Etiket: Uygun

  • Milletvekili Tunç: “Başkanlık Sistemi Cumhuriyete Ve Demokrasiye En Uygun Sistemdir”

    AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Milletvekili Tunç, Yeni Anayasa ve Başkanlık sisteminin AK Parti’nin seçim beyannamesindeki vaatlerinden biri olduğunu belirterek, “Başkanlık sisteminin ne olduğunun kamuoyunda tartışılarak milletimiz tarafından aslında bilinmesi gerekir. Bunun gittiğimiz yerlerde halkımızla olan görüşmelerimizde bilinmediğini görüyoruz. ‘Siz diktatörlük mü getiriyorsunuz’ diyenler de var. Hatta başkanlık sistemi gelirse bir daha seçim olmayacağını söyleyenler bile var. Başkanlık sistemini en iyi şekilde halkımıza anlatmamız gerekiyor. Başkanlık sitemi cumhuriyete ve demokrasiye en uygun sistemdir. Nasıl ki belediye başkanlığı seçimlerinde halkın önüne belediye başkanı için ayrı Meclis üyeleri için ayrı 2 sandık konuluyorsa başkanlık sisteminde de halkın önüne başkan için bir sandık, milletvekilleri içinde ayrı bir sandık konulacak. Dolayısıyla halk kimin başkan olacağını önceden bilmiş olacak ve bu demokrasiye daha uygun. Vatandaşlarımız Belediye seçimlerinde nasıl, meclis üyeliklerinde başka partiye, başkanlıkta başka partiye oy verebiliyorsa, Başkanlık sisteminde de bunu yapabilecek” dedi.

    Muhalefet partilerinin ‘diktatörlük gelecek, Recep Tayyip Erdoğan bunu kendisi için istiyor’ şeklindeki propagandalarının doğru olmadığını belirten Milletvekili Tunç, “Erdoğan zaten halkın seçtiği ilk cumhurbaşkanı. Erdoğan, yürürlükteki Anayasamıza göre zaten bizim getirmek istediğimiz başkanlık sisteminden daha fazla yetkilere sahip. Başkanlık sistemi yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığına en uygun sistemdir. Şu anda Başbakan yasamanın içinden çıkmaktadır. Yasama ile yürütme birbirleriyle neredeyse bitişiktir. Başbakanın istemediği bir kanunun Meclisten çıkması mümkün mü? Başbakanın ayrı meclisin ayrı bir seçimle seçilmesi durumunda bu kuvvetler ayrılığına en uygun sistem olacaktır. Muhalefet de kuvvetler ayrılığının daha belirgin olmasını istemiyor mu? O halde, Demokrasiye ve tarihsel sürece de baktığımızda ülkemizin yapısına en uygun sitemdir. Bu nedenle biz seçimde başkanlık sistemini de halkımıza vaat ettik. Tabi bu konuda Mecliste uzlaşmak gerekir. Kamuoyunda bunu tartışırsak herkes bilinçlenirse muhalefet milletvekillerinin bazıları da belki ikna olacaktır. Bu ülkemizin de hayrına olur” diye konuştu.

  • Ahmet Reyiz Yılmaz: “İsrail Gazını Uygun Fiyata Alıp Avrupa’ya Satalım”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, “İsrail gazını uygun fiyata alıp Avrupa’ya da beraber satalım” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. Ahmet Reyiz Yılmaz, yaptığı açıklamada, Siyasi polemikler ile ülke menfaatlerini ötelenemeyeceğini öne sürerek, İsrail gazını uygun fiyata alıp Avrupa’ya da beraber satalım. Siyasi polemikler ile ülke menfaatlerini öteleyemeyiz. Bu gazı hem Türkiye’ye uygun fiyata satın alma hem de İsrail ile birlikte Avrupa’ya satarak Türkiye’ye büyük bir gelir kalemi elde etmeye hazır olmalıyız. Filistin meselesi bizim meselemiz değildir. Ticaretimize de gölge edemez. Milletimiz açlıktan kırılıp yüksek fiyatla doğal gaz tüketirken İsrail’den fiyat uygunsa milletime bir yaşam ferahlığı getirecekse elbette gaz almalıyız. Bu gazı İsrail ile birlikte Avrupa’ya da satabiliriz. Böyle bir meseleyi Hamas ya da Filistin siyasetine heba edemeyiz” dedi.

    “Hamas, Rus yapımı PKK gibi Suriye ve İran da eğitim almış bir terör örgütüdür” diyen Yılmaz, “İlerde Ruslarla beraber bize saldırırsa kimse şaşırmasın. Bizim İsrail ülkesi ile geleceğimiz ve bölgesel liderlik için çok sayıda çözüm bekleyen müşterek problem ve menfaatimiz vardır. Biz ülke İsrail ile bir an önce ilişkilerimizi güçlendirmeliyiz. 12 Yılda İsrail politikamız değişti de ne oldu? Daha huzurlu bir Ortadoğu mu kuruldu? Yoksa daha huzurlu bir Arap dünyası mı inşa edildi? Kuran da Kudüs’ün bir Arap şehri olduğu yönünde ve burada bir Filistin ülkesi kurulması konusun da bir beyan ya da yönlendirme yoktur. Olsaydı Peygamber’in de bu yönde Hadisleri olurdu ki bu yönde Hz. Muhammet tarafından Arapların önüne konulmuş bir hedef ve yönlendirme içeren herhangi bir hadis bulunmamaktadır. Arap ülkeleri ve milletinin Filistin meselesine duyarsızlığının en büyük sebebi de bu konu da bir dinsel yönlendirme yapan metin bulunmamasıdır” ifadesini kullandı.

    “KUDÜS TARİH BOYUNCA ARAPLAR DEĞİL TÜRKLER VE YAHUDİLER İÇİN KUTSAL OLMUŞTUR”

    Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bütün insanlık tarihi boyunca Kudüs yalnızca Türkler için kutsal bir şehir olmuştur. Bu bölgeye Kenan eli denmesi de bundandır. Kenan ismi Araplar tarafından değil Türkler tarafından kullanılan bir isimdir. Türk milleti ne yazık ki kayıp bir tarih yaşıyor. Tarihini unutan bu millete Türklerin kadim tarihi yeniden anlatılmalıdır. Biz Türkler Kur’an ne diyor diye düşünmek yerine Arap ne diyor demeye başladık. Allah’ın kitabı Kur’an’ı kutsal olmaktan çıkartıp onun yerine Arap ve Arapların yaşam şeklini kutsal saymaya başladık. Bu durum Kur’an adaletini ve Onun içindeki diğer tüm gerçekleri gölgelemiştir. Durum böyle olunca gerçek dinden uzaklaşıp Arapların kültür emperyalizmi ile kendi gelenek göreneğini ve din anlayışını kaybeden bir millet haline geldik.”

    Ahmet Reyiz yılmaz, “Bir İbrahim Kavgası Türk İslam Davası adlı kitabımda Türklerin Kenan ili İsrail ile olan tüm ilişkisini ortaya koydum. Millet olarak 5000 yılık kadim tarihimizi ve sadece Kuran değil öncesinde gelen ilahi kitap ve peygamberlerle olan ilişkilerimizi de millet olarak öğrenmek zorundayız. Çocuklarımızın isimlerini Musa, Kenan, Harun, İshak, Yakup, Yusuf koyup ayrıca ilk İsrail devletini günümüzden yaklaşık 3150 yıl önce kurmuş olan Hz. Musa’nın kız kardeşinin oğlu Başkomutan Yuşa’nın mezarına İstanbul Beykoz’daki mekanı Yuşa tepesinde çıkıp dua edip dilek diledikten sonra aynı İsrail’e hamaset gütmek bir yerde bir tarih yanlışı yapıldığını göstermektedir” diye konuştu.

  • Uygun: “Akhisar’a Saygı Duyuyoruz”

    Çanakkale Dardanelspor Teknik Direktörü Fatih Uygun, Ziraat Türkiye Kupası 3. Turu’nda karşılaşacakları Akhisar Belediyespor’a saygı duyduklarını söyledi.

    Kırmızı-beyazlı takım, Ziraat Türkiye Kupası’na kendi sahasında oynadığı ve 1-0 kazandığı Yeşil Bursaspor karşılaşması ile başladı. Bir üst turda ise Çanakkale ekibi, tarihe geçen müsabaka 4-0 geriden gelerek, ikinci lig takımlarından Tokatspor’u 5-4 mağlup edip, tur atlayan taraf olmuştu. Ziraat Türkiye Kupası 3. Turu’nda Süper Lig’in güçlü ekiplerinden Akhisar Belediyespor ile eşleşen Çanakkale Dardanelspor, müsabakanın hazırlıklarını tamamlayarak maç saatini beklemeye başladı.

    Akhisar Belediyespor’un gücünü bildiklerini söyleyen Çanakkale Dardanelspor Teknik Direktörü Fatih Uygun, “Kendilerine saygı duyuyoruz. Hedefimiz zorlu karşılaşmada Çanakkale Dardanelspor ve Çanakkale’ye yakışan şekilde mücadele etmek, başarılı olmak. Futbolcularımın ve bizlerin inancının tam” dedi.

    Çanakkale Dardanelspor – Akhisar Belediyespor karşılaşması yarın saat 20.30’da Manisa 19 Mayıs Stadı’nda oynanacak.

  • Rektör Eruslu: “Tıp Fakültesi Projesi Rafa Kalkmadı, Uygun Zamanı Bekliyoruz”

    Yalova Üniversitesi Rektörü Niyazi Eruslu, Tıp Fakültesi konusunun rafa kalkmadığını, sadece uygun zamanın gelmesini beklediklerini söyledi.

    Yalova Üniversitesi’ne devredilen Termal’deki Rehabilitasyon Merkezi Sağlık Meslek Yüksek Okulu olarak eğitim vermeye başladı. 330 öğrencinin eğitim verdiği binanın 2 blokunun eğitime açıldığını 3. blokun eğitime açılması için ise çalışmaların sürdüğünü dile getiren Yalova Üniversitesi Rektörü Niyazi Eruslu, “Burası Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin altyapısını, Sağlık Bilimleri Fakültesi ise Tıp Fakültesi’nin alt yapısını oluşturacak” dedi.

    Tıp Fakültesi projesinin rafa kalkmadığını, ancak uygun zamanı beklediklerini vurgulayan Eruslu, “Sağlık Meslek Yüksekokulu açıldı. 1 ve 2. blok bitti, 3. blok için çalışmalara başlanıyor. Eylülde eğitimlerimiz başladı. Oraya bir turizm okulu yapmayı hedefliyoruz. Merkezdeki turizm bölümünün bir bölümünü de oraya taşımayı hedefliyoruz. Orada fizik tedavi, rehabilitasyon, acil tıp, sağlık işletmeciliği, yaşlı bakımı gibi alanları orada toplayacağız. Orası Sağlık Meslek Yüksekokulu olarak hizmet veriyor. Sağlık Bilimleri Fakültesi ile ilgili YÖK’e bir dosya hazırladık. İzin bekliyoruz. Ondan sonra Tıp Fakültesi için çalışmalara başlayacağız. Tıp Fakültesi’nin kurulabilmesi için şu anki kanuna göre 750 binin üzerinde bir nüfus gerekiyor. Yalova, İstanbul ve Kocaeli’nin toplam nüfusu 19 milyon 750 bin. Bu barajı da bölgesel olarak hesapladık. Fakülte için epey bir zaman gerekiyor. Bizim için imkansız yoktur, sadece zamanı vardır” diye konuştu.

  • Diploma Kiralamak Uygun Değil

    Konya’da yapılan İslâm Ticaret Hukuku Kongresi’nin sonuç bildirgesinde, diploma kiralama, taşıyıcı anne kiralama, araştırma ve tez yazımı için şahısların kiralanması, haram işlerin yapılması ve insan kaçakçılığı için yapılan kiralamaların uygun olmadığı belirtildi.

    Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi işbirliğiyle yurt içi ve yurt dışından âlim, bilim adamı, akademisyen ve konusunda uzman kişilerin katılımıyla 15-18 Ekim 2015 tarihleri arasında yapılan II. Uluslararası İslam Ticaret Hukuku Kongresinin sonuç bildirgesi açıklandı.

    KTO VIP salonundaki basın toplantısında konuşan kongre genel sekreteri Prof. Dr. Mehmet Bayyiğit, kongrenin en önemli amacının iş dünyasının acil olarak üzerinde durduğu sorunlarına İslam hukuku çerçevesinde çözümler üretmek olduğunu söyledi. İslam ülkeleri arasında bu konuda işbirliğinin gerçekleşmiş olmasını çok önemli bir kazanım olarak ifade eden Prof. Dr. Mehmet Bayyiğit, “Ümmetin ortak problemlerine ortak çözüm üretme anlayışının yaygınlaşması açısından da çok önemli bir kazanım yakaladığımızı düşünüyorum. ABD’deki fıkıh konseyinden Katar’daki İslam Alimleri Birliğine kadar, Suudi Arabistan’dan Ürdün ve Malezya’ya kadar birçok ülkeden İslam bilim insanları bir araya gelerek işbirliği yapmış olmaları çok önemli. Bundan sonraki kongrelerde iş birliği artarak devam edecek. Konya merkezli kongrenin bundan sonrada kurumsallaşarak geleneksel hale gelmesi için çok önemli bir adımdır” dedi.

    HARAM FAALİYETTE BULUNAN İŞ YERLERİNE HİZMET SUNUMU

    Kongrenin bilim kurulu üyesi Prof.Dr. Ahmet Yaman ise sonuç bildirgesinden önemli başlıkları aktardı.

    Haram faaliyetlerde bulunan iş yerlerine dışarıdan bir ürün satımı ya da hizmet sunumu meselesinin çok sorulduğunu anlatan Prof. Dr. Yaman, şunları söyledi:

    “Eğer sizin sunduğunuz hizmet veya mal, haram işle iştigal eden işletmenin üretim zincirinin bir halkasını teşkil etmiyorsa, bu hizmet sizin sunduğunuz ya da sattığınız ürünün satımı ve sunumu üzerinden olmuyorsa bir sakınca olmadığı belirtilmiştir. Bir örnekle daha somut olarak ifade edebilirim; mesela bir bankaya telekomünikasyon hizmeti sunmak meşrudur fakat pornografik yayın yapan ya da şans oyunları üzerine çalışan bir firmaya aynı hizmeti sunmak ise bunun bir parçası olacağından caiz değildir.”

    GÜNCEL KİRALAMA MUAMELELERİ

    Bildirgede güncel kiralama ile ilgili görüş birliğine varılan konulara da açıklık getirildi. Ticari isim ve şirket isminin kiralanması, uçak kiralanması, iş alet ve edevatının kiralanması, banka kasası kiralanması, kanunen gerekli şartların deruhte edilmesi şartıyla devre mülk kiralanması caiz kira sözleşmeleri olarak görüldü.

    Diploma kiralama, taşıyıcı anne kiralama, diğer şahsı kendi adına ilmî araştırma ve tez yazımı için kiralama, İslam’ın haram kıldığı fiillerin icra edilmesi hususunda yapılan kiralama, insan kaçakçılığını kolaylaştırmak için yapılan kiralamaların uygun olmadığı kaydedildi.

    AĞ PAZARLAMASI (NETWORKMARKETİNG) SİSTEMİ

    Ağ pazarlaması, muayyen bir malın, insanları pazarlamaya çekmek için vesile kılınması ve katılımcıya, üye yaptığı her bir şahıs mukabilinde belli bir ücret alma hakkı kazandıran sistem olduğu vurgulandı.

    Tabakalar halinde çalışan sistem herhangi bir çaba sarf etmeden pazarlamacı üyeye menfaat getirme esasına dayanmakta olduğu, sistemi cazip kılanın, ürün satmaktan çok getirilen üyelerden elde edilecek primler olduğu ifade edildi. Heyetin, tasvir edildiği şekliyle ağ pazarlama organizasyonunun barındırdığı garar unsuru ve diğer sakıncalar sebebiyle caiz olmadığı görüşünde bulunduğu, şartların oluşması halinde ise ağ pazarlamasının uygun olacağı hususunda ittifak edildiği duyurularak şartlar şöyle sıralandı:

    “1-Sistemin, sisteme yeni kişiler kazandırmaktan ziyade mal veya hizmetlerin tüketicilere satışını esas alması gerekir.

    2-Ağ pazarlama sistemi ile çalışan firmanın iştigal konusu olan mal ve hizmetler fıkhın genel prensiplerine uygun olmalı,fıkhen mal olarak kabul edilmeyen içki, domuz gibi ürünler ile diğer yasaklanmış mal ve hizmetler olmamalıdır.

    3-Sisteme dâhil olurken herhangi bir isim altında katılımcıdan bir ücret talep edilmemelidir.

    4-Sisteme dâhil olan katılımcının üye yaptığı yeni katılımcı sebebiyle bir ücret alması uygundur. Ancak getirilen üyenin daha sonradan yaptığı satışlardan ve onun da getirdiği üyelerden ve onların yaptığı satışlardan prim almak ise uygun değildir.

    5-Üyenin firmadan mal alabilmesi için üye bulma zorunluluğu olmamalıdır.

    6-Üye istediği zaman sistemden herhangi bir ücret ödemeden ayrılabilmelidir.”