafa Öztürk, “Bizim çocuğumuzun vücudunda sürekli morarmalar ve çocuğumuzun kanaması olduğu zaman kanamanın durmaması gibi sorunları vardı. Şuanda sağlığı çok şükür iyi. Bizim bir isteğimiz var. Bizim çocuklarımıza bakım aylığı bağlanmıyor. Devlet büyüklerimizden bu şekilde hasta olan çocuklara aylık bağlanmasını talep ediyoruz. Çocuğumuzun hastalığı ile mücadele ediyoruz. İlik nakli oldu ama arkasından ne çıkacağı belli değil. Naklin bitmesine 3 ay kaldı. Sonuç ne getirir bilemiyoruz. İnşallah iyi olacak” şeklinde konuştu.

  • Lapseki Devlet Hastanesine Cerrahi Uzmanı Atandı

    Lapseki Devlet Hastanesine Genel Cerrahi Uzmanlığına Op. Dr. Ufuk Tali atandı.

    Lapseki Devlet Hastanesine Genel Cerrahi Uzmanlığına Op. Dr. Ufuk Tali atandı. Çanakkale Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinden yapılan açıklamada, “Lapseki Devlet Hastanesinin uzman kadrosuna Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Tali katılmış olup, poliklinik hizmeti vermeye başlamıştır. Şu anki mevcut hastane binasında ameliyathane bulunmamasından dolayı, genel anestezi gerektiren büyük operasyonlar gerçekleştirilemese de, Op. Dr. Ufuk Tali tarafından lokal anestezi gerektiren küçük operasyonlar Lapseki Devlet Hastanesinde yapılmaya başlamıştır. Yeni Hastane binasının yapılması ile birlikte genel anestezi gerektiren büyük ameliyatların da yapılması planlanmaktadır” denildi.

  • Kalite Uzmanı Bıyıklı: “Kalitenin Temelinde Sevgi Vardır”

    Kalite uzmanı Tevfik Bıyıklı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığınca düzenlenen “Kalitede Farkındalık ve Eğitimde Kalite” seminerine eğitimci olarak katıldı. TSE İzmir Bölge Müdürlüğünden Başdenetçi, eğitmen ve toplam kalite uzmanı Tevfik Bıyıklı, seminerde kalite hakkında önemli bilgiler aktardı.

    Rektör Prof. Dr. Galip Akhan’ın da takip ettiği seminere, Rektör yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Kocabaş, Prof. Dr. Turan Gökçe ile Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Karadede, Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Körükçü, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç, Daire başkanları, Şube müdürleri, çok sayıda akademik ve idari personel katıldı.

    “ÇAĞIMIZ KALİTE STANDARTLARININ UYGULANMASI ÇAĞI”

    Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Galip Akhan, profesyonelleşme ve daha nitelikli olabilme adına kalite yönetiminin olmazsa olmaz olduğunu vurguladı. Üniversite olarak kuruluştan bu yana kalite yönetim anlayışını benimsediklerini belirten Rektör Prof. Dr. Akhan, “Bugün iyi bir duruma geldiysek bu sebeptendir. Ölçmezseniz yönetemezsiniz. Kalite yönetimi ölçmeyi sağlıyor. Bu sayede yönetimde nerede olduğunuzun fotoğrafını çekiyorsunuz. Kurumumuza doğru şekilde yön verebiliyoruz. Bu bakımdan bu eğitimlere oldukça önem veriyorum” diye konuştu.

    “KALİTE İNSANLA BAŞLAR”

    Kalitenin verilen sözün tutulması olduğunu belirten TSE Eğitim Uzmanı Bıyıklı, “Kalite müşteri memnuniyetidir. Hizmet verdiğiniz kesim neresi olursa olsun zamanında memnuniyetin sağlanmasıdır. Kalitede zamanında ve doğru hizmeti sunmak çok önemlidir. Kaliteye bakış açısı kişiden kişiye değişebilir. Kalite, insanın farklı bakışıyla başlar. Kalite insanla başlar” dedi.

    “KALİTE, HERKESİN AYNI YÖNE BERABER BAKABİLMESİDİR”

    “Stratejiniz, hata kaynaklarını ortadan kaldırmak suretiyle daha verimli, daha kaliteli eğitim ve öğretim olmalıdır” diyen Bıyıklı, kaliteyi sağlama işinin sadece kalite yönetim temsilcisinin işi olmadığını vurguladı. Kalite çalışmalarında en alt kademeden üst kademeye herkesin dahil olmasının şart olduğunu kaydeden Bıyıklı, “Kalite hep birlikte herkesin aynı yöne beraber bakabilmesidir. Kalitede asıl, en iyi insanların bir arada olması değil, aynı düşünceye sahip insanların bir arada olmasıdır. Hiç kuşkusuz herkesin kendine göre yetenekleri vardır. Önemli olan bu yetenekleri aynı amaç için kullanabilmektir. Kalitenin temelinde sevgi vardır” şeklinde konuştu.