Etiket: Uygulamalarında

  • Uşak’ta Huzur 64 uygulamalarında 19 kişi tutuklandı

    Uşak polisinin son 25 günde yaptığı Huzur 64 uygulamalarında aranması olan 61 kişi gözaltına alındı, 19’u tutuklandı.

    Uşak genelinde son 25 gün içinde yapılan Huzur 64 Uygulamalarında genel güvenlik ve asayişin sağlanarak daha huzurlu ve mutlu bir Uşak için çalışmalar yapıldı. Yapılan çalışmalar neticesinde toplam 15 bin 138 şahsın sorgulaması yapılırken, 61 kişi gözaltına alındı 19’u tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Uygulama kapsamında; bin 54 adet uyuşturucu nitelikli hap, 42 gram esrar maddesi, 8,5 gram bonzai maddesi, 2 gram afyon sakızı, 0,7 gram reçine esrar maddesi, 3 adet ruhsatsız, 1 adet ruhsatlı tabanca, 12 adet mermi, 7 adet ruhsatsız 1 adet ruhsatlı tüfek ve 6 adet fişek, 4 adet kurusıkı gaz tabancası ve 26 adet mermi, 1 adet 6136 SKM. kapsamında değerlendirilen kesici-delici alet elde geçirildi.

    Uygulamanın Kabahatler Kanunu kapsamında ise; 2 işletmeye 10 bayana kons yaptırmaktan, 2 işletmeye 10 şahsı sigortasız çalıştırmaktan, 3 işletmeye kapalı mekanda sigara içirtmekten, 1 işletmeye kapatma saatine riayet etmemekten, 1 işletmeye açıktan alkol sunumu yapmaktan, 1 işletmeye 1 şahsın kimlik bildirimini yapmamaktan, 4 şahsa çevreye rahatsızlık vermekten, 1 şahsa çevreyi kirletmekten, 2 şahsa sarhoşluktan, 1 şahsa emre aykırı davranıştan, 8 şahsa araç içerisinde yüksek sesle müzik dinlemekten olmak üzere toplam 26 idari para cezası uygulandı.

    Uygulamanın trafik güvenliğini sağlamak için yapılan çalışmalarda; toplam 2 bin 127 araç kontrol edildi. 1 adet çalıntı ve 6 adet hacizli araç yakalandı. 14 araç trafikten men edildi. Kural ihlali yaptığı tespit edilen toplam 165 sürücüye idari para cezası uygulandı.

  • Tüp Bebek Uygulamalarında Mükemmeliyet Kongresi Sona Erdi

    Nevşehir’de Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD, Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi tarafından düzenlenen “Yardımla Üreme Tekniklerinde Mükemmellik-Klinik ve Embriyoloji Yönleriyle Kongresi (Excellence in ART-Clinical and Laboratory Perspectives)” sona erdi.

    “Yardımla Üreme Tekniklerinde Mükemmellik-Klinik ve Embriyoloji Yönleriyle Kongresi”, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi tarafından Nevşehir Kapadokya’da gerçekleştirildi. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısına Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi öğretim üyelerinden Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, Kongre Sekreteri Doç. Dr. Gürkan Bozdağ ve Düzenleme Kurulu’ndan Prof. Dr. Lale Karakoç Sökmensüer, Doç. Dr. İbrahim Esinler ve Yrd. Doç. Dr. Sezcan Mümüşoğlu katıldı. Kongrenin ilk kez düzenlendiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yaralı, kongrenin 430 delege ve 14 yabancı konuşmacının katılımı ile gerçekleştiğini söyledi. Tüm oturumların İngilizce olduğu toplantıda Türkçe ve Arapça eşzamanlı çevirilerin yapıldığını kaydeden Yaralı, 4 adet tartışma temelli oturumun yanı sıra, 7 tane konferans ve yabancı davetli konuşmacıların deneyimlerini interaktif olarak Türk hekim ve biyologlarla paylaştığı iki panel oturumunun düzenlendiğini ifade etti.

    “PREİMPLANTASYON GEBELİK TARAMASI İLERİDE DAHA SIK KULLANIM ALANI BULABİLİR”

    Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, kongrede hem rahimin iç tabakası hem de embriyonun başarılı bir gebelik elde edilmesi kapsamında rolleri ile ilgili önemli sunumlar yapıldığına dikkat çekerek, “Eve canlı sağlıklı bebekle gitme konusunda üreme potansiyeli yüksek embriyonun seçimi çok önemli. Bütün dünyada rutinde kullanılan metotlar maalesef, hem sübjektif olup, hem de geçerliliklerinin sınırlı” dedi.

    TÜP BEBEKTEKİ BAŞARI

    Prof. Dr. Hakan Yaralı şöyle devam etti:

    “Tüp bebekte başarı yada başarısızlıkta laboratuar daha önemli. Gerek klinik, gerek laboratuarda mükemmeliyeti yakalayacağız. Bizi acaba en yüksek başarıyı en emniyetli olacak şekilde tüp bebeğin gerek klinik ve laboratuar uygulamalarında bireyselleştirmeyi düşünüyoruz. Kişinin özelliklerine göre nasıl bir yol izlemeliyiz konusu önemli. Yumurtalık tembelliği olguları tüp bebekte başarıyı en fazla sınırlayan olgular. İleri yaşta olan kadınlardaki olgular tüp bebekte maalesef en fazla engel olarak gözüküyor. Embriyoya zarar vermeden blastokist safhasında biopsi yapılarak (PGS), tüm 46 kromozomun incelenmesi, bize doğru embriyo seçiminde günümüzde en değerli bilgiyi vermektedir. Çok hoş bir bayan yakışıklı bir erkek ama ruhen ve kalben iyi olmayabiliyor. Sağlıksız yumurtalar iyi döllenebiliyor, embriyo yapabiliyor. Sağlıksız yumurta kapsamında en risk altında olan ileri bayan yaşı olguları (38-46 yaş) bu kapsamda en hedef kitleyi oluşturmaktadır. Ayrıca seçilmiş, mükerrer tüp bebek başarısızlığı ve de nedeni açıklanamayan mükerrer düşüklü olgularda da kullanılabilmektedir. PGS’in genetik ayağında farklı genetik inceleme metotlarının avantajları detaylı olarak tartışıldı. İleri bayan yaşında ya da kanser hastalarında üremenin korunması gibi bir çok önemli hususta 1,5 günlük zaman zarfında uluslararası önemli bilim insanlarıyla bir araya gelerek ülkemizde önemli bir toplantıya imza attık.”

    “TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE STRATEJİLER HASTA TEMELİNDE BİREYSELLEŞTİRİLMEDİR”

    Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Öğretim Üyesi ve Kongre Sekreteri Doç. Dr. Gürkan Bozdağ ise, tüp bebek tedavilerinde her hasta için uygun tek bir tedavi stratejisinin ve protokolünün olmadığını, yaş, yumurtalık kapasitesi, vücut kitle indeksi, genetik farklılıklar ve önceki tedavilerdeki yumurtalık cevabı ve embriyolojik gelişim problemleri gibi değişkenlere göre çocuk sahibi olmak isteyen çifte yaklaşımın klinik ve laboratuar aşamalarında bireyselleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konunun son yıllarda dünya genelinde yapılan kongre ve sempozyumlarda da sıkça vurgulandığını belirten Bozdağ, EIA-2016 Kapadokya toplantısında da ilk oturumun bu başlıkla yapıldığını, Prof. Dr. Peter Humaidan ve Prof. Dr. Evangelos G. Papanikolaou ile birlikte bu oturumu Türk ve yabancı katılımcıların eşliğinde tüm yönleriyle tartıştıklarını söyledi. Doç. Dr. Gürkan Bozdağ, tüp bebeğin sadece klinik ve laboratuar yönleriyle değil aynı zamanda yumurtalık kapasitesi çok azalmış kadın hastalarda bir tedavi alternatifi olabilecek ‘in vitro aktivasyon’ yöntemi gibi henüz deneysel aşamadaki yöntemlerin de Stanford Üniversitesi bilim insanlarından Prof. Dr. Aaron Hsueh’nin sunumu esnasında ve kongre kapsamında tartışıldığını özellikle vurguladı.

    “EMBRİYOLOJİ LABORATUVARI KALİTE KONTROLÜ VE PERSONEL EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİDİR”

    Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Embriyoloji Laboratuarı sorumlusu Prof. Dr. Lale Karakoç Sökmensüer de, bilimsel çıtası yüksek, dünyanın önder infertilite uzmanlarını bir araya getiren bu toplantıyı düzenlemiş olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyledi. Tüp bebek tedavilerinde klinik yaklaşımların yanı sıra embriyoloji laboratuvarı ile ilgili konuların da detaylı olarak ele alındığını ifade eden Sökmensüer, “Bu alanda güncel gelişmeler, yeni teknolojiler, tedavi yaklaşımları ve en önemlisi laboratuvar kalite kontrolünün nasıl yapılması gerektiği gibi önemli hususların embriyologlar tarafından detaylıca konuşuldu interaktif tartışmaları yapıldı” diye konuştu.

    DÜNYADAKİ ÖNEMLİ AKADEMİSYENLER TERÖR TEHDİDİ NEDENİYLE GELMEDİ

    Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Esinler ise, “Kongrenin amacı tüp bebek tedavisinde gebelik oranını nasıl artırmaktı. Dünyadaki konusunda uzman hocalar tespit edilerek davet edilmişti. İtalya ve ABD’deki hocalar ülkelerinden Türkiye’ye gitmeyin uyarısı nedeniyle toplantıya katılmadı. Dünya olarak zor bir dönemden geçerken, ülkemizin yerleşik olduğu coğrafya ve komşu ülkelerde yaşanan terör olaylarını da göz önünde bulundurduğumuzda bu toplantıyı yaşadığımız sıkıntılara rağmen yapmanın gururunu taşımaktayız. Teröre rağmen bilimsel hayatın devam ettiğini, bu denli uluslararası bir toplantı ile ifade etmenin çok değerli olduğunu düşünmekteyiz” dedi.

    Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezcan Mümüşoğlu da tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan çiftlerin yarısından çoğunda erkek faktörünün yaşandığını söyledi.

  • Sakarya’daki Asayiş Uygulamalarında 42 Kişi Tutuklandı

    Ankara ve İstanbul’da meydana gelen patlamalar sonrasında Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri tarafından 4 gündür sürdürülen asayiş uygulamalarında 42 kişi tutuklandı.

    Ankara’daki patlama ve son olarak İstanbul’da meydana gelen patlama sonrasında Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından şehrin ana caddeleri ve 16 ilçesinde başlatılan geniş çaplı asayiş uygulamaları 4. gününde de devam etti. Gerçekleşen uygulamalarda 4 adet av tüfeği, 20 adet çeşitli çap ve markalarda ruhsatsız tabanca ve bu tabancalara ait 92 adet fişek ile 13 adet değişik markalarda kurusıkı tabanca ve bu tabancalara ait 55 adet fişek ele geçirildi. Yapılan çalışmalarda ayrıca 5 şahsın üzerinde toplam 8 gram esrar maddesi ele geçirilirken, çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı çıkartılan ve aralarında 52 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan birinin de yer aldığı 151 şahıs yakalandı. Yakalan şahıslarından 42’si tutuklanırken, 109 şahıs ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

  • İyi Tarım Uygulamalarında Üretici Sayısı Artıyor

    Aydın’da “İyi Tarım Uygulamaları Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi” kapsamında üretici sayısında artışların olduğu belirtildi.

    Aydın’da incir, zeytin, karpuz ve enginarda “İyi Tarım Uygulamaları Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi” kapsamında çalışmaların sürdüğü belirtildi.

    Efeler Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Mehmet Kendirlioğlu, “İyi tarım uygulamaları, kimyasal ilaç, kimyasal gübre gibi kimyasal girdilerin kullanımına izin verildiği, toprak analizi ile başlayıp kontrollü gübre, reçeteli ilaç kullanılmaktadır. Yapılan her uygulama kayıt altına alınıyor. İnsan ve hayvan sağlığı korunduğu gibi çevre koruma bilincinin artması hedefleniyor. Aydın’da incir, zeytin, karpuz ve enginar iyi tarım uygulamaları kapsamındadır. İyi tarım uygulamaları yaygınlaştırılması ve kontrolü projesi çerçevesinde üretici sayısı gün geçtikçe artış kaydediyor” dedi.

    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüketicinin artık satın alacağı ürünün sağlıklı, izlenebilir ve güvenilir olduğundan emin olmak ve kimliği olan ürün istediğini ifade eden Kendirlioğlu, Devletin hem organik tarım hem de iyi tarım uygulamalarına destek vermektedir. Organik tarım ile İyi Tarım Uygulamayı birbirinden ayırmak gerekir. Organik tarım kimyasal hiçbir madde kullanılmadan yapılan tarımdır. Aydın için değerlendirdiğimizde daha çok dağ kesiminde yapılan tarımdır. Fiziksel mücadele dediğimiz tuzaklarla mücadele yapılmaktadır. İyi tarım uygulaması demek kontrollü tarım demektir. Vatandaş ekiminden hasadına kadar hangi ilaçları ne şekilde kullanacak bu işi uzmanların gözetiminde kimyasallar kullanıyor. Ne tür kimyasal ilaç kullanıldıysa tutanaklar halinde kayırta geçiliyor. Hangi kimyasal ilaç ne zaman ne şekilde ne miktarda kullanılmış kayıt altına alınıyor, Nasıl ki doktor reçete yazıyorsa ziraat mühendisleri de bitki üzerinde hastalık ve zararlıyı teşhis ettikten sonra tavsiye edilen kimyasal madde kullanılıyor. Kimyasal ilaçlar reçete yazıldıktan sonra uygulamaya geçiliyor. Daha çok gıda zincirleri ile uğraşan süper marketlerde daha çok istenmektedir. Pazaryerinde vatandaş zaten elinde o belge olmazsa onu o şekilde satması gerektirmiyor. Ancak bu Pazar zincirlerinde bunlar olabiliyor. Vatandaşlarımız bu konuda çok rahat tüketim yapabilirler. Bazen basından takip ettiğimiz gibi Rusya dam veya AB devletlerinde meyve veya sebze gönderliğinde ilaç kalıntısına rastlandığından geri döndüğü yönde bilgisine varılıyor. İyi tarım uygulamaların da şimdiye kadar böyle bir durumla karşılaşılmadı” diye konuştu.

    Didim Ziraat Odası Başkanı Bahattin Gökdemir de, iyi tarım uygulamaları yaygınlaştırılması ve kontrolü projesi kapsamında ilçede kontrollü zeytin üretimi yapanların sayısının 294’e ulaştığını kaydetti.