Etiket: uyarı

  • Trafik kazaları bu sistemle önlenecek!

    Türkiye’de trafik kazalarını önlemek amacıyla yolcu minibüsleri ve otobüsleri ile kamyonlara, “şeritten ayrılma uyarı sistemi” takılacak.

     

    Sistem sayesinde, direksiyon başında uyuma ve dalgınlık nedeniyle meydana gelen kazaların önlenmesi amaçlanıyor.

     

     

    Edirne Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürü Alpay Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, motorlu araçlara şeritten ayrılma uyarı sistemi takılmasına ilişkin yönetmeliğin Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini söyledi.
    Sistemin yolcu minibüsleri ve otobüsleri ile kamyonlara takılacağını belirten Erdem, şöyle konuştu:
    “Bu sistemin takıldığı araç, şeridinde seyrederken ortada anlamlı bir neden yokken seyrettiği şeridin çizgisini geçmeye başladığı anda araç sürücüsü sistem sayesinde uyarılacaktır. Sistem uyarısı optik, akustik ve dokunsal uyarılar arasından seçilecek en az iki uyarı vasıtasıyla yapılacaktır. Bu uygulamanın, araç seyir halindeyken, özellikle sürücüsünün dalgınlığı veya direksiyon başında uyumasıyla, şeritten çıkılması neticesinde meydana gelebilecek kazaların önüne geçilmesine katkı sağlaması beklenmektedir .”
    Erdem, sistemin dört sınır kapısı bulunan ve otobüskamyon ve TIR transit geçişinin çok fazla olduğu Edirne’de trafik güvenliğinin sağlanmasında büyük katkı sağlayacağını belirtti.
    Kasım 2013’ten itibaren üretilen yolcu minibüsleri ve otobüsleri ile kamyonlarda uyarı sisteminin takılı olacağını dile getiren Erdem, eski araçlara ise 2015’e kadar süre tanınacağını kaydetti.
  • Oltu’da Kene uyarısı

    Oltu Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri köy ziyaretlerini Ramazan ayında da sürdürüyor.

     
    Sağlık ekipleri, sıcak yaz aylarının yaşandığı bugünlerde bağ, bahçe, tarla, ahır, orman ve tarım arazilerinde işleri olan köylüleri Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı konusunda uyarıyor.

     
    Köylerdeki yatalak hastaları da ziyaret ederek bir ihtiyaçlarının olup olmadığını soran sağlık ekipleri ayrıca çocuk aşısı kontrolü ve gebe takibi de yaptılar. İlçe genelindeki tüm köylerde sağlık taraması yapacaklarını belirten sağlık ekipleri Ramazan ayı içerisinde bu çalışmanın tamamlanacağını belirttiler.

     

     
    Sağlıkçıların bu ziyaretlerinin kendilerini bir hayli memnun ettiğini dile getiren İğdeli Köyü sakinlerinden Hamza Başar, “Sağlıkçılarımıza teşekkür ediyoruz. Belirli aralıklarla köyümüze gelip sağlık taraması yapıyorlar. Bu çok güzel bir hizmet.” dedi.

     

     
    Oltu ve Şenkaya ilçesine bağlı birçok köyde kene ısırması vakası yaşanırken Oltu’ya bağlı Kaleboğaz köyünde ikamet eden Dursun Hayta kenenin üzerinde gezmesinin ardından Oltu Devlet Hastanesinde bir hafta tedavi gördü. 73 yaşındaki Dursun Hayta köyde biranda sırtının kaşındığını belirterek, “Önce karınca sandım bir baktım ki kene kalçama yukarı geliyor keneyi tutup fırtlattım attım. Olaydan iki gün sonra başım ağırmaya başladı” dedi. Şiddetli baş ağrısı şikayetiyle Oltu Devlet Hastanesine müracaat eden hayta 6 gün süren tedavisinin ardından taburcu edildi.

     

     
    Oltu ve çevresinden bir ay içerisinde kene ısırığı ve kene şüphesiyle 100 civarında Oltu Devlet Hastanesine müracaat olduğunu ifade ettiler

  • Altın alacaklara uyarı

    Para ve altın piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, “Ya bugün ya da pazartesi günü iki tonluk altın piyasaya gelecek” dedi…

     

    Para ve altın piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, Darphane’de basılmış teslimi beklenen 3 ton altın olduğunu belirterek, “Yetkililerle yaptığımız konuşmada bunun iki tonunun piyasaya verilmesini önerdik. Onlar da konuya sıcak baktılar. Ya bugün ya da pazartesi günü iki tonluk altın piyasaya gelecek” dedi.

     

     

    Yıldırımtürk, altındaki fiyat hareketleri şu anda farklı gibi görünse de, nisan ayındaki gibi olmadığını söyledi. “Darphane greve gitti” söylemiyle altın fiyatlarının daha fazla gündeme geldiğini dile getiren Yıldırımtürk, şunları svyledi:

    “Şu anda 135 lira olması gereken çeyrek altın satışının, Darphane’nin greve gidiyor olması, kuyumcuların ellerinde stok olmasına rağmen grevin ne kadar süreceğinin belli olmaması ve ramazandan sonra düğünlerin tekrar başlayacak olması nedeniyle biraz daha temkinli satış yapan bir esnaf grubu var. Dolayısıyla kuyumcu elindeki malın bedelini biraz daha fazla istiyor.”

    Şu anda çeyrek fiyatları 135 lira olması gerekirken, 155 lira fiyat istendiğini belirten Yıldırımtürk, talebin düşük olduğunu kaydetti.

    Sektörün uzun süredir düşük işlem hacminden dolayı elinde fazla stok bulundurmadığını vurgulayan Yıldırımtürk, sözlerine şöyle devam etti:

    “Dolayısıyla bugünlerde altında bir bulunmamazlık söz konusu. 135 liralık altının kısa sürede 155 liraya ya da daha üstüne çıktığını gördük. Yani altın yaklaşık 20-30 lira kadar normal olması gereken fiyatın üzerinden satılıyor şu an. O da altının bulunamamasından dolayı oldu bu fiyat artışı. Daha sonra sektör yaz aylarında çeyrek altının daha fazla istendiğini bildiği için, fiyatlarda düşüşün olacağına inandığı için her hafta o günden sonra Darphane’ye cumhuriyet altını basımı için altın götürdü. Biraz gecikmeli de o olsa onun bir kısmını aldı ve stoklarında var. Bu arada Darphane’de basılmış teslimi beklenen 3 ton altın var.

    Yetkililerle yaptığımız konuşmada bunun iki tonunun piyasaya verilmesini önerdik. Onlar da konuya sıcak baktılar. Ya bugün ya da pazartesi günü iki tonluk altın piyasaya gelecek. Dolayısıyla rezervlerde ve stoklarda biraz daha artış olacak. Fiyatlarda da baskı ortadan kalkabilir. Dolayısıyla çeyrek almak isteyenlere önerimiz şu; hangi gün ihtiyaç varsa, o gün altın alın. Çünkü altın fiyatları bundan sonra düşebilir. Belki bayramdan sonra 120-125 liraya kadar çeyrek alma fırsatınız olabilir.”

    Yıldırımtürk, yakın zamanda Darphane ile Basın-İş Sendikası arasında bir anlaşma sağlanabileceğini belirterek, “Çünkü 15-20 kişinin grevden vazgeçip çalışmaya başladığı söyleniyor” ifadelerini kullandı.

  • Erzurum’a şap uyarısı

    E.MEHMET YILMAZ
    ERZURUM (İHA) –

     

    Şap hastalığına neden olan virüsün genetik değişime uğraması ve yoğun aşılama çalışmalarına rağmen yayılmayı önleyici tedbirlere yeterince dikkat edilmemesi konusunda uyarılarda bulunan Erzurum Bölge Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Fikret Çelebi, satın alınmak istenen hayvanların muhakkak sağlık kontrolünden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

     

     
    Erzurum Bölge Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Fikret Çelebi Çelebi, sıcakların gelmesiyle birlikte şap hastalığının yayıldığını ifade ederken hayvanları satın alırken mutlaka sağlık kontrolünden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

     

     

    Çelebi, “Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’nın bir an önce tedbir alarak, acilen yeni bir aşı bulup, bu hastalıkla mücadele etmesi gerekiyor. Şap hastalığı insanlar için tehlike oluşturmuyor, ancak hayvanlarda hızla yayılıyor ve ani ölümlere neden olabiliyor. Hayvanların verimlerini düşüren hastalık, canlı hayvan ve hayvansal ürün ticaretini olumsuz yönde etkileyen, büyük ekonomik kayıplara neden olan, çok bulaşıcı viral bir hastalık olarak biliniyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara şap aşısı periyodik olarak uygulanmalı. Veteriner Sağlık Raporu veya Menşe Şahadetnamesi olmayan küpesiz ve pasaportu bulunmayan hayvanlar satın alınmamalı. Yeni alınan hayvanlara şap aşısı yapılıp yapılmadığına dikkat edilmeli. Yeni alınan hayvanlara diğer hayvanlardan ayrı bir yerde 20 gün karantina uygulanmalı. Pazarda satılacak veya başka bir yere nakil edilecek hayvanlara en az 15-20 gün önceden şap aşısı yapılmalı. Ahır girişlerinde gerekli olan paspas veya giriş havuzlarında devamlı olarak sodyum karbonat, bakır sülfat, sitrik asit gibi dezenfektan maddeler bulundurulmalıdır. Ahırlara hayvan bakıcılarından başkaları sokulmamalı ve hayvan bakıcılarının özel elbise ve ayakkabı ile ahıra girmeleri sağlanmalı, bakıcılar diğer ahırlardan uzak tutulması gerekir. Sağımdan önce ellerin ve sağımda kullanılacak malzemelerin temizliğine dikkat edilmeli, hasta ve hastalıktan şüpheli hayvanlarla temas edenlerin, bu hayvanlara ait eşya, malzeme ve naklinde kullanılan vasıtaların dezenfeksiyonunun yapılması lazım. Hasta ve hastalıktan şüpheli hayvanlar derhal ayrı bir yere alınarak Tarım İl Müdürlüklerine haber verilmelidir.” Dedi.

  • Memurlara Facebook uyarısı!

    Türk Sağlık-Sen, memurların sosyal medyada ve özellikle de Facebook’taki paylaşımları nedeniyle aldıkları cezalara ilişkin rapor hazırladı.

     

    Son yıllarda sosyal medya kullanımının oldukça yaygınlaştığına işaret edilen raporda, sosyal medya analizi yapan internet sitesi “Social Bakers”e göre, Türkiye’deki Facebook kullanıcı sayısı, Ocak 2013 itibariyle 32 milyonu geçtiği ve Türkiye nüfusunun yüzde 41,47’sinin Facebook kullanıcısı olduğu belirtildi. Türkiye’nin Facebook kullanımında dünyada yedinci, Avrupa’da ise İngiltere’den sonra ikinci sırada yer aldığı ifade edilerek, Facebook kullanıcı sayısının son 6 ayda 1 milyon 525 bin 40 kişi arttığı bilgisi verildi.

     

     

     

    Sosyal medyanın yoğun kullanılmasının başta Facebook olmak üzere sosyal paylaşım sitelerinin kullanıcılarına yönelik hakaret, kişisel haklara saldırı gibi olayları artırdığına dikkati çekilen raporda, sosyal medyada paylaşılan yazı ve görsel materyallerin kullanıcıların hakkında dava açılmasına da neden olduğu vurgulandı.

     

     

     

    SOSYAL MEDYADA HAKARETİN CEZASI

    Sosyal medyada hakarete ilişkin davalarda Türk Ceza Kanunu’ndaki düzenlemeler çerçevesinde ceza verildiği hatırlatılan raporda, hakaret edilen kişinin şikayeti durumunda, 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası istemiyle dava açılabildiğine dikkat çekilerek, hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı yapılması durumunda ise cezanın alt sınırının 1 yıl olduğu belirtildi.

     

     

     

    Kamu görevlilerine, görevinden dolayı yapılan hakaretlerde, şikayete bağlı olmaksızın cumhuriyet savcıları tarafından işlem yapıldığı ifade edilen raporda, TBMM’yi alenen aşağılayan kişinin de 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırıldığı vurgulandı. Raporda, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişinin, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırıldığı bilgisi de yer aldı.

     

     

     

    “KAMU DAVASI AÇILIYOR” 

    Memurların, ülke yönetimi, siyasilerin söz ve davranışları, kamu çalışanları ile hükümetin yaptığı uygulamalar başta olmak birçok konuda fikirlerini sosyal medyada paylaştığı belirtilen raporda, memurların bu tür paylaşımlarının birçok dava ve soruşturmaya da neden olduğu vurgulandı.

     

     

    Raporda, şu ifadelere yer verildi: 
    “Memurlara, sosyal medyadaki yazı ve paylaşımları nedeniyle, özellikle BİMER gibi birimlere yapılan isimsiz ihbarlar, kurumlara veya cumhuriyet savcılıklarına yapılan şikayetler nedeniyle cumhuriyet savcıları tarafından kamu davası açılıyor. Kamu çalışanları, sosyal medyada daha çok hükümet, siyasetçiler ve idareciler ile ilgili yazıları veya görsel paylaşımları ile ceza alıyor. Memurlar, bu yöndeki yazı veya paylaşımları nedeniyle disiplin cezalarına ve tazminat davalarına maruz kalıyor.”

     

     

     

    Sosyal medyada hakaret suçunu işleyen vatandaşların bu suçtan ötürü sadece bir ceza alırken memurların aynı suçtan dolayı 2 veya 3 cezaya muhatap kalabildiği vurgulanan raporda, şu görüşler ifade edildi: 

    “Özellikle hükümete veya devlet büyüklerine hakaret gibi suçlarda memurlara hemen disiplin soruşturması açılıyor; kademe ilerlemesi, başka bir ile zorunlu tayin ve memuriyette çıkarılma gibi cezalar kısa sürede veriliyor. Memurların özellikle Facebook’taki yazı ve paylaşımları nedeniyle maruz kaldıkları davalar incelendiğinde, hukuki süreç tamamlanmadan idare tarafından soruşturmalar sonucunda cezalara çarptırıldıkları görülüyor. Facebook başta olmak üzere sosyal medya, memurlar için adeta bir kabus haline geldi.”

     

     

     

    “PAYLAŞIM CEZAİ SORUMLULUK YÜKLÜYOR”

    Kamu çalışanlarının siyasiler ile ilgili sosyal medya görüş ifade ederken veya başkaları tarafından hazırlanan ve yayınlanan materyalleri paylaşırken çok dikkatli olması gerektiğine işaret edilen raporda, özellikle başkaları tarafından hazırlanan içerikleri sadece paylaşmanın bile cezai sorumluluk yüklediği vurgulandı.

     

     

     

    Kamu çalışanlarına sosyal medya kullanımı ile ilgili açılan davaların çoğunluğunun devlet büyüklerine ve hükümete hakaret gibi suçları içerdiği ifade edilerek, vatandaşlara açılan davalarda ise hakaret, tehdit gibi unsurların öne çıktığı belirtildi.

    Raporda, şunlar kaydedildi: 
    “Memurlar, hükümet, siyasiler ve yöneticiler ile ilgili paylaşımlar konusunda dikkatli davranmalıdır. Mahkemelerce eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilebilecek paylaşımların bile kurum yöneticilerin başında olduğu disiplin komisyonları tarafından cezalandırıldığı göz önüne alındığında, sosyal medya kullanımına daha çok özen gösterilmelidir. Kamu çalışanlarının çalışma hayatını bile sonlandıracak sonuçları göz önüne alındığında sosyal medyanın mümkün olduğunca dikkatli kullanılması gerekmektedir. Facebook’a girmenin sebebi bir arkadaşla konuşma veya bir fotoğraf paylaşımı ise bu gerçekleştirildikten sonra fazla gezinti yapılmamalı, sadece belli bir zaman ayrılmalıdır.” 

     

     

     

    “MEMURLAR, SOSYAL MEDYA KULLANIMINDA DİKKATLİ OLMALI”

    Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, sosyal medyadaki bazı paylaşımların hukuki ve disiplin soruşturmasına neden olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: 

    “Bu anlamda en fazla mağduriyeti memurlar yaşıyor. Memurlar, kamu davalarının yanında disiplin soruşturmaları ile sürgüne maruz kalıyor. Yani memurlar, bazen eleştiri sınırları içerisinde olan ifadeler nedeniyle bile disiplin cezası alabiliyorlar. Bu anlamda memurlar sosyal medya kullanıcıları arasında en mağdur kesimdir. Memurlar, hiç akıllarına bile getirmeyecekleri soruşturma ve davalara maruz kalmamak için sosyal medya kullanımında dikkatli olmalıdır.”