Etiket: Uzak

  • Ciritçi: “Şikayet odaklı insanlardan uzak durun”

    Yaşam Koçu-Yazar Serpil Ciritçi, düşük frekanslı çalışanların, yüksek enerjili insanlarda enerji düşüklüğüne neden olduğunu söyledi.

    Ciritçi, Adana Sanayi Odası tarafından eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında düzenlenen “Pozitif Düşüncenin İş Hayatımıza Katkısı” konulu eğitim seminerinde, insanların pozitifliğinin iş ve günlük yaşamına da olumlu yansıdığını, bu nedenle önem taşıdığını söyledi.

    Düşüncenin enerjisinin çok hızlı olduğunu, saklanmasının mümkün olmadığını ifade eden Ciritçi, “İyiyseniz, samimiyseniz karşınızdakine geçer. Çünkü hepimiz birbirimizle aynı ağ içindeyiz, düşünsel olarak da besliyor” dedi.

    Düşük frekanslı çalışanların, yüksek enerjili insanlarda enerji düşüklüğüne neden olacağını vurgulayan Ciritçi, “Mümkün olduğunca şikayet odaklı insanlardan uzak durun. Bu çok işe yarayacaktır. Çünkü enerjinizi sünger gibi çekiyorlar” diye konuştu.

  • (Özel haber) Aşut’tan firmalara, ‘dövizle borçlanmaktan uzak durun’ çağrısı

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, dövizdeki artışın firmaları ve enflasyonu olumsuz yönde etkilediğini, ancak bu artışın fırsata çevrilebileceğini söyledi. Aşut, “İşadamlarımıza tavsiyem, dövizle borçlanmaktan uzak durmaları, borçlananların da risk yönetimi yaparak kur riskinden kendilerini korumalarıdır” dedi.

    MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Aşut, son dönemde özellikle doların rekor üstüne rekor kırması ve dövizdeki artışın Türkiye ekonomisine etkilerini İHA muhabirine değerlendirdi. Döviz kurundaki yükselmenin ekonomiye hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğuna işaret eden Aşut, ancak Türkiye’nin bu kur artışını lehine çevirmesi gerektiğini vurguladı.

    “Kurdaki yüzde 10’luk artış, enflasyona yüzde 1,5 artış olarak yansıyor”

    Kurdaki yükselmenin iki olumsuz etkisinden söz edilebileceğini dile getiren Aşut, bunlardan ilkinin enflasyon olduğunu ifade etti. Türkiye’de çok sayıda ürün üretilirken ithal girdiler kullanıldığına dikkat çeken Aşut, “Bu da doğal olarak ihraç ettiğimiz ürünler kadar yurt içinde kullandığımız ürünlerin fiyatlarını da artırıyor ve enflasyon üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturuyor. Merkez Bankası’nın yaptığı çalışma bize kurdaki yüzde 10’luk artışın enflasyona yüzde 1,5 artış olarak yansıdığını gösteriyor. Dolayısıyla kur artışının en önemli yansımasını enflasyonda görebileceğimizi söyleyebiliriz” diye konuştu.

    Dövizdeki artışın bir diğer olumsuz yönünün ise firmalara yönelik olduğunu kaydeden Aşut, “Dövizde açık pozisyonda bulunan çok ciddi sayıda firma var. Dövizle borçlanmış ve maalesef yüksek borçların altına girmiş firmalarımız var. Bu pozisyonları nedeniyle firmalarımız zarar görebiliyor” ifadelerini kullandı.

    “Dövizdeki artışı fırsata çevirebiliriz”

    “Dövizdeki artışı fırsata çevirebiliriz” diyen Aşut, bunun için yapılması gereken ilk şeyin, üretimdeki ithal ara malını terk edip mümkün olduğu kadar yerli üretime yönelmek olduğunun altını çizdi. Bu sayede döviz kurlarındaki artıştan olumlu yönde etkilenmenin söz konusu olacağını belirten Aşut, hükümetin bu yönde çok önemli çalışmaları olduğunu söyledi. Geçtiğimiz günlerde TOBB’da düzenlenen TOBB Sanayi Odaları Konsey Toplantısı’na katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Faruk Özlü’nün, toplantıdaki açıklamalarını aktaran Aşut, “Özlü konuşmasında, ithal edilen ara malları içinde ithal etmek yerine üretiminin mümkün olduğu 978 adet ürün tespit ettiklerini ve bu sayıyı zamanla 2 bin 600’e kadar çıkaracak tedbirler aldıklarını anlattı. Özellikle kimya (ilaç), elektronik, makine ve teçhizat, gıda ve motorlu kara taşıması sektörlerinin ülkemizde üretimi için teşvik mekanizmaları oluşturulacağını bildirildi. Maliye, Ekonomi ve Kalkınma Bakanlıkları ile bu konuda birlikte çalıştıklarını ve 2018’de ilk yerli ürün sözleşmesini yapacaklarını açıklaması bizleri umutlandırdı. Kısacası gelecek yılın sonunda belirlenen sektörlerde ilk ürünleri göreceğimizi tahmin ediyorum. İş dünyası temsilcileri olarak yerli üretim konusundaki hassasiyetimizi bilmeyen yok. Biz de her fırsatta önceliğimizin üretim çeşitliliğimizi artırmak ve yüksek teknolojili üretime geçmek olduğunu dile getiriyoruz. Bu desteklerle birlikte Bakanımızın da belirttiği gibi neden teknolojiye ‘Made in Turkey’ damgasını vurmayalım?” şeklinde konuştu.

    “Kurun bu düzeyini ülkemiz lehine çevirmeliyiz”

    Döviz kurlarının yükseldiği dönemde üreticilerin ithal girdilerden kaçınmaya ve maliyetlerini düşürebilmek adına yerli ürünlere yönelmeye başladıklarını ifade eden Aşut, şöyle devam etti:

    “Bu, yerli üretimimizi geliştirmemiz adına önemli bir fırsat. Kurun bu düzeyini ülkemizin lehine çevirmeliyiz. Bunun sağlanmasının ardından da firmalar hızlı büyüyen ve dinamik yeni pazarlara ihracat yaparlarsa, döviz kuru artışları firmalarımızın daha fazla gelir elde etmesine ve Türkiye ekonomisinin olumlu etkilenmesine yol açacaktır.”

    “İşadamlarımıza tavsiyem, dövizle borçlanmaktan uzak durmaları”

    Bu dönemde ihracat, sanayi, tarım sektörlerinde faaliyet gösteren kişilerin TL cinsinden uygun maliyetli kredi kullanmasının sağlanmasının da ayrıca önemli olduğunu vurgulayan Aşut, “Bunu kullanabilmeliler ki, gidip daha fazla döviz ile borçlanmasınlar. Döviz kurundaki artışın bir diğer olumlu yanının da bu olduğu söylenebilir. TL finansman bulabileceği halde dövize yönelenleri bu yönelimden vazgeçirme etkisi var. Böylece firmalarımız başkalarının parasına yönelmek yerine yerli parasına sahip çıkıyor. Son olarak işadamlarımıza tavsiyem, dövizle borçlanmaktan uzak durmaları, borçlananların da risk yönetimi yaparak kur riskinden kendilerini korumalarıdır” dedi.

  • Bakan Yılmaz: “Karmaşıklıktan uzak, sade eğitim sistemini amaçlıyoruz”

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Üniversiteye giriş sisteminin aksayan taraflarını gidererek sınav stresini azaltacak karmaşıklıktan uzak daha yalın ve sadece sistemi amaçlıyoruz. Eğitim, öğretimin bütün kademelerinde öğrencinin üzerindeki sınav stresini azaltmak ana gayemizdir. Öğrenci stres içerisinde olursa başarıyı yakalayabilmesi mümkün değildir” dedi.

    Bakan Yılmaz, AK Parti Sivas Merkez İlçe Başkanlığı’nın 6’ncı olağan kongresine katıldı. 4 Eylül Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kongre saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Burada konuşan Yılmaz eğitime yönelik her dönem eleştiriler olduğunu söyledi. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı ve üniversiteye giriş sınavında yapılacak değişikliğin eğitimin daha ileriye gitmesi için olduğunu belirten Yılmaz, “Türkiye’de eğitim iyi bir yönde gidiyor. Belli bir sistem var onun içerisinde sınav sistemi eğitim sisteminin ölçme değerlendirme bölümünün sadece bir parçasıdır. Dolayısıyla yeniden bir çalışma gayret var. O da daha iyiye ulaşmak için. Ufak tefek rötuşlar yapılması gerekiyordu. Ufak tefek değişikliklerin yapılması gerekiyordu. Biz de bunları yapacağız” dedi.

    Üniversite sınavında yapılacak değişiklikleri de anlatan Yılmaz, “Üniversiteye giriş sisteminin aksayan taraflarını gidererek sınav stresini azaltacak karmaşıklıktan uzak daha yalın ve sadece sistemi amaçlıyoruz. Eğitim, öğretimin bütün kademelerinde öğrencinin üzerindeki sınav stresini azaltmak ana gayemizdir. Öğrenci stres içerisinde olursa başarıyı yakalayabilmesi mümkün değildir. Uygulamada olan giriş sistemi iki aşamalı olarak gerçekleşmektedir. Sınavın biri mart diğeri haziran ayındadır. Sınavlar üç haftaya yayılmakta ve toplam 5 gün sürmekteydi. YÖK tarafından yapılan yeni düzenleme ile sınav bir hafta sonunda gerçekleştirilecektir. Cumartesi başlayacak pazar öğlen bitecektir. Diğer önemli değişiklik puan türleriyle ilgilidir. Şuan var olan 18 puan türü yönetilmesi gereken süreci zorlaştırmakta ayrıca bazı programlar için aday havuzunu daraltmaktaydı. 18 puan türü azaltılacak ve az sayıda adayın girdiği dil puanı dışında temel olarak sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türleri olacaktır. Sayısal, sözel, eşit ağırlık birde dili katarsak 4 puan türü olacaktır” diye konuştu.

    “Türkçe ve Matematik sınavın merkezi olacak”

    Yeni sistemde Türkçe ve matematiğin sınavın merkezi olacağını ifade eden Yılmaz, “Bu diğer müfredat sorulmayacak anlamına gelmemektedir. Milli eğitiminin müfredatı daha önce olduğu gibi sorulmaya devam edecektir. Yine baraj puanı da olacaktır. Sınavda YGS-LYS ayrımı kalkacaktır. Yüksek öğrenim programlarına sayısal, sözel, eşit ağırlık ve dil puanlarıyla girilecektir. Belirli alanlarda uygulanan başarı sırası bundan sonra da aranacaktır. Tıpta, hukukta, mimarlıkta, eğitim fakültelerinde başarı sırası aranacaktır. YÖK yeni düzenlemeyle sınavı öğrencilerimiz, aileleri, rehber hocaları için daha yalın, daha sade ve daha sistemli yönetilebilir bir hale getirmeyi hedeflemektedir” dedi.

    Bakan Yılmaz Türkiye’de yapılan her güzel işte eğitimin başarısı olduğunu, yapılamayan işlerin ise eğitimin eksik olmasından kaynaklandığını sözlerine ekledi.

    Kongreye AK Parti Sivas milletvekilleri Hilmi Bilgin, Selim Dursun, Mehmet Habip Soluk, Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın, AK Parti İl Başkanı Ziya Şahin ve partililer katıldı.

  • Kılıç: “Üretkenlikten uzak bir oyun oynadık”

    TFF 1. Lig ekiplerinden Adanaspor Teknik Direktörü Kemal Kılıç, 1-0 kaybettikleri maçın ardından, derbide kaybetmenin üzüntü verici olduğunu söyledi.

    Ligin 6. haftasında deplasmanda karşılaştıkları Adana Demirspor maçının ardından Adanaspor’da Teknik Direktör Kemal Kılıç, maç sonu basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Kılıç, “Topun hakimiyetinin bizde olmasına rağmen üretken olamadık. İkinci yarı kornerden golü yedik. Ondan sonra oyunu kurtarmak için çabamız olmasına rağmen üretkenlikten uzak bir oyun oynadık. Topun sizde kalması bir şey ifade etmiyor. Tempo oyununda rakibi açabilmeniz daha çabuk paslaşmanız gerekiyor. Ön tarafta hiç bir üretkenliğimiz uzun süre olmadı. Adana Demirspor’u tebrik ediyorum. Önümüzdeki hafta Erzurumspor’u yenerek mağlubiyeti telafi etmek istiyoruz. Deplasmanda galip gelemiyoruz bu sorunun da altından kalkmalıyız” dedi.

  • Uzak doğulu turistlerden Kuzey Ege’ye ilgi

    Kuzey Ege’ye gurbetçi turistlerin ardından Uzakdoğulu’lar da ilgi göstermeye başladı. Bölgede yıldızlı tesis sayısının artışı Uzakdoğlu turistleri Kuzey Ege’ye çekti. Turların başladığı Haziran ayın sonu itibariyle bin 700 uzak doğulu turist bölgeyi kültür turları kapsamında ziyaret etti.

    Zincir otellerin sayısının artması, turizmde kalitenin yükselişi ile birlikte Kuzey Ege ve özellikle Kazdağları yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Turizmde yaşanan çeşitli olumsuzluklara rağmen Kuzey Ege ve Kazdağı otelleri doluluk oranları ve farklı ülkelerden gelen misafirleri ile ilgi çekiyor. Operasyonun başladığı tarihten itibaren bin 700 uzak doğulu turist ilçede konaklama yaptı. Turizmciler önümüzdeki aylarda kültür turları kapsamında Edremit ve Kazdağlarının tekrar tur şirketlerinin güzergahına girmesinden memnuniyet duyduklarını ifade ettiler.

    Turizmci Yağız Öngen, “Haziran ayından beri Uzakdoğulular için oda sayısı bini buldu. Önümüzdeki aylar ve yıllarda devam edeceğimiz Uzakdoğu operasyonumuzla bu misafirler bölgemizi tanıyor. Kuzey Ege’de konaklamalarının en büyük sebebi uluslararası markaların bölgede hizmet veriyor olması. Gruplar ağırlıklı olarak Güney Kore ve Çin’den. İlerleyen zamanlarda Japonları da bölgemize çekmeye başlayacağız” dedi.