Etiket: UZMAN

  • MMT Amerikan Hastanesi’ne bir uzman hekim daha

    MMT Amerikan Hastanesi’ne bir uzman hekim daha

    Gaziantep Özel MMT Amerikan Hastanesi hekim kadrosuna uzman bir isim daha ekledi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, Gaziantep Özel MMT Amerikan Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

    Modern tanı ve tedavi üniteleri, teknolojik donanımı, hasta konforunu ön planda tutan anlayışı ile sadece Gaziantep’e değil, tüm bölge ve yurt dışı hastalarına hizmet veren Gaziantep Özel MMT Amerikan Hastanesi, alanında uzman isimlerden oluşan hekim kadrosunu genişletmeye devam ediyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Elif Kuşçu Aytekin de, Gaziantep Özel MMT Amerikan Hastanesi’ni tercih eden hekimler arasına girerek hasta kabulüne başladı.

    OPR. DR. Elif Kuşçu Aytekin Kimdir?

    Daha önce Ankara Elmadağ Hulusi Alataş Devlet Hastanesi, Mardin Devlet Hastanesi ve Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Opr. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, uzmanlığını Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nde tamamladı. Opr. Dr. Elif Kuşçu Aytekin’in Tıbbi ilgi ve Uzmanlık alanları ise; Riskli gebelikler, Jinekolojik enfeksiyonlar, İnfertilite (Kısırlık), Gebelik takibi, Rahim Ağzı Kanseri, Adet düzensizlikleri, Genital Bölge Estetiği, Menopoz, Myomlar, Yumurtalık Kistleri, Üriner İnkontinans (İdrar Kaçırma),Genital Prolapsus (Rahim Sarkması) gibi hastalıklar.

  • Uzman jandarmanın darp edilmesinde “çadır” iddiası

    Uzman jandarmanın darp edilmesinde “çadır” iddiası

    Gaziantep’te bir uzman jandarmanın darp edilmesi olayının şüphelisi, kavganın asıl sebebinin arazilerinde bulunan uzman jandarmaya ait çadır olduğunu ileri sürdü.

    Karmakış ilçesinde uzman jandarma olarak görev yapan Alper B. İddiaya göre, Nizip ilçesinde bulunan evinin önünde darp edilmiş, olayın ardından hastanede ameliyat edilmişti. Alper B. polise verdiği ifadede evinin önünde aracını yıkattığı sırada, tehlikeli bir şekilde kullanılan forklift nedeniyle kızının ezilme tehlikesi geçirmesinden dolayı şahsı uyarmasıyla kendisine saldırıldığını ileri sürmüştü. Olayın şüphelilerinden Ahmet B. ise, yaşanan kavganın Alper B.’nin ifade ettiği gibi değil kendisine ait olan araziye kurduğu çadır araç garajından dolayı olduğunu kaydetti. Ahmet B., “İş yerim için bir arsa satın aldım ve orayı depo yaptım. Oraya beton döküp tel örgü çekmem gerekiyordu, ismi geçen şahıs ise bu arazide aracına garaj yapmıştı portatif çadırdan. Bende kendisine ricada bulundum, buraya beton dökeceğim, tel örgü çekeceğim rica etsem garajınızı kaldırabilir misiniz? diye ama şahıs bunu kulak ardı etti. Tabii benimde işimin dönmesi için buraya beton dökmem lazımdı ama betonu dökmedik fakat daha sonra bu garajı kaldırdık buradan araya giren insanların sayesinde. Garaj kalktıktan sonra şahıs beni, iş yerimi ve çalışanlarımı hedef aldı sürekli tacizde bulundu” dedi.

    “Olay günü elemanlarım beni aradı ve şahsın kendilerini tehdit ederek forkliftin önünü kestiğini söyledi” diyen Ahmet B., “İş yerine geldim şahsı gördüm ve kendisine, ‘derdin ne? Bizim iş yerinin sana ne gibi sıkıntısı var’ dedim. Bana, ‘Sen benim garajımı kaldırttın buradan senin de depon kalkacak” dedi. O sırada tartışmaya başladık ve bana bir tane yumruk vurdu dudağım patladı doktor raporunda da bunlar mevcut ve o sırada bir arbede yaşandı sonrasında ise silahını çekerek sol omzuma vurdu ve silah yere düştü ben ondan hızlı davranarak silahı alıp iş yerime doğru kaçmaya başladım. Şahıs araçtan ikinci silahına hareket ettiği sırada polis geldi ben polise sığındım ve silahı polise teslim etim kesinlikle gasp olayı yoktur bundan başka olay yaşanmadı” ifadelerini kullandı.

    Ahmet B., medyada yer alan fotoğrafların ise olaydan 4 gün sonra özel hastanede ameliyat sonrası çekilen fotoğraflar olduğunu söyledi.

    Öte yandan, olay sonrası gözaltına alınan ve görevinden uzaklaştırılan Karmakmış Merkez Muhtarı Cemal B. adalete güvendiğini kaydetti.

  • YKS adaylarına uzman pedagogdan sınav tüyoları

    YKS adaylarına uzman pedagogdan sınav tüyoları

    Pedagog Hakan Şahintürk, tüm Türkiye’de hafta sonu yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)ile ilgili önemli tüyolar verdi. Şahintürk, “Sınav zamanında arkadaşlarımın en başarılı oldukları testlerden başlamalarını öneriyorum. Bu hem özgüvenlerini arttıracak hem de başarı oranını arttıracaktır” dedi.

    ÖSYM tarafından gerçekleştirilecek YKS sınavı için heyecanlı bekleyiş sürüyor. ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 27 Haziran 2020’de uygulanacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı‘nın (2020-YKS) oturumları şöyle: 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 28 Haziran 2020’de uygulanacak 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT)

    Pedagog Hakan Şahintürk, sınava girecek üniversite adayları için önemli uyarılarda bulundu. Şahintürk, “Öğrenci aileleri ve öğrenciler, son 3 ayda zor bir süreçten geçti. Hem psikolojik, hem akademik hem de duygusal anlamda çok zorlandılar. Merkezi sınavların ilki geçtiğimiz hafta yapıldı. Liselere giriş sınavı, bu hafta ise yaklaşık 2 milyon 433 bin öğrencinin katılacağı üniversiteye giriş sınavı yapılacak. Bu sınava katılacak öğrencilerimizin yapacakları konusunda son 3 günle ilgili tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Öğrencilerimiz bana genellikle şöyle bir soru soruyorlar; ‘Hocam, son gün de ders çalışalım mı?’ Evet, ders çalışabilirsiniz ama çok yoğun bir şekilde değil. Yeni konu öğrenme noktasında değil, hep sıkıntı yaşadığınız, çözmekte zorlandığını soruları tekrar edebilirsiniz” dedi.

    “Son 3 günü sağlıklı ve sakin geçirsinler”

    Sınava 3 gün kaldığını ve adayların bu süreci sakin ve sağlıklı bir şekilde geçirmeleri gerektiğini kaydeden Pedagog Şahintürk, “Bununla beraber, tüm aile ve öğrenciler son 3 günü çok sağlıklı ve sakin geçirmekle ilgili tedbirler almak zorundalar. Ailelere önemli görevler düşüyor. Ebeveynlerin sakin kalmakla ilgili net ve samimi davranmaları gerekiyor. Ve onlara istemedikleri zaman sınavla ilgili konuşma yapmamaları gerekiyor. Benim ailelere önerim; özellikle eylemleri ile söylemleri arasında tutarlılık olması gerekiyor. Kendi heyecanlarını çocuklara doğru yansıtmaları gerekiyor. Çünkü çocuklarımız gerçekten çok heyecanlılar” diye konuştu.

    “Sınav gecesi kitap okuyabilirler”

    Sınav gecesi stres nedeniyle adayların uyku problemi yaşamalarının normal olduğunu ve süreci kitap okuyarak geçirebileceklerini söyleyen Şahintürk, “Gelelim sınav gecesine. Hep yaşanan sorunlardan bir tanesi o geceki uyku sorunu. Benim arkadaşlara bu konuda önerim, o gece uyuyamayan arkadaşlarımız sevdikleri bir kitabı ya da yarım bıraktıkları bir kitabı alarak okusunlar. Okumak uykuyu en kolay getiren eylemdir arkadaşlar. O yüzden kitap okumanızı tavsiye ediyorum. Sınav sabahına gelince; anne ve babaların çocuklarına abartmadan güzel bir kahvaltı hazırlamalarını ve sınav salonuna bir ebeveynin gitmesini öneriyorum. Çünkü, önlemler bunu gerektiriyor. Sınav salonuna gidebiliyorlarsa son 3 gün içerisinde ziyaret etsinler” şeklinde konuştu.

    “Başarılı oldukları testlerden başlasınlar”

    Son olarak üniversite adaylarına, sınava başarılı oldukları testlerden başlama önerisinde bulunan Şahintürk, “Çok önemli bir öneride daha bulunmak istiyorum. Eski soruları mutlaka çözmüşlerdir. Son 3 yılın sorularını bu son 3 günde deneme sınavı halinde çözmelerini öneriyorum. Evde kendilerine zaman versinler. Sınav zamanında ise arkadaşlarımın en başarılı oldukları testlerden başlamalarını öneriyorum. Bu hem özgüvenlerini arttıracak hem de başarı oranını arttıracaktır” dedi.

  • Uzman eğitimci Sezer Arıkan’dan LGS öncesi önemli uyarılar

    Uzman eğitimci Sezer Arıkan’dan LGS öncesi önemli uyarılar

    Uzman eğitimci Sezer Arıkan, 20 Haziran Cumartesi günü gerçekleşecek Liselere Geçiş Sınavı (LGS) ile ilgili bilgi verirken, sınava girecek öğrencilere önerilerde bulundu. Arıkan; “Hazırlık sürecini sağlıklı geçiren, düzenli uyku ve yemek yeme alışkanlığı edinen; bununla beraber akademik olarak tüm derslerden gerekli konuları tamamlamış olan bir öğrenci mutlaka başarır” dedi.

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da Liselere Geçiş Sınavı (LGS) sözel ve sayısal alan olmak üzere 90 sorunun, 155 dakika sürenin olacağı ve iki oturumda gerçekleştirilecek sınav öncesi uzaman eğitimci Sezer Arıkan, önemli uyarılarda bulundu. Öğrenciler öncelikle kendine güvenmeli, yapabileceklerine inanmalılar diyen Arıkan, kendine inanan, iyi bir hazırlık yapmış öğrenci istediği sonuca rahatlıkla ulaşacağını belirtti. Arıkan, “Elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. Sınavı asla üzerinizde bir yük olarak görmeyin. Önemli olan, sınava hazırlandığınız bu dönemde çalışma sorumluluğunuzu üstlenmeniz ve sürece sahip çıkmanızdır. Sınavda kendinizi stresli hissettiğiniz anlarda geriye doğru yaslanın, omuzlarınızı dikleştirin ve derin nefes alın. Yapacağınız nefes egzersizleri hem stresinizi alacak hem de kaslarınızı gevşeterek yorulduğunuzda ihtiyacınız olan enerjiyi tekrar kazandıracaktır. Sınavın sonucu ne olursa olsun, sonuca odaklanmak yerine bu sınavın son sınavınız olmayacağını aklınızdan çıkarmamak olmalıdır” dedi.

    “Süreyi doğru ve etkili kullanmak çok önemli”

    Sözel oturumda her bir sorunun çözümüne 1,5 dakika düşerken sayısal oturumda 2 dakika düştüğünü ifade eden Arıkan, “Bu süre oldukça yeterlidir. Öğrenci, kolay bir testle karşılaştığında sınavını erken bitirip hemen çıkma isteği duyabiliyor; bu istek de ister istemez yoğunlaşma kaybına yol açıyor. Burada yapılması gereken, ne olursa olsun süreyi sonuna kadar kullanmak. Her sorunun standart bir çözüm süresi var. Öğrencilerimiz normal sürede çözüme yaklaşamadıysa o soruyu geri dönmek üzere işaretleyerek diğer soruya geçmelidir. Aklımıza ilk gelen şıkların doğru olma ihtimali daha fazla olduğunu aklımızdan çıkarmamakla beraber soruları mutlaka kontrol edelim, yanlışlık varsa düzeltelim. Bu yıl, ilk kez kitapçıkların renkli basılacak olması, dikkat açısından, sizin için avantaj sağlayacağını unutmayalım. Hızlı ve doğru okuma, doğru anlama, problem çözme teknikleri bakımından kendinizi geliştirmeniz sınav performansınıza olumlu yansır” diye konuştu.

    Bu yıl sınavda sözel mantık ve sayısal mantık sorularının da olacak olması, öğrencilerin soruları doğru okuması ve zamanı etkili kullanması onları bir adım öne çıkaracağını dile getiren Sezer Arıkan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sınavlardan bir gün önce ders çalışmayı tamamen bırakıp, beyninizi dinlendirip bol oksijen almaya çalışınız. Ancak sınav arifesinde deşarj olma ve gezme adı altında; sınavı olumsuz etkileyebilecek, sizi hem fiziksel hem de zihinsel olarak yorabilecek aktivitelerden kaçınınız. Sınavlara kadar olduğu gibi sınav arifesinde de sağlığı bozacak yağlı yiyeceklerden ve soğuk içeceklerden uzak durunuz. Sınav arifesinde günü dinlenerek ve rahat bir ortamda sevdiğiniz şeyler yaparak geçirmeye çalışınız. Sınav sabahı dinlenmiş olarak uyanmak için son hafta uyku saatinize dikkat edin, en geç saat 23.00 ‘te yatakta olmaya çalışın. Sabah da en geç 07.30’da uyanmış olmaya dikkat ediniz. Sabah kahvaltınızı yaptıktan sonra sınav sabahı en geç saat 09.00’da okul binası önünde hazır bulunmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Bu yıl pandemi sebebiyle sosyal mesafeye dikkat etmek ve temastan kaçınmak adına, velilerin bahçeye alınmaması nedeniyle bu sürecin sorumluluğunun okul idaresi ve rehber öğretmenlerin her an öğrencilerimize refakat etmesiyle üstlenilecektir. İki sınav arasında verilen 45 dakikalık arada öğrencilerle sözel oturumun sonucu hakkında değerlendirme yapmanın sayısal oturumu olumsuz etkileyecektir. LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum.”

  • Uzman doktordan cilt sağlığı tüyoları

    Uzman doktordan cilt sağlığı tüyoları

    Hayat Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Bayram Börekçi, yazın gelmesiyle birlikte uygulanabilecek cilt bakım yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

    Yaz mevsimine girerken en büyük sıkıntılardan birinin cilt bakımı olduğuna işaret eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Bayram Börekçi, “Kışın soğuk ve kuru havaya alışan ciltlere havalar ısındığında güneşin de etkisi ile farklı bakım yöntemleri uygulanması gerekiyor. Cilt yaşlanmasındaki en önemli sebep güneş ışınlarıdır. Bu sebeple bu konuda çok dikkatli olunması gerekmektedir. Güneş ışınlarından korunulmadığı takdirde cilt lekeleri, ince kırışıklıklar oluşabilmektedir. Tatile gitmeden önce cildi kuvvetlendirecek, nemlendirici etkili işlemlerin yapılması faydalı olacaktır” dedi.

    Börekçi, “Nem maskesi içerikli cilt bakımları ve cildi nemlendirmek için mezolifting uygulanabilmektedir. Bu uygulamalarda hyalüronik asit içeren özellikle cilde yüksek oranda nem kazandıran bir madde bulunmakta ve çok ince iğnelerle cildin yüz, dekolte ve güneş gören yerlerine enjekte edilmektedir. Bu da cildin uzun süre nem kazanmasını sağlamakta ve güneş hasarına karşı cildi korumaktadır. Bu uygulamanın 3-4 seans olarak iki haftada bir şeklinde uygulanması gerekmektedir. Derinin orta tabakasında yer alan kollajen liflerin oluşumunu artıran dermaroller, PRP gibi işlemlerin de bu dönemde yapılması önerilmektedir. Botoks ve dolgu enjeksiyonu uygulamaları ile de cilt daha canlı ve parlak hale getirilmektedir” diye konuştu.

    “Tatil öncesi derinin üst yüzeyine zarar verebilecek kimyasal peeling, dermabrazyon, soyucu etkili lazer gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. Bu işlemler sonrasında ciltte leke kalma ihtimâli olabilmektedir. Tatilde havuz ve deniz ile beraber saçlarda da yıpranmalar ve kurumalar meydana gelebilmektedir. Bu sebeple saçları yaz mevsimine hazırlamak için 1-2 seans saç mezoterapisi uygulanabilmektedir. Tatil sonrasında da yıpranmış olan saçlar yine mezoterapi ile canlandırılabilmektedir. Bu uygulama göz altlarının daha canlı görünmesine ve karanlık görüntünün açılmasına yardımcı oluyor. Dolayısıyla özellikle sıcak havalarda gözaltı kapatıcısı kullanma ihtiyacını azaltıyor” dedi.

    Mimik kırışıklıklarını durdurmanın en etkili ve güvenli yolunun botoks olduğunu kaydeden Börekçi, “Bilhassa yaz aylarında güneşten dolayı gözlerimizi kısarak baktığımız için, mimik çizgileri daha kolay yerleşir. Buna önlem olarak bu zamanlarda yaptıracağınız botoks size yazın daha pürüzsüz ve genç bir ifade kazandıracaktır” dedi.

    Sadece 15 dakikalık bir işlemle aşırı terleme kaynaklı sıkıntıların çözülebildiğini aktaran Börekçi şöyle devam etti:

    “Yaz döneminde sıcak havalarla beraber karşılaşılan bir sorun da aşırı terlemedir. Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanındaki terleme sorunu kişinin sosyal hayatını da etkilemektedir. Bu sorun 15 dakikalık botoks uygulaması ile kolaylıkla çözülebilmektedir. Bu uygulama için ideal uygulama zamanı Nisan ve Mayıs aylarıdır. Yazın güneşten koruyucu kremler 3-4 saatlik aralarla düzenli olarak tatbik edilmelidir. Saat 11.00-16.00 arası direkt güneş altında kalmamaya, bu saatler dışında da şemsiye altında durmaya özen gösterilmesi gerekmektedir. Güneş gözlüğü ve açık renkli ince kıyafetlerle de mekanik olarak desteklenmelidir. Bu dönemde cilt daha fazla kuruduğu için bol bol nemlendirilmelidir. Güneş ile reaksiyon verip leke oluşumuna yol açabilecekleri için makyaj malzemeleri ve parfümlü ürünlerin kullanımının da kısıtlanması önemlidir.”

    Son olarak gençlik aşısı olarak bilinen uygulama hakkında da bilgiler veren Dr. Börekçi, bu işlemin belirli aralıklar ile 3 defa uygulandığını ifade etti.