Etiket: Uygulamalar’

  • Aksaray’da geniş güvenlikli uygulamalar sürüyor

    Aksaray’da geniş güvenlik önlemleri alan polis, denetim ve kontrollerini aralıksız olarak sürdürüyor.

    Aksaray polisi, şehrin coğrafi konumu itibari ile önemli bir geçiş güzergahı olması nedeniyle özellikle karayollarında denetim ve kontrollerini sürdürüyor.

    Aksaray’ı Ankara, Konya, Adana ve Nevşehir illerine bağlayan karayollarında görev alan polis ekipleri, tüm araçları durdurarak arıyor. Araçlarda yapılan aramaların ardından sürücü ve yolcular üzerinde de aramalar yapan polis ekipleri, ayrıca tüm şahısların GBT sorgulamasını gerçekleştiriyor. Trafikten asayiş konularına kadar her alanda denetim yapan polis ekipleri, ayrıca hız kontrollerine de aralık sürdürüyor.

  • Bakan Akdağ: “Sigara yasağı ile ilgili çok ciddi uygulamalar yapacağız”

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “ Sigara yasağı ile ilgili çok ciddi uygulamalar yapacağız. İstanbul’daki ve Türkiye’deki tüm mekan sahipleri bilmelidir ki, kapalı mekanlarda sigara içilmesini asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ İstanbul’da düzenlenen İl Değerlendirme Toplantısına katıldı. Gün içerisinde basına kapalı olarak devam eden il değerlendirme toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Bakan Akdağ, “İstanbul’ yaşanan bebek ölümlerinin 2018 yılında koydukları hedef itibariyle, anne ölümlerinde 100 bin hamilede 10 annenin altına düşürmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    İstanbul’da yapılacak olan yeni güçlendirilmiş Aile Hekimliği sistemi hakkında bilgi veren Bakan Akdağ, “İstanbul’da yeni güçlendirilmiş Aile Hekimliği sistemi için burada tartıştık. Yöneticilerimizi bu hususta bilgilendirmiş olduk. Bu güçlendirilmiş aile hekimliği sisteminde sağlıklı yaşam merkezleri yapacağız. İstanbul’da muhtemelen 150 ila 200 arasında olacak. Aile hekimleri buralardan destek alacak. Servisler de aile hekimliklerinden vatandaşlarımızı ücretsiz bir şekilde bu sağlıklı yaşam merkezlerine taşıyacakları bir sistem kuruyoruz. Buralar da röntgen, ultrason, kanser taramaları, şişmanlık ve hareketsizliklerle ilgili mücadele, sigara bırakma poliklinikleri, verem savaşla ilgili mücadeleler, anne çocuk sağlığı ve üreme sağlığı ile ilgili hizmetler tamamen hastaneye gitmeden halledebileceğimiz önce halledebileceğimiz, daha sağlıklı yaşamak için öğreneceğimiz hususları geliştireceğiz. Bunun için burada arsa lazım. Bütün belediye başkanlarımızı bu hususta desteğe çağırıyorum. Zaten arkadaşlarımız çalıştılar. Ben ve İstanbul valimiz bizzat belediyeler ile çalışacağız. Arsa bulabildiğimiz yerlerde yeni sağlıklı yaşam merkezleri inşa edeceğiz. Bina bulamayacağımız kadar yoğun yapılaşmanın olduğu yerlerde de kiralamalar yapacağız. Aile hekimliklerini güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. Aile hekimliği yapan pratisyen hekimlerin uygun bir biçimde kendi çalıştıkları alanda çalışmalarını devam ettirirken aile hekimi uzmanı olmalarının yolunu açacak yeni bir döneme giriyoruz” diye konuştu.

    Anne ölümleri ve bebek ölümleri İstanbul’da iyileşme sağladıklarını aktaran Bakan Akdağ, “Önümüze bir hedef koyduk. 2018 yılında ulaşmayı arzuladığımız bir hedef. Anne ölümlerinde 100 bin hamilede 10 annenin altına düşürmeye çalışıyoruz. Çok trajik olsa da kaçınılamayan anne ölümleri gerçekleşiyor. Her 100 bin hamilede bunu 10’un altına düşürmeye çalışıyoruz. İstanbul’da yılda yaklaşık 240 bin hamilemiz var. Buna göre bu sayıları bu sayıları biraz daha aşağıya çekmek için büyük bir gayret göstereceğiz. Bebek ölümlerinde de bunu her bin bebek te 7’nin altına düşürmek için gayret göstereceğiz” dedi.

    Sigara mücadelesinde çok kararlı olduklarını kaydeden Bakan Akdağ, “Tütüne karşı mücadele de kararlılığımızı bir kere daha ifade etmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın benden istediği en önemi görev alanlarından biri sigara mücadelesi. Özellikle kapalı alanlarda sigara içilmesinin önlenmesidir. Kimseyi üzmek, incitmek, kimseyi rahatsız etmek istemiyoruz. Ama elimizde kanunlar var. Kanunların bizlere yüklediği sorumluluklar var. Kapalı mekanlar da yaşayan ve sigara içmeyen insanların sağlığını korumak zorundayız. Kanun ve görev yükümlülüklerimiz, görev anlayışımız kapalı mekanlar da sigara içilmesini önlemek için bize, bizi mecbur kullanmaktadır. Bununla ilgili para cezaları var. Şunu bütün kapalı mekan sahipleri bilmelidir. Kapalı mekanlarda sigara içirirlerse bu cezaları yiyeceklerdir, cezalar kaçınılmazdır” şeklinde konuştu.

    Bunun için çok ciddi tedbir paketi tartıştıklarını açıklayan Bakan Akdağ, “Sayın valimizin de bu konuya ciddi destek vereceklerini kaydetti. İstanbul’daki ve Türkiye’deki tüm mekan sahipleri bilmelidir ki, kapalı mekanlarda sigara içilmesini asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    Bir basın mensubunun kapalı mekanlarda sigara yasağı ile ilgili ne gibi önlemler aldığını sorması üzerine Bakan Akdağ Yeşilay ile birlikte hazırlanan ‘Yeşil Dedektör’ mobil uygulamasından bahsetti. Uygulamayı tüm vatandaşların kullanması gerektiğini aktaran Bakan Akdağ, “Yeşil dedektör uygulamasını bütün vatandaşlarımız telefonlarına indirebilirler. Lütfen indirsinler. O zaman telefon açmaya gerek kalmayacak. Doğrudan doğruya mobil uygulamada bulunduğunuz yeri seçerek bir tuşa basıp denetleyicilerin oraya gelmelerini sağlayabilirsiniz. Kimseyle tartışmaya gerek yok. Herkes biliyor. Sigara içilmemesi lazım. Böyle bir ihtiyaç duyan vatandaşımız doğrudan yeşil dedektör uygulamasını kullanabilir” şeklinde konuştu.

  • Bu Uygulamalar İle Yaza Hazır Olun

    Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, çeneye kavis, buruna kalkıklık, dudağa hacim, elmacık kemiklerine form, göz altlarına aydınlık, yaşlılık çizgilerine örtücülük gibi işlemlerin sadece birkaç dakikalık bir işlemle üstelik de ameliyatsız mümkün olabildiğini söyledi.

    Dolgu işlemlerinin yetkin kişilerce uygulandığında, bugün pek çok alanda harikalar ortaya çıkardığını anlatan Op. Dr. Mert Demirel, “Dolgu çoğu zaman botoks ile aynıymış gibi algılanır. Oysa etkileri birbirinden tamamen bağımsızdır. Botoks kırışmayı durdurur, dolgu ise ismiyle müsemma bir şekilde “doldurma” amaçlı olarak kullanılır. Bugün kullandığımız dolgu ürünlerindeki çeşitlilik bizlere farklı alanlarda da çok başarılı sonuçlar elde etme olanağı veriyor” dedi.

    Op. Dr. Mert Demirel, dolgunun kullanım alanları konusunda ise şunları söyledi;

    Dudak Dolgusu; Kimi zaman dudağı daha etli ve dolgun göstermek, kimi zaman da olduğundan farklı bir şekil vermek için uzun yıllardır dudaklara dolgu işlemi uygulanıyor. Bu dolgularla dudağa Fransız dudağı gibi karakteristik bir şekil verilebilir, dış çizgisi belirginleştirilebilir, çok doğal ya da daha etli ve dikkat çekici bir görüntü elde edilebilir. Bu tamamen hastanın beklentisi ve hekimin görüş ve önerisi dahilinde yön verilebilecek bir karardır. Bu dolguların etki süreleri de içerikleri gibi birbirinden farklıdır. Örneğin 6 ay kadar kalıcılık gösteren su gibi yumuşak bir dolgu olduğu gibi, bundan biraz daha sert olarak hissedilebilen ancak etkisi 1 yıla kadar kullanılabilen ürünler de mevcuttur.

    Burun Dolgusu; Ameliyatsız burun estetiği için son günlerin en sık talep edilen işlemlerinden biri diyebiliriz. Onu bu kadar popüler yapan işlemin başarısı ve uygulanıştaki kolaylık. Dolgu ile burun sırtındaki hafif kemerleri gizlemek ve burun ucuna bir miktar kalkıklık verebilmek mümkün. Aslında burada yapılan iş, biraz illüzyon. Kemerli olan sırtta düşük olan yerleri dolgu ile doldurup kemer ile aynı hizaya getirerek burun sırtına çok daha yumuşak bir kavis verebilmek mümkün. Özelikle burun şeklinden memnun olmayan ancak burun ameliyatı için zamanı ve maddi gücü olmayan kişiler için kısa vadede etkili bir çözümdür.

    Çene Dolgusu; Yüzü bir bütün olarak ele alırsak, tüm organların birbiri ile ahenk içinde olması “güzellik” algısını oluşturur. İşte bu algıyı oluştururken burun ve çenenin birbirine olan oranı oldukça önemlidir. Geri planda kalan bir çene, yüze daha tombul bir görüntü verebilir. “Profiloplasti” olarak tabir edilen çene-burun açısı, dolgu ile oldukça başarılı bir şekilde uyumlu hale getirilebilir. Kimi zaman tek başına, kimi zaman da burun dolgusu ile beraber uygulandığında yüz ovalindeki değişim ve siluetteki fark oldukça yüz güldürücüdür. Ben çene ve burun dolgusunda mutlaka işlemden önce ve işlemden sonra bir fotoğraf çekimi yaparak, hastalarıma aradaki farkı değerlendirmelerini isterim. Çoğu kişi aynaya baktığında çene konumunu göz ardı eder, ancak bu kavis yüzün genel şeklini oldukça etkilemektedir.

    Elmacık Kemiği Dolgusu; Elmacık kemiği dolgusu magazin gündemindeki kötü ve abartılı örnekleri yüzünden çoğu kişiyi ilk başta korkutur. Oysa bu bölgeye yapılacak yumuşak bir dolgu takviyesi yüzü olduğundan genç gösterecek ve ifadeye daha canlı bir etki katacaktır. Doğru yüze uygulanan başarılı bir uygulama ile elmacık kemiği dolgusu yüzdeki bütünlüğü zirveye taşır.

    Işık Dolgusu; Gözaltı morluğu hakkında bilinmesi gereken en önemli şey gözlerinizin altındaki koyuluğun sebebinin derinin renk değiştirmesi değil, deri altındaki kan damarlarının yüzeyden görünür olmasıdır. Buna hafifletici bir etki olarak ışık dolgusu işlemi uygulanabilir. Dolgu maddesi ile kan damarları üzerine örtücülük sağlandığında, koyu renk görünümde de aydınlanma olacaktır. Çok ileri derecede morluklarda her iki gözaltına da birer tüp dolgu uygulanabilir.

    El Dolgusu; “Yaşı ele veren eller” sözü el dolgusu ile birlikte tarihe karıştı. Artık ellerdeki damar izleri ya da oyuklanmaları da dolgu maddeleri ile düzeltilerek pürüzsüz hale getirmek mümkün. Kimi zaman ellerdeki lekelenmeler için de dermapen gibi ek çözümler uygulamak gerekebilir. Yaklaşık 15 dakika süren bir dolgu uygulamasının ardından, morarma ve ödem olmadan elleri daha genç bir hale getirebiliriz.

    Kırışıklıklar için Dolgu; Botoksa erken başlamak, kırışıklık yerleşmeden müdahale demektir. Erken müdahale ile daha az miktarda botoks kullanarak çok daha etkin bir sonuca ulaşarak yüzde porselen görünümü yakalayabiliriz. Ancak botoksa geç başlanıldığında kırışıklık tıpkı yüzde bir oyuk gibi yerleşmiş olur. Bu gibi durumlarda önce kırışmayı botoks ile durdurmak ve daha sonra da oyuklanan çizgiyi dolgu ile doldurarak düzleştirmek gerekir. Botoks ile dolgu arasına 1 haftalık zaman koyarak, botoksun oturmasını beklemek daha doğru bir adım olacaktır. Kırışıklık dolgusu ağız kenarında gülümsediğimizde yanlardan iki parantez gibi beliren nazolabial çizgiler için de uygulanabilir.”

  • İş Adamlarının Yeni Gözdesi Estetik Uygulamalar

    Estetik cerrahi ve medikal uygulamalar sadece kadınların tekelindeymiş gibi gözükse de artık erkekler de cilt güzellikleri ve beden estetiği için, estetik cerrahi kliniklerinin kapısını çalıyor.

    Estetik International Sağlık Grubu doktorlarının yaptığı açıklamaya göre son yıllarda özellikle iş adamlarının estetik uygulamalara bakış açısı değişti. Doktorlar, “Ülkemizde erkekler son 5 senedir bedenlerine ve ciltlerine son derece önem veriyorlar çünkü iş hayatı artık daha dinamik, sağlıklı ve dış görüntüsüne dikkat eden bireyleri tercih ediyor” diyor.

    KARIN KASI ESTETİĞİ, BOTOKS VE DAHA FAZLASI

    “Deneyim yaş aldıkça kazanılan bir olgu fakat bedeniniz ve özellikle yüzünüz bu yaş almanın gölgesinde kalmamalı. İşte bu sebeple erkekler ufak dokunuşlarla yaşlanmanın önüne geçebileceklerini ve iş hayatı içerisinde dinamik bir yüz ve bedene sahip olabileceklerini biliyorlar. Ülkemizde erkeklerin en fazla tercih ettiği estetik ve medikal uygulamalar ise, en başta saç ekimi, Örümcek Ağı estetiği, botoks ve dermal dolgu, jinekomasti ve karın kası estetiği” açıklamasında bulunan Estetik International doktorları ayrıca erkeklerin bu işlemleri yaptırdıklarını saklamadıklarını, bakımlı olduklarını göstermek için sosyal medya hesaplarında dahi paylaşımda bulunduklarını söylüyor.

    ÖRÜMCEK AĞI ESTETİĞİ FAVORİ

    Tüm bu cerrahi ve medikal uygulamalar içerisinde Örümcek Ağı estetiğinin ipi göğüslediğini söyleyen uzmanlar, “En fazla talep bu ameliyatsız tekniğe geliyor. İş adamlarının uzun iyileşme süreçleri gerektiren işlemlere hem vakitleri yok, hem de psikolojik olarak da bu süreci yaşamak istemiyorlar. Örümcek Ağı estetiği ise, iş adamlarına pratik, konforlu ve geri dönüşü çok iyi olan bir süreç sağlıyor. Cilt altına yerleştirilen iplerin azalan kolajeni tekrar aktif hale getiren yapısından dolayı, günden güne tazelenen bir cilt yapısına kavuşuyorlar. Doğal bir süreç işliyor, yapay sentetik bir duruş kesinlikle olmuyor. İş adamları ortalama 1 saatlerini ayırıp, zaman kaybı yaşamadan tekrar iş ve sosyal hayatlarına dönebiliyorlar” ifadelerine bulunuyor.

  • İşte 2015’te En Fazla Yapılan Estetik Uygulamalar

    Güzellik, estetik cerrahi ve medikal uygulamalara her geçen yıl talep artarken, 2015 yılında en çok ameliyatsız estetik ve medikal uygulamalar ilgi gördü.

    Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur, 2015 senesinde kliniklerinde en fazla tercih edilen uygulamaları açıkladı. Geçmişte mankenlerin, sanatçıların veya göz önünde olanların çok daha fazla tercih ettiği estetik cerrahi ve medikal uygulamaların, artık herkesin ilgisini çeken, yaptırılan veya yaptırılmayı planlanan işlemler olduğunu dile getiren Op. Dr. Cihantimur, “Nedeni ise insanların eskisine nazaran çok daha fazla bilinçli olmasıdır. Artık bir ev hanımı kendisine yatırım yapması gerektiğini biliyor ve istiyor. Bir öğretmen öğrencilerine daha güzel görünmek istiyor ya da bir bankacı, kariyer basamaklarını daha emin adımlarla çıkabilmenin yolunun, canlı, aktif ve bakımlı bir ifade olduğunu biliyor. Bu sebeple 2015 yılı tam manasıyla estetik cerrahi ve medikal uygulamaların herkes tarafından faydalanıldığı bir sene olarak geçti” dedi.

    “ÖRÜMCEK AĞI ESTETİĞİ EN FAVORİ UYGULAMA”

    Ameliyatsız tekniklerden birisi olan Örümcek Ağı Estetiği’nin, son 4 senedir olduğu gibi 2015 senesine de damgasını vurduğunu belirten Op. Dr. Cihantimur, “Bu kadar fazla talep ediliyor ve seneye en fazla yapılan estetik uygulama olarak adını yazdırıyor olmasının sebebi, memnun kalanların sayısının çok fazla olması. Örümcek Ağı estetiğini yaptıranlar mutlaka cildinde kırışıklık veya form kaybı gibi sorunları olan arkadaşlarına uygulamayı tavsiye ediyorlar. Bu sorunu yaşayanlar da zaten arkadaşının cildindeki değişimi gözlemliyor ve sonucun etkisinin nasıl yaşandığını bizzat şahit olarak bize geliyorlar. Örümcek Ağı estetiğinin favori olmasının diğer sebepleri ise ameliyatsız, kesisiz, sosyal hayatı etkilemeyen bir uygulama olmasından kaynaklanıyor” ifadelerini kaydetti.

    Op. Dr. Bülent Cihantimur, 2016 senesinde de tekniğin yine çok fazla talep göreceği öngörüsünde olduğunu belirtti.

    “KÖK HÜCRE YAĞ ENJEKSİYONLARI İVME KAZANDI”

    “2015 senesinde soyadımla anılan Cihantimur Yağ Transfer tekniği bir diğer en fazla talep gören uygulama oldu. Çünkü insanlar artık kök hücrenin ne demek olduğunu, nasıl avantajlar sağladığını çok iyi biliyorlar. Bedenlerine yabancı bir madde sokmak yerine, hem bölgesel yağlarından kurtuluyorlar, hem de bu yağları ihtiyaçları mertebesinde bir başka alana transfer edilebileceğini biliyorlar. Kök hücreden zengin olan bu yağ enjeksiyonu, yüze, dudaklara, göğüslere, kalçalara enjekte edilebiliyor. Bacak çarpıklıkları düzeltilebiliyor veya kalınlaştırılması istenilen alanlara şekil verilebiliyor” diyen Op. Dr. Cihantimur, Örümcek Ağı Estetiği gibi Cihantimur Yağ Transfer sisteminin de avantajları dolayısıyla, önümüzdeki yıllarda çok daha fazla rağbet göreceğini söyledi.