Etiket: Ürünlere

  • Coğrafi işaretli ürünlere büyük ilgi

    Samsun Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenen Samsun Gıda 2017 Fuarı’nda Samsun TSO’nun organizasyonunda, Bafra, Çarşamba ve Terme TSO’larının destekleriyle ziyaretçilere dağıtılan Samsun’un coğrafi işaretli ürünleri büyük ilgi gördü.

    TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezinde bu yıl 2’ncisi düzenlenen, Samsun Gıda, İçecek Ürünleri Gıda İşleme Teknolojileri, Paketleme ve Lojistik Fuarı’nda, bu yıl Samsun’un coğrafi işaretli ürünleri de sergilendi. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın organizasyonu ve Bafra, Çarşamba, Terme Ticaret ve Sanayi Odalarının destekleriyle fuara gelen ziyaretçilere, Samsun’un coğrafi işaretli ürünleri olan, Samsun simidi, Çarşamba kıvratması, Terme pidesi, Bafra pidesi ve Bafra nokulu ikram edildi.

    Oluşturulan stantta dağıtılan coğrafi işaretli ürünler, başta protokol üyeleri olmak üzere ziyaretçiler büyük ilgi gösterdi. Kısa sürede tükenen ürünler ise, tam not aldı.

    Tanıtımda fuarlar önemli bir argüman aracı

    Her fırsatta Samsun’un coğrafi işaretli ürünlerini tanıtmaya çaba harcadıklarını belirten Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, “Fuarlar, iş aleminin tanıtım ve markalaşma ayaklarını yönetmek bağlamında oldukça önemli bir argüman aracı. Bu bağlamda, ilimizde düzenlenen fuarları da çok anlamlı buluyorum. Bu yıl ikincisini düzenlendiğimiz Gıda Fuarı da, kentimize yakışır şekilde büyük ilgi gördü. Türk kültürü çok derin, çok köklü bir kültür. Ülkemizin dört bir yanında dünyaya tanıtılması gereken çok önemli değerlerimiz var. Biz de Samsun TSO olarak coğrafi işaretli ürünlerimizi her fırsatta tanıtmaya özen gösteriyoruz. Bu yıl ki fuarımızda coğrafi işaretli ürünlerimizi ziyaretçilere tattırdık. Büyük ilgi gören organizasyonumuza katkı sağlayan Bafra TSO’ya, Çarşamba TSO’ya ve Terme TSO’ya teşekkür ediyorum” dedi.

  • Danone Türkiye sütlü ürünlere yeni genel müdür

    Danone Türkiye Sütlü Ürünler Genel Müdürlüğü’ne Emre Kaşıkçı atandığı duyuruldu.

    Danone Türkiye Sütlü Ürünler Genel Müdürlüğü görevine 1 Temmuz 2017 tarihi itibariyle Emre Kaşıkçı atandı. Yapılan açıklamada, yaklaşık 11 yıldır Danone bünyesinde birçok farklı ülke ve iş biriminde görev yapan Emre Kaşıkçı, son olarak Danone Türkiye Sütlü Ürünler Ticari Direktörlüğü görevini yürütüyordu.

    Emre Kaşıkçı, görevini devralırken yaptığı açıklamada, “Danone olarak Türkiye’de 2015 yılından itibaren enerjimizi tamamen katma değerli ürün portföyüne yoğunlaştırdık. Sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olan ara öğünlerde hem çocuk hem de yetişkinlerin tercihi haline gelen sütlü atıştırmalık, probiyotik ve tatlı ürünlerimizle yeniliğin öncüsü olduk. Soğuk dolapta satılan ara öğün ve atıştırmalıklar pazarının lideri olarak, hem pazarı büyütmeye hem de yakaladığımız büyüme trendini önümüzdeki dönemde de sürdürmeye kararlıyız” dedi.

    Emre Kaşıkçı kimdir?

    2002 yılında Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Emre Kaşıkçı, farklı iş deneyimleri sonrasında 2006 yılında Danone ailesine katıldı. Sonrasında sırasıyla Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) İş Geliştirme Bölgesi Pazarlama Müdürü, Rusya ve BDT Bölgesi Çocuk ve Bağışıklık Kategorileri Pazarlama Müdürü, Danone Global Merkez Ofis’te Çocuk Kategorisi Global Pazarlama Müdürü ve ardından 2011-2014 yılları arasında Danone Sütlü Ürünler Avustralya Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görev aldı.

  • Polisten sahte ürünlere operasyon

    Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğünce sahte üretim yapan yerlere operasyon düzenlendi.

    Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde bulunan bir iş yerinde genellikle Suriyeli vatandaşların tükettiği karışık meyve sularının taklitlerinin üretiminin yapılarak piyasaya sürüldüğü tespit edildi. Yapılan operasyon sonucunda, şüpheliye ait iş yerinde 250 ml’lik 23 şişe, 2 litrelik 8 bin 310 pet şişede karışık meyve suyu, kullanıma hazır 280 bin etiket, 37 adet rulo ambalaj paketi, 3 milyon 390 bin 600 adet şişe kapağı ele geçirildi. Ele geçirilen ürünlerin piyasa değerinin 3 milyon 500 bin TL olduğu tahmin ediliyor.

    Olayla ilgili gerekli yasal işlemler devam ediyor.

  • Yün ürünlere talep arttı

    Yün ipten örgü örmeye talep artarken, altın fiyatlarındaki artış nedeniyle Eskişehir’de vatandaşlar yeni doğan bebeklere yünden yapılmış ürünler hediye ediyor.

    Hazır giyim, bir zamanlar yün iplerle yapılan ürünlere bitirme noktasına getirmişti. Son zamanlarda sosyal medyanın da etkisiyle yün iplerden ürünler yapmak tekrar ilgi görmeye başladı. Bunun yanında, son zamanlarda altın fiyatlarındaki artış nedeniyle, yeni doğan bebeklere hediye olarak götürülen küçük altın yerine, yünden yapılan ürünler götürülüp hediye ediliyor. 35 yıldır esnaflık yapan Vahdettin Söğütlü, “Yün ipten yapılan ürünler unutulmaya yüz tutmuştu, tekstildeki artış ve sosyal medyanın da etkisiyle, yeni nesil, bu ürünleri hem kendi kullanmak hem de satış yapmak için örmeye başladı” dedi. Yünlü ürünün tekstilde çok fazla olmadığını, olanların da çok pahalı olduğunu, bu sebepten, yün ipten yapılan ürünün yüzde 200 daha ucuza geldiğini belirten Söğütlü, “Bundan dolayı yün kullanımının arttı. Havaların bu senede çok soğuk olmasıyla da insanlar çok ördüler. Firmalarda, sosyal medyanın etkisiyle daha iyi tanıtım yapıyor, daha iyi şeyler ördürüyor. Yün satışları geçen seneye göre biraz daha iyiydi, son dönemde doların artışıyla yün fiyatlarında bir artış oldu ama fiyatlara daha yansıtmadık” dedi

    “Bebeklere altın yerine yünden yapılmış ürünler hediye ediliyor”

    “Eskiden, herkes yeni doğan bebek için küçük altın alıp hediye ediyordu” diyen Söğütlü, “Son zamanlarda iyice artan altın fiyatları dolayısıyla, vatandaşlar yeni doğan bebek için aileye, ya kendilerinin yaptığı ya da satın aldığı yün ürünleri hediye ediyorlar. Hatta bazen babaanneler, anneanneler dahi, yeni doğmuş torunlarına kendi ördükleri yünden kazak, yelek, battaniye gibi ürünleri yapıp hediye edebiliyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Kimi hobi, kimi stres, kimi de ek gelir için yün örüyor”

    Eli örgü tutan her yaş gurubundan insanın, yün ipten değişik ürünler yaptığını dile getiren Söğütlü şunları söyledi:

    “Kimi çoluk çocuğu, kimi hobi, kimi de stres için örgü örüyor. Bir müşteri, arkadaşının tavsiyesiyle sigaradan, stresten kurtulmak için yün ip alıp örgü örmeye başladı. Örgü, televizyon izlerken, sohbet ederken, parkta otururken, otobüste yolculuk esnasında yani her ortamda yapılabilen bir şey, özelikle kadınlar için terapi olarak da kullanılıyor. Genç nesil, özellikle sevgililer günü için, kendi el emeğiyle ördüğü şeyi hediye ediyor. Avrupa’da el emeği çok kıymetli, Türkiye’de yeni yeni anlaşılmaya başladı. Yün, diğer hobilere göre en ucuzu, 2 buçuk liraya bebek yeleği, 10 liraya bebek kazağı çıkartılabilir. Şimdi ev hanımları, kendilerine sosyal medya da yer edindiği zaman yün ipliklerle yaptığı bebek patiği, kazak, yelek, battaniye gibi ürünleri yapıp satabiliyor. Yün, dünyada en ucuz Türkiye’de, Avrupa’da 8-10 euro olan bir ipi, ülkemizde 5-7 lira arasında alabilirsiniz. Yün işi biraz revaçta ama sezonu en kısa iştir.”

    Müzeyyen Soysal adlı ev hanımı ise yün iplerle değişik ürünler yapıp, hem eve katkı için hem de hobi olarak bu işi yaptığını, bazen tanıdıklarının bebeklerine hediye olarak götürdüğünü ifade etti. Sosyal, kış aylarında sürekli yün ipten eşine, kendisine, çocuklarına kazak, yelek, atkı, bere yaptığını belirtti.

  • Hamilelikte diyet ürünlere dikkat

    VM Medical Park Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gerçek Aydın, diyet ürünlerin içerisinde bulunan tatlandırıcıların anne karnındaki bebeğe istenmeyen yan etkiler oluşturabileceğini söyledi.

    Gebeliğin bir kadının yaşamı süresince yaşayacağı en özel dönemlerden biri olduğunu belirten uzmanlar, bu sebeple gebeliğin olabildiğince sağlıklı, huzurlu ve keyifli geçirilmesi gerektiğini söyledi. Normal vücut kitle endeksinde olan bir gebenin yaklaşık 10-11 kilo aldığına dikkat çeken VM Medical Park Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gerçek Aydın, Bunun yaklaşık 4-5 kilosunun gebeliğin ilk yarısında, 6-7 kilosunun ise ikinci yarısında alındığını ifade etti. Toplumda gebe kadınların daha fazla yemek yemeye teşvik edildiğini belirten Uzm. Dr. Aydın, “’Sen artık iki canlısın daha fazla yemelisin’ gibi söylemler doğru değildir. Bir kadın gebe değilken doğru ve yeterli besleniyorsa, gebelik süresince de bunu aynen devam ettirmesi yeterlidir. Aynı miktarda yiyecek daha fazla sindirim sisteminde kaldığı için daha fazla emilim olur ve bebek için gereken miktar alınmış olur. Bu sebeple daha fazla yiyecek tüketmeye gerek yoktur. Öte yandan mide boşalma zamanı uzadığı için, yatkınlığı olan hastalarda ya da yanlış şekilde fazla yiyecek tüketen hastalarda hazımsızlık, reflü, kabızlık ya da kilo almaya meyil gibi sonuçlar ortaya çıkabilir” ifadelerini kaydetti.

    Kahvaltı önemli

    En önemli öğünün kahvaltı olduğunu da belirten Aydın, “Özellikle çalışan gebelerde uyandıktan sonra 30 dakika içinde uygun bir kahvaltı yapması gerekir. Akşam yemekleri olabildiğince hafif ve hazmı kolay yiyeceklerden oluşmalıdır. Ana öğünlerden önce ve bazı hastalarda akşam yatmadan önce uygun öğün araları planlanmalıdır. Bu şekilde gebeliğin doğası gereği olan yemek sonrası kan şekerinin hızla yükselmesi ve açlıkta çok fazla düşmesi engellenebilir. Amaç hem annenin hem de bebeğin sağlıklı ve uygun bir besin akışının sağlanmasıdır. Gebelikte genel olarak annenin metabolizması bebeğe öncelik verecek şekilde değişiklikler gösterir. Bu durum kabul edilir düzeyin ötesine geçerse annenin ve dolaylı olarak bebeğin sağlığı olumsuz etkilenebilir. Halk arasında gebelik şekeri olarak bilinen Gestasyonal Diabetes Mellitus (GDM) bu durumun ortaya çıkmasıdır. Bu duruma yatkınlığı olan hastaların belirlenmesi için gebelikte glikoz taraması yapılır. Maalesef birçok yanlış ve eksik bilgilendirme sebebiyle bu testlere karşı bir ön yargı oluşmuştur. Ancak bilinmelidir ki Türkiye’de uygulan testlerde kullanılan şeker dekstroz monohidrat olup saf glikozdur. Katkı maddesi yoktur. Sağlık Bakanlığı ve Türk Perinatoloji Derneği başta olmak üzere birçok kurum tarafından önerilmektedir” dedi.

    “Gebelik süresince diyet ürünleri menümüzde olmamalıdır”

    Her hastaya gebelik başlar başlamaz bir liste verip diyete başlamanın hasta konforunu ve uyumunu bozabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Aydın, “Ayrıca buna gerek de yoktur. Bunun yerine gebelikte beslenmenin önemini anlatmak yeterli olacaktır. Bir gebe normalden az yerse vücut bebeği koruma güdüsüyle depolanma artacaktır. Bilgi almak ya da herhangi bir şeyi tüketip tüketmemekle ilgili mutlaka doktora başvurulmalı, sosyal medya ya da kulaktan dolma bilgilere itibar edilmemelidir. Önemli olan bir gebenin strese girmeden, hayatının doğal akışında bir süreç geçirmesine yardımcı olmaktır” açıklamasında bulundu.

    Gebelerin bilmediği bitki çaylarını veya kulaktan dolma tavsiyelere uymaması gerektiğinin önemine değinen Uzm. Dr. Aydın, “Çayların içerisinde birçok kafein veya alerjik yapabilecek tehlikeler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra düşük tehlikesi yapabilecek maddeler de içermektedir. Ayrıca, gebelerin uzak durmasını istediğimiz bazı şeyler var. Asitli içecekler içilecekse, diyet ürünlerden uzak durması gerekiyor. Gebelik süresince diyet ürünleri menümüzde olmamalıdır. Ön adı diyet olan şeyler farklı bir tatlandırıcı kullanıldıkları ve bu bebekte istenmeyen yan etkiler oluşturabileceği için önerilmeyen ürünlerdir. Ayrıca gebelerin kızartmadan ziyade haşlama ürünler tüketmesi gerekmektedir” dedi.