Etiket: ürünlerle

  • Ormanlık alanı günü geçmiş ürünlerle çöplüğe çevirdiler

    Antalya’nın Kepez ilçesinde ormanlık alana giden bir avcı, gördüğü çöp yığınları karşısında hayretler içerisinde kaldı. Kimliği belirsiz kişilerin, çok sayıda günü geçmiş malzemeyi ormanlık alana bırakıp kaçtığı ortaya çıkarken sera atıklarının da atıldığı ormanlık alan adeta çöp yığınlarına döndü.

    Antalya’nın Kepez ilçesinde bulunan bir ormanlık alana hafta sonu ava giden avcı Ferdi İner, ormanlık alan içerisinde gördüğü çöp yığınları ile hayretler içerisinde kaldı. Büyükşehir Belediyesinin yaptığı modern çöplüğün ve geri dönüşüm tesisinin de yakınında bulunan ormanlık alan içerisine gelen kimliği belirsiz şahıslar veya firmalar, son kullanma tarihi geçmiş ürünleri çöplüğe götürüp atmak yerine ormanlık arazi içerisinde boş alanlara bırakarak kaçtı. Çok sayıda günü geçmiş ürünün atıldığı ormanlık alan adeta çöp yığınlarına döndü. Antalya’nın en güzel ormanlarının bulunduğu mevkide manzaranın hoş olmadığını belirten ve tepki gösteren avcı Ferdi İner, “Geçen pazar günü ava gelmiştim. Burada gördüğüm manzara karşısında hayretler içerisinde kaldım. Doğamızın bu şekilde kimliği belirsiz kişiler tarafından kirletilmesine gönlüm razı olmadı” dedi.

    “Manzara çok kötü”

    Kötü manzaralar ile karşılaştıklarını belirten İner, “İnsanlar neden bu kadar duyarsız kalıyor. Güzelim ormanların bu şekilde kirletilmesinin kimseye bir katkısı olmaz. Yazıktır, günahtır. İnsanlarımız buraya piknik yapmak için geliyor. Doğa ile iç içe yaşamak için geliyor. Temiz hava almaya geliyorlar. Bir insan olarak üzülüyorum. Bu çöpleri bırakanların cezalandırılmasını istiyoruz. Fide atıklarının da atıldığını görüyoruz. Çöp bırakılan alan belediyenin çöplüğüne 5 kilometre uzaklıkta yer alıyor” ifadelerini kaydetti.

  • Fitoterapi Tedavi Merkezi ile bitkiler ve doğal ürünlerle tedavi

    SAMSUN (İHA) – Samsun’da açılan Fitoterapi Tedavi Merkezi ile hastalara bitkiler ve doğal ürünlerle tedavi yapılabilecek.

    Samsun’da özel hastaneler arasında ilk Fitoterapi belgesi alarak hizmet veren Büyük Anadolu Hastaneleri Fitoterapi Bitkiler ve Doğal Ürünler İle Tedavi Merkezi, alanında uzman bir isim olan İç Hastalıkları ve Fitoterapi Bilim Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Emin Erdem ile şifa dağıtıyor. İç Hastalıkları ve Fitoterapi Bilim Uzmanı Dr. Mehmet Emin Erdem ile 30 yıllık tecrübe, 400 bin muayene sayısı ile Büyük Anadolu Hastaneleri Fitoterapi Bitkiler ve Doğal Ürünler İle Tedavi Merkezinde doğanın iyileştirici gücü gerek bitkilerle ve gerekse de bütün doğal tedavi yöntemleriyle tekrar gündeme gelerek, insanlığın bu kadim tedavi metotları, tekrar hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.

    Bitkisel ve doğal ürünlerle tedavi hakkında çalışmalarda bulunan ve bu alanda tecrübesiyle bölgesinde önemli bir isim olan Fitoterapi Uzmanı Dr. Mehmet Emin Erdem özellikle kronik hastalıkların tedavisinde başarılı sonuçlar aldıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

    “Şifalı olarak kategorize edilen bitkilerin, doğru şekilde kullanıldığında vücudun bozulmuş dengelerini düzeltebilir fakat yanlış kişiler tarafından uygulama yapıldığında ise yıkıcı sonuçlar alınabilir. Bu anlamda bitkisel ve doğal ürünlerle tedavinin alanında uzman ve tecrübeli kişiler tarafından yapılması gerekir. Özellikle kulaktan dolma kilo vermek, soğuk algınlığından korunmak için önerilen çay tüketiminin mutlaka uzman doktorlar tarafından kişiye göre ayarı, dozu, miktarı gibi durumların belirlenerek verilmesi gerekir. Tip 1 ve Tip 2 diyabet, metabolik sendrom, kronik yorgunluk sendromu, karaciğer yağlanması, alerjiye bağlı hastalıklar, anemi, vertigo, unutkanlık, dikkat eksikliği, migren, diğer baş ağrıları, atardamar ve toplardamar kan dolaşımı bozukluğu, kalp hastalıkları, tansiyon problemleri, alerji, cilt hastalıkları, solunum yolları hastalıkları, hafıza ve konsantrasyon kaybını, kanser tedavisine yardımcı, tiroid hastalığı, astım, romatizma, osteoporoz, panik atakları, uykusuzluk, grip, aşırı kilo, kilo alamama, kadın hastalıkları, menstrual düzensizlik, menopoza giriş zorlukları, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, kemoterapi sonrası tedavi, böbrek ve idrar yolları, kas ve eklem ağrıları gibi hastalığı olanlar merkezimize başvurabilir.”

  • İthal ürünlerle ilgili denetim sonuçları açıklandı

    10. Uluslararası Tekstil Sempozyumunda açıklanan ithal ürünlerle ilgili denetim sonuçlara göre, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından ürünlerinde güvensizlik tespit edilen 65 firmaya toplam 1 milyon 86 bin lira idari para cezası kesildi. 2011’de yüzde 36,8 olan ithal ürünlerde güvensizlik oranı 2016’da yüzde 2,02’ye kadar geriledi. Ekonomi Bakanlığı da geçen yıl ithal edilen 12,1 milyar dolarlık tekstil, hazır giyim, saraciye ve ayakkabıdan alınan 15 bin 569 numunede inceleme yaptı. Denetimler sonucu 84 dosyada kanserojen madde belirledi.

    Ekoteks Laboratuvar Ve Gözetim Hizmetleri A.Ş’nin sosyal sorumluluk çerçevesinde yerli ve yabancı uzmanların katkılarıyla düzenlenen 10’uncu Uluslararası Tekstil Sempozyumu İstanbul’da gerçekleştirildi. Bu yılki teması ’Sıfır atıkla geleceğe bir bakış’ olarak belirlenen sempozyumda hazır giyim, ayakkabı, kırtasiye malzemeleri ve oyuncaklar başta olmak üzere ithal ürünlerle ilgili denetim sonuçları kamuoyuna açıklandı.

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ekipleri tarafından geçen yıl yapılan denetimlerde yaklaşık 52 bin üründe güvensizlik tespit edildi. İthal ürünlerde 2011’de yüzde 36,8 olan güvensizlik oranı 2016’da yüzde 2,02’ye kadar indiği belirlendi. Sempozyumun açılışında konuşan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, tüketicilerin güvenilir ürünlere erişiminde Ekonomi Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaları takdirle izlediklerini söyledi.

    Ağırlıklı olarak ithal ürünlerde güvensizlik sorunuyla karşı karşıya kalındığını vurgulayan Tanrıverdi, ödün verilmeden yürütülen denetimler sayesinde son 6 yılda önemli ilerleme kaydedildiğini vurguladı.

    Tanrıverdi: “Vatandaşa güvenilir ürün sunma hedefinde iyi yoldayız”

    Hikmet Tanrıverdi, vatandaşlara güvenilir ürün sunma hedefinde iyi bir yolda olduklarını söyleyerek, “Sadece bir göstergeyi bilginize sunmak isterim. Hazır giyim, ayakkabı, kırtasiye, oyuncak başta olmak üzere ithal ürünlerde güvensizlik oranı 2011’de yüzde 38,6’ydı. 2016’da bu oran yüzde 2,02’ye inmiş bulunuyor. Bu elbette büyük başarı. Ancak hâlâ her 100 çift ithal ayakkabıdan neredeyse 17 çiftinin güvensiz olması konusunda oturup iyice bir düşünmemiz gerekiyor. Avrupa’nın en büyük ayakkabı üretim kapasitesine sahip Türkiye’miz ve insanımız bu tabloyu hak etmiyor.

    Öte yandan Çin, kirli numunede önceki yıllarda olduğu gibi 2016’da da yine açık ara önde bulunuyor. Kirli numunelerin yüzde 56’sı Çin menşeli ürünlerden çıkarken, Hindistan yüzde 20,2 ile ikinci, Pakistan yüzde 4,8 ile üçüncü, İtalya ve Yunanistan ise yüzde 3,6 ile dört ve beşinci sırayı paylaşıyor”.

    Hikmet Tanrıverdi, ithal üründe güvensizlik oranının çok daha aşağıya indirebileceğine yürekten inandığını sözlerine ekledi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ramazan Ersoy, ürünlerde tehlikeli kimyasalların bedelini insanların hayatı ile ödeyebildiğini söyledi. Bakanlık olarak tüketicilerin sağlık ve güvenliğini korumak için 2011’de ilk tebliği çıkardıklarını bildiren Ersoy, “Burada iki temel amacımız var. Birincisi, tüketicinin ekonomik çıkarlarını güvence altına almak. İkincisi ve daha önemlisi vatandaşımızın sağlık ve güvenliğini korumak” diye konuştu.

    TİM Başkanı Büyükekşi: “Dört temel ayak güçlendirimeli”

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli dinamiklerinden birini ihracatın oluşturduğunu söyledi. İhracatın, inovasyon, Ar-Ge, tasarım ve marka olmak üzere dört temel ayağının bulunduğunu vurgulayan Büyükekşi, “Halen ortalama 1,5 dolarlarda olan kilogram başına ihracat birim fiyatının 3,5-4 dolarlara çıkarabilmemiz için bu dört temel ayağı güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.

    “118 Personel ülke çapında ithal ürün denetimi yapıyor”

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Daire Başkanı Meral Karaaslan da 2016’da ithal ürünler üzerinde yaptıkları kontroller hakkında bilgi verdi. Bakanlık bünyesindeki 118 personelle denetimlerin aralıksız yürütüldüğünü bildiren Karaaslan, mevzuata uymayan firmalara önce süre verildiğini, aykırılığın giderilmemesi halinde 18 bin 377 TL’den az olmamak üzere idari para cezası kesildiğini bildirdi.

    Mevzuata aykırı ürünün piyasaya arzının engellendiğini, arz edilenin toplandığını, gerekli hallerde imha edildiğini vurgulayan Karaaslan, 2016’daki denetim sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “2011’den bu yana geçen 6 yılda toplamda 13 bin 903 firmamıza ait 5 milyon 727 bin 511 ürünün denetimini yaptık. Söz konusu dönemde 803 firmaya ait 193 bin 68 üründe güvensizlik tespit ettik ve firmalara 5 milyon 843 bin TL idari para cezası uyguladık. 2016’da ise 2 bin 603 firmamız tarafından ithal edilen ürünler arasından 2 milyon 258 bin 393 numune aldık. 65 firmada ve 51 bin 904 üründe güvensizlik tespit ettik. Güvensiz ürün ithal eden firmalara geçen yıl toplamda 1 milyon 86 bin lira idari para cezası uyguladık.

    Denetimlerde en problemli ürün grupları olarak ayakkabı ve kırtasiye malzemeleri karşımıza çıkıyor. Örneğin 2011’de güvensizlik oranı ayakkabıda yüzde 78, kırtasiyede yüzde 54’tü. 2016’da bu oranlar kırtasiyede yüzde 1,53’e, ayakkabıda yüzde 16,7’ye kadar indi. Özellikle ithal ayakkabıda hâlâ arzu edilen yerde değiliz. Ancak her geçen yıl daha iyi bir noktaya gidiyoruz”.

    Alper Sadık Tokgözlü: “Kanserli ürünlerin yüzde 56’sı Çin’den geliyor”

    Ekonomi Bakanlığı İthalat Politikasını İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanı Alper Sadık Tokgözlü de Bakanlık bünyesinde yürütülen Riske Dayalı Denetim Sistemi (RDDS) hakkında bilgi verdi. Tekstil, hazır giyim, saraciye ve ayakkabıda İHKİB ve EKOTEKS işbirliği ile kanserojen boyar madde denetimi yaptıklarını hatırlatan, Tokgözlü, sonuçlar hakkında şunları söyledi: “2016’da 12,1 milyar dolarlık ithal üründe RDDS denetimi çerçevesinde 15 bin 569 numunede inceleme yapıldı. Bu incelemeler sonucunda 84 dosya kirli çıktı. 2015’te 14 bin 875 numunede 133 kirli dosya çıktığını hesaba katarsak bir yılda bile önemli bir mesafe aldığımız görülüyor. Burada memnuniyetle belirtmeliyim mevzuattaki yenilikler ve firmalarımızın giderek daha sorumlu davranmaları sayesinde ülkemize giren kirli ürün oranının giderek azaldığını görüyoruz. 2010’da yüzde 2,1 olan kirli ü rün oranını 2016’da binde 5’e kadar indirmiş bulunuyoruz”.

    Nilgün Özdemir: “Yurttaşlarımız aldıkları ürünün menşeine dikkat etsinler”

    EKOTEKS İcra Kurulu Başkanı Nilgün Özdemir ise Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim başta olmak üzere bir çok üründe AB kriterlerine uygun üretim yaptığının altını çizdi. Tüketicilerin daha çok ithal ürünlerle ilgili problemlerle karşı karşıya kaldıklarına dikkat çeken Özdemir, “Yurttaşlarımız almak istedikleri ürünlerin menşeine bakmaları ve etiketlerindeki bilgilendirme notlarını dikkatle okumaları gerekiyor” diye konuştu.

  • Su ürünleri sektöründen ithal ürünlerle ilgili yanıltıcı reklamlara tepki

    Su Ürünleri Tanıtım Grubu (STG), somon balığının Türk balıklarından daha sağlıklı olduğunu ima eden reklamları nedeniyle somon ithalatçılarına tepki gösterdi.

    Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne levrek, çipura ve somon balıklarının besin değerlerinin belirlenmesi için analizler yaptırdıklarını belirten Su Ürünleri Tanıtım Grubu Başkanı Sinan Kızıltan, somon balığının, Türk balıklarından daha fazla Omega-3 zengini olmadığını ortaya koyduklarını kaydetti. Türkiye’ye son 10 yılda somon ithalatının 5 kat artış gösterdiğine dikkati çeken Kızıltan, “Türkiye-EFTA arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması gereğince ülkemize Norveç’ten su ürünleri ithalatında vergi uygulamıyor. Vergi uygulanmaması sebebiyle ithalatın önü çok açık olup, ithalat hacmi giderek artıyor” dedi.

    Yazılı ve görsel basındaki reklamlarla, Norveçli somon üreticilerinin iddialı bir şekilde Türkiye pazarında pazar paylarını arttırmayı hedeflediklerini dile getiren STG Başkanı Kızıltan, şöyle devam etti: “Görsel medyada yayımlanan ve Omega-3 zengini olarak belirtilen somon balığı tanıtımı doğru olmayan, halkımızın yanıltılmasına neden olan sloganlar içeriyor. Somon balığının ülkemizde üretilen deniz balıklarına oranla Omega-3 zengini olduğu ifade edilmekte, özellikle hamilelerin tüketmesi önerilmekte. Bununla birlikte bu tezi kanıtlayıcı bir analiz bulunmamaktadır. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne yaptırdığımız analizlerde de Türk balıkları levrek ve çipuranın Omega-3 zengini olduğu ortaya konuldu.”

    Somon balığı reklamlarıyla doğru olmayan beyanlarla yanlış bilgiler verilerek kamuoyunun yanıltıldığını savunan Kızıltan, bazı diyetisyenlerin yalan yanlış bilgilerle somonun Türk balıklarından üstün olduğunu işlediğini ve Türk insanının bilinçaltına bu konunun yerleştirildiğini ve halkın yanıltıldığını söyledi. Kızıltan, sağlıklı beslenme ve beyin gelişiminde çok önemli etken olan Omega 3 yağ asitlerini yüksek miktarda içeren Türk balıklarına karşı haksız rekabet oluşturulduğunu iddia etti.

    Norveç’ten ithal edilen ve miktarı her geçen gün artan balıklara kota uygulanmaması halinde, yerli üreticimizin ve ihracatçımızın zarar görmesinin kaçınılmaz olacağına dikkati çeken Kızıltan, “Üstelik Norveç’ten ithal edilen somonun sofralarımıza ulaşması en az 8 günlük bir süreyi kapsıyor. Ülkemiz balıklarıysa aynı gün soframızda olabiliyor” dedi.

    Avrupa’nın da en büyük tedarikçisi Türkiye

    Yunanistan’daki ekonomik kriz sonrasında Türk su ürünleri sektörü, Avrupa Birliği’nde en büyük tedarikçi konumuna yükseldi.

    Avrupa’da tüketilen 4 çipura ve Avrupa deniz levreğinden birisi Türkiye’den gidiyor. , 2015 yılında 688 milyon 561 bin dolar olan Türkiye’nin su ürünleri ihracatı, 2016 yılında yüzde 15 artışla 793 milyon 879 bin dolara ulaştı.

    Türkiye, 2016 yılında 80 ülkeye su ürünleri ihraç ederken Hollanda 160 milyon 175 bin dolarlık tutarla ilk sırada yer aldı. İtalya, 108 milyon 701 bin dolarlık su ürünleri ihracatı ile ikinci olurken, Almanya’ya yapılan su ürünleri ihracatı 86 milyon 866 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Bu ülkeleri İngiltere, Japonya, Rusya, İspanya, ABD, Lübnan ve Fransa izledi.

  • Erkekler cildine özel ürünlerle bakıyor

    Uzmanlar, erkeklerin kadınlara göre yüzde 25 daha fazla kalın bir cilde sahip olmaları nedeniyle özel ürünlerle cilt bakımı yapmaları gerektiğini vurgularken, bir çok erkek de bu ürünlerle cilt bakımı yapıyor.

    Uzmanlara göre, kadınlardan yüzde 25 daha kalın bir cilde sahip olan erkekler, kadınların iki katı kadar terliyor ve terlerinde daha fazla laktik asit bulunuyor. Kadınlardan daha yavaş yaşlanmalarına rağmen, cilt bakımını genel olarak göz ardı ettikleri için yaşlanma belirtileri erkeklerde daha kolay ortaya çıkıyor. Uzmanlar bu nedenlerle erkeklerin cilt bakımlarına dikkat etmeleri sağlık açısından önemine vurgu yapıyor.

    Erkeklere özel seri cilt bakım ürünleri ile dikkat çeken QNET Türkiye, “DEFY” adıyla erkek bakımında çığır açmayı hedefliyor. Cilt bakımında devrim niteliği taşıyan ürünleri DEFY Dirt Fighter ve DEFY Youth Tonic ile erkeklere özel cilt bakımı sunuyor.

    Erkekleri daha iyi bir cilde kavuşturmak amacıyla yola çıkan cilt bakımında devrim niteliği taşıyan iki ürünü, DEFY Dirt Fighter (temizleyici) ve DEFY Youth Tonic (gençleştirici tonik) ile erkekler artık çok daha bakımlı hale gelebilecek.