Etiket: Uyardı

  • Başkan Dağdelen ’temayül’ öncesi teşkilatı uyardı

    AK Parti Kırıkkale İl Başkanlığı tarafından, Kasım Ayı Olağan İl Danışma Meclisi ve aday aday tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Burada partililere seslenen İl Başkanı Nuh Dağdelen, 11 tane belediyeyi alacak gücün olduğunu belirterek, “Teşkilatımıza sesleniyorum. Allah rızası için vicdanınızı elinize koyun Kırıkkale’yi en iyi temsil edeceğine inandığınız adaylara tercihte bulunun” dedi.

    AK Parti Kırıkkale’de 18 Kasım Pazar günü belediye başkan aday adayları için temayül yoklaması yapacak. 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler için adaylarını belirleme çalışmalarını sürdüren AK Parti Kırıkkale İl Başkanlığı, hafta sonu Kırıkkale’de temayül yoklaması gerçekleştirecek.

    Kasım Ayı Olağan İl Danışma Meclisi ve aday aday tanıtım toplantısında partililere seslenen AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Nuh Dağdelen, “Kıymetli kardeşlerim, yarın temayülümüz var. Yarın ki yapacağımız temayül belediye başkan adayını tespit etmeyecek. Öncelik bunu bilmenizi istiyorum. kriterlerden bir tanesi de teşkilat temayülü bir sürü kriter var. Şimdi biliyorsunuz anketler devam ediyor” diye konuştu.

    AK Parti Genel Merkezinin bir saniye bile durmadan çalıştığını dile getiren Dağdelen, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bir defa adayımızın Kırıkkale kamuoyunda adı olması gerekiyor. Yani Kırıkkale’de hemşehrilerimiz ben şunun aday olmasını istiyorum diyorsa o, AK Parti’nin adayı olacaktır. Bununla birlikte teşkilatında tabii ki kararı önemli. Dolayısıyla sizlerden istirhamım teşkilatımıza sesleniyorum. Allah rızası için vicdanınızı elinize koyun Kırıkkale’yi en iyi temsil edeceğine inandığınız adaylara tercihte bulunun. Hiç bir kimsenin etkisinde kalmayın. Aynı şey ilçelerimiz için de geçerli. İlçenizi kim en iyi temsil edecekse, vatandaş kimi arzu ediyorsa, onu tercihte bulunun arkadaşlar. Bu kriterlerden bir tanesi eğer teşkilatın temayülü ise elimizi vicdanımıza koyacağız. Bunun neticesine göre de kararımızı vereceğiz.”

    “AK Parti büyük bir aile, herkese yer var”

    Dağdelen, “24 Haziran seçimini yaşadık. Aday olan arkadaşımızın etrafında kenetleneceğiz. Allah nasip ederse bu 31 Mart’ta yapacağımız seçimlerde hilafa bir şey düşünmüyorum. AK Parti büyük bir aile, büyük bir şemsiye, bu şemsiyenin altında her zaman herkese yer var. Önemli olan istikamet, önemli olan samimiyet. Hiç kimse samimiyetinde, davaya bağımlılığında, lidere bağımlılığında bir zafiyete uğramamışsa zaman geldiğin de bir vakit geçiyor ama ondan sonra buyurun bu görevi de siz icra edin diye başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere genel merkezdeki yetkililerimiz ve hemşehrilerimiz göreve layık görüyor” dedi.

    “11 tane belediyeyi alacak gücümüz var”

    Başkan Dağdelen sözlerini şöyle tamamladı:

    “Ben varsam varım, ben yoksam yokum anlayışı bizim çatımızın altında bulunmaması gereken hastalıklı zihniyettir. Biz de buradaki tüm teşkilatımız ile birlikte, tüm aday adaylarımız ile birlikte bu yapının içerisinde bu hastalıklı zihniyetin içerisinde bulunmayacağız. Hep birlikte kenetlenerek Allah nasip ederse il olmak üzere 8 ilçemiz ile birlikte, 2 tane beldemiz ile birlikte toplamda 11 tane belediyeyi Allah izin verirse seçimlerde alacak gücümüz var ve alacağız. Nasıl alacağız? Bir tane altın kural var; birlik ve beraberliğimizi muhafaza edeceğiz. Biz birlik ve beraberlik içerisinde olursak siyasi olarak Kırıkkale’de rakip olabilecek bir güç yok.”

  • Dr. Güleç mantar zehirlenmelerine karşı uyardı

    Salihli İlçe Sağlık Müdürü Dr. Sezgin Güleç, sonbahar ile birlikte orman ve mera alanlarında çok sayıda doğal mantarlar gözlendiğini belirterek vatandaşları mantar tüketimine karşı uyardı.

    Dr. Güleç, “Özellikle kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımızın doğadan toplama yolu ile mantar tüketme alışkanlıkları nedeni ile çok sayıda mantar zehirlenmesi vakası gerçekleşmektedir. Bazı zehirlenme vakaları ise maalesef ölümle sonuçlanmaktadır. Bilimsel verilere göre ülkemizde doğal olarak yetişen 70 civarında zehirli mantar türü bulunmaktadır. Mümkünse bilimsel ismi koyulmayan hiçbir yabani mantar yenilmemelidir. Yenilebilen her yabani mantarın ise zehirli ve hatta öldürücü olabileceği ihtimali her zaman akıllarda tutulmalıdır. Pişirmekle, dondurmakla, kavanozlamakla veya başka bir işlemle zehirli mantarların zehirsiz hale getirilemeyeceği gerçeği de iyice bilinmelidir.” dedi.

    Mantar zehirlenmelerinin önlenmesinde en etkili yolun kaynağı bilinmeyen ve kontrolsüz bir şekilde toplanan mantarların yenilmemesi olduğunu kaydeden Dr. Güleç şunları söyledi: “Her ne kadar halkımız kendi yöresinde yetişen mantarları bilse de en küçük bir yanılgı maalesef acı sonla bitebilmektedir. Zehirlenme vakaları; birkaç saat içinde etkilerini gösterebileceği gibi, haftalar hatta aylar sonra bile etkisini gösterebilmektedir. Bundan dolayı, Kendiliğinden yetişmiş bir mantarın zehirli olma ihtimali vardır ve bunları yenebilir mantarlardan ayırt etmek çok zordur. Teşhis ve tanıma işlemi eğitim almış ve uzun yıllar tecrübe etmiş kişilerce yapılabilir. Doğada kendiliğinden yetişen mantarları, uzmanına danışmadan kesinlikle tüketmeyiniz.”

  • Öğrenciler, sürücüleri emniyet kemeri konusunda uyardı

    Elazığ’da üniversite öğrencileri cadde üzerinde sürücüleri emniyet kemeri konusunda uyardı.

    Malatya Caddesi Hazar Dağlı kavşağında Fırat Üniversitesi (FÜ) Genç Kızılay Öğrenci topluluğu tarafından İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesinin desteğiyle “Emniyet Kemeri Tak Hayatı Tak” etkinliği düzenlendi. Etkinlikte öğrenciler, farkındalık oluşturan afişleri sürücülere göstermesinin ardından tiyatro ile emniyet kemerinin önemini anlattı.

    Kemeri tak hayata bağlan sloganıyla farkındalık oluşturduklarını ifade eden F.Ü Genç Kızılay Öğrenci Topluluğu Başkanı Fatih Bakır, “Yazdığımız küçük notları sürücülerle paylaştık. Sürücülerin emniyet kemeri takmaları gerektiğini ve bunun hayatlarına mal olacağını emniyet kemerinin bizim hayatta büyük bir yeri olduğunu anlattık. Farkındalık oluşturacak afişlerimiz var. Emniyet mensupları ile bugün burada böyle bir etkinlik yaptık” dedi.

  • Doğan sürücüleri uyardı

    Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürü Hakan Doğan, kent merkezinde 400 mobese kamerayla denetim yapıldığını belirterek, sürücüleri uyardı.

    Doğan, trafik cezalarının artırıldığını hatırlatarak, ‘spin’ ya da ‘drift’ diye nitelendirilen el freni çekilmesi ya da başka yöntemlerle aracın ani olarak yönünü değiştiren ya da kendi etrafında döndürenlere 5 bin ile 10 lira arasında ceza uygulanacağını vurguladı. Doğan, “Yol kenarlarında karayollarının denetimlerine ceza yetkisi getirildi. Özellikle çakar lamba dediğimiz hem ses hem de ışıklı ikazları kullanan sürücülere 108 lira cezası vardı bu bin 2 liraya çıkarıldı. Tek yönlü yollarda ters yönlerde araç kullanan sürücüye bin 2 lira ceza getirildi. Makas atan sürücülere de yine bin 2 lira cezai müeyyide getirildi. Kırmızı ışıkta geçenler 235 lira olarak cezalandırıldı. Yalnız bir yıl içinde 3 defa kırmızı ışık ihlali yapanların 30 gün, 2’ci 3 defada 45 gün, 3’üncü 3 defada ise 60 gün süreyle sürücü belgeleri alınıyor. Aynı yıl içinde 1 veya 2 kez sürücü belgesi alınan sürücüyü önce psiko teknik ardından psikiyatri muayeneye sevk ediliyor. Yine kanunun 60’ıncı maddesinde drift atanlara ise 5 bin lira cezası oldu. Aynı zamanda drift atanların sürücü belgesi 60 gün ve araçta 60 gün trafikten kaldırılıyor. Yaya geçitlerine yaklaşan sürücüler hızları azaltmak zorundaydı. Buna uymayanların cezası 235 liraydı bu ceza 488 liraya çıktı. Yani yaya geçitlerine gelen sürücülerin cezası ise arttı. İl merkezimizde 400 mobese kamerasıyla sürücüler denetleniyor” dedi.

  • Uzmanlar meme kanserine karşı korunmanın yolları hakkında uyardı!

    Meme Kanserinde Farkındalık Ayı kapsamında meme kanseri hastalığı hakkında bilgiler aktaran Uzman Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, 40-44 yaş arası her yıl mamografinin şart olduğunu ifade ederek, “2018 yılı içinde 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir” dedi.

    40-44 yaş arası her yıl mamografi şart

    VM Medikal Park Kocaeli Hastanesi Radyoloji Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, Meme Kanserinde Farkındalık Ayı kapsamında meme kanseri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Amerikan Kanser Birliği verilerine göre 2018 yılı içinde 266 bin 120 kişiye meme kanseri tanısı konulacağını belirten Uzman Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörüldüğünü açıkladı. Alkol kullanımının meme kanseri riskini arttırdığını kaydeden Yırgın, meme kanserlerine en çok 55 yaş üzerindeki kadınlarda görüldüğünü aktardı. Hastalığın tedavisinde erken tanının önemli olduğunu vurgulayan Yırgın, yaşam kalitesinin arttırılması ile meme kanseri riskinin azaltılabileceğini ve teşhisi için hastaların hekime erken başvurmalarında büyük faydası olduğunu ifade etti.

    2018 yılı içinde 266 bin 120 yeni meme kanseri tanısı konulacak

    Meme kanserinin özellikleri hakkında bilgiler aktaran Yırgın, “Meme kanseri sıklıkla meme başına doğru süt taşıyan süt kanallarından kaynaklanan bir kanser türüdür. Bu durumda duktal kanser adı verilir. Daha nadir görülen ve memenin süt salgısı üreten bölümlerinden de kaynaklanır ki bu durumda lobuler kanser adını alır. Daha nadir alt tipleri de mevcuttur. Birçok meme kanserine tarama mammografisi ile daha muayene bulgusu vermeden, elle fark edilebilir hale gelmeden tanı konulabilir. Ancak bu noktada bilmek gereken en önemli noktalardan biri memede ele gelen çoğu şeyin kanser olmadığıdır. Vücudun diğer bölgelerine yayılma göstermeden büyüyen iyi huylu kitlelerin de teşhisi için hastaların hekime başvurmalarında büyük fayda vardır. Amerikan Kanser Birliği verilerine göre 2018 yılı içinde 266 bin 120 yeni meme kanseri tanısı konulacağı ve 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir” dedi.

    Meme kanseri en çok 55 yaş üstü kadınlarda görülür

    Meme kanserini artıran etkenler hakkında da önemli bilgiler aktaran Yırgın, kanser türünün en çok 55 yaşından büyük kadınlarda görüldüğünü belirterek, “Meme kanseri en çok 55 yaş üstü kadınlarda görülür. Meme kanserini riskini artıran değiştirilebilir risk faktörleri; alkol kullanımı obezite, hareketsiz yaşam, çocuk sahibi olmamak, emzirmemiş olmak, uzun süre doğum kontrol hapı kullanmak, menopoz sonrası hormon replasman tedavisi almış olmak. Meme kanserini riskini artıran değiştirilemeyen risk faktörleri ise kadın olmak, ileri yaş, genetik mutasyonlar, ailesinde meme kanseri olmak, hastanın kendisinde teşhis edilmiş meme kanseri olması, erken yaşta adet kanamasının başlamış olması, geç yaşta menopoza girmek, göğüs bölgesine radyoterapi-radyasyon almaktır” diye konuştu.

    Vücudun başka bir yerine yayılmamış kanserin tedavisi daha kolaydır

    Meme kanserinin erken tanıda farkına varılmasının sağladığı yararlara da vurgu yapan Yırgın, “Meme kanserinden ölümleri ve hastalıklı sağ kalımı azaltmanın en önemli yolu kanseri erken teşhis etmektir. Erken teşhis edilen, henüz vücudun başka bir yerine yayılmamış kanserin tedavisi ve tedavinin başarı ile sonuçlanması daha kolaydır. Erken evre teşhis konusunda ise şu ana kadar en yüksek etkinlik saptanan yöntem düzenli mamografi taramasıdır. Meme kanseri taraması demek hiçbir semptomu, şikâyeti olmayan insanları düzenli aralıklarla radyolojik olarak değerlendirmek demektir. Erken tanı ise hiçbir şikâyeti olmayan bir meme kanseri hastasının kanserini vücudun başka bir yerine yayılmadan bulmak demektir” şeklinde konuştu.

    40-44 yaş arası gurubundakiler kesinlikle her yıl mamografi yaptırmalı

    Hasta gruplarının yapması gerekenler hakkında da önemli bilgilere veren Yırgın, “Bu konuda hem Amerikan Kanser Birliği hem de Türk Radyoloji Derneği’nin önerileri vardır. Meme kanseri açısından normal risk faktörlerine sahip kadınlardan 40-44 yaş arası gurubundakiler kesinlikle her yıl mamografi yaptırmalı, 45-54 yaş arası kadınlar her yıl mamografi yaptırmalı, 55 yaş ve üstü kadınlar peş peşe iki yıl normal mamografi saptanırsa 2 yılda bir yaptırmalı ve hastanın 10 yıllık yaşam beklentisi olana kadar bu aralıkta devam etmelidir. Meme kanseri açısından yüksek risk faktörlerine sahip kadınlar ise 30 yaşından itibaren her yıl meme MR ve mamografi yaptırmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Emzirme koruyucu bir faktör diyebiliriz

    Meme kanserinin kadınlarda görülme olasılığının erkeklere göre 100 kat daha fazla olduğunu kaydeden Dr. Yırgın, emziren kadınların meme kanserine karşı korunduğunu belirterek, “Bebeğini aylarca emziren kadınlar meme kanseri olma riskini bir miktar azaltıyorlar; ancak meme kanseri birçok faktöre aynı anda bağlı olduğu için ne yazık ki bu noktada riski sıfırlama söz konusu değildir. Emzirme koruyucu bir faktör diyebiliriz. Aslında kanserden korunmanın şu ana kadar kanıtlanmış kesin bir yolu yoktur; ancak bizler yapabileceğimiz bazı değişiklerle kansere yakalanma riskimizi azaltabiliriz. Yapabileceklerimizi şöyle sıralayabiliriz; sabit ve uygun bir kiloda kalmak, düzenli fiziksel aktivite, alkol kullanımından kaçınmak, mümkün olduğunca uzun emzirmek, menopoz sonrası hormon replasman tedavisinden kaçınmak” dedi.

    Modern mamografi cihazlarında daha düşük radyasyon maruziyeti olmaktadır

    “Mamografi çekimi sırasında meme düşük dozlu bir radyasyona maruz kalır” diyen Yırgın şunları söyledi; “Meme kanseri teşhisi olasılığında hastaya sağladığı fayda göz önüne alındığında, düşük doz radyasyon göz ardı edilir. Modern mamografi cihazlarında eski cihazlara oranla daha düşük radyasyon maruziyeti olmaktadır. Her iki memenin de görüntülendiği ortalama bir mamografik incelemede hasta 0.4 mSv radyasyon alır. Her yıl ortalama 3 mSv doğal radyasyona maruz kaldığımızı ve mamografi çekiminde aldığımız radyasyonu aslında 7 haftada doğal ortamdan aldığımızı da düşünürsek bu dozun kabul edilebilir sınırlarda olduğu anlaşılmaktadır. Gebelik durumunda fetüsün alacağı radyasyonu dozu çok az olmasına rağmen gebelere rutin mamografi çekimi yapılamamaktadır.”