Etiket: Ürünleri

  • Ege’nin tarım ürünleri ihracatı 4 milyar doları aştı

    Türkiye’nin tarım ürünleri üretim ve ihracatında önemli merkezlerinden Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatı 2017 yılında yüzde 4’lük artışla 4 milyar 24 milyon dolara ulaştı.

    Ege İhracatçı Birlikleri üyesi ihracatçılar, 2017 yılında 170 ülkeye gıda ve tarım ürünleri ihraç etmeyi başarırken, Türkiye’nin gerçekleştirdiği 14 milyar 935 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatının yüzde 27’sine imza attı.

    Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki tarım ürünleri ihraç eden ihracatçı birliklerinin 2017 yılı ihracat performansına bakıldığında Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 935 milyon 618 bin dolarlık ihracat rakamıyla ilk sırada yer aldı.

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği 928 milyon 556 bin dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 784 milyon 194 bin dolarlık ihracata imza attı.

    Ege Bölgesi’nden 2017 yılında 740 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihraç edilirken, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 292 milyon 710 bin dolarlık gıda ürünleri ihracatı gerçekleştirdi.

    2017 yılında her ay ihracat rekorları kıran Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 251 milyon 774 bin dolarlık ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ise; 94 milyon dolarlık odundışı orman ürünleri ihracatını kayda aldı.

    Türkiye’nin gıda ihracatında Irak, Ege’nin gıda ihracatında ABD zirvede

    Türkiye; 2017 yılında, 215 ülkeye gıda ürünleri ihraç etme başarısı gösterirken, Irak 3 milyar 21 milyon dolarlık gıda ihracatı ile zirvede yer aldı. Almanya, 916 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, 814 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ettiğimiz Amerika Birleşik Devletleri üçüncü ülke oldu.

    Gıda ihracatında öne çıkan diğer ülkeler ise; 804 milyon dolarlık ihracatla Rusya, 569 milyon dolarlık dışsatımla Suriye, 505 milyon dolar ile Suudi Arabistan, 474 milyon dolar ile Hollanda, 438 milyon dolar ile İngiltere, 354 milyon dolar ile İtalya ve 257 milyon dolar ile İsrail olarak sıralandı.

    Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı gıda ihracatı 419 milyon dolar olurken, Almanya 374 milyon dolarlık tutarla gıda ürünleri ihracatında zirve ortağı oldu. Irak’a Egeli ihracatçılar 286 milyon dolarlık gıda gönderirken, İngiltere’ye 276, Hollanda’ya 270 milyon dolarlık ihracata imza attılar.

    “2023 yılı hedefimiz 10 milyar dolar”

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu; “Ege Bölgesi, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatının hem başladığı yer, hem de en önemli merkezlerden biri konumunda. Organik ürün ihracatının ise; yüzde 74’ünü tek başına yapan bölgeyiz. Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vererek bu konumumuzu güçlendirmek istiyoruz. Türkiye 2023 yılında 40 milyar dolar gıda ürünleri ihracatı hedefliyor. Bu ihracata Ege Bölgesi olarak 10 milyar dolarlık katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2018 yılında Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve Katar’da düzenleyeceğimiz gıda fuarları ve Japonya, Güney Kore ve Amerika Birleşik Devletleri’nde 5 gıda birliğimizin katılımıyla sürdürdüğümüz Turquality Projesi ile bu hedefe ulaşmak için çaba göstereceğiz” dedi.

    “2018 yılı zeytin ve zeytinyağı ihracatının altın yılı olacak”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er’de; “2017 yılında ihracatımızı yüzde 102 arttırarak 251 milyon dolara ulaştık. 2018 yılında da benzer bir ihracat artış başarısı bekliyoruz. Ocak ayında yakaladığımız yüzde 180’lik ihracat artışı bunun en önemli göstergesi. 2017/18 sezonunda 285 bin ton zeytinyağı ve 450 bin ton sofralık zeytin rekoltesi bekliyoruz. Bu tarihi rekolte sayesinde zeytinyağı ihracatında 100 bin ton, sofralık zeytin ihracatında ise 80 bin ton hedefimiz var. Kutulu ve katma değerli ihracatla tarihimizde ilk kez 500 milyon doların üzerinde ihracat rakamına ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi.

  • En çok ithal edilen kozmetik ürünleri belli oldu

    2017 Aralık sonu itibarıyla 414,8 milyon dolar olan kozmetik ürünleri sektörü ithalatında, en fazla ithal edilen ürün grubu vücut losyonu ve krem olarak belirlendi.

    Medya takibinin önemli kurumu Ajans Press, ’Kozmetik Ürünleri Alanında İthalat’ raporunu ve medya yansımalarını inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, en fazla ithal edilen ürün grubu vücut losyonları ve kremler oldu. Bu ürün gruplarında yapılan ithalat, 2017 Aralık sonu itibarıyla 105,5 milyon doları bulurken, makyaj ve cilt bakımı malzemelerine 83,8 milyon dolar ödeme yapıldı. Bunun yanı sıra göz makyajı malzemeleri için 56,6 milyon dolar ödenirken, parfümler için ise 45,4 milyon dolar tediye edildi.

    En çok fransız ve alman ürünlerini aldık

    ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, geçtiğimiz yıl kozmetik sektörünün 18 bin 837 habere konu olduğu belirlenirken, Türkiye’nin en fazla kozmetik ürünleri ithal ettiği ülkelerin başında Fransa ve Almanya yer aldı. Fransa’dan makyaj ve cilt bakımı malzemeleri, parfüm, ruj ve vücut losyonları alındı. Almanya’dan ise en çok göz makyajı malzemeleri, deodorant ve saç boyası oldu. Satın alınan ürünler fiyat olarak baz alındığında, Fransa’dan 29,3 milyon dolarlık makyaj malzemeleri ve cilt bakımı kremleri, 25,4 milyon dolarlık vücut losyonları ve krem, 17 milyon dolarlık parfüm ithal edildiği belirlendi. Bu rakamlar Almanya’da 12 milyon dolarlık deodorant, 8,4 milyon dolarlık saç boyası 11 milyon dolarlık göz makyaj malzemeleri olarak kayıtlara geçti.

    Almanya ve Fransa’nın dışında en çok ithalat Çin’den yapıldı. Diğer malzemelere göre daha ucuz olan fırça ve cımbız malzemeleri Çin’den alırken, 2017 yılında 9,2 milyon dolar tutarında fırça, 1,1 milyon dolarlık cımbız ithal edildi.

  • Oltu’da Erzurum Yöresi Odun Dışı Orman Ürünleri Çalıştayı

    Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde Oltu Orman İşletme Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü ve Doğu Anadolu Ormancılık Araştırma Enstitüsü tarafından ‘Erzurum Yöresi Odun Dışı Orman Ürünleri Çalıştayı’ başlığı adı altında Oltu’da bir çalıştay düzenlendi. Erzurum ve çevresinde ekonomiye kazandırılabilecek bitkilerin sunumlarının yapıldığı çalıştaya yoğun ilgi gösterildi.

    Oltu Orman İşletme Müdür Alptekin Bozkurt Karapür, “Yabani iğde, kuşburnu, kekik, yabani elma, ışkın, çaşır, ısırgan otu vb. odun dışı orman ürünlerinin köylüler tarafından toplanıp pazarlanarak hem aile bütçesine hem de ülke ekonomisine katkı sağlanmasını ve bu odun dışı orman ürünleri ilaç sanayisinden gıda olarak tüketimine kadar değerlendirilmesini hedefliyoruz. Ayrıca bu çalıştayın Oltu ilçemizde yapılmasını sağlayan Erzurum Orman Bölge Müdürümüz Şaban Bıyık ve Orman Genel Müdürlüğü’ne çok teşekkür ederim” dedi.

    Efkan Ala Kültür Evi’nde gerçekleştirilen çalıştaya, Oltu Kaymakamı Şenol Turan, Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, Uzundere Belediye Başkanı M. Halis Özsoy, Oltu Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Toprak, Orman Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet İpek, Erzurum Orman Bölge Müdürü Şaban Bıyıklı, Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanı Emin Şimdi, Oltu Jandarma Komutanı Yüzbaşı Murat Manas Demir, akademisyenler, kurum çalışanları ile vatandaşlar katıldı.

    Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda protokol tarafından konuşmalar yapıldı.

    Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Erzurum Orman Bölge Müdürü Şaban Bıyıklı, “İnsanlık açısından son derece önem arz eden ormanların sürdürülebilmesi önemlidir. Ormanlarımız atalarımızın mirası değil çocuklarımızın emanetidir. Orman Bölge Müdürlüğü olarak 2018 yılında 27 milyon 730 bin TL yatırım yaparak, bu emanete sahip çıkacağız. 2017 yılında ki orman yangınlarında yaşanan yol sıkıntısının giderilmesi amacı ile çalışmalarımıza devam edeceğiz. 70 km yeni orman yolu 1300 hektar alan ise ağaçlandırma, 1700 hektar alanda toprak muhafazası ve 1500 hektar alan ise rehabilitasyon yapılacaktır” dedi.

    Bölge Müdürü Bıyıklı, “Ormanların korunması geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, sosyal ve ekonomik kalkınmanın sağlanması, zengin kaynak değerlerine sahip ormanların sunduğu imkanlardan daha fazla faydalanmak maksadıyla bu çalıştay düzenlenmiştir. Beklentimiz sizleri ormanlarımızın sunduğu hizmetlerden daha fazla faydalanmanız bu sayede aile ve ülke ekonomisine katkı sağlamanızdır. Katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Kürsüye gelen Orman Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet İpek ise konuşmasına Afrin operasyonunda şehit düşen askerlerimizi anarak başladı. İpek, “Evet hiç sebepsiz yaratılmadı bu alem ve bizlere sunulan sayısız nimetlerin birçoğunun hikmetini hala kavrayabilmiş değiliz. Zira Allahu Teala Kuranı Kerim’in de ‘biz bitkiler ve hayvanları ancak insanlara şifa kaynağı olarak yarattık’ buyuruyor. Yine Kuranı Kerim’de ‘bitkilerin her birinde düşünen bir insan ve toplum için ibretler vardır’ buyurulmaktadır. Kuranı Kerim’de adı geçen birçok bitki bulunmaktadır ve her bitkinin kendine mahsus birçok özellikleri vardır. Her bitki mutlaka bir derde devadır. Bizlere düşen de bu nimetlerin hikmetini araştırarak ortaya koymak ve insanlığa sunmaktır” diye konuştu.

    Orman Genel Müdürlüğü olarak gerek bölge müdürlükleri gerekse Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın yaptığı çalışmalarla önemli mesafeler kaydettiğini belirten Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet İpek, “Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi’nin 2011 yılı ortasındaki kuruluşundan itibaren yaklaşık 6 yıl içerisinde, bir taraftan arkadaşlarımız kendilerini geliştirirken bir taraftan da önemli uygulamalarla projeleri, eylem planlarını ve envanterlere imza attılar. Bilindiği üzere ülkemizin en önemli cari açığı enerjidir. Bu konuda hükümetimizde yoğun çalışmalar sürdürülmektedir ve önemli mesafeler kaydedilmiştir. İkinci önemli cari açığı ise maalesef tıbbi cihaz ve ilaç sektörüdür. Bu konuda da dışa bağımlılığımızın acilen asgari düzeye indirilmesi gerekmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda Orman Genel Müdürlüğü olarak amacımız bu konuyu devamlı gündemde tutarak bilinç oluşturmak ve ülkemizin bu konuda da mesafe almasını sağlamaktır. İşte bu yüzden bugün buradayız. Zira biz ormancılar açısından ülkemizdeki durumu irdelediğimizde her yıl yüz binlerce ton tıbbi ve aromatik bitki değerindeki servetin kayıp servete dönüştüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Tıbbi ve aromatik bitkilerin yaklaşık %90’ının yurtdışına sadece hammadde olarak gittiğini bu hammaddeleri de ihraç ettiğimiz bu hammaddelerin katma değeri yüksek ürünlere çevrilerek tekrar ülkemize yüksek fiyatlarla döndüğünü biliyoruz. Ülkemizde birçok farklı ekosistemlere sahip olduğunu ifade ediyoruz. Avrupa kıtasından daha zengin bitkilere sahip olduğumuzu ifade ediyoruz, ama bu konuda maalesef önemli bir mesafe kaydetmiş değiliz. Dünya sıralamasında 21. sıradayız ve bu zenginlikten yeterince faydalanamıyoruz. Ülke olarak bunları sorgulamamız gerekmektedir. İşte bu duruma son vermek gayesiyle Orman Genel Müdürlüğü olarak tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimi tıbbi ve aromatik bitkilerden katma değeri yüksek ürünler elde edilmesi kurumsal mevzuatın geliştirilmesi eğitim ve tanıtım faaliyetleri için bugün buradayız. Özetle Orman Genel Müdürlüğü olarak ana gayemiz üniversitelerimiz, sanayicilerimiz, girişimcilerimiz ve orman köylümüzle işbirliği içerisinde yeni ürünler üreterek ülkemizde hammadde tedarikçisi konumundan çıkarıp yüksek katma değerli ürünler üreten bir ülke konumuna taşımamız gerekmektedir. Sizlerden ricamız büyük düşünerek belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için önümüzdeki tüm engelleri bertaraf etmektir. Bu çalıştayın gerçekleşmesinde emekleri bulunan Erzurum Bölge Müdürümüze, Erzurum Araştırma Enstitüsü Müdürümüze ve ekibine Orman Genel Müdürlüğümüz adına çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Daha sonra kürsüye gelen Oltu Kaymakamı Şenol Turan ise, “Gümüşhane’de Vali Yardımcısı iken hem ormana hem de nereye mera komisyonlarına başkanlık ediyordum. İki kurum arasındaki tatlı sert tartışmalara da bizzat şahitlik ettim. Tabii iki tarafın da kendine göre haklı nedenleri var. Mera kendi arazisinden tasarrufta bulunmak istemiyor, orman da yine aynı şekilde. Ülkemizdeki orman varlığının yeterli seviyelerde olmayışı ve meraların git gide şehirleşme nedeniyle ya da başka bazı nedenlerden dolayı azalmaya başlamasından ötürü hayvancılığının da sekteye uğraması söz konusu. Böyle bir tehlikeyle karşı karşıya olmamız nedeniyle iki tarafı da haklı görüyorum. Ben bir kez daha bu güzel programı organize eden Orman Genel Müdürlüğümüze çok değerli bürokratlarına, üniversitemizin çok değerli öğretim üyelerine ve siz değerli katılımcılara, katılımınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından, Mehmet Önal, Prof Dr. Aliye Aras Perk, Ömer Öncül, Doç. Dr. Taşkın Polat, Fazilet Sarpdağ, Şahin Doğan ve Yaprak Solak tarafından, odun dışı orman ürünleri, yabani iğde ticaretinin yararları, yenilebilir bazı tıbbi bitkiler, çevremizde yetişen tıbbi bitkilerin özellikleri ve tedavilerde kullanımının yanı sıra, gelir getirici tür ağaçlandırma ve bal ormanları konu başlıkları adı altında sunum yapıldı.

    Çalıştayın sonunda Oltu Orman İşletme Müdürlüğü tarafından katılımcılara Oltu Cağ Kebabı ikram edilirken, çıkışta yine katılımcılara çiçek fidesi dağıtıldı.

  • Kullanmadıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyorlar

    Marmaris’te ev hanımları evde kullanmadıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkıda bulunuyor.

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde ev hanımları kullanmadıkları ürünleri, kurulan ikinci el pazarında satıyor. Camiavlu Mahallesinde kurulan pazarda ikinci el ürünler dışında kadınların kendi elleriyle ürettikleri ürünler de satılıyor. Ayda iki kez açılan pazar hakkında Marmaris Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Şenay Kılın bilgi veririken “ Marmaris Kadın Meclisinin bir etkinliğidir bu pazar. Hanımlarımız evde kullanmadıkları eşyaları buraya getirip satıyorlar. Ev ekonomilerine katkı amaçlı yapıyoruz biz bunu. Ayrıca birkaç tane standımızda da el ürünleri satılıyor. Marmaris halkını buraya bekliyoruz. Gelsinler alışverişlerini yapsınlar” dedi.

    Pazarın ev ekonomilerine katkı sağladığını belirten satıcı Sevilay Dayanç, “Pazar hem alıcı için hem de bizler için çok faydalı. Dolaplarımızda ki fazlalıkları değerlendirme imkanı buluyoruz” derken, kendi yaptığı el emeği ürünleri satan Semra Arslan ise, pazarın her hafta kurulmasını istediğini ifade etti. Hayvansever gönüllü Gülten Çetinkaya ise Marmaris Hayvanları Koruma Derneği adına stant açıp ikinci el ürünler sattığını belirterek, “Burada tezgahlarımızı açıyoruz. Güzel dostluklar kuruyoruz. Alışveriş yapıyoruz, bu imkanı sağlayan belediyeye teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Hububat ürünleri filizlendi yağmur bekleniyor

    Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Eskişehir’de ilkbaharın habercisi hububat ürünleri filizlenmeye başlarken, Eskişehir Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Şen, bu yıl yeteri kadar kar yağışının olmadığını ve hava sıcaklıkların normalin üzerinde olduğunu belirterek endişelerini dile getirdi.

    Eskişehir’de hububat olarak bilinen tahıl ürünlerinden buğday ve arpalar ilkbahar yaklaşırken yeşermeye başladı. Bölgede kar yağışının etkisinin az olması ve ilkbahar yağışlarının da az olma olasılığı ön görülerek, üreticilere tedbir amaçlı gübreleme işlemini tek seferde yapmak yerine ikiye bölerek yapmaları tavsiye ediliyor.

    Konuyla ilgili Eskişehir Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Şen, şuana kadar ürünlerin filizlenmesinde bir sorun olmadığını ifade etti. Başkan Şen, “Bu yıl hububatın çimlenmesinde sıkıntımız yok. Ancak kış mevsiminde yeterli kar yağışı alamadık. Hava sıcaklığı normalin üstünde seyrediyor. İlkbahar yağışlarının da az olma ihtimalini düşünürsek, çiftçimizin ürünleri gübrelemede ikiye bölerek atmasında fayda var. Yani örnek olarak tarlaya tek seferde 20 kilogram yaprak gübre atılıyorsa bu 2 ayrı süreçte 10’ar kilo şeklinde atılmalı. İklimin yağış durumuna göre gübreleme kilogramını ayarlamış olacağız. Bir nevi tedbir almış olacağız” diye konuştu.