Etiket: Üyesi

  • Hatay’da MHP’li Belediye Meclis Üyesi Partisinden İstifa Etti

    Hatay’ın Altınözü ilçesinde, MHP’li Belediye Meclis Üyesi Mehmet Kılınç partisinden istifa etti

    Kılınç, yaptığı açıklamada, gördüğü lüzum üzerine üyesi olduğu Milliyetçi Hareket Partisi’nden istifa ettiğini belirterek, “Ancak üye bütün arkadaşlarım ile her zaman acı ve tatlı günlerinde yanlarında olacağıma söz veriyorum. Herhangi başka siyasi bir partiye girişim söz konusu değildir, başka bir partiye dahil olmayı düşünmüyorum” dedi.

    Meclis üyeliği görevini sürdüreceğini ancak aktif siyasetin içinde olmayacağını vurgulayan Kılınç, çiftçilik hayatına kaldığı yerden devam edeceğini belirtti.

  • MHP’li Eski Meclis Üyesi Partisinden İstifa Etti

    Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde 2009-2014 yılları arasında MHP’den belediye meclis üyeliği yapmış olan Mehmet Atak, MHP’den istifa etti.

    Gölbaşı siyasetinde yer alan Mehmet Atak 1 Kasım seçimlerin ardından Milliyetçi Hareket Partisi’nden istifa etti. “Gördüğü Lüzum Üzerine” diyerek MHP Gölbaşı İlçe Teşkilatı’na istifa dilekçesini sunan Atak, 1989-1992 yıllarında Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ilçe başkanlığı ve 2009 yerel seçimlerinde koordinasyon başkanlığı ve 2009-2014 döneminde MHP’den belediye meclis üyeliği yapmıştı.

  • Iuc Üyesi 15 Ülkenin Üniversite Rektöründen ‘Dеmоkrаsi Ve Tеrörizm’ Deklarasyonu

    Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC) tarafından yayımlanan deklarasyonda, “Terör eylemlerinin yaşandığı bölgelerde ülkeler arası işbirliği ağları kurulmalıdır. Terör, yarattığı korku ve karmaşa nedeniyle her şeyden önce demokrasilerin işleyişini sekteye uğratır. Bu durum, demokrasi kavramını yeniden düşünme gereğini ortaya çıkarmaktadır” denildi.

    IUC tarafından Kıbrıs Lefke Avrupa Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen ‘D?m?kr?si v? T?rörizm’ Konferansı sonrası bir deklarasyon yayımlandı. Yaklaşık 15 ülkeden 50 Konsey üyesi üniversitenin çoğunlukla rektörler düzeyinde katıldığı konferans IUC Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu’nun konuşmasıyla başladı. Konferansta, demokratik yönetimler için giderek artan bir sorun haline gelen terörizm olgusunu farklı yönleriyle değerlendirildi. Terörizmin bölgesel etkileri, demokrasi ve terörizm ve küresel terörizm temalarında düzenlenen üç panelle devam eden konferans, sonuçların değerlendirildiği ortak bir forumla sona erdi.

    Konferans sonrası katılımcıların görüşleri doğrultusunda hazırlanan deklarasyon şöyle;

    “Terör, yansımaları küresel ölçekte hissedilen ve tüm insanlığı ilgilendiren bir şiddet eylemidir. Şiddet, ortaya çıktığı her yerde yıkıma, acıya ve telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açmaktadır. Şiddet dünyanın farklı bölgelerindeki toplumlarda her toplumun farklı alanlarında ortaya çıktığını söylemek mümkündür. Terörizmin tek bir aktörü olmadığı gibi, tek bir sebebi de yoktur. Ekonomik, siyasi, dini ve etnik boyutlara sahip olan terör, çok yönlü toplumsal bir olgudur. Siyasi talep ve çıkarlar kadar, ekonomik ve mezhepsel talep ve çıkarlar da terörün sebebi olabilir. Bu nedenle salt etnik ya da salt dini unsurlara atıfta bulunan tanımlamalar, konunun eksik ve tarihsel bağlamından kopuk değerlendirilmesine yol açmaktadır.”

    Deklarasyonda, terörün, bölgesel ve yerel düzeyde ortaya çıkmasına rağmen küresel ilişkiler, olaylar ve güç odaklarıyla yakından bağlantılı olduğu belirtilerek şöyle denildi:

    “Orta Doğu’da ya da Afrika’da meydana gelen terör olaylarını büyük dünya devletlerinin müdahalelerinden bağımsız düşünmek doğru olmayacaktır. Bu doğrultuda terör olgusunu büyük devletlerle az gelişmiş devletler arasındaki ilişki içerisinde ele almak gerekir. Bu karşılıklı bağımlılık ve ilişki ağı, yerel aktörler kadar gelişmiş devletlere de terör konusunda sorumluluk yükler. Gelişmiş devletlerin, diğer ülkelerin demokratikleşme, insan hak ve özgürlüklerini kalıcı hale getirme çabalarını desteklemeleri beklenmektedir. Genel olarak küreselleşme olgusundan da beklenen budur. Küreselleşme, sadece mal ve hizmetlerin dolaşımının serbestleşmesi olarak kalmamalı; toplumlar arasındaki duygu, düşünce ve kültür paylaşımını artırmalıdır. Karşılıklı anlayış ve toleransın artması; duygudaşlığın ve ortak değerlerin gelişmesi terör ve şiddet eylemlerini azaltacaktır. İnsan hak ve özgürlüklerinin yerleşmesi ve gelişmesi; farklı din, dil ve etnik kökene mensup yurttaşların herhangi bir baskıya maruz kalmadan bir arada barış içinde yaşaması demokratik rejimlerin başta gelen hedefidir. Bu nedenle terör, yarattığı korku ve karmaşa nedeniyle her şeyden önce demokrasilerin işleyişini sekteye uğratır. Bu durum, demokrasi kavramını yeniden düşünme gereğini ortaya çıkarmaktadır.”

    Deklarasyonda, “Günümüzde demokrasi kavramının dönüşüm geçirdiği” belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

    “20. yüzyılın başlarında gelişmeye başlayan temsili demokrasi, toplumların farklılaşan ve çoğalan ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle temsili demokrasiler yerlerini katılımcı demokrasilere bırakmaktadır. Katılımcı demokrasiyle, yurttaşların yönetime daha fazla katılmaları ve söz sahibi olmalarını teşvik eden yeni araçların üretilmesi, toplumsal talep ve beklentilerin daha etkin ve hızlı karşılanmasını sağlayacaktır. Katılımcı bir anlayışın benimsenmesi demokratik rejimleri daha özgürlükçü bir doğrultuda güçlendirdiği ölçüde, şiddet ve terör olaylarının önüne geçilmesinde de etkili bir araç olacaktır.”

    Deklarasyonda, “Bu değerlendirmeler ışığında, terörizmin önüne geçilmesi, şiddet olaylarının sonlanması ve toplumda karşılıklı anlayışın hâkim kılınması maksadıyla yapılması gerekenler şöyle tespit edilmiştir:

    “Terör eylemlerinin yaşandığı bölgelerde ülkeler arası işbirliği ağları kurulmalıdır.

    – Çok yönlü toplumsal bir olgu olan terörü sonlandırmanın askeri, ideolojik ya da ekonomik birçok yöntemi mevcuttur. Bu yöntemler arasından öncelik eğitime verilmelidir.

    – Eğitim, yerel ve kırsal bölgeler başta olmak üzere her aşamada desteklenmelidir.

    – Eğitimin amacı aşırılıklardan, şiddet dilinden ve ayrımcılıktan uzak; barış ve demokrasi kültürüne sahip bir nesil yetiştirmek olmalıdır.

    – Üniversite eğitimi yaygınlaştırılmalı ve eğitim kalitesi artırılmalıdır.

    – Üniversitelerde barış, barışın tesisi ve korunması temalı dersler verilmelidir.”

    Deklarasyonda ayrıca şöyle denildi: “Demokrasinin coğrafyamızda uygulanışı ve emperyalizmin taşeronu terörizmin her türlü anti demokratik ve insanlık dışı eylem ve projelerle terörizmi coğrafyamızda etnik yapı, mezhep, kültür ve inançlar üzerine kurduğu hain planlarla canlı tutmasını, Türkiye, Kıbrıs, İran, Pakistan, Afganistan, Mekadonya, Sudan, Bahreyn, Somali ve Irak ve diğer ülkelerden gelen üniversite rektörlerinden oluşan 50 kişilik bilim adamları akademisyenler kamuoyuna deklare edilen bu sonuç bildirgesinde terörizmi tüm unsurları, ideolojileri, amaçları, uygulamaları ve arka cephesinde duran güç odakları ile birlikte şiddetle lanetlediklerini bizim coğrafyamız ve birlikte yaşadığımız, küresel ortağı olduğumuz gezegenimizin insanlık ailesinin huzur, güven ve mutluluk yaşam alanı olabilmesi için terörizmin tüm unsurları ile birlikte yok edilmesi gerçeğini kavramamız gerekir.”

  • AK Parti MKYK Üyesi Öznur Çalık, Hippoterapi Merkezi’ni Ziyaret Etti

    AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Malatya’ya özel hastalıkları olan çocuk ve vatandaşlar için Hippoterapi Merkezi’ni kazandırdıklarını ifade etti.

    AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Akçadağ ilçesinde safkan Arap atlarının yetiştirildiği Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde engelli çocuklar için kurulan Hippoterapi Merkezi’ni ziyaret etti. Hippoterabi Merkezi’nde eğitim gören engelli çocuklarla sohbet eden ve burada çocuklarla yakından ilgilenen Çalık, eğitim merkezinde verilen hizmet ile ilgili bilgi sunuldu. Atları elleriyle şeker vererek besleyen Çalık, “Sultansuyu harası çok özel bir hizmet veriyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık eski Bakanımız Mehdi Eker, Malatya’ya yaptığı ziyarette bölgeyi görünce buraya bir Hippoterapi Merkezi kurulması gerektiğini söylemişti. Emes hastalığı, Down Sendromlu özellikle çocuklarımızın, otizm sorunu olan evlatlarımızın, kas hastalığı olan insanlarımızın Hippoterapi Merkezi’ne gelerek atların o pozitif enerjilerinden istife de edebilirler. İnşallah tedavilerini burada yaparlar ve iyi sonuçlar alırlar. Burada çok güzel bir alan oluşturulmuş durumda. Bu yatırım çok özel hastalıkları olan insanlarımıza tedavi amaçlı olarak gerçekleştirildi” diye konuştu. Çalık, “Bize ‘ne yaptınız’ diyenler, maalesef yapılan yatırımları ve getirilen hizmetleri görmeme alışkanlığına sahipler. Aslında onlar biliyorlar, ancak görmeme rahatsızlığına sahipler. Sadece Hippoterapi Merkezi küçük ancak verdiği hizmet açısında Malatya’mız ve bölgemiz için önemli bir yatırım. Böyle bir yatırımı Malatya’ya kazandırmaktan dolayı mutluyuz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • AK Parti MKYK Üyesi Ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık

    AK Parti Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, “Malatya’nın düğün ve bayram yılları başlamıştır” dedi.

    Milletvekili Çalık, Malatya ve ülke gündemini değerlendir. Bölgeye yapılan çalışmalar hakkında bilgil veren Çalık, “Sulama suyu konusunda önemli projeler tek tek hayata geçiriliyor. Yoncalı Barajı’nın 2017’de bitmesi ve 2018 yılında ise hizmete girmesi hedefleniyor. Boztepe Recai Kutan Barajı’nın Sulama Kanalları Mayıs 2016’da, Kapıkaya Turgut Özal Barajı Sulama Kanallarının ise Haziran 2016’da bitirilmesi hedefleniyor. İşletmede olan Derme-Akçadağ, Akçadağ-Suçatı, Medik-Yazıhan, Doğanşehir, Sultansuyu, Medik-Şahnahan ve Polat sulama şebekelerinin açık sulama sisteminden kapalı sulama sistemine dönüştürülmesi çalışmalarının büyük bir bölümü 2016’da bitirilecek. Şahnahan’a ve Derme Kanalına ilave su verilmesi projesi olan İnekpınarı Barajı’nın yapım inşaatı ihalesi 2016’da gerçekleştirilecek. Arguvan’da Aliağa Deresi üzerinde yapılacak olan Aliağa Barajı’nın yapım ihalesinin ise 2016 yılında yapılması hedefleniyor. Sadece baraj ve sulama kanallarının kapalı sulama sistemine geçmesi ile Malatya’da yaklaşık 581 bin dekar arazi standart sulama sistemine kavuşacaktır. Bunun anlamı Malatya Ovası, Yazıhan Ovası, Eskimalatya, Arguvan, Kale, Doğanşehir, Akçadağ’da tarımsal üretimde önemli bir gelişme sağlanacak olmasıdır Özellikle Yazıhan ve Arguvan’da 160 bin dekar arazi suyla buluşacak ve bu iki ilçemiz tarımsal üretimde Malatya’ya ve bölgeye önemli bir katkı sağlayacaktır” dedi.

    ÇAT BARAJINDAKİ SIKINTI ÇÖZÜLDÜ

    Milletvekili Çalık, Çat barajında yaşanan su sıkıntısının da çözüldüğü kaydetti. Çalık, “Özellikle de kurak geçen sezonlarda Çat Barajı’ndan yeterli su verilememesi üzerine çiftçilerimiz büyük sıkıntı yaşıyordu. Bunun üzerine Şerefhan deresinden Çat Barajı’na su takviyesi yapılması gerekiyordu. Şerefhan Deresi üzerine 1 adet regülatör ve 1.600 m uzunluğunda 1600’lük CTP boru montajı çalışmaları 1 Nisan 2015’de başlanılmıştı ve projenin 2016’da büyük oranda bitirilerek hizmete girmesi bekleniyor” diye konuştu.

    “5 GÖLETİN YAPIMI İHALEYE ÇIKARTILACAK”

    Çalık, Malatya’da sadece baraj projeleri ile değil sulama amaçlı göletlerle de tarımsal üretime önemli bir katkı sunulacağını belirtti. Çalık, “Eskimalatya, Hatunsuyu ve Dilek bölgesi için önemli olan Beylerderesi Göletinin yapımı 2016’da başlayacak. Kuluncak Karaçayır Göleti ve Sulaması 2016’da, Hekimhan Kurşunlu Göleti ve Sulaması 2017’de, Merkez Yaygın Göleti ve Sulaması 2016’da, Kuluncak Bicir Göleti ve Sulaması 2016’da, Doğanşehir Erkenek Göleti ve Sulaması 2017’de, Doğanşehir Elmalı Göleti 2018’de, Darende Ayvalı Göleti 2018’de, Hekimhan Karadere Göleti 2018’de, Hekimhan Budaklı Göleti 2018’de hizmete girmesi hedefleniyor. Ayrıca; Hekimhan Güzelyurt Karamahmut Göleti ve Sulaması, Akçadağ Taşevler Göleti ve Sulaması, Darende Çınarköy Göleti ve Sulaması ve Kale-Ürüsnü Göleti ve Sulaması ile ilgili olarak ise planlama ve proje yapımı çalışmaları sürüyor. Bu göletlerimizin de 2016 ve 2017 yıllarında yapımlarına başlanılacak. Ayrıca Doğanşehir İlçesindeki Meletsuyu Deresi üzerinde Melet Göleti ile işletmede olan Suçatı ve Sultansuyu sulamalarına su takviyesi yapılması ile ilgili proje çalışması sürüyor. Sadece Melet Göleti ile 13 bin dekar arazi suyla buluşacaktır” şeklinde bilgi verdi. 6 gölet içinde planlama çalışmalarının da sürdüğünü aktaran Çalık, “Darende-Yukarıulupınar, Darende-Ilıca, Kuluncak-Karıncalık, Darende-Ayvalı Ağılyazı Gölet ve sulamalarının, Pütürge Miryaylası, Pütürge-Kubbedağı Gölet ve Sulamalarının planlaması çalışmaları ise devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    Çalık, “Malatya’nın ulaşımının standartlar üzerine ve konforlu hale getirmek için önemli çalışmalar yaptık. Ancak hiçbir ödenek sıkıntısı olmamasına rağmen, sadece teknik ve doğal şartlar nedeniyle Karahan Tüneli ile Erkenek Tüneli’nde gecikme yaşandı. Karahan tüneli şuanda bitmiş durumda ve sadece bağlantı yollarındaki küçük işler kalmıştır. Karahan Tüneli şuan itibariyle kontrollü olarak trafiğe verilecek durumdadır. Erkenek Tüneli ise 2016’da hizmete girecektir. Malatya-Elazığ Karayolu üzerindeki Kömürhan Köprüsü ve Tüneli 2017’de hizmete girecektir. 368 milyon TL’ye ihale edilen Malatya-Sivas duble yol çalışmalarında önemli mesafe alınmıştır ve mevcut güzergahta yol konforu yükseltilmiştir, yol güzergahında yeni tüneller yapılmıştır. Malatya-Çelikhan Karayolu 95 kilometreden 42 kilometreye düşürülmüş ve bu yolumuz hizmete girmiştir. Arapgir Çevreyolu olarak nitelendirdiğimiz 9 kilometrelik,i 42 milyon 600 bin TL tutarındaki bu projemize 22 milyon TL harcandı. Bundan sonra 2017 yılında Arapgir Çevreyolu bitmiş olacak ve diğer il bağlantılarımızı, Erzincan ve Elazığ ile bağlantı yollarımızı da buradan çok rahatlıkla vermiş olacağız. Hekimhan-Kuluncak Karayolu çalışmaları 2016’da hız kazanacaktır. Arapgir-Divriği Karayolunda çalışmalar devam ediyor. Malatya Sivas Karayolunda Karakaya Baraj Gölünün geçişini sağlayan Tohma Köprüsünün açıklığı 520 metredir. Mevcut köprünün yanına ikileme köprüsünün proje ihalesi Karayolları Genel Müdürlüğünce yapıldı. Ulaşımdaki projelerin bitirilmesi ile Malatya’nın ulaşım hizmetlerindeki sorunlar büyük oranda bitirilmiş olacaktır” şeklinde devam etti.

    “İSTİHDAM 30 BİNİ BULACAK

    Çalık, Malatya’da sanayi yatırımları için ihtiyaç duyulan 3. Organize Sanayi bölgesindeki sorunların çözüleceğini belirtti. Çalık, “Muhalefetin ‘Malatya’ya ne yaptınız’ diye her zaman laftan öteye gitmeyen bir sözü var. Ben sadece muhalefete gidin 2. Organize sanayi Bölgesi’ne bakın, orası bir AK Parti eseridir ve bugün orada 10 bini aşkın insanımız çalışıyor. Hatırlanacaktır, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın temelini attığı 2. Organize Sanayi Bölgesi için o zaman muhalefet içi boş eleştirilerde bulunmuştu, ama bugün orada 10 bin insanımız çalışıyor. 3. Organize Sanayi Bölgesi’ne ek arazi talebini yine AK Parti’nin güçlü iktidarı çözecektir. Bugün 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgelerimizde yaklaşık 21 bin insan çalışıyor. Bu rakam AK Parti’nin güçlü ve tek başına iktidarı ile 30 bini aşacaktır” ifadelerini kaydetti.

    “ONKOLOJİ HASTANESİ YAPILACAK”

    Çalık, “7 Haziran seçimi öncesinde Malatya’daki mitingde Malatyalılara ikinci Üniversite ve Onkoloji Hastanesi sözünü vermişti. Her iki önemli sözde yerine getirilecek ve Malatya 2. Üniversitesine kavuşacaktır. Ayrıca Sayın Başbakanımızın sözünü vermiş olduğu Onkoloji Hastanesi içinde yine, bugün hizmete girmiş olan ve dünyada tek olan Karaciğer Nakil Hastanesi gibi İnönü Üniversitesine, Malatyalılara ve bölgemize kazandırılacaktır. Malatya, hem eğitimde ve hem de sağlıkta sadece bölgemizin değil, coğrafyamızın bir çekim bölgesi olacaktır” şeklinde konuştu.

    Çalık, “Malatya’nın yarınları için önemli projeler yaptık ve hayata geçirdik. Şuanda devam eden projelerin hizmete girmesi ile Malatya çok önemli kazanımlar elde edecektir. AK Parti’ye Malatyalıların verdiği destek, hizmet ve büyük projeler olarak geri dönmüştür, dönmeye de devam edecektir” dedi.