Etiket: Uygulanan

  • Almaya’da STK’lar Türk vatandaşlarına uygulanan polis şiddetini kınadı

    Almanya’nın Duisburg kentinde bayram günü Alman Polisinin şiddetine maruz kalarak yaralanan Mehmet Kara ve Serdar Buğdaycı için Türk Sivil Toplum Kuruluşları bugün Duisburg’taki Karamanlılar Derneği’nde bir araya geldi. Basın açıklamasında hem polisin şiddeti hem de Duisburg Belediye Başkanı Sören Link’in “Asosyaller asosyal olarak kalıyor” açıklamaları kınandı.

    Almanya’nın Duisburg kentinde STK’lar polisin şiddet uygulamasını eleştirirken, Türk toplumunun 60 yıllık Almanya geçmişinde bu ülkenin ekonomisinde, kalkınmasında ve ilerlemesinde en büyük rolleri üstlenmiş emektar bir halk olduğu, son yıllarda Alman Polisinin Türk toplumuna karşı giriştiği sistematik sindirme ve fiziki şiddetin yıllardır pekişmiş dostluğa büyük zararlar vermekte olduğu ve halkın polise olan güven ve sempatisinin zedelendiği belirtildi. Yapılan açıklamada “Polis halka korku salmak değil, tam aksine halkı korkularından emin kılmakla mükelleftir. Çok iyi bilinmelidir ki bu ithamlarımız kesinlikle polis teşkilatının kurumsal kimliğine değil, olaya sebep olmuş şahıslaradır. Görevini en iyi ve adaletli bir şekilde yapmakta olan ve dolayısı ile güvenliğimizin teminatı olan Sayın Polis Teşkilatı üyelerini tenzih ederek, onların da bu konuda duyarlı olmalarını ve içlerinde şiddete eğilimi bulunan polislere karşı da görevlerini yerine getirmeleri gerektiğini buradan hatırlatmak isteriz. Üniformasız kişilerin kanun dışına çıkmaları ne kadar suç ise üniformalı olan kişilerin de kanun dışı davranmaları bir o kadar ve belki daha ileri derecede suçtur. Buradan siyasilere, adli mercilere ve bütün sorumlulara hassasiyet göstermeleri çağrısında bulunuyoruz. Ayrıca yukarıda bahsi geçen iki vatandaşımıza uygulanan şiddetin, medya tarafından, bu olay esnasında orada bulunan insanların asla polise hiçbir mukavemeti olmamasına rağmen, 250 kişi 50 polise saldırmış gibi yansıtılması burada yaşayan halk sakinlerini derinden üzmüştür. Sayın Belediye Başkanı’nın olayı değerlendirirken “Asosyal“ kelimesini kullanmasını, sorumluluk sahibi bir yetkiliye asla yakıştıramıyor ve kınıyoruz. Bizleri çok rahatsız eden bu kelimeden dolayı Sayın Belediye Başkanı’ndan özür dilemesini beliyoruz” denildi.

    BİG Parti Genel Başkanı Halik Yıldız’da olayla ilgili olarak İHA’ya yaptığı açıklamada “Duisburg’ta yaşanan polis şiddetinin kınayarak hem bayram günü hem de küçük bir meseleden dolayı evinin önende polis tarafından bir vatandaşımızın tartaklanması orantısız şiddet kullanılması kabul edilebilir bir durum değildir. Umarım hukuk burada gerçekten iyi çalışma yapar, gerekli tahkikat yapıldıktan sonra gerekli hüküm verilir. Belediye Başkanı’nın yaptığı açıklama yüz kızartıcı bir açıkladır. Umarın hem Türk halkından hem de aileden içtenlikle özür diler. Bunu yapması medya ve siyasiler olarak yakından takip etmek zorundayız. Çünkü bu üst düzey bir ırkçı bir açıklamadır. “Asosyal” kelimesi bu bağlanmada hiç kabul edilir bir şey değildir. Olayın içeriğini bilmeden böyle bir açıklama yapmak doğru değildir ve kınıyoruz. Davayı sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.

    Duisburg Alternatif Vatandaş İnisiyatifi Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya da “Polisin yaptığı hareket çok çirkindir. Kullandığı biber gazı ve yaptığı açıklamaların hiçbirinin doğru olmadığı her birlikte gördük. Tavırlarının yanlış olduğunu da gördük. Belediye Başkanı’nın da böyle bir tabir kullanması çok yanlış bir kelimedir. Kendilerinden özür bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

    Ak Parti İstanbul Milletvekili ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, polis şiddetine maruz kalan Mehmet Kara’yı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

    Basın açıklamasına çok sayıda Türk ve Alman medya mensubu katıldı.

  • Kolundan uygulanan anjiyo ile sağlığına kavuştu

    Denizli’de, uzun süredir nefes darlığı ve daralma hissi yaşayan Hamza Erdil, gittiği hastanede kendisine az uygulanan el bileği anjiyo işlemi ile sağlığına kavuştu.

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan evli, 2 çocuk ve 7 torun sahibi olan Hamza Erdil, el bileği damarından 2 saatte kendisine yapılan anjiyo işlemi ile sağlığına kavuştu. Erdil, kendisini bir sene önce geçirdiği kalp krizinde sağlığına kavuşturan Kardiyoloji hekimi Op.Dr.Erhan Karahasanoğlu’na muayene olmak için ikinci kez Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’ne başvurdu. 2016 yılında ciddi bir kalp krizi geçiren ve bir devlet hastanesinden yönlendirilerek Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’ne getirilen Hamza Erdil, acil müdahale altına alındı ve kasıktan girilerek yapılan anjiyo işleminin ardından sağlığına kavuştu.

    İkinci kez anjiyoya alınan Erdil’e bilekten anjiyo yöntemi uygulandı. Operasyonun ardından konuşan Kardiyoloji hekimi Karahasanoğlu, “Koroner anjiyografi kalp damarlarını görüntülemek için kullanılan girişimsel ve tanısal bir işlemdir. Kalp krizi sebebiyle ya da göğüs ağrısı şikayetiyle gelen hastalara yapılan, Efor testi bozuk olan, ekokardiyografisinde sorun çıkan, göğüs ağrısı yaşayan hastalara uygulanmaktadır. Daha önceleri kasık bölgesindeki femoral arterden yapılan bu işlemi son üç yıldır bilek bölgesinden yapmaktayız. Bilek bölgesinin lokal olarak uyuşturulmasının ardından radial arter dediğimiz bilek damarından girerek kalp damarlarına ulaşmaktayız. Verdiğimiz opak sıvı maddesi sayesinde kalp damarlarını görüntülemekte, gerekli durumlarda da stent ve balonlar kullanarak kapalı olan damarları açmaktayız. Kasık bölgesi yerine bilek bölgesini tercih etmemizin avantajlarına değinecek olursam, uzun süre yatamayacak hastalarımızı yaklaşık iki saat gibi bir sürede taburcu etmekteyiz, ayrıca kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastalarımızın kanamasının durması riskli olduğu için bilekten yapılan anjiyoda daha az acı ve risk ile uygulama yapmaktayız” dedi.

    Gerçekleştirilen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Hamza Erdil, aynı gün içinde günlük hayatına dönmüş, hastane ekibine teşekkürlerini iletti.

  • Celal Adan:”çözüm süreci adı altında uygulanan süreç Türk milletine ihanet eden süreç olmuştur”

    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, “Buradan açıkça ifade etmek istiyorum, çözüm süreci adı altında uygulanan süreç Türk milletine ihanet eden süreç olmuştur”dedi.

    Ağrı’nın Tutak ilçe merkezinde İlçe Kaymakamlığı tarafından şehit ve gazi aileleri ve için gerçekleştirilen iftar programına Ağrı Valisi ve Belediye Başkanı Musa Işın, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, Tutak Kaymakamı Erkan İsa Erat, şehit ve gazi aileleri katıldı. İftar yemeğinden sonra konuşan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, şehitlere rahmet dileyerek konuşmasına başladı. Tutak’ın bir taraftan Üryan babanın ve öbür taraftan bayındır babanın manevi huzurlarında olduğunu anlatan Adan, Tutak’ın Anadolu’nun kapılarını Türk milletine açan, Müslümanlığına öncülük yapan ve Dünya siyasi tarihinin en önemli komutanlarından biri olan Alpaslan’ın akıncı beylerinden olduğunu bildiğimiz Tutak Bey’inin ikamet ettiği Tutak’ta olduğunu söyledi.

    Bu ülkede yaşayan vatandaşların aynı anadan ve babadan doğmuşçasına kardeş olduğunu dile getiren Adan, ‘ağacın kurdu içinde olur misali’ Türk milletine merhametliğine ve kardeşliğine kurşun sıkıldığını belirtti. Adan, “Buradan açıkça ifade etmek istiyorum çözüm süreci adı altında uygulanan süreç Türk milletine ihanet eden süreç olmuştur. Bugün Tutak Kaymakamı’nın Vali Bey’inde destek olarak büyük bir heyecanla Tutak’ı güzel bir şehir haline getirmesinde hiçbir yerinde hendek yok. Hiçbir yerinde PKK’nın paçavralarıyla oraya silah sokan yok. Ama Türkiye birden eşkıyaların bu memleketin birliğine kast eden alçakların, ihanet şebekelerinin ve Türk devletinin, yetimini fakirin, şehidin hakkını, hukukunu devlet oraya hizmet olsun diye imkan sağladığında bu imkânları Dünyanın en modern silahları ile Türk askerlerini vurmak için hendeklere dizildiğini biliyoruz” dedi.

    Ağrı Valisi ve Belediye Başkan Vekili Musa Işın İse yaptığı konuşmada, mukaddes değerlerimizle birleştiğimiz takdirde kimsenin sırtımızı yere getiremeyeceğini söyledi.

    “Bu topraklar üzerinde yaşayan 80 milyon vatandaşımızın yapılan ihanetlere hiçbir”

    Zaman fırsat vermediğine dikkat çeken Işın, “Sizi eşkıyadan korumak bizim görevimizdir. Bizim demir yumruklarımız onların başlarında daima zonklayacaktır. Tendürek Dağı’nda geçen gün 29 eşkıya imha edildi. Ondan bir hafta önce de 9 eşkıya imha edildi. Geçen gün Çemçe’de 7 kişi imha edildi. Kimse devletle baş edemez. İnşallah çapulcuların, ihanet şebekelerinin ve onları kullanan taşeronların niyetleri kursağında kalacaktır. Biz vatanımızı ve birbirimizi seveceğiz. İslam âleminin bir sembolü, merkezi ve çatısı olan devletimizi çökertmek istediler. Hep beraber buna izin vermedik ve vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Programdan sonra Musa Işın ve Celal Adan şehit ve gazi aileleri ile sohbet ederek yakından ilgilendiler.

  • Ağrı’da kahvehanelerde uygulanan ücretsiz internet sohbet kültürünü tehdit ediyor

    Ağrı’da kahvehanelerde yoğun olarak uygulanan ücretsiz internet ağı Wifi yıllardır süregelen sohbet kültürünü yok ediyor.

    Ağrı merkezde son zamanlarda ücretsiz internet ağı olarak bilinen Wifi ile vatandaşlara hizmet eden kahvehanelerin sayısı oldukça fazla. Hemen hemen her kahvehanede Wifi bulunuyor. Bu durumdan oldukça memnun olan vatandaşlar saatlerce oturup ya telefonlarıyla yâda yanlarında taşıdıkları bilgisayar ve ya tablet gibi cihazlarla zaman harcıyor. Kentte oldukça yaygın olan kahvehane kültürü wifi tehdidi altında. Geçmişte kahve hanelerde insanlar masaların etrafında oturup çay içerek sohbet ederken, son zamanlarda artık vatandaşlar ellerine aldıkları telefonlarla saatlerce kafalarını kaldırmadan internette dolaşıyor. İşin en acı tarafı ise Kahvehane kültürünü yok eden bu uygulamadan hem vatandaşlar memnun hem kahvehane işletmecileri.

    Nevzat Güngör Caddesinde kahvehane işleten Kemal Sime adlı vatandaş gençler için Ağrı’ya Wifi hizmetini ilk kendisinin getirdiğini söyledi. Vatandaşlar için oldukça önemli bir hizmet olduğunu ı dile getiren Sime parası olmayan vatandaşların gidip internet kefelerde oturup yarım saat sonra kalktığını belirtti. Gençlerde akıllı telefon olduğunu ancak çoğunun interneti olmadığını, yaptıkları bu hizmetten dolayı çok sayıda müşterilerinin arttığını vurgulayan Sime; “Ben bunu gençler için getirdim ve çok şükür bizim memlekette de baya yayılmış. Ağrı’ya ilk getiren ben oldum ve bu bir yıl sonra yayılmaya başladı. Şimdi hangi kahvehaneye bakarsanız var, neden daha önceden biz bunları getirmedik, daha farklı şeyler getirmiyoruz. Kışı zor gecen soğuk bir memleket. Geneli öğrenci çalışmıyor ve bunun yanı sıra müşteride artıyor. Çok şükür Allaha, bizi Ağrı’da şuan tanımayanda yok, wifi ile birlilikte ortam değişti daha da güzel oldu. Ayrıca bana Wifi kemal diyorlar” dedi.

    İşletme Caddesi’nde kahvehane işletmecisi olan Emre Kaplan adlı kahvehane sahibi, kahvehaneye gelen kesimin çoğunluğu gençlerden oluştuğu için böyle bir uygulamayı hayata geçirdiklerini ve bu şekilde müşterilerinin arttığını ifade etti. Müşterilerin saatlerce masalarda oturup ücretsiz internete bağlandığını aktaran Kaplan; Çay kahvehanelerde daha uygun olduğu için geliyorlar. Wifi için gençler sürekli gelip takılıyorlar, zaten kurma amacımızda bu” diye konuştu.

    Müşterilerden Emre Taşdemir ise kahvehaneye gelip bazen 6-7 saat oturduklarını telefonlarla internete bağlandıklarını bu şekilde işlerini hallettiklerini belirtti. Taşdemir; “Oturuyoruz çayımızı içip sohbet ediyoruz. İnternet kefelere gitmektense kahvehaneler daha iyi. İnternette telefonlarımızla bağlanıyoruz. Arkadaşlarımızla sohbet ediyoruz, zamanımız iyi geçiyor” şeklinde konuştu.

    Bir diğer müşteri Ali Alptekin, kahvehanelerde oturmamanın Kefelerde oturmaktan daha yararlı ve daha ekonomik olduğunu söyledi. Alptekin; “En azından çaya 50 kuruş veriyoruz. Saatlerce Wifi’den internete bağlanıyoruz. Arkadaşlarımızla samimi bir ortamımız var. Eskiden geldiğimizde kahvehanelerde wifi yoktu. Bir süre muhabbet ettikten sonra sıkılıyorduk. Sürekli aynı muhabbetleri ediyorduk. Zaten erkek olduğumuz için genelde kavga muhabbetleri açılır, sıkılırsınız. En azından kahvehanelere gelirsiniz Wifi ‘den kız arkadaşlarınızla konuşursunuz. İnterneti olmayan arkadaşlar içinde çok yararlı bir şey” şeklinde konuştu.

  • Arpacık için uygulanan doğru bilinen yanlışlar

    Gözdeki arpacıklı bölgeye sarımsak sürmenin, çaylı pamukla kompres uygulamanın ve buna benzer evsel yöntemlerin doğru olmadığını belirten uzmanlar, iltihabın doku içlerine yayılıp daha farklı ve ciddi enfeksiyonlara sebep olabileceğini söyledi.

    ’Arpacık’ın, gözdeki kirpik köklerinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan kızarıklık, şişkinlik, kaşıntı ve ağrı ile kendini gösteren enfeksiyon olduğunu belirten uzmanlar, sivilceye benzeyen bu şişkinliğin aslında içi iltihap dolu bir apse olduğuna dikkat çekti. Gözkapağında doluluk hissi, ağrı ve kaşıntıyla belirti veren arpacık, sonrasında kirpik diplerinde kızarıklık, şişlik, acı, ağrı, batma, sulanma ve kaşıntı ile gelişen bir ağrılı süreç olduğunu ifade eden Bursa Aritmi Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, “Arpacık, çoğunlukla gözün yüzeyinde olduğu bilinse de aslında göz kapağının derinlerinde oluşabilir. Bu rahatsızlığı herkes yaşayabilir. Basit tedavi yöntemleri ile arpacık sorunu giderilebilir. Ancak arpacıkta kişinin kendi kendine tedavi uygulaması önerilmez. Arpacıklı bölgeye sarımsak sürmek, çaylı pamukla kompres uygulamak ve buna benzer evsel yöntemler, asla bir uzman hekimin uygulayacağı tıbbi müdahalenin yerini tutmaz” diye konuştu.

    Arpacık genellikle stafilokok adlı bakterinin sebep olduğu göz enfeksiyonundan kaynaklandığını dile getiren İpçioğlu, “Kirpik dipleri ya da burada bulunan bezler fazla yağ ve bakteri gibi sebeplerle tıkanıp apse yapabilir. Arpacık çoğu kez zararsızdır, ufak tefek çözümlerle kendiliğinden iyileşebilir. Sıcak pansumanlarla olgunlaştırılıp, içindeki iltihabın akıtılması sağlanabilir. Tedavi edilmediği için iyileşmeyen ve ilerleyen arpacık kiste dönüşürse ileri derecede bir müdahale hatta cerrahi yaklaşım gerekebilir. İnsan bedeninde uyur konumda bulunan bakteriler, direnç düştüğünde harekete geçer ve çeşitli organ ve dokularda enfeksiyon olarak kendilerini gösterir. Vücut direnci düştüğünde, kişi eğer uykusuz da kalmışsa, bu bakteriler gözü etkileyerek, arpacık çıkmasına sebep olurlar. Ayrıca bu bakteriler dışarıdan da gelebilir” dedi.

    Opr. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, ”Arpacık tedavisi için ilk akla gelen çözüm hekime gitmek olmalıdır. Bir göz doktorunun uygulayacağı tedavi, vereceği ilaçlar, merhem, damla yahut antibiyotikler en güvenilir çözümdür. Arpacıkta evreler vardır. Eğer başlangıç evresi iyi yönetilir ve doğru tedavi edilirse, arpacığın tekrar etme riski ortadan kalkmış olur. Arpacık çıkan göze çok gerekli olmadıkça dokunmamak gerekir. Göz iltihap kapabilir, hatta doku içlerine yayılıp daha farklı ve ciddi enfeksiyonlara sebep olabilir. Bu sebeple, arpacık başlar başlamaz göz doktoruna itmek en doğru seçenek olacaktır. Ellerin ve dokunulan eşyaların temiz olması, nesnelere dokunduktan sonra ellerin gözlerle temas ettirilmemesi ve sık sık yıkanması gerekir” şeklinde konuştu.