Etiket: Uzmanı

  • Japon Deprem Uzmanı: “Depremde Banyo Ve Tuvalete Gitmeyin”

    Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri ve Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’de banyo, tuvalet ve mutfak yapılarının zayıf olduğunu belirterek, bu nedenle deprem anında yatak odası ve salonların tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Doğal Afet Arama Kurtarma İlkyardım Kulübü ve Gençlik Kulübü işbirliğiyle OMÜ Mühendislik Fakültesi’nde “Deprem Afetine Hazır mıyız?” konulu bir konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri ve Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki katıldı. Konferansı OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bünyamin Şahin, OMÜ Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülten İmamoğlu, OMÜ Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü(OMÜSEM) Prof. Dr. Canan Kazak ve öğrenciler takip etti.

    Yoshinori Moriwaki, depremle ilgili Türkiye’de doğru bilinen yanlışların olduğunu söyledi. Türkiye’de deprem anında mutfak ve tuvalet, banyo gibi küçük alanlara gidilmesinin söylendiğini belirten Moriwaki, tuvalet ve banyolarda genelde betonarme ve duvarlar zayıf olduğu için yatak odası ve salona gidilmesi gerektiğini ifade etti. Deprem esnasında kapı altlarına girilmemesi gerektiğini söyleyen Moriwaki, kapıların zayıf olduğunu ve baskıya dayanıklı olmadıkları için kapı altlarında durmanın sakıncalı olduğunu kaydetti.

    “İNŞAAT İÇİN ZEMİN VE MALZEME ÇOK ÖNEMLİ”

    17 Ağustos depreminin İstanbul Avcılar’da büyük hasara neden olduğunu söyleyen Moriwaki, “Uzak olan bir yerin depremden az etkilenmesi gerekir. Bölge, deprem merkezine uzak olmasına rağmen bölgede fazla hasar meydana geldi. İstanbul’da yapılan inşaatlardan çıkan topraklar bir yere dökülüyor, sonra bu dolguların üzerine evler yapılıyor. Kötü zemin üstüne bina yapılırsa sonuçta kötü oluyor. Zeminin durumuna göre inşaat yapmak lazım. Avcılar’da bu nedenle zemin iyi olmadığı için daha fazla hasar meydana geldi. Türkiye’de binaların yüzde 67’sinde malzeme eksikliği var. 2016 yılında Türkiye’de deprem yönetmeliğinde bazı değişiklikler olacak. Bu değişikliklerden sonra depreme karşı daha dirençli binalar olacak” diye konuştu.

    “İSTANBUL’DA 7,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLABİLİR”

    Türkiye’de şimdiye kadar en büyük depremin 7,9 şiddetinde meydana geldiğini söyleyen Moriwaki, “Almanya ve Türkiye’den deprem uzmanları 30 yıl içinde İstanbul’da 7,4 büyüklüğünde bir deprem olabilir. Ama bu depremin ne zaman nasıl yapılacağı belli değil. Olası bir depreme hazırlıklı olmak için de şimdiden hazırlıklı olmamız gerek. Bu önlemleri almak için de sizin gibi mühendis arkadaşlara çok büyük görev düşüyor. Sağlam binalar yapmamız gerekir. Depreme ne kadar hazır olursak o kadar az hasarla atlatırız” dedi.

  • Seo Uzmanı İhtiyacı Artıyor

    İnternet kullanıcısı sayısının 40 milyonu geçtiği Türkiye’de web sitelerinin daha çok trafik almak ve satışlarını artırmaları açısından arama motorlarında üst sıralarda yer alması büyük önem taşıyor.

    Web sitelerinin arama motorlarında üst sıralarda yer alabilmesi için çalışmalar yapan SEO uzmanları, son yıllarda rekabetin hızla arttığı internet dünyasında en çok ihtiyaç duyulan kişiler.

    SEO uzmanları, internet sektöründe var olan nitelikli eleman ihtiyacı henüz karşılanamadığından dolayı kolayca iş bulup Türkiye ortalamasının üzerinde kazanç elde edebiliyor. SEO alanına yatırım yapmanın kazançlı olduğunu gören ve SEO çalışmalarının önemini daha iyi kavrayan kurumlar bünyelerinde SEO uzmanı istihdam etmeye başladı.

    SEO uzmanları yurtdışında saat başı ücret talep ederken, Türkiye’de proje başı ücretlendirme yöntemi daha çok tercih ediliyor.

    Yurtdışında SEO çalışmaları için istenen saatlik ücret 100-150$ arası değişirken, Türkiye’de aylık 2000 ile 5000 TL arasına varan rakamlar telaffuz ediliyor. Bu rakamların artan rekabet ve SEO uzmanı ihtiyacına paralel olarak önümüzdeki yıllarda daha da yükselmesi bekleniyor.

    SEO çalışmalarının dijital pazarlama faaliyetleri konusundaki etkisi bu alanda nitelikli personel talebinin daha da artacağını gösteriyor.

    SEO alanında kariyer yapmak isteyenlere uzmanından tavsiyeler

    Yakın gelecekte SEO uzmanlığının daha da önem kazanacağını belirten Webtures CEO’su Kaan Gülten SEO alanında kariyer hedefi olanlara şu tavsiyelerde bulunuyor:

    “SEO uzmanı olmak istiyorsanız internet dünyasındaki gelişmeleri yakından takip etmelisiniz. Türkiye’de SEO alanında yerli bilgi kaynakları kısıtlı olduğunu için yabancı dil öğrenmeniz çok önemli.

    SEO ile ilgili güncel haberleri paylaşan blog sitelerinin yanı sıra, Google yöneticilerinin Twitter güncellemelerini takip etmeniz bu alanda daha donanımlı olmanızı sağlayacak. Yerli ve yabancı forum

    Yerli ve yabancı blog ve forumları düzenli takip ederek Google tarafından yapılan algoritma değişikliklerine karşı önceden pozisyon almalısınız. Bu mecralardaki SEO üzerine yapılan tartışmaları izleyerek, sorular sormanız, farklı bakış açıları geliştirmeniz ve ekstra bilgiler elde etmeniz için faydalı olacak.

    SEO konusunda karşılaşabileceğiniz sorunlara karşı hızlı ve etkin çözümler üretmeniz büyük önem taşıyor. Çalışmalarınızda dürüst olmak ve etik kurallar çerçevesinde hareket etmeniz başarılı olmanızı sağlayacak.”

    Kaan Gülten’in kaleme aldığı “Uzmanından SEO ve Sorularla SEO kitapları” Türkçe olarak en kapsamlı SEO kaynakları arasında gösteriliyor.

  • Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Sarıkaya Göreve Başladı

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Pınar Müge Sarıkaya, Medical Park Tarsus Hastanesi’nde göreve başladı.

    Uzm. Dr. Pınar Müge Sarıkaya, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Birimi’nde, hasta kabulüne başladı. Uzmanlık eğitimini Mersin Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı’nda tamamlayan Uzm. Dr. Pınar Müge Sarıkaya, Artvin Devlet Hastanesi’nde uzman hekim olarak çalışmıştı.

    Dr. Sarıkaya’nın yanı sıra 2 fizyoterapist ve 2 fizyoterapi teknikerinin görev yaptığı Medical Park Tarsus Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Birimi’nde nitelikli işlemler uygulanıyor. Bunlar arasında ortopedik ve nörolojik rehabilitasyon uygulamaları, fizik tedavi uygulamaları, intraartikuler, ozon, PRP ve kinesiotaping uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ozon, PRP ve kinesiotaping uygulamaları, Çukurova bölgesinde sınırlı sayıda hastanede yapılabiliyor.

  • Dünyaca Ünlü Apiterapi Uzmanı Zhu İstanbul’da

    Geleneksel Çin Tıbbı ile Batı Tıbbını entegre ederek Modern Apiterapide yeni bir sayfa açan, propolisin kandaki yağı düşürücü etkisini keşfeden dünyaca ünlü Apiterapi’nin duayeni Prof. Dr. Fang Zhu, AksuVital’in davetiyle İstanbul’a geldi.

    Marmaris Ticaret Odası ve Apiterapi Derneğinin davetlisi olarak Marmaris’te yapılan Apiterapi Sempozyumu’na katılmak üzere Türkiye’ye gelen Modern Apiterapi’nin duayeni 80 yaşındaki Prof. Dr. Fang Zhu, Marmaris dönüşünde İstanbul’da AksuVital ve G-plus Residence katkılarıyla ağırlandı.

    Geleneksel Çin Tıbbı ile Batı Tıbbını entegre ederek Modern Apiterapide yeni bir sayfa açmış ve değerli çalışmaları nedeniyle Uluslararası Apiterapi ve Arı Ürünleri Birliği başkanlığına defalarca Profesör Fang Zhu, aynı zamanda Türkiye’deki Apiterapi Derneğinin de Onursal Başkanı. Profesör Fang Zhu, propolisin kandaki yağı düşürücü etkisini keşfeden ve bu etkisinden faydalanmak için propolisin tablet formunda kullanılması önerisinde bulunmuş, daha sonra sıcağa karşı hassas olan arısütünü liyofilizasyon tekniği ile dondurarak kurutup toz halinde saklama fikrine kadar arı ürünleriyle ilgili pek çok ilke imza atmış.

    AksuVital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu; Prof. Fang Zhu ile bizzat gerçekleştirdiği temasların ardından, şirketin ürün portföyünde zaten bulunan bal, polen, arısütü, propolis ürünlerinde, insan sağlığına katkı sağlayacak yenilik, değişim ve teknolojileri tüm dünyada yakından takip ettiklerini ve bu tip fırsatları sağlığını hastalanmadan korumak isteyenlerin hizmetine sunmak için çalıştıklarını belirtti.

    APİTERAPİ

    Aksuvital yetkilileri ’Apiterapi’nin arı ürünleri ile yapılan sağlık destek uygulamalarına verilen genel bir isim olduğunu açıklayarak şu bilgileri verdi; “Arıların çiçeklerden topladığı nektarı, kendi vücutlarından salgıladıkları bir takım enzimlerle işlemeleri ve petek gözlerine depolamaları sonucu oluşan bal; dayanıklı, yoğun ve yüksek besin değerine sahip bir gıda maddesidir. Bal bugün evrensel olarak tanınmakta, besleyici ve tatlandırıcı özellikleriyle ön plana çıkmaktadır. Genç işçi arılar tarafından larvalar ve kraliçe arının beslenmesi için salgılanan arı sütü en önemli fonksiyonel gıdalardan biridir. Arı poleni bitkilerin üreme organlarının başlıklarında bulunan üreme hücreleri olan polen, arılar tarafından çiçekli bitkilerden toplanıp enzimler katılarak kovanda yavru arıların ve arı sütü salgılayan genç işçi arıların beslenmesinde kullanılır. Arılar tarafından bitkilerin yaprak, dal ve tomurcuklarından toplanan reçineli bir karışım olan propolis, kovanın dezenfeksiyonu, izolasyonu ve peteklerin güçlendirilmesi için kullanılır. Propolis, ana bileşeni olarak bitkilerden toplanan reçineleri barındırmanın yanı sıra, balmumu, yağ asitleri, uçucu yağlar, fenolik bileşikler, polen, vitaminler ve mineraller gibi diğer önemli bileşenleri de içermektedir”.

  • Göz Hastalıkları Uzmanı Yağız: “Göz Damlasının Yanlış Kullanımı Kör Ediyor”

    Uzmanlar, göz damlalarının yanlış kullanımı nedeniyle hastalarda körlüğe kadar giden sorunlar ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özgür Yağız, göz damlalarıyla ilgili çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekti. Göz hastalıklarının hemen hemen hepsinde göz damlalarının kullanıldığını belirten Dr. Yağız, lens ve gözlük kullanan hastalarda göz damla tedavisinin uygulandığını söyledi.

    Hastaların damlatma işlemini yanlış uyguladığını ifade eden Özel Gözde İzmir Hastanesi doktorlarından Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özgür Yağız, “Göz damlası kullanan hastaların bazıları damlatma işlemini yanlış uyguluyor. Gözüne damlayı damlatıp hemen başını kaldırıyor. Bu sırada damlanın tümü göze etki etmiyor. Kafayı geriye atıp damlayı damlattıktan sonra göz yaşı kanallarının olduğu bölgeye parmaklarımızla basarak iki dakika bu şekilde beklemek gerekiyor. Bu şekilde damlatma yapıldığında, göz damlası tam olarak tedavi sağlayacaktır. Günde üç damla verdiğimiz göz tansiyonu hastalarından bazıları damlayı uygun damlatamadığı için, tansiyonları yüksek seyredip ameliyata (lazer) kadar gidebiliyorlar” diye konuştu.

    “GÖZ TANSİYONU SÜREKLİ YÜKSEK SEYREDERSE HASTAYI KÖR EDİYOR”

    Göz tansiyonu hastalarının damlayı aldığı sürece tansiyonunun çıkmayacağını vurgulayan Dr. Yağız, “Göz damlası hastalığı tedavi etmiyor sadece tansiyonu düzenliyor. Göz tansiyonu için ‘gözün sessiz katili’ denir. Göz tansiyonu sürekli yüksek seyrederse hastayı kör eder” dedi.

    Gözde yaklaşık 1 milyon 200 bin hücre olduğunu ve göz tansiyonunun her gün bu hücrelerin 15-20’sini öldürdüğüne dikkat çeken Yağız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hasta, sinirlerin yüzde 90’ı bozulduğunda bunun farkına varır. Göz muayenesinde hastanın göz tansiyonunun çok yükseldiği belirlenebilir. Aksi takdirde bu rahatsızlığın, hastaların fark edebileceği çok belirgin bir belirtisi yoktur.”