Etiket: Uzak

  • Ağız kokusu için gargaradan uzak durun

    Diş Hekimi İlker Arslan, “Özellikle ağız kokusu olan bireylerde sadece ağız gargaralarının kullanılmasını önermemekteyiz çünkü gargaralar problemlerin gizlenmesine sebep olabilir” dedi.

    Dent Suadiye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Protez ve İmplantoloji Uzmanı Diş Hekimi İlker Arslan, çürük ve diş eti rahatsızlıklarının en önemli sebebinin dişler üzerinde biriken plak olduğunu belirterek, “Oluşan plağı kaldırmanın tek yolu ise dişlerin doğru biçimde düzenli olarak fırçalanmasıdır” diye konuştu.

    Kullanılan diş macunlarının mutlaka sentetik kıllardan yapılmış ve uçları yuvarlak sonlandırılan türden olması gerektiğini belirten Dt.İlker Arslan , diş macunu hakkında ise,”Hiç bir diş macunu harikalar yaratmaz. Flor içeren diş macunları hassasiyeti gidermek ve çürüğe karşı direncin sağlaması açısından faydalıdır. Tadı hoşumuza giden bir diş macununu kullanmak bizi her zaman motive edecektir. Dişlerin arka kısımlarına kadar rahatlıkla ulaşabilmelidir” dedi.

    Arslan, fırçalama tekniklerini şöyle sıraladı: “Fırçalama tekniğinde ise en temel prensip, Dişlerin bütün yüzeylerine fırçanın en az üç kez temas etmesidir. Fırçalama sonrasında dil dişler üzerinde pürüz hissetmemelidir.Fırçalama sırasında ileri geri yapılan yatay hareketlerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Fırçalama her zaman diş etinden dişe doğru yapılmalıdır.Dil yüzeyi mutlaka fırçalanmalıdır.Diş eti rahatsızlığı olan hastalarda mutlaka doktor tarafından önerilen diş fırçaları tercih edilmelidir.

    Eğer dişleri yatay hareketlerle fırçalarsak ,kısa vadede her hangi bir problem oluşmaz ancak uzun vadede dişlerin boyun kısımlarında aşınmalar görülür.Diş etlerinde çekilmeler olabilir.Ayrıca dişlerin ara yüzeylerinde oluşan plaklar etkin bir biçimde temizlenmez.Fırçalama esnasında ise diş eti kanaması ile karşılaşırsak bu diş eti rahatsızlığını gösterir ve mutlaka hekime başvurulması gerekir.

    Dişlerimizin ara yüzleri temizlemenin tek yolu ise diş ipidir ve her gün kullanılması gerekir.İki diş arasındaki diş etinin çekildiği durumlarda diş ipi yerine ara yüz fırçaları kullanılmalıdır.

    Özellikle diş eti rahatsızlığı olan bireylerde su veya çeşitli ilaçlarla diş ve diş eti arasındaki bölgeyi temizlemeye yarayan, ucundan sıvı ve hava çıkan aletlere ise ağız duşları diyoruz. Bunlar ara yüz fırçaları,ağız gargaraları ve elektrikli diş fırçalarıdır.

    Ara yüz fırçaları,diş eti çekilmesine bağlı olarak oluşan boşlukların ve köprü restorasyonlarının alt kısımlarının temizlenmesinde kullanılıyor.

    Ağız gargaralarının da hiç bir zaman tek başına tedavi edici özelliği yoktur. Özellikle ağız kokusu olan bireylerde sadece ağız gargaralarını kullanılmasını önermemekteyiz çünkü gargaralar problemlerin gizlenmesine sebep olabilir”.

    Son olarak elektrikli diş fırçaları hakkında da bilgi veren Diş Hekimi İlker Arslan ,’Özellikle el becerisi yeterli olamayan ve engelli bireylerde kullanılan elektrikli diş fırçaları elle fırçalamaya oranla daha efektif bir temizlik yapılabilmesini sağlamaktadır. Bu fırçalar kullanılırken en önemli faktör dişlere fazla bastırmadan ve 45 derecelik açı temas ettirilmelidir” dedi.

  • Kış aylarında kapalı alanlardan uzak durun

    Uzmanlar, kış aylarında enfeksiyondan korunmak için kalabalık ve kapalı alanlardan uzak durulmasını tavsiye ediyor.

    Kış aylarında genellikle üst ve alt solunum yollarını etkileyen virüslerin yaygın şekilde görüldüğünü ve bu mevsimde birkaç kez salgın şeklinde ortaya çıkabildiğini ifade eden Özel Esentepe Hastanesi’nde görevli Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, bu dönemde karşılaşılabilecek nezle, grip, zatürre gibi hastalıklara karşı alınabilecek tedbirler hakkında vatandaşları uyardı. Soğuk havaların kendini günden günde hissettirmesiyle birlikte vücudun bağışıklık sisteminin zayıfladığını ifade eden Özsoy, “Kalabalık şehirlerde kapalı alanlar, okullar ve alışveriş merkezleri gibi ortamlar, enfeksiyonun yayılması için en uygun alanlardır. Özellikle kış aylarında en sık görülen nezle, genelde virüslerin sebep olduğu 2 ile 4 gün süren, hafif ateş, burun akıntısı, burun tıkanıklığının eşlik ettiği bir süreçtir. Sıvı desteği, ateş düşürücü ve akıntı azaltıcı birtakım ilaçlar ve istirahatle gerilemesi beklenir” dedi.

    Grip aşısının öneminden bahseden Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, “Grip daha ağır seyirlidir. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, öksürük daha fazla görülür. Grip olan birinden doğrudan bulaştığı gibi grip olan kişinin temas ettiği yerlerden de bulaşabilir. Grip iyileşemezse alt solunum yollarını tutabilir. Başka hastalığı olan kişilerinin durumlarını kötüleştirebilir. Bu sebeple risk grubunda olan hastaların grip aşısı olması lazım” diye konuştu.

    Özsoy, kapalı ve kalabalık alanların ziyaret edilmemesi, evlerin sık sık havalandırılması, günde 1-2 saat açık alanda kalma, el yıkamaya özen gösterilmesi gibi basit tedbirlerle gripten korunmanın mümkün olduğunu söyledi.

  • Sinop’tan Uzak Doğu’ya deniz salyangozu ihracatı

    Sinop’un Dikmen ilçesinde bir firma Çin, Kore, Tayland ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerine deniz salyangozu ihraç ediyor.

    Sinop Valisi Hasan İpek, ilin önemli sanayi şirketlerini gezdi. Vali İpek, Sinop’tan Uzak Doğu ülkelerine deniz salyangozu ihracatı yapan Sadıklar Soğuk Hava Tesisleri ve Su Ürünleri Dış Ticaret Limited Şirketi’ni gezdi.

    Bir senede 550 ton işlenmiş ve şoklanmış deniz salyangozu Uzakdoğu’ya gönderildiğini belirten şirket müdürü Halil Şişman, “Şirket olarak deniz salyangozu ihraç ediyoruz. Deniz salyangozlarını Uzak Doğu ülkelerinden Japonya olmak üzere Kore, Çin ve Tayvan’a ihraç ediyoruz. Bu sene 550 ton civarında deniz salyangozu ihracat ettik. İhraç ettiğimiz ülkeler deniz salyangozunu gıda amaçlı kullanıyor. Salyangozun iri olan kabuklarını da ihraç ediyoruz. Bir de kabuğun haricinde küçük tırnaklar var, onları da ihraç ediyoruz. Bu sene ihracatımızı takribi değeri 3-4 milyon dolar civarında. Bu ürün tamamen yerli Türk Lirası karşılığında alınıp dolar olarak satılan bir ürün. Yani Türkiye’ye ve Sinop’a belki de döviz getiren tek ürün. Yerli üretim olarak üretiliyor. Dolar olarak satılıyor. Direkt ekonomiye katkı.İşletmemizde Dikmen’deki çevre köylerdeki vatandaşlar çalışıyor. İşçilerimiz hep Dikmen bölgesinden. Yaz döneminde 100 kişinin üzerinde işçi çalıştırıyoruz. Deniz salyangozlarını Karadeniz Bölgesi’nin Sarp Sınır Kapısı’ndan, Bulgaristan sınırına kadar olan bütün bölgelerden deniz salyangozu alıyoruz. Birde Çanakkale Boğazı ve Marmara Bölgesi’nden alıyoruz. Uzak Doğu ülkeleri Karadeniz’den çıkan ürünü çok seviyorlar. Diğer ülkelerde de bu işi yapanlar var ama öncelikli tercihleri Türkiye ve Karadeniz salyangozu oluyor” diye konuştu.

    Ziyarette konuşan Sinop Valisi Hasan İpek, “Sinop’taki sanayi tesislerini geziyoruz. Problemlerini, isteklerini konuşuyoruz hem de üretimlerini görme fırsatı elde ediyoruz. Daha önce iplik fabrikamızı gezdik. Gerçekten çok güzel üretimler var” dedi.

    Sinop Valisi Hasan İpek’in sanayi tesisleri ziyaretine İl Jandarma ve Garnizon Komutanı Şefaattin Serten, Gerze İlçe Kaymakamı Bülent Bayraktar, Dikmen Kaymakamı Mustafa Gözlet, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Oğuzhan Kurt, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mehmet Asak ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürü Ferudun Delen katıldı.

  • Dinçer: “Prim borcu kredisi, esnafın ihtiyacına cevap vermekten uzak”

    Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Talat Dinçer, Bağ-Kur’luya tanınan prim borcu kredisinin esnafın ihtiyacına cevap vermekten uzak olduğunu belirterek, kredinin gerçek amaca ulaşabilmesi için vadenin 36 aydan 60 aya çıkarılması ve sicilin temiz olup olmamasına bakılmaksızın krediye ulaşım imkanı tanınması gerektiğini söyledi.

    Mersin ESOB Yönetim Kurulu Başkanı Dinçer, yaptığı açıklamada, 6736 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun” ile Bağ-Kur prim borcu olan esnaf ve sanatkarlara vade ile borçlarını ödeyip emekli olma imkanı getirildiğini belirtti. Söz konusu kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Ziraat Bankası arasında “Prim Borcu Protokolü” imzalandığını anımsatan Dinçer, ancak protokolün esnaf ve sanatkarların ihtiyacına cevap vermekten uzak olduğunu kaydetti. Prim borcu kredisini ölü doğum olarak niteleyen Dinçer, “Bugün en düşük günlük kazanç üzerinden emekli olacak bir 4-b (Bağ-Kur) emeklisi bin lira ile bin 200 lira arasında maaş alabilir. Bankalar ise maaşın yüzde 90’ını geri alır. Bugün 36 ay üzerinden bankanın üstleneceği Bağ-Kur prim borcu 28 milyar civarında. Krediden yararlanmak isteyen 4-b sigortalısı bir esnaf veya sanatkarımızın borcuna ihya da eklenirse (zamanında borcunu 60 ayın altına düşürmediği için vergi kaydı devam ettiği halde ödemeden dolayı geçici terk) toplam borç 50 milyardan az çıkmaz. Bu durumda emekli olmak isteyen esnafımızın 20-25 milyar lira ilave para yatırması gerekir ki, bugün hiçbir esnafımızın bunu gerçekleştirecek ekonomik gücü yoktur. Ancak, vade 60 aya çıkarsa ve banka emekli maaşına mahsuben 50 bin lira kredi kullanma yolunu açarsa esnafımız bu protokolden yararlanabilir. Bizler kurum olarak bu vadenin 60 aya çıkarılmasını talep etmekteyiz” dedi.

    “Vade 60 aya çıkarılsın, temiz sicil şartı aranmasın”

    Protokol ile ‘sicili temiz esnaf’ şartı getirildiğine de dikkat çeken Dinçer, “Ülkemizdeki ekonomik şartlarda sicili temiz esnaf bulmak, samanlıkta iğne aramaya benzer. Geçmişte bu tür emekli maaşına mahsuben verilen kredilerde temiz sicil şartı aranmıyordu. Yine bu kredide de temiz sicil şartı kaldırılmalı. Bugün hangi esnafımızın sicili temiz. Siz zaten banka olarak maaşına el koyacaksınız. O zaman temiz sicil aramak neyin nesi? Bizler söz konusu prim borcu kredisinin amaca ulaşması için vadenin 60 aya çıkarılması ve temiz sicil şartı aranmamasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Palandöken’den kurban kesimi uyarısı: “Uzakdoğu malı bıçaklardan uzak durun”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Kurban Bayramı öncesi vatandaşlara uyarılarda bulunarak, “Bayrama kadar piyasada olmayan, sadece bayramlarda ortaya çıkan ve günü kurtarmak adına çarşı, pazar ve sokaklarda dükkânımızın önünde tezgâh açan, kaldırımları işgal eden korsan satıcılara mutlaka dikkat edilmelidir. Kalitesiz kurban bıçağı, satırı ve baltası almayın. Hem kurbana hem size kötü sonuçlar doğurabilir” dedi.

    Uzakdoğu’dan gelen ucuz mallar arasında kalitesiz kurban bıçaklarının da olduğunu, kurban keserken bunların kullanılmaması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Palandöken, “Kurban Bayramı nedeniyle piyasada kalitesiz kurban bıçak, satır ve baltaları işportalardaki tezgâhlarda satılmaya başladı. İstenmeyen olaylara meydan vermemek için bu tür bıçak, balta ve satır gibi ürünlerden uzak duralım. Çünkü bu bıçaklar sacdan yapıldığı için hem kasap için hem de kurban için eziyet vermektedir. Ayrıca bilenmesi ve masatlaması zordur. Kurbanın derisi yüzülürken zarar vermektedir. Hâlbuki bizim dünyaca ünlü TSE damgalı, logolu Bursa’da, Sürmene’de üretilen çelik bıçaklar kolay kolay körelmemekte ve yapılan işten daha iyi verim alınmaktadır. Kurbanlık kesmek ustalık ister, mutlaka görevli kasaplarımıza kurbanlarınızı kestirin” dedi.

    Vatandaşı bayram dönemlerinde ortaya çıkan sorunlara karşı uyarmanın görevleri arasında yer aldığını belirten Palandöken, “Bayram dolayısıyla piyasanın hareketlenmesini bekliyoruz. Geçen sene kesilen 851 bin 948 büyükbaşın yüzde 20 artışla 1 milyona, 2 milyon 850 bin kesilen küçükbaş kurban sayısının ise yüzde 30 artışla 3,5-4 milyona yaklaşması bu sene bekleniyor. Geçen sene kesilen kurbanlık sayısını baz alırsak bu sene piyasaya 10 milyar lira girecek. Bu senede kurban bayramının 9 günlük tatil olması turizm bölgelerinin de hareketlenmesini sağlayacak, ekonomiye bir hareket getirecektir” diye konuştu.