Etiket: Uzanan

  • (Özel haber) Sirkeci Garı’nda patilerini üst üste atarak uzanan kediye yoğun ilgi

    Sirkeci Garı’nda öndeki iki patisini üst üste atıp uzanarak yatan sevimli kediye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşların severek birlikte fotoğraf çektirdiği kedinin rahat tavrını bozmaması karşısında vatandaşlar şaşkınlığını gizleyemedi.

    Sirkeci Garı’nda alışılagelindiğin dışında ortada uzanan siyah bir kedi vatandaşların dikkatini çekti. Öndeki iki patisini üst üste atan kedi kendisini görüntüleyenlere ve sevenlere karşı rahatını hiç bozmadı. Yol ortasında uzanan sempatik kediye turistlerde ilgi gösterirken kedinin bu duruşunu görenler ise şaşkınlığını gizleyemedi.

  • Bir ada ülkesinden dünya denizlerine kadar uzanan denizcilik eğitimi

    Üniversite tercihinde denizcilik bölümünü düşünen öğrencilere Kıbrıs’ın bu anlamdaki eğitimi için uygun olduğunu dile getiren Girne Amerikan Üniversitesi, Denizcilik ve Ulaştırma Yüksek Okulu Müdürü Dr. Bayram Ali Tavlayan, “Bir ada ülkesinden dünya denizlerine tam donanımlı, konusunda uzman ve yetkin denizciler yetiştirmeyi çok önemsiyoruz” dedi.

    LYS Döneminin tamamlanması ve tercih sürecinin fiilen başlaması ile üniversite eğitiminde denizcilik dallarını düşünen öğrenci adaylarının; Kuzey Kıbrıs’ta denizcilik eğitimi ile ilgili sorularının yanıtlandığı bir televizyon programına konuk olan Girne Amerikan Üniversitesi, Denizcilik ve Ulaştırma Yüksek Okulu Müdürü Dr. Bayram Ali Tavlayan; Yaşamını denizciliğe adamaya kararlı genç adaylara seslendi. Tavlayan; “Mezunlarımız artık, dünya denizlerinde seyretmektedirler. Yüzyıllardan bu yana, Akdeniz’in ortasında stratejik bir öneme sahip Kıbrıs’ta, bir ada ülkesinden dünya denizlerine tam donanımlı, konusunda uzman ve yetkin denizciler yetiştirmeyi çok önemsiyoruz. 5000 yıldan daha fazla zamandan beri, Kıbrıs sahillerinde gemiler var. Bu atmosfer altında, Girne Amerikan Üniversitesi’nde denizcilik eğitimine davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “Coğrafi konumumuz ve eğitim dilimizin İngilizce olması, bizi öne çıkarıyor”

    Okulun, Akdeniz’deki coğrafi konumu, eğitim dilinin İngilizce olması, eğitim verilen bölümlerin dünyadaki önemi ve çekiciliğinin; başta Ortadoğu olmak üzere, Körfez Ülke ve Afrika Kıtası’ndan da GAÜ’ ye yeni öğrenciler kazandırdığını vurgulayan Dr. Bayram Ali Tavlayan, “Rekabet koşullarında başarıyı yakalayabilmek için donanımlı, duyarlı ve geleneksel değerlerine önem veren denizci ve yöneticilere sahip olmak amacı ve denizcilik eğitimi, sertifikasyonu konularında dünyanın saygın ve ileri gelen otoritelerinden olma vizyonu olan bir okuluz. Okulumuz genç olmakla birlikte; Türkiye’de ilk 9 üniversite arasında yer almakta ve modern eğitimin öncüsü olmayı hedeflemektedir. Simülatörlerimiz, denizde güvenlik ve uygulamalı denizcilik eğitim alanı, laboratuarlar, atölyeler, eğitim havuzu çağımızın ihtiyaçlarına cevap verebilecek niteliktedir. Okulumuz bünyesinde bulunan programlarının birbirleriyle uyumlu ve tamamlayıcı müfredatlarının getirdiği çift dal ve yan dal imkânı, ve eğitim dilinin İngilizce olmasını adaylarımızın dikkatine sunuyor, başarılar diliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Beyaz altının tarladan sofralara uzanan yolculuğu

    Türkiye’de çeltik üretiminin yüzde 5’inin karşılandığı Çorum’un Osmancık ilçesinde ‘beyaz altın’ olarak adlandırılan pirincin ekiminden sofralara uzanan yolculuğu zor bir o kadarda sabır isteyen bir süreçle gerçekleşiyor.

    Çeltik üreticilerinin pirinç yetiştirmek için yaptığı zahmetli çalışmalar, mayıs ayının son haftalarında tarlanın hazırlanmasıyla başlıyor. Çeltik (kabuğu ayıklanmamış pirinç) tohumu eken çiftçiler, önce tarlalarındaki keşan adını verdikleri alanları, tarım aletleri yardımıyla ekim için hazırlıyor. Daha sonra hazırladıkları keşanların içine su salarak bütün tarlanın su tutmasını sağlayan çiftçiler, tarlalar tamamen su ile bataklık haline gelince çeltikleri saçarak toprakla buluşturuyor.

    Suda eriyen oksijeni kullanarak gelişimini sürdüren çeltik bir süre sonra hastalıklara karşı ilaçlanırken yabani otların istilasına uğramaması için temizlikten geçiriliyor. Suda yetişen tek tahıl ürünü olarak bilinen pirincin yolculuğu da böylelikle başlıyor. Yetişmesi ve başak olgunluğunu yaklaşık 5 ayda tamamlayan çeltik yetişirken sürekli tarlalar su altında bırakılıyor. Belirli olgunluğa erişen çeltikler daha sonra biçerdöverlerle hasat edilerek kurutuluyor. Son aşamada pirinç fabrikalarına satılan çeltikler, özel bir gayret ile kabuklarından ve kepeklerinden ayrılıp pirinç haline getiriliyor. Hasadıyla üreticisinin yüzünü güldüren pirinç, sofralara geldiğinde de damak zevkine lezzet katıyor.

    “Binlerce ailenin gelir kapısını oluşturuyor”

    Osmancık ilçesinde yılda 25 ila 30 bin ton üretilen pirinç, binlerce ailenin de geçim kaynağını oluşturuyor. İlçede üretilen “Osmancık97” pirinci ülkedeki pirinç ihtiyacının yüzde 5’ini karşılıyor. Osmancık’ın önemli gelir kaynaklarından birisi olan çeltik ilçede “pırlanta” ya da “beyaz altın” olarak anılıyor.

    Çorum’da “Çorum leblebisi” bir marka iken, bugün hem marka değeri hem de tadı ve lezzetiyle diğer bir markası da “Osmancık97” pirincidir. Türkiye’de yoğun çeltik üretimi yapılan bölgeler başta olmak üzere ülkede pirinç üretimi yapılan bölgelerin yüzde 80’inde, özelliği ve verimi dolayısıyla Osmancık97 tercih ediliyor ve ekiliyor. Ünü ülke sınırlarımızı aşan Osmancık97 pirinci bugün dünyanın bazı ülkelerinde dahi ekilir konuma geldi.

    Trakya Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Çeltik Bölüm Başkanı Dr. Halil Sürek’e ve ekibinin öncülüğünde ROCCA X EUROPA melezinden geliştirilen ve 1997 yılında tescil ettirilen bir çeltik çeşidi olan Osmancık97 ile hem Çorum hem Osmancık bir marka kazandı. Pirinç deyince bugün hemen Osmancık akla gelirken, bu sayede ilçesinin pirincin başkenti olmasının yanı sıra uluslararası düzeyde isminden bahsedilir hale geldi.

    Osmancık97 pirincinin faydaları bununla sınırlı kalmayıp üreticinin ürünün veriminin yüksek olması dolayısıyla daha iyi gelir sağlamakta, tüccar ve sanayicinin de ürünün randımanının yüzde 60, yüzde 65 gibi yüksek bir randımana sahip olması, ürünün lezzeti, görünümü, kalitesi ve pazarda tercih edilir olması dolayısıyla pazardaki paylarını artırdı.

    Osmancık pirinci verimi ve tercih edilirliği sayesinde ülke ekonomisine de büyük katkılar sağlarken pirinç ithalatının azalmasına da pay sahibi olmuş.

    Osmancıklı çeltik üreticisi Rumi Güney, her yıl pirinç ektiklerinde farklı farklı ümitler beslediklerini belirterek, “İçimizde hep bir ümit var. Traktörümüzü değiştirelim, düğün yapalım gibi ümitlerle ekiyoruz. Çeltiğe düzenli bakarsanız güzel verim alıyorsunuz. İhtiyacımızın nispetinde satıyoruz, kalanını da depolara kaldırıyoruz. Sattıklarımızla da borcumuzu ödüyoruz” dedi.

    Şaban Çıtakoğlu adlı çeltik üreticisi ise çeltiğin ekim yapılmadan önce yerinin hazırlanıp, sürüldüğünü ifade ederek, keşan ve temizliği yapılan tarlaya tohum ekildiğini ifade etti. Çıtakoğlu, tohum ekilmeden önce tarlanın iyi temizlenmesinin gerektiğini aksi takdirde çeltik tohumlarının çürüdüğünü sözlerine ekledi.

  • Erzurum’dan Çat’a uzanan yardım eli

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Hayır Çarşısı, maddi durumdan yoksun olan ailelere gıda ve eşya yardımı yapıyor.

    Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı Sosyal İşler Şube Müdürlüğü’ne bağlı Hayır Çarşısı ekipleri, Çat’a çıkarma yaparak maddi durumdan yoksun olan ve hiçbir geliri olmayan bir aileye umut ışığı oldu. Hayır Çarşısı ekipleri, Büyükşehir Belediyesi Çat Meclis Üyesi Mehmet Tanas ile birlikte Çat’ın Karaşeyh Mahallesi’ne geldi. Burada üç yetim çocuğu olan ihtiyaç sahibi aileyle görüşen Meclis Üyesi Tanas ve Hayır Çarşısı ekipleri, söz konusu ailenin maddi durumuyla ilgili ihtiyaç analizi yaptı. Ekipler bir kamyon dolusu ev eşyasını aileye takdim etti. Buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın, oturma grubu, elektronik eşya, mobilya, halı ve çekyattan oluşan yardım malzemelerine gıda desteği de sağlandı.

    Büyükşehir Belediyesi Çat Meclis Üyesi Mehmet Tanas, “Başkanımızın en önemli sosyal projelerinden biri olan Hayır Çarşısı vatandaşlarımızın yüzünü güldürmeye devam ediyor. Hayır Çarşısı ekipleriyle merkezden bu noktaya 57 kilometrelik mesafeyi aşarak ulaştık. Başkanımız Mehmet Sekmen Beyefendinin selamını ileterek ailemizle yakından ilgilendik. Erzurum’dan getirilen ev eşyası ve gıda yardımı Çatlı hemşerimize teslim edildi. Doğu’nun en büyük iyilik hareketi olan Hayır Çarşımız vatandaşlarımıza umut ışığı olmaya devam ediyor” dedi.

  • Genç mimarın Türkiye’den ABD’ye uzanan başarısı

    Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden birincilikle mezun olan İdil Kantarcı, kısa zamanda dikkat çeken bir kariyerin sahibi olarak dünyanın en önemli mimarlık ve tasarım firmalarından biri olan Perkins+Will’in bünyesinde iş hayatına başladı.

    Geçen yıl Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden mezun olan İdil Kantarcı, eğitimine İtalya’nın Universite Studi Degli Di Sassari ile Amerika’nın University of North Carolina Charlotte üniversitelerinde devam etti. Ayrıca Fransa ve İtalya’da yaz stajları yaparak mesleki deneyimleri elde eden Kantarcı, üniversite yaşamı boyunca katıldığı ulusal ve uluslararası birçok yarışmadan ödüllerle döndü. Genç tasarımcı ve mimar, Lufthansa, Philips ve W Hotel gibi kendi alanında önde gelen firmaların açtığı yarışmalarda da çeşitli dereceler elde etti.

    İstanbul Topkapı Fold Community gibi Türkiye’de de büyük ölçekli çalışmalara imza atan ve Perkins+Will’de iş hayatına atılan İdil Kantarcı, başarılı projelere imza atmak istediğini belirtti. Kantarcı, “Üniversitemin son senesini University of North Carolina, Charlotte’ta okudum. Bitirme projemin final sunumuna çeşitli firmalardan profesyonel olarak çalışan mimarlar geldi. Final sunumum sayesinde mezun olmadan birçok firma ile görüşme fırsatım oldu. Bu firmalardan biri de işlerini yakından ve çok beğenerek takip ettiğim Perkins+Will idi. Amerika’daki mezuniyetimin ardından Perkins+Will’in teklifini kabul ederek Charlotte ofisinde çalışmaya başladım. Firma, tasarımın yaşamı ve toplumu değiştirebilecek güce sahip olduğu inancı üzerine kurulan bir felsefeye sahip. Dünya genelinde 20’nin üzerinde ofis ile mimarlık, iç mimarlık, şehir planlama ve peyzaj mimarisi üzerine farklı ölçekte hizmet veriyor. Türkiye’de de aktif bir şekilde çalışılıyor. Benim de amacım uluslararası projelerde deneyim elde etmek ve ülkem için başarılı projelere imza atmak” dedi.

    Serbest olarak konsept, mobilya ve obje tasarımı da yaptığını belirten başarılı genç, New York’ta yeni bir mobilya markası olan Naturalist’in kreatif direktörlüğünü de üstleniyor. Naturalist için marka ve sergi salonu konsept çalışmaları yapan İdil’in tasarımlarının bu sene içerisinde Naturalist New York ve Washington DC sergi salonlarına çıkarılması planlanıyor.