Etiket: “Uzlaşma

  • G7 ülkeleri, Paris İklim Antlaşması üzerinde uzlaşma sağlayamadı

    İtalya’nın Sicilya kentinde düzenlenen G7 zirvesinde liderler,

    İklim Değişikliği Antlaşması üzerinde uzlaşma sağlayamadı.

    Sicilya kentindeki Taormani kasabasında düzenlenen G7 zirvesinde liderler, serbest ticaret, mülteci krizi ve iklim değişikliği konularında uzlaşma sağlanamadı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Paris İklim Antlaşması’ndan çıkacağını belirtmesi üzerine, zirvede ortak bir karara gidilemedi. Merkel, G7 zirvesinde iklim değişikliği konusunda yapılan tartışmayı “çok tatmin edici değil” şeklinde değerlendirdi.

    Merkel, “İklim konusundaki tartışmalar çok zordu, çok tatmin edici değil. Zirvede 1’ e karşılık 6’lık bir durum var. ABD’nin Paris anlaşmasında kalmaya devam edip etmeyeceğine dair hiçbir işaret yok” dedi.

    İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni de Trump’ın tutumunu eleştirerek, “Burada soru işaretine neden olan şey ABD’nin Paris anlaşmasıyla ilgili pozisyonu” açıklamasını yaptı. Trump, Twitter hesabından, Paris İklim Antlaşması üzerine uzlaşmanın sağlanamamasına ilişkin, kararını ilerleyen günlerde vereceğini belirten mesaj yayınladı.

  • Balonla gelen uzlaşma

    Trabzon’da seyyar satıcılık yapan genç, zabıta ile tartışarak mukavemette bulununca hakkında dava açılmaktan dağıttığı Türk Bayraklı balon sayesinde kurtuldu.

    Trabzon’da balon satarak geçimini sağlayan Burak Tapan (18) geçtiğimiz Kasım ayında sahil mevkiinde balon sattığı esnada kendisine müdahale etmeye çalışan Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde görevli zabıtalar Sedat Velioğlu (39) ve Serkan Gençoğlu (39) ‘nu yaralayarak hakaret etti. Zabıta ekiplerinin, Burak Tapan’dan şikayetçi olması üzerine soruşturma dosyasını ele alan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca hukuk bilgisine sahip bir uzlaştırmacı görevlendirildi.

    Balon satan genç ile zabıta ekiplerini bir araya getiren ve olayı irdeleyen uzlaştırmacı Okan Yılmaz, taraflara uzlaştırmanın kapsamını ve sonuçlarını aktardı. Zabıta ekipleri, baloncu Burak Tapan’dan Trabzon Meydan Parkı’nda çocuklara ve gençlere 100 adet Türk bayrağı işlemeli balon dağıtmasını ve bu şekilde uzlaşabileceklerini şart koştular. Bunu kabul eden Burak Tapan isimli baloncu satıcısı meydan parkında çocuk ve gençlere 100 adet Türk bayrağı işlemeli balon dağıtarak uzlaştı ve mahkemelik olmaktan kurtuldu.

    Burak Tapan yaptığı açıklamada, balon satarak geçimini sağladığını ve eyleminden ötürü pişmanlık duyduğunu ve zabıtaların Türk bayrağı işlemeli balon dağıtma isteğini yerine getirmekten mutluluk duyduğunu dile getirdi. Tapan, “Zabıtalarla aramızda yer meselesinden dolayı bir tartışma geçti. Benden şikayetçi oldular. Bende şikayetlerini geri alma konusunda kendileriyle uzlaştım. Savcıda Türk Bayraklı balonları dağıtmamı söyledi. Bende bunu gerçekleştirdim” dedi.

    Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Zabıta memuru Serkan Gençoğlu da yaptığı açıklamada, “İşbortacılık yapan gence müdahale ettiğimiz sırada tarafımıza bulunduğu mukavemetten dolayı şikayetçi olduk. Durum savcılığa intikal etti. Savcılığın uzlaşma talebi üzerine uzlaşma taleplerini kabul ettik. 100 adet Türk Bayraklı balonu çocuklara dağıtması hususunda daire başkanlarımız ve kurum amirlerimizle görüşmek suretiyle bunu talebi kabul ettik” diye konuştu.

    Uzlaştırmacı Okan Yılmaz da, hakaret, tehdit, kasten yaralama ve daha birçok suçta uzlaşmanın mümkün olduğunu hatırlatarak, “Geçtiğimiz aylarda yapılan yasal değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren suçlar arttırıldı. Hakaret, tehdit, kasten yaralama ve daha birçok suçta uzlaşmak mümkün. Dava açılması durumunda dosyaların karara bağlanması 6 ay ila 1,5 yıl arası sürmekte ve vatandaşlar duruşmalara gidip gelmek stresini yaşayarak yaşadıkları olayı tekrar tekrar hatırlayıp travma içerisine girerek huzursuzluk yaşamaktadır. Uzlaşma sayesinde bu mağduriyetin de önüne geçiliyor. Şikayet konusu olayından bir müddet sonra yani soğuma süreci” olarak adlandırılan bir vakitte Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından atanan uzlaştırmacılar tarafından olayın şikayetçisi ile şüphelisi ile bir araya getirilmekte, mağdurların talepleri doğrultusunda şekillenen ve hukuka uygun isteklerle onarıcı adalet mekanizması sağlanmaktadır. Bu çerçevede mağdurların zararları giderilmektedir. Uzlaşan şüphelilerin dosyaları kapandığından sabıkalı olmaktan da kurtularak adli sicillerine herhangi bir kayıt işlememektedir. Gözlemlerimizde Trabzon insanının da uzlaşmaya yatkın olduğunu görmüş bulunmaktayız” şeklinde konuştu.

  • Özhaseki: “Uzlaşma her zaman iyidir”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Hakkari ve Şırnak’ın il statüsünden çıkarılmasına ilişkin düzenlemelerin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Torba Kanun Tasarı metninden çıkarılmasıyla ilgili açıklamalarda bulunarak “Uzlaşma her zaman iyidir” dedi.

    Tarihi Kentler Birliği(TKB) toplantısına katılmak için Samsun’a gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, ilk olarak Samsun Valiliği’ni ziyaret etti. Burada konuşan Bakan Özhaseki, AK Parti Genel Merkezi’nde Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan ile birlikte yakından çalıştıklarını ifade ederek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde Tarihi Kentler Birliği’nde 8 yıl başkanlık yaptığını hatırlattı.

    Belediye Başkanı olduğu dönemde Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın da içinde bulunduğu bazı belediye başkanlarıyla birlikte ders çalıştıklarını belirten Bakan Özhaseki, “Resmen otururduk masa başına ders çalışırdık. Raylı sistemi nasıl yapıyorsunuz? Atık Su Arıtma Tesisi nasıl olur? İşte şu proje nasıl olur. Yabancılar bu projeye kaç lira istiyorlar, kandırılmayalım diye, onlara da çarpılmayalım doğru işler yapalım diye ders çalışırdık. Kayseri ile Samsun’un raylı sistem araçları aynı” dedi.

    Özhaseki daha sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. Basın mensuplarının Hakkari ve Şırnak’ın ilçe olmasına ilişkin hazırlanan tasarıdaki maddelerin geri çekilmesi sorusunu cevaplayan Bakan Özhaseki, “Torba Yasa’ya bütün bakanlıklardaki çok acil girmesi gereken konular girmişti. Bizim bakanlığımızın da teklifleri girdi. İçişleri Bakanlığımızın teklifleri arasında Şırnak ilinin Cizre’ye taşınması, Hakkari’nin ise Yüksekova’ya taşınması. Hali hazırdaki illerinde ilçeye dönüşmesi fikri vardı. Torba Yasa içinde ne kadar madde varsa birçoğu üzerinde uzlaşma sağlanarak hızlı şekilde geçmesi sağlandı. Bu iki madde konusunda biraz itirazlar olunca arkadaşlarımız onu geri çekip değerlendirmeyi uygun bulmuşlar. Biz de bu taraftarda olduğumuz için haberimiz olmadı. Uzlaşma her zaman iyidir. Bu belki biraz daha makul ortamlarda tartışılır, ileri de yeniden gelir, kabul edilir veya edilmez ayrı bir şey. Şu anda maddenin geri çekildiğini bizde basından öğrenmiş olduk” diye konuştu.

    Vali Şahin ziyaret anısına Bakan Özhaseki’ye 3 boyutlu ahşap tablo hediye etti. Ziyarete AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel ve Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı da katıldı.

  • “Uzlaşma” Toplumsal Barışa Da Katkı Sağlıyor

    Adana’da ceza adalet sistemini cezalandırıcı bir süreçten işbirliğine dayalı bir sürece dönüştürmeyi amaçlayan uzlaşma kurumunun etkinliğinin attırılması amacıyla seminer düzenlendi. Seminerde, mağdurun zararlarının karşılanmasını öngören uzlaşmanın taraflar arasında sağlanacak anlaşma ile toplumsal barışa da katkı sağladığı vurgulandı.

    Türkiye Adalet Akademisi tarafından Adana ve çevre adliyelerinde görev yapan hakim ve cumhuriyet savcılarına yönelik düzenlenen ’Uzlaşma Kurumunun Etkinliğinin Arttırılması’ hizmet içi eğitim semineri 3 gün sürdü. Seminerde konuşan Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, yargıdaki iş yükünün azaltılması konusunda Bakanlık olarak çalışmaların devam ettiğini söyledi.

    “MAHKEMEYE GİTMEDEN ÇÖZÜLEBİLECEK İŞLER VAR”

    Bu kapsamda uzlaşma ve arabuluculuğun yaygınlaştırılmasını amaçladıklarını belirten Müsteşar Kenan İpek, “Bir kısım işleri yargıya, adliyeye gelmeden önce, bir kısmını da adliyeye geldikten sonra mahkemeye gitmeden çözülebilir olarak görüyoruz. Uzlaşma kurumu da buna katkı sağlayan unsurlardan biri. Bakanlığımız bünyesinde kurulacak bir daire başkanlığı ile daha iyi takip edilebilecek. Bununla birlikte arabuluculuk uygulamasına da çok önem veriyoruz. Bu konuda iş dünyası ile de çalışmalar yaptık. Yargılama yapmadan bu ihtilafların çözülmüş olması, hem tarafların hem de yargı teşkilatı ve devletimizin lehine olacak” dedi.

    “HEM TARAFLAR KAZANACAK HEM DE İŞ YÜKÜ AZALACAK”

    Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Aytekin Sakarya ise, 21. yüzyıl adalet sisteminde ceza adaleti yerine getirilirken mağdurun tatmin edilmesinin ön plana çıktığını kaydetti. Suça karşı sadece ceza yaptırımının yeterli olmadığını, mağdurun zararının giderilmesinin de en başta gelen amaç sayıldığını kaydeden Sakarya, “Ceza adaletinin hedefleri arasında fail ve mağdur arasındaki meydana gelen çekişmeyi çözmek, böylece hem adaleti sağlamak hem de mağduru tatmin etmek bulunmaktadır. Uzlaşma ile mağdurun zararının kısa sürede giderilmesi, hem taraflar arasındaki hem de toplumsal barışa katkı sağlayacak, mahkemelerin iş yükünü de azaltacaktır” diye konuştu.

    MAĞDUR KORUNUYOR, SUÇLU TOPLUMA KAZANDIRILIYOR

    Uzlaştırmacıların hukuk eğitimi almış kişiler arasından seçildiğini kaydeden Sakarya, bu nedenle uzlaştırma ve onarıcı adalet kavramlarının hukuk fakültelerinde zorunlu ders olarak okutulması tavsiyesinde bulundu. Uygulayıcıların sistemi tanıyarak sonuçlara inanması gerektiğini kaydeden Aytekin Sakarya, Adana, Antalya, Samsun, İzmir ve Aksaray’daki adliyelerde uzlaşmaya gönderilen dosyaların yüzde 55 ile 70 arasında uzlaşma sağlandığını sözlerine ekledi.

    Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da, ceza adaletine yeni bir bakış açısı getiren uzlaşmanın mağdurların haklarının korunmasının yanı sıra suç faillerinin de ceza vermek yerine topluma kazandırılmasını sağladığını söyledi.

    HSYK 1. Daire Üyesi Mehmet Durgun ile çok sayıda Adalet Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin katıldığı seminerde, uzlaşma kurumunun etkinliğinin attırılması için mevcut mevzuat kapsamında neler yapılabileceği, kanun tasarısındaki uzlaştırma sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunularak, tespit edilen sorunlara ilişkin çözüm önerileri değerlendirildi.

  • Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş’tan Anayasa Uzlaşma Komisyonun Dağılmasına İlişkin Açıklama

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Anayasa Uzlaşma Komisyonu 3. toplantısından çekilen Cumhuriyet Halk Partisine, “Yeni bir anayasa yapılmasına katkıda bulunmuyorsanız bunun başka bir manası da şudur: Siz 1982 anayasasına retorik olarak karşı olsanız da bu anayasanın değişmemesi gerektiğine inanıyorsunuz demektir. Bütün bunların hepsini milletimiz görür, her şey milletin gözü önünde oldu. Keşke Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir tavrın içerisinde olmasaydı” dedi.

    Ensar Vakfı Kırıkkale Şubesi’nin düzenlediği ’Düşünce Dünyamızın Mimarlarını Tanıyoruz’ konulu konferansa katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, konferans sonrası gazetecilere Anayasa Uzlaşma Komisyonun dağılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Tam da sivil bir anayasa yapılacaktı, Cumhuriyet Halk Partisi fikirlerini söylemeden çekildi” diyen Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş şöyle konuştu: “Türkiye’nin 1980 anayasası artık Türkiye’ye dar geliyor. Bu 1982’de anayasa kabul edildiğinin ertesi gününden itibaren milletimiz tarafından eleştiriliyor. Bu anayasanın Türkiye’yi taşımadığı, Türkiye’nin sivil, demokratik, toplumcul, özgürlükçü ve yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu herkes söylüyor. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi de söylüyor, diğer partiler de söylüyor. Türkiye’de anayasa hakkında, Türkiye’nin siyasal hayatı hakkında ya da Türkiye’nin yönetimi hakkında fikir olan, sözü olan herkes ilk söze başladığı zaman ne diyor? ’Bu anayasa artık Türkiye’ye dar geliyor.’ Dolayısıyla şu dar gelen anayasa gömleğinin bu milletin sırtından biran evvel çıkarılıp çöp tenekesine atılması lazım. 1 Kasım seçimlerinden hemen sonra, seçim öncesinde de Cumhuriyet Halk Partisi de olmak üzere bütün siyasi partiler yeni bir anayasa gerektiğini, hatta Cumhuriyet Halk Partisi yerinde bir tespitle de sadece anayasa değil aynı zamanda Türkiye’nin bütün anti demokratik mevzuatlardan da gereğini dile getiriyor. Bunun zemin olarak 1 Kasım’dan sonra oluşmuş bir parlamento iradesi var. Bu parlamento iradesi şimdiye kadar Türkiye’de temsil gücüne en yüksek olan bir parlamento olarak tecelli etti. Dolayısıyla milletin iradesi ile oluşan bu parlamentoda adım atıldı. Bunun için biz her türlü ön yargıdan uzak olarak şunu söyledik. ’Herkes eteğindeki taşları döksün, sepetindeki pamuğu ortaya koysun. Kim sivil anayasa olması için ne biliyorsa neye inanıyorsa inandığı şekilde söylesin. Bu anayasanın içeriğiyle de insanlar istediği şekilde görüşlerini ifade etsinler. Bu sadece parlamentoda değil, sivil toplum kuruluşları üzerinden topluma da mal olsun. Aynı şekilde üniversiteler, araştırma merkezleri anayasayla ilgili görüşlerini dile getirsinler.’ Tam da böyle bir havayı yakaladığımızı zannettiğimiz bir anda. Hem de Türkiye’nin hiç siviller tarafından yapılmış bir anayasa metni olmadı” dedi.

    “MİLLET BUNU GÖRÜR VE CEZALANDIRIR”

    “Hep darbe ürünleriyle mi anayasa metinleri yazılacak?” diye sonra Kurtulmuş, “61, 82 hep darbe ürünleriyle mi anayasalarla gideceğiz? Dolayısıyla gelin sivil bir irade anayasa yapsın. Bu anayasa yapma iradesinden kaçan kim olursa olsun millet bunu görür ve cezalandırır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapmış olduğu, hele hele baştan sağlanmış olan bu anlayışa, ortak anlayış birliğine yakışmadı, uygun olmadı. Türkiye’nin bu kadar zor sıkıntıları, problemleri varken Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışmalarına devam ediyor olması, aynı zamanda çok ciddi bir şekilde siyasal kanalların açık olmasını sağlayan bir müessese, yapı idi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin buradan çekilmesini esefle karşılıyoruz, hiçbir şekilde doğru bulmuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi bunu hiçbir şekilde millete anlatamaz. Hele hele Cumhuriyet Halk Partisini anayasa kaçkını bir parti olarak görür. Tam da sivil bir anayasa yapılacaktı bunda Cumhuriyet Halk Partisi fikirlerini söylemeden çekildi. Bu süreci bir yerde sabote etti. Bunu millet görür ve gereğini yapar. Kaldı ki bu Anayasa Uzlaşma Komisyonunun oluşmasında biz aynen geçen sefer olduğu gibi demokratik tavrımızı ortaya koyduk. Şunu söylemedik, ’bizim 317 tane milletvekilimiz var her parti milletvekiline göre bu anayasa komisyonunda temsil etsin’ demedik. Dedik ki, ’tamam tüm partiler sayıları ne olursa olsun buna bakılmaksızın 3’er temsilci versin. Ortak bir anlayış içerisinde anayasa olması için kollarımızı sıvayalım, tartışalım, bizim fikirlerimiz var, sizin de farklı fikirleriniz olabilir. Biz illa bizim fikrimiz budur, olursa olur olmazsa olmaz demiyoruz. Ama gelin bu milletin talebini yerine getirelim Türkiye’yi yeni bir anayasaya kavuşturalım. ’Hayır biz bunu istemiyoruz. Biz bu anayasa yapım sürecinde yokuz’ derseniz aslında bunun Türkçe’de bir tane manası var. Biz Türkiye’nin demokratikleşme noktasında daha ileri gitmesi sürecinde biz yokuz demektir. Eğer siz yeni bir anayasa yapılmasını istemiyorsanız, yeni bir anayasa yapılmasına katkıda bulunmuyorsanız bunun başka bir manası da şudur. ’Siz 1982 anayasasına retorik olarak karşı olsanız da bu anayasanın değişmemesi gerektiğine inanıyorsunuz’ demektir. Bütün bunların hepsini milletimiz görür, her şey milletin gözü önünde oldu. Keşke Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir tavrın içersinde olmasaydı” ifadelerini kaydetti.