Etiket: Uygulanan

  • Karacasu’daki 2 mahalleye uygulanan karantina sonlandırıldı

    Karacasu’daki 2 mahalleye uygulanan karantina sonlandırıldı

    Aydın’ın Karacasu ilçesi Ataköy ve Yukarı Görle Mahalleleri’nde 15 gündür uygulanmakta olan karantina sonlandırıldı.

    Karacasu İlçe Hıfzıssıhha Kurulu ve İlçe Salgın Yönetimi Kurulları Karacasu Kaymakamı Ahmet Soley’in çağrısı üzerine toplandı. Toplantıda alınan kararlar ile Ataköy ve Yukarı Görle Mahallelerindeki karantinanın sonlandırılmasına oy çokluğu ile karar verildi. Karacasu Kayamakamlığı’ndan yapılan açıklamada, “Toplantıda Yukarı Görle Mahallesi’nde aktif vaka ve temaslı sayılarının büyük düşüş gösterip, bir süredir de yeni vaka ve temaslı ortaya çıkmaması nedeniyle mahalle genelinde uygulanan karantinanın 7 Aralık Pazartesi saat 17.00 itibari ile sonlandırılmasına, Ataköy Mahallesi’nde de ilçede salgının en şiddetli yaşandığı mahalle olması, her gün artan, hızla yeni vaka ve temaslıların ortaya çıkması, temaslı ve aktif temaslı sayılarının artma eğilimi gösterip iyileşmelerde aynı oranda artış olmamasına rağmen mahalle halkından gelen yoğun talep ve sızmalar ile karantinanın ilçe ekonomisine zarar verip bir bölümü de çevre mahallelerde tarım işçiliğine giderek geçimini sağlayan vatandaşların çalışamaz duruma gelip karantina nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşamasından dolayı bu mahalledeki karantina da 7 Aralık Pazartesi saat 17.00 itibari ile sonlandırıldı.”

    Toplantıda karantinaların kaldırılmasının yanı sıra Yukarı Görle Mahallesi’nde güvenlik güçleri, belediye ve denetim ekiplerince yürütülen denetim faaliyetlerinin arttırıılması kararı da alındı.

  • Şanlıurfa’da bazı iş yerine uygulanan kısıtlama başladı

    Şanlıurfa’da bazı iş yerine uygulanan kısıtlama başladı

    ŞANLIURFA (İHA) –Korona virüs tedbirleri kapsamında Şanlıurfa’da bazı iş yerlerindeki kısıtlama saat 20.00 itibariyle başladı. Denetimlere başlayan ekipler, iş yeri sahiplerini uyararak tedbirler konusunda bilgi verdi. Uyarılar sonrası bazı iş yerlerinin kapatılmaya başlandığı gözlendi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korona virüs nedeniyle yeni tedbirleri açıklamasının ardından İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından bir genelge yayımlandı. Genelgeye doğrultusunda bu gece saat 20.00 itibariyle bazı iş yerlerine yönelik çeşitli kısıtlamalar uygulanacağı açıklandı. Genelgede belirtilen saat itibariyle Şanlıurfa’da iş yerleri denetlendi. Haliliye Belediyesi zabıta ekipleri, kafe, lokanta, restoran, berber ve kuaförleri gezerek kısıtlamanın başladığını hatırlattı. İş yeri sahiplerine bilgi de veren ekipler, kurallara uyulmadığı takdirde cezai işlem uygulanacağını söyledi.

    Genelgede bu gece saat 20.00 itibariyle Şanlıurfa’da alışveriş merkezleri, marketler, berberler, kuaförler ve güzellik merkezleri sabah saat 10.00’a kadar kapatılacak ve gündüz ise saat 10.00 ile 20.00 arasında hizmet verebilecek. Kafe, restoran, pastane, kafeterya gibi yeme ve içme yerleri ise saat 20.00 itibariyle sadece telefonla ya da online olarak sipariş alabilecek. Saat 10.00 ile 20.00 arasında ise gel al şeklinde hizmet verecek şekilde açık olabilecek.

  • Bakan Koca: “1 ay sonra uygulanan bu aşının etkinliğini görmüş olacağız”

    Bakan Koca: “1 ay sonra uygulanan bu aşının etkinliğini görmüş olacağız”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Faz-3 çalışmalarına başlanan aşılardan umutlu olduklarını belirterek, “2 aşı yapılıyor, bir başlangıçta bir de 14’üncü gün olmak üzere, devamında da 28-29’uncu günde antikor gelişimi görülüyor. Dolayısıyla biz 1 ay sonrası için uygulanan bu aşının etkinliğini ve antikor geliştirebilirliğini görmüş olacağız” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Koca, toplantının ana gündeminin son zamanlarda artan vakalar olduğunu, bunun yanı sıra, salgının dünyadaki ve Türkiye’deki seyri, vaka artışının sebepleri, vaka sayılarının arttığı illerde alınacak önlemler, hastane kapasitelerinin ve aşı çalışmalarının ele alındığını bildirdi.

    “1 ay sonra uygulanan bu aşının etkinliğini ve antikor geliştirebilirliğini görmüş olacağız”

    Covid-19 aşısıyla ilgili dünyada yaygın bir ilerlemenin söz konusu olduğunu belirten Sağlık Bakanı Koca, “Şu an da Faz-3 çalışması devam eden 9 aşının 6 tanesinin insana uygulanması başladı. Bu uygulamalardan bir tanesi bizim Bakanlık olarak izin verdiğimiz, Çin’de geliştirilen aşı. Ülkemizde de Faz-3 çalışmalarına bugün Hacettepe’de 3 sağlık çalışanı üzerinde başlanmış oldu. Ağırlıklı olarak sağlık çalışanları katıldı. Başta bin 200 kişiye yapılmış olacak. Devamında da 10 bin kişi daha ilave ediliyor olacak. 2 aşı yapılıyor, bir başlangıçta bir de 14’üncü gün olmak üzere, devamında da 28-29’uncu günde antikor gelişimi görülüyor. Dolayısıyla biz 1 ay sonrası için uygulanan bu aşının etkinliğini ve antikor geliştirebilirliğini görmüş olacağız. Bir diğer aşı Pfizer’in aşısı. Pfizer’in çalışmasına da bu konuda izin verildi. İstanbul’da Çapa ve Cerrahpaşa dahil olmak üzere, 10’dan fazla merkezde bu başlıyor. Önümüzdeki günlerde başlamış olur. İzni çünkü verilmiş oldu. Biz bu arada bu aşının da özellikle bizim vatandaşımızda genetik farklılıklar olduğundan aşının etkisi farklı olabilir. Bunu da önümüzdeki 1 ay içerisinde görmüş olacağız. Ayrıca Rusya’dan da geliştirilen aşı ile ilgili bir iki eksiği olduğu söylemiştim. Genel olarak aşıyla ilgili yapılan çalışmaların uygun olduğunu, hem hayvan çalışmalarının hem Faz-1, Faz-2 insan deneyi çalışmaları yapılmış. Olumlu sonuçlar alındığını dosyadan anlıyoruz. Faz-3 için zannediyorum haftaya izin verilebilir. Dolayısıyla biz bu Faz-3 çalışmalarına neden izin veriyoruz? Vatandaşımız üzerinde genetik, bölgesel farklılıklar olabilir. Bunun etkisini görmek ve buna göre de farklı aksiyonlar alabilmek için önemli görüyoruz. Bu anlamda sadece bu 3 aşı için değil diğer aşılarla da yakın iş birliği içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Bakan Koca, yerli aşı çalışmalarında da 2 aşının hayvan deneyleri aşamasına geldiğini ve önümüzdeki yıl bu aşının da önemli yol kat etmesini beklediklerini söyledi.

    “Türkiye için sokağa çıkma gibi bir yasağın şuan için söz konusu olmadığını söyleyebilirim”

    Dünya genelinde şu an için sokağa çıkma uygulamasına pek başvurulmadığını belirten Bakan Koca, “Özellikle Türkiye için sokağa çıkma gibi bir yasağın şuan için söz konusu olmadığını ve Bilim Kurulu’nun da şuan böyle bir önerisinin olmadığını söyleyebilirim. Özellikle bizim, sonuç alabilmemiz insandan insana geçen bu virüsün temasla geçtiği için maske ve mesafenin önemini her zaman için söylüyoruz. Ama bu bulaşın önlenmesinin en kestirme yolu mesafe ve maske. Yani maske ve mesafe son derece basit iki uygulama. Bununla da sonuç aldığımızı biliyoruz. Onunla ilgili yoğunlaşmanın azalması ile ilgilim yer yer İl Hıfzıssıhha Kurullarımız kararlar alıyor. Bunu da zaten görebiliyoruz. Hem esnek çalışma uygulamaları hem toplu taşıma araçlarındaki düzenlemelerde bu görülüyor” şeklinde konuştu.

    “Hayatını kaybedenlerin ağırlıklı yaş ortalaması hala yüksek”

    Son dönemde gençlerde yaşanan vaka artış seyrinin sorulması üzerine Bakan Koca, “Özellikle son dönemde hareketliliğin artması ile birlikte gençlerde salgının taşıyıcılığın, virüsün daha yoğun olduğunu görmeye başladık. Hareketlilikle bu daha çok arttı. Ama gençlerde giderek hayatını kaybedenlerin sayısının aynı olmadığını düşük olduğunu, hiç olmadığı anlamında söylemiyorum. Son dönem genç yaşta kaybettiğimiz vatandaşlarımız oldu. Ama genç yaşlarda kaybettiklerimizin ağırlığı genelde altta yatan kronik bir rahatsızlığı veya immün yetmezliği söz konusu idi. En son hayatını kaybeden öğrencimiz de primer immün yetmezliği olan bir öğrencimizdi. 42 gün gibi bir zaman diliminde bu anlamda arkadaşlar yoğun bir çaba içerisinde oldular ama maalesef hayatını kaybetmiş oldu. Ama gençlerin bulaştırıcılığının yüksek olduğunu, özelliklerde kronik rahatsızlığı olanlara ve de yaşlılarımıza bulaştırma noktasında çok ciddi bir sorun oluşturduğunu, o nedenle de herkesin virüs taşıyormuş gibi maske ve mesafe kuralına uyması gerektiğini düşünüyoruz. Hayatını kaybedenlerin ağırlıklı yaş ortalaması hala yüksek. Ama bu genç yaşta hiç olmadığı anlamına gelmez” açıklamalarında bulundu.

    Okullarda 2 + 5 gün uygulaması

    Okulların açılması ile ilgili Bilim Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak çalışma yaptıklarını ve 2 + 5 gün şeklinde bir uygulamaya geçileceğini belirten Bakan Koca, hastalığın yoğunluk durumuna göre İl Hıfzıssıhha Kurullarının okula başlatmama konusunda karar alabileceğini ama şuan için böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Bakan Koca, 3 hafta sonra da salgının seyri ve bölgesel faktörlerin değerlendirilip kademeli geçiş olup olmayacağının belirleneceğini açıkladı.

    Grip aşısı belirlenen kişilere uygulanmalı

    Grip aşısına dünyada arzın artışının yüzde 20’yi geçmediğini belirten Bakan Koca, geçen yıla göre Bakanlık olarak geçen yıla oranla katlarca fazla grip aşısı temin etme konusunda çalıştıklarını ve bu aşının kimlere yapılması konusunda tespit yapıldığı an aşılamaların başlayacağını söyledi. Ayrıca zorunlu aşı yapılması gerekenler için herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağına değinen Bakan Koca, grip aşısının herkese uygulanmasına gerek olmadığını belirtti.

  • Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı, “Sözleşmelilere uygulanan çifte standarda son verilmeli”

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı, “Sözleşmelilere uygulanan çifte standarda son verilmeli”

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Diyanet’te, tüm sözleşmeli personelin 3+1 kadro hakkından, eş durumu ve becayiş hakkından yararlanması gerektiğini söyledi.

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Diyanet’te, tüm sözleşmeli personelin 3+1 kadro hakkından, eş durumu ve becayiş hakkından yararlanması gerektiğini söyledi.

    Sözleşmeli personel hakları ile ilgili açıklamada bulunan Ardahanlı, 9 Temmuz 2018 tarihinden sonra atatan 4/B sözleşmeli personelin çakılı kadro gereği bir yılın sonunda eş durumu ve becayiş hakkından yararlanamadığını, eşinden ve çocuklarından ayrı çalışmak zorunda kalan personelin moral ve motivasyonunun düştüğünü söyledi.

    Ardahanlı, “Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan 4-B sözleşmeli personelin kadroya geçmesi için uygulanan 3+1 formülü 9 Temmuz 2018 tarihinden önce atanan sözleşmeli personeli kapsamıyor. 9 Temmuz 2018 tarihinden sonra atananlar ise bir yılın sonunda becayiş ve eş durumu tayininden yararlanamıyor. Diyanet-Sen, aynı kurumda çalışan 4-B sözleşmelilere uygulanan bu çifte standardın bir an önce son bularak tüm 4/B sözleşmeli personelin 3+1 formülü ile kadroya alınması ve çalışmalarını müteakip bir yılın sonunda eşi ister kamuda, isterse özel sektörde çalışsın tüm 4/B sözleşmeli personelin becayiş ve eş durumu tayininden yararlanması için çalışmalarına devam ediyor” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan sözleşmeli personele kadro yolunu açan 3+1 formülünün geçen yıl Diyanet-Sen’in girişimleri ile TBMM’de kanun teklifi olarak sunulduğunu ve 27 Haziran 2019’da yasalaşarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Ardahanlı, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ancak yasanın 9 Temmuz 2018’den önce atanan sözleşmeli kurum personelini kapsamaması, 3+1 kadro formülünden yararlananların ise çalışmalarını takiben bir yılın sonunda eş durumu ve becayiş hakkından yararlanamaması kurum personelini rahatsız etmiş, iş barışını ve personelin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemiştir. 3+1 kadro şartının çıktığı günden beri 9 Temmuz 2018 öncesi atanan sözleşmeli kurum personelinin de bu uygulamaya dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Sendikamız bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı ve hükumet yetkilileri ile görüşerek bu ikili uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını ve tüm kurum çalışanlarının 3+1 kadro uygulamasına dahil edilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.”

    9 Temmuz 2018’den sonra atanan 4/B sözleşmeli personelin çakılı kadro gereği bir yılın sonunda eş durumu ve becayiş hakkından yararlanamadığına vurgu yapan Ardahanlı, bunun da eşinden ve çocuklarından ayrı çalışmak zorunda kalan personelin moral ve motivasyonunu düşürdüğünü söyledi.

    Ardahanlı, “Diyanet İşleri Başkanlığında girişimlerimiz sonucu konuyla ilgili çalışmalar başlatılmıştır. Kurumdaki çalışma barışını etkileyen, aynı işi yapan personele reva görülen bu ikili uygulamanın bir an önce sonlandırılarak kurumumuzda çalışan tüm 4/B sözleşmeli personelin 3+1 uygulaması ile kadroya geçmesi, 9 Temmuz 2018 sonrası atananların ise bir yılın sonunda eşi ister kamu, ister özel sektörde çalışsın tayin ve becayiş hakkından yararlanması için çalışmalarımız devam etmektedir” diye konuştu.

  • Bakan Soylu: “Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar ve dünyada birçok bunlara muadil bölgelere uygulanan politikalar, kabul edilebilir politikalar değildir”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dünyada kurulan oyunu kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, “Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar ve dünyada birçok bunlara muadil bölgelere uygulanan politikalar, kabul edilebilir politikalar değildir” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Sudan’da, İçişleri Bakanlığında resmi törenle karşılandı. Sudan İçişleri Bakanı Ahmed Bilal Osman’ın makamındaki baş başa görüşme öncesi gazetecilere açıklama yapan Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sudan halkına selamını iletti.

    Gösterdikleri ilgiden dolayı Sudanlılara teşekkür eden Soylu, “Bizler çok köklü bir kardeşliğe sahibiz. Bu kardeşliğe bize bağışlayan Cenab-ı Allah’tır. İnanıyorum ki ilişkilerimiz bugüne kadar çok üst seviyeye geldi. Bugünden sonra çok daha üst seviyede devam edecektir” diye konuştu.

    Türkiye’nin de Sudan’ın da meselelere bütün taraflarıyla bakması gereken bir dönemden geçildiğini anlatan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Eğer sadece bugünü yaşadığımızı düşünürsek yanılırız. Biz bir taraftan dünü, bir taraftan bugünü ama esas yarını yaşıyoruz. Maalesef bugün dünyada kurulan oyunu kabul etmek mümkün değildir. Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar ve dünyada birçok bunlara muadil bölgelere uygulanan politikalar, kabul edilebilir politikalar değildir. Tarih bize bugün başka bir sorumluluk veriyor. Eğer bugün biz daha fazla birlik içerisinde olmaz, daha fazla birbirimizle iyi anlaşma zeminleri oluşturmaz, omuz omuza, sırt sırta bir mücadele içerisinde olmazsak, maalesef bugünkü dünya düzeni, bugünü de bize arattırır bir hale gelir. Görevlerimiz bu büyük medeniyetlerin bugün insanlığın duyduğu ihtiyacı onlara iletmesini sağlamaktır.”

    Dünyada kendini büyük ülke zannedenlerin kurdukları tezgahlara işaret eden Soylu, “Bütün bunlar, bizim bakmamız, gözetmemiz ve değerlendirmemiz gereken meselelerdir. Güvenlik meselelerimizi hep birlikte aşarız. Terörle, göçle, uyuşturucu ve uluslararası sistemle mücadelede ediyoruz. Bir taraftan Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Cumhurbaşkanınızın dostlukları, bir taraftan milletimizin birbirine olan sadakatleri ve samimiyetleri aslen bize çok güzel rehber olmaktadır. Bakanlıklarımızın arasındaki ilişkiler bunun en güzel örneğidir. Bu yeterli değildir. Bunun için burada ülkem adına İçişleri Bakanlığından, polisimizden, jandarmamızdan, göç teşkilatlarımızdan ne isteğiniz varsa bizim için emir telakki eder” dedi.

    Türkiye ve Türk halkının Sudan’a karşı büyük bir sevgisi olduğunu ve bunun her geçen gün arttığını anlatan Soylu, Sudan’da kendilerini evlerinde hissettiklerini vurguladı.

    15 Temmuz’da Türkiye’ye kayıtsız şartsız destek veren Sudan’a teşekkür eden Bakan Soylu, Sudan’ın terör örgütü FETÖ ile mücadelede dimdik yanlarında olduğunu sözlerine ekledi.

    “Her konuda Türkiye ile çalışmak için hazırız”

    Ahmed Bilal Osman da Bakan Soylu’yu Sudan’da ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Sudan ile Türkiye arasında bir iş birliği bulunduğunu belirten Osman, bu iş birliğinin devam etmesini temenni etti. Her konuda Türkiye ile çalışmak için hazır olduklarını vurgulayan Osman, Bakan Soylu’ya iş birlikleri için teşekkürlerini bildirdi.

    Konuşmaların ardından görüşme basına kapalı devam etti.