Etiket: uyku

  • Uyku apnesi hayatı zehir ediyor

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayşe Sezim Şafak, hayatı zehir edecek boyuta gelebilen uyku apnesi hastalığının tedavisi hakkında bilgi verdi.

    Yrd. Doç. Dr. Ayşe Sezim Şafak, “İlk olarak kilo verme, aşırı kilo hastalığı en bilinen risk faktörüdür. Kilo vermekle (en az 5-6 kg) belirtiler hafifleyebilmektedir. Uzman doktor denetiminde diyet ve uygun egzersiz programları kilo vermek mümkündür. Alkol; yatmadan önceki saatlerde alınan alkolün uykuda apnelerin daha sık ve uzun süreli olarak ortaya çıkmasına neden olduğu bilinmektedir. Alkol bu hastalarda uykuda ani ölümlere sebep olduğundan akşam saatlerinde alınmamalıdır. Uyku ilaçları; uyku ilaçları apnelerin sıklık ve süresini arttırabilmektedir. Bu nedenle uyku ilaçlarına ihtiyaç duyuluyorsa mutlaka hekim kontrolünde alınmalıdır. Pozisyon; tüm hastaların yaklaşık yarısında sırt üstü yattıklarında solunum durmaları artmaktadır. Bazı hastalarda horlama ve/veya solunum durmaları sadece sırtüstü yatarken ortaya çıkmaktadır. Bu hastalarda sırtüstü yatmalarına engel olacak şekilde sırta yastıklar veya pijamaya tenis topu yerleştirmek gibi önlemler almaları uykuda solunum problemlerini çözebilmektedir. Burun tıkanıklıkları; burun tıkanıklığına sebep olan patolojiler horlamayı yüzde 10-15 oranında artırmaktadır. Bu tıkanıklıklara yönelik tedaviler horlama ve uykuda solunum düzensizliklerini bir miktar azaltacaktır. Burun tıkanıklarının giderilmesi CPAP tedavisine uyumu arttırmak açısından önemli bir yardımcı tedavidir” ifadelerini kullandı.

    Polisomnografi sonucuna göre hafif, orta, ağır şiddetli OSAS tanısı konulduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ayşe Sezim Şafak, “Hafif ve orta şiddetteki OSAS genel önlemler ve anatomik darlıkların cerrahi ile düzeltilmesi ile geriler.Ancak şiddetli OSAS ta CPAP kullanımı esastır” şeklinde konuştu.

  • Teknoloji uyku kaçırıyor

    Medical Park İzmir Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Haluk Aksu, elektronik cihazların kullanımının artmasıyla uyku kalitesinin olumsuz etkilendiğini söyledi.

    Günümüzde birçok insan uyku ile ilgili sorunlar yaşıyor. Uyku kalitesini ve düzenini bozan nedenlerin başında elektronik cihazlar ve aşırı stres geliyor. Kaliteli bir uyku için ise odada bulunan telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi uyarıcıları kapatılmasını öneriliyor.

    Medical Park İzmir Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Haluk Aksu, günümüzde birçok insanın uyku kalitesinin yüksek standartlarda olmadığını belirterek bu durumun yaşam kalitesini düşürdüğünü söyledi. Haluk Aksu, “Geceleri uzun süre bilgisayar başında kalan, tablet ve cep telefonları ile meşgul olan kişilerde biyolojik saatin çalışmasında çeşitli aksaklıklar oluyor. Bunun en önemli nedeni bu cihaz ekranlarının oluşturduğu ışık ve ses dolayısıyla beynin aşırı uyarması buna bağlı olarak biyolojik saatin şaşmasıdır. Bu aletlerin gece belirli bir saatten sonra kullanımı uyku düzenini bozmakta ve sabah yorgun uyanmaya neden olmaktadır” dedi.

    “Kitap okuyun”

    Kitap okumanın uyumaya yardımcı olacağını dile getiren Haluk Aksu, “Kalitesiz uykunun en büyük nedeni, uyumak için ayrılan odada ve yatakta uyunmamasıdır. Uykunuz geldiği zaman yatağınıza geçin. Yatakta 20 dakikadan fazla uyanık kalmamaya özen gösterin. Odanızdaki telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi uyarıcıları kapatın. Uykunuz gelmiyorsa yatak odası haricinde bir odada kitap okuyun. Uyumak için kendisini zorlamayın” dedi.

    “15 dakika ‘şekerleme’ yapın”

    Gece uykusunun çok önemli olduğunu kaydeden Uzman Dr. Haluk Aksu, “Kaliteli bir uyku olmadığı zaman öğle saatlerinde şekerleme yapılıyor. Ancak gündüz 15 dakikanın üzerindeki öğle uykusu, gece uykusunun kalitesini düşürüyor. Kişinin enerjisi düşüyor, odaklanma problemleri baş gösteriyor. Çok geç uyunsa bile sabah erken uyanılmasını öneriyoruz. Kaliteli uyku süresi diye bir standart yoktur. Bu durum kişilerin kendini iyi hissetmesiyle ilgilidir. Uyku süresi herkes için aynı olmaz. Beş saat veya 8 saat uykuyla da mutlu olan insanlar var” diye konuştu.

    “Bilinçsiz ilaç kullanmayın”

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Haluk Aksu, uyku problemi yaşayan kişileri, bilinçsiz ilaç kullanmamaları konusunda da uyardı. İlaçlar herkeste aynı etkiyi göstermediğini ifade eden Aksu, “Sahip olunan hastalıkları tetikleyebilir, daha büyük problemlere yol açabilir. Uyumak için kullandığınız ilaçların bağımlısı da olabilirsiniz. İlaç kullanmadan önce problemleri ortadan kaldırmayı denemelisiniz” ifadelerini kullandı.

    Yaşam kalitesi yükseliyor

    Medical Park İzmir Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Haluk Aksu, “Gece uykusu kaliteli olan kişiler günlük işlerini daha rahat yapıyor, stresle baş etme güçleri artıyor ve iş performansı yükseliyor. Daha üretken, mutlu, daha formda ve sağlıklı oluyorlar. Yatağa girdiğinizde ‘uyuyamazsam, yarın zor bir gün olacak’ şeklinde kaygılara kapılmayın. Rahat olun, stres yapmayın” dedi.

  • Uyku apnesi ölümcül olabilir

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayşe Sezim Şafak, alkolün uykuda ani ölüme sebep olabileceğini belirtti.

    Uyku apne sendromu hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Ayşe Sezim Şafak, “Apne 10 saniyeden daha uzun süreli solunum durmasıdır. OSAS uykuda tekrarlayan hava yolundaki daralmalar veya tıkanmalara bağlı soluk almada kesilmelerin oluşmasına denir. Tekrarlayan soluk kesilmeleri uykunun devamlılığını bozar, derin ve dinlendirici bir uyku uyunmasını engelleyerek gündüzleri aşırı uyuklamaya neden olur” dedi.

    Aynı zamanda hücrelerin oksijenlenmesi de azaldığından başta kalp damar hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına veya bu hastalıkların kötüleşmesine neden olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Şafak, OSAS hastalarının dikkat etmesi gereken genel önlemleri şöyle sıraladı:

    “Kilo verme: Aşırı kilo hastalığı en bilinen risk faktörüdür. Kilo vermekle (en az 5-6 kg) belirtiler hafifleyebilmektedir. Uzman doktor denetiminde diyet ve uygun egzersiz programları kilo vermek mümkündür.

    Alkol: Yatmadan önceki saatlerde alınan alkolün uykuda apnelerin daha sık ve uzun süreli olarak ortaya çıkmasına neden olduğu bilinmektedir.

    Uyku ilaçları: Uyku ilaçları apnelerin sıklık ve süresini arttırabilmektedir. Bu nedenle uyku ilaçlarına ihtiyaç duyuluyorsa mutlaka hekim kontrolünde alınmalıdır.

    Pozisyon: Tüm hastaların yaklaşık yarısında sırt üstü yattıklarında solunum durmaları artmaktadır. Bazı hastalarda horlama ve/veya solunum durmaları sadece sırtüstü yatarken ortaya çıkmaktadır. Bu hastalarda sırtüstü yatmalarına engel olacak şekilde sırta yastıklar veya pijamaya tenis topu yerleştirmek gibi önlemler almaları uykuda solunum problemlerini çözebilmektedir.

    Burun tıkanıklıkları: Burun tıkanıklığına sebep olan patolojiler horlamayı % 10-15 oranında artırmaktadır. Bu tıkanıklıklara yönelik tedaviler horlama ve uykuda solunum düzensizliklerini bir miktar azaltacaktır. Burun tıkanıklarının giderilmesi CPAP tedavisine uyumu arttırmak açısından önemli bir yardımcı tedavidir.

    Polisomnografi sonucuna göre hafif, orta, ağır şiddetli OSAS tanısı konur. Hafif ve orta şiddetteki OSAS genel önlemler ve anatomik darlıkların cerrahi ile düzeltilmesi ile geriler. Ancak şiddetli OSAS’ta CPAP kullanımı esastır.”

  • Uyku Apnesi Ve Horlama Cerrahisi Samsun’da Masaya Yatırıldı

    Büyük Anadolu Hastaneleri “Uyku Apnesi ve Horlama Cerrahisi” konulu 2. Akademik Sempozyumu’nda uyku apnesi ve horlama cerrahisi enine boyuna tartışıldı.

    Sheraton Otel’de düzenlenen “Uyku Apnesi ve Horlama Cerrahisi” konulu 2. Akademik Sempozyumu’na; Büyük Anadolu Hastaneleri İcra Kurulu Başkanı Dr. Hakan Taşlı, Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Genel Müdürü Güner Armutlu, Büyük Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz(KBB) Hastalıkları ve Baş, Boyun Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erdal Seren, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Uyku Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadeniz, Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Kurumsal İlişkiler ve İş Geliştirme Müdürü Fatih Esen ve alanında uzman doktorlar katıldı. Büyük Anadolu Hastanesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği sempozyuma konuşmacı olarak; Büyük Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz(KBB) Hastalıkları ve Baş, Boyun Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erdal Seren ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Uyku Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadeniz katıldı.

    KARADENİZ: “HASTAYA TANIYI İYİ KOYMAK GEREKİYOR Kİ TEDAVİYİ YAPABİLELİM”

    Hastada sadece apneye değil arka plandaki uykudaki solunum bozukluğuna iyi bakmak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Derya Karadeniz, “Hastaya tanıyı iyi koymak gerekiyor ki tedaviyi yapabilelim. Bir de henüz hastalık olarak kabul edilmeyen, kenarda duran ama bilgi birikimi ileride bize bunlarında hastalık olduğunu bize göstereceği iki durum var. Bu da horlama ve uykuda inleme. Bunlarda solunum düzensizliği ile giden durumlardır” dedi.

    SEREN: “İLK APNE CERRAHİSİ MİLATTAN ÖNCE YAPILDI”

    Anadolu’da ilk apne cerrahisinin Milattan Önce uygulandığını söyleyen Doç. Dr. Erdal Seren, “Zonguldak Ereğli’de yapılan bir uygulama. Belki de ilk cerrahi teknik bu. M.Ö. 360’da Karadeniz yaşayan Kral Dionysius çok şişman birisi. Uykuda nefesinin durmasını cilt altına yağ dokusuna iğne batırarak kas dokusuna değerek uyandırmaya çalışıyorlardı. İlk apne cerrahisi uygulaması bu diyebiliriz. Apne cerrahisinde başarılı olmak için ilk olarak apne ve horlamanın neden arttığını belirlemek lazım. Neyi çözeceğimizi bilmek için neden olduğunu bilmemiz lazım” diye konuştu.

    “UYKU APNESİ BÜYÜK BİR KİTLEYİ ETKİLEMEKTEDİR”

    Horlamanın çok ciddi bir sağlık problemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Erdal Seren, “Toplumumuzda çok sık görülmektedir. Erkeklerin yaklaşık yüzde 55’i, kadınların yüzde 45’i ara ara horlamaktadır. Horlamaktan daha önemli gece uykuda 10 saniye ve üzeri nefes durması şeklinde tanımladığımız uyku apnesi de çok önemlidir. Uyku apnesi yüzde 4-5’lere kadar çıkmakta ve bu da büyük bir kitleyi etkilemektedir. Aynı zamanda kalp hastalıklarının, inme, yüksek tansiyon gibi hastalıkların bile zeminini hazırlamaktadır. Dolayısıyla bu uyku apnesinden muzdarip olan kişiler sadece sağlık ile ilgili değil, sosyal problemler de yaşamaktadır. Bunlarda trafik kazası riski 7 kat fazla, iş gücü kayıpları 13 kat fazladır. Yine evlilik ile ilgili problemler yaşanmaktadır. Bizde hastanemizde uyku apnesiyle ilgili cerrahi tedavi uygulayarak şuana kadar 100’ün üzerinde Samsun’dan ve çeşitli illerden gelen hastalar oluşturmaktadır” diye konuştu.

    “HEM HORLAMA APNE CERRAHİSİNDE HEM DE DİYABET CERRAHİSİNDE BÜYÜK BİR DONANIMA SAHİBİZ”

    Hastane olarak hem diyabette hem de horlama apne cerrahisinde büyük bir donanıma sahip olduklarının altını çizen Seren, “Sağlık kenti vizyonu içerisinde olan Samsun’a aynı zamanda bu cerrahi tedaviler büyük bir ivme kazandıracaktır. Özellikle şehir dışından gelen hastalarımızın Samsun’un hem ekonomisine hem de burada şifa bulmaları bizim için hem sevinç hem de gurur kaynağıdır. Büyük Anadolu Hastanesi olarak hem horlama apne cerrahisinde hem de diyabet cerrahisinde büyük bir donanıma sahibiz. Sadece bölge olarak değil, gelen hasta profillerine baktığımızda Türkiye’nin her tarafından hastalar geldiği için önemli bir horlama ve apne cerrahi merkezi konumuna gelme aşamasındayız” şeklinde konuştu.

  • Uyku Apnesi Sorunu Samsun’da Son Buldu

    Uyku apnesi, yani gece uykuda nefes kesilmesi hastalığı yaşayan Eskişehirli Kemal Aytar isimli hasta bu rahatsızlığından dolayı kullandığı contnous positive airway pressure (CPAP) cihazından Samsun Büyük Anadolu Hastanesi’nde geçirdiği uyku apnesi ameliyatı sonrası tamamen kurtuldu.

    CPAP cihazı olması rağmen nefes alamadığını ifade eden 29 Yaşındaki Eskişehirli Kemal Aytar “2012 yılından beri CPAP cihazı kullanmama rağmen nefes alamadığım için zorlanıyordum. Saatte yüz defa nefesim duruyordu ve uyurken horlama oluyordu. Araba sürerken veya kahvede oyun oynarken hemen uykum geliyordu. Eskişehir de CPAP cihazından başka tedavi olmadığını söylediler fakat bir kaç araştırma yapınca Samsun’da bunun tedavisi olduğunu öğrendim ve burada ameliyat olmaya karar verdim” dedi.

    CPAP cihazından kurtulduğu ve ameliyatının başarıyla gerçekleştiği için ameliyatını gerçekleştiren Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Erdal Seren’e, hastane yönetimine ve personeline teşekkür eden Kemal, Aytar “Her gece uykusuzluktan psikolojim bozulmuştu ve bu yüzden ağlıyordum. CPAP kullanmama rağmen nefes bile alamıyordum. Geceleri horlamaktan eşim rahatsız oluyordu ve Eskişehir’de bunun tedavisi olmadığı için hocamı buldum. Çok şükür şimdi rahat nefes alabiliyorum. Hocama çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Uyku apnesi tedavi yöntemlerinde bazen CPAP tedavisi uyguladığını, bu yüzden hastaların uykuda cihaz kullanmak zorunda kaldığını belirten Doç. Dr. Erdal Seren, hastaların bu ve bunun gibi durumlarda tedavi yöntemlerinde, tedavinin ilerleyiş şekline göre yapılacak olan ameliyatlarda bu cihazlardan kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi.

    CİHAZDAN KURTULDU

    Gece uykuda nefes kesilmesi yani uyku apnesi hakkında bilgiler veren Seren, “Gece uykunuzda nefesiniz kesiliyor ise bununla birlikte gün içinde kendinizi uykulu ve halsiz hissediyorsanız, sizde ‘uyku apnesi’ olabilirsiniz. Uykuda nefes kesilmesi demek, o süre için vücudun oksijensiz kalması ve buna bağlı olarak birçok anormal reaksiyonların gelişmesi demektir. Bu anormal reaksiyonlar zaman içinde yüksek tansiyona, kalp spazmına ve ciddi akciğer hastalıklarına neden olabilmektedir. Bu anlamda belirli düzeyde obstrüktif uyku hastalığı olan ve operasyonun yetersiz olacağı hastalarda hava yolunun gece sürekli açık kalmasını sağlamak için de CPAP cihazı kullanılmaktadır. CPAP cihazı havayı doktorunuz tarafından belirlenen basınçla burun maskesi aracılığıyla hava yoluna ileterek, kasların gece boyunca çökmesi engeller. Hava yolunun açık kalmasının sonucunda oksijen düşmeleri engellenmiş olacaktır. Hastaların durumuna göre bu tedavi yöntemi de uygulanmaktadır. Yaptığımız muayene sonrasında kendisine bu kez de biz ameliyat yapmamızı önerdik. Ailenin de onayı ile operasyon kararı alındı. Başarılı bir operasyonun ardından hastamız sağlığına kavuştu ve cihazdan da kurtuldu” şeklinde konuştu.