Etiket: Uysal

  • Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal:

    Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ve Irak’taki operasyonlarını milli güvenlik için desteklediklerini belirterek, “Bugün Türkiye’nin yeniden kutuplaşmasına izin verilmemeli. 15 Temmuz sonrası güçlenen iç birliği yeniden anayasal zeminde tesis etmeliyiz” dedi.

    DP Genel Başkanı Uysal, Bursa’da esnaf ve işçi temsilcileriyle buluştu. Uysal, daha sonra İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret etti.

    Uysal, AK Parti hükümetinin Suriye ve Irak konusunda bir muhasebe yaptığını ve Türkiye’yi kuşatacak yapılanmalar için ön alıcı doğru müdahaleler yaptığını anlatarak, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mücadelesinin yanında bulunmayı ülke mesuliyeti olarak gördük. Türkiye uçak krizi dolayısıyla Rusya ile ilişkilerde bölgede dar alana hapsedilmişti. 15 Temmuz sonrası Türkiye yeni bir siyaset güncellemesiyle doğru hamleler yaptı. Ancak yakın zamanda kutuplaşma iklimine yönelik bir tavır görüyoruz. İç birliği yeniden anayasal zeminde tesis ederek, meseleleri hukuki kanallarda yeniden ele almalıyız. MHP’nin desteğiyle iktidarın başkanlık meselesini gündeme getirdiğini gördük. Kamuoyu bir bilinmezi tartışıyor. Temel tercihimiz, siyasi partiler rejimi ve seçim kanununda bir takım düzeltmeleri yapmalı, sistemin hata ürettiği fikrini açık yüreklilikle beyan etmeliyiz. Türkiye’nin çoğulculuğunu göz önünde bulundurup yeniden Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini sembolik hale getirmeliyiz. AK Parti’nin 2007 yılında seçim beyannamesinde yer aldığı gibi yürütme ve yasamanın kuvvetlendirildiği, yargının bağımsız olduğu ülkeyi kurmak mecburiyetindeyiz. Başkanlık sistemine topyekun red, topyekun kabul manasında bakmıyoruz. Hükümetin tekliflerini de değerlendirerek Türkiye’nin işletim sistemi problemi diyeceğimiz, işlemeyen, denetim yapamayan ne siyasi ne idari ne de hukuki denetim yapmaktan yoksun olmasının önüne geçilmeli” dedi.

  • DP Genel Başkanı Gültekin Uysal:

    Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, Cerablus’a yapılan operasyonu desteklediklerini ifade etti.

    Eskişehir’de partisinin il binasını ziyaret eden Genel Başkan Uysal, burada düzenlediği basın toplantısında konuştu. Çok sayıda partilinin katıldığı toplantıda konuşan Uysal, Türkiye’nin bugün tarihinde olmadığı kadar büyük depremler ve facialardan sonra 15 Temmuz’da yaşanan sosyal yıkımın ardından toplumda bir enerjinin ortaya çıktığını söyledi.

    Sosyal dayanışma ruhunun 15 Temmuz sonrasında yaşatıldığını belirten Uysal, “Türkiye’nin önünde böyle fırsat penceresi olduğunu bu yaşanan hadiselerin sonunda istisnasız hangi gelenekten gelirse gelsin tüm siyasi organların temsilcileri, Türkiye’de yaşanan operasyona sağduyu içinde cevap vermiş, meydanlarda demokrasiye sahip çıkmıştır. İlk defa iktidarı ve muhalefet ile ortak hareket ettiklerini ifade etmişlerdir. 27 Mayıs’ın bir zehirli tohum olarak ortaya saçılmış fikriyatının maalesef 2016 yılı Türkiye’sin de bir paralel yapı adı altında bir örgütlenme ortaya çıkmıştır. Adının bugün hukuk nezdinde adının FETÖ olarak tabir edilen bir organizasyonla Türkiye’yi karşı karşıya bıraktığı durumu hepimizin iyi değerlendirmesi kanaatindeyim” dedi.

    15 Temmuz’da yaşananlardan ders çıkartılması gerektiğini sözlerine ekleyen Genel Başkan Uysal, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Tarih tercüme edenlerden tekerrür olmaktan çıkar. Türkiye Cumhuriyeti devletini bugün yeniden işleyen bir hukuk rejimi ile işleyen demokratik bir rejimle beraber sahip olduğu insan ve beşeri kaynağının önemli bir güç haline getirebilmemizin yolu hürriyetçi demokrasiyi tam anlamıyla işler duruma geçmesiyle olacaktır. İktidarın tercih ettiği dış politikanın neticesi olarak, özellikle bu coğrafyada radikal dinci grupların karşısında, özelikle Suriye’nin kuzeyinde elde edilen bir alanı neredeyse bir devlet olmaya yönelik yapılan teşebbüslere karşı Türkiye Cumhuriyetinin atmış olduğu adımların önemli olduğunu ve desteklediğimizi söylemek zorundayım.”

  • Levent Uysal: “Yeni bir seferberlik dönemi başlıyor”

    Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Levent Uysal, 15 Temmuz gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup askerin gerçekleştirdiği darbe girişimi sonrası ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Uysal, Türkiye’nin demokrasi ve milli beraberlikte olduğu kadar ekonomide de dünyaya gücünü kanıtladığını ve Türkiye için yeni bir seferberlik dönemi başladığını söyledi.

    Türkiye’nin 15 Temmuz gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup askerin gerçekleştirdiği darbe girişiminden ekonomi alanında zarar görmemesi için birçok adım atıldı. Gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin sonucunda alınan kararlarla, gerekse hükümetin iş dünyası için açıkladığı geniş çaplı teşviklerle Türkiye ekonomisinin darbe girişimi sonrası yara alması engellenmeye çalışılıyor. Türkiye’nin demokrasi ve milli beraberlikte olduğu kadar ekonomide de gücünü dünyaya kanıtladığını belirten Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Levent Uysal, “15 Temmuz’daki hain darbe girişimini püskürten Türkiye, ekonomide de gücünü dünyaya kanıtladı. Piyasalar hızla toparlandı, güçlü temelleri olan ekonomi, ağır sarsıntıyı en az zararla atlatmayı başardı. Hükümet açıkladığı teşviklerle iş dünyasında normalleşmenin önünü açtı” dedi.

    “Hızını kesmeyen büyük Türkiye”

    Hükümetin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm bu çabaları karşısında sıranın hız kesmeden büyümeye devam etmesi gereken yatırımlara geldiğini vurgulayan Uysal, şöyle devam etti:

    “Yeni Türkiye, hızını kesmeyen büyük Türkiye. Önümüzdeki süreç iş dünyasının da gerçek gücünü ortaya koyma dönemi olacak. Yatırımların frene basmadan devam edeceği, üretimin çarklarının her zamankinden daha hızlı döneceği, istihdamın ve ihracatın artacağı yeni bir seferberlik dönemi başlıyor. Şüphesiz, perakendeden inşaata, sağlıktan turizme, eğitimden teknolojiye ve finansa kadar bütün sektörlerin ekonomiye katkıları olacaktır. Ülkedeki milli birlik ve beraberlik havası yatırımlarla sürecektir. İş dünyasının önemli oyuncuları yeni Türkiye’nin kalkınma hamlesine büyük katkılar sağlayacaktır. Tüm bunlar da demokrasi nöbetlerinin devam hamleleri olarak ülkemizin tökezlemesini isteyen iç ve dış unsurlara ikinci

    püskürtmeyi yaşatacaktır.”

    “Öğrenci dostu yaklaşım ile YÖK’ü desteklemeliyiz”

    Darbe girişimi sonrası yükseköğretim sisteminde meydana gelen değişimlere de değinen Uysal, “15 Temmuz sürecinin ülkemiz yükseköğretim sistemine ister istemez olumsuz etkileri oldu. Gerek kapatılan 15 üniversite, gerekse yürütülen soruşturmalar sonucu görevden uzaklaştırılan akademik ve idari personel nedeni ile ivedilikle tamir edilmesi gereken bir vaziyet ortaya çıktı. Ancak Yükseköğretim Kurulu aldığı yerinde ve basiretli kararlar ile yükseköğretim sistemimizin sekteye uğramadan sürdürülmesini sağladı. Şimdi biz üniversitelere düşen görev, öğrenci dostu bir yaklaşım ile YÖK kararlarını desteklemek ve gerek maddi, gerekse meydana çıkabilecek ekstra bürokratik iş yükünden yüksünmeden ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşması için çalışmaktır” diye konuştu.

  • Necip Uysal: “Futbolu Beşiktaş’ta bırakmak istiyorum”

    Beşiktaş’ın başarılı futbolcusu Necip Uysal, futbolu Beşiktaş’ta bırakmak istediğini söyledi.

    Kendi kendine belirlediği ana hedefe ulaştığını ifade eden Necip Uysal, “Beşiktaş’ta oynamak harikulade bir duygu. Beşiktaş’ın formasını giymek insana büyük bir gurur veriyor. Ben de bu mutluluğu yaşıyorum. İnşallah futbolu da burada bırakırım. Bayrampaşa Teknik Spor’dan Beşiktaş’ın altyapısına transfer olduğumda kendi kendime belirlediğim ana hedef A takımda forma giymekti. Bunu başarabildiğim için mutluyum” dedi.

    “Futbol Okulundan değil altyapıdan yetişmeyim”

    Kendisinin altyapıdan yetiştiğini belirten Uysal, “Ben futbol okulundan değil, altyapıdan yetişmeyim ama futbol okullarından da yükselen ve aramıza katılan genç arkadaşlarımız oluyor. Bu yüzden futbola meraklı tüm kardeşlerime futbol okullarına kayıt olmalarını tavsiye ederim” diye konuştu.

  • Koru Ankara Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Vasıf Akın Uysal:

    Koru Ankara Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Vasıf Akın Uysal, “Myelodisplastik sendromlu hastalar, hastalığın alt gruplarına, morfolojik-sitogenetik anomalilere, moleküler mutasyonlara, hastaların yaşlarına ve birlikte olan hastalıklara bağlı olarak çok farklı yaşamlar sürebilirler” dedi.

    Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Vasıf Akın Uysal myelodisplastik sendromun ne olduğunu anlattı. Kansızlık, kanamalar ve enfeksiyonlarla ortaya çıkabilen, sıklıkla orta – ileri yaşlarda görülebilen bir sendrom olduğunu belirten Prof. Dr. Vasıf Akın Uysal, hastalığın erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğünü ayrıca çocuklarda da tanımlandığını söyledi.

    Prof. Dr. Vasıf Akın Uysal, “Günümüzde insan ömrünün uzaması, radyoterapi, kemoterapi, kimyasallarla artan temas sonucunda sendromun görülme sıklığı ne yazık ki giderek artmaktadır. Sendromun içeriğinde refrakter kansızlıktan, akut lösemiye kadar giden bir grup hastalık bulunmaktadır. Yirminci yüzyılın başlarından itibaren ayrı ayrı refrakter anemi, ring sideroblastik anemi, prelösemi, kronik myelomonositik lösemi olarak tanımlanan bu hastalıklar, seksenli yılların başlarından itibaren yapılan sınıflandırmalarla myelodisplastik sendrom başlığı altında toplanmışlardır” dedi.

    Bu hastalık grubunda sadece alyuvarların azlığı ile birlikte olan dirençli anemiler ile akut ve kronik lösemilerinde bulunduğunu vurgulayan Uysal, “Bu nedenle myelodisplastik sendromlu hastalar; hastalığın alt gruplarına, morfolojik – sitogenetik anomalilere, moleküler mutasyonlara, hastaların yaşlarına ve birlikte olan hastalıklara bağlı olarak çok farklı yaşamlar sürebilirler” diye konuştu.

    Prof. Dr. Vasıf Akın Uysal Hastalığın tanı ve ayırıcı tanısında, çevresel kandaki sitopeni, bisitopeni ya da pansitopeni sıklıkla myelodisplastik değişikler içeren, hücrelerden zengin , daha seyrek olarak da hücrelerden fakir kemik iliği bulguları, bazı alt gruplarda dalak büyüklüğünün varlığı, mutasyonlar, sitogenetik anomalilerin yardımcı olduğunu da belirtti.

    Hastalarda, MDS’nin alt gruplarının özelliklerine bağlı olarak önemli ölçülerde değişmek üzere, hastalığa yönelik spesifik ve destek tedavilerden söz edebilineceğini ifade eden Uysal , “Spesifik yani doğrudan hastalığa yönelik tedaviler; Sitozin arabinozid, antrasiklinler, azasitidin, desitabin, topotekan, isotretinoin, lenalidomid, arsenik trioksit…gibi ilaçların kullanımları. MDS’li hastalarda allojenik kök hücre transplantasyonu da önemli bir tedavi seçeneği olarak dikkate alınmalıdır. Hastanın yaşı, uygun vericiler ( akraba – akraba dışı ) , hastalığın alt grupları ve birlikte olan hastalıklar gibi faktörler bu tedavi seçeneğinin uygulanmasını ve başarılarını önemli ölçüde etkiler” diye anlattı.

    Prof. Dr. Vasıf Akın Uysal destek tedavileri ise şöyle sıraladı:

    “Eritrosit ve trombosit transfüzyonları, büyüme faktörleri , eritropoietin , demir bağlayıcı ajanlar hastalığın alt tiplerine bağlı olarak hastalar uygulanabilir. Hastaların izolasyonu, ağız bakımları, enfeksiyonlara karşı değişik antibiyotik, antifungal ve antiviral ilaçların kullanımı tedavilerdeki diğer yaklaşımlardır”.