Etiket: uyarı

  • Denizlispor’da Altıparmak’tan Oyuncularına Sert Uyarı

    PTT 1. Lig’in 10. haftasında Kayseri Erciyesspor’a 2-0 mağlup olan Denizlispor’da teknik direktör Mehmet Altıparmak, oyuncularının ayağının yere basmadığını belirterek herkesin kendisine çeki düzen vermesini istedi.

    PTT 1. Lig’in 10. haftasında evinde Kayseri Erciyesspor’u ağırlayan Denizlispor, ilk yarının sonunda ve ikinci yarının başında yediği gollerle sahadan 2-0 mağlup ayrıldı. Maç boyunca taraftarlar yönetimi istifaya davet ederken, takımın etkisiz oyunu teknik direktör Mehmet Altıparmak’ı kızdırdı. Söyledikleri ile sahaya yansıyan arasında büyük farklar olduğunu kaydeden Altıparmak, karşılaşmanın ardından basın mensupları ile yaptığı sohbet toplantısında şöyle konuştu:

    “Bu maç bizim için en önemli final maçlarından biriydi. Rahat bir nefes almak istiyorduk. Söylediklerimiz ve yaptıklarımız birbirini tutmadı. Bütün hesaplarımız 3 puan üzerineydi. Oyuncularımın ayakları yere basmalı. Bir maç kazanarak lig bitmiyor. Bunu iyi anlamamız lazım. İstifamla ilgili bir şey yok. Bu konu benim ile yönetim arasında bir mevzu. Ancak benim öyle bir düşüncem yok.”

  • 65 Yaş Üstüne Önemli Uyarı

    Kış mevsiminin gelmesiyle solunum yolları hastalıkları grip, soğuk algınlığı, sinüzit, zatürre, astık atağı ve KOAH alevlenmelerin de artış yaşanacağı belirtildi.

    Gözde İzmir Hastanesi doktorlarından Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Saraç, 65 yaşın üzerindeki kişilerin zatürre ve grip aşılarını yaptırması gerektiğini söyledi.

    Soğuğun vücudumuzdaki tüm sistemleri yavaşlatabileceğini, çalışmasını bozarak tahrip edebileceğini ifade eden Dr. Saraç, havanın soğumasıyla birlikte kış hastalıklarının artmaya başladığını dile getirdi. Özellikle solunum yollarını etkileyen kış hastalıklarının başında grip, soğuk algınlığı, farenjit, sinüzit, zatürre, astım atakları ve KOAH alevlenmeleri geldiğini anlatan Dr. Saraç, “Astım ve KOAH gibi kronik (müzmin) akciğer hastalıkları olanlar, soğukta bronş sistemlerinde meydana gelen spazm sonucunda nefes darlığı, öksürük şikayetlerinde artışla birlikte atak geçirebilirler” uyarısında bulundu.

    “ASTIM ATAĞI ACİL BİR DURUMDUR”

    Astım atağının astımlı bir hastada ilerleyen nefes darlığı, öksürük, hışırtı ve göğüste baskı hissi yakınmaları ile birlikte solunum fonksiyon testi değerlerinde azalma olması ile seyrettiğini anlatan Dr. Saraç, atağın acil bir durum olduğunu ve ciddiyeti değerlendirilerek uygun tedavinin planlanması gerektiğini söyledi.

    “KOAH ALEVLENMESİNDE SOLUNUM YETMEZLİĞİ GELİŞEBİLİR”

    KOAH (kronik müzmin) Obstrüktif (tıkayıcı) akciğer hastalığı hakkında bilgi veren Dr. Saraç, “KOAH alevlenme, KOAH tanısı olan hastanın hastalığının seyrinde mevcut olan nefes darlığı, öksürük, balgam miktarı ve renginde tedavide değişikliklere neden olacak kadar belirgin ve akut olarak gelişen olaylardır. Bu alevlenmelerin yarıdan fazlasında etken nefes borusu ve bronşlarda enfeksiyona neden olan bakteri ve virüslerdir. Alevlenmeler özellikle sonbahar ve kış aylarında sık görülmektedir. Dolayısıyla KOAH hastalarının sonbahar ve kış aylarında acil servis başvurularında ciddi artış olmaktadır. Alevlenmenin ciddiyetine göre ayaktan, hastanede yatarak ya da solunum yetmezliği bulguları olan hastalarda yoğun bakım ünitesine yatışı yapılarak tedavileri sağlanmaktadır” diye konuştu.

    “SOĞUKTA KALMAKLA ZATÜRRE GELİŞEBİLİR”

    Halk arasında zatürre olarak bilinen pnömoni hastalığının bazı kişilerde soğukta kalmaktan dolayı gelişebileceğini vurgulayan Dr. Saraç, şu bilgileri verdi:

    “Zatürre, bazı kişilerde soğukta kaldıktan sonra gelişir. Burun ve akciğerin içindeki temizlik ve korunmaya yönelik kirpiksi yapıların soğukta çalışmasının bozulması sonucu meydana gelen akciğer iltihabıdır. Bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşabilir. En sık görülen, hekime başvurmaya neden olan, en fazla ölüme yol açabilen hastalıklar arasındadır. Özellikle çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik bir hastalığa sahip olanlarda (böbrek, şeker, kalp ve akciğer hastalığı gibi), sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık veya ilaç kullanımı varlığında daha sık görülür.”

    Zatürrenin belirtileri ve tedavi şeklini anlatan Dr. Saraç, “Bakterilerin neden olduğu zatürrede ateş, titreme, öksürük, sarı, yeşil renkte veya kanlı balgam, göğüs ağrısı ve terleme sık belirtiler arasında yer almaktadır. Viral kaynaklı zatürrede daha çok baş ağrısı, kuru öksürük, yaygın kas ağrısı ve halsizlik belirtileri görülmektedir. Antibiyotikler, bol sıvı alımı, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler kullanılır. Hastaneye yatması gereken hastalarda daha farklı tedavi gerekebilir. Çok ağır zatürre durumlarında yoğun bakımda yatış, solunum desteği uygulanma zorunluluğu doğabilir” diye konuştu.

    Dr. Saraç, bu hastalıktan altta yatan kronik hastalıkların kontrolünün sağlanması, dengeli beslenme, hijyenik önlemler, zatürre ve yıllık grip aşılarının yapılması, sigaranın bırakılmasıyla korunulabileceğini sözlerine ekledi.

  • Başbakan Davutoğlu, CHP’ye meydan okudu, spekülatörleri uyardı

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, parti kapatmayı zorlaştırmayı öngören anayasa değişikliği teklifini Meclis Başkanlığı’na sunduklarını hatırlattı ve CHP’ye ‘hodri meydan’ dedi. Başbakan kriz söylentisi yayan spekülatörleri de uyardı.

    Başbakan Davutoğlu, CHP’ye meydan okudu, spekülatörleri uyardı başbakan davutoğlu,chp,parti kapatma

     

     

    Partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, ana muhalefet partisi liderine, “Ey Kılıçdaroğlu CHP’nin tarihine bak, parti kapatma davasını sonra oku” diye seslendi. AK Parti Grup Başkanvekillerinin parti kapatılmasının önüne geçecek kanun teklifini Meclisimize sunduğunu belirten Başbakan, “CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, son bir hafta içinde vehimlerden hareketle CHP’ye karşı bir parti kapatma davası açılacağını ve AK Parti’nin bunu destekleyeceğini ifade etti. O vehimlerle uğraşırken biz vizyonla uğraşıyoruz, demokrasi hedefinde yürüyoruz. İşte hodri meydan. Eğer gerçekten parti kapatılmasına karşıysalar işte gün bugündür” diye konuştu.

    CHP’nin bu konuda mağdur edebiyatı yaptığını savunan Davutoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Başbakan, “Bir de bu sabah tweet atmış, ’CHP’nin kapanma korkusu olamaz’ diye. Korkun yok da neden ağlıyorsun, niye sızlanıyorsun? Demirtaş da durur mu? ‘HDP parlamentoda olmazsa AKP erken seçime gitmek zorunda. Bu tehditse tehdit’ diyor. İşte bir başka karga daha. Biz gücümüzü demokrasiden alırız. Siz ise tehdit dilinden. Demokrasinin garantörü AK Parti’dir. En kısa zamanda bu teklifi Genel Kurul’a götüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    KRİZ PEŞİNDE KOŞANLARI UYARDI

    Başbakan Davutoğlu, doların yükselişi ile dillendirilen kriz söylentilerini de eleştirerek, “Türkiye’nin ekonomik göstergeleri şu anda dünyanın en sağlam göstergeleri arasında. Kimse kriz peşinde koşmasın. Bankacılık sektörü de sağlam. İhracat tek bir ülkeye, tek bir kaleme bağlı ise kriz olur. Biz bunun önlemlerini aldık. Sadece geçen yıl 1,4 milyon kişi istihdama katıldı. Nüfus artışını da teşvik ediyoruz. Ekonomik göstergeler itibariyle kimse hevese kapılmasın, sağlam ellerde” dedi.

    Hükümetin koalisyon hükümeti olmadığını vurgulayan Davutoğlu, “Özellikle spekülatörlere sesleniyorum. Hiçbir yanlış hesap yapmayın. Her türlü adımı atarız. Hiçbir tereddüt etmeyiz” diye konuştu.

    KRİTİK BULUŞMA YARIN

    Merkez Bankası ile hükümet arasında kriz bekleyenlerin yanılgıda olduğunu kaydeden Davutoğlu, merakla beklenen Cumhurbaşkanı-Merkez Bankası Başkanı buluşmasının tarihine de verdi. Başbakan, “Tüm kurumlarımız işbirliği içinde. Sayın Cumhurbaşkanımız yarın Merkez Bankası Başkanı’ndan brifing alacak. Bundan sonra da istişare ve tam bir koordinasyon içinde adımlar atılacak” dedi.

  • Uzmanından dolar uyarısı

    Dolardaki inanılmaz yükselişle ilgili açıklamalrada bulunan KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Fazıl Kırkbir, “Benim vatandaşlarımıza tavsiyem; siz siz olun bu oyuna gelmeyin. Elinizdeki dolarlar çok kötü patlayabilir. Benden uyarması” ifadelerini kullandı.

     

    Dolardaki son dönemdeki inanılmaz yükselişin ekonomik olarak açıklamanın pek mümkün olmadığı belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim üyesi Doç. Dr. Fazıl Kırkbir, geçtiğimiz Kasım ayında 2,20 TL’ler civarında olan doların 3-4 ay gibi bir sürede 2,60’lara çıkmasının ekonomik olarak açıklamanın pek mümkün olmadığını söyledi. Kırkbir “Fiyatın serbest piyasada arz talep dengesi ile belirlendiği söylenir. Tabi ki bu özellikle ülke paralarının değerini belirlemede tek unsur değildir. Ancak sonuçta yapılan işlem budur. Yani normalde bir ülkenin parası o ülkenin ekonomik gücü ölçüsünde ekonomik verileri (GSMH, Ödemeler dengesi, cari açık vb.) doğrultusunda talep görür ve talep o paranın değerinin belirlenmesine sebep olur. Bu arada paranın basılma miktarı ise kağıt üzerinde en önemli konudur. Çünkü profesöründen lise talebesine kadar herkes bilir ki karşılıksız para basılması paranın değerini düşürür” dedi.

    “DOLARIN SON GÜNLERDEKİ ÇIKIŞI ÇOK KARMAŞIK”
    “Ancak tüm bu iktisat kanunları mevzu bahis dolar olunca nedense işlemiyor” diyen Doç. Dr. Fazıl Kırkbir “Yıllık basılan dolar miktarında bile piyasada çok değişik rakamlar telaffuz ediliyor. Diğer taraftan cari açığı dünyada en çok olan ülkelerden biri ABD. Türkiye’nin bir yıllık cari açığı onların bir aylık cari açıklarına dek geliyor nerdeyse. Borçlanma durumu ise çok kötü durumda. Ama tüm bu kötü durumlara rağmen dolar uluslararası piyasada değer kazanıyor. Bunun en büyük sebebi altın gibi hemen hemen tüm dünyada itibar görmesidir. Son günlerdeki çıkış ise çok daha karmaşık” şeklinde konuştu.

    “ELİNİZDEKİ DOLARLAR ÇOK KÖTÜ PATLAYABİLİR”
    Rusya’nın petrol fiyatları ile cezalandırılmaya çalışıldığını ve bundan Rus ekonomisinin büyük yara aldığını hatırlatan Kırkbir “Eğer Putin’e yani Rusya’ya olan baskı biraz daha devam ederse intikamını çok kötü alabilir. İlişkileri iyi olan Çin’in Merkez Bankası rezervlerini dolardan Euro’ya dönüştürme sinyali vermesi hatta düşündüğünü söylemesi bile doların tepe taklak olmasına sebep olabilir. Tabi bu açıklamayı yapmadan önce elindeki dolarların büyük kısmını elden çıkarmış yada yasal olmayan yollardan risk swapı yaptırmış olmalılar. Belki de öyle bir şey var ve sırf yüksek fiyattan ellerindeki doları elden çıkarmak için şişiriyorlar. Benim vatandaşlarımıza tavsiyem; siz siz olun bu oyuna gelmeyin. Elinizdeki dolarlar çok kötü patlayabilir. Benden uyarması” ifadelerini kullandı.

    “DAĞI TANIYAN NASIL TANIMAZ UÇURUMU, MADEMKİ YÜKSELİŞ VAR, İNİŞ OLMAZ OLUR MU?”
    Uyarılarına ünlü şair Necip Fazıl Kısakürek’ün 2 satırlık ‘Mantık’ şiiri ile devam eden Kırkbir “Üstad, ‘Dağı tanıyan nasıl tanımaz uçurumu. Mademki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?’ diyor. Yani dolardaki bir çıkışın mutlaka bir inişi olacaktır, bu kaçınılmazdır. Vatan millet sevgisi olan birinin şu ortamda mecbur olmayıp da dolar alması biraz manidar. Hatırlıyorum 90’lı yıllarda bir ülkede doların ateşini düşürmek için halk seferber olmuştu; çocuklar bile 1 dolar azdır bile demeyip bulabildikleri dolarları döviz bürolarına götürüyordu. Bu hareket bir seferberlik ilanı gibiydi ve döviz büroları önünde kuyruk olan resimler basında çıkıyordu. Sonuçta bu eylem, o ülkede doların ateşinin düşmesine sebep olmuştu” diye konuştu.

  • Uzmanlardan ‘Kıl dönmesi’ uyarısı

    Medical Park Ordu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nihat Polat, tıp dilinde ‘pilonidal sinus’ olarak adlandırılan kıl dönmesi hastalığının, genellikle kuyruk sokumunda görülen bir veya birkaç adet deriye açılmış delik, enflamasyon, şişlik veya apse şeklinde kendini gösterdiğini belirterek, vatandaşların bu konuda hassas olması gerektiğini söyledi

     

    Kıl dönmesinin kuyruk sokumu bölgesi dışında kasık bölgesinde, koltuk altlarında ve göbekte de görülebilen bir hastalık olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nihat Polat, kıl dönmesinden korunma yolları ve tedavisi hakkında bilgiler verdi. Kil dönmesinin erkeklerde görülme sıklığının belirgin olarak daha fazla olduğunu belirten Polat, doğuştan gelen bir rahatsızlık olmamasına rağmen bazı kişilerin cilt ve kıl tipi nedeniyle kıl dönmesi oluşumuna genetik olarak daha yatkın olabildiğini vurguladı.

    “KIL DÖNMESİ SESSİZ İLERLEYEN BİR HASTALIKTIR”

    Kıl dönmesinin belirtilerinin küçük bir çukurdan büyük ağrılı bir kitleye kadar değişebileceğini dile getiren Opr. Dr. Nihat Polat, “Kıl dönmesi olan bölgede koyu renkli ya da kanlı akıntı olabilir. İltihaplanma ile beraber bölgesi kırmızı, hassas hale gelebilir ve akıntı olabilir. Enfeksiyon şiddetli olursa ateş, halsizlik ve bulantıya da yol açabilir. Hastalık, birçok değişik tablo ile karşımıza çıkabilir. Kuyruk sokumundaki kıl dönmesi genellikle enfeksiyon oluncaya kadar kendisini pek belli etmez. Bu hastalarda tipik öykü özellikle kuyruk sokumunda ağrılı şişlik, oturamama, yürüyememe gibi yakınmalardır. Bu şikayetlerle doktora giden bir genç erişkinde, tedavi şikayetlerin olduğu bölgede apse saptanması ve bu apsenin açılarak drene edilmesi ile başlar. Apsenin drene edilmesi acil durumun tedavisidir. Eğer hasta ameliyat olmaz ise bu bölgede zaman zaman akıntı olması dışında yakınması olmadan bir süre yaşantısını sürdürebilir. Ancak bir kaç hafta veya ay sonra yine aynı tablo tekrarlar. Her apse tekrarında ise ağaç kökü şeklindeki sinüsler daha ileriye gider ve çıkarılacak olan enfekte doku miktarı daha da büyümüş olur” dedi.

    “KİŞİSEL TEMİZLİĞE ÖZEN GÖSTERİN”

    Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nihat Polat, “Sessiz ilerleyen bir hastalık olduğu için korunmak akla gelmez ve genellikle hastalık ortaya çıktıktan sonra fark edilir. Kıl dönmesinden korunmak istiyorsanız dikkat etmeniz gereken bir takım hijyen kuralları bulunmaktadır. Tabii bu hijyen kurallarını uyguluyor olmak kişinin kıl dönmesi rahatsızlığını hiçbir zaman yaşamayacağı anlamına gelmez. Ancak en azından bir şekilde korunuyor olmak ve hijyen kurallarına kişinin kendi sağlığı için dikkat ediyor olması kıl dönmesi riskini oldukça azaltacaktır” şeklinde konuştu.

    Kıl dönmesinin en iyi yapılmış bir operasyondan sonra bile tekrarlama ihtimali olan bir hastalık olduğunun altını çizen Opr. Dr. Nihat Polat, şu bilgileri verdi: “Bu nedenle hastaların ameliyat öncesi iyi değerlendirilmesi, uygun ameliyatın seçilerek, titizlikle yapılması kadar ameliyat sonrası hastanın doktorunun önerilerine uyması da önemlidir. Ameliyat sonrası erken devrede yaranın iyi korunup bakılması, uzun dönemde ise o bölgenin hijyenine dikkat edilmesi gereklidir. Ameliyat sonrası dönemde doktorun uygun gördüğü andan itibaren ve belirttiği süre ile o bölgedeki kıllar traş edilmeli veya tüy dökücü ilaçlarla temizlenmelidir. Ayrıca bu bölge mutlaka temiz tutulmalı, temiz iç çamaşırı giyilmeli, düzenli olarak duş alınmalı, bu bölgenin terli ve nemli kalması engellenmelidir. Kıl dönmesi ameliyatından sonra, rahatsızlığın tekrarlamayacağını düşünerek hareket etmemeli dolayısıyla uzun saatler boyu oturmamaya dikkat etmelisiniz.”