Etiket: Üssü

  • Adıyaman hizmet içi eğitim üssü olacak

    Adıyaman hizmet içi eğitim üssü olacak

    Adıyaman’da 220 Yataklı Uygulama Oteli (hizmet içi eğitim merkezi) ve Perre Anadolu Otelcilik Mesleki Eğitim ve Teknik Anadolu Lisesi’nin kesin kabulü yapıldı.

    AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu başkanı ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, 220 Yataklı Uygulama alanı ile 24 derslikli Adıyaman Perre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin kesin kabulünün 27 Aralık 2020 tarihinde yapıldığını kaydetti.

    Aydın, 72 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan 220 yataklı adeta 5 yıldızlı oteli andıran, içerisinde 2 adet 200 kişilik konferans salonu, 4 tane ayrı toplantı salonu, sosyal donatılarıyla hizmet içi eğitim merkezinin faaliyete geçeceğini dile getirdi.

    Aydın, Perre Anadolu Otelcilik Mesleki Eğitim ve Teknik Anadolu Lisesi binası ile 220 yataklı uygulama alanı binasının yapım süreci kesin kabulü yapılarak tamamlanmıştır. Hem uygulama oteli, hem hizmet içi eğitim merkezi, hem de mesleki eğitim alanında eğitim veren bir okul hizmet verecek. Adı geçen bina MEB tarafından öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerinin yapıldığı bir birim olarak kullanılacaktır. Ayrıca, bölgedeki mesleki eğitim kurumlarının alan ve atölye öğretmenlerinin hizmet içi mesleki gelişim programlarında da merkezi bir birim olarak aktif bir şekilde kullanılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı, 2021 yılında bu binanın öğretmenlerin mesleki gelişim eğitimlerinde kullanılması için planlamalarını yapmıştır. Ayrıca talep edilmesi halinde zaman ve kapasitenin uygun olmasına bağlı olarak diğer kamu kurum ve kuruluşların hizmet içi eğitim faaliyetlerine de hizmet edecektir. Adı geçen projenin iç mekanı tefrişatlarının da tamamlanmasını müteakip hem turizm alanı öğrencilerine staj ve eğitim imkanı sunacak, hem de bölge turizmine belirgin katkı sağlayarak konaklama imkanı da sunacaktır.

    Hizmet içi Eğitim alanında Adıyaman’ımızı bölgede merkez üs haline getirecek olan bu muhteşem proje için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, milletvekili arkadaşlarımız, Valimiz, teşkilatımız ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Şanlıurfa ayakkabı üssü olacak

    Şanlıurfa ayakkabı üssü olacak

    Şanlıurfa’da binlerce kişiye iş imkanı sağlayacak olan 8 fabrikanın yapımıyla ilgili protokol imzalandı. Yapılacak fabrikalarla binlerce kişi iş sahibi olma imkanı elde ederken, Şanlıurfa ise ayakkabı üretim sayısını yıllık 10 milyon çiftten 30 milyon çifte yükselterek ayakkabı üssü olacak.

    Şanlıurfa Valiliği öncülüğünde 2017 yılında başlatılan ve 13 fabrikada yaklaşık 2 bin kişinin istihdam edildiği ayakkabıcılık sanayi bölgesinin ikinci etabının yapılması için imzalar atıldı. 18 ay süreli projenin tamamlanmasıyla Şanlıurfa’da 8 ayakkabı fabrikası daha inşa edilecek. Yatırımcılara tahsis edilecek fabrikalarda 6 bin kişinin daha ayakkabıcılık sektöründe istihdam edilmesi hedefleniyor.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında desteklediği, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Haliliye Belediyesi mali desteğini öngören protokol, Valilik toplantı salonunda düzenlenen törenle imzalandı.

    Protokol imza törenine, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Hasan Maral, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölge Müdürü Osman Oktay ile basın mensupları katıldı.

    Başarısını ispatlayan bir proje

    Protokol imza töreninde bir konuşma yapan Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, böylesi bir projenin uygulanmaya başlamasından dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip Şanlıurfa’nın kalkınması, gençlerin geleceğe iyi hazırlanması, istihdam sorununu çözmeye yönelik adımlar atılması konusunda kamu idaresi ve yerel yönetimler olarak büyük bir çaba içerisinde olduklarını söyledi.

    İstihdam sorununu çözmeye yönelik, emek yoğun yatırım projelerini önemsediklerini ve daha önce ayakkabıcılık sektörüne tahsis ettikleri 13 fabrikada 2 bin kişinin istihdam edildiğini hatırlatan Vali Erin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Şanlıurfa’nın en fazla kamu yatırımı alan ve özel sektörün ilgi gösterdiği illerin başında geldiğini kaydederek, “Cumhurbaşkanımız liderliğindeki tüm hükümetlere, bugüne kadar Şanlıurfamıza sağladıkları kamu yatırımlarından dolayı şükranlarımızı sunmayı borç biliyoruz” diye konuştu.

    2017’den itibaren başlatılan çalışmalarla bakanlık desteğine ilave olarak Valilik Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı katkısıyla 13 işyerinin ayakkabıcılık sektörüne tahsis edildiğini ifade eden Vali Erin, “Bu proje, başarısını ispatlayan bir proje. Yerel yönetimlerimizle yaptığımız istişareler ve aldığımız kararlarla çok anlamlı bir hizmete vesile olacağız” diye konuştu.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ve Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’a desteklerinden dolayı teşekkür eden Vali Erin, projelerin Şanlıurfa’ya hayırlı olmasını diledi.

    Protokol imza töreni toplantısında değerlendirmelerde bulunan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, yapacakları 6 fabrika ile amaçlarının ilerleyen zamanlarda Şanlıurfa’da işsizliği tamamen sıfıra indirmek olduğunu söyleyerek, “Bu işsizliği nasıl azaltırız diye zaman zaman valimizle belediye başkanlarımızla bir araya geliyoruz. İşsizlik ve istihdam konusunda hızlı bir çözüm gerekiyordu. Hızlı çözüm için de şöyle bir düşünce gelişti. Biz sanayicinin alt yapısı olan fabrikamızı yapalım, sanayici dışarıdan gelsin tesisini getirsin ve burada fabrikasını kursun. Böyle bir yatırımın artık boşa gitmeyeceğini ortaya koydu. Ön anlaşmaları yaptık. Organizeden tahsisimizi aldık valimizin, Karacadağ Kalkınma Ajansımızın destekleri ile Biz Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak 6 adet fabrika yapımına başlıyoruz. Bugün burada protokolünü imzalayacağız. Haliliye Belediye Başkanımız da 2 adet fabrikanın başlangıcını yapacaklar. Ben buna başlangıç diyorum, neden başlangıç çünkü Şanlıurfa genç nüfusuna göre, işsizlik oranlarına göre bu yeterli değil. Amacımız Şanlıurfa’da işsizliği tamamen sıfıra indirmek” diye konuştu.

    Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ise işsizlikle ilgili sahada hep birlikte mücadele ettiklerini belirterek iyi niyet başlangıcı olarak Haliliye Belediyesi olarak valiliğin kendilerine tahsis etmiş olduğu alan içerisinde 2 adet fabrika ile istihdama yönelik katkıda bulunacaklarını aktardı.

    8 yeni fabrika kurulacak

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2020 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında desteklediği toplam 18 milyon 840 bin TL bütçeli Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi Ayakkabıcılar Sanayi Bölgesi Projesine, bakanlık 16 milyon 956 bin TL, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ise 1 milyon 884 bin TL’lik mali destek sağlayacak.

    Ayakkabıcılar Sanayi Bölgesinin ikinci etabının kurulacağı Şanlıurfa OSB ikinci kısımdaki 31 bin 248 metrekarelik arsa bedeli olan 499 bin 979 TL Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, 10 bin 300 metrekarelik arsa bedeli olan 164 bin 807 TL de Haliliye Belediyesi tarafından ödenecek.

    Tahsis edilen arsalar üzerine, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından 6, Haliliye Belediyesi tarafından ise 2 fabrika binası inşa edilecek. İnşaat yatırımlarıyla toplam 33 milyon TL’lik bütçeye ulaşması tahmin edilen projelerin yatırımcılara tahsis edilmesiyle yaklaşık 6 bin kişinin istihdam edilmesi hedefleniyor.

  • Diyarbakır çağrı merkezlerinin üssü oluyor

    Diyarbakır çağrı merkezlerinin üssü oluyor

    Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasının (DTSO) girişimleri sonucu kent ve bölgede hizmet kalitesini arttırmak, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeyi sağlamak için sürdürdüğü çalışmalar sonucu 5 çağrı merkezi Diyarbakır’da hizmet vermeye başladı.

    DTSO’dan yapılan açıklamada, genç ve nitelikli iş gücünün yanı sıra, sahip olduğu tarihi ve kültürel mirası ile bölgenin en önemli kenti olan Diyarbakır’ın bu yönüyle çağrı merkezlerinin de merkez üssü olmaya devam ettiği belirtildi. Açıklamada, “İlimiz ve bölgemizi kalkındırmanın ancak genç ve dinamik nitelikli iş gücüyle mümkün olabileceğinin bilinciyle hareket eden odamız çağrı merkezleri ile yapmış olduğu görüşmeler sonucu toplamda 5 çağrı merkezinin Diyarbakır’da hizmet vermelerini sağlamıştır. Çağrı merkezleri gerek kamusal hizmetlerin, gerekse de özel sektörün sunmakta oldukları hizmet kalitesini arttırmak, müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak konusunda önemli oldukları kadar, yerelde sağladıkları nitelikli ve genç iş gücü istihdamı ile de önemlidirler. Kentimizde çağrı merkezlerinin hizmete girmesi ile binlerce kişiye istihdam alanı açılmıştır. Türkiye’nin en büyük 15 ili arasında yüzde 60,82’lik genç nüfusu oranı ile ikinci sırada yer alan Diyarbakır, nitelikli iş gücü yönüyle de oldukça önemli bir kenttir. Bu da çağrı merkezlerinin ilimizde hizmet vermeleri için önemli bir avantaj sağladığı gibi, onlarca farklı dilde sunmakta oldukları hizmetin gereği olarak dil bilen üniversite mezunları için de önemli bir istihdam kapsı açılmıştır. Çağrı merkezlerinin ilimizde faaliyete geçmeleri ve birden çok dilde hizmet vermeleri bölgede yaşayan başta Kürt ve Arap nüfusunun kamusal hizmetlerden daha çok yararlanmalarını da sağlamış olacaktır. Bu da başta kamu olmak üzere özel sektörün hizmet kalitesini arttıracak, bölgede farklı sektörlerde yatırım yapabilmenin önünü açacaktır. Gerek ilimizin kalkınması, gerekse de çağrı merkezlerinin ilimizde açılması sürecinde desteklerini esirgemeyen eski Bakan Mehmet Mehdi Eker’e, valimiz Münir Karaloğlu’na, Karacadağ Kalkınma Ajansı ve çağrı merkezi yöneticilerine teşekkür ediyor, çağrı merkezlerinin ilimize hayırlı olmasını diliyoruz” denildi.

  • Darende, patates üretim üssü oluyor

    Darende, patates üretim üssü oluyor

    Malatya’nın Darende ilçesinde kayısıya alternatif olarak ürün çeşitliliği artıyor. Patates ekimi yapılan ilçede, iyi verim alındı. Darende’de bu yıl bin dönüm civarında patates ekilirken, 6 bin ton civarında rekolte elde edilmesi bekleniyor.

    Darende ekonomisine yön veren Gökpınar Sulama Projesi ile birlikte üretim ve istihdam artarak devam ediyor. 2015 yılında sulana bilir arazilerden tarımsal faaliyetlere hız verilen Günpınar ve Palanga Mahallesi tarımda cazibe merkezi olma yolunda bölgede özellikle şeker pancarı, patates ve sebze ekimi yapılıyor.

    Hasadı devam eden patates yetiştiriciliği yapan çiftçileri Kaymakam Malik Çalışır tarlalarda ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Kaymakam Çalışır, zaman zaman üretim yapan çiftçileri ziyaret ettiklerini ifade ederek, “Bölgede son yıllarda patates ekimi oldukça yoğunlaştı. Bu konuda özellikle Niğde’de gelerek tarla kiralamak suretiyle ekim yapan çiftçiler ilçe ekonomisine ve istihdama katkı sağladığı görülüyor. Kayısı diyarı olarak bilinen Darende’de ürün yelpazesine yenilerin eklenmesi bizleri mutlu ediyor. Yöre halkının bu çalışmalarla birlikte refah seviyelerinin daha da yükselmesine yardımcı olacaktır. Biz de Devlet olarak konu ile ilgili kurumlarımızla çiftçilerimize gereken desteği vermeye devam edeceğiz” dedi.

    Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca da, tarlada çalışan üreticileri ziyaret edip sorunlarını dinlediklerini belirterek, “ Kaymakamımız Malik Çalışır ile Palanga Mahallemizde patates hasadı yapan çiftçilerimiz tarlada ziyaret ediyoruz. Çalışmaları hakkında bilgiler alıyoruz. Gökpınar Sulama Projesi ile bu bölgede ürün yelpazesine yenilerin eklenmesi ile son yıllarda yapılan çalışmaların iyi yolda olduğunu gözlemliyoruz. Darende olarak sadece Kayısıya bağımlı kalmamalıyız. Ürün yelpazesi her geçen gün artırarak devam etmeli. Darende’de su var arazi var sadece bilinçli tarım yaparak çiftçilerimizin yüzlerinin gülmesi en büyük sevincimizdir. Darende Ziraat Odası olarak her zaman çiftçilerimizin hizmetindeyiz” ifadelerini kullandı.

    Kaymakam Malik Çalışır’ın tarla ziyaretlerine, Tarım ve Orman Darende İlçe Müdürü Suat Demir de katıldı.

  • “Türkiye dünyanın güzellik üssü oldu”

    “Türkiye dünyanın güzellik üssü oldu”

    Dünya çapında kaliteli hekimleriyle medikal estetiğin en iyisi konumuna gelen Türkiye’nin dünyanın güzellik üssü haline geldiğini belirten Dr. Nedim Budakoğlu ve Şebnem Demir, “Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen misafirler hem turistlik bir tura çıkıyor hem de estetik yaptırıp ülkesine dönüyor” dediler.

    Tüm sektörleri etkileyen koronavirüs salgını Türkiye’de medikal estetik sektörünü çok fazla etkilemedi. Mayıs ayı itibariyle kadınlar tarafından yoğunluk yaşanan kliniklerde adeta telefonlar kitlenme durumuna geldi. Pandemi öncesinde dünyanın dört bir yanından gelen turistler paket halinde aldıkları turlarla hem estetik operasyonları yaptırıyor hem de Türkiye’yi gezmiş oluyorlar.

    “Pandemi döneminde evet kaygı oluşmuştu ama telefonlarımız kitlenme durumuna geldi”

    Türkiye’nin sağlık turizm pazarı içinde çok önemli bir yerde olduğunu belirten Estesante kliniğin sahibi Şebnem Demir, “Avrupa ve Arap ülkelerinden talep çok oluyor. Ülkemizde ki saç ekimi ve plastik cerrahi doktorlarımızın her biri çok başarılı. Yurt dışından gelen turistler burada daha ucuza hizmet alıyorlar TL olarak ödeme yaptıkları için. Koronavirüs döneminde tüm önlemlerimizi aldık. Pandemi döneminde evet kaygı oluşmuştu ama telefonlarımız şimdi kilitlenme durumuna geldi. Mayıs ayından sonra çok fazla hastamıza hizmet vermeye başladık” dedi.

    Medikal estetikte Türkiye’nin lider konumunu koruyabilmesi için ehli insanlara ve sıkı denetimlere ihtiyaç olduğunu belirten Şebnem Demir, “Hekim olmak için çok ciddi eğitimlerden geçmek gerekiyor. Bu yüzden güzellik merkezi gibi görülen işletmelerde bazı merdiven altı işlemler yapılıyor buda sektörümüzü hem yurt içinde hem de yurt dışında olumsuz etkiliyor. Bunların daha çok denetlenmesi ve bizim gibi kurumsal işletmelerin tercih edilmesi gerekiyor. Sağlık sektöründe güzel bir pay alıyoruz. Sağlık turizmindeki pasta gerçekten çok büyük ve zamana karşı yarışıyoruz. Türkiye artık güzellik üssü, sağlık cenneti sağlık turizmi için çok büyük bir potansiyel. Yapılması gereken doğru isimlere işlem yaptırmak. Yurt dışından gelenlerin çoğu kiminle karşılaşacaklarını bilemiyorlar. Mutlaka bu işlemler poliklinik çatısı altında yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Burada zaman zaman ünlülerin fotoğraflarıyla gelip bize danışanlar oluyor”

    Tüketicilerin bilinçli olmasını öneren Demir, “Güzellik kendimiz için yapılan bir şey önce kendimizi sevmeliyiz. Zaman zaman ünlülerin fotoğraflarıyla gelip bize danışanlar oluyor, bunu çok önermiyoruz. Herkesin kendi vücut yapısı herkesin kendine ait güzelliği var. Dolayısıyla fotoğraf ile gelip burnumu buna benzetin demek ne kadar doğrudur bunu düşünmek gerekiyor. Beklentiyi her zaman maksimumda tutmamak iyi değildir. Botoks uygulamasının 4 ile 6 ay arasında bir süresi vardır. Kalıcı bir uygulama değildir. Botoks yaptırdım artık çizgilerim tekrar oluşmayacak beklentisi içine girmeyelim” ifadelerini kullandı.

    “Telefon filtrelerine dikkat”

    Photoshop ve akıllı telefonlardaki fotoğraf filtrelerini güzellik algısını etkilediğini belirten Demir, “Telefon filtrelerini kullanmayan yok özellikle biz kadınlar çok kullanıyoruz. Bu filtrelerden sonra kendimize hayran olmaya başladık. Kliniklerimize filtreli fotoğrafları ile gelen ve ‘beni buna benzetin bu benim aslında’ gibi garip beklentilerle karşılaşmaya başladık. Teknoloji ve koronavirüs dönemi acaba bizi bizden mi uzaklaştırıyor? Bence biraz içimize dönmemiz gerekiyor galiba. Estetik birazda içeriden gelen bir güzellik algısıdır” diye sözlerini tamamladı.

    “Özellikle badem göz uygulaması pandemi döneminde çok talep gördü”

    Medikal estetik ile ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Nedim Budakoğlu, “Medikal Estetik, cerrahi olmayan uygulamaların bütünüydü ancak son dönemde yeni bir kulvar oldu. Ancak son dönemlerde cerrahinin yanında yeni bir kulvar oldu. Bundan önce sadece cerrahi müdahale ile yapılması gereken işlemler cerrahisiz ortamlara taşınmaya başladı. Yani muayene ve klinik ortamlarında yüz germeler, yüz asmalar, kaş ve badem göz uygulamaları artık cerrahi gerektirmeksizin yapılmaya başlandı. Son yıllarda estetik tıbbın gelişmesindeki süreçte cerrahiye alternatif olmasa bile yanında yeni bir kulvar oluştu. Medikal estetik, hastalar için biraz kolay ve sosyal yaşama uyumlu oluyor. Ayrıca iyileşme süreçlerinde cerrahiden biraz daha avantajlı fakat çok kolay olduğu söylenemez. Pandemi döneminde kadınlar talep olarak yüz ve kaş askısı yöntemleri, badem göz uygulamaları özellikle çok talep gördü. Bu işlemlerin yapılma süreleri 15 dakika iyileşme süreleri de maksimum bir haftayı buluyor. Bu işlemlerin kesinlikle bu işte uzman olmuş kişiler tarafından yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.