Etiket: Uygulamaları

  • Aksaray’da asayiş uygulamaları devam ediyor

    Aksaray’da vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak, toplumun huzurunu sağlamak amacıyla 24 saat aralıksız uygulamalar yapan İl Emniyet Müdürlüğü, karayollarında aldığı tedbirler kadar şehir içi trafik ve asayiş olaylarını da geniş güvenlik önlemleri altında sürdürüyor.

    İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şubesi, Terörle Mücadele (TEM) Şubesi, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi, Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ve Narkotik Suçlarla Mücadele (NSM) ekipleri, şehrin her bir köşesinde görev alarak uygulamalar yapıyor. Araçlar ve şahıslar üzerinde uygulama yapan ekipler, araçları durdurarak arama yapıyor. Araç sürücüleri ve araçta bulunan yolcuları da GBT sorgusundan geçiren ekipler, şahısların üzerini de didik didik arıyor. Suç ve suç unsuru teşkil eden olaylarda gerekli cezai işlemi uygulayan polis ekipleri, halkın güven ve huzurun için uygulamaların aralıksız devam edeceğini bildirdi.

  • İklim değişikliğinin tarıma etkilerinin azaltılması uygulamaları Türkiye’ye örnek olacak

    İklim değişikliğinin tarıma etkilerinin azaltılmasına yönelik Mersin’de gerçekleştirilecek uygulamalar Türkiye’ye örnek olacak. Avrupa Birliği ve Türkiye’den hibe desteği alan ‘İklim Değişikliğinin Sürdürülebilir Tarımsal Biyolojik Çeşitlilik Yönetimi ile İklim Değişikliği Etkilerinin Azaltılması Projesi’ sonunda hazırlanacak rapor ilgili Bakanlıklara sunularak, bir yol haritası oluşturması hedefleniyor.

    Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Yürütücülüğünü Mersin Ziraat Odası’nın yaptığı, Mersin Üniversitesi (MEÜ), Toroslar Belediyesi ve Selanik Organik Tarım Üreticileri Birliği’nin paydaş olduğu ‘İklim Değişikliğinin Sürdürülebilir Tarımsal Biyolojik Çeşitlilik Yönetimi ile İklim Değişikliği Etkilerinin Azaltılması Projesi’nin tanıtımı yapıldı. MEÜ Çiftlikköy Kampüsü Vadi Tesisleri gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, projenin ayrıntıları anlatıldı. Toplantıya, Selanik Organik Tarım Üreticileri Birliği Başkanı Dimitris Simaretes de katıldı.

    Toplantının açılışında projeyle ilgili bilgi veren Proje Koordinatörü, Mersin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mesut Salih Uzman, 2016’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sundukları projenin, 2017 yılının Mayıs ayında yaklaşık 400 proje arasından kabul edilen 38 proje arasında yer aldığını söyledi. Projenin yaklaşık 18 ay süreceğini, AB ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından karşılanan 50 bin Euro hibe bütçeye sahip olduğunu bildiren Uzman, dünyanın, iklim değişikliğinin her gün yaşandığı bir süreçte olduğunu, buna da esasen insanların neden olduğunu vurguladı. Sera gazlarının oluşturduğu etkilerin insanları olumsuzluklarla karşı karşıya getirdiğini belirten Uzman, bu çerçevede özellikle öğrencileri bu konuda bilinçlendirmek gerektiğinin altını çizdi. Toroslar’daki ilköğretim öğrencilerine iklim değişikliği üzerine bilinçlendirme eğitimleri verecekleri bilgisini paylaşan Uzman, şöyle devam etti: “Temel hedef kitlemiz ise iklim değişikliğinden en fazla olumsuz etkilenen çiftçilerimiz ve hayvan yetiştiricilerimiz. Öncelikle üretici birliklerinden başlamak üzere çiftçilere de yönelik bilgilendirmeler yapılacak. Selanik Üreticiler Birliği’nden bu konuda çok destek bekliyoruz. AB’deki iyi uygulamaların ve sürdürülebilir çevre dostu tarım uygulamalarının Mersin’de nasıl yapılmasıyla ilgili bir bilgi paylaşımı yapacağız. Bunları da çiftçilerimize, hayvan yetiştiricilerimize aktarmaya ve uygulatmaya çalışacağız. Üçüncü aşamamız ise sürdürebilirlik aşaması. Çünkü projeler bittikten sonra maalesef rafa kaldırılıyor ve devamlılık sağlanmıyor. Biz bu bilgi paylaşımının sürdürülebilir olmasını istiyoruz ve bilgi ağı oluşturmayı planlıyoruz. Son aşamada ise buradaki uygulamalardan elde ettiğimiz sonuçlar ve geri bildirimler doğrultusunda gerek yerel gerekse ulusal anlamda Bakanlık nezdinde iklim değişikliğinin etkisinin azaltılmasına yönelik bir politika oluşturulmasını hedefliyoruz.”

    “İklim değişiklikleri Türkiye gibi geçimi suya, tarıma dayalı bölgeleri çok etkiliyor”

    Toplantıda konuşan MEÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, bugün dünya iklim sisteminde ciddi değişiklikler olduğunu ve bu değişikliklerin özellikle Türkiye gibi suya, tarıma dayalı geçimi, sanayisi olan bölgeleri çok etkilediğini söyledi. Suyun başlı başına bir sorun olduğunu vurgulayan Çamsarı, “Her ne kadar biz bölgemizde bu konuda çok sıkıntı yokmuş gibi düşünsek de dünyanın gidişi ve iklim değişikliği, özellikle ülkemizin Güneydoğu, Doğu, İç Anadolu gibi bölgelerinde ciddi kuraklık tehlikesi oluşturmakta. Ayrıca Mersin, Adana, Ege, Akdeniz gibi bölgelerde de zaman içinde bu kuraklık tehlikesinin ve temiz kullanılabilir suyun ciddi sorun olacağı konusunda sinyaller vermekte. Bu, zincirleme bir sorun yaratıyor. Tarımı sadece bitkisel anlamda düşünmemek lazım. Bunun arkasından hayvancılığın da ciddi şekilde direk etkilenmesi, üretimin etkilenmesi ve dolayısıyla ülke ekonomisinin ve yaşam standardının düşmesi söz konusu” dedi.

    Bu projenin, 2016’da Söz konusu sorunlar karşısında önlemler almak ve özellikle Mersin’deki tarımsal alanlarda bu değişikliklerin etkilerinin azaltılabilmesi için ne yapılabilir düşüncesinden yola çıkarak doğduğunu anlatan Çamsarı, “Bu projeye bölgede ve belki de Türkiye’de ilk adım atmanın, ön ayak olmanın verdiği gururu yaşıyorum. Çünkü bu işin öneminin farkındayız, gelecekte bize nelere mal olacağını konusunda da bilincimiz var. Projeden çıkan çıktıları, çalışmanın sonuçlarını da mutlaka ilgili Bakanlıklarımızla paylaşacağız ve muhtemelen de bu paylaşımlar akademik kökenli olduğu için ülkesel politikalara da yön vermede etkili olacağına inanıyorum” diye konuştu.

    “Bu çalışmayla hem Mersin hem ülke tarımını geleceğe hazırlamayı hedefliyoruz”

    Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel ise doğal afetlerin en fazla zarar verdiği ekonomik kesimin üretici kesimi olduğunu vurguladı. Mersin’de geçen yıllarda fırtına, dolu, sel ve su taşkını afetleri olduğunu anımsatan Gökçel, özellikle yıllardır süregelen don afetlerinden çiftçilerin çok büyük zararlar gördüğünü ifade etti. Uzmanların, artan sera gazlarıyla birlikte değişen iklim koşullarının bu afetlerin önümüzdeki dönemlerde daha fazla ve yoğun bir şekilde hissedileceğini dile getirdiklerini aktaran Gökçel, “Yaptığımız bu çalışma da bu açıdan çok önemli. Hem Mersin tarımını hem ülke tarımını geleceğe hazırlamak, bu konuda bir farkındalık yaratmak, bu çalışmayı yapan herkes için gurur kaynağı, çünkü geleceğimizle ilgili doğru şeyleri yapmamıza vesile olacak” ifadelerini kullandı.

    Doğal afetler nedeniyle çiftçilerin ve Türkiye’nin hem sosyal hem ekonomik yönden zarar görmemesi için sadece Türkiye’nin değil, dünyadaki gelişmiş ülkelerin de mutlaka küresel iklim değişikliğiyle ilgili toplu mücadele etmeleri, uzman önerilerini dikkate almaları gerektiğinin altını çizen Gökçel, “Proje kapsamında oda olarak bilinçlendirme, farkındalık eğitimleriyle iklim değişikliğine sebep olan özellikle sera gazlarının azaltılması ve alternatif tarım ürünlerinin geliştirilmesi konularında çalışmalar yapacağız. Uzmanlar, dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyar 600 milyona ulaşacağını söylüyorlar. 2050 yılına kadar çeşitli nedenlerle kaybolan ve tarım dışına çıkan topraklar, toprakların aşırı kirlenmesi ve doğal afetler nedeniyle kaybolan topraklar neticesinde tarım ürünleri üretiminin yüzde 60-70 oranında artırılması gerektiği de bir gerçek. Eğer biz bu süreçte Mersin ve Türkiye olarak doğru şeyler yaparsak hem kendi insanımızı sağlıklı biçimde ayakta tutacağız, doyuracağız hem de gelecekte tarımdan ülke olarak ekonomik olarak da çok büyük gelirler elde edeceğiz. Yunanistan’daki ortağımız Organik Tarım Üreticileri Birliği ve Toroslar Belediyesi ile proje kapsamında tarımsal ve hayvancılık alanında iyi uygulama örneklerini yerinde görerek bölgemizde yaygınlaşması için çaba sarf edeceğiz. Yunanistan ile zeytin üretiminde tekniklerin geliştirilmesi ve yaygınlaşmasına destek olacağız. Mersin Üniversitesi’nden uzmanların hazırlayacakları teknik raporlar ile tarımsal biyoçeşitlilik, organik tarım ve iklime uygun tarım konulardaki politikalar ve düzenlemeler ile AB çerçevesi hakkında bir rapor hazırlanacak” şeklinde konuştu.

    Toroslar Belediyesi Proje Müdürü Ahmet Ata da belediye olarak iklim değişikliği projesi ile aynı paralelde yürütecekleri tarım ve hayvancılığı geliştirme projesi ile ilgili bilgiler verdi. Çiftçilerin tarımdan uzaklaşmamaları için tarım ve hayvancılık konusunda çalışmalar yapacaklarını belirten Ata, hayvancılık konusunda pilot bölgeler belirleyeceklerini, ayrıca alternatif ürün yetiştirmede de hızlı bir çalışma içine girdiklerini söyledi.

  • Motosiklet uygulamaları devam ediyor

    Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde Emniyet Müdürlüğüne bağlı Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince trafik kazalarının önlenmesi ve trafik akışının düzene sokulması amacıyla motosiklet uygulamaları devam ediyor.

    Gölbaşı ilçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekiplerince yapılan Ekim ayı içinde çalıntı motosikletler, aranan motosikletler ve motosikletlerin trafiğe uygunluğuna yönelik yapılan uygulamalarda, 10 motosiklet trafiğe uygun olmaması nedeniyle trafikten men edilerek otoparka çekildi.

    Sürücü belgesiz motosiklet kullanan 12 şahsa ise 21 bin 156 lira para cezası kesildi. Uygulamaların aralıksız devam edeceği belirtildi.

  • Bakan Soylu, ’Ombudsmanlık Dostane Çözüm ve Trabzon Uygulamaları’ toplantısında konuştu

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Trabzon’da bir otelde düzenlenen ’Ombudsmanlık Dostane Çözüm ve Trabzon Uygulamaları’ konulu toplantıya katılarak bir konuşma yaptı.

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, sivil toplum kuruluşları ve muhtarların katıldığı toplantıda konuşan Soylu, Türkiye’nin son 15 yılda elde ettiği istikrar ve demokratik gelişimeye paralel olarak kurumların gelişim noktasında büyük bir sıçrama yaptığını hatırlattı. Bakan Soylu, ombudsmanlığın tarihimizin bize emanet ettiği en eski kurumlardan bir tanesi olduğunu vurgulayarak “Ombudsmanlık anayasamızın 74. maddesine göre kurulmuş resmi bir kurumdur. Vatandaştan devlete doğru akışı tabir eder. Ombudsmanlık ifadesi bu topraklarda izi olan bir kurumdur. Toplumun taleplerini doğru anlamda aktarmak için kurulmuş bir kurumdur. Uzun yıllar Cumhurbaşkanının seçtirilmediği, anayasanın yaptırılmadığı ortamda, ombudsmanlık neden bizle geç buluştu diye hayıflanmanın çok da bir anlamı yoktur. Ombudsmanlık kurumunun bu topraklarda geç buluşması normaldir. Bir kurumun verimli çalışması için zamana ihtiyacı vardır. Sayın Şeref Malkoç arkadaşlarıyla birlikte milletimizle buluşma, milleti hemhal etme toplantılarını gerçekleştirmektedir” dedi.

    Bakan Soylu, konuşmasında müftülere nikah kıyma yetkisi değişikliğini içeren tasarının TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildiğini hatırlatarak “Gereksiz yere çok tartışılan nikah kıyma yetkisinin müftlüklere genişletilmesi düzenlemesini getirdik. Yapmak istediğimiz açıktır. İnsanların resmi nikaha daha kolay ulaşabilmesini sağlayabilmek. Devletin kanunundaki belli resmi nikahı kıyma yetkisini genişletmektir. Laik değerler açısından hiçbir olumsuzluk söz konusu değildir. Bu bir soğuk savaş aklıdır. Bu bir eski dünya düzeninin hükmüdür. Karşısındakini sürekli mevcut sisteme tehdit olarak algılamak, esas itibariyle İnsan haklarına aykırı en incitici düşüncedir” vurgusunu yaptı.

    “Bürokrasinin altında vatandaş gel-git yaptırılmayacak”

    E-devlet dönüşümü ve yaygınlaştırma çalışmaları ile ilgili de bilgiler veren Bakan Soylu, şunları söyledi:

    “Şimdi de e-devlet dönüşümü ve yaygınlaştırma çalışması yapıyoruz. Veri mahremiyetini en düzeyde gerçekleştirecek, kurumlar arası veri paylaşımını sağlayacaktır. Birleşmiş Milletler 2016 raporuna göre Türkiye e-devlet gelişmişlik sıralamasında 68’inci sırada. Vatandaşlık e-devlet katılım endeksin de ise 60’ıncı sırada. Buna göre 2023 hedefimiz Türkiye’nin e-devlet sıralamasında ilk 10 ülke arasında yer almasıdır. Bu yalınlaştırılmada 4 esas belirledik. Vatandaşlardan zorunlu haller dışında belge istenmemesi, işlemlerde vatandaşların beyanın esas alınması. Kamu kurumlarının bilgi sistemlerinin yalınlaştırlması. Vergiler ve harçlar durumunda başvuru ücreti alınmamasıdır. Bu dönüşüm için bakanlığımızda merkezde ve taşrada toplam 253 kişilik bir ekip oluşturduk. Bakanlığımızda yapılan 648 hizmet, tamamı envanterinde yönetim sitemine tanımlanmıştır. Bürokrasinin altında vatandaş gel-git yaptırılmayacak. 2 bin 186 belge İçişleri Bakanlığı’ndan talep edilmekte idi. Artık 664 belgeyi ortadan kaldırıyoruz, istenmeyecek. Bu sayede yüzde 30 oranında tasarruf sağlıyoruz. 4 birimi kapatıyoruz. Emniyet ile Jandarma arasında birbirleriyle ortak ürünler eşleştirilmiştir. Kimlik tespiti ve ehliyet için istenen belgeyi 2’ye düşürüyoruz. Zaman ve para israfına yönelik çok olumlu sonuçlar almış olacağız. Hem ehliyeti, hem pasaportu, hem de Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartını nüfus idaresi verecek. Aynı işlemler gerçekleştirilecek. Çok önemli tasarruflar sağlanacak. İnşallah Nisan ayı başı itibarıyla bu sisteme hep birlikte geçeceğiz. Orada bir maliyet azaltma da söz konusu olacak. Arabaların tecil belgelerini Trafik Tescil Şubeleri veriyordu. Vatandaşımıza değişik bir maliyet binmesin diye, noterlerle bir pazarlık yaptık. Ehliyetle yenilemelerde ve yeni almalarda vatandaşımız daha tasarruflu olacak. Trafik Tescil Belgeleri artık noterlerden alınacak. Daha ucuz bir şekilde vatandaşlarımızla buluşturulacak.”

    “PKK, şehir içindeki vatandaşlarımızı korkutmak için birtakım alçakça infazlar gerçekleştiriyor”

    PKK terör örgütünün artık dağ ve kırsalda etkinliğini kaybettiğini belirten Bakan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Dağda, kırsalda etkinliğini kaybeden PKK, şehirlerde alçakta faaliyetlerde bulunmaya başladılar. Öğretmenlere, mühendislere, işçilere saldırarak korku salmaya çalışıyor. Ocak ayından bugüne kadar dağda etkinliğini, kırsalda etkinliğini kaybeden PKK, şehir içindeki vatandaşlarımızı korkutmak için birtakım alçakça infazlar gerçekleştiriyor.Topluma orada korku salmaya çalışılıyor. Çukur zamanında yaptığı birtakım alçakça girişimleri, güya kendi zihni ve aklıyla devam ettirmek istiyor. Dün, bir cenazeyi kaldırdık. Bir şehidimizi yolcu ettik. Elimizdeki işi takip eden kardeşlerinizden bir tanesiyim. Nereden nereye geldiğimizi takip eden kardeşlerimizden bir tanesiyim. Çok iyi noktaya geldik. İşin ucunun nerede bağlanacağını çok net görüyoruz.”

    Bakan Soylu, konuşmasının ardından Trabzon Havalimanı’na hareket etti.

  • Mardin’de asayiş uygulamaları

    Mardin’de yapılan asayiş uygulamalarında 2’si çocuk, 5 kişi gözaltına alındı.

    Mardin Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Artuklu ilçesinde Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Motosikletli Polis Timleri tarafından 2. Cadde üzerinde yapılan ‘şok uygulamada’ durdurulan 1 araç içerisinde yapılan kontrolde 9,60 gram esrar ele geçirilmiş olup, şüpheli 2 şahıs hakkında işlem başlatılmıştır. Yeniyol Caddesi’nde bir adreste kaçak bahis oynandığı bilgisi edinilmiş, bunun üzerine Mardin Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada içeride müşteri olarak bulunan 1 şahıs da kaçak bahis kuponu olduğu görülmüş, iş yerinde bulunan iki adet dizüstü bilgisayar ve 1 adet yazıcıya el konulmuş, iş yeri sahibi ve kaçak bahis oynayan şahıs hakkında gerekli tahkikata başlanmıştır. İstasyon Mahallesi’nde bir şantiyede hırsızlık olduğu bilgisi üzerine olay yerine geçen ekibimiz kaçan şüphelileri kovalama sonucu yakalamış, yakalanan yaşı küçük 2 çocuk çaldıkları hilti, spiral ve diğer malzemeler ile birlikte alınmış, gerekli tahkikata başlanmıştır” denildi.